Mürşid-i Kamil

Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-2


Sohbet Metni

Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-2 konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir. vakti Allah bilinmek zaten ne olduysa bilinmek istedikten sonra oldu bu bilinmekliğimi zamanla alakalı Elimizde herhang yok bu noktada zaman olarak şu zamanda bil ili noktası yok Öyle olunca Cenabı Hakk’ın sıfatsız olmadığını düşünürsek işimiz de bu tarafı var Bir sabah Haşa inanıp ben bundan sonra bilinmek istedim deme noktası değild ama Cenabı Hak bilinmi istedi hangi zaman hangi noktada hangi dairede bilmek

istediğim bu noktada söylem mümkün değil bilinmi istedikten sonra varlığı yaratmaya başladı varlık yaratılmaya dev olmaya başladıktan sonra varlığın en önemli noktası sebebi Cenabı Hak insanı yı geçen ay bu noktada fizyolojik olarak insan konuşmuş Ama İnsanı yaratmadaki en önemli Hedef insanı C çok özür tam olar göremiyoruz da göremiyoruz tam olar görmek isti şimdi Bilgisayar bilgis İyi mi şimdi kısmen hav normal varlığın bu manada yaradın sebebi insan-ı kam Tabii insan-ı kamillerin Evveli aynı zamanda hem peygamber olan hem

de insanın olan tabii biz bu gece Arab insanı kamiline onu konuşa Tabii Arabi insanı Kamili konuşacağız derken bu noktada benim tespit edebildiğim kadar benim bulabildiğim kadar arabinin bu noktadaki kş düşüncesine bakaca D arabinin olmazsa olmaz elimizde iki tane M var Birisi füsus birisi de fusun açılımı tefsiri diyebileceğimiz fha bu akşam biraz daha fat daım Arabi ve ar ins 2 C yaratık yaratıklardan kusan meleklerden daha şereflisi yok bununla beraber Allah kendi isimler Üstün Tabii Cenabı Hak Ademi

yarattı ademin yaratacağını beyan edince malum diyalektik gelişti melekler Dediler ki biz sana ibadet ediyor Biz seni zikrediyor Biz Seni ibadet ederken zikrederken yeryüzünde İsyan edecek kan dökecek bir varlık mı yaratacaksınız Cenabı Hak onlara cevap Kur’an’daki diyalektik bu Cenabı Hak Kur’an’da dedi ki onlara siz bilmezsiniz bilir ve Allah Ademi yarattı geçen sohbetten Bu nasıl yaratılış şeklinde anlatt ve onu kendi ruhundan üi kendi nurundan çi ve ona isimleri öğretti ve ona isimleri öğrettik sonra sorun dedi ne ona

soracaksan Allah hademe bütün isimlerini öğrettik sonra onları meleklere göstererek şöyle di eğer doğru söylüyorsanız Şunların isimleri bana bir Bakara ayeti 31 işte insan-ı Kamil Burası arabiye ait insan-ı Kamil ki kendi zatıyla Rabbine delalet eder insan-ı kamilin kendisinin var oluşunda Allah’ın varlığına Allah’ın varlığına delildir arabiye göre insan-ı Kamil Allah’ın var oluşunun delilidir Allah vardır delili insanı kamildir Allah vardır delili insandır Hani insan nefsini bilen Rabbini bilen Rabbini bildiği noktasında insan öylesine camme ve onu bilen Rabbini bildi

Allah’ın Arabi grupça da insanı Cenabı Hakk’ın varlığının delili olarak görüyor işte bu insan-ı Kamil kaz Yani hedef itibariyle evvel Yani ilk fiil bakımından ahir harf itibariyle Zahir ve mana itibariyle batıldır insan Hedef itibariyle evvel yani Allah Aslında birinci Hedef olarak varlığın içerisinde insan-ı Kamile hedefledi ama insan-ı Kamile Giden Yol bu noktada bütün varlığın kademelerinden geçerek yürüdü her ne kadar varlığın derecelerini ve varlığın yaratılmasında Kamil yaratılma noktasında son olsa da Hedef noktasında evvel Hedef noktasında evvel Yani

siz Buradan İstanbul’a gitmek istiyorsunuz niyetiniz İstanbul ve Kendimize hedef olarak İstanbul’u seçiyorsunuz ama İstanbul’a gidinceye kadar bir sürü şehirlerden geçiyorsunuz bir sürü şehirlerden geçtikten sonra İstanbul’a alıyorsunuz işte Hedef noktasında cenab-ı hak hedefi evvel noktasında insanı koydu insanı yaratmayı diledi ama insanın yaradılışı bu noktada son oldu bu peygamberlerin Evveli Muhammed Mustafa’yı sallallahu aleyhi ve sellem ama Yaradılış noktasında Dünyaya geliş noktasında sondur fiil bakımından ahir insan insan Kamil fiyat noktasında ahir yani sonu yok bu noktada insan-ı Kamil

yok olmayacak insan-ı kamilin fiyatı tecelliyatı sonsuz bakın sonsuz insan-ı Kamil var olup sonradan yok olma noktasında değil insan-ı Kamil fiil noktasında sonsuz harf itibariyle Zahir insanı kalin görüntüsüyle yaşantısıyla var var oluşuyla Zahir harf itibariyle dedi cenab-ı hak bütün varlığı kelimeler olarak söyler bu kelimeler harflerden ibarettir insan dediğimiz bir kelimedir ama insan harflerden ibarettir isim olarak da lafız olarak da yaratılış olarak da insan bir kelimedir ama velakin harflerden var Olmuştur harflerin toplanmasından bir kelime olmuştur ve insanı

biz bu noktada çözünür desek insandan bir sürü harfler çıkacaktır mana itibariyle batındır ve insan mana noktasında da mana noktasında batıldır yani manası görünmeyen içselliği görünmeyen ancak tecelli edince de içselliği görünür ruhu görünmeyen canı görünmeyen tecelli edince Ancak bu noktada varlığı ve fiiliyle meydana çıkar o insan-ı Kamil tabiat ve akıl arasını bir araya getiren Cem edendir o insan-ı Kamil bu noktada tabiat dediğimiz sadece yeşillikler Otlar Bahçeler değil İnsan tabiat yaratılış fıtratı ile yaratılış fıtratıyla aklı bir yerde

toplayan Cem eden cisimlere hakim olan Bakın bu Arab insanı ciari cisimlere hakim olan maddelerden tecü dahi onda bulunur bütün cisimler cisimler nelerden meydana geldiyse kainata baktığınızda varoluşun içerisinde ne kadar madde var ise ne kadar isim var ise varoluşun içerisinde her ne Zuhur ettiyse Hepsi de insan-ı kamilde vardır Oysa bu ondan başka yaratıklar da yoktur bu bütün varlığın içerisindeki bütün derecat ne kadar isim ve madde var ise hepsinin Cem edin toplanılması insandan başka bir varlık da yoktur

meleklerde yoktur cinliler de yoktur diğer meleklerin ve cinlilerin arasında olan meleklerin ve cinlilerin arasında olan varlıklarda yoktur cinliler daha aşağı yaratılmış olan varlıklar var onlarda da yoktur meleklerin üstündedir insan-ı kamilin hem yaratılışı hem de kıymeti meleklerden üstündür Cebrail aleyhisselam’dan dahi üstündür Çünkü insan-ı kamilin Zirvesi olan insan-ı kamilin Kutbu olan insan-ı kamilin en yüce noktasında Duran Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Cuma günü idrak edeceğimiz Miraç hadisesinde Cebrail Aleyhisselam bir noktaya geldi ve dedi ki Bundan

sonrasını Ya Resulullah Benim gücüm gitmez Bundan sonrasına ben dayanamam Bundan sonrası bana müsadene değil bundan sonrası Sen kendin yeneceksin değil Cenabı hakkın iki yay ucu kadar mesafede yaklaştığı Allah’ın sarığı bu noktada noktaya kadar yürümüştür o yüzden üzerinde ve bütün varlığın üzerind bütün varlığın üzerindedir insanın canı insan üzerinde ancak yaratıklar arasında meleklerin mertebesi vardır Allah’ın alemdeki hükmü insanı Kamil ile Zahir olmuştur Bu alemin nizamı onunla olmuştur ve bu noktada Allah’ın alemdeki hükmü kararı bu noktada alemin içerisinde

yaratılışın Zirvesi insan-ı Kamil ile son bulmuştur yani insan-ı camil ile meydana çıkmıştır insan-ı camil ile koşmuştur insan-ı camil ile Zuhur etmiştir ve insan-ı Kamil varlığın içerisinde yaratılmışların içerisinde en Zirve nokta olarak yaratılmıştır Bu alemin nizamı onunla olmuştur ve Allah varlık aleminin nizamının kanununu varlık aleminin çalışmasını bu insanın Kamil üzerinden tecelli ettirir FÜ ikin cilt sayf 116 işte burada insan-ı Kamile tabi olmak insan-ı kamilin peşine düşmek ve bütün varlığın bütün insanların insan-ı Kamile tabi olmasını yine Arabi

İsra ayet 3ler bize ölçü getirir der ki Nuh Bu seninle beraber gemide taşıdığımız insanların Soyunda olanlar Nuhun rehber Çünkü o çok şükren bir kuru Cenabı Hak Nuh’un ginde bulunan insanlara İnan ediyor Ey insanlar diyor musunuz Kaç kişiyiz hepimiz de nuh’a tabi ol Çünkü o o gün için insanların insanı Kamili içindeki ve varlığın insan-ı Kamil yine yine devam ediyoruz arabiler insan-ı kamilden daha mükemmel mevcut yoktur Arabi insan-ı kamilden daha mükemmel bir mevcut yoktur mevcut var olmuş yaratılmış

insan-ı kamilden daha mükemmeli yok bu dünyada insanlar arasında Kemale ulaşamayanlar bir hayvanı natık konuşan hayvandır herhangi bir suretin cüzüdür insanlık derecesine ulaşamaz aksine onun insanlığa nispeti bir ölünün insanlığa olan nispeti Şu halde o gerçek olarak değil şekır Arabi insanı Kamil noktasında insanı kamilin kemala erişme bir insanın konuşan Hayvan olarak nitelendiriyor çok enteresan insanlar arasında Kemale ulaşamayanlar bir hayvanı natık hayvanı natık dediği konuşan hayan herhangi bir suretin cüzü bu noktada o insan herhangi bir suretin bir parçası

bu manada sufilerin derin bir geleneği ve kültürü ve bilgileri var görünen insandır sureten insandır sireten içsel alemde insan değildir burası tahsilatlı o kimse ancak zikir ehline beyan olmaz Allah’ı çokça zikredenlerin kalplerinde feraset nuru oluşur Allah’ı çokça zikredenlerin içler de İnel alemlerinde bir zikirden oluşmuş bir melek konuşur o melek onun hakikati görmesine yardımcı olur Ona hizmet eder ve o melek normal insanların göremediğini görmediğini içindeki sahibine hizmet ederekten gösterir Herkes başka görürken O başka görür İşte o aslında

insan suretinde ama içsel manada ama tilkidir ama kurttur ama köpektir ama devedir o esnada onun üzerinde tecell eder ahlakın halini Yaşar Hatta an içerisinde söylemiş olduğu kelimelerle ve yapmış olduğu fiillerle halden hale geçer yani Suretler surete geçen insanlar görmek mümkündür işte hayvan suretinde ama bir ayeti kerime de bunu destekler zaten Cenabı Hak ayeti kerimede me buyurur ki ben insanı Ahsen takvim üzerine Yarattım Ama bu insan nefsine uyarsa hayvandan daha aşağı bir mahluk olur der bu noktada

Arabi de bu ayeti kerimenin açılımı olarak Eğer bir kimse insanlıkta Kemale ermez o hayvanı Nati hükmündedir yani Konuşan hayvan hükmündedir diyerekten bize farklı bir pencere açar Bu da aksine onun insanlığa nispeti bir ölümün insanını olan nispe edir yani o kimsenin insanlığı bir ölüm ne kadar insan olabilir Biz ölen kimseye insan diyebilir miyiz ölmüştür o kimse işte Kemale erme nefis terbiyesi yaşamayan bu noktada kendisini gerçek mükemmel insan olma noktasında bir çaba sarf etmeyen kimsenin Ölüden bir farkı

yoktur der ki onun biren farkı yoktur bütün insanlar ölüdür hadis-i Şerif ancak zikredenler biliriz işte insan-ı Kamil olma noktasında Allah’ı zikretmek bu noktada o zikirle işkal etmek Allah’ı çokça sabah akşamını zikretmek O İnsan insanın Kamil olma noktasında çok önemli adımlar atmasına sebep olacaktır O yüzden Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Ey Hasanım sizi zikredenler ve zikr etmeyenlerin arasındaki farkı Söyleyeyim mi Söyle ya resulallah vey da başka bir rivayette Siz zikredenler de zikretmeyen ellerin arasındaki hal nedir

durum nedir sorduğunda Allah ve resul daha iyi bilir dediklerinde zikredenler biridir zikret yenler ölü gibidirler işte insanı Kamil noktasında kendisini yetiştirmekten uzak kendisini Kemale erdirmek uzak kendisini insan olgunluğuna getirmekten uzak bir kimse hayvanı Nati Adır konuşan insandır ve aynı zamanda da onun ölünden bir farkı yoktur bakın Onun ölünden bir farkı yoktur öyle diyor ölünün İnsanlığı olan nispeti gibidir Şu halde o O gerçek olarak değil şeklen insandır o insanı Kamil olmaktan uzak uzak Kemal vermekten uzak olan

insanlar sadece şekle insanlardır işte iki ayaklarının üzerinde görürler şekle ama Aslında onlar gerçek bir insan bu noktada değillerdir der Arabi masi Vallah da Allah’ın gölgesi insanı Cil arabinin bu tip değişik terimleri vardır Arabi bütün bu varlığı bu noktada masivallah olarak görürüz v bu manada Hatta bu Allah’ın bu noktada bu varlığın içerisinde varlığı Allah’ın mallığı ve o varlığın içerisinde de Allah’ın Bölgesi olan varlığın da insanı Kabil olduu söyler Çünkü Arabi insan-ı Kamili o kadar öyle bir noktaya

koymuştur ki varlığın bütün zerresinde insan-ı kamilin ruhu ve nuru vardır varlığın bütün derecelerinde insan-ı kamilin ruhu ve nuruyla varl bu noktada ayakl Hatta Funda der ki fitat fitat der ki bu varlık halinin insan-ı Kamil üzerinde ayakta der hususunda ise kıyametin kopması olarak nitelendirir insan-ı kamilin ölmesini Hatta bir insan-ı kamilin ölmesini bir alemin ölümü olarak gör ama son bu manada hadis-i Şerif hadis-i Kutsi de vardır son insanı Kamili vefat ettiğinde zamanın kutbunda Kutbu olarak vefat ettiğinde yerine

bir kutup atanmaz saa Kıyamet Bu noktadan kopacağını ve varlığın üzerindeki Allah’ın mührünün insanı Kamil olduğunu ve o mühr bozulduğundan varlığının fesada gideceğini İhsan olacağını söyler ve daha enteresan insan-ı Kamil onun suretinde yaratılmıştır der fitat 3ün Cil sayfa 145 insan-ı Kamil onun suretinde dedi Allah Allah’ın suretinde yaratılmıştır Cenabı Hak bir hadis-i kudsi şöyle buyurur Allah alemi Ademi bu suretinde yarattı Allah alemi ademin suretinde yarattı Adem’i de kendi suretinde yarattı der hadisi Kutsi o zaman bütün Alem bütün

varoluş bu manada insan-ı Kamil suretinde Tabii Arabi Ademi de ilk yaratılış insan-ı Kamil olarak görür Adem aynı zamanda insanı kamildir aynı zamanda ilk peygamberdir fiziki olarak ilk insandır ama aynı zamanda ilk insanı Kamil ve Arabi buradan hareket ederekten insan-ı Kamili Allah’ın suretinde olduğunu söyler Allah değildir dikkat edin Allah’ın suretinde Allah insanı Kamili yaratınca ona ilk akıl mertebesini vermiştir fik 2 cilt 715 sayfa Cenabı Hak insan-ı Kamili yaratınca onu Aklın en Zirve mertebesini ver aklın varoluşunda bir

Zirve mertebesi vardır o Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin neyiyle yaratılmışların Evveli Allah yce aklı yarattılar had haz Hazreti Peygamber sallallahu Aley ve sellem de ilk yaratılan benim ilk yaratılan benim deyince Hazreti Peygamber sallallahu Aley ve sellem Hazretleri aynı zamanda ilk akıldır ilk akıl da varlık derecesi açısından varlığın zirvesidir bu aklın varlığın Zirvesi noktasında tecelliyat noktasında aşağı doğru inme noktasında vardır eseri safil ki bir kimse Aklın en aşağı noktasıdır Allah muhafaza eylesin Allah’ı ancak insanı

camil edyor Çünkü o Allah’ın tecelli ettiği yerdir fan üncü cilt 316 sayfa Allah’ı Ancak insan Kamil bilir Çünkü o Allah’ın tecelli ettiği y burada size tenakuz gibi gelir Yani birbirinin zıttıyla bir Yine haraben bir söz daha nakletmek istiyorum burada Arabi 3 ciltte Allah’ı ancak insanı Kamil bilir derken fiatın bir 98 sayfasında da Allah’ı en iyi bilen Hazret-i peygamber D sallallahu aleyhi ve sellem fakat Allah kendisini ondan daha iyi bilirler bu ikisinin arasında sizin için bir tenakuz

olabilir Yani birbirinin veriy isiyi gibi görünebilir Aslında Arabi felsefi açısından insan-ı kamilin Zirvesi olarak da insan-ı kamilin Zirvesi olarak da Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerini gördük Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri insan-ı kamilin zirvesidir O yüzden bu manada Allah’ı ancak insanı bilir derken insan-ı kamilin Zirvesi olan Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine atfen söylemiştir bunu fakat Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin Allah’ı bilmesi dahi Allah’ın kendisini bilmesinden yüksekte değildir o yüzden

bütün sufiler hem fikirdir ki Allah’ı en iyi bilen yine Allah’ın kendisidir ama varlığın içerisinde yaratılmışların içerisinde Allah’ı en iyi Biler Allah’ı en iyi Biler insan-ı kamilin zirvesinde olan Muhammedi Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem Hazret yine fat 3 cilt 15’te der ki sufiler taifesi der ki Allah’ı Allah’tan başkası bilemez O yüzden arabinin üzerinde bu mesele konuşulurken abinin Allah’ı en iyi bilen insanı cildir sözünün açılımı Allah’ı en iyi bilen insanı kamilin zirvesinde oturan Muhammed Mustafa’dır Ama Allah’ı yine

de en iyi bilen Allah’ın kendisinden Başkası değildir yine arabiler insan-ı Kamil ferdiyet ilktir teriye biliyorsunuz şahıs allıktan Kami terbiyet yaratılışta bunun ilgir yine fitat cild 2 Sayfa 178 insanı Kamil kainata Allah’ın gözüyle bakar bir Kutsi hadiste Allah der ki ben onun gözüyüm İşte o hadis-i Kutsi şöyledir Allahu Teala Hazretleri şy fman buyurdu Kim Benim Veli kuluma düşmanlık ederse Ben ona har ilan ederim Cenabı Hak burada veliden kasıt Mürşidi kamildir kim bir Mürşidi Kamile bir veliye düşmanlık

beslerse bu noktada der ki ben de ona H ilan ederim kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma giden ona farz kıldığım şeyleri Eda etmesidir kulun bana Nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder sonunda sevgime Er onu bir sevdin mi artık ben onun işittiği kulağı gördüğü dü tuttuğu eli yürüdüğü ayağı AKL ettiği kalbi konuştuğu dili olur benden bir şey isteyince onu veririm benden sığınma talep etti mi onu himayem alım korurum ben yapacağım bir şeyde kulunun ruhunu KF etmedeki

tereddüdü kadar hiç tereddüde düşmedi o ölümü sevmez Ben buu sevmediği şeyi sevmem Buhari ve yine Ebu rivayetinde gelen bir rivayet şöyledir Ademoğlu Sen benim yanında olana sana kılar etmedik ulaşamazsın Mürşidi kafir olmanın Veli olmanın olgunlaşmanın yolu Kemale ermenin yolu Allah’ın farz kıldığı şeyleri Eda etmek Allah’ın haram kıldığı şeylerden uzak durmak ve Allah’a nafilelerle yaklaşmak ve onu canından malından mülkünden çoluğundan çocuğundan eşinden gözünü gördüklerinden en fazla Allah’ı sevmek Ey Habibim de ki eğer Allah’ı seviyorsanız bana bu

Allah’ı sevmenin soyal kavramının somut tecelliyatı da o kimsenin Hazreti Peygamber sallallahu aleyh ve sellem Hazretlerine tabi olup ona uyması küt yine ikinci Cil sayfa 671 insan-ı Kamil kendi başına bu alemdeki Maksat Bu mükemmel ik haz ademde Zahir olmuştur işte Bu alemin yaratılışı bu alemdeki Asıl tecelliyat bu alemdeki asıl Maksat insan kamildir ve bu mükemmellik de ademde Zahir olmuştur insan-ı Kamil ancak hakkın suretiyle Kemal ermiştir bu Kemale erme de hakkın suretiyle Tıpkı yaratılışı yapılışı tam olmasa dahi

ancak oraya bakan bir kimsenin suretinin tecellisi görünmesiyle Kemale Er aynı gibi ve işte insanı kamilin temale ermesi aynaya baktıkça aynada kendisinin eksik Men sanıklarını tamamlamasıyla alakalı ve aye baktıkça bir müddet sonra o kimsenin mükemmelliğe ulaşması ve o mükemmelliğe ulaşmasının da bu noktada hakkın suretiyle olmasıdır Böylece Allah insanı Camili kendi suretinde yarattı ve onun mertebesini meleklere tarif etti ve onlara haber verdi ki insan bu alemde Allah’ın halifesidir Göklerde ve dünyada bulunanların hepsini onun emrini amade hasar kılmıştı

hak bundan sonra da kendisini ördür gizledi Çünkü kendisini Halef olacak kimsenin zuhuru yla naibin artık bir hükmü yoktur Allah Böylece gönderden gizlendiği gibi vasilet derden dahi gizlendi K 3 cilt sayfa 170 işte Cenabı Hak insan-ı Kamili en mükemmel noktada en ince ve en zir ve noktada yarattıktan sonra onu da onun mertebesini onun tecelli adını meleklere tarif etti öğretti meleklere tarif etmesi öğretmesi sadece Cebrail Mikail Azrail İsrafil olarak görmeyin veya Gökteki melekler olarak görmeyin sizin vücudunuzda sizin

üzerinizde Maddi manevi vazifeli olan melekler var bu vazifeli olan meleklerin de sizin olduğu anlatıldı ve hepsi de hizmette ve kusurda noksanlık yapmasınlar diye Cenabı Hak tarafından emr olundu ve hepinizin üzerinde hizmet eden melekler var görmenizi sallayan durmanızı sağlayan işte Duygularınızı tutkularınızı bu noktada Bütün her şeyinize hizmet eden melekler var O melekler sizin ne olduğunuzun farkında Bizler olduğumuzun farkında değiliz melekler sizin ne olduğunuzun farkında insan-ı Kamil bu manada Göklerde ve yer arabinin birisi bunu kabul etmiyor Ama

bu noktada bir bir kısmı kabul etmiyor bu noktada Arabi bir sözü çıktı insan göklerin ve yeryüzünün halifesidir Cenabı Hak o insan cili göklerin ve yerin halifesi olarak göndermiştir O yüzden H bundan sonra da kendisini gizledi bundan sonra cenab-ı hak kendisini gizledi kendisini gizledi ki ortaya da bir halife koy halife koyunca o halifeye baksınlar kendisini tanısınlar ve o halifenin mührünü bütün varlık alemine ne yaptı kası vurdu ve bu noktada Allah Böylece gözlerden dizleri gibi pasir etler Yani

normalde o bir kimsenin içsel görmesinden kendisini g o yüzden biz Allah’ın zatını Tefekkür edemeyiz ve Allah’ın zatının ne olduğunu bilemeyiz fat 3ün Cil sayfa 170 kıymetli Kardeşler Dostlar Bu biraz ağır bir konuydu böyle Monoton bir şekilde yürütüm Ancak bu konunun içerisinden böyle çıkabileceğim kendimce İçtihat ettim diyeyim ve böylece monoton bir şekilde bu meseleyi tamamlamış olduk Şimdi sorularınızı alabilirim sıktı isan hakkınızı Elal Mus Adem Aleyhisselam Old gi peki Şöyle bir geçiyor Geçen hafta gelmi diyor ki ya

Musa Ben seni çok seviyorum cı diyor ki Ya Rabb Ben ne yaptım ki sen beni böyle seviyorsun söyle de ben onu çoğaltım artırayım ya Musa diyor Orada bir örnek veriyor Cenabı Allah annesiyle çocuğuna bak diyor annesi Çocuk diyor bir yaramazlık yapsa Annesi ona vursa annesi onu dövse kızsa azarlasa o çocuk yine diyor Bütün şeyini gider Yine Döner annesini sarı döven annesi olduğuna göre yine de umudu annesinde annesine döner annesinde ağ var diyor sen de diyor ki

Sen de öylesin diyor Ne olursa bize koşarsın diyor burada demek istediği nedir B ev yani bu annesinin çocuğa gibi azarladığını Allah Allaha ne demektir Allah Kuran şefkatli ve merhamet peki burada bir azaptan bahsediyor Allah tüm kullarına şefkatli ve merhametlidir Allah kullarından çok şefkatli ve merhametli olduğu için Cenabı Hak kullarını zaman zaman şefkat ve merhametiyle onların başlarına Bel ve musibetler getirerek onların kendilerine dönmesini sağlar anne çocuğunu Azal çocuğunu az çocuğuna kızması annenin çocuğuna olan şefkat ve merhametinden

düşmanlığından değildir Onun çok iyi bir çocuk olmasını ister harika bir evlat olmasını ister çok iyi bir çocuk harika bir evlat olması için çocuğunu pişirmek ister ona doğruları yanlışları eksiklikleri fazlalıkları anlatır Bu anne şefkati Allah annenin şefkatinden daha fazla çok şefkat daha çok fazla Şefkat olunca o kendi kullarını veya kendilerini unutursa şefkat ve merhametten dolayı onlara küçük musibetler ve sıkıntılar gösterir ki on kendisini hatırlasınlar kendisini hatırlasınlar ki ona doğru dönsünler işte belanın musibetin çoğu peygamberler belanın Ve

musibetin çoğu peygamberler nedir peygamberler bel müsin sahibinin ve gönderenin Allah bela musibetten kurtulmanın sığınmanın yolunun Allah olduğunu da bilirler O yüzden başlarına bela ve sıkıntı geldiklerinde Allah’a yüz sevilmezler aksine daha fazla Allah’a yıp yakıp ona doğru koşar o yüzden kıı kimse Bela ve musibet geldiğinde o Bela ve musibeti gönderenin ve sahibinin kim olduğunu bilip sahibine koşması nır ve sahibine yalvarıp yakarım Ben ettim sen etme demesin O yüzden bu manada hadis-i Kutsi devam eder Bela ve musibetlerin

büyüğü peygamberlere Ondan sonra da velilere de veliler de başl bulunan Bela musibetlerin sahibinin Allah olduğunu bilirler O yüzden yine Allah’a yüz çevirirler yine Allaha ylar Yakar Tabiri caizse Tokat Vuran vurana aşık olmak gibi bir şeydir bu o Tokat vurur ama o aşıktır on ona tokat gibi gelmez ona şefkat ve merhamet gibi gelir dışarıdaki kimse Ona bakarken Bela ve musibet olarak ama Aşık için o bir nefestir can suyudur Aşık Çünkü kendisine gelen o Tokadı kendisine nimet olarak

görür der ki ey sevgililer sevgilisi Sen beni unutmamışsın sana HD ediyorum o yüzden sahabe başında bir sıkıntı olmadığından Hani otur ağardı ya Ya Rabbi Biz ne günah işledik ki sen bizi bu noktada Kenara Attın bizi bu noktada bizimle ilgilenmiyorsun derlerdi İşte bu manada Musa Aleyhisselamın Allah’la olan ilişkisi Cenabı Hak ona bela musibet var gince Musa Aleyhisselam’ın ona koşması ona yalanması ona yönelmesidir çocuk Tokatı yer ağlarken yine anne di ağlar çocuk Tokatı y annesinden yine annesine sığıyor

yavruların içini çeke çeke çocuğu olanlar bilir çocukluk yapanlar da bilir çocuk en acıklı zamanında dahi Annesi ona vurduğu halde yine anne diye ağlar hiç Baba diye ağlayan çocuk gördünüz Bu da onun gibi bir ş Evet efendim insan Allahu Teala insanı yarattı bilmek için yarattı Yek sevd tanınmak sevmek bilmek ve aşık olmak sıralı bilinmek aşık olmak diyebilir miyiz ya da aşıkı bilinmek şey sbir miyiz mesela Allahın istediği şey Aşk hepsini kapsar gibi şey Aşk Hep kapsar ama

aşık olan çok Aşık akıl da kal yok o Man bil çalış bilinmek akılla Alak Cenabı Hak bilinmekliğimi Eyvallah Aşık Bild Allah’ın varu bir aklın alabileceği şek hepsini akılsal yolculu o zaman yünde o Hayret Peki insanın aynı şekilde dü ve bilinmek isti O Zaman sıs vars herkes bilinm İçinde k Eee insanı k o sıklıkları nasıl kendi içinde harmanlıyor ki insanı kil oluyor ya da onu daha ileriki derslerde mi bakacağız buu taml zıtlıklar konusu vardı ya hani geçen

dö demişti zıtlıkların dengesini oluşturmuş kişidir insan ya da insanı kam iyiyle kötü içinde harmanlamış ya da etmiş bir aynı şe bil bir şte Eee insanın K nasıl başarıyor buu yani nasıl bir şey yol bir insanı Kamil olm bu hakkak akılsal noktada Hani fazları yerine getirmek var ya aklın iş nafilelerle yaklaşmak aklın işidir hadisi ksi açık bu Allah’ı sevmeye çalışmak sevmek aklı işe Kula ait olan burası Ondan sonrası Allah’a aittir onun tecelli tecellisi on Biz Allah’ın kulunu

sevmesinin tecelliyatı Biz ancak anlatırız Allah bir kulunu severse işte gören gözü duyan kulların tutan eli olur ama gören gözü olur noktasındaki tecelli iatı insanların o hale gelmed idrak edebilmesini insanın Allah’ı sevmesi de biraz o zaman akılla bulunabilecek bir şey ya da edilebilecek bir şeydir İnsan insanın Allah’ı sevmesi de o zaman akıl üstü bir şey Allah insan Allah’ı sevme noktasında aklıyla başlar bir müddet sonra aşık noktasında farklı kal bu bu fakirin düşüncesi sevmek aklın işidir aşıklık aklın

üstündedir bir kimse aşıklık noktasına ulaşınca Bu benim yine kendi kes yanılıyor olabilir Bu benim kendi düşüncesi ya biz Aşık Er a diyorsak buraya şurası sevmek istiyorsak bir kimse aşıklık noktasında yükselir Bu bir tecelliyat ama burada devam tekrar sevme noktasına gelir ama o aşıklık noktasına bir tat almıştır aşıklık noktasına tat aldığında O her sevme haline geri döndüğünde yeniden aşıklık noktasına ulaşmak için KÇM haz peygamber sah vez değişik noktalarda miracı vardır son miracı işte malum Kur’an’ın tayin ettiği

bu hali gören bir kimse oe yeniden ulaşmak ondan daha ileri gitmek için he çaktır O yüzden Hazret-i peygamber sah ve hazet hakkıyla sana kulluk edemedim ya muh demiştir O yüzden sevmek akılsızlık değildir aklın bu noktadaki gelmiş olduğu Zirve nokt Ama akıl aşıklı gelince orada Us pus olur haz Mevlânâ da der ya akıl aşka gelince çur almış eşek gibi oldu bu da onun gibi bir şey veyahut akıl Aşkın bilin akışı kaldı der başka bir bil Bu da

onun gibi bir şeydir or Akın orada o kimsenin aklı yoktur ve Örneğin Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri iki yay mesafesi kadar ulaştığı noktadan bize bir şey aktarmaz bakın oradan hiçbir şey bize akama g olur şey o idrak la alakalı şekerin de zehirin de çıkış noktasının Teklik alemi olduğunu idrak edersin tecelliyat değil Evet selamm insanı fiiliyat vahiy midir devam var mı vahiy olarak algılanabilir bü bütün vahiyden buradaki kastım peygamberlere indirilmiş olan ilahi Yetimler ise yani

Allah insanı vahyetti bütün insanın var oluşu vahen arıya vahyeder çiçeğe vahyeder insana da vahyeder O yüzden insan bu noktada vahye açıktır E yani yaptıkları cevab değil bu insanın vahye açıktır yaptıklar vahyi açıktır Tamam ama varlık yaratılış yaratılış anın yaratılışı V Melin yaratılışı bir Mahir farın yaratılışı birir biz bu manada Vahiy nedir dediğimizde peygamberlik açısından peygamberlere Cenabı hakın emrettiği meseleler veyahut da indirdiği hükümler kurallar Diyebiliriz vahyi ama genel anlamda alacaksak Cenabı Hakk’ın varlığın içerisindeki tecelli et hukuku

Yıldızlar güneş ay sistem hesapsız kitapsız değil Hepsi de Allah’ın vahyi İnsanoğlu Allah teı bilmekte eksik kalırsa yani Allah’ı bilme noktasında amaçlara giderse Allah insanları Yok edip onun yerine başka bir yaratabilir böyle bir ihtimal var mıdır kur’an-ı Kerim’de Bazı insanların maymuna ve saha çevrildiği dair ayetler bunu müteşabih bir mesele bu bunu müteşabih meseleyi yorumlarken bunu gerçekten maymuna dönmüş olarak görmek de mümkün bunu ahlak açısından maymunlaşma olarak görmek de mümkün ama sonuçta materyalist bir kısımdan T teorisiyle ortaya

çıkı Biz Malan geldik de ben hiç İtiraz etmiyorum di önemli değil yani gerçekten de maymundan gelmiş olabilir kur’an-ı Kerim’de bazı kavimlerin maymuna çevirdiğini söylüyor Cenabı Hak eğ bazı Kavimler maymuna çevrildi isse o kimse de ben maymundan gelim diyorsa Sen hiç İtiraz etmiyorum olabilir gelebilir y savaşmıyorum Ben on hani bazıları da yok bizan gel Biz insanız diyor ya ya uğraşma Cenabı Hak Belki de onu Maya çevirdik O yüzden B ne hisen kalpen huku olmuştur kendisini maymundan maymuna

çevrilmiş kavni kalıntılar olarak görü Biz Mayan g diyebilir itiraz Edim ki ben May diy bundan itiraz yapar da o kimsenin dilinden çıkan kendisinin tecelliyatı kendisinin tecelliyatı Mesela bir kimsenin dilinden küfür çıktı dilinden küfür çıktığında kendisinin tecelli y bir çirkinlik çıktı kendisinin tecelli y o yüzden biz ona Hayır Sen küfür etmedin demeyiz ki ben gönderim Cenabı Hak bilinmek istedi Alem insanı Kamili yarattı söylediğiniz insan Kamil zesi Aley vesselam Hazretleri alı ve o dahil tam manasıyla bilemedi şimdi

bu durumda Allah’ın kendi istediği gerçekleşmemiş olmuyor yani kendi istediğini Aslında yapmamış oluyor veya tam olarak bilinmek devam ediyor ama hiçbir zaman bilinmeyecek bilinmek devam ediyor sonsuz Ben bilekliğin sonsuz olarak devam edecek Burada bilinmek derdiyle dertlenen kimseler bu noktada tam olarak Kemale vermeseler dahi bu dünya dediğimiz bu alemler göçükler gördüklerinde bu yollarının devam edeceğine inananlardan ama hiçbir zaman tamamen biliriz değil mi tamamen ise Allah’ın allahını tır bu ne muhteşem bir şeydir ki zamandan Mekandan münezzeh olan o

varlık Yine öyle bir şey yaratmış ki kendisinin her daim Belki de ebedi olarak bilinmekliğimi bir ana öyle Ben Ç kendim K ben çok mutlu ediyor tatlı ediyor beni y Ben sadece bu dünya hayatıyla kısıtlı olduğuma inanmıyorum Belki de yaşamanın zevki bu bu dünya hayatıyla kısıtlı değil benim yaşamam Ben öyle in e diyorum ki kendimce Ben bel bu dünyada istenildiği ölçüde Allah’ı tanıma ve bilme paydasında olamayacak Ama eğer bu yoldaysam bu dünyadan göçüp gittikten sonra da kendisini

tanıma ve bilme noktasında sülukun Yolumun devam edeceğine İnanıyorum o yüzden tatlı geliyor bu herkes için geçerli değil bu benim aldım bu herkes için geçerli ol olac benim aldım Benim Din aldım Benim Sufi aldım tasur kendim Hayır siz Sufi olarak Allah’a bir yolundasın ya o yüzden öldükten sonra devam edece bu herkes için geçerli değil oam heres için şunu merak yolunuz devamm bur başlangıc olması gerekiyor vereceksiniz Mer ben okudum Kitaptan bir kısmı Müsadenizle okuyup yorumlar başkalarının sana nasıl

davranmasını istiyorsa kendi Başkaların ö ilkesi bizim en yüksek ve en gelişkin ilkemiz ve Aslında bize gereken tek ilke tüm diğer ilkeler bundan doğuyor 10 Emire ihtiyacımız yok ama siz de benim gibi ahlakın Tanrıdan kaynaklandığına inanıyorsanız neden aynı zamanda bizi ahlaka aykı yarattığını merak etmeniz lazım Benim aklım çok kurcalıyor bu soru yani şöyle İnsan insanın olarak yaratıldıysa yani Allah ins kend insanın nefen kötü ister Ya da neden gir ister bu yaratılışta bir tezatlık mıdır başlangıç noktasını Kabul

etmeyenler başkalarının sana nasıl davranmasını istiyorsan sen de öyle davran D durunu kabul et bu Bizi kendi kendimize olayların etkisinde kalmak olarak görüyor Hayır ben başkalarının bana Nasıl davranması gerektiğine göre ben de başkalarına öyle davranmak is Yani bir başkasının bana yalakı olarak davranması için ben de yalakı yap bu ahlaki D İlahi değil bu destur kur’ani değil Kur’an bize bir sünnet-i resulullah’la beraber bir ahlak ölçüsü getiriyor bu ahlak ölçüsü dimdik bir ölçüdür bu başkalarına göre değildir Bu davranış

biçimi Etraftaki sosyal dokuya göre değildir bu davranış biçimi devrimci radikal bir öcüdür o yüzden devrimci bir Radikal ölçü olduğu için başkasına göre davranış sergileyiniz siz siz ancak ilahi Emirler neticesinde bir davranış olursunuz kendinize ki bu bütün aleme ölçü olur O yüzden ahlaki duruşlar ahlaki duruşlar sellem hazretlerinde başkaları bana Nasıl davranması istiyorsa ben de öyle davranmayı dyle hareket etmez Allah’ın ilahi ilmini ve ilahi hükmünü insanlara anlatır ve insanların ne diyeceğine bakmaksızın O yüzden Normalde insanlar yaratılış noktasında

eksik ve noksan değillerdir ama bir müddet sonra kendisini kendilerini eksik ve noksanlığı doğru götürürler bu yaratılıştaki eksiklik noksanlık değildir yaratılıştaki eksiklik ve noksan bizim önümüze koyan isevi anlayışıdır sonraki isevi anlayışı sonraki isevi anlayışında insanlar Günahkar doğarlar insanlar doğar doğm Günahkar doğduklarından dolayı kutsal suyla bahiz edilirler yıkanırlar Günahlarından kurtul bizim inanış bu değildir insanlar doğar doğmaz insanı Kamil doğarlar ama sonradan insanlar bataklığın içerisine toz toprağın içerisine düşerek Allah’ın yaratmış olduğu vermiş olduğu o pahlı o temizliği O

Nuru Kaybet nefis neden NEF bu varlığın yaratılışın kendi içerisindeki kurus sudur nefis bizde bizde belli bir aşamada emmede kötülüğü emer Lee pişmanlık du müe o pişmanlıktan kurtulur mutmain neden mutmain olur neden nefis her noktada bize kötülüğü emesin ki emedi bir kimseye kötülüğü emreder teşekkür Yani normalde muty gelen bir kimsenin kalbine hiç kötülük gelmez ki şöyle düşünmez insan herkes öyle düşünmez ben halite şöyle kötülük yapayım diye düşünmez ki bir kimse mutmain gelen bir kimse ben şöyle kötülük

yapayım haka Böyle kötülük yapayım diye düşünmez onun kötülük artık kalbine gelmez kalbinde oturmaz kalbinde yerleşmez burada nefsi tanımlayanlar da eksiklik ve noksanlık var o yüzden biz nefsi tanımlarken emmare halinin safiyet de devam ettiğini düşünüyoruz Hazreti Hazretleri muhakkak nefsi terbiye edilmiştir Müslüman olmuştur O farklı bir şeydir Ama hangi bir Mürşidi kötülük düşünür ki O zaman bu açıdan baktığımızda Demek ki insan Her nefis meratib noktasında nefis derecesinde kötülüğü isteyecek di bir anlamı yok kötülüğü isteyen nefisler terbiye edilmemiş

bu noktada insanı Kamil olm yunda değil nefsini terbiye edip sürükledik nefis terbiyeyi on almış kimse değildir almamış kimsedir O yüzden nefis terbiyesi alan bir kimse verir Yok peyg hiç kimseye kö düşünmez ki hiç kimseye düşünmez dikkat edin bakın Hiç kimseye düşünmez O yüzden gerçek bir sufi kötülüğü un atmıştır sonraki nefab Arabi nefisten önce bunun devamı değil Arabi vehi Kutup aktap işim ondan sonra NEF olmaz mı bu çünkü insanı Kamil üzerinden bazı noktalarda işte Veli nedir aktap

nedir Kutup nedir mş kamilli içerisinde ya konuyu tamamlamış Arab K Aki Kut Evet benim size s Siz soh dediniz ki Allah iel alemde de kendini yen biz dedi ama benim aklıma takılar şu dünyanın en ücra köşesinde yaşayan Eee çok İlkel bir kabileye mensup bir insan Allah’ı ve islamiyetle hiçbir şekilde tanışmamış üyesi iel anlamda da Allah’ı uymaktan yoksulsa O nasıl iman gelecek o direk cenneti buun buradaki içsel Man içsel manada da Allah kendisini gizle tut derken Allah

kendi zatını gizledik Biz kalben de Allah’ın Ne olduğuyla Alak tefekkürden neredeyiz Zahir gözler Allah’ı bir şey benze göremediğimiz gibi kalbi olarak içsel manada da Allahın Ne olduğuyla alakalı kapandı bu demek Nedir ki kims de Allah inanışı tı inanışı ne bunun ismine ne dersiniz dey kalbinde olmayacak diye o en ilk kabin da bir tapınma şekli vard bir tapınma şekli vardır bir inanma şekli vardır ve O da olması İslam bu noktada çok açık otur cennete gce Bu normal

din te edilen insanlar din hiç te edilmemiş olan bir topluluk bizden Karlı Peki Hz İbrahim Aleyhisselam’ı düşünerek peygam insandan bir peygamber kapasitesi Beklemek hadize de ama şu bir gerçek en ir kabiliye görenler onların değişik inançsal melini görüyor burada klar değişik inançsal üyeleri bu noktada onların kalben inandıkları bir şey o yüzden İslam buu reddetmiyor Hepsi de cennette ha şer diyor ki onların hepsi de Çok affedersiniz beyinsel özür diler Ondan sonra yani bu noktada sorumlu değiller on ols

Bir de hiç dil bulaşmamış insanlar çocuklar çocuklar da bu noktada İslam inanışı böle Hepsi de cennete gidecekler birinci kata birinci katta İbrahim Aleyhisselam hepsini onlar dini tebliğ edecek dini anlatacak onlara anlattıktan sonra onlar kendi İstidat ve anlayışlarına göre cennetin diğer katmanlarına dağılacak Teşekkür ederim bazen insanlar böyle ak yetinip bu hale gelmek istiyor Allah vardır ondan başka hiçbir şey yok Allah buraya kadar yok Allah vardı ondan başka hiçbir şey yok Güney devam mı hala öle biri de

çıkardı Şu anda öyle derse bunu kabul ediyor muyuz kabul edersek insanı Kamil konuşan hayvanı nasıl ayeti kerime vard Allah vardır ondan başka şey yok Hadisi kutsiler var Allah var hiç şey y Tabii sufilerin büyük bir çoğunun hemen Ardın etmiş Allah vardı ondan başka hiçbir şey yoktu cüney abi hala öyle beyaz hala öyle demiş eten hala öyle demiş aynı söz Arabi de aynı şekilde demiş onların sözlerini nakleder Allah vardı Raman başka hiçbir şey yoktu hala şimdi bu

hala da öyle değişmedi İşte o gün Öyleyse de tabii bunu idrak etmek bunu anlamak bunu bu noktada bir kimsenin kendi üzerinde özümsemiş İslami değil Herkes süb değil Herkes İbrahim Etem değil Herkes Arabi değil Herkes Hazreti Mevlânâ değil Şemsettin tei değil Herkes E tamam bu bunu böyle idrak edenler bunu böyle anlayanlar olmuş mu Evet bunu en sizin kendim için söyleyim anlayabileceğiniz en e bizim alnımıza benim alıma daha doğrusu hitap edecek noktayı söyl bu alemde tecelli eden her

şey Cenabı sıfatları bu alemde tecelli eden Her şey Allah’ın sıfatlarının hinde şey değil böyle olunca Allah vardı ondan başka bir şey yoktu bu zemin olarak bir alt Eee temeline hafiften de olsa bir oturmuş oluyor Az da böyle bu noktada Eğer muhakkak ki sizler bu noktada idrakin çok yükselecek idrakin çok genişleyecek ve benim bu söylediğimin üstünde Tefekkür dünyanı açılıp daha ü şeyler düşüneceksiniz eee Hocam ben bir şey sorim Mim Meri var E biz hangi merede ol Nasıl

yani kendimiz mi yoksa kan mu bunu bir kimse kendi kendisine bilme ihtimali imkanı var ama bunu kendi kendisine bilme ihtimali imkanı olduğu gibi bunu bir Mürşid Kamin bilme ihtimali imkanı daha bu öğretici nokt olduğ o dah ham ben insan ama Hay dahaa g bil y bil Bu sizin aleki bur bilinmezliğin bir sonu yok yani bilinirliğinin bir sonu yok ancak burada bağlarken Allah’ı bilir de miyor Rabbini bilir noktasında buradaki rabden kasıt nedir Bir Eee Rabbin bu noktada

Allah’ın sıfatı olduğunu varsayarsak Rabbin noan bilinirliği bitebilir mi sıfatı allah’ razı olsun Rab İsmi Şerifi kisidir rab bu nokt tapınılan ilah Manas nefsini bilen Rabbini bildi demek bunun il yakin noktasında nefsiyle mücadele eden kimse nefsiyle mücadele eden kimse tapınılan Allah’ı bilme noktasına g Bu bir üstü ayi noktasında nefsini bu noktada tanımlamaya başladı nefsiyle mücadele etti ardından nefsini tanımlamaya başladı O zaman Rabbini de görmeye başladı hakel yakin noktasında nefsini tamamıyla tanıdı bu noktada da Rab ilah olarak

ilahlığını tanı öyle algılayabiliriz bir soru daha sorayım Eee Peki ben bilinmez bir haz bilinmek İst bu noktada Cenabı Allah insandan evvel de ml yaratt onlar Allah’ı bilemedikleri için yani Allah’ın Biz biliyoruz ki sıfatları sonradan tecelli etmez onun ancak ne zaman istediğini de bilmiyoruz y bu meselede bilekle alakalı insanların ne zaman tam olarak yaratılmaya başlandığı alakalı Elimizde bir yok cennette yaratılan ademin yeryüzüne indirilişinin ne zaman başladığına dair elimizde bir tarih böyle olunca başlangıcının ne zaman olduğunu bilmiyoruz

yani işte Sufi kitaplarında İnsanlık tarihi 7000 yıl diyor 7000 yıl dediğimiz yıl bugün bütün kainatın yaratıcı noktasından baktığımızda göz açı kapatınca kadar dier bir nokta o yüzden ben 7000 yıllık 10.000 yıllık 20.000 yıllık bir insanlık tarihi olduğunu düşün Peki bu noktada yaratılan diğer melekler ciler bunların e Cenabı allah’ bilme noktasında illaki bağlı onlar Muhakkak ki bilme noktasında belli bir dereceleri var ama insan gibi değil İnsan onların üstü Peki bilinmezliği bilmek mi yoksa bilmenin bir noktası o

bilinmezliği Bilmek için uğraş cenab bilinmekliğimi tecelliyatı bilmeye çalışıyoruz onun ama bir bilinirliği var Cenabı Hak bilinmez le alakalı bir öngörüsü bu fakirin Cenabı Hakk’ın bilinmek istediğim dediği tecelliyatı bilmeye çalışıyor bunun sonu yok ben hocam benim size ik hadisle ilgili sorum olacak Allah sevdiği kulunu musibete uğratır ve başka bir hadiste Allah res buyuyor ki Allah’ın seven musibete hazır olsun Beni seven fakirliğe hazır olsun bu Hadis Beni hep üzmüştür korkutmuştur Çünkü ben Hani onları sevme yolunda ilerlemek isterken

ilerlemeye çalışırken hep korkuyla yaşamış acaba çok sevdiğim ailem ya da başka bir kaybetmeyeceğim Hani musibete mi uğratacak bu hadisler aklıma takılmış mısınız neden ak Yani korkuyorum sevdiğim insanlarla iman olaca başka şeyler Biz İnsan hep sevmekten kork O yüzden hiçbir zaman sevgimizde sevgimizde bu nok hadisi Kutsi ık Cenabı hakı seven kimse olsun diyor seviyorum karşılığı Peki neden böyle bir şey böyle böyle ben ateşim bana yaklaşı yakarım Sen göz seni yakmasına ateşe razı ol yüceks yürümek zorunda değilsin

sen de kş iş yapabilirsin sş al yapabilirsin ne olacak ki on Ey kadınlar Bana üç şeyi söz verin ben de size cennete söz vereyim nedir ya resulallah 30 Ramazan beş vakit farz namazınızı kılacağını da 30 gün farz orucu tutacağını da kocalarınıza itaat edeceğinize bana söz verin ben de size cenneti söz verim çok basit cennete girmek o zaman bunu seçeceksin ne kadar kolay böle değil mi Evet ama o Duygu Allah tarafından mı veriliyor bir iddia haz Mevlânâ

diyor ki her seviyorum iddiasının imzası kald vaz iş ins böle bir şey yani böyle bir şey olacağını bil ben sevmeye gim ona diyorsun ki yapma bak ateşe gireceğim başım kanacak helal göreceksin musibet göreceksin sıkıntı göreceksin Ben Seveceğim diyor bu neye benziyor bu ikili ilişkilerde de var Kız diyor ki ben bunu seviyorum Ben kıza diyorum ki kızım bunan evlenilmez böyle b bö ble sıkıntılar yaşayacaksın di Ak Ben seviyorum Ama hocam aynı şey erkek için geçerli oğum evl

neden diyor bu kızın kafası kırık diyor Nasıl di diyorum işte sce seveceğim Böyle bir hali var bakıyor şimdi böyle sanki Onu söyleyen ben değil Adam da diyor ben onu seviyorum diyor ben onu istiyorum bu onun gibi bir şey yani diyorsunuz ki Mesela örnek ben buna karşıyım yıllardan İnsanlar bir dergah bir tarikat bir şey derken kandırırlar Ondan sonra da ili söylerler evvel alım pek kolay sandım kat be kat Yandım ateşi AŞ ben bu ilahi öğrenince Hayır ben

öyle yapmayacağım ben arkadaşları sohbet ederken arkadaşlar işiniz düzgünse derişik sufilik yapacağım diye uğraşmayın işiniz eşiniz başınız sıhhatiniz a kaca ü söle benim çe böyle bir hayatınız varsa uzak dur sufilikte Evet işiniz bozulabilir aşımız bozulabilir eşiniz bozulabilir sıhhatiniz bozulabilir diziniz düzeniniz altüst Olabilir Neden ya kardeş Sen normal bir gidiyordun kş sal baş al maşı öyle öyle bir hayat şimdi öyle değil ya sabah kal bir çek e namaz sabah namazı var öğle namazı var ik var akşam var

arkasından var ne yapacak ahlakını dündü yapacaksın düzgün ahlak olacak ya Hadi gel tah yapalım Gördün mü Ne oldu konunun kızı şöyle olur Vay Kör Olası bit en yakın dair Ben diyorum ki bir şey Hayır Kur’an’a aykırı bu bu sünnete aykırı Bu haram yapmayın En yak dedi ki yeter ya senle konuş böyle Allah razı olsun Amin inşâallah o yüzden yolu saklamak gizlemek değil örtmek değil açıkça o güne kadar sen Beyin işte evli bayan iç o güne kadar

kadınlar Nereye gidiyor demez Nereye geliyor demez ne harcıyor Demez demez kadın kendin bir sufi yorgun hoşuma gitti kalbime hitap ruhuma h hemen başta be bir koca tanıdım şöyledir böyledir şöyle adamik bu nereye gyor çıkmayacaksın diyor ya düne kadar nereye gittiğini dahir soruyordun sormaya başladı kızı için de öyle erkekler için de öyle Adam gidiyor kalıyor Hayat taşıyor akşam gidiyor bir patlatıyor hanım soruyor Ne yapıyorsun içiyor K hiçbir şey diyemiyor birisi gidiyor koluna diyor kardeş Allah var kuran

var sünnet var İslam var işte şöyle olsun böyle olsun tam adam bir işte ilişkiyi bırakıyor Ne bileyim işte kayri meş bir hayatı bırakıyor böyle yumuşak olmaya başlıyor kadın başı neredesin Allah geliyor ya Mustafa bir karşık var Ne oldu di ya içi bir tek kapıya Ondan sonra esas gş kahve mi yapardı yı soda mı yapardı yap hizmet Ben gidince kadar e Ya şimdi ben gelmiş olmaya çalışıyorum Her gün bana bağlıyor diyor Ben diyorum ki ben sana ne

dedim hatırlatıyorum Ben geldiğin zaman ne dedim sana normal düzgün gider yolun bozulur demedim mi dedi ya hocam bana bir akıl var dedim Ne yapayım sen dedim biris sen dedim git bir parak akı dök üstüne dedim yakının bağını açken eskisi gibi dedim bir bağ dedim dedim desin ki dedim Benim adam yeniden içmeye başl ü dakay bir bağırıyor Elen girer girmez Ben dilin K ne olursun hoc telefonunu ver bana birac şöyle yaptım yamadı Ondan sonra çocuklar demiş Mustafa

hocanın telefonu bulmuşlar gece saat Efendim Mustafa hocam sen misin Ben Hoca değilim hocam sen misin kızım ben Hoca değilim Sen kim AB Mustafa Öz bağı Buyur Ben filancanın eşiyim hangi filanca filanca tanımadım ya içte filanca ha sen misin Evet ne oldu biz bu güzel bu iş böyle yapacak bir şey yok aldat gz söyen söyledim Onlar çkü Allah bilme noktasında durma noktasından dolayı onlar çok fazla yakınlaşacak Tamam Yani normalde Düşünmek zorunda Hocam hocam Önce Hoş geldiniz Aydın

için çok çok teşekkürler Kainattaki her zerre Cenabı Allah’ın tecellisi olduğuna göre Allah insanı yaratıp Nazar ettiğine ve kulları sevdiğine kullarından Allah’ı çok sevenlere insan-ı Kamil diyebilir miyiz o insan ker direkt cennete gider diyebilir miyiz Bir de konumuz dışında bir sorun var isminiz olursa sorabilir miyim on cehennemin suyu cennetteki Gülleri sular ise güller kavur kürk olur cehennemin suyu cennete kavuştuğunda hasretlikten hasretlik sol bulduğunda dur mu olur cennetin sü Cehennemi söndürmeye Yetmez bir Saygılar sunar Evet insanı Kamiller

M cennete gidecekler bu noktada bir Şek şüphe yok Allah’ı çokça sevenler bu manada insanı Kamil diyebiliriz cehennemin suyu asla cennetine gitmez o yüzden cehennemin suyunun da cennette bir şeyi yaş bir şey yapması bir tecelliyatı bulunması mümkün değil cehennemden zerre kşi cennete g Selamünaleyküm k.


Kaynak: Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin Muhyiddîn-i Arabî’de İnsan ve İnsan-ı Kâmil (2) video kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video →