Farzlar

Günlük ibadetini yapacak kadar Kur’an-ı Kerim öğrenmek farzdır

Günlük ibadetini yapacak kadar Kur’an konusu hakkında Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli açıklamalarını içeren bu sohbette, derin manevi bilgiler paylaşılmaktadır.

Hazreti imamın fetvası gereğince Kur’an-ı Kerim’i namaz kılacak kadar ezberinde bulundurmak elzem bir konu muhakkak. Farz. Farz. Farz. Bir kimse günlük ibadetini yapabilecek kadar Kur’an-ı Kerim öğrenmesi farz. Mesela o kimse diyelim ki ne namaz kılacak? Fatiha suresini öğrenecek. Oturuştaatı öğrenecek. Fatiha ile beraber muhakkak en az bir tane zam sure ezberleyecek.

Öbür türlü namazın içerisindeki rükuda, secdede okunacak olan zikirleri öğrenecek. Bunlar farz. Günlük dini hayatını yaşayabilecek kadar dinini öğrenmesi de farz. Haramı, helali onları öğrenecek farz. Onlar o zaman günlük ibadetini yapabilecek kadar Kur’an-ı Kerim’i de o kimsenin bilmesi farz. Ondan kurtuluş yok. Yani o kimse Fatiha suresini öğrenecek, ihlası öğrenecek.

Örneğin diğer namazlarla alakalı hatta namazlar namaz surelerini muhakkak bilecek. Ama bir tane sure bilse yeter ona. Farzı yerine getirmiş olur. Bir kimse Fatiha bilse, İhlas suresini bilse namaz kılacak kadar farzı yerine getirmiş oldu. Çünkü Etahiyyati’yi bilmese oturuşta Fatih okusa yine yeterli ona. Ettehiyati bilmiyor diyelim ki o kimse onu öğreninceye kadar Fatiha’yı okuyabilir oturuşta. Bir kimse Fatiha’yı da bilmiyor. Bilmiyor.

İhlast da bilmiyor. Hiçbir şey bilmiyor. O kimseye namaz yine farz. O la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah diyerekten namazı kılar. Türkçesinden de kılabilir. Türkçesinden de kılabilir. La ilahe illallah normalde biliyor mu? Biliyor. La ilahe illallah’la namazı kılar. Çünkü namazda Fatiha okumak vacip. Hanefe’ye göre namazın farzlarından değil. Öyle olunca ayakta durmak farzdır. Namazda öyle olunca ayakta durur.

Fatiha suresini okuyabilecek zaman miktarınca kadar la ilahe illallah der. Hatta rükuda secdede söylenecek zikirleri dahi bilmese otur rükuya gider işte üç tane la ilahe illallah der. Secdeye gider ü tane la ilahe illallah der. Ü tane Allahu ekber der veya secdede üç tane Allahu ekber der. oturur mesela ettiyyati bilmiyor fatihayı okur. On çünkü oturmak namazda farz. Bunu normalde bak ayakta namazda ayakta durmak farz. Rükuya gitmek farz.

Secdeye gitmek farz. Oturmak farz. Namazın içindekinerde bak farz olan namazın içerisinde bu kadar. Ayakta durmak, rükuya gitmek, secde etmek, oturmak. dör tane farzı var namazın içinde. Diğerleri normalde Fatiha okumak hanefiye göre vacip. Namazın farzından değil. Çünkü o kimse tevhitle de olsa namazını kılar. Hiç ben Allah affetsin yaptım diye değil hiçbir şey bilmiyor. Mesela ben ona diyorum ki tevhitle namazını kıl. Hiçbir şey bilmiyor.

Yani bunlarla karşılaştığım için bu Allah affetsin vahşiyeti görüyorum ben ya. Şu anda toplumda evlenmiş kadın gusül abdestini almıyor. Müslüman gusül abdestini almasını bilmiyor ama Müslüman. Evlenmiş erkek genç delikanlı gusül abdestini bilmiyor. Bunu yıllar öncesi, bunu bazen derslerde anlatıyorum ya. Ödemişte çok zengin bir ailenin kızı geldi bana. Yeni evlendi. Daha bir haftalık evli. Ben dedi sizin isminizi duydum.

Günlük ibadetini yapacak kadar Kur’an Hakkında

Ben bir şey danışmak istiyorum. Bir şey sormak istiyorum. Buyurun dedim. Ben ben boşanmak istiyorum eşimden dedi. Ödem işte yer yerinden oynar. O ailenin kızının boşanmayı istemesi. Dedim bana sebebini söyleyeceksin ki dedim ben sana iştihat edeyim, yardımcı olayım. Sebebini söylemezsen dedim ben sana yardımcı olamam. Hani boşanma isteğin hak mı değil mi bir şey diyemem dedim. Benim eşim gusül abdestini inkar ediyor dedi. İlişkiye giriyor.

İlişkiden sonra ben gusül abdest almam lazım. Ne alakası var diyormuş. Hani yıkanmamız gerekiyorsa yıkanırız ama gusül abdesti diye bir şey yok demiş. Kızacağız birkaç gün daha anlatmış anlamıyor. Dost gidiyor babasının evine. Diyor ki bu adamla beni evlendirirken neden diyor dinini imanını sorup soruşturmadınız. Beni bir dinsiz de evlendirdiniz diyor. Ben bu adamdan boşanacağım diyor. Aile olmaz işte bize yakışmaz şu bu.

Ama çocuk da hala daha diyormuş ki, “Hayır, gusül diye bir şey yok.” diyormuş. Geldi, “Gusül diye bir şey yok diyor mu dedim.” “Diyor” dedi. “O küfür noktasında” dedim, “sen onunla evli kalamazsın. Ben” dedi harama girmek istemiyorum dedi. “Benim isteğim, benim görüşüm hak mı dedi.” “Hak” dedim. “Seni tebrik ediyorum” dedim. Bu konuda nasıl bir destek lazımsa ben dedim söylemeye, destek vermeye hazırım. Gerekirse babanla da konuşurum dedim.

Boşandı kız. Şimdi bakın bu yıllar önce yıl 89. Bunu söylediğim yıl 89. Şimdi yıl 2025. Şu anda gençler evleniyor. Gençler gusul bilmiyor. Sorduğunuzda Müslüman ama kadın gelmiş 3536 yaşına müslümanım diyor. Fatiha suresini bilmiyor. Gusül abdestini bilmiyor. Bildiğiniz gusül abdestini bilmiyor. İki çocuk annesi gusül abdestini bilmiyor. Gecenin saat 2’si bu cinni taifesi bana dokundu diye tanıdığının üzerinden bana telefon açıyor.

Diyorum gusül abdestini var mı biliyor musun diyorum. Duruyor. O ne diyor bana? Telefon açık gusül aldırttırdım banyoda ona. Dedim aç telefonu. Korkuyor. Telefonu banyoya koy dedim. Ben telefonda duracağım. Dedim niyet ettim. Ya Rabbi gusül abdestini almaya diyeceksin. Üç sefer ağzına su vereceksin. Üç sefer burnuna su vereceksin. Komple vücudunu yıkacaksın. Gusl bitecek dedim.

3536 yaşında, 37 yaşında kadın, iki çocuk annesi gusül abdestini bilmiyor. Bunu yaptı. Tril tril titriyor. Evde secdade var mı dedim. Evde secdade yok dedim. Temiz bir yer var mı? Ayakkabısız dolaştığın yerinin içerisinde ayakkabısız dolaştığı yer yok. Evde ayakkabıyla dolaşıyorlar. Sosyete bunlar. Dedim bir örtü yaz. Bir şey yaz dedim şeye halının üstüne bir şeyler yazdı. Gerçekten Fatiha suresini bilmiyor. La ilahe illallah demesini zor biliyor.

Günlük ibadetini yapacak kadar Kur’an ve Önemi

Belki de 10 sefer, 15 sefer eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resulü. Bunun dili dönmüyor. Ne kadar üzüldüm. Ne kadar üzüldüm. Buna dili dönmüyor. Gece saat 3 oldu. Ben hala daha buna kelime-i şehadet getirmesini öğretiyorum. Dedim şimdi otur secdeye la ilahe illallah demeye başla. La ilahe illallah demeyi bilmiyor. Bu bayan üniversite mezunu. Üniversite mezunu bu. İyi bir üniversiteden mezun. İyi bir maaşı var.

Sonradan tanıştık, görüştük iyice. İyi bir ailenin kızı. Sonra çok gene iyi bir aileyle evlenmiş. İki tane çocuğu var. Kelime-i şehadeti bilmiyor. Özel okullarda okumuş. Aile bunu özel okullarda okutmuş. Ama eğitim sistemi bu. Bunun altından bu devleti 100 yıldır idare edenler bunun altından kalkamaz. Kalkamaz. Kim olurlarsa olsunlar. Bu milletin çocuklarını dinsiz yetiştirdiler. İmam Hatip’e gönderiyorlar. Hadis inkarcısı yaptılar çocukları.

Mezhep inkarcısı yaptılar. Kur’an inkarcısı yaptılar. Böyle ayet olmaz diyorlar. Şimdi ilahiyatçılar bitti. Yani ilahiyata gönderdiğimiz çocukların boyuna onları telkin ediyorum. Sakın hadisin inkarcısı olmayın. Sakın mezhep inkarcası olmayın. Sakın ayetin karcısı olmayın. Sakın onlara bakmayın. Sakın onlara inanmayın. Böyle tavsiyelerde bulunuyorum çocuklara. Çatışmayın da diyorum sizi okulda bırakırlar. Birini tespit etmişler.

Sizin şeyhiniz böyle demez diyormuş. H bir de takip ediyorlar. Ha hani beni sevmeyenler de takip ediyorlar. Y sevmiyorlar aslında. Böyle nefret ediyorlar benden ama takip ediyorlar. takip ettikleri gibi Allah inşâallah hidayetlerine sebep olsa. Amin. Yani normalde yok. Ve işin çok garip tarafı şu. Dünya üzerinde salt, tertemiz, pak, Kur’an ve sünnet eseneği tebliğ eden, salt, temiz.

Bakın mezhep, meşrep, tarikat öne koymadan, tekrar söyleyeceğim bunu. Dünya üzerinde mezhep, meşrep, tarikat, şeyh öne koymadan salt Kur’an’ı ve sünneti ve imamların içtihadını konuşan topluluk çok az şu anda. Çok az. Çok az. Çok acı bir şey bu. Ve bunun nerede duracağı belli değil. Çok özür dilerim. Kendimizi bir şey zannettiğimizden dolayı değil. Biz kelayna kuşu gibi kaldık.

Yani baskılar, ne bileyim işte değişik üstümüzdeki organizasyonlar buradan bizi geri çevirmedi. Cenabı Hak’a hamdü sena olsun. Biz çok az kaldık. Dünya üzerinde de çok azız biz. Yani zaten ülkede azız da dünya üzerinde de azız biz.

Yani böyle bir normalde işte eee dervişanından bir şey istemeyen, onları maaşa bağlamayan, onları aylık bir ücrete bağlı tutmayan, bir şey istemeyen ve salat sadece Kur’an’ı, sünneti, imamların içtihadını ilk sufilerin yolunu anlatan kelayın kuşu gibi kaldık. Bundan rahatsız mıyım? Değilim. Mutluyum. Aye-i kerime inancım benim. Çok azınız iman eder. Bu noktada da böyle kaldık filan. Üzüntülü değilim. Yeah.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.