Gazali'den Sorular

Gazali’den Sorular 4

Gazali’den Sorular 4 konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Gazali’den Sorular 4 hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftal zikir falemennahu ilahe illallah. La ilahe illallah. Allah ilah illallah >> hak. Muhammed. Resulullah cemi murselin elhamdülillahi rabbil alemin >> amin selamünaleyküm >> aleykümselam >> Allah gecenizi hayırlı eylesin >> amin >> ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin >> amin >> Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. >> Hakkı hak bilip hakkı yaşayan, hakkı tebliğ eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. >> Amin. Nerede. Müslümanlara haksız, hukuksuz davranılıyorsa, nerede. Müslümanlara zulmediliyorsa, nerede. Müslümanların kanı, namusu, şerefi, haysiyeti, toprakları ayaklar altına alınıyorsa nerede. Müslümanların parası, malı, mülkü çarçur ediliyorsa bunları yapanlardan. Cenâb-ı. Hak intikamımızı alsın. Amin. >> İsrail’i, ABD’yi, Çin’i, Rusya’yı, Müslümanlara zulmedenleri. Cenâb-ı. Hak.

yerle eylesin. >> Amin. >> Hepsinin de güçlerini alsın. >> Amin. >> Bu emperyalist ise emperyalist. İsrail, ABD, Rusya ve diğer emperyal ülkeleri. Cenâb-ı. Hak yerli eksan eylesin. >> Amin. >> Ecm. Geçen haftadan kaldığımız yerden devam edeceğiz. Gazâlî sohbetlerine inşallah. Hakan kardeş rahatsızmış mesaj attı. Gelemeyeceğim diye. Rabbim şifa versin inşallah. >> Amin. >> Bir pasajı geçen hafta okumuştuk. Tekrar inşallah okuyalım. Buradan devam edelim. Anadolu’daki. İslam nasıl yavaş şekilleniyor? Evet. Cüveyni’nin vefatından sonra. Gazâlî Nizamül. Mülk’ün himayesine girer ve ona birkaç proje verilir. İlmini safi fıkhın güçlenmesi için kullan. Hem dinen hem fikren hem de siyaseten büyük bir tehlike olan batiniliğe karşı bir reddiye yaz. Gazâlî bunun hakkını verir. Bir süre sonra. Bağdat’a atanır. En üst ilmi makam.

olur. Halife kadar ünlenir. Ama bir proje adamıdır. Devlet bürokrasisi emreder ve yerine getirir. Bordrolu din adamı olmuştur. Daha sonra bunun pişmanlığını duyar ve itiraf eder. Okuduğumuz pasaj buydu. İnşallah bu pasaja böyle adım yine aynı. Mesnevi sohbetlerindeki gibi böyle hani orada beyit devam ediyorduk. Burada paragraf paragrafta inşallah devam edeceğiz. Anadolu’daki. İslam nasıl yavaş şekilleniyor? Tabii. Anadolu’daki. İslam’a gelmezden önce. İslam henüz daha. Anadolu’ya gelmeden. Türklerin. Müslüman olması. Bu bir süreç ve. Türkler normalde. Müslüman olduktan sonra denilebilinir ki işte ilk böyle devlet olarak. İslam’ı kabul edilişi normalde. Sultan. Tuğrul zamanında denir ama ondan önce. Çağrı. Bey. Çağrı. Bey’den de önce. Türkler normalde ta. Emeviler zamanında yavaş. İslam olmaya başlamışlardır. İslam olmalarına en büyük etken. Emevilerin baskısından ve zulmünden.

Orta. Asya’ya doğru hicret eden ehlibeyt ve ehlibeyti sevenlerle. İslam’ı tanırlar ve tanışırlar. Ve normalde. Türklerin. İslam olması bu açıdan bakacak olursak hani yakın tarih olarak. Hz. Ali radıyallahu anh hazretlerinden sonradır. Ama e bir çıt geriye doğru gidersek. Türkler. İslam’la. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri zamanında tanışmışlardır. Daha ileriye gidersek bu sosyal medyada çok tartışıldı. Ben bunu böyle söyledim diye. Bu ben tartışılsın diye konuşmadım. Türkler. Nuh’un oğlundan itibaren. İslam’dırlar. Çünkü. İslam’dır derken. Muhammedi. İslam noktasında değil. Burada inançları, kültürleri, yaşam tarzları, ibadet şekilleri. Normalde. Adem’den itibaren hepsi bütün dinlerde şunu bir sefer bir not alalım bir yere. Bütün dinlerin temelinde. İslam vardır. Sapkın dinlerin temelinde dahi. İslam vardır. Sonradan onlar yoldan çıkmıştır. Şimdi bugün. Müslümanların yoldan.

çıktığı gibi. Y bugün. Müslümanlara baktığımızda büyük bir kısmına baktığımızda yaşadıkları ayrıdır, inandıkları ayrıdır. Tabii. Adem’den itibaren. Türkler bu noktada hani. Nuh’tan itibaren. Müslümandırlar. Bu manada. İslamdırlar. Tabii zaman içerisinde değişik değişimlere, kültürlerin etkisinde kalmış filan. Bu uzun tarihi bir mesele ama resmi olarak işte. Çağrı. Bey zamanında çağrıdan önce hatta devlet bazında. İslam olmaya başlarlar. Önceden. Türklerde normalde şehir devletleri de vardır. Kaan veya. Hakan sonradan sultan ismini alır. İslam’dan önce ka, Hakan’dır, beydir. Devlet başkanı odur. İsmi odur, lakabı odur. Normalde işte baba ölür, baba hani büyük. Kaan, büyük bey ölür. Kaç oğlan var? Üç oğlan var. Ülke üçe bölünür. Birkaç şehir elinde bir tane şehir olan, birkaç şehir olan böyle beylikler vardır. O normalde çünkü. Kağan’ın veyahut.

da beyin oğulları vardır. Oğlanlar belirli bölgelerde beylik yaparlar. Bu o zaman için şehir devleti bunlar. Bu normalde. Avrupa’da şehir devletleri vardır. Sonradan. Bizans’ın çatısı altında toplanırlar. Zaman büyük imparatorluklar kurulur. Ama o büyük imparatorluklar yıkıldıktan sonra da. Avrupa’da. Asya’da küçük şehir devletçikleri ürer. Hep türer. O zaman için. Türklerde de mesela böyle küçük şehir devletçikleri var. Küçük dedim hani bugün işte yi bölge ya. Türkiye mesela yedi bölgeye ayrılmasının ayrı tarihi bir geldisi vardır onun. Böyle yedi bölge düşünün, yedi beylik düşünün. Bunun gibi. E tabii. Türklerin. İslam’la tanışması tarih içerisinde böyle devam ederken. Tuğrul. Bey zamanında artık devletin dini. İslam’dır. Ama henüz daha o zaman. Anadolu’da ta. Emeviler ve. Abbasiler zamanından kalma küçük. Müslüman köyler vardır. Mesela işte.

Emeviler zamanında. Eyyüp. Ensarı. Hazretleri. İstanbul’un fethi için gelinir. Mesela muhasareyi kaldırmak için. Bizanslarla anlaşma yapılır. Bizanslarla anlaşma yapılır. Sur dışında hala. Arap. Camii vardır ya. İstanbul’da. Ben yerini bilmiyorum ama ismini biliyorum. Mesela. Arap. Camii ta. Emeviler zamanından kalmadır. O zaman için o muhasarayı kaldırmak için anlaşma yaparlar. İşte şu kadar buraya bizim insanımız burada oturacak, yerleşecek. Bir köy gibi düşünün. Hukukları kendine ait olacak. İslam hukuku camileri olacak, tekkeleri olacak, medreseleri olacak. Bu anlaşmayla muhasarayı kaldırırlar. Tabii o. Bizanslılar ne zaman böyle bir kargaşa çıktı? İlk kılıçtan geçirdikleri kimseler bunlardır. O orada konuşlanan. Müslümanlardır. Şimdi öyle olunca hani. Anadolu’ya. Türklerin ve. Müslümanların gelişi. İslam olarak. Müslümanların gelişi. Emeviler zamanında ama. Türklerin. Anadolu’ya gelişi çok eski. Irk olarak baktığımızda.

bunlar normalde. İslam öncesi. Türkler. Anadolu’ya gelirler. İslam öncesi bu ayrı bir konuşma, ayrı bir tartışma. Şimdi bizim okullarımızda gerçek tarih öğretilmez. Adı. Milli. Eğitimdir ama o gerçek tarih bizim okullarda öğretilmez. Siz tarihinizi bilirseniz, bilirseniz uyanırsınız. Çünkü ne olduğunuzu, kimliğinizi, kişiliğinizi görürsünüz. Kimliğinizi, kişiliğinizi görürseniz birer böyle cihatçı olur çıkarsınız veyahut da savaşkan bir millet olduğunuzu görürsünüz. Türk milleti savaşkan bir millettir. Savaşçıdır. Tarih boyunca hep savaşmıştır. Hani. Avrupalılar barbar diyorlar ya. Türklere. Avrupalılar hala da. Türklerden korkarlar ve barbar görürler. O yüzden sizi biraz daha böyle ehilleştirecekler. Alırlarsa o zaman alacaklar. Avrupa. Birliği’ne. Ama siz bu halinizle de iyi değilsiniz. Ehilleşmediniz. Ehilleşmeyi de erkekler kadınlaşması lazım biraz daha. Bakın en büyük proje budur. Türklerin üzerindeki en büyük proje.

Türk gençlerinin kadınlaşmasıdır. Bu gizli bir projedir. Böyle jantileşecek, kadınlaşacak, böyle yumuşayacak iyice. Var ya bizde fenomenler yumuşak böyle konuşmaları yumuşak bakımları böyle göğsünün kıllarını temizlemiş bütün vücudunun kıllarını piri pak etmiş tavuk gibi yoldurmuş bir adam düşünün dudaklarını patlatmış yanaklarını botoks yaptırmış ne nasıl bir adamsa adam bu bakın bu 100 yıldan beri 150 yıldan beri. Türklerin üzerinde uygulanan bir projedir. Türk erkekleri kadınlaşması gerekir. Kadınlaşması gerekir. Neden? Kadınlaşan bir erkek hanımına söz geçirmeyecek. Hanımının namusuna bakmayacak. Kızlarının namusuna bakmayacak. Oğullarının namusuna, ahlakına bakmayacak. Mahallenin namusuna, ahlakına bakmayacak. Oturduğu şehrin namusuna, ahlakına bakmayacak. Işgale hazır olacak. Savaşacak bir delikanlı olmayacak. Böyle topraktır, avrattır, anadır, attır, silahtır, böyle işte cihattır, memleketi korumaktır. Bunlardan uzak duracaksınız. Bunlar sert olaylar. Hepsi de.

siz bu toplum bunun farkında değil. Kimler fenomen? Yumuşaklar. Kimler öz bu toplumun gençleri? Kimlere özeniyor? Fenomenlere özeniyor. Yumuşak bunlar. Yumuşacık. Bunlar böyle ne tarafa çekersen o uyuşturucu partileri, seks partileri, toplu partiler. Tabii sen de. Müslümansın sen de yumuşa. Yumuşuyorlar zaten. Onlar da parayı görünce hani diyor ya ümmetim diyor dünyadan bozulur, kadından bozulur, paradan bozulur, makamdan bozulur. Bozuluyorlar. Ama buradaki temel amaç yumuşak erkekler. Farkında mısınız? Kadınlar artık sert erkek istemiyor. Adı ne? Macho erkek. Kadın istediği yerini açacak adam ona seslenmeyecek. Kız istediğini yerini açacak adam ona seslenmeyecek. Kız eve sevgilisini getirecek. Baba ona seslenmeyecek, anne seslenmeyecek. Daha böyle feminal mi diyorlar yeni dilde kadınsı erkekler. Y ne yapıyor. Avrupa’da mesela işte adam kızı sevgilisini eve getiriyor.

Babaya babuşko diyecek. Tabii baba babalık yapmayacak. Anne annelik yapmayacak. Yumuşayacak herkes. Sebep işgale açık olacaksınız. Her türlü işgale açık olacaksınız ki açıkız. Dini olarak, kültürel olarak biz ahlak, ahlak olarak, adet, gelenek, örf olarak biz işgal edilmiş vaziyetteyiz. Ama hala daha siz erkeksi takılıyorsunuz. Y bunların da yontulması lazım. Şimdi yontulacak ki işgal edileceksiniz. Öbür türlü işgal edilemezsiniz. Siz böyle işte dişinizi tırnağınıza takar böyle elinizde adamı boğmaya kalkarsınız. Bunlardan vazgeçmeniz lazım. Ya namus bundan vazgeçeceğiniz. Ne bu gericilik bu? Ne işte yıllardır ben 65 yaşındayım. Televizyonlar yeni moda olduğunda televizyonlarda çıkan konuşmacılar hala daha kızlık zarını mı konuşuyorsunuz? Geri kaldınız. Buna bakın. Bütün her şeyi siz buraya bağlarsınız. Ya düşünebiliyor musunuz? Evli bir kadın beş tane erkek dolaşsa.

nikahında bir sıkıntı yok. Resmi nikahı duruyorsa bir problem yok. Normal fetvası da var. Diyanetten. Ne yapacaksın sen? Bunu yutacaksın. Öyle erkeklik edip namustur, şudur, budur. Düşünmeyeceksin. En güzel şarkımız ne? Namus belası. Namus neymiş? Belaymış. Düştüm mapus damlarına. Namus belasına kardeş. Namus neymiş? Belaymış. Şimdi bunlar yavaş olan şeyler. Birisi sizin ülkenizi işgal etmeye kalkarsa ritmik olarak cevap verirsiniz. Hani bir kurbağa metaforu var ya diyor ki kurbağayı kaynayan kazanın içine atarsanız hızla sıçrar oradan çıkar diyor. Ama kurbayı diyor soğuk bir kazanın içine koy. Kazanı başlayın ısıtmaya diyor. Bir müddet sonra diyor kurbağa orada haşlanır diyor. Ölür. Ritmik hareket vermez. Şimdi sizi gavurlar sizden daha iyi sizi analiz eder. O yüzden kadınlaşması lazım erkeklerin biraz daha biraz daha.

haramların içine, biraz daha rahat içerisine, biraz daha lüksün içine girmesi lazım ki işgale de açık olasınız. Din olarak da bozulmanız lazım. Ahlak olarak da bozulmanız lazım. Hakan gelmişsin. Hoş geldin. Görmedim ya. Normalde bu mesela örnekliyorum bu konuya girmeyecektim ama bakın bir. ABD elini kolunu sallaya gidiyor bir yeri işgal ediyor. Ben yıllardır diyorum ya yarın öbür gün seni işgal etmeyeceğin ne malum? Evet. Şimdi mevzuyu toparlayalım. Türkler savaşçı bir millet. Ve. Tuğrul. Şah zamanında ne yapıyor? İşte. İslam’ı devlet dini olarak kabul ediyorlar. Ve o zaman için. Selçuklular. İran’da, Irak’ta, bugün coğrafi olarak isimlendirdiğimiz. Azerbaycan’da, Doğu. Anadolu’da hakimiyeti altına alıyorlar. Bu. Tuğrul döneminde oluyor. Artık devletin sınırları genişiyor. Irak’ta. Şii hakimiyetini baltalıyor. Sultan. Tuğrul. Abbas-ı halifeliğini kendi kontrolleri.

altına alıyor. Sultan. Tuğrul varis bırakmadan ölüyor ama. Selçuklu bu bölgede hakimiyetini kuruyor ve. Sultan. Tuğrul varis bırakmadan ölünce. Büyük. Selçuklu tahtına kardeşi. Çağrı. Bey’in oğlu. Alpars’tan geçiyor. Aslında. Alpars’tan geçerken. Çağrı. Bey’i devirerekten geçiriyor. Bunun da altını bir çizelim. Alpaslan’ı tanımamız için babası. Çağrı. Bey’i deviriyor. Tahta oturuyor. Alpaslan öyle bir kimse. Ve oğlu. Alpaslan geçiyor. Sultan. Alpaslan döneminde de. Selçuklular büyümeyi sürdürüyorlar. Gürcistan oluyor. Alpaslan ve. Kuzey. Suriye’yi hakimiyeti altına alıyor ve. Doğu. Anadolu’daki. Selçuklu hakimiyetini sağlamlaştırıyor. Doğu. Anadolu dedim. Selçuklu’nun batısı. Bizanslı komşu. Yukarıda. Gürcistan dediğinizde o zaman için. Gürcistan normalde yukarı. Hazar. Türklerinden onları da hakimiyet altına alıyor ama. Gürcistan yukarı. Hazardan gelen. Türkler onlar yalnız. Hristiyan. Müslüman değildi. Onlar gün için. Gürcüler sonradan. İslam’la tanışıyorlar.

Alpaslan’dan sonra. Suriye’nin güneyine emirlerini gönderdiği gibi bizzat kendisi de. Halep’i kuşatarak alıyor. Alpaslan. Ve. Alpars’tan. Mısır’ı hedef seçtiği halde. Halep’ten hareket edeceği zaman. Bizans imparatoru 4. Ramanos’un. Anadolu’daki harekatını haber alıyor ve hızla geri dönüyor. 1071 Ağustos’unda. Malaziget ovası yapılan savaşı. Sultan. Alpaslan malum kazanıyor ve. Türkler böylece. Anadolu’da bir. İslam devletinin temelleri atılıyor. 1071’den sonra bakın 1071’den önce hem. Emeviler zamanında, Abbasiler zamanında. Anadolu’ya gelen bir kısım hani. Müslümanlar var. Amma veelakin bunların bir ağırlıkları yok, bir yaptırımlıkları yok, hiçbir şeyleri yok. Ve böylece. Anadolu’da bir. Türk. İslam medeniyeti başlıyor. Bunu böyle özellikle başına da. Türk koyuyorum. Çünkü. Türklerin kendince dini anlayışları ve algılamaları ve yaşamaları hani sohbetlerde ayırırım ya aşağı. Mezopotamya, yukarı. Mezopotamya diye. Yukarı. Mezopotamya noktasında.

din algıları ve anlayışları biraz daha. Türklerin farklı. Ahmet. Yesevi’nin etkisi var bunda. Ve. Ahmet. Yesevi enteresandır aşağı. Mezopotamya sufiliğini öğrenmiş ama yukarı. Mezopotamya sufiliği yaşamıştır ve yaşatmıştır. Mesela. Yesevi elinde curası, elinde curasıyla köy dolaşıp bütün. Türkleri. İslam bayrağı altında. Mesela. Türklerde savaşın haricinde edebiyatları da kuvvet eder. Hani mesela şimdi böyle bir tarihi film filan çekiyorlar ya işte onlar da cura çalıp böyle şiirler okuyorlar, ilahiler okuyorlar filan. Türkler biraz daha barış zamanında şiirseldirler. Ve mesela o. Selçuklular son dönemine denk gelir ya. Yunus mesela divanı vardır. Hz. Pir’in. Mevlânâ’nın divanı vardır. Hacı. Bektaşi. Veli’nin divanı vardır. Örneğin ve. Anadolu’da mesela o. Anadolu’ya has. İslam’ı harmanlayan bu manada. Hz. Mevlânâ Yunus. Emre, Hacı. Bektaş. Veli burada bu toprakları.

sonradan. Hacı. Bayramı da koyabiliriz. Bu toprakları aşağı. Mezopotamya. İslamı değil, yukarı. Mezopotamya. İslamıyla yoğurur. Bu normalde. Anadolu’da artık bu. Anadolu’ya doğru gelirken. Türkler yanlarında kendi kültürlerini, kendi inanç sistemlerini de getirirler. Tabii. İslam coğrafyası bu arada daha geniş bir nüfusa dağılmıştır. Çok yönlü kültür vardır. Mesela aşağıda. Kuzey. Afrika’da. Fatimi. Devleti vardır. Fatimi. Devleti farklı bir devlet yapılanmasıdır. Şiadır. Ondan sonra. Memnull vardır. Ayrı bir devlet yapılanmasıdır. Normalde aslında baktığımızda o zaman için. Selçuklu’ya baktığımızda doğuda. Bizans var. Normalde aşağı doğru indiğimizde. Kuzey. Afrika’da. Fatimi. Devleti var ki. Mısır’a kadar gelir. Mısır’a kadar işgal eder. Enteresandır. Fatimiler. E bir battinilik var işin içerisinde. Hariciler var. Ondan sonra bir sürü bu noktada. Selçuklu’nun içinde etkileyen ve dışarıdan etkileyen unsurlar var.

Ama. Anadolu’ya. İslam yerleşirken battinilikten, haricilikten, Fatimilikten, İsmaliye’den ve eski. Yunan felsefesinden uzaktırlar hepsiden. Enteresan bir. Bir de. Türklerde çok böyle ince hani medreselere kapanıp ilim öğrenelim böyle bir dertleri yok. Çok savaşıyorlar çünkü devamlı. O. Selçuklu’dan önceki. Türk beyliklerine bakarsanız savaşmadıkları bir yaz yok. Hep savaşmışlar. Hep savaş halindeler. Kışın kışlıklarına çekiliyorlar. Atlarını besliyorlar. Kılıçlarını biliyorlar. Kalkanlarını tamir ediyorlar. Yaz gelince cihada çıkıyorlar. Çünkü geçimleri ganimet. Türklerde çok sanat yok. Türklerde çok ticaret yok. Türklerde çok ziraat da. Türkler savaşaraktan geçimlerini sağlıyorlar. Ganimet. İslam’da rızkın en hayırlısı birinci derecede ganimettir. İkincisi ticarettir. Ve. Selçuklu konuşlanmış şehir devletinden artık böyle geniş coğrafyaya hükmeden bir devlet olunca çok dillilik, çok hukukluluk, çok dillilik var. Selçuklu’da. Şimdi. Selçuklu buradan buraya geçerken. Emevilerin.

ve. Abbasilerin yanlışlıklarını da görüyorlar. Şimdi bu yanlışlıkları da normalde net olarak dillendirelim ki. Selçukluyla. Emevilerin veya. Abbasilerin arasındaki fark da görülsün. Normalde. Emeviler mesela halifeliği direkt saltanata çeviriyorlar. Zaten yapmış oldukları en büyük yanlışlıklardan, handikaplardan birisi bu. Normalde en büyük bu benim kendimce fikrim bu. En büyük en büyük en büyük hainliklerinden birisi. Bunu hainlik olarak nitelendiriyorum. Dini siyasallaştırıyorlar. Şimdi sohbeti dinleyenler, Emevici olanlar çok kızacaklar bana. Emeviler dini siyasallaştırıyorlar. Şunu çok açıklıkla, rahatlıkla söyleyebilirim. Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali ve. Haz. Hasan’dan sonra din. Emeviler zamanında komple siyasallaşıyor. Böyle olunca e dini, bunun da altını çizin, dini siyasetin emrine veriyorlar. Şimdi. Selçukluyla arasındaki hani o. Anadolu. İslamıyla ben öyle nitelendireyim onu. Emevilerin uygulamış olduğu devlet, din ve siyaset.

üçgeninde farklılıklar. Emeviler. İslam dünyasına en büyük hançeri buradan vuruyorlar. Siyaset nasıl bir din istiyorsa, siyaset bakın. Emeviler siyasetin istediği gibi dini organize ediyorlar. Hani bazen bazen diyorum ya hani böyle kısa bir örnek veriyorum. Diyorum ki hala daha biz. Emevilerin cumasını kılıyoruz. Bakın dikkat edin buna. Hz. Peygamberin cuması nasıldı? Önce namaz sonra hutbeydi. Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hz. Hasan efendimize kadar cumalar böyle kılındı. Önce namaz, sonra hutbe. Bayram namazları gibi. Bayram namazını nasıl kılıyorsunuz? Önce namaz sonra hutbe ya aynı. Bakın bayram namazıyla cuma namazının kılınış şekli aynıdır. Bayram namazında imam önce namazı kıldırır, ondan sonra hutbeye çıkar. Hutbeden sonra gelir tekrar minbere oturur, dua ettirir biter. Bayram namazı bu kadardır. Cuma da aynıdır. Cuma önce.

namazı kıldırır imam. Hz. Peygamber 4 be halife de böyle kılmıştır. Önce cuma kılınır ardından hutbe okunur. Emeviler bunu değiştirirler derler ki önce hutbe okunacak. Sebebi şudur. Çünkü hutbede ehlibeyti kötüleyen. Hz. Hüseyin efendimizin hata yaptığını hatta. Hz. Hüseyin efendimizin küfür üzerine billik yaptığı için küfür üzerine öldüğünün fetvasını verirler. Şeylerde, hutbelerde tabii. Hz. Ali efendimizi ve. Hz. Hasan ile. Hüseyin’i seven ehlibeyt sevgisi taşıyanlar bu hutbeyi dinlemek istemezler. Çıkarlar, camiyi boşaltırlar. Bu sefer. Emeviler hutbe ile namazın yerini değiştirir. Şimdi. Diyanet de aynı namaza devam ettiriyor. Osmanlı da aynı şekilde devam ettirdi. Dikkat edin. Selçuklular da aynı şekilde devam ettirdi. O. Emevi’nin o uygulamasını kendilerine aldılar. Ve normalde mesela. Emevilerde en büyük eksikliklerden birisi. İslam’ın adaletini yok ettiler. Adalet.

mekanizması herkesi eşit düzeyde yaşatılmadı. Sen. Arapsan sana olan adalet ayrı. Mevali issen. Arap değil isen ona uygulanan hukuk adalet ahırı. Emevilerde bu çünkü ırkçılık başladı. Araplar birinci derecede. Müslüman ve birinci derecede ırk. Arap olmayanlar mevali. Onlar birinci derecede bir. Müslüman değil. Birinci derecede ırk da değil. Aynı şimdi. Suut’taki gibi, diğer. Arap ülkelerindeki gibi bakın oradan günümüze geliyorsunuz. Şimdi günümüze geldiğinizde de. Suutta iyi. Müslümanlar, dini bilenler. Suudlardır, Araplardır. Diğerleri kim olursan ol dini bilmezsiniz siz. En iyi onlar bilir. Ve normalde. Emeviler bu noktada ırka dayalı. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri o kadar yasaklamasına rağmen. Kur’an’ın ırka dayalı kavmiyetçiliği yasaklamasına rağmen bunlar ne yaptılar? Işte kendince ırkçılığa devam ettiler. Bunlar şimdi bu. Emevilerin bu halleri,.

bu tutumları daha birçok bu konuda var. Ben ana başlık olarak dört başlıkta bunları topladım. Daha birçok bunları ince incelersek mesela işte e. Kur’an’ın yorumlanması, tefsir edilmesi, hadislerin yorumlanması, tefsir edilmesi fıkıhın bu noktada fıkıh edilirken değişik. Kur’an ve sünnetin ölçü değil sultanın ölçüsüne göre fıkhın değişmesi gibi bunlar var. Ve. Selçuklular. Abbasilerde de bu devam etti. Selçuklular bunların içerisinde salt. Kur’an sünnet dairesinde bir din yaşama gayreti var. Çünkü. Matinilik bir taraftan, Haşailer bir taraftan, İsmaili bir taraftan, ondan sonra aşağıda. Fatimiler bir taraftan. Bunlar böyle. Selçuklu’nun etrafını çevreleyen şeyler, ülkeler ve anlayışlar ve. Bizans bir tarafta. Selçuklular bunların içerisinde ve. Selçuklular bu noktada kendilerince kendi din yorumlarını ve devlet yorumlarını ayakta tutuyorlar. Ama. Selçuklu devleti şehir devletlerinden toplanmış.

bir devlet olduğundan devlet hiyerarşi tam olarak oturmuş değil. Dini hiyerarşi de tam olarak oturmuş değil. Siyasi hiyerarşi de tam olarak oturmuş değil. Şimdi devam ediyoruz. Cüveyni’nin vefatından sonra. Gazâlî Nizamül. Mülk’ün himayesine girer ve ona birkaç proje verilir. İlmini safi fıkhın güçlenmesi için kullan. Hem dinen hem fikren hem de siyaseten büyük bir tehlike olan batiniliğe karşı bir reddiye. Cüveyni kimdir? Cüveyni bir. Eşari kelamcısıdır. Gazâlî kimdir? O da. Eşaridir. Cüveyni kimdir? Bir. Şafii fakihidir. Gazâlî kimdir? Gazâlî de. Şafii fakihir. Şimdi bazen arkadaşlara ihya okuyacak olanlara diyorum ki ihyayı dikkatli okuyun. Gazâlî Şafiir ve. Eşaridir kendisi. O yüzden ihyayı dikkatli okuyun diyorum ben. Senin fıkhın, Hanefi fıkhın ve akide olarak. Maturide akaidin sağlam değilse. Gazâlî’yi dikkatli oku. Bakın.

Gazâlî’yi dikkatli okuyun. İhyayı okuyacağınız zaman. Şimdi zamanında. Selçuklu’nun içinde. Selçuklu’nun içerisinde. Şii. Müntezili görüşleri savunan. Eşariliğin de güçlenmesini istemeyen. Büyük. Selçuklu’nun veziri vardır. Hamidül. Mülk el. Kunduri. Bu. Kunduri bu. Selçuklu’nun şeyidir. Vezir azamıdır. Bugünün başbakanıdır. Bu. Kunduri. Cüveyni’ye düşmandır. Çünkü. Cüveyni sünnidir, Eşaridir. Ve kendisi. Şafiir. Ama kundur bunlar tarihi notlar. Kunduri kendince şi mütezili görüşe sahiptir. Böyle olunca kundurile cüveyni asla bir noktada değillerdir. Hatta cüveyni sürgüne bile gönderilir. Bu kunduri tarafından. Ama ne zaman. Tuğrul. Bey vefat eder? Ve normalde. Tuğrul. Bey vefat ettikten sonra devletin başına geçer. Alpaslan’ın ilk yaptığı icraat. Kunduri’yi vezirlikten almaktır. Kunduri vezirlikten alır. Nizamül. Mülkü başvezir yapar. Nizam-ı. Müple. Alpaslan’ın yolunun birleştiği yerdir burası. Ve tehlike meydandadır. Bu tehlikeyi. Alpaslan kendi.

Gazali’den Sorular 4 Hakkında

beyliği zamanında zaten bu tehlikeleri tespit edip bu tehlikelerle savaşan bir kimsedir. O yüzden. Çağrı. Beyi devirip kendisi tahta oturur ve. Nizamül. Mülkü baş veziri yaparak tehlikeleri de ona söyler. Bu sefer. Nizamül. Mülk yakından tanıdığı. Cüveyni. Nizamiye medreselerinin başına baş alim veyahut bugün ne diyorsunuz? Üniversitenin en yüksek kurumuna rektör olarak. Cüvenniye atar. Ama tabii normalde. Cüveyni. Niz. Nizamiye. Medresi müderrislerine getirir. Tayin edilir. Ama normalde işte. Cüveyn’nin ölümü ile. Sünni kelamın bu noktada o gün için en yüksek entelektüel diyeceğimiz bir kimse vefat etmiştir. Bu boşluktur. Devlet açısından da boşluktur. Gazâlî bunun en büyük adayıdır. Çünkü ekol olarak. Cüveyn’in ekolündedir. Nizamül mülkün ekolündedir. Cüveyni ne? Nizam-ı mülkü başa koyalım. Devlet çünkü başta. Nizamül. Mülk, Cüveyni ve. Gazâlî üçü.

aynı paralelde insanlardır. Ve. Gazâlî normalde. Nizamiye medreselerinin başına geçer. Ama. Gazâlî henüz daha o zaman yeni başa geçtiğinde bir sistem kuramcısı değildir henüz. Tipik bir ondan sonra. Eşari. Şafii alimidir ama çok yetkindir ilim olarak. Hani kelamdır, fıkıhtır, hadistir, tefsirdir. Arapçaya hakimdir, kimyaya, matematiğe hakimdir. Bildiğiniz dolu bir ilim ehlidir ve müthiş zekalı bir kimsedir. Çok pratik zekalıdır. Gazâlî. Kendi çağdaşlarından daha üstün bir zekaya sahiptir. Daha üstün bir ilme sahiptir. Ama sistem adamı değildir. Bu eleştiriye açıktır konuştuklarım. Ama sistem adamı değildir. Onu sistem adamı onu sisteme enjekte eden, sisteme oturtturan, yerleştiren, adapte eden nizamül mülktür. Hem dinen hem fikren hem de siyaseten büyük bir tehlike olan batiniliğe karşı bir reddiye yaz. Evet. Nizamül. Mülk devlet adına proje.

üreten tam bir devletçi insandır. Öyle bir devletçi insandır ki. Alpaslan tam bir cihatçı bir kağundır, sultandır. Nizamül. Mülk de tam bir devlet organizasyoncu bir insandır. Alpaslan fetheder. Nizamül mülk fethettiği yerleri imar. Yeniden ihya eder. Şimdi siz bir yeri kılıçla alırsınız ama orayı akılla yönetmeniz gerekir. İrfanla, kültürle yönetmeniz gerekir. Kılıç da almak yetmez. Çünkü nizamı mülk bunun farkındadır. Alpastan’ın fethettiği yerleri imar eder, çarşılar kurar, sanatkarları destekler. Örnekliyorum işte alimleri destekler. Ve her fethedilen yere bir. Nizamiye. Medreseleri kurulur. Camiler kurulur, çeşmeler yapılır, hanlar yapılır. Fakir, fukara, halka, akçeler dağıtılır. Orada tarım elverişli hale getirilir. Hayvancılık elverişli hale getirilir. Ticaret elverişli hale getirilir. Ve. Selçuklu bu manada. Müslüman veya gayrimüslim unsurlar tarafından sevilen bir devlettir. O yüzden. Selçuklu.

Sultan’ın vefat ettiğinde herkes üzülür ve normalde. Nizamül. Mülk bu noktada hem de aynı zamanda. Nizamül. Mülk dini olarak da dini olarak da bizim. Batıniliktir, İsmaliyed’ir, Fatimidir işte. Caferi olmayan. Şia. Caferi olmayan altını özellikçe çiziyorum bakın herkesin in yanıldığı bir yer var. Caferilik ayrıdır, Şia ayrıdır. İmam-ı. Cafer bizim de imamımızdır. İmam-ı. Azam’ın da hocasıdır. Bugünkü. Şia ile. Caferiliği veya. İmam-ı. Cafer’i karıştırmayın. Özellikle altını çiziyorum. İmam. Cafer ehlibeyttir. Onun inancı. Kur’an ve sünnettir. Kendisi sufidir. Aynı zamanda aynı zamanda sufidir. O yüzden bugünkü. Şia ile. Caferiliği ayırın. Ben özellikle hani. Caferileri ve. İmam-ı. Cafer’i ayırırım. Cenâb-ı. Hak benim dilimi ona laf söylemekten sakındırsın. >> Amin. >> Sizleri de sakındırsın. >> Amin. >> Ehlibeyttir. O yüzden bizim dilimiz ona.

uzanmaz. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Şimdi e normalde. Nizam-ı. Mülkle beraber. Alpaslan. Anadolu’da. Anadolu’da. Türk. İslam sentezini oturtturmaya başlar. Bu şimdi böyle bir kısım işte. Emevi. Arapçı canlarını sıkar. Bu. Türk. İslam sentezi deyince hani ne oluyoruz filan derler. Benim analizim bu. Buna karşı çıkanlar karşı çıkabilirler ama karşı çıkarlarken benim önüme belge koyacaklar. Belgesiz konuşmayacaklar. Ve normalde işte o zaman için. Selçuklu. Devleti hem askeri yapılanması hem normalde siyasi yapılanma istikrarı hem normalde çok her alanda savaşların kazanılması, isyanların bastırılması normalde o zaman. Orta. Çağ’da denilebilinir ki bölgenin en güçlü devleti haline gelir. Ve. Nizam-ı. Mülk. Selçuklu’yı yıkmak, liderleri ortadan kaldırmak amacıyla ülkede terör esteren burayı da kızacaklar şimdi. Ülkede terör estiren. Hasan. Sabbah ve avanesinde yok.

eder. E tabii normalde o dönemin en büyük devletin içerisindeki tabiri caizse tehlikelerden birisi battiniliktir. İsmailtir, haşhaşiliktir. Bunlar hani ülke sınırların içerisinde şeydir, tehlikedir. Nasıl şimdi bizim içimize selefi. Vahabi bir tehlikedir içimize koydular. Bakın geçen gün daha tane de polis şehit oldu. Yok işitti, yok daişti, yok harf kalmadı. Bunlar normalde nasıl bizde şimdi gitti 3 tane polisimizi öldürdü, şehit etti. 7 tane polisimiz hani yaralandı. Bunlar silahlanmışlar. E tabii bu fakir de yıllardan beri söylüyor. Bu bunlar cen’in kurduğu örgüt. Bunlar diyorum ben si’nin kurduğu örgüt. O zaman için bu battiniler de bu haşaşiler de bu ismailik de aynı. Bunlar devletin içerisinde ur gibi yapılanmışlar, oturmuşlar. Hatta böyle bunları destekleyen vezirler bile var. Şimdi bunlar bir mesela örnekliyorum.

Bu şimdi. IŞİtir, Daiş’ttir. Bir yerlerden destek almasalar böyle örgütlenebilirler mi? Böyle silahlanabilirler mi? Demek ki bunlar devletin belirli kanallarında yuvalanmışlar ki bu memlekette at koşturuyorlar. PKK devletin veya birilerinin desteği olmadan böyle güçlenebilir miydi? Biz daha liseye gidiyorduk o zaman. Lisedeyken. Kurdar-ı. Azadiydi bunların ismi. Bunlar genelde dev genç olurdu. Kürdar. Azal olurdu. Dev solcu olurdu. Sonra tikkocu oldu. Bunlar böyle tikkocuların da içinde vardı. Şimdi. Hakan’ın canı sıkılacak bu tespitlerim ama bunlar sızdılar. Mesela e sol örgütlerin içerisine sızdılar. Evet. Mesela bu selefi vahabi takımı da bizdenmiş gibi görünür değil mi? Bütün. Müslümanları tekfir ederler. Bakın, bir. Müslümanı tekfir ediyorsa kendisini. Müslüman diyen bir kimse, o tehlikelidir. Ona dikkat edin. Onun kökü dışarıdadır. Şimdi o zaman içinde normalde.

Selçuklu’nun içerideki bu noktadaki düşmanı. İsmailik, Haşhaşilik, ondan sonra battinilik. Bunlara karşı da fikri savunma yapması gerekir devletin. O zamanki devlet anlayışı. E böyle olunca. Gazâlî’ye bu konuda büyük görev düşer. Bu büyük görev nedir? Bunlara karşı fikri felsefi cevaplar verilmesi lazım. Dini, fikri, felsefi cevaplar verilmesi lazım. Gazâlî bu parantez içerisinde paragrafa deim. Gazâlî bunun hakkını verir. Bir süre sonra. Bağdat’a atanır. En üst ilmi makam olur. Halife kadar ünlenir. Evet. Gazâlî’ye verilen bu proje sünni fıkhın sünni akaidin güçlendirilmesi, sünni siyasetin güçlendirilmesi, sünni bir devletin güçlendirilmesidir. Çünkü fıkhi fıkhı fıkıhı ahlaki bir seviyede ve o fıkhi ve ahlaki seviyeyi siyaset merkezinde de bürokratik olarak da bilinmesi ve yaşanması gerekir. Bakın, İslam fıkhı düz bir fıkıh olsa, ahlak olmamış.

olsa bir işe yaramaz. Fıkıh ahlakla birleşmesi gerekir. Ahlakla birleşince siyasetin de siyasetin de bu fıkıh ve bu ahlakla kendini dizayn etmesi gerekir. Siyaset kendini böyle dizayn edince bürokrasi de kendini böyle dizayn eder. Siz bir devletin ve milletin kokuşmuşluktan kurtulabilmesi için fıkıh, ahlak, siyaset, bürokrasi bu dört unsurun, dört unsurun ortak noktada buluşması gerekir. Siyaset dediğimiz devletin başındaki bugün işin siz cumhurbaşkanı dersiniz o zaman için sultan. Sultan hem fıkı tabi olacak hem ahlaklı olacak. Ahlakı önde tutacak. Eğer sultanda fıkıh ve ahlak yok ise, sultanda fıkıh ve ahlak yok ise o zaman hani siyasette yok. O zaman bürokraside de bozulma oluyor. O zaman bürokraside de adalet yok, fıkıh yok, ahlak yok. Bürokraside. Bürokrasi dediğin ne? Selçuklu sultanı. Ondan.

sonra vezirler. Ondan sonra valiler. Ondan sonra askeri komutanlar, kadılar. Mahkemelerde hükmeden kimseler. İşte. Selçuklu bu noktada daha doğrusu. Gazâlî aslında burada çok büyük bir görev ifa eder. Nasıl çok büyük bir görev ifa eder? Siyaseti çevreler devleti çevreler. Devlete sınır koyar ve normalde öyle bir hal hale getirir ki. Gazâlî mesela. Gazâlî Abbasiler gibi sultanı kutsallaştırmak yoktur. Gazâlî’de. Emeviler gibi sultanı kutsallaştırmak yoktur. Gazâlî’de. Fatimiler gibi devlet başkanını aynı zamanda. Allah’ın halifesi olarak görmek yoktur. Gazâlî’de. Şia gibi normalde oradaki ayetullah’ı. Allah’ın halifesi olarak görmek yoktur. Siyaset mekanizması olarak. Gazâlî’nin aslında bu noktada getirmiş olduğu ölçü o günkü coğrafyada ve o günkü devletler düzeninde muhteşem bir şeydir. Ve normalde. Gazâlî hem halkla devleti, siyaseti, bürokrasiyi, alimleri hepsini bir çepe.

çevre çevreleyecek bir sistem kurar. Bu sistemi kurarken de onun yazdığı ihya bu konuda muhteşem bir eser haline gelir. Bakın o zaman için diyeceksiniz ki sen ihyayı okudun mu? Hayır. Ama ihya o zaman için vazifesini yerine getirir. Vazifeyi yapar. Ihya ve normalde bu fıkıh dediğim hukuktur. Ha aynı zamanda normalde. Gazâlî bu noktada komple bu yaşam tarzı, yaşam ahlakı, devletin hukuku ve siyaseti çevrelenmiş olur. En büyük vazifelerinden birisi battiniliğe reddiye yazmasıdır. Batinilikte ne vardır? Gizli bir iman vardır. Temel felsefik olarak gizli bilgi vardır battinilikte. Ve battiniler o zaman için devlet dışı bir sadakat örneği gösterirler. Devlete değildir sadakatları. Bağlı bulundukları sultana değildir sadakatları. Kendilerince bir gizli bir imamları vardır. Böylece hukukları da gizlidir, tefsirleri de gizlidir. Her.

şeyleri gizlidir. Bu. Selçuklu devleti için bir tehdittir. Büyük bir tehdittir aynı zamanda. Çünkü bunlar o zaman için işte değişik böyle suikastler düzenliyorlar. Devlete, devlet adamlarına karşı, vezirlere karşı, alimlere karşı. Bir yerin valisi var suikast düzenleniyor. Bir yerde alim bir kimse var onun suikast düzenleniyor. Batinililer öyle durduğu yerde durmuyorlar. Içeride bir. PKK gibi düşünün, bir. IŞİD gibi düşünün. Battiniliği. Bugün nasıl devlet için iki büyük tehlikeyse battinilik de o zaman için devlet için tehlike. Ama şunu tespit ettim kendimce. Gazâlî batiniliği tekfir etmemiş. Çok dedim ya çok üstünze kaldı. Batinin meşruiyetini zedelemiş ilmiyle ve o ilmiyle meşrutiyetini zedeleyince zaten halkın ona karşı olan tevazusu, halkın ona karşı olan saygısı ve devletin ona bakış açısı daha da pekişmiş. Ama.

Gazâlî bunu yaparken tasavvufu o güne kadar çünkü bu. Emevi. Abbasi damarı şimdiki olduğu gibi tasavvufa karşılar düşmanlar. Şimdi. Suudiler nasıl tasavvufa düşman ya ve oradan yetişen kendilerini alim görenler de tasavvufu siz farklı bir dine sahipsiniz tekfir ediyorlar. Ya. Gazâlî’nin yaptığı en önemli işlerden birisi. Bakın tasavvufu sistemin içine alır. Şu an. Anadolu’da ehli tasavvuf var ise hala fikri planda. Gazâlî’ye bağlıdır. Bu. Gazâlî çünkü o gün için tasavvufun normlarını koyar, ölçüsünü koyar. Kur’an ve sünnet çizgisine getirir. Ve. Anadolu. İslamının temeli böyle atılır. Anadolu. İslamı dediğimiz. İslam’ın hani çünkü. Hakan. Kardeş’in terimidir. Anadolu. İslamı olarak. Veya. Türklerin. İslamı olarak o bu terimi çok kullanır, sever. Bir de ben de onun kullandığı terimden devam ediyorum. Anadolu. İslam’ı halkın kabul.

ettiği tasavvuf, sufilik artı sünni fıkıh artı devlet meşruiyeti üzerine kurulur. Selçuklu’da, Gazâlî’de bu böyle. Selçuklu’nun içerisinde. Gazâlî ile beraber meşrulaşır. Bir ehli sufi meşrudur. Selçuklu’da, Abbasi’de veya. Emevilerde meşru değildir. Şimdi meşru olmadığı gibi. Ama. Anadolu. İslam anlayışında bir sufi mekanizma meşrudur. Bu. Gazaliyle kendine yer bulmuştur, yol bulmuştur. Şimdi bakmayın sonradan. Anadolu sufiliğini bırakan bir kısım ehli tarikat. Bakın burası çok keskin bir çizgidir. Şimdi. Anadolu’da iki sufi yolu, iki tarikat yolu vardır. Birincisi. Ahmet. Yesevi’den gelen kanaldır. Bu. Ahmet. Yesevi’den gelen kanal. Hz. Mevlânâ işte. Hacı. Bektaş. Veli, Hacı. Bayramı. Veli, Yunus. Emre. Bu kanal budur. Bakın bu kanal budur. Bir kanal da vardır. Aşağı. Mezopotamya’dan gelir. Bugün o kanal şöyle nitelendirebilinir. Yine taşlanacağım ben ama. Nakşibendilerin.

Halidi koludur. Bakın. Nakşibendilik bir türki kanaldır. Ahmet. Yesevi’den gelen kanaldır o. Ama sonradan bu kanal yanına. Halidiliği alır ve asıl. Halidi kanal şu anda baskındır. Nakşibendiliğin üzerinde. Bu kanal bu. Halidi kanal aşağı. Mezopotamya. İslamını dayatır insanlara. Şimdi yine tartışma büyüyecek. Türkiye’de. Büyüsün bu kanal cumhuriyetten önce bir kısım şeyhleri ve alimleri. İngilizlerle dirsek temasındadır. Ve bu benim kendimce analizim. Bu dirsek teması. Bakın hala da devam eder. Anadolu sufi ve. İslam anlayışında tekfircilik yoktur. O la ilahe illallah muhammeden. Resulullah dediği müddetçe ne günahı isterse işlesin, içki de içse, kumarda oynasa, fuhuş da yapsa, ne bileyim ne anasının gözünü yaparsa yapsın o inkar etmediği müddetçe müslümandır. Bizim kardeşimizdir. Bu. Ahmet. Yesevi’den gelen kanaldır. Şarap da içer, içki de.

içer, esrar da içer, içer. Ama onun yanına git. Allah’a, peygambere bir laf söyle. Seni carart tak yırtar. Anlı göbenden kurşunu çakk kak yersin. Onun yanında sen. Allah’a, peygambere laf söyleyemezsin. Ama o aşağı. Mezopotamya’dan gelenler süklüm püklüm sümüklün tekleridir. Bu. Osmanlı’nın son döneminde. İngilizlerle anlaşan dergahlar vardır bunların içerisinde. Ben hala daha devam ettiğine inanırım. Kalbi inancım bu benim. Bunlara gerekirse medyadan ve bunların davranış biçimlerinden size bunları delillendirebilirim. Delillendirebilirim. Bunların ağa babaları. İngiliz kraliyetidir. Şimdi. Anadolu. İslamı dediğinde, Anadolu. İslamı dediğimizde bu. Selçuklulardan. Osmanlılara geçerken de bu devam eder. Bu. Selçuklularda. Gazâlî’yi konuşuyoruz o zaman için. Normalde. Anadolu. İslamında. Gazâlî Anadolu’da yaşamamış olmasına rağmen etkisi büyüktür. Nereden etkisi büyüktür? Sufi kanaldan dolayı. Etkisi büyüktür. Ama hangi sufi kanal?

Yukarı. Mezopotamya sufi kanalı. Çünkü cehri zikir yapar. Gazâlî cehri zikre karşı bir şeyi yoktur. Duruş defansı yoktur. Ve normalde. Anadolu. İslami ve. Sufiliği dediğimiz dergahlarda, medreselerde ihya okunur. İhyadan ölçüler getirirler. Sufilik adına da, dervişlik adına da. Ve çünkü. Anadolu tasavvufu hani yorumlamaya kalkarsak sünnidir %99’u ve daha kavrayıcı, daha toleranslı, daha kapsayıcıdır. Daha merhametlidir. Keskin değildir. Çok keskin değildir. Toplumun içerisinde yer bulur. İnsanların içerisinde yer bulur. Ayrıştırmaz. Ayrıştırmaz. Ötekileştirmez. Şucu bucu demez. Alkol kullanan da onun kardeşidir. Namazı kılmıyorsa da bir kimse onun kardeşidir. Namaz dinin farzlarından birisidir ama o namaz kılmıyor diye onun küfrüne feta vermez. O yüzden mesela. Gazâlî Şafii olmasına rağmen. Anadolu. İslamı. Hanefidir. Bakın. Anadolu. İslam’ı nasıl kendine yol ayırıyor. Çünkü. Şafii fıkhı.

serttir, keskindir. Bayanlar haklarını helal etsinler. Beni herkes tanımıştır tanıyacağı kadar. Bir kadın başörtüsü kullanmazsa. Şafi’ye göre küfür ehlidir. Keskindir bu. Türklerin kabul edeceği bir değildir bu. Mesela bir kimse içki içiyorsa. Şafii grı küfürdür. İmam-ı. Azam. Maturidi çizgisi onu küfürle itham etmez. Haram işlemişler. Tövbe et seni affeder der. Gerçeği de budur zaten. Bakın gerçeği de budur. Senden baştan özür dileyeyim. Bizim kardeşlerimiz. Hakan’ı kabullenir. Başından itibaren herkes de sever. Hakan’ı. Hakan kardeşimiz tipik bir solcudur. Solculuktan vazgeçmedin daha değil mi? Asla. Evet. Hatta ilk zamanlar bana söylediklerini biliyorum ben. Hacıım bak geleceğim orada soru soracağım bana bir yapmazlar deme. Orada şakasına da söylese öyle söylüyor. Diyorum yok ya gel biz alışkınız diyorum ben. Sen merak etme. İstediğin absürt.

soruları sor diyorum ama daha hala da başım tavana değmedi. Bana sözü var. Öyle sorular hazırlayacağım sana.” dedi. “Dikkat et başın tavana vuracak.” dedi. Bekliyorum o soruları. Şimdi o yüzden. Anadolu. İslam’ı, bakın biz bunları kaybettik. Biz bunları kaybettik. Çok acı bunlar. Biz şimdi bir tarikat farklı, bir tarikat farklı. Tarikatlar bile. Cemaatler birbirlerini ötekileştiriyor. Ama. Anadolu’da. İslam kurulurken mesela bir. Mevlevi bir. Bektaşi’yi ötekileştirmiyor. Bir. Bektaşi bir hani. Kadiriyi, Rufai’yi. Bir. Bayrami’yi ötekileştirmiyor. Anadolu sufiliği. İslamı dediğimizde bu var. Mesela bunu bana. Şeyh. Efendi anlatmıştı. Allah rahmet eylesin. >> Amin. >> Çorumi’den önce, Çorumlu’dan önce. Hacı. Ali. Haydar. Efendi zamanında. Çorumda mübarek gecelerde bütün dergahlar bir yerde toplanır. En yaşlısı. Zikrullah’ı yaptırır, sohbeti yaptırır, duayı yaptırır. Dağılırlarmış. Çorum’la en.

yaşlısı. O şu tarikat üstün, bu tarikat üstün değil. Yaşa hürmet edip en yaşlısı ne yaparmış? Zikrullah’ı idare eder. Orada zikrullah yapılır. Dualar yapılır. İşte gülbanklar okunur. Herkes o mübarek geceyi böyle ihya edermiş. Düşünebiliyor musunuz siz şimdi bunu? Böyle düşünemiyorsunuz. Öyle değil mi? Düşünemiyoruz. Bakın nereye gelmişiz. Şu kapıyı açık tutmamızı dahi böyle nasıl yapar? Nasıl kapı açık olur? Bunda başka bir var. 38 yıldır benim kapı açık katır. Benim kapı dedim. Benim sohbet ettiğim, zikir yaptığım yerler benim kapı değil de 38 yıldır ders yaptığımız, zikir yaptığımız yerlerin kapısı açıktır. Emniyeti gelir, polisi getir gelir, MIT gelir, ne bileyim gizli servisi gelir. Kim geliyorsa gelsin işte burada kapı açık herkese. 38 yıldır açıktır. Gerçek sufilik de budur. Sebep.

bir sufinin beyin gerisinde başka bir matematik yoktur. Gerçek manada sufinin beyin gerisinde başka bir matematik yoktur. Matematiği. Kur’an, sünnet, vatan millet derim ya ben. Matematiğimiz. Kur’an, sünnet, vatan millettir. Kimsenin parası, pulu, malı, mülkü bizi ilgilendirmez. Kimsenin siyaseti osu busu bizi ilgilendirmez. Kapı açık dileyen gelir. Örnekliyorum. Son seçimlerde. Büyükşehir. Belediye. Başkanı olan neydi adı? Mustafa. Bozbey gelmedi mi sohbete? Geldi. Biz reddiye yaptık mı? Yapmadık. Bana geldiler dediler ki. Boz. Bey gelmiş. Buyursun gelsin dedim. Bizim kapı açık herkese dedim. Ondan sonra. Bursa siyaseti ayağa kalktı. İşte. Mustafa. Boz de geldi. Sen de geleydin kardeşim. Sana gelmediğin mi vardı? Yüzün varsa gel sen de. Gelecek yüz varsa kimde gelsin. Onun kendince veremeyeceğim hesap yok. Ben giderim diyorsa buyur.

kapı açık kardeş. Her cumartesi buradayız ama gelecek 100 lazım insana. O yüzden bu. Anadolu sufiliğidir. Anadolu. İslamıdır bu. Sen dergan kapısını kapatamazsın. Fakiri de gelir, zengini de gelir, ne bileyim alimi de gelir, zalimi de gelir, cahili de gelir, açı da gelir, toku da gelir, devlet memuru da gelir, devlet görevlisi de gelir. Herkes gelir. Bu. Anadolu. İslam felsefesidir. Anadolu. İslam inancıdır. Anadolu sufilidir bu. Sen kimseyi ötekileştiremezsin. Daha ileri. Hristiyanı da gelir, Yahudisi de gelir. Gelir, ateisti de gelir, dinsizi de gelir, dinlisi de gelir. Hepsi de gelir. Hepsi de soracak olduğu bir soru varsa sorur. Sohbeti dinler, Zikrullah’ı dinler. İsterse dinlemez. Semayı izler, isterse izlemez. Yürür gider bakar işine. Burada bir kimse gerçek manada ben sufiyim diyorsa.

herkese hizmet eder. Herkese toleranslı davranır. Herkesi ağırlar, gönderir. Bizim vazifemiz budur. Bu. Anadolu. İslamıdır. Bununla. Balkanları gitmişler, Balkanları fethetmişler. Balkanlarda herkes. İslam olmuş. Daha. Fatih gitmezden önce üstatlar gitmiş, veliler gitmiş. Siz. Sarı. Saltuk henüz daha. Fatih yokken gider ta şeyden. Manisa’dan yürür gider. Neydi. Ayvaz. Dede? Bunlar çünkü o yukarı. Mezopotamya. Horasani erler dediğimiz kimseler. Bunlar toleranslı. Hani. Harun. Reşit çıkar ya hutbeye elhamdülillahi rabbil alemin der. Beyhlüldane bağırır oradan. Elhamdülillahi rabbil müminin. Harun. Reşid’in kardeşidir. Bakar bir demez ona. Tekrar hutbeye başlar. Elhamdülillahi rabbil alemin. Yine bağırır. Elhamdülillahi rabbil müminin. Der sonra der ki kardeşim ne var? Söyle. Der ki, “Eğer. Allah alemlerin rabbi ise kıtlık vardır. Sen neden. Müslümanlara bir teneke buğday, gayrimüslimlere yarım teneke buğday.

dağıtırsın der” der. Bakın. Behlüdane sufi bir insandır. Derviştir. Derviş budur. Sen bu bizim partiden ona yardım edelim. Bu filanca partiden ona yardım etmeyelim diyemezsin. Sen bu filanca partiden bunu bizim partiden işe alalım. Bu bizim partiden değil. İşe almayalım diyemezsin. Bu bizim partinin elemanı şurada hani şunun işini halledelim. Bu bizim partiden değil. Bunu salla ya. Ya bu adam zaten ileri geri bizim hakkımızda konuşuyor. Atın içeri. O yüzden. Anadolu. İslamı coşkuludur. Anadolu. İslamı tevazuludur. Anadolu. İslamı aşkidir. Aşki. Allah’a aşıktır. Peygambere aşıktır. Üstadına aşıktır. Eşine aşıktır. Çocuklarına aşıktır. Sevgilisine aşıktır. Bakar sevgilisinin gözlerine. Der ki, “Senin gözlerinde kayboluyorum.” demez. “Senin gözlerin bende kaybolsun diye.” Aşıktır. Anadolu sufisi taşı da sever, otu da sever. Anadolu sufisi böceği de sever,.

atı da sever, kılıcı da sever. Anadolu sufisi. Allah için, vatan için, millet için, namusu için ölür. Hiçbir düşünmez. Anadolu sufisi dediğinde o şeyh gazi unvanını almak için cihada çıkar. Bir şeyhin rütbesi gazi unvanını almaktır. Dervişleriyle beraber çıkar. Hem de cihada vatan savunmasına dervişleriyle beraber gider. Ben bu dergahımla kıvanç duyarırım, gurur duyarım. Benim içinde bulunduğum bu dergah. Kuvay-i. Milliye katılıp vatan savunmasına bir fiil katılmış dergahtır. Biz. İngiliz bosması değiliz. Biz cı yosması da değiliz. Biz moz mossat bozması da değiliz. Biz bu vatan için, bu vatan için tekrar söylüyorum bu vatan için dergah olarak cihada çıkmış, Kuvay-i. Milli’ye katılmış bir dergahız. Hem parasıyla hem dervişleriyle. Parasıyla nasıl. Nijerya’ya bir halife gönderir. Nijerya’daki halife bir teneke altın gönderir.

dergaha. Der ki dergahtaki fakire fukaraya harcanılsın diye. Çorumlu. Hacı. Mustafa. Efendi’nin babası o dergahtaki iki altınla evlenir ve o bir teneke altın dergahın kapısında durur. Yıllarca hiç kimse oradan bir atmaz. Hacı. Haydar. Efendi. Çorumlu. Hacı. Mustafa. Efendiye emreder. Emrediyorum. Oradan 3 tane altın al evlender. Ve o bir teneke altın. Kuvay-i. Milliye verilir. Vatan savunmasına. Vatan savunmasına verilir. Benim bağlı bulunduğum dergah. İngiliz yosması değil. Benim bağlı bulunduğum dergah siyah bozması değil. Mossat yosması da değil. Benim bağlı bulunduğum dergah dışarıdan sebateistlerin, masonların, İngiliz kraliyet ailesinin yöneteceği bir dergah da değil. Onların algılarıyla, onların bizlerin üzerine, bizim üzerimize yüklenmeleriyle yoldan dönecek olan da bir dergah değiliz biz. Evet. Vatan için can verilecekse veririz. Veririz. Gözümüzü kırpmayız hiç. Kim.

Gazali’den Sorular 4 Sohbeti

vatana gözünü dikerse gözünü oymayız. Kafasını götürürüz onun. Evet. Devlette istemediğimiz şeyler olabilir. Devlet yöneticileri istemediğimiz şeyleri yapar. Devlet bizim devletimizdir. Evet. Devlet düşmanı olmadık. Hiç olmayız daha. Vatan düşmanı da değiliz. Vatan düşmanı da olmadık. Askerimize, polisimize silah doğrultmay doğrultan bizden değildir. Devletimize silah doğrultmayız. Doğrultan bizden değildir. Bizden değildir. Benim her iki dedem vatan savunmasında yürümüş insan. Anne dedem. Efe benim. Yunan’ı kovan kovalayanlardan. Baba dedem. Yunanistan’da. Yunanlıların zulmü altında inim inlemiş. Sırtında yaraları olan o yaralarla ölen insan. Cenâb-ı. Hak’a hamdediyorum. Ben arayıp da bulmadım bu derga. Cenâb-ı. Hak benim önüme getirdi ve ben dervişliğimin başında bunu öğrenince tüylerim diken oldu. Dedim ki, “Ya. Rabbi ya beni nasıl bir dergaha müntesip eylemişsin? Bu benim için çok önemli.

Evet. Anadolu irfanı dediğimiz, Anadolu. İslamı dediğimiz, Anadolu sufiliği dediğimiz budur. Ahlakı güzel olacak. Fıkıhı, hukuku düzgün olacak. Adaletsiz olmayacak. Dervişlerin parasına, malına, mülküne gözünü dikmeyecek. İstemeyecek, dilencilik yapmayacak. Sufi dilenmez çünkü. Müslüman dilenmez. Müslüman andırmaz bile. Ne diyor ayeti kerimede? Onlar fukara oldukları halde kendilerini fukara göstermezler. Evet. İşte. Anadolu. İslamı dediğimiz bu. Şimdi bu tabii. Selçuklular. Anadolu’ya gelirken yukarı. Mezopotamya sufiliği ile geliyorlar. Gazaliun tekniğini koyuyor ortaya ama medreselerde okutuluyor. Fakat normalde enteresan bir şeydir bu. Bakın bunun üzerinde ayrıyeten bir araştırma yapmak lazımdır. Anadolu sufileri genel anlamda. Hanefidir. Şafi değiller. Güneydoğuda ve doğuda çok az bir şekilde. Şafiler vardır. Genelde. Hanefidir. Şimdi mevzuyu buradan toparlıyoruz. Yine şeye geliyoruz. Ne? Paragrafa geliyoruz. Ama bir proje adamıdır. Devlet bürokrasisi.

emreder ve yerine getirir. Bordrolu din adamı olmuştur. Daha sonra bunun pişmanlığını duyar ve itiraf eder. Şimdi proje adamı mıydı? Evet. Sen hayır diyeceğimi bekledin ama. Proje adamı mıdır? Evet. Gazâlî proje. Bunun bir kısım böyle hani çok özür dilerim kendisini gazalci görenler karşı çıkacaklar da o umurumda değil ama bu benim evetim amalı değil. Sıradan bir anlam yok bunda. Ya bir kısmı proje adamıdır. Bu nedir? Az önce. Emevilerin düştüğü çukuru söyledim ya. Din siyasetin emrine girer. Şimdi dünya üzerindeki. İslami veya gayriami devletlere baktığınızda hepsinde din siyasetçilerin emrindedir. Din devletlerin emrindedir. Dayatılmış bir din yaşar. Hristiyanı, Yahudisi, Müslümanı. 4.000in üzerinde dünya üzerinde din var, inanç sistemi var. Şimdi. Gazâlî Nizamül. Mülkün himayesinde. Nizamiye. Medreselerinin baş müderrisi olur. Devletin.

ideolojik krizlerine çözüm üretir. Bakın bu şu anda bütün devletlerin bence muhtaç olduğu bir. Devletlerin ve tebanın ideolojik krizlerine cevap vermek. Bir kapitalist sistem var. Kapitalist sistemin karşısında ideolojik olarak cevap vereceksiniz. Bir faiz sisteminiz var. Faiz sisteminin karşısında ideolojik bir cevap vereceksiniz. Bir hukuk sistemi var. Bozuk, çarpık, yanlış. Keyfi. Buna ideolojik cevap vermelisiniz. Gazâlî bunu yapar. Şimdi bunu böyle düşündüğünüzde. Gazâlî muhteşem bir iş yapmış oluyor. Ama. Gazâlî proje adamıdır ama saray alimi değildir. Nasıl saray alimi değildir? Devletin akıl danışmanıdır. Devlet ona akıl danışır ama o devlet için düşünür. Bakın devlet için düşünür. O devletin emrinde değildir. Buranın altını defalarca çizerim. Alimi değil, devletin emrinde değil, devlet için düşünen bir kimse. Gazâlî’nin bütün kitaplarını araştırsanız hani. Allah.

beni affetsin ben de ana akım kitapları e olarak ne o bilgisayarda yüklenmiş vaziyette. Hani 67 tane ihya dahil buna. Kütüphanemde var benim ama hani ihya var. İşte bir 34 tane daha böyle küçük risaleleri var. O felsefetül o kitabı var. Normalde olarak hani böyle bilgisayar ortamında olmayan 67 tane kitabı var ihya dahil buna. Ama hemen bütün kitapları benim bilgisayarımda, kütüphanemde var. Büyük. Türkçeye çevrilmiş bütün kitapları. Mesela. Gazâlî’de şunu tespit edemezsiniz. Ben edemedim. O yüzden buraya not olarak aldım. Sultan. Gazâlî’de sultan masum değildir. Gazâlî’de devlet başkanı kutsal değildir. Gazâlî’de devlet de mutlak değildir, kutsal değildir. Enteresan bir şeydir. Mesela. Gazâlî hiçbir zaman, hiçbir eserinde ve davranış biçiminde halifeyi de masum kılmaz. Halife dediğim ne? İslam dininin en.

üst otoritesi. Öyle değil mi? Halifelik o. İslam’da. Neden. Gazâlî? Gazâlî bunların o gün için tarihi anlamda eksikliklerini ve yanlışlıklarını görmüştür. Çünkü. Gazâlî’yi değil de. İbn. Rüşt’ü getirmiş olsaydık, evet. Gazâlî’nin burada keskin durduğu noktalardan birisidir., felsefik olarak defanslıdır. Gazâlî. Gazâlî’nin bu noktada hani geçen derste dediydim ya hani. Gazâlî’de hani çok geniş bir çerçevede felsefik bir açılımı yoktur. Ama o günkü düzlem içerisinde. Gazâlî mi. İbn. Rüşt mü? Gazâlî. Çünkü düzenin kurulması gerekir. Devlet, millet kaynaşmasının olması gerekir. O yüzden mesela. Gazâlî bildiğiniz halife. Halife masum olarak görmez. Oysa. Emevilerde, Abbasilerde, Fatimilerde, Batinilerde, Şiaada halife masumdur. Şimdi siz halifeyi masum ettiğinizde ne gelir önünüze biliyor musunuz? Papa da masumdur. Şimdi halifeyi masum kılarsanız halife herhangi bir. İslam’ın hukuksal meselesini.

ortadan kaldırabilir yetkisi vardır. Masumdur. Papa da aynıdır. Yalnız o yüzden. Gazâlî Kur’an sünnet çizgisinde durur. Akait noktasında da. Kur’an sünnet çizgisinde durur. İbadet noktasında da. Kur’an sünnet çizgisinde durur. Sultanı ve devleti de. Kur’an ve sünnet çizgisine getirir. Devlet meşru olacaksa. Kur’an ve sünnet hukukuna uymak zorunda. Adaletli olmak zorunda. Devletin meşruiyeti adaletten geçer. Gazâlî’ye göre. Ve. Gazâlî sultanın meşruiyeti de. Kur’an, sünnetten ve adaletten geçer. O yüzden hani bunları böyle net bir çizgi şeklinde koyunca ben onu saray alimi olarak görmüyorum. Ben onu bodro mahkum olarak da görmüyorum veya değişik menfezlerin elemanı olarak da görmüyorum. Allah beni affetsin. Şimdi. Bodrolu din adamı dediğimizde teknik olarak evet maaş alıyordu. Bunu reddetmiyoruz. Devlette görevli miydi? Evet. Bugünkü. Diyanet. İşleri. Başkanı.

gibi. Ama buradaki meseleye biz ben bu fakir maaş bağlamında mı bakacağız? Bağımlılık derecesine veya bağımlılık noktasına mı bakacağız? Ben maaş bağımlılığı olarak görmüyorum ama. Gazâlî devletin ve devleti yönetenlerin yanlışlıklarına evet diyecek bir şahsiyet değil bu., mesela, devleti meşrulaştırmak için dini. Eyüp. Bükseydi devlet adamlarını veyahut da devlet bürokrasisini meşrulaştırmak için dini, dini hükümleri, hukuku, eyip bükseydi o. O zaman derdim ki devletin ve siyasetin emrinde bir maaş bodrosu. Maaşını kaybetmemek için gelene ağam gidene paşam demiş. Ama öyle değil. Dini ve dindarları korumak için devlete bir sınır çizdiyse dinin o günkü devletin hukukunu aslında. Selçuklula tam bir dini hukuk yoktur. Devletin değişik çünkü tebaları vardır. Değişik hukuklar vardır. Ama bütün teba devlet önünde hukuksal olarak eşit düzeyde davranılıyorsa.

ve bu noktada devletin hukuksal sistemi önünde devletin tebası hakkını alabiliyorsa o zaman biz ona normalde devletin elemanı gözüyle bakamıyorum ben ona. Buu. Çünkü ihyaya baktığımızda mesela ihyada örnekliyorum bunu. Zulmeden sultanlara karşı çok ağır ithamlar vardır. Mesela ihyada gerçekten bir şeyh olmadığı halde şeyhlik yapanlara karşı çok böyle ağır sözler vardır. Hani bugünkü dille söylenecek olursa din tüccarlarını. Gazâlî gömer. Dini kendisine sütre edip arkasından her türlü namussuzluğu yapan bürokratları, siyasetçileri, sultanları gömer. Gazâlî. Böyle bakınca şimdi ben buradan bakınca. Gazâlî hani devletin elemanıymış gibi gelmiyor bana. E tabii bu böyle hani bordol mahkumlarının yapabileceği bir şeyler değil mi da bordo mahkumu olan bir alim hani devletin istediği fetvayı verir. Hani ne diyorlar şimdi bordro mahkumu alimler diyorlar ki.

TOKİn’nin faizi faiz değildir. Örnek bunlar. Bodro mahkumu. Bodro mahkumları ne diyorlar mesela? Enflasyon miktarı kadar faiz caizdir diyorlar. Bunlar bodro mahkumu. Bodro mahkumu ne diyor? Bir kadın resmi olarak kim kimle evliyse evli 10 tane adama da dolaşsa nikahı durur diyorlar. Hani nikahı resmi nikahı kimle? X kimseyle kadın her gece başka bir adamla dolaşabilir mi? Dolaşabilir. Nikahı duruyor mu? Duruyor diyor. Bodrum mahkumu. E şimdi öyle olunca hani. Gazâlî’de. Bodro mahkumlarına yakışmayacak cesaretli sözler ve davranışlar var. Devam ediyoruz. Evet. Emredileni yerine mi getirdi? Batinilere karşı evet emredileni yerine getirdi. Reddiye yazdı. Ama yazdığı reddiyeyi az bir böyle bakan kimse o battiniliğe karşı reddiyeyi incelemenizi isterim. Incelediğinizde mesela böyle sloganik değildir hiç ilmidir. Batiniliğin meşruiyet sandalyesini altından çeker.

Bu fakirin tespiti. Ben battiniliği böyle incelemiş bir kimse değilim. Soru gelince. Gazâlî ne demiş battinilikle alakalı? O zaman baktım. Kendimce tespitim o. Dedim ki oturdukları sandalyeyi, koltuğu altından çekmiş. Dedim reddetmiyor seni ama oturduğun koltuğu çekiyor, devriliyorsun. Müthiş zeka. O yüzden mesela. Gazâlî battiniciler tekfir bile etmemiş. Enteresan bir. Tekfirciliği yoktur. Gazâlî’nin. Ama devletin emrinde olmuş olsa tekfir ederdi. Ha belirli şimdi devletin emrinde olanlar var. Ne var? Selefi, Vahabi var. Herkesi tekfir ediyor mu? Ediyor. Türkiye’de meşhur bir tarikat var. Müritleri tekfir ediyor mu? Ediyor. Türkiye’de partiler kuruldu. Kendilerine oy atılmazsa tekfir edilen. Bakın bunlar aynı menfezden beslenen insanlar. Aynı menfezden alimleri var. Tarikatları var siyasetleri var. Şimdi alimler aynı çizgide değilseniz tekfir ediyorlar. Sizi tekfire yönlendiriyorlar. Şeyhleri.

var onlar da tekfir ediyorlar. Siyasetçileri var onlar da tekfir ediyorlar. Bakın bir tekfir kültürü oluştu ülkede. Ve bu tekfirciler aynı merkezden beslenen kimselerdi. Ama. Gazâlî’nin battinilere karşı, İsmaili’ye karşı veyahut da. Fatimilere karşı tekfir yok. Enteresan bir değil mi? Hatta. Gazâlî felsefecileri bile tekfir etmiyor. Gazâlî’nin yöntemi muhteşem. Oturduğu sandalyeye çekiyor. Felsefecilere cevap olarak. Türkçeleştirilen tehafülü, tehafülde felsefecilerin oturduğu doktrini çok ürütüyor. Sandalyeyi çekiyor altlarından. Batinileri de aynı şekilde yapmış. İsmailiye’ye de aynı şekilde yapmış. Daha ilerisi o günkü. Şiaaya de aynı şekilde yapmış. Bu böyle o yüzden. Gazâlî’yi çok taşlarlar zaten. Mesela. Gazâlî’yi taşlayan belli ekoller vardır. Mesela. Şia taşlar. Gazâlî. Modernist düşünce. Gazâlî taşlar. Hani. İbn. Rüst mı, Gazâlî mi dedi ya. Evet. Bunun tartışması vardır mesela.

Taşlar. Gazâlî. Oysa. Gazâlî kendi zamanında, kendi zamanında gerçekten ve gerçekten muhteşem iş yapmıştır. Bugün eleştirebiliriz. Ve. Selçuklu. Alpaslan. Alpaslan’dan öncesi amcası. Tuğrul. Bakın bunlar tarihi gerçekler. Bunlar tarihi gerçekler. Eğer. Tuğrul’un e cihat ve savaşma aşkı, cesareti, dirayeti. Tuğrul’un. Alpaslanın, Alpaslan’ın. İslam’ı savunma, vatanı savunma, devleti savunma ve devleti kuvvetlendirme ve bununla alakalı. Nizamiye. Medreseleri ve. Gazâlî olmamış olsaydı siz bugün olmazdınız. Çok ciddi söylüyorum bunu. O günkü düzlemde eğer ki bu. Türkler, bu çılgın. Türkler, bu çılgın. Türkler bu ölümü gözünü kırpmadan ölümle oyun oynayan tabiri caizle ölümle dalga geçen o. Türkler olmamış olsa hadi bunu ırkçılık olarak söyleyin. Hiç umurumda değil. O Türkler olmamış olsaydı şu anda. İslam dünyası. Bizans’ın önünde köleydi. Yazın bunu kenara. Köleydi bütün.

İslam dünyası. Köleydi. Bütün. İslam dünyası. Bizans her şeylerini. Haçlı seferleriyle yok ederdi. Şimdi her şeyimizi yok ettiği gibi. Evet. Bu tarihi bir tespit. Bunu ırkçılık olarak da görmeyin. Bak tekrar söylüyorum. Tuğrul. Han. Hanlar. Hanı. Tuğrul. Han. Evet. Ve yeğeni. Alpaslan ve. Nizamül. Mülk ve. Gazâlî. Bu eğer bu hani devlet, millet ve ulema kaynaşması olmamış olsaydı evet. Haçlı seferlerinin önünde yok olmuştuk. Haşrı seferlerine girmeyeyim. Girersem şimdi siz herkese düşman olursunuz. Haşrı seferlerine yardım eden şiadır. Günün. Şiasıdır o gün için. Haçlı seferlerine yardım eden. Batinilerdir. Haçlı seferlerine içeriden yardım eden. İsmaliye’dir. Haçlı seferlerine yardım eden. Fatimilerdir. Haçlı seferlerine yardım eden. Abbasi kalıntılarıdır. Haçlı seferlerine yardım eden. Emevi kalıntılarıdır. Haşlı seferlerine yardım eden orada ne kadar unsur var.

ise. Selçuklu’nun içinde ve dışında hepsi de. Haçlı seferlerinin çok affedersiniz yalakasıdır, bozmasıdır. Evet. Tarihi gerçektir bu. Alın bunu istediğiniz yerde paylaşın. Umurunda değil. Umrunda değil. Bakın o günkü bu mekanizma, o günkü mekanizma. İslam dünyasını ayakta tutmuştur. Gazâlî’nin felsefesi eksiktir. Gazâlî’nin bu noktada mezhebi olarak katıdır, durur. Evet. Bugün baktığımızda öyledir. Gazâlî mezhep çizgisini, Eşari, Şafii çizgisini veya. Sünni çizgisini çok keskin bir şekilde koyar. Lazımdır o gün için. Siz oyuna oynaya zamanınız yoktur. Çünkü düşman sarmıştır etrafınızı. Siz düşman etrafınızı sarmıştır. Siz devleti ve milleti ayakta tutmakla mükellefsiniz. Bugün düşman ülkenin etrafını içeriden ve dışarıdan sarmıştır. Bugün de aynıdır. Bugün de içeriden selefisi, Vahabisi, içeriden satılmış. İngiliz ajanları, dışarıdan. NATO şemşeyesi altında. Amerika’nın yapılanması ülke-i işgale. Ekonomik olarak.

ülke işgale hazırdır. Siyasi olarak ülke işgali hazırdır. Kültür olarak zaten işgal edilmişiz. Dini olarak işgale hazırdır. Siz cihat ayetlerini unutacaksınız. Ülke savunmasını unutacaksınız. Ekonomiyi unutacaksınız. Faizi unutacaksınız. Fuhuşu unutacaksınız. Uyuşturucuyla, içkiyle, içkiyle, uyuşturucuyla, çıpraklıkla beyniniz donacak sizin. Evet. Ülkede uyuşturucu yaşı 10a 10’a inmiştir. Huhuş yaşı 13’e inmiştir. Evet. İnsanlar geçim derdindedir. Evet. İşgale hazırdır. O gün içinde. Selçuklu işgale hazırdır. İçeride karışıklıklar vardır. O yüzden. Roman. Diojen komutasında. Bizans gelir. 1071 aşılmış olsaydı bugün siz olmazdınız. O yüzden. Gazâlî sipariş adam değildir. O günün zirve, o günün zirve aklıdır. Ben insanlar o gün vazifelerini yaparlar. Nasıl bir vazife yaptığı sonradan meydana çıkar. Eleştirirler. Sonrakinler evet eleştiriler. Haklarıdır herkesin buna bir demem. O yüzden pişmanlığı ve itirafı. Gazâlî’nin devlete.

hizmet etmiş olmaklığından değildir. Nefsindendir. Ben onu sufiliğe bağlıyorum. Hani. Hz. Pir der ya dün dünde kaldı. Cancazım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım. Sufiler öyle derler. Düğününe pişman olurlar. Der ki, “Daha fazla sevseydim, daha fazla yaşasaydım, daha fazla derinleşseydim.” Bu hani bir de. Gazâlî’nin ben ona inanıyorum. Niyeti çok saftır. Safidir. Ama o niyetinin safiliği ve saflığını sonradan gelenler bulanıklaştırır. Hani bir. Hz. Mevlânâ vardır. Bir de. Mevlanacılar vardır ya hani bir. Arabi vardır bir de. Arabiciler vardır ya bunun gibi. Bir. İmam-ı. Azam vardır bir de. İmam-ı. Azamcılar vardır. Ne? Hanefim. Neren. Hanefi senin. İmam-ı. Azam evinin. Emevinin yıkılması için mücadele etti. Neren. Hanefi senin? Bu onun gibidir. O yüzden bu manada. Gazâlî mesela son iki yılını. Bağdat’ı.

bırakır. Gazâlî Şam’a geçer. İstifa eder devletten deder der ki yeter yaptığım vazife. Şam’a geçer. Şam’a. Emevi. Camisi’e iki yıl kapatır kendini. Caminin minaresine kapatır. Evet. Bunu ben. Gazâlî’nin pişmanlığı olarak görmüyorum. Bu artık der ki ben yolum yakın artık ben kendi nefis matematiğini düzeltmem lazım der. O yüzden benim için hani. Gazâlî’nin. Bağdat’ı terk etmesi, vazifeden kaçması değil. Benim için bir isyan da değil o. E her sufide var olan bir içsel hesaplaşma vardır. Bunu büyük sufiler genel olarak kendi o içsel hesaplaşmalarından dolayı inzivaya çekilmek, halvet etmek isterler. Der ki bu kadar harere gürere bu kadar hani böyle koşuşturma mücadele. Ondan sonra der ki biraz böyle bir iç hesaplaşma yapalım. Bir geriye çekilelim. Bunu itikaf gibi görün. Hani.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Ramazan’ın son 10 gününde itikaf ederdi. Hiç kimseyle konuşmazdı. Devamlı hani. Cenâb-ı. Hak’la haşır neşir olurdu. Oysa hep öyleydi ama yine böyle bir kendini e böyle bir e tabiri caizse inzivaya çekerdi. E bu da. Gazâlî’ye yakışan bir şeydir. Aynı şeyleri büyük pirmıştır hep. Hani bu sufi öğretisinin içerisinde vardır bu hani halvet etmek bir böyle kenara çekilmek. Şimdi bunu normalde kardeşler, arkadaşlar bunu biraz belki de farklı algılayabilirler. Hani ben de bazen derim ya hani böyle bir çekileyim istiyorum kenara. Bu böyle o duyguyu yenemiyorsun. Sonra düşünüyorsun onca kardeş var, arkadaş var, şu var, bu var. Hadi bir daha kendince bir rüya, bir hal bir oluyor. Tekrar hani diyorsun koş, yürü, devam.

et., bu böyle bir. Gazâlî’de benim gördüğüm böyle bir hani iç hesaplaşma diyelim veyahut da biraz böyle halvet etme, biraz kendinle başa kalmak olarak. Ben onu öyle nitelendiriyorum. Öyle değil. Normalde şimdi bu paragraftan ve paragraftan bakaraktan genel olarak. Gazâlî’ye baktığımızda mesela. Gazâlî devlet dışında bir. İslam tasavvur etmez. Şimdi. Hakan’ın eleştirel noktasına değineyim. Gazâlî devletle. İslam’ı içe koyar. Devlet dışı bir. İslam tasavvuru yoktur. Gazâlî’de. Şimdi. İbn. Rüşdi söyledi ya mesela. Gazâlî’de bugünkü anlamda radikal bir özgürlükçülük yoktur. Bunları. Hakan memnun olsun diye söylemiyorum. Tespitlerim. E Gazâlî daha sistem içi bir insandır. Ama sistem içi insan derken onun şu yönünü de es geçemem. Sistem içinde kalaraktan sistemi ahlaki kurallarla donatmak ister ve donatır. Sistemin dışında kalmaz. Kendisini sistemin dışına.

koymaz. Ama sistem ahlaki ve hukuki olmalı. Gazâlî sistemi ahlaki ve huk hukuki noktaya çekmeye çalışır, sınırlandırır. Saat 11 olmuş. Hakkınızı helal edin. >> Helal olsun. >> Son söz bu noktada bu gecenin son sözü. Vaktinizi aldım. Hakkınızı helal edin. >> Buradan da bölmek istememişim demek ki. Yürümüş gitmişim. Gazâlî benim son yazdığım paragraftan okuyacağım. Her inanan gibi, her insan gibi masum bir alim veya derviş değildir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dışında masumiyet karinesine sahip olan hiç kimse yoktur. Çünkü. İslam inancında hiçbir şeyh, hiçbir alim, hiçbir devlet başkanı masumiyet karinesine sahip değildir. Herkesin hatası, yanlışı, eksiği, noksanı, günahı olur. Hadis-i şerifte hiçbir kimse yoktur ki bir günah onun perçeminden tutmamış olsun. O yüzden. Gazâlî masumiyet karinesinin.

içinde değildir. O da her mümin gibi bir tarafı insandır. Sonuçta. Gazâlî körü körüne iktidarın memuru da değildir. O devlet de temas etmiş. Bu temastan ben yara aldığına da inanıyorum. Bu temastan yara almıştır. Çünkü devletle temas eden her şeyh, her alim, her, her alim yara alır. O yüzden sufiler devletle temas etmemek için aşırı özen gösterirler. Yara almamak için ve yara almış ama bu yarayı ilimle, ahlakla tedavi etmenin yolunu aramış ve o yolda yürümüş. Son kelamım bu. Hakkınızı helal edin. Elfatihama salavat. Önümüzdeki hafta kıyamet kopacak. Amin. Önümüzdeki hafta kıyamet nasıl kopacak? Nizamül. Mülk siyasi iktidarın kaynağını ilahi bir güce. Allah’a ve dine. İslam’a dayandırır. Maknevveli ise dünyevi ve seküler gerekçelere işaret eder. Allah’ın yönetime yetkisini her çağda.

halk arasından seçtiği belli kişilere verdiğini ifade eden. Nizam-i. Mülk, dolayısıyla sultana itaat etmenin bir anlamda. Allah’a boyun eğmek anlamına geldiğini ifade ederek siyasal iktidara güçlü bir teolojik temel sunar. Mahkevelli ise kitab-ı hükümdarda buna karşı çıkar ve iktidarın kaynağını toplumsal dinamiklerde arar. Konuyu dağıtmayalım. Nizam-ı. Mülk, Nizamiye. Medreselerinin müfredatını battinilik, İsmali ve. Şiilik karşıtı bir anlayışla oluşturur. Gazâlî’nin battiniliği ve şiiliği. İslam dışı ilan ettiği battiniliğin iç yüzü adlı eseri ünlüdür. Evet, buradan devam edeceğiz. Önümüzdeki hafta çetin bir sohbet bekliyor bizi. Allah izin verir de inşallah. Sağlık afiyet verirse devam edeceğiz buradan inşallah. Haklarınızı helal edin. Helalin. >> Tabii huzurlarınızda böyle bir konuyu bizim önümüze getiren. Hakan. Kardeş’e de teşekkür ediyorum. Beni böyle bir araştırmacı yapıyor. Ben yeniden.

böyle işte kitaplara yeniden böyle bir araştırmalara danıyorum. Ondan sonra kepenkler kapalı bende. İletişim yok. Ben bunları araştıracağım. Hamdolsun buraya getireceğim diye beni de güzel bir uğraşın içerisine sevk ediyor. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. >> Amin. >> Arkadaşlardan özür diliyorum. Bütün derviş kardeşlerden. Onların böyle özel meseleleriyle ilgilenecek zamanım kalmıyor. O yüzden bu konuda da kardeşler inşallah haklarını helal etsinler. >> Helal olsun. >> Etmeyen varsa da söylesin. Helallaşmasını biliriz. O kadar da elimize armut toplamıyor. Bunu da tehdit olarak algılıyorsanız algılayabilirsiniz. Sıkıntı değil. Bizim damarlarımızda akan kan belli. Biz normal değiliz. Hiç olmadık zaten. Olmayın da zaten. Evet. Normal olmayın. Biraz deli olun. Ülkeyi ayakta tutacak olanlar delilerdir. Vatanı savunacak olanlar. Dini, imanı, İslam’ı savunacak olan.

delillerdir. Hımbıl, sümüklü insanlardan hiçbir zaman bir fayda kalmaz. O yüzden ülkeyi ne bekliyor belli değil. Bak elin adamı elini kolunu sallaya gitti işgal etti. Ben hep yıllardır söylüyorum ya yarın buraya olmayacağını malum diyorum. Güvenmeyin hiç kimseye ve hiçbir devlete. Bizim çevremiz sarılmış vaziyette. Ülke olarak uyanık olacağız, bir olacağız. Dikkat edeceğiz. İçeriden ve dışarıdan her türlü her olabilir. O yüzden muhakkak ve muhakkak dikkat edeceğiz. Dikkatli olacağız inşallah.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Gazali’den Sorular 4 konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Gazali’den Sorular 4 sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.