1. Bölüm
Hak uğruna ekmek verirsen sana ekmek verirler. Hak uğruna can verirsen sana da can bahşederler. Kim Allâh’a güzel bir borç verirse Allâh ona kat fazlasını verir. Sen Allâh’a ne verirsen Allâh sana kat verir. 700 katını verir. 1700 katını verir. 7.000 katını verir. 7 milyon katını verir. Ne verirsen sen, ne ekersen onu bişeceksin. Ateş ekersen kor bişeceksin. Rüzgar ekersen fırtına bişeceksin. İyilik ekersen bire 700 veriyor. En az 1e 700. Bir iyilik yaptın. Cenabı Hak 700 veriyor sana. Bir kimse bir lokma verdin sana 700 lokma veriyor. Sen birinin cebine 1.000 L koydun sana 700 veriyor. Şek şüphe yok bundan. gelmiş Hazret-i Ali efendimize Hzreti Fatımatu Zehra annemiz tabiri caizse aş eriyor.
Demiş ki nar canım istedi. Hazret-i Ali efendimiz de para yok. Gitmiş bir tanecik nar almış. Gelmiş evden içeri girmiş. Kapıya birisi vurmuş çıkmış demiş lillah. Adam şey ver. Hiçbir şey yok evden. O aldığı nardan başka bir şey yok. Narı vermiş ona. Hazreti Fatıma annemiz bakmış canın nar istemişti. onları da verdi. Niye verdin? Neden verdin? Nasıl verirsin? Ben senden nar istediydim. Sen bana getirdiğin narı kimlere verdin? Böyle bir şey yok. Sessiz Hazreti Fatma annemiz oturmuşlar öyle dururlarken kapıyı çalmış birisi. Hazret-i Ali efendimiz açmış bir bakmış birisi nar getirmiş bakmış tane. Bunun birisi nerede demiş. Sahâbe demiş ki, “Ya Ali nereden anladın? Bir tanesini kendime aldıydım.” Demiş ki, “Allâh, biri 10 verir en az” demiş.
Biri 10 verir. O yüzden demiş, “birisi nerede diye. O yüzden sordum.” demiş, “Kendimi al” dedim. Bakın o kadar emin Allâh en az biri 10 verir dedim diyor. Birisi nerede diyor? Allâh ben onu daha da arttırayım. Allâh bire sayısız verir. En az bire 10 bire 700 verir. Daha fazlasını verir. Allâh Allâh’la kim yarışacak? O zaman öyle olunca sen Allâh’a güzel bir borç verirsen Allâh ona kat fazlasını verir. Çünkü âyet-i kerimede Bakara âyet 245. O yüzden aldım onu. Burada diyor ki âyet-i kerimede kat fazlasını verir. kat fazlasını verir deyince orada biri 10 bire 700 yok bu aye-ti kerimede. Kat kat. Benim gözüm doymaz çünkü. Ben doyumsuz bir insanım ya. Biri 11e 700 sayılacak bir şey yok. kat versin cümlemize. >> Âmîn. >> Sayısız versin. >> Âmîn. >> Onun hazinesinin altı yok, üstü yok, yok, sağı yok, solu yok.
Sonsuz hazineye sahip. Sonsuz hazineye sahip. O yüzden kat, sayısız versin inşallah. >> Âmîn. >> Bütün kardeşlerimize inşallah. Âmîn. >> O yüzden şeytan cömert insanın önünü karanlık gösterir. İflas edeceksin, kaybedeceksin. bir de etrafındaki yardakçıları da çoktur. Sen çoluğunun çocuğunun rızkını veriyorsun. Ya otur otur dünyana. Çoluk çocuk aç mı değil. Elleme bir sadaka etsin. Bir tasadduk etsin ya. çoluğunun çocuğunun da başına gelecek olan musibetlerden kurtulsun. Yapma. Cömertliğin önüne geçme. Doğru cömertliğin önüne geçme. Doğru cömertlik. Doğru cömertlik ne? O kimse Allâh yoluna harcıyor. Allâh yolunda olanlara harcıyor. Bu önemli. Şimdi o öyle olunca onu Cenabı Hak kat verecek. 1e 11e 700 normal.
2. Bölüm
Evet. O aşağısı canım kardeşim kat versin. Sayısız versin. Onun hazinesinde bol. O yüzden Allâh muhafaza eylesin. Sen ne verirsen muhakkak kat kat Cenabı Hak sana fazlasını verecek. Bunu böyle karşılık bekleyerekten bir şey yapmayın. Ama bu ucuz hesap olur. Sen Allâh için ver. Verdiğini de Ahmed’e, Mehmet’e veriyorum diye düşünme. Bak Allâh’a diyor, “Kim güzel borç verirse sen fakir fukara olarak görme. Allâh’a verdiğini düşün. Allâh yolunda harca.” Allâh’a harcıyorsun. Başka bir şeye değil. Allâh yolunda koşanlara veriyorsun. Başkasına değil. Cenabı Hak sana ne yapacak? Kat kat verecek. Kimisi de para vermek şart değil ya burada nefsinden geçiyor. Nefsinden geçene de Cenâb-ı Hak sonsuz nimet veriyor.
Ona da onun da manevi hallerini değiştiriyor. Cenabı Hak ona da katından ona rahmet ediyor, lütfediyor, ikram ediyor. Bu manada nefsini feda edene de Cenâb-ı Hak aşkullah’ı nasip ediyor. Nefsini feda edene cemalullah nasip ediyor. Hele o kimse hem madden cömert, hem manen böyle yol yürüyorsa, hem madden harcıyorsa hem de nefsiyle mücadele ediyorsa o kimse o normalde daha verirken karşısında Cenabı Hakk’ın elini görür. Cenabı Hakk’ın elini görür. Kendi elini değil. verenin de kendi eli değil. Onun eli olduğunu görür. Alanın da karşıdaki kimse değil. Onun elinin olduğunu görür. Bu muhteşem bir zirvedir. Benimle verir, benimle tutar halidir bu. O yüzden bir şey yaparken Allâh için yapmak, Allâh için vermek, Allâh için sohbet etmek, Allâh için evini zikrullah’a açmak, Allâh için zikre gitmek, Allâh’ı Allâh olduğu için zikretmek.
Buradaki o niyeti temiz tutmak. Niyeti temiz tutmak ve o temiz niyet de her şeyini Allâh için yapmak. O zaman en aşağısı cennettir. Onun aşık için o cemalullah’a gözünü dikmiştir. O yüzden sen Allâh yolunda Allâh için koşarsan senin nefesleneceğin yer cemalullah’tır. Senin kalbinin, kalbinin durduğu yer aşkullah olur. Aşk senin kalbinde nefes alır. Aşk senin kalbinde hayat bulur. Aşk senin kalbinde ağaç olur yürür. Aşk senin kalbinde sonsuz nimetlerle nimetlerini döker. o zaman senin kalbinde manevi bir tuğba ağacı olur ve sen o tuğba ağacının meyvelarıyla nimetlenirsin. Sadece sen mi? Hayır. Senin etrafında, senin gibi düşünenler de senin kalbinde o tuğba ağacının manevi meyvelerını yer. Sen Allâh için ol.
Sen Allâh için Allâh’ı zikret. Sen sohbete Allâh için gel. Zikrullah’a Allâh için gel. Sohbeti Allâh için dinle. Zikrullah’ı Allâh için yap. Hayatını Allâh içine ada. Cenabı Hak sana sonsuz maddi manevi nimetlerini verecektir. Nimet için de yapma. Nimete erişmek için de yapma. Sadece salt Allâh için yap. Rabbim bizi onlardan eylesin.
Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar
- Kur’ân-ı Kerîm: Bakara sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
- Tasavvufî Istılâh: zikrullah, şeytan, kalb, âyet kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
- Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
- Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.
Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Hak uğruna ekmek verirsen sana ekmek verirler, can verirsen sana da can bahşederler başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Hak uğruna ekmek verirsen sana ekmek verirler, can verirsen sana da can bahşederler | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi
Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Kalb, Silsile, Aşk, Dergâh, Ashâb-ı Kirâm. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı