Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sevgi ·

Muktedir olduğu bir haramı terk edene sayısız sevap vardır

bu muktedir olduğum bir Haramı istemediğimi teke Allah sana devamlı sevap yazıyor Sen bunun farkında değilsin ama maya Sen sadece Allah'ı sevdiğin için iman ettiğin için kendinden haram Ha kendine har...


Muktedir Olduğu Haramı Terk Edene Sayısız Sevap

Muktedir olduğu bir haramı terk edene sayısız sevap vardır. Yâ’nî mü’min haram bir şeyi yapma gücü varken — yapmadığı zaman, Allâh ona sayısız sevap verir. Çünkü bu, nefisle ciddi bir mücâdele. Gücü olmayan zâten yapamaz; gücü olan ama yapmayan — sevap kazanır. Bu, ihlâsın en büyük ispatlarından biri.

«Muktedir» — Yapabilen Hâlde

«Muktedir» — yapabilen hâlde. Yâ’nî mü’min bir haram yapabilecek konumda. Para var, fırsat var, gizlilik var. Ama yapmıyor — sırf Allâh için. Bu, sevabın katmerlendiği bir hâl. Gücü olmayan kişi haramdan uzak olur ama sevap az; gücü olan ama uzak duran — sevap çok.

Hz. Yûsuf Misâli — Klasik Örnek

Hz. Yûsuf aleyhisselâm misâli klasik. Züleyhâ ona yöneldi; bütün şartlar haram için müsâit: Güzel kadın, kapalı kapı, kimsenin görmediği yer. Ama Hz. Yûsuf «Maâzallâh!» dedi; haramdan kaçındı. Bunun karşılığı: Allâh ona en yüksek mertebelerden birini verdi. Bu, muktedir iken haramı terkin ödülü.

Modern Mü’min — Bol Fırsat

Modern mü’minin önünde bol haram fırsatı vardır. İnternet, gizli yerler, kolay ulaşılır eğlenceler — hepsi haramın kapısını açar. Bu kadar fırsat ortamında haramdan kaçınmak büyük sevap. Hz. Peygamber «Allâh için fitneye karşı çıkanlara sayısız ecir vardır» buyurmuştur. Modern hayât bu fırsat ortamı.

Sayısız Sevap — Allâh’ın Lutfu

«Sayısız sevap» — Allâh’ın bol lutfu. Mü’min hesabını yapamaz; sâdece çoğaltır gider. Çünkü Allâh ihlâs sahibini sever; ve ödülünü saymaz. Sıradan amellerde belli ödüller var; muktedir iken haramı terk böyle bir kategoride değil — sayısız. Bu, mü’mini cesâretlendirir.

Gizli Amel — Daha Değerli

Muktedir iken haramı terk genelde gizli kalır; kimse görmez. Bu, ihlâsı katmerlendirir. Görünür ameller riyâya açık; gizli ameller saf. Allâh gizli ameli daha çok sever. Mü’min sırf Allâh için, başkası bilmeden haramdan kaçındığında — en yüksek mertebelere yaklaşır.

Nefisle Cihâd — Cihâd-ı Ekber

Muktedir iken haramı terk — nefisle cihâdın özüdür. Cihâd-ı ekber. Nefis ister; mü’min «Allâh için hayır» der. Bu savaş kılıçlı savaştan büyük. Hz. Peygamber Bedir dönüşü «Küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz» buyurmuştu. Yâ’nî nefisle cihâd büyük. Ve bunun ödülü sayısız sevap.

Niyâz — Haramdan Uzak Bir Mü’min

Niyâz: «Yâ Rab, beni muktedir olduğum haramları terk eden bir kul eyle. Fırsat ortamında bile haramdan kaçınmamı, ‘Maâzallâh!’ diyebilmemi nasîb et. Hz. Yûsuf gibi nefse direnen bir mü’min yap. Sayısız sevap kazanmamı; cihâd-ı ekberi başarmamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi muktedir iken haramı terk eden mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Haram, Sevap, Nefs Cihâdı. → Tasavvuf Sözlüğü