Yüz çevirdikleri bu Kur’ân gerçekten bir zikirdir. Elbişin cahit, dileyeyen onun zikreder. Elaltın cahit, ancak Allâh, delersen zikreder. Allâh kendinden korkulmaya hafif etmeye daha alayektir. Bunun meallere bakarsanız, enterasan bir şekilde meallere de bu ayetikerme, zikir yerine, övüt olarak çevirmişler. Yani meallere baktığınızda, hayır, hayır, yüz çevirdikleri bu Kur’ân gerçekten bir övüt durs. Mealli olarak böyle çevirmişler ama, ayetikermenin, normalde aslında zikir olarak geçiyor, maçlar olarak. E şimdi yine elbişin cahitte de, hani dileye, onu, hani bu övütü, dinler olarak.
(NASİHAT/49) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 11.12.2025 Hakkında
Normalde çevirmişler, ama yine ayetikermede, dileyeyen onu zikreder. Normalde, çünkü orada da ayetikermenin, aslı zikir olarak geçiyor. Yine ellâtın cahitte de, ancak Allâh, delersen, övütü, alırlar. Bu ayetikermenin normalde mealli de öyle, ama tabii, delersen Allâh ancak, delersen zikreder. Yani o kimse Allâh onun zikrullah etmesine dilemez, o zikredemez. Kendinden korkulmaya, ve afetme Allâh layaktır. (NASİHAT/49) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 11.12.2025 Hakkında Şimdi bir ayetikede mi daha var? Şimdi burada, mesela ellâtın cahitte, ancak Allâh, delersen zikreder. Burada koz.
Zikir kelimesine, öyü tol olarak anmışlar ya. En am, yüz otu sekiz de ise, aynı kelime geçiyor. Yine orada zikir olarak geçiyor. En am yüz otu sekiz de ise, bir kısım hayvanlarda var ki, onları keserken üzerlerine, Allâh’ın adını zikretmezler yazıyor. Lâ yeşgurlüğüne. Yani burada, aynı bu yıllâ yeşgurlüğüne, öbürkünlerde de geçiyor. Aynı kelime. Ama, ve lâkin, yani en am otu sekiz de Allâh’ın adının zikredirmesi gerektiğini söylerken, öbür ayetlerde aynı kurhanı kelimi, öüt olarak geçiriyor. Yani normalde zikirden uzaklaşında.
Nasıl uzaklaşacaksanız uzaklaşın? Yani evet, Kurhan biz zikirdir. Öütü de içine alır. Kurhan zikirdir, evet Kurhan zikirdir. Öütü nasihatı imâde tî kısa s-darı hukuku. Her şeyini, her şeyi içinden alır. Bu konuda normalde hani, Kurhan zikirdir derken biz, hani oturup zikretmek olarak da, bunu onu da içine alır. Ama, ve lâkin burada zikir kelimesini, neden değiştiriyorsunuz? Neden zikir kelimesini, öüt olarak değiştiriyorsunuz? Benim durduğum nokta burası. Yani ayetikirme, kurhanı kelimdaki, ayetikirmeyin, siz de değiştirmeyin. Burakın zikirden kimine anlıyorsa, onu anlısın.
Birisi oturup onun sona fâtiyeyi, birin sefer okursa, o hem Kurhan okudu hem Allâh’ın zikretmedi mi olacak? Ve atta okuyum ise 5.5 tîfid çekerse, Kur’ânda lâhîlâ Allâh’a da bir sonuçta ayetir, o zaman odunla zikretmiş oldu. Burada normalde, benim durduğum nokta şu, yani Kurhanı Kerimde zikir ayetik için yerlerde, zikir bildeni zikir ayetik için yerlerde, işte öüt, işte bin namkem bir hatırlatma, yok işte şu yok işte bu bununla alakalı, kendilerince, yani zikir örtelim de, nasıl örtersek örtelim, ama örtelim.
Bu zikri dar bir daha eriyallalım örtelim, yok hayır, kurhanı neresinde zikir geçiyor? O zikirdir. Öütü de için alır, hatırlamayı de için alır. Ne bilemişte, kalibin temizden meslin de için alır. Nefsin temizden meslin de için alır. Evet, o zikirdir, oturup Kurhanı Kerim’e okumayı de için alır. Evet o zikirdir, Kurhanı hükümlerinde için alır. Kısas ayetlerinde için alır. Kaldırmaya çalıştığınız, yok etmeye çalıştığınız, kısa sve cihat ayetlerinde için alır. İşte cihat öyle cihat kalmadı, nasıl cihat kaldı? Nasıl cihat kaldı?
İşte İssrahil, her gün cihir zeyir, müslümanları kat dediği, ama evet, işte için her gün doğu türkistanları müslümanları kat dediği, ama evet, dünyanın her yerinde müslümanların canların malların namusları, haysektir, içerifleri ayakları altın almınıyor mu? Evet, daha nasıl cihat bekliyorsunuz siz? Hangi cihat ayetini kaldıracağınız? İstamdın yasını sömürme, köleleştirmekse, köleleştiririniz, sömürdünüz zaten. Hâlâ daha sömürüyorsunuz. Ne düşüncenizle isteyinizle? Yani bizim İrusu Fatmiş bana Mehmet Aydının, ve sözlerini nerede Yusuf? Atmış bugün okudum Mehmet Aydının esi diyanetişlerinden sorunlu devlet bakalım, Kur’ândan.
Bazı Aydı Kerimelerin kaldırılması lazım diyor. Yani Kur’ânın nezan ediyorlarsa, bildiğiniz Kur’ânı Kerim’den bazı Aydıların kaldırılması lazım diyor. Dondum bugün. Onun bir kaç yerde daha ben o kumuştum, ama açıktan böyle bir böyle, bir yazı hani varsa itirazı normalde o kimsenin, mahkeme vermesi lazım. Şimdi bunu yapması lazım. Öyle bir şey yok. Allâh muhafaza ile seni. O yüzden normalde evet Allâh’ı zikir en büyük iştir, bunun içerisinde Kur’âne Kerim’e o kumak da vardır. Bunun içerisinde Kur’âne’nın hükümlerini o yügulamak da.
Vardır. Yani kısa s-hügulamak da biz zikirdir. Cihatta biz zikirdir. İstem hükmüyle hükm olunması da biz zikirdir. O yüzden, ama zikirdir. Bakın zikirdir. İnşallah biz bunun savunu cilunu yapacağız. Allâh muhafaza ile seni. Terimize naklediyor. Sizin en hayırlı amellerimizi haber vereyim mi? Allâh hızı zikretmektir. En hayırlı ibadetiniz Allâh hızı zikretmektir. En hayırlı ibadetiniz. Demek ki ibadetlerin özü ibadetlerin zirvesi ibadetlerin bu noktada en yükseği Allâh hızı zikretmek. Çünkü Ankab’ı da ayet kırp beş de de Allâh hızı zikir en.
Büyük iştir diyor. Kalpler, ancak Allâh hızı zikretmektir mutmayın olur. Bu hem bakar’a ayet yüz el leikide geçiyor. Hem de rahat ayet 28 de geçiyor. Kalplerimizin mutlu mayen olması, ancak Allâh hızı zikretmekle mümkün. Bir kimse Allâh hızı zikretm, yoksa onun kalbi mutmayın olması mümkün değil. Kalbin mutmayın olması ne demek nefis meratebler olarak emmarele vam’a mülüm eyi geçip mutmayın ne makamına gelmeniz. Çünkü kalpler, ancak zikrullah ile mutmayın olur. O makam’a zikrullah ile gelir o kimse. Eğer o kimse.
de zikrullah tam olarak oturmadıysa Allâh hızı çok çözükür. Ayet kerme Allâh hızı çok çözükürün. O ayet kerme o kimsenin üzerinde yerleşmediyse o kimsenin kalbi mutmayın olmaz. Kalbi mutmayın olmayan bir kimse eksikdir noksandır. Kalbi mutmayın olmayan kimse eksikdir noksandır. O yüzden Cenâb-ı Hak bizi yeniden kendi huzuruna alırken kalbiniz mutmayın olarak Rabbiniz’e dönünüzler başka bir ayet keremede. O yüzden biz Allâh’ı çok cahı zikretmekle mükellefiz. Kim ne dersedisin? Kim ne söylersin? Kim neyi nasıl eleştirirse eleşirsin? Biz Allâh’ı çok
cahı zikr edenlerden olacağız. O yüzden normalde bir kimse evet Kur’ânı keremekte Kur’ânı keremı okumakta zikirdir bu konuda herhangi bir şeyim yok. Ya oturursunuz Kur’ânı keremı okursunuz. O da zikirdir ya da ne yaparsanız oturursunuz Allâh’ı zikredersiniz. O da zikirdir. Ama normalde erkesiz öyle yapmaz iseniz o zaman siz de bir eksiklik siz de bir noksanlık olur. Hatta cemaat haline geldiğinizde cemaat halinde Allâh’ı zikretmezseniz. Siz de bir noksanlık bir eksiklik söz konusu olur. Üç kişi hanefiye göre üç kişi
Oldu bu cemaatdır. O yüzden üç kişi böyle sohbet etseniz o sohbetlerinizde hatalarınız kusurlarınız olmuş olsa eğer o sohbetler sonra Allâh’ı zikrederseniz sizin hatalarınızde kusurlarınızda o zikir ne yapar kefaaret olur. Şimdi yine Cenâb-ı Hak ayeti keremede dileyen onu zikrederler. Dileyen onu zikreder. Burada normalde baskı söz konusu değildir. Bir kimse diler sa Allâh’ı zikreder. Sen Allâh’ı zikretmek için bir adım atarsın ardından ayet keremede dediği o ki Allâh, ancak zikru Allâh edilmesine izin verir. Sen o zaman bir adım.
Atmak kulluğuna ayetir. Sana buna asim olur o olmaz Cenâb-ı Hak bunu sana bahşeder bahşedmez. Bu Allâh’ın bileceği. Senin ne yapacağın dileceksin? Dileyen Allâh’ı zikreder. Dileyen onu zikreder. Dilemek sana ayetir. Bunu tesi etmek. Bunu yaratmak. Bunu yaratmak Allâh’a ayetir. O zaman, çünkü kim Allâh’ı zikreder sa Allâh’ta onu zikretcek. Hani bu fakirler ya Allâh necaseeti zikretmez. Allâh necaseeti zikretmez. O yüzden bir kimse zikrullah’a bir adım attı. Ve Allâh’ı zikrediyorsak Cenâb-ı Hak onu zikretmiştir. Cenâb-ı Hak onu onun kendisinden.
Önce zikretmiştir. O yüzden Allâh’ı zikredenler özelliği yaratılmış. Özell bir damara ayetir. Her kezena asim olacak olan bir şey değildir bu. Bu normalde her kezateble edersin her kezöysi söylersin. Her kez Allâh’ı zikredemez. Cenâb-ı Hak’ın ona hussisi bir tevecühü olması lazım. Cenâb-ı Hak’ın onu hussisi bir yaratması lazım. Hussisi, çünkü Allâh’a o kapıyı, her kezah aralamaz. Aralınırsa da her kez o kapı da son nefesine kadar gidemez. Bu da ayırı bir mesel eder. O yüzden Allâh’ı zikir en büyük iştir.
En büyük işide, ancak seçilmişler yapabilir. Ancak seçilmişler yapabilir. Seçilmeyen, yani bunu ben böyle açık açık, bunu anca’dan bir kadar açık söylemiyordu. Herhalde yaşım Kemal’la erdi artık. Açık açık Allâh bir kimseniz zikrullah’ını dilemiyorsa o Allâh’ı zikredemez. Bu direkt Cenâb-ı Hak’ın dilemesiidir. Sen gider anlatırsın, söylersin, tebli edersin, seninle Allâh’ı etti, ve hatta sana burun kılırdı. Kalbim hırlandı onun. Çünkü Allâh’ı zikrini tebli ediyorsun ona Allâh’ı zikrede avet ediyorsun. Eğer o zikrı küçük görürse zikrede ne küçük görürse zikrle ve.
Zikredenlerle Allâh’a edersen onun kalbim hırlanır. O ebediyen zikrullah’a karşı soğuk zikrullah’a karşı defanslı olur. Ve öylece kafir olarak ölür. Çünkü kim zikrullah’a düşman oldu, kim zikrullah’a sırtını döndü Allâh’ta, sırtını döner. Siz çok çarna maskılan görürsünüz zikrullah’a düşman ise kafir olarak göçer gider bu dünyadan. Çok çoğruş tutanı görürsünüz. Allâh’ın zikrini düşman ise Allâh’ın zikrini sırtını döndü ise zikrle, ve zikredenlerle Allâh’a ediyorsa o kimse bu dünyadan kafir olarak göçer gider. Hani böyle bakar, ama kara takaratıkara diyorsa o.
kimse kafir olarak göçer gider bu dünyadan Cenâb-ı Hakkın bir herhangi bir ayahti kerimesine eksik noksan gören eksik noksan gören kafir olarak göçer gider bu dünyadan Allâh’ın bir kısım ayahtlarını ortadan kaldırmayı düşünen müslüman tipindeki münafıklar kafirlerin kafirlerin tövbeleri bile zor kabül olur. Çünkü direkt onlar kitabı Allâh’a saldırıyorlar. Dreck kitabı Allâh’a saldırıyorlar. Allâh’ın dinini değiştirmeye çalışa Allâh’ın ayahtlarını değiştiren bunları da kitabı Allâh’a saldırdı. Dırından dolayı bunlar kafir olarak göçerler giderler. Tövbe edersen Cenâb-ı Hak’la kendi arasındadır beni iyi
Gülendirmez, ama bu hale göçer giderlerse kafir olarak göçerler giderler Rabbim. Cummet Umum’a hamredi bu haleden korusun. O yüzden özgür dür herkes diliyen Allâh’ı zikreder. Diliyen Kur’ânı kerime tabi olur. Diliyen Kur’ân, ve sünnetet ağabey olur. Diliyen İslâm’a tabi olur. Dilemeyen bu konuda zorlama yoktur. Yapmak istemem. Kimse de yapmaz. Zora zorla bir şey olacak bir şey değildir bu. Bir kimseye siz zorla Kur’ânat ağabey tutamazsınız. Bir kimseye siz zorla zikrullah hala kasını oturtamazsınız. Bir kimseye zorla tevvide çektiremezsiniz. Bir.
küçük gibi anı zikrullah yapıyoruz. Bayindirir, fırınlık öyünde çocuğum birisi koşturduğu yetişim babam ölüyordu. Biz ders yerinden koşturduk adam böyle ufuzun yatıyor böyle sanki son nefesinde gibi. Hani şey var ya, hadîs-i şerîf var. Hani böyle bir hastan yanında hafif sesle tevi çekinlerle haylallaha değindiye. Ben böyle yavaş yavaş l-a’yla haylaha illallah. Adam gözüne işte. Siz ne verin başımda toplanlığınız. Ne l-a’yla illallah diyorsunuz? Ben ölüyor muyum dedi? Hemen kalktım. Onun sonuna çekildim oradan. Tarkıda şerrededim yürü. Adamın l-a’yla illallah
tevvdetip şey yok. Adam, l-a’yla illallah demiyor. Yani l-a’yla illallah teya yok demiyor. Her kezene asip olmaz. Sağlığın yerindeyken aklın yerindeyken, aklın yerindeyken, l-a’yla hayl-a’yla ahadehamet. Rabbim muhafazı eylesin. O yüzden normalde Allahız zikreden kimse, öyle diyor ya, diliyen Allahız zikresin. An-Allâh, dilerse okumsa zikreder. Ben Cenâh-ı Hak’ı, Allâh’ın zikreder. Ben Cenâh-ı Hak’ı, Allâh’ın zikreder. Ben Cenâh-ı Hak’ı, diliyen, Allâh’ın zikreder diyor. İkince haydi kermededi yok ki, Ancak Allâh dilerse zikreder. Bu ne demek biliyor musun? Bu senin zikrimi Cenâh-ı
Hak’ı kendi üzerine aldı. Ey Sûfî kardeş. Sen kendi kendine ben Allâh’ın zikrediyor. Şimdi şimdiye bebirlenme. Sen kendi kendini tepelerde yükseklerde dolaşma. Sen ki bir deryasına kendini atma Allâh dilerse zikredersin. Hani başka bir aytikeremede Allâh dilerine, dilemeyeyimce, siz dilemersiniz der. O zaman Allâh dilerimiz, sen zikrediyorsun. Bunun Normade şükrü, kendini Eda etmenin yoluna ra. Eğer zikrullah hala kısına oturduysan Dünya değil, Dünya’nın, ve ahiretin en önemli ibadetini yapıyorsun. Dünya, ve ahiret zengininin zirvesinde sen. Allâh’ın zikrı, ve zikrüne oturamber.
Kimse Dünya, ve ahiret zengininin hazinesinin ortasına oturmuştur. Hani meşitte Allâh Resul-u Sallallahu aleyhi, ve Selam madeteliz zikrederken üç kişi girdi. Birisi hala kanın içine oturdu. Birisi hala kanın dışine oturdu. Edebette, birisi de döndeki te Allâh Resul-u zikrullah tenkesinin cehdedeki ey asabun bu üç kişi den sizi haber vereyim mi? Ver ya Resul Allâh. Hala kanın ortasına oturanı Allâh zahatında barındırdı. Edeb edip de dışarıda oturanı Allâh muhafret ettir rahmet ettir. Bereketlendirde afetti. Dönüp gidenededi de Allâh, ve melekler.
La net ettir. Zikrullah tann dönme. Ne olursan ol hangi tarîkat’a gidersen git hangi şeyhe intisab edersen et. Başına ne geldiyse geldi ne geldiyse geldi? Ne geldiyse gelmedi? Zikrullah hala kısına devam et. Allâh hız zikretmeye devam et. Ve asla, ve asla o zikrullah kapısını terketme Allâh ha, ve fasızlık etme. Ve sen eğer zikrullah ha, ve zikr edenlere karşı küs tahmut beslersen bilki zikrullah hala kısından zikrullah etmektan maan evi ola rekrız kısın kesilir. Rabbim bizleri onlardan eğlenmesin Rabbim.
Normalde bizlere bunomktada sıratımız takim de eğlensenin. Kardler rahmanın iki parmanın arasındadır. Onları dire değil yönü çevirir. O yüzden Cenâb-ı Hak’lığımızı onun zikrullah hında dahi meylesin. Onun dininde dahi meylesin. Onun Kur’ân, ve sünnet yolunda dahi meylesin. Rabbim bizleri her dahi im Cenâb-ı Hak’ı gözeten. Onun dahi im zikr eden onun emirlerini yerine getiren kullarından eğlesin. Üç ilas bir fatiha işe rife Allâh Amin. Hâsıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi, ve sallam Hazret-i Neblu Hırdad? Haslı olan sevabı. Seid-i.
Dapil kadir geela n’i. Seid ahmeder rifahi. Seid ahmedel bedevi. Seid İbrahim Dursaki. Seyih Ebil Hasan Eshazili. Şahı nakşi benden Muhammed Ebohattin. Şahı mevlan Hacela aler din rumi. Şahı Hacı bektaşı veli. Şahı Hacı bayram veli. Mehmet muhittin üst adet. Veysel karanim o hittin arabini yazdığımızı li, ve bütün pir rapi rana fennlerimizin ruhlarını de hediye edil edik. Vahı sıvı, ve hissed ahre ile yarabbi. Haber da arayla yarabbi. Mezzatlarını himmetlerine şafatlerini dualarını üzerimizden eksik. Ey ilam ayarabbi. Üç eyh.
Last bir fatiha işeri fayat. Ve yarabbi. Hazlı olan sevabı. Geçmiş üst adlarımızdan. Abdurrahim ettantavi. Abdurrahim en nişahavi. El haç el hazız elbubak yusuf da iki çoru umi Hacı ala idere fendi. El haç çorunun Mustafa’na çefendi. Nefşeh ile haç Abdurrah gürü büzefendi’nin. Kaçun idar giahının. Kaçun idar giahının. Kaç bağış eder giahının. Ve bütün geçmiş mi? Şili kamillerin. Veleyleriin evli yaların der bir şere nütmünlerin ruhlarını. Yâ Rabbi bilhassa üst adımız bayındırlı hacı Mustafa Özbağ, ve beyefendi hazretlerini ruhaniyetlerini.
Cet, ve da dalalını ruhaniyetlerini. Ya şayan bütün mürşe dikâminlerin veleyleri ne evli yaların bütün der bir ş kardeşlerimizin, ve ümmetim o hanmetin ruhaniyetlerini. Tıru kaliyede ne kravaha utalukatlarımızdan geçenlerin ruhların de hediyeleyedik. Vasıl, ve hissedare ile ya Rabbi. Haber daha de ile ya Rabbi. Hayz atların himmetlerini şefatlerini doğallu ala lülzerimizden eksik. Eyle meyallu abbi. Vasa la münallalim seline, ve ahli hem alhamdulillah yarabbillah al-Alamayim. Darhu al-Alamayim’in aşağıya da arrajaim. Bismillah yarrahman yarrahim. In Allâh’a yuhat duttababim, ve yuhat.
Duttabim, ve yuhat duttabim. Saraq Allâh’a zim. Esa’a yarrahim. Esa’a yarrahim. Esa’a yarrahim. Esa’a yarrahim. Allâh’a l-na’yım. En startin’da Allâh’a l-na’yım. En startin’da l-na’yım. En startin’da Allâh’a l-na’yım. En startin’da l-na’yım. Ya Mali-Ki-L-Katim. Asta ufirullah, Heli Aztıyım Ya, Mân-ıKal, Mân-ıKanırım Asta ufirullah, Heli Aztıyım Ya, Mân-ıKanırım Aztar, Mân-ı Allâh’a l-ıza’im Yamanken Essalü Allâh’a l-L-Ajim Aştavcı R-Allâh Amam yarat bir minkilliz en minkill, ve yarat bir Estağfurullah hamaniyarak Minkaleceğim ben, tağfurullah hamaniyarak Minkaleceğim ben, tağfurullah hamaniyarak Hamaniyarak ben, Minkaleceğim ben, tağfurullah.
Estağfurullah, Tübdiyil Allâh, Ve ne hiantuk Ali Bey, Anma, Şiwallah Estağfurullah, Tübdiyla, Ve ne heytuk Ali Bey, Anma, Şiwallah Estağfurullah, Tübdiyla, Ve ne heytuk Ali Bey, Anma, Şiwallah Estağfurullah, Tübdiyla, Ve ne heytuk Ali Bey, Anma, Şiwallah Estağfurullah, Tübdiyla, Tübdiyla, Bismillah, Hırlochnan, Allahim, Inna, Minkaleceğim ben, Tağfurullah, Tübdiyla, SalaqAllâh, Hırlochnan, Bismillah, Hırlochnan, Allahim, Bismillah, Bismillah, Hırlochnan, Allahim, Bismillah, Hırlochnan, Hırlochnan, Hırlochnan, Yaran, Yaran, Bismillah, Hırlochnan, Allahim, Bismillah, SalaqAllâh, Hırlochnan, Allahim, Bismillah, Allâh ya hannana ya manana ya Allâh ya hannana
Ya Allâh ya Allâh ya Allâh ya Nannana ya Allâh ya Ya Sittar ya Gafar ya Allâh Yazetlar yaha var yaha Yazetlar yaha var yaha Yazetlar yaha var yaha Allâh! Sektar ismi şerefine inanıyoruz. Günahlarımızı, settü, ve ile yara bir. Gafrar ismi şerefine inanıyoruz. Günahlarımızı, affeyle yara bir. Erdâbirlâhimin eşeği, adı râdîm. Bismillâhir vahmenir vahim. In Allâh’a, ve M-M-Lâaikete hâyusallu ne hâlâ ne bi? Yaha yuhallediye nâmenu. Sallu hâlâ yuhallâhi wa sallemu teslimâ. Sâarak Allâh’a hâzim. Allâh’a hâna sallâ. Allâh’a.
Kaynaklar
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet serisinden derlenmiştir.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Tarîkat, Zikir, Kalb, Sünnet, Şükür. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı
