>> Amin. >> Bunlar aslında manevi olarak hiçbir yol almamalarına rağmen onlar kendilerinde manevi mertebe iddiasında bulunurlar. Sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun? Sen bizim ne olduğumuzu biliyor musun? Senin bizim maneviyatımızı anlamaya gücün yetmez. Biz bir hata yapmış olsak bize rüyamızda ikaz ederler. Biz ne yapıyorsak maneviyatın emriyle yapıyoruz. Biz ne işlediysek maneviyatın emriyle işliyoruz. Bize muhakkak bir peygamber bu konuda uyarır.
Bunlar benim duyduğum sözler. Ben bir şey yapmış olsaydım pirırdı. hanımına diyor, “Ben hatalı bir şey olmuş olsaydım şeyhim şimdi burada beni uyarırdı.” Kadın susuyor. Manevi makam iddia ediyor. Çünkü şimdi uyarırdı. Ha uyarılmadığına göre o adam haklı. O derviş haklı. Ben de dedim hiç sen gözünü kapattığında şeyhini gördün mü? Dedim hayır dedi. Neden böyle söyledim? Başka türlü işin içinden çıkamıyordum. başka türlü işin içinden çıkamıyor. Dediğini böyle yaptıracak.
Manevi olarak hiç bir Hakkında
Kendisini haklı gösterecek. Allah muhafaza eylesin. >> Ama bunların kalbinde Allah sevgisi yoktur. Bunların kalbinde Resulullah sevgisi yoktur. Bunların kalbinde veli sevgisi yoktur. Bunların kalbinde mümin sevgisi yoktur. Bunların kalbinde eş sevgisi de yoktur. Çocuk sevgisi de yoktur. Anne baba sevgisi de yoktur. Bunlar çünkü sevmekten uzak, kalbi katılaşmış, kalbi kararmış, kalbi şeytanlaşmış insanlardır. Çünkü bunlar din ve dinden olan şeyleri istismar ederler.
Şimdi bir kimse sarhoştur. Allah’a karşı olan inancı samimidir. Onun yanında ne Allah’a sövebilirsin, ne kitaba, ne peygambere. perişan eder seni. Ama öbürkü sanki Allah yolundaymış gibi görünür ama kalbi mühürlenmiştir. O çünkü Allah’ı, Resulullah’ı, üstadı yolu istismar ediyordur. Asıl kalbi kararmış olan onlardır. Bir kimse günah işlemiştir, günahkardır ama istismar etmiyordur. O kimse istismar ederse o içki içenden daha kötü hale gelir. Veyahut da o kumar oynayandan beğenmediğiniz içkiden kumardan işte şundan bunla ilgilenenden daha kötü hale gelir.
Manevi olarak hiç bir ve Önemi
Çünkü dini istismar ediyor ve aynı zamanda da arkasındaki kitleleri Allah’ın yolundan uzaklaştırıyor. Gerçek dinin hükmünden, gerçek dinin hukukundan uzaklaştırıyor. Onun açmış olduğu yara, onun vermiş olduğu zarar öbür işte içkiydi, kumardı. Bunların vermiş olduğu zarardan daha fazla. Bizler ümmeti Muhammed olarak bizim bu noktada perdeliyiz. Biz bir günahı açıktan işleyen kimseyi kötüleyebilecek cahillikteyiz. Asıl gizli şeytani yolları ve gizli şeytanın askerlerini tanımaktan uzağız.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.