Kulağını Allâh’a, Resûlüne ve Üstâdına Yönelt — Aksi Hâlde Yolda Kalırsın
Kulağını Allâh’a, Resûlüne ve üstâdına yönelt — aksi hâlde yolda kalırsın. Bu — tasavvuf yolunun temel kâidesidir. Allâh — Kur’ân ile konuşur; Resûl — hadîs ile rehberlik eder; üstâd (mürşid) — yaşayan bir örnek olarak yolu gösterir. Bu üç kaynağa kulağını tıkayan mü’min — yolda kalır. Çünkü diğer kulaklar (nefs, şeytân, dünyâ, kötü arkadaş) seni yanlış yola çeker. Sahih yolculuk için — sahih kulağa ihtiyâç var.
Birinci Kulak — Allâh’a
İlk kulak — Allâh’a. Allâh kuluna Kur’ân ile hitâb eder. Mü’min Kur’ân’ı sâdece okumakla değil; okuyup anlamakla, anlayıp uygulamakla Allâh’a kulak verir. Günde belli bir kısmı okumak; mânâsı üzerine düşünmek; emirlerini uygulamak; yasaklarından kaçınmak — Allâh’a kulak vermenin yolu. Kur’ân’ı raftaki süs eşyâsı gibi tutan — gerçekte Allâh’a kulak vermiyor.
İkinci Kulak — Resûle
İkinci kulak — Resûle. Hz. Peygamber Kur’ân’ın canlı tefsîri. Onun hadîsleri, sünneti, hayatı — mü’min için rehber. «Resûle itâat eden — Allâh’a itâat etmiştir» (Nisâ 80). Sünnet’i bilmek; ona uymak; örnek almak. Modern dönemde bazıları «sâdece Kur’ân yeter» der; bu yanlıştır. Çünkü Kur’ân Hz. Peygamber tarafından tefsîr edildi; sünnet olmadan Kur’ân tam anlaşılmaz.
Üçüncü Kulak — Üstâda
Üçüncü kulak — üstâda (mürşide). Üstâd — Kur’ân ve sünneti yaşayan canlı örnek. Hz. Peygamber’in ahlâkını, hâlini taşıyan bir vâristir mürşid. «Âlimler peygamberlerin vârisleridir» hadîsi bunu söyler. Sâlik kitaptan okur, hocadan dinler; ama mürşidden alır. Hâl, mürşidden mürîde geçer. Mürşidi olmayan — kitabî bilgi edinir; tasavvufî hâli alamaz.
Yanlış Kulaklar
Sahih üç kulağın karşısında yanlış kulaklar var. 1) Nefs — kendi heveslerine, isteklerine. 2) Şeytân — vesvese, kötü düşünce, gurur. 3) Dünyâ — mal, mevki, şöhret. 4) Kötü arkadaş — yanlış yönlendirme, kötü örnek. Mü’min bu dört yanlış kulağa karşı dikkatli olmalı. Sahih üç kulak açıkken; yanlış dört kulak kapanmalı. Aksi hâlde — yolda kalır.
Sahih Üstâd — Yokluk Krizi
Modern dönemde sahih üstâd kıtlığı var. Pek çok kişi «mürşidim, üstâdım» der; ama sahih silsile, ilim, ahlâk eksik. Bu kıtlıkta mü’min daha dikkatli olmalı; üstâdı seçerken araştırmalı. Yanlış bir üstâd — yolun yanlış olmasına yol açar. Sahih bir üstâd bulamayan — Allâh’a ve Resûlüne kulağını daha sıkı yönletmeli; sahih âlimlerin kitaplarından istifâde etmeli.
Üstâda Bağlılık — Edeb
Üstâda bağlılık edeb gerektirir. Üstâdı sorgulayan, üstâdı eleştiren, üstâdından şüphelenen mürîd — istifâde edemez. Tabiî, üstâd şer’in dışına çıkıyorsa — uymak gerekmez. Ama şer’î çerçevede üstâda tam teslimiyet — istifâdenin şartıdır. «Üstâdına olan teslîmiyetin kadar — feyzin gelir» kâidesi bunu söyler.
Niyâz — Üç Kulak Açık
Niyâz: «Yâ Rab, kulağımı üç sahih kaynağa yönelt: Kur’ân’a, Resûlünün sünnetine, üstâdımın irşâdına. Yanlış dört kulağa — nefse, şeytâna, dünyâya, kötü arkadaşa — kapanma kuvveti ver. Sahih bir üstâd nasîb et; üstâdıma edeb ile bağlanmamı sağla. Üstâd kıtlığı zamanlarında — Kur’ân ve sünnete daha sıkı sarılan biri eyle. Yolda kalmaktan beni koru; sahih yolculuğu tamamlamamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Üstâd, Mürşid, Teslîmiyet. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nisa 4/59; Allah’a, Resule ve emir sahiplerine itaat ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Buhari, İ’tisam, Kitap ve sünnete bağlılık rivayetleri.
- Müslim, Cuma, sünnete bağlılık ve bidatten sakınma rivayetleri.
- Şatıbi, el-İ’tisam, bidat ve sünnete bağlılık bahisleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, sünnete ittiba ve takva bölümleri.
- Kur’an-ı Kerim, Şems 91/7-10; nefsi arındıran ve kirletenin sonucu.
- Kur’an-ı Kerim, Furkan 25/43; hevasını ilah edinme uyarısı.
- Kur’an-ı Kerim, Casiye 45/23; hevasını ilah edinen kimse uyarısı.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, nefsin terbiyesi, riya ve heva bölümleri.