Efendim, Peygamber aleyhissalatu vesselam hazretleri bir hadis-i şerifinde, “Ruhlar, ordular gibi grup grupturlar. Ruhlar yaratıldıklarında atların koklaştıkları gibi koklaştılar. O tarafta ülfet edenler bu tarafta da ülfet eden ettiler. Muhalefet edenler bu tarafta da muhalefet ettiler. Sorun koku üzerine efendim ölümün kokusu var demiştiniz. Gıybetin kokusu var demiştiniz. Peygamber Aleyhissalatu Vesselam’ın kokusu var demiştiniz. Manada kokuyu açıklayabilir misiniz?
Müminlerin de kokusu var. Dervişlerin de kokusu var. Kafirlerin de kokusu var. Münafıkların da kokusu var. Mürtetlerin de kokusu var. Hayvanların da kendi aleminde hepsinin kendilerine ait kokuları var. Bitkilerin kendilerine ait kokuları var. Gökteki meleklerin kendilerine ait kokuları var. 1ci kat, 2inci kat, 3 hepsinin kokuları ayrı. Cinni taifesinin kokuları var. Onların kokuları ayrı ayrı. Onların da müminlerinin kokuları ayrı. Kafirlerin kokuları ayrı. Onların da dervişlerin kokuları ayrı.
Velilerin kokuları ayrı. Ruhlar aleminde de normalde orada birbirlerini koklayıp sevenler aslında başka bir hadis-i şerifte de ruhlar aleminde birbirlerini sevenler yani ruhlar aleminde tanışıp birbirlerini sevenler bu dünyada da birbirleriyle tanışıp severler. Ruhlar aleminde birbirleriyle tanışmayanlar bu dünyada da birbirleriyle tanışmazlar. Ruhlar aleminde tanıştıkları halde birbirlerini sevmeyenler bu dünyada da tanışırlar. Birbirlerini sevmezler.
O yüzden ruhlar aleminde ruhlar da tabiri caizse bölük bölük dervişler bir bölük, evliyalar bir bölük, veliler bir bölük, peygamberler bir bölük işte 4üncü makamdakınlar bir bölük, 5 makamdakınlar bir bölük 6 7 birinci makamdakiler yani emmaredekiler bir bölük levvame, bir bölük emmareden aşağı olanlar kafirler. Onlar bölük bölük. Hepsi de hepsi de bölük bölük. O yüzden normalde o ruhlar bu noktada eee hepsi de kendi bölüğünde, kendi bekleme yerinde yaratıldı.
Öyle bekliyor. Bu dünyaya geldiklerinde süreç olarak bu dünyaya geldiklerinde burada da birbirleriyle tanışıyorlar. Birbirlerini seviyorlar. Birbirlerini tanışıp sevdikten sonra birbirleriyle ülfetleri devam ediyor. Zahiren de insan bazı kokuları alır ama bu manevi koku. Hazreti Mevlânâ, “Senin burnun neden koku almaz bilir misin?” der. Normalde oradaki beyitte bu manevi kokuyu söyler. Yani o kimse manevi koku almıyor. Onun burnun manevi koku almayışının sebebi gafletle alakalı.
Manevi koku 03.07.25 Hakkında
O gafletten kurtulursa o kimse o zaman manevi koku alır. Gafletten kurtulmanın yolu haramlardan uzak durup işte farzları yerine getirip o kimsenin eee Allah’ı çok zikretmesi ve sevmesi ile alakalı. Öyle olursa o zaman o kimse manevi kokuyu alır. Manevi kokuyu alınca o zaman kim hangi makamda, kim nerede onun o kokusundan bilir. Eğer normalde manevi olarak kalbi harekete geçmemiş olsa dahi eğer burnu harekete geçtiyse yani manevi olarak o koku alma kabiliyeti, koku alma hali onda açıldıysa o da oradan devam eder.
Mesela bazıları kadın erkek ayrıştırmadan normalde bir üzerlerinden değişik bir koku gelir. O değişik koku normal bir koku değildir. Yıkanır o kimse. İstediği kadar yıkansın. Bir sürü deodorant sürsün. Normalde onun kokusu ayrıdır. Mesela o kimse, o koku alan kimse ondaki deodorant kokusunu almaz. ondaki manevi o çok özür dilerim ama necaset kokusunu alır. Mesela bir kimse eş cinsellik yapsa onun kokusu değişir. O farklı kokar mesela onun yanından geçemezsin necaset kokusundan dolayı.
Kadın erkek değişmez bir şey. O mesela bir kimse örneğin eee gizliden bir uyuşturucu kullansa kokusu değişir onun. Veyahut da bir kimse örneğin Allah’ın lanetlediği bir iş yapıyorsa onun kokusu değişir. Onun böyle yanında nefes bile alamazsın manevi olarak. Mesela Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kokusu ayrıdır. Normalde tabii onun kokusu ayrıdır derken sen manevi durumuna göre onun farklı kokularda koklayabilirsin. İşte Beytullah’ın kokusu ayrıdır.
Mesela sabah seher vaktinde Beytullah’ın kokusunu o kimse farklı alır. Akşam namazından sonra farklı alır. Akşam namazından sonra neden farklı alır? O kimse gününü biraz günahla geçirdiyse o akşam namazında durduğunda Beytullah’ı gördüğünde onun kokusu değişir. Normalde aynı kokuyu alamaz. Aynı kokuyu neden alamadım diye düşündüğünde o zaman gün içerisinde yapmış olduğu hata ve kusurlardan dolayı aynı kokuyu alamaz. Bu da onun gibidir. Mesela bir dervişin kokusu vardır.
O derviş gıybet ettiyse, dedikodu ettiyse, iftira ettiyse, ne bileyim işte kadınsa, kocasına isyankar olduysa, erkekse, karısına, çoluğuna, çocuğuna zulmettiyse onun kokusu değişir. Bir de nasıl müminler böyle kendi sınıflarına göre kokuları farklı farklıysa mümin olup kendince farklı günahlar işleyenlerin kokuları da farklı farklıdır. Mesela işte gıybetçilerin kokusu birdir. Fitnecilerin kokusu birdir. İftiracıların kokusu birdir. Vefasızların kokusu birdir.
Manevi koku 03.07.25 ve Önemi
Onların da normalde birdir. Vefasızsa vefasızın kokusu ayrıdır. Onu tanımlarsın. O normalde baktın o kimse hani kokusu farklı kalb kalbine geldi. Bu vefasız. Tamam o kokuyu tanımladı akıl. Ama o kalbin aldığı bir kokudur. O aynı kokuyu bir başkasında duydun. Tanımlandı ya bu vefasız dersin ayırırsın. Ama bunları konuşmak uygun değildir. Bunlar konuşulduğu zaman bu hani insanların üzerindeki sırrı ifşa etmiş olursun. Allah muhafaza eylesin. O yüzden hiçbir şey yokmuş gibi davranırsın.
Konuşmazsın da. Yalancılığın kokusu ayrıdır. Mesela o kimse yalan söylüyordur. Onun kokusu ayrıdır. Hatta onların kokuyla beraber bir de suretleri vardır. Yani normalde sadece kokuda kalmaz. O biraz daha o kimsenin maneviyatı ilerlerse onların suretlerini de görür. Yani onun sureti çünkü normalde Allah affetsin eee mesela iyi olanların sureti eti yenen hayvanlardan görünür ama hala daha hayvan suretinde. Ama iyi olmayanların suretleri eti yenmeyen hayvanlardan görülür.
Onlar iyice kötü. Allah muhafaza eylesin. O yüzden ama mesela bazıları vardır. Örneğin işte eee sen onu koyun suretinde görürsün. anında kendi suretine gelir. Yani onun adına tövbe edersin. Ya Rabbi bunu affeyle. Bu hata yapmış, yanlış yapmış dersin. Onun sureti de değişebilir. O yüzden değişmez değil. Ama kokuyla suret koladır genel olarak. Yani bazısında önce suret başlar kalbi olarak onun hali açıldığında sonra koku gelir. Ama kimisinde de mesela önce kokuyu alabilir.
Koku aldıktan sonra da suret gelebilir. Onların suretleri de değişir. O yüzden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri normalde o ruhlar aleminde tabii bu avama göredir. Yani ruhlar aleminde kokulaşmak, birbirleriyle sevişmek, birbirlerini sevmek. Aslında orada bir de ruhlar aleminde dilsiz dudaksız görüşme konuşma var. Yani o farklı kategori. O sadece oklaşmak değil. Yani koku önemli.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını inceleyebilirsiniz.