Araf suresinin 200. ayetinde Allah, şeytanın insanlara vesvese vereceğini bildirmekte ve bu durumda hemen Allah’a sığınılmasını emretmektedir. Allah’a sığınmanın gerçek anlamı “Euzübillahi mineşeytanirracim” ve “Bismillahirrahmanirrahim” duaları ile şeytanın şerrinden korunmaktır. Hayatın her alanında, evden çıkışımızda, arabaya binişimizde, yemek yediğimizde ve herhangi bir işe giriştiğimizde bu dualar ile başlamak, şeytanın vesvesesinden korunmanın yoludur.
Hayatın merkez noktası Allah’ı zikirdir Hakkında
Allah’tan korkanlara, yani takva sahibi olan ve Allah ile ilişkisi sağlam olan kimseler, vesvese ile karşılaştıklarında hemen Allah’ı zikir ederler. Allah’ı zikir, doğrudan Allah ile bağ kurmak ve bu bağı güçlendirmektir. Herhangi bir sorun veya şeytani vesvese karşısında zikre başvuran kişi, şeytanın tasallutundan ve kötü tesirlerinden kurtulur. Zikrullah, insanın manevi hayatının merkez noktasıdır.
Ne yazık ki modern dünyada insanlar zikrullah’tan uzaklaştırılmıştır. İslam dünyasında tarikatlar yasaklanmış, sufi düşünce ve yaşayış engellenmiş, toplu zikir faaliyetleri men edilmiştir. Bu, insanları gerçek İslam’ı öğrenmekten, anlamaktan ve yaşamaktan uzaklaştıran büyük bir handikap oluşturmuştur.
Kapitalist ve deccalist sistem, tüm insanları parçalayıp bölmektedir. Her dine ve inanca farklı bir din dayatarak, insanları birbirinden ayrıştırıyor ve zayıflatan yapılar oluşturuyor. Tarihte Osmanlı İmparatorluğu bölünüp otuz fazla devlete ayrılmışsa da, bugünün güçlü devletleri kendi bütünlüğünü korumak için bölünmeye karşı direnir. Bu çifte standart, sistemin insanları kontrol etme ve böylece manevi yoldan uzaklaştırma çabasının bir yansımasıdır.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı