1. Bölüm
Bugün Mevlüt Kandili aslında Nisan ayında baharda doğmuştur. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri tabiri caizse bahar çiçeği gibidir. Ama velakin hicri yılı takip etimizden dolayı hicri yıl her yıl 10 gün değişerekten gidiyor. O yüzden değişerek gittiği için Mevlüt Kandili de böyle değişerekten gidiyor aslında. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bir Nisan yağmurlarının yağdığı zamanda doğmuştu. O yüzden bu gece Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin dünyayı teşrif ettiği gece mevlit gecesi denmiş. O yüzden bu geceye Cenabı Hak yetiştirdiği için hamdu sena ediyoruz. Kim Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin doğumuna sevinirse onun doğumuna sevinip de onun o sevinciyle herhangi bir şey yapsa amel noktasında Cenabı Hak onun emanını alır.
Cenabı Hak onun kurtuluşunu alır. Cenabı Hak onu affı mağfiret eder. Çünkü peygamberin doğduğuna sevinmek peygamberi sevmekle alakalıdır. O yüzden bir kimse bir kimseyi severse onun doğduğuna sevinir. Tabii o doğum günü kutlaması Avrupa’dakiler gibi İslam dünyasında pek böyle bir adet gelişmemiş. Amma ve lakin Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kendi sağlığında kendisinin doğduğu gece olan olağanüstü olayları o doğduğu gece anarken sahabelere anlatırdı. bakmayın bu yeni tip Vehhâbî selefilerine mevlit kandili yok diye bir terenenini tutturuyorlar ya. Oysa Hz. Ebû Bekir efendimiz de halifeliği döneminde Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin doğum gününde hayır hasenat yapar.
İnsanları toplanan sahabelere Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliği ile alakalı, mucizeleriyle alakalı aynı zamanda o doğduğu gece olan olağanüstü halleri anlatırdı. Bu ta Emevilere gelinceye kadar bu böyle devam etti. Sonra Emeviler ne yazık ki bu tip geceleri yasaklamaya başladılar. bunları yok etmeye çalıştılar. Sonra ta Selahaddin Eyyübiden önceki sultana kadar böyle devam etti. Şimdi ismi aklıma gelmedi de o yüzden ondan önceki sultan olarak bahsediyorum. Ondan önceki sultan büyük yemekler verdi. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin doğum günü ile alakalı. biraz da böyle o güne kadar bu böyle çok önemsizleştirildiği için o tekrar bir önem kattı.
Tabiri caizse binlerce hayvan kesti. Pilavlar yaptılar, aşureler yaptılar, tatlılar yaptılar. Ve Hzreti Muhammed Mustafa’nın dünyayı şereflendirdiği günü olağanüstü bir şekilde andılar, yad ettiler. Mevlitler okudular, mevlit okudular ve Kur’ân-ı Kerimler okudular. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin mucizeleriyle alakalı hadîs-i şerifleri okudular ve böylece bu topraklarda yukarı Mezopotamya’da yine Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin doğum günü belki de tam manasıyla olmasa da yakışır bir vaziyette. Çünkü hiçbir şey ne yaparsanız yapın Hzreti Muhammed Mustafa’ya yakıştı denilemez. O her zaman için her şeyin en iyisine ve en üstününe layıktır.
Ama böyle kutlanmaya başladı ve bu yukarı Mezopotamya Müslümanları biraz böyle tabirimi hoş görün. Yukarı Mezopotamya deyince Türkler gelir akla, Kürtler gelir akla. Bu toprakların insanları tekrar Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin doğum gününü kutlamaya başladılar. Tabii bu son dönen Vahhabiler bundan rahatsız. Çünkü o Vahabiler Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin kabrini de yıkacaklardı. Sahabelerin kabirlerini yıktıkları gibi, onların mezar taşlarını yok edip kırdıkları gibi. Hatta bir tane sahâbe mezarı bırakmadılar. Bir tane sahâbe mezarının taşını bırakmadılar. En son Hzreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin kabri şerifine geldiydi sıra.
Bu vahabiler orayı da yıkacaklardı da bütün Müslümanlar galayana gelir. Bizim devletimizi yıkarlar diye korktular. bundan vazgeçtiler. O yüzden şimdi aynı o Vahabi zihniyeti kandilleri yok saymaya çalışıyorlar ve kandillere bidat deyip kestirip atıyorlar. Ne bileyim kandil kutlayanlara değişik böyle tabiri caizse hakaretvari konuşuyorlar. Rabbim hepsini de hidayeti mümkün ise hidayet eylesin. >> Hidayeti mümkün değilse hepsini de kahrı perişan eylesin. >> O yüzden Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek mevlit kandilini doğum gününü ve diğer kandilleri Allâh izin verirse Cenabı Hak sağlık afiyet verdiği müddetçe biz o günleri kutlamaya devam edeceğiz inşallah. Zaten daha önce söz vermiştiniz.
Bu konuda bir daha sizden söz almama gerek yok. İnsan unutursa unutulur. O yüzden unutanlardan olmayalım inşallah. Yeah.
Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar
- Kur’ân-ı Kerîm: Muhammed sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
- Tasavvufî Istılâh: sır, ayet, hadîs kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
- Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
- Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.
Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Hz. Peygamberin kabrini yıkmak isteyen vehhabi zihniyeti kandillere de bidat deyip yok sayıyorlar başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Hz. Peygamberin kabrini yıkmak isteyen vehhabi zihniyeti kandillere de bidat deyip yok sayıyorlar | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi
Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi
İlgili Sözlük Terimleri: Silsile, Dergâh, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı