Genel

Gazali’den Sorular 3 – Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 27.12.2025


Hardülü beladam müslübetten sıkıntıdan şerden bizderme hafaza ileysin. Kötülük yapmak isteyenlere fırsat vermesi. Evet gazaliden kaldığımız yerden devam edeceğiz. Geçen hafta mağverdenin sözünü işlemiştek. Mağverdi diyorduk ki din devlet kardeşti. Şimdi bunun sadece mağverdi’nin üzerine hane dizain edersek sanki Müslümanlarda bu böyleymiş ki bir algılanır. Geçen hafta vakit kalmadından hane kristiyandın ya asına ve ota diğer dinlerle alakalı durum ne ona çok değilme zaman kalmamıştı. Yani mağverdi bunu böyle söylerken mesela arist olun iskenlere yazdı mektubu burda ben bir kısa

bir bölüm aldım. Onu da görelim ki yani bu sadece İslam dünyasını ayet bir şey değil. Hane geçen hafta az bir şey kristiyandın ya asına da bahsettik ya adedik onlarda imcile önünde imcile el basarak tam yemin ediyorlar diye. Burası böyle ilginizi çekçecek şimdi. Arist o değilce tabi Yunan Fersifesinin piyre. Şimdi hane Yunan Fersifesinin baktığınızda bize nasıl anlatırlar işte çok demokrat. Öyle değil mi? Çok layi ek, öyle değil mi? İşte böyle güzelleme yaparlar. Yaptıkça da yaparlar. İskenlerin arist

olun iskenlere yazdığım mektubu bir pasaj size. Şöyle demişler. Dini devletin temelik ol. Aristör gönderiyor bunu. İskenler kim? Yani tarihte en fazla coğrafi, yerlerde, imporatorluk kurmuş. Hepimizin ayakta almış da bir büyük isken de. Gazali’den Sorular 3 Hakkında Yani kanuniyesi büyük kanuniyesi demezseniz. Biz çünkü tarihimiz de barışık bir ülke toplumomu o muaktan çıktık çünkü. O büyük isken de. Bakın onu da ne yazıyor Aristo. Dini devletin temelik ol. Kim sana muhalefet ederse o senin devletinin düşmanıdır. Hangi devlet başkanı?

Devletini dinle hizmetçiklarsa o devlet başkanlığını dahal ayaktır. Hangi devlet başkanı dahal? Dini dinle devletine hizmetçik yaparsa devlet onun için ahfettir. Dini korumak için, iktidarı devleti yani kullan. Dini korumak için devleti, iktidarı kullan. Ancak iktidarı korumak için, diini kullanma. Meşhur Aristo’nun meşhur büyük iskenlere yazmış olduğum mektub. Yani o günahın fesefesinin. Hani çok hümannist görünen. O çok insalcıl görünnen Aristo’nun iskenlere yazmış olduğum mektub. Yani diyor ki, Dini devletin temelik ol. Yani dinle oluyormuşafer iskenlerde devletin temeli oluyo. Yani

bugün hır isteyan dünyasında devletin temeli hır isteyanıktır. Bütün devletleri bütün devletleri hır isteyanlarda hır isteyanıktır. Dünya üzerinde hiç bir devlet yoktur ki temeli din olmasın. İstemlemiyorum bakın. Dünya üzerinde hiç bir devlet yoktur ki temelinde din olmasın. Bütün devletleri temellerinde din vardır. O dinle devlet içi çedir. Ama derseniz ki devletler dinlik kullanırlar kabul edelim. Bütün devletler dinlik kullanırlar. Devlet başkanları da dinlik kendilerini basama kadar. Bundan ayrı tortışımın konu ayrı tartışma konusu. Devam ediyoruz. Geçen haftadan kaldığımız yerden.

Yine geldik aynı yere bir alıntı daha yapalım. Devlet formal hukuk demektir. İstem kültüründe hukuk ise fıkıktır. Diğer mesyeplere göre fıkı, Sünni mesyeplerde engeleşkin biçim ağmıştır. Dolayısıyla hane’danın parantesi çersinde. Sünni hanefiyime sevinetarcı etmesinde Bir inanç tersi hinden söz edilebileceği gibi Devlet olarak örgütlenmenin getirdiği bir ihtiyaçtan kaynaklandığı Hatta bu ihtiyacın zorunu olduğu da belirtilmeleridir. İşte nizamün mülk de bu kritik mücadele de ve yeniden yapılanma döneminde kendisine destek olacak. Dönemin ihtiyacı olan İslami yorum’u üretecek. Daha dönemini bir teoriyiz

yani olarak yeni bir dönemin kapılarına açacak. Dönemin kapılarına açacak imam gazali keşfeder. Ternak içerisinde alıntı. Yani normalde bir yerine onun soruyu soran hakan alıntı yapmış. Devlet baştan bölüm atmamakta işalak edebilirdi. Hoş geldiniz. Sordu malz önce geldin mi dedin? Gel deyine çok sevimdim. Böyle bir senin muhatap alıyorum ya daha çok hoşuma ediyor. Devlet, formal hukuk olarak. İslam ve fıkı ayrımı. Bunlar normalde, bir hani böyle atımadım gidersek, mesela daha iyi, anlayabiliriz diye düşünüyorum. Ben kendim öyle anlamaya çalıştım.

Devlet, malum bir kanunu olan yazılı. Genellerine bilinir, uygulanabilinir sürekli, isteyem bir yapı. Bir toprağını üzerinde, bu teknik konuları girmedim. Çünkü konu fıkı, hukuk valaakalı. Devlet için bir toprak lazım. İşte normalde değişik un surlar lazım. Daha var ama burada ki soru formatına göre yazılı yani neyin ne olduğu yazılı. Anosak, genellerine bilinir bir. Ve aynı zamanda duyguluna bilinir sürekli kisteye mi yapı? En önemli şey süreklilik isteyen bir yapı. Ve önüm en önemli bir kanunlar genelihit abitmeli ve uygulanabilmeli.

Bu konuda hemfikiriz değil mi? Ben çünkü hani bu formatı göre gitmek isterim. Tabii burada İstanbul Fıkı. İstanbul Fıkı, deyince de çöz konusu olan, sun ney fıkı dediğimiz fıkı literi türük ediyor. Şimdi bunu biraz daha böyle geriye doğru, bunu algılamamız için biraz daha geriye gideceğiz. Biraz daha geriye gittiğimizde. Yani Hazreti Peygamber Salullar ve Selamazetleri işte Hazreti Ebu Bakür Ömer Osman Ali Raddilla Huan Hazretleri, ardından altaylıktanında Hazret Hasan Efendimiz’in o halif elik dönemlerinde Sunni fıkıh diye bir algı

yok. Anim burada, sonradan bu Sunni fıkı, oluşunun şeyi karşılık var çünkü. Neye karşılık, Sunni fıkı, şikaya karşıya. Neye karşı, mütesileye karşı, hariciye karşıya. Yani İstanbul Dün Yasir, büyüğümüne başladıca değişik topluluklar, değişik inançlar, değişik kalimler oluşmaya başıyor. Şimdi o günün akadarmesela işte, Yahudiler Yahudilik ve deyini bir ırkın üzerine kurulu, ırk üzerine kurulu. Genel olarak Hazreti Peygamber Salullar ve Selamazamandı, Öbür gedeki devletler, genelde şehir devletleri. Hazreti Peygamber zamanında söylüyorum. Şimdi İstanbul toprakları genişledikçe, değişik kalimler, değişik dinler, değişik

fersefi boyutlar, değişik adet gelenek görenekler giriyor işini içerisine. Ve fıkıh olarak kanun olarak baktığımızda, Hazreti Peygamber Salullar ve Selamazetten döneminde böyle bir problem yok. Yani kafirler soru soruyor, ayetik heri menu, Müslümanlar soruyor, hadişeriler yirah ediliyor. Ve insanlar hemen dönüşeceğim, hemen konuşacağız, hemen sonra bileciy mümkânizma hazır. O yüzden su filikten mühürik mürşet ilişkisi, hemen sonra bileciy mümkânizma hazır olmalı. Hemen sorabilirim, hemen cevabını ama bilmeli. Bu Peygamberi metodtur. Tabi Peygamber Salullar ve Selamazetten döneminde, işte Sünni Fıkı, Şia

Fıkı, mütesiledi, Haricidi, onun sona Şia’nın ismalıyesiydi, batı niydi, böyle bir problem yok ortalıkta. Bir tek Peygamber var, Kur’an var, Sünnet Seniye var. Yani sahabenin içerisinde fakih olanlar var, fakih olanlar var. Ama bunlar kendimce bireysel Mesep olarak aldıla ebiliriz. Ama bunlar ismi konumuş bir Meset değil. Ama bunun da yolu kimden açılıyor, yine Hazreti Peygamber’den açılıyor. Malum muazı, Normade Yemene Günder’e cezaman, Bakın bu hadise Fıkı’nın icazeti açısından, Fıkı’nın icazetler çısından çok önemli. Muazı Yemene Günder’e cezaman, soruyor, Eymu

Az. Sen nasıl hükmetceksin? Cevap şu Kur’an’la yarası vallahi. Bulamazsan diyor. Bakın daha o zaman Hazreti Peygamber, Sallullah, Mesela Mazetten’nin dilinden çıkan bir Mesele bu. Bulamazsan. Kur’an’da bir şey bulamazın. Bu Kur’an’ın eksikliği değil. Seni Sünnet’in ayar açılalım. Bulamazsan. Onu da diyor. Bulamazsan. O zaman diyor ki Kendi reyimle iştade derim diye çaftar. Kendi reyimle iştade derim diye çaftardım. Bunun üzerine Allah Resulü, Nebisini razı olduğu şeyde başarılı kullan Allah’ım da olsun dedi. Şimdi bu İslam dünyasında Hazreti Peygamber, Sallullah’ın

vesella Mazetten’nin kendi zamanında direkt iştade kapısının aralandığı yerdir. Hazreti Peygamber, Salldır ve Hazreti Peygamber, görevinin başındadır. Hani Peygamberlik ve devlet başkanı olarak, ve Hazreti Peygamber kendi ağzından musa bun, muazın, kendi reyile iştade etmesini kabul eder. Bunu böyle bir kenara alın, not alın bunu. Artından tabi Hazreti Peygamber, Hazreti Ebu Bekir, Ömer Osman, Mesah Hazreti Ömer Efendimiz’in, Hazreti Bekir Efendi Müzü, kendi zamanlarında iştade atları vardır. Mesela Hazreti Ebu Bekir Efendi Müzü, İlk iştade nedir? Zekat vermeyeyi reddeden, yalancı

Peygamber’e savaş açmaktır. Müsailemetür kezzeba. Mesela ordu Hazreti Peygamber Efendi, zamanında savaşa gidecek bir hastalığından dolayın bir türlü gidemez. Ve ordu dururken, hani cihada gidecek ama önce müseilemetür kezabunu üzerine gider. İşte Hade’de de rahazeta bu vakir Efendi Müzü. Därke Peygamber’in zamanında ne nasıl oluyor? Söyle olacak. Kim bundan bir adım geri çıkar. Bundan dışarı çıkarsa ben onu cihada inan ederinden. Bunu da Hazreti Eber Efendi Müzü’ye karşılar. Hazreti Efendi Müzü, bunun der ki sen Lail’a Lail’a Ladi’ye kimseyi mi?

Savaşıyla ne diyorsun? O ne makart ediyor? O da der ki, vallahi kim bundan bir adım ayrılırsa ona cihada derinden. Bakın bunlar işte hattır hep. Bunun hukuk açısından baktığımızda iş tatır. O yüzden bunları şimdi geçen, hani Hazreti Ömer Efendi Müzü’ye’nin iş tatları vardır. Hazreti Osman Efendi Müzü’ye vardır. Hazreti Ali Efendi Müzü’nin daha fazladır. Bu konuda iş tatları. Ama emevileri gelince kadar böyle bir ortaya düzrenli bir hukuk yok. Hep böyle sahabelerinin ağzından çıkan ve sahabelerinin Hazreti Peygamber’den duydukları.

Ve o zamanı kadar devlet İstanbul Devlet’in en önemli vazifesi cihad etmekdir. Dini aymakdir ve cihad etmekdir. Devlet değil ne hizmet etmek dedir. Dismen akadar emevilerekalar. Hazret Ali Radir’le huan Hazretleri. Şehid olur Hazret Hasan Efendimiz. Altaylık bir halefeden emiver sonra muhaviye adına halefelikten Hazret Hasan Efendimiz. Şekeller muhaviye döneminde çok böyle bir sıkıntılı bir durum yoktur. Ama muhaviye ne zaman ki oğluna halefeli. Burakır sıkıntılar başta şimdi. Burada İslam Devlet hukuku ve Fıkı Hede de Demiz. Dedimiz de Hazreti

Ali Radir’le Allah’ın han Hazretlerin zamanında Fıkı Ekolyleri iki ayırdır. Bunu da behan etmek zorundayız. Bir Ekoly Medine’nin müne vere de kalır. Bunlar Medine’nin müne vere de çıkmayan vardır. Mesela İman Malik’unlardan birisidır. İman Malik’in mesela muhatası, o yüzden sadece hijad bölgesindeki müslümanlara yöneliktir. Ve Medine, Ağalimleri, Fıkı Hilaryi, Medine’nin müne vere de hijad bölgesinde kalıp onlar dışarı çok çıkmamışlardır. Mesela tarihçiler derler ki ve daha hadcında yaklaşık 12 bin. Sahabe vardı bunun olmayı hiç ard örgasında kaldı bunun iki

bin tanesi yaklaşık dünyanın değişik bölgelerine hiç net ettiler. Şimdi Sünniy’e fıkı hak edeceğiz ya o yüzden bunun temelini atalım. Sünniy fıkı diye nitalendirdimiz, hanefi fık olarak nitalendirdimiz fıkı küfe de yani nülesi, özlü, merkezi küfe de. Neden küfe de? Hazret alırradırla, an Hazretleri. Halif olunca küfe yerleşir, beveletin merkezi de küfe olur. Küfe olunca Hazret’e Alef’en emizin etrafında tabiricayese sahabenin hani ahı, şeyimle, ne o, kelimemle af buyurun, ağırları, ahalimleri Hazret Alef’en emizin yanına gider. Ben sana bunlardan birisi

imni mesup küfeye yerleşir. Ve orada hakimlik yapar, orada müftülk yapar, kadılık yapar, ve normalde, Hazret Alef’en emiz, oraya intikal etmezden önce, evli mesup tam başka dikkat edilisinlere. Saat evli vakkas, ammar bir yasin, evlumuza, el eşari, muğuruma bin, şube, enes bin malik, hızı efetül yaman, imran bin hüseyin gibi sahabiler. Bunlar böyle fıkıhta, tefsirde, onun sona, kelamda, hadiste, çok önemli sahabeler. Bunlar normalde Hazret’e Alef’en emizle beraber, hatta evna bas, Anne Hazret’e abbasın oğlu, evna bas, bunlar necide, ne

yaparlar küfeye yerleşirler, küfe nerededir, ırakladır. Böyle olunca, bu sahabeler ve onunların yetiştirdiği tabi, kendilerini, medin ve fıkıhçılarıyla denk sahimiş vardır. Medinede kalan fıkıhçılar olarak, bunlar da yok sahimat mümkün değil. Ama normalde, bu sahabeler yani, bu da, ırak와 güçen küfe sahabeleri var. Onların yetiştirdiği tabi, bire çok konuna medin ve fıkıhçılarındaki yolundan değil, kendi reilerini kullanmışlardır. Bu böyle tabiricayesi İslam dünyasında önemli bir olgu ve adımdır bu. Şimdi, e bütün toplum salaya tukuşatmasın azim o fıkı dairesinin veya olgusunun

normal tabi bu böyle bunları İslam dünyasında dönem dönem değerlendirmek gerekir aslında mesela Hazreti Peygamber dönemini bir dönem onun sana Hazreti Ömüvekir Ömer Osman Ali bir dönem sonra emevilleri bir dönem basileri bir dönem salçukuları bir dönem ve sonam muhul istilasında sona örnekliyorum bunu mecelle mecelleden sonra ki dönem bugün geldiğimiz noktada son yüz yıllık dönem bunlar nefçide mesela şu anda örnekliyorum dihanet önceden bu kadar fethva yayınlamıyordu bu son dönem çatır çatır fethva yayınıyor yani bunlar normalde dönemsel dönemsel

hani irdelenmesi dönemsel dönemsel konuşunması lazım ve burada tabi en önemliisi Hazreti Peygamber salıllı alın ve selamaz ettiğinin devri normalde vahiyet ayağına ve aynı zamanda vahin denetimin altında olan bir dönem bu dönem tabi kaynak merkes odona o yüzden normalde İslam din bugün siz de din olarak İstanbul seçtim ve dinesi tamamladığım bu mesele de bir sıkıntı yok o yüzden sonraki dönemlere odona açık tutmuş şimdi neden sünni fıkı daha gelişkin şimdi oraya gelelim şimdi sünni böyle bir bunu bir

alıdılanmasın hakkını zelaleden baştan söyleyeyim ama gözden hani sünni fıkı neden daha gelişkin bu tariçsel bir doğru sünni fıkı daha gelişkin şimdi fıkı içimade demiş topluluk ve kıyas mekanizmanlarını kurmuş ve bunları devamlı olarak çalıştırmış bu benim kendi şahsi düşüncem ne zamanla kadar son üç yüz ilakadan ozmanlığındaki son iki yüz yıl bu mekanizman yani içimave o eski günlerini parlak günlerini kaybetmiş tabii normalde sünni fıkı en önemli özelliklerinden birisi devamlılık ve düzendir sünni fıkı devamlılığı getirir ve o o

düzene kendi içerisinde kendi dişimdiler o düzene kendi içerisinde dişimdiler o düzene kendi dişimdiler ve zainetmeye çalışır sünni fıkı benimce teşbidetim en önemli özelliklerinden birisi bu de çatışmaz devlet de çatışını kereikir de çatışmaz de çatışını kereikir o düzene de çatışmadan işlerine yürüdüme bir düzen içerisinde özellikler hanefiler adım hanefiler imam azam öğretisi daha fazla hanefiler Hanefiler adım hemaz Bincebile dedi ya kendisine ördene çı Pathede ve kalı ben Ney sahibi, işte ad edelim diyor. Saha bir bile karıştırmıyor orada.

Hani asaba bakarız demiyor. Kur’an-a bakarım, sünnet seni yev bakarım. Bulamazsan imamazanın sözü durbu. Kendim işte ad edelim diyor. Bu tabi imamazanın hocası da imamcaferin de aynı sözü var. Aynı zamanda küfe, alimlerinden bir kaştanı daha hocalar var. Onlar da aynı şey söylüyor. Ve hanefiler, o gün kü, İstanbul tırnak içerisinde, İstanbul devletlerinin pratikleriyle uyumudur. Ve halkın pratikleriyle duymudur. Halkın pratikleriyle duymudur. Bazen örneklerim ya, ben bayındımlı. Bizim orada zeytin toplandı mı toplandıktan sonra, zeytin sahibi çıktı değil mi tarladan?

Başaklarız biz ona. Başak toplumak servisler orada, cahizdir mi de? Haram değil mi? Fet vası da vardır bunu. Pamuk ekeler döneceğinden Pamuk toplandı bir kat topladığını iki kat toplandı, üç kat toplandı, bitti. Millet tarlaya girer başak yaparırdan. Başak toplar. Bunlar yöresel fıkırtır mesela. Hanefiler bu yöresel fıkırlar açıktır. Mesela bir kimsenin, muhtarın elma acı var, muhtarın elma acı yola böyle sarkmış. Muhtar diyecek ki şimdi ben de öyle bir elma acı yok kimseniz ağzını suyumam. Sılandırmasın köye gireni buruyoruz

diyorlar çünkü. Mesela böyle kendisindirin dışına elma acının dalları sarkmış. Ondan alabilirsin. Yandı muhtar şimdi. Bu yöresel fıkırtır. Hanefiler bunlara açıktır. Şimdi o yüzden Hanefi fıkı sadece inanışlarla kal değildir. Aynı zamanda bir yönetim tekniği koyar ortaya. Hanefi fıkı devlet siz değildir. Devlet hanefi fıkı sızolamaz. Sadece grullarda. Şimdi böyle olunca normalde mesela Hanefiler. Bir illete bağlı bir illete bağlı. Bir hikmete bağlı olduğu bilinen hükümler. İllete hikmetin değiştiği zaman o hükmü de değiştirirler. Orada sapan talinde kalmazlar. Hanbi illet

var. Hastalık var. Bir problem var. O illet abalı bir hüküm geliştirirler. Hükmetiler. Ama o illetin durumu vaziyeti değişti. Değişince hükmü de değiştirirler. Orada sabit kalmazlar. Hanefilerin bugün ki Hanefileri söylemiyorum abından. Eskiye doğru gidiyor. Eski de bahsediyorum. O yüzden normalde hanibörle kamuu düzenin kormak. İstandirletinde. Kamuu düzenin kormak. Hak vadaleti gerçekleştirmek. Zarmuretleri gidermek. Mahsadıyla bazı hükümlerin uygulanmasını askiyadalırlar. Bu çok radikaldır bunlar. Bu hükmü de askiyadalırlar. Mesela buna da örnek olarak Hazreti Ömer radıya’nın hazretlerini. Kur’anla sabit olan gayrim

üstümlere devletten zekat verilmesinin hükmünü. Hazreti Ömer Efendimiz. Kendin zamanında kaldırmıştır. İslam güçleştirmek. Kuvetlendi. İslamın böyle bir gün üstümlerin kuvvetlerini ihtiyacı yoktur. O kadar zekat dağıtırmasını kaldırır. Hazreti Ömer Efendimiz. Bakın dikkat edin. Kur’an da ahiyet de sabit olan bir şeyi kaldırır. Buranın altını çizelim. Kur’anla sabit bir zekat ayetinde. Hani ona normalde dil öledir ya. Mürelfil kuluva derler. Yani gayrim üstümleriyle. Mürelfil kuluva derler. Yani gayrim üstüm insanlarla Gönlünü İslam’a ısındırmak için onlara zekat vermek. Hazreti Ömer radıya’la anladırla

hazretleri. Kendisi ağlında hale felinde bu aya tık heri menin hükmünü tavıracağı ise kaldırır. Dark işimde buna ihtiyacım. Ve zekat gelirlerinden bunlara herhangi bir bir şey verilmesine gerek de yoktur. Şimdi bu bakın bir hükmü kaldırıyor. Kaldırıyor derken iş de mezale getiriyor. Mesela şimdi bir tartışma var. Öldeyim mi? Öldeyim mi? Öldeyim mi? Hani bir erkek bir kadından üç talakla boş dedi. Üç talak, bir talak mı sayılacak? Yoksa üç talak, üç talak mı sayılacak? Bakın tartışma var. Şimdi neden

tartışma var? Bazı adı iş yerilerde üç talak, bir talak saydırmış. Bazı adı iş yerilerde üç talak saydırmış. Üç talak saydırmış. Üç talak saydırmış. Üç talak, bir sefer de vermeye kabul etmemiş. Mesela Hazreti Ömer radıya’la hazretleri üç talak bir sefer de veren bir kimsenin üç talakla boş olduğunu hükmü atmış. Üç talak bir talak saymamış. Üç talak, bu norman de bakın bir işte attır. Evlilik kurumunu korumak amaciyle. Hani böyle geldikler yaşanmasın diye. O normalde bir talakta verilen bir

şey üç talak olarak. Bir talakta üç sefer verdiyse boşsun demek. Ama mesela hadis kitaplarından okuyorum ben de. Hani sahabeden bir kimse hanımını üç talakta boşalığı. Gel de Allah Resilliyallah. Dedik üç talak boşalığım bir sefer de de ve törü boşamamılmaz. Dönlürdüğünü göre. İçen de de şimdi temizlik müthdeti bekleyeceğim. Bir talak sonu boşayacağım. Yine bir temizliklerle bekleyeceğim. Bir talakta boşayacağım. Sonra bir temizliklerle mi daha bekleyeceğim. Yine sonra boşayacağım. Ama mesela küf e imamları. Reysa ettiriyip bunu kabul etmediler.

Eliler ki evlilik ciddiye tisten bir şey. Bir kimse bir kadını üç talakta bir sefer de boş adaysa. Boşamıştırdilerim amazamda bunun içinde. Şimdi normalde mesela işte bir kimse öldürülüyor. Aklıma gelenleri söylüyorum. Bir kimse bir kimseye öldürüyor. Haksız yere. Haksız yerim. Öldürünce diyet edecek. Diye döndücazım. Anlardan hesabına. Ancak devel hesabından hesabına. O zaman için bir devel mümersedir. Ve o dediği elim. Bir ara deve fiyatları çok yükselmiş. Deve fiyatları çok yükselince. Devenin fiyatını bir ara bağlamışlar. Demişler ki bu

kadar yüksek hani diyet ödenmez. Bu diyetler yüksek deve fiyatları yükselince. Bunun demişler. Bir… …noctaya bağlayalım bir seviye bağlayalım demişler. Bunun gibi mesela işte yine… …buhaziatörüme rıfendimizin işti atlarından birisidir. Mesela bir kimse arabasını aldı. Arabasını aldı. Jövdet ustada. Araba tamir olacak. Jövdet ustanın dükkanında. Arabada bir hasar oluştu. Dükkan da oluştu. Bu haze tövmen Efendimizin işti atıdır. Jövdet o hasarı ödemek zorunda. Dünrar böyle… …okine kadar olan fıkı literetörlerine. Kamın lü literetöründe olmayan şeyler. O yüzden böyle hani filer.

Hani filer. Kendilerince toplumun ihtiyacına bakıp. Toplumun ihtiyacına bakıp. Bölgenin ihtiyacına bakıp. Bölgenin de hastalıklara iletlere çözüm üretebilmişler. Ben bu konuda çok uzdarı bir… …şöyle uzdarı bir… …ne yazık ki biz üç yüz cirdan beri. Aslında hakan kardeş… …büyü İstanbul’da işti adı konuşacağız dedi. Ben bekliyorum. Onun bu konuda ki çalışmalarına. Çok önemli bir konu. Çok titizlikle davranılması lazım. Bu işti adı mekanizması işlevili yitirmiş. Bakın işlevili yitirmiş. Şimdi… …sadece inanç mu zorunu alıp… …müde deyimizde… …bu tersi… …han inançtan

kaynaklanıyor. Hem de devlet olarak… …öğürgüten menin zorunu ihtiyacı olarak varlardı. Şimdi… …sadece çok ünün başlangıştıklıktasını baktığımızda… …yani nereye kadar… …inelim turhu şahainelim… …turhu şahla beraber iki tane daha kardeşi var. Bunlar normalde şehir beylikleri. Öyle değilim. O zaman normalde işte… …bir halife var, abbasilerini içerisinde… …o halife, ne yazık ki… …hani önemli yitirmiş, alırlığını kaybetmiş… …ve orada da… …enle bilerden sonra… …apbasiler… …çok zayıf bir devlet halindeler… …bülük, pöğürtçükler, etrafta… …bülürçük, böyle küçük, küçük, küçük… …devletçikler oluşmuş… …delmak bir

şey de… …ve her yıl o devletçiklerin arasında savaşlar. Bitmek, tükemmek, bilmeyen savaşların içerisinde… …obbölgede, hani… …turhu şahla edemizde, tükler… …o tüklerinin içerisinde komple… …arap olmayan bütün ırtlar, tük orada. Arab olmayan. Ya, hüdüler var. Obölgede, Arablar var. Arablar var. Ee, şey ağlar… …mesela bir fahatımı devleti kurumuş. Hâşâşınlar var. Hıp pasiden kalanlar var. Fartın farklı küçük devletçikler var. Devletçikler var. Turu şah ve kardeşleri de bu küçük devletçiklerin başında bir kardeşinde, bir kaç tane şehir var, bir kardeşinde, bir

kaç tane şehir var, turu şahı da bir kaç tane şehir var. Ama o kardeşlerim nefse de turu şahaba ala. Daha henüz halif eden, ya ne yapmaz, halif eden, tur ve sancık alınmamış. Ve turu şah, savaştan savaşa, seferden sefer akışıyor. Coraf ya çok unusunu, çok dinli, çok unusunu, çok dinli ve sürekli savaşan bir ırk var. Bunu da böyle için bir beğen etcem yanlış anlaşılmasın. Hani burada kültler de vardır. Biz de kültler Türkmen boyuyor, onlar da Türk. Onlara

siz ayrı bir kavymisiz, dıyan ingilizden. O orada çünkü başka bir kavym yok. Yaü diler var, kristi anlar var, bizzanslılar var yani, bizzanslılar var. Fakti hristi anların kolları var. Çöğriyanlılar katalıklar gibi, işte iziler var. Şeytanı tapanlar var, farklı farklı orada inanışlar var. Ama bir tarafta da, perislerden kalıntılar var. Ve aynı zamanda da şia başıyor, yavaş yavaş. Şişmâliye takımı var, batın, intakımı var, örneğin. Bunlar cahferilikten ayrı. Şiayla cahferili ayırın. Mesela cahferillen batınlileri ayrın. Cahferillen leyişmâliye ayırın. Cahferillenle, fahatımınları

ayırın. Böyle bir de hariciler var, bölgede, mütesle var, bölgede. Kaderiyeiciler var, bölgede, cebriyeiciler var, bölgede hepsi de bunların. Bakın bu kadar böyle bütün her şeyin birbirine karıştı. İç içe girdiği bir coğraf ya. Sertçukluğunun yavaş yavaş, sertçuklu olmaya başladı zamanlarda. Şimdi böyle bir toprakların üzerinde, cebriyefel geniş, çok unusunu, çok dinliği, çok mesepliği, çok mesepliği, çok mesepliği, çok mesepliği, ülke. Böyle olunca orada kesizin hukuk sisteminiz. Esnek ama disip dinle olmak zorunda. Bu tabirimi de o hoş görünen mi?

Esnek ama disip dinle olmak zorunda. Aynı zamanda merkezi, meşruğu, yedi, tutmak zorunda var. Yani bir, bir merkezi, içilik, olması lazım, devletin bir merkezi olması lazım. Ve devlet, onlar kezden yönetilmesi lazım. Öyle olunca, bu hem dinliği olarak birçok mesep, meşref var. Hende birçok, illum faklı devlet var. Burada, fikne o zaman için tabiricayese, mulgur gibi kaynıyor boyuna, bu fikneyi de bastıracak, ideolojin olması gerekiyor. Ve affıkın olması, kelamının olması gerekiyor. Felsifenin olması gerekiyor. Batimi dediğinizde, Felsif’e var için içerisinde.

Ve o dönemde, bir de sokrattan aristodan Yunan Felsifesinden, Avrupa’dan, Habret çevirirler yapılıyor. Bu çevirirler yapılırken de hiç analiz edilmeden gözden geçirilmeden kitap anne getirilip milletheuguduluyor. Hani bu ne kadar doğru, ne kadar değildir? O yüzden normalde bunu da uygunamıyor. Sertçokurlar kendilerine tabiricayese, sünniler. Yani turu şahdöneminde İslam değil, devlet değil mi hükmüne geliyor? Nasıl, bizans, hristiyanlı devlet değiline hale ne getirdiyse, önceden oristiyanlar zulüm altında, kimin zulüm altında, Yahudilerin zulüm altında. O yüzden dağların tepesine kirliseler yapıyorlar, çünkü Yahudiler

onları siz kafirsini de hep katlediyorlar. Kirlisleyenler nefsinler yerin altında maralar yapıyorlar, kirliseler yapıyorlar, dağların enzirmesine kirliseler yapıyorlar, çünkü bir Yahudiy zulmü var, kirlisleyenler yüzünde. İyi sayita zaten Yahudiler o hale getirler, çarmağa geldiler. Şimdi onlardan ortak evangelisler çıktı, Yahudiy hristiyan ortaklı bu. Aslında Yahudiy ve hristiyanlar en büyük düşmandır birbirlerine. Ama müslümanlara karşı onlar şimdi birleştiler. Öl olunca, çok ırtlığı, çok dinli, çok felsefeli, bir coğrafya, öyle bir coğraf ve ki bakın ona, kaç kardan ega dağlarına kadar. Ve

aral gölünden kafkas ya da yemem ve adena kadar uzanan bir devlet. Bir impara tolluk böyle olunca anlonsana, karahanlılar bile satchıklulara bağlı. Karahanlardadınız da onlarda büyük bir türk devleti, onlarda satchıklulara bağlı. Böyle olunca hani en zir ve noktası melik şahit dönemidir, melik şahit döneminde bütün Avrupa’lı tarihçiler bunun da estektar bir adalet devredir. Bakın adalet devredir. Avrupa’lı tarihçiler, satchıklı devletini melik şahit dönemini derler ki bir adalet devleti. Hatta her meniller bile, satchıkluların adaletinden memnun dur. Bütün satchıklı topraklarında

yaşayan hangi dinemesi bulurs olsun, hangi millete hangi ırka menesi bulurs olsun, hepsi de melik şahit döneminde güvendedir mutlu dur. Hemşiden normalde tabiricayese, can güvenlikleri, mal güvenlikleri, din güvenlikleri, eman altındadır. Zaten melik şahit öldüğünde bölgeyi insanların hepsi de üzülür. Ve devletin teşkilatı melik şahit döneminde, nizamül mülkeverilir. Tabii, nizamül mülkeverilir. Tabi nizamül mülkeverilir. Çok gayretli bir kimseder, alim bir kimseder, normalde ilmi ve kültürel faleye ettir. Zirvede bir kimseder ve nizamye medreselerini kurar, nizamye medreseleri, dünyaya çapında şöhre takavuşur.

Hem, akla ki noktada, hem devlet yönetiminde, hem ilk disadi noktada, hem de normalde ticari hayat açısında muhteşem gelişmeler olur. Muhteşem gelişmeler olur. O yüzden, hanin nizamül mülkemen, devlet açısından, siyaset namesi, gerçekten bütün devlet insanlarının ve devlet adamınlarının, okumasını, uygulaması gereken bir şeydir. Ben bazı bölümlerini zaman zaman, hani göz gezdiriyorum. Zaman buldukça, yani gerçekten o zamandan bu zamanın, ışık tutan bir siyaset namesi var. O yüzden sadece vizir olarak görmek mümkün değil, bir devlet kurucusu dur, nizamül mülk,

devlet kurucusu dur. Ve normalde nizamül mülkün diğer vizirlerden ayran en önemli özelliği, devlet gücüyle tabirim o hoş görün ideolojiği için yaşatmasıdır. Ideoloji nedir? Devletin bir ideoloji bir hedefü olmalı. Ve nizamül mülk, bunun ikisini, harmanlamış, bunun ikisini, birleştirmiş bir insandır. Ve nizamül müdüreselerini, devletin, yani akçeli hale getirenekten, devletin memurların vardır orada, bunu oktada ilmi, komusallana yaymak ve normalde kılıcın yetmedi, çünkü kılıcı yetmez, kılıcın yetmedi yerde zihinle ahlakla fikirler insanları yönetmeye çalışır. Nizamül mülkün, felsefesi budur. Yani nizamül

mülk de sadece devletin gücünü kullanıp insanları yönetmek yoktur. İşin içerisine ilim girer, ilfangirer, ahlak girer, işin içerisine insanların bir reysel özgürlükleri girer. Yani sadece devletin kılıç zoru yüla bir şey yaptırmasız, söz konusu, değil. Egel de kişini gazalini keşui tesadüf mü yoksa bir satasik bir seçim mü. Gazalini keşui gazalini bir ilmi derinleyim var. Bunu yoksa imak mümkün değil. Ama gazalide en önemli, olgular nam birisi, kriz dönemlerinde devletle, diğini ve dindarları, dindarları, bi araya getirdim, düzene meşrullaştıran bir

kimseler. Artta artışmaya açıktır. Yani düzene meşrullaştırıyor. Evet meşrullaştırmış. Bugünden biz o günah baktığımızda eksik gönderini görebiliriz. Ama devletin içeriden Fatimiler var. İçerde, Bahatiniler var, içerde, İsmaili, Eler var, içerde, Haşhahşiler var, dışarda, Batıda, Bizans var, Şiyavar, Bir tarafta, Bir tarafta, Abbasiden kalın, Tılar var, Biraz daha böyle, Sadece, çıktıların güneği doğusuna doğru gittiğimizde, Sadece, çok bunun dışarda da içeride de uğraştı, savaştı, çok alamam. Öyle olunca o kriz dönemini döneminde devleti, Meşru, Tuleştiren Meşru, Yete, Çeken, Elmıyla Felsifeyi, Sınırlayan,

Yokadan değil. Elmıyla Felsifeyi, Sınırlayan, Batı, İmilleri, Eksiy, Etkisi, Halegetiren. Mey, Çimdi, Mesela’ya yanlış anlaşılmasın diye, Keli meycuttım ama, Yut Bey’im. Sünnili, Biraz daha ortada, Dokslaştiren. Ortada, Dokslaştiren, aktan, sistemleştiren bir gazale. Bunun normalde ben eleştiriyahı açık bir insanımdır. Çünkü o zaman için, Selçuk Müller, bunu hep söylerim, kendi içimdeler, İslam değilinin, ayakta durmasının en büyük etkenlerden birisidir. Ben Hale adalarım, İslam şu anda bir fikriyi planla, Mesebi planla, ayakta duruyorsa, Selçuk Müller’a, Duay etmek gerekir. Çünkü yani o gün,

o gün, abbasiler abaktığınızda, Emre Bilerden sonra, yani Emre Bibi, Abbasiyi, Kisini bir niteler denizde, Niyazi ki İslam dünyasının, elli tutundur, bir tarafı kalmamıştır. Etkisi, Yetkisi, Gücük kuvvet olmayan, çok özürlülerimi ama maskot gibi duran bir halefe, baskılara, bir renemeyen, ordu su olmayan, gücü olmayan bir halefe varpız. Ve devlet başkanı ayrı, halefe ayrı, arada bazen çatışıyorlar, ve İslam dünyası içinde yükselen bağıtim ile içinde yükseliyen ismaliye, içinde yükselen haşaş ile içinde yükselen fağıtim ile bunlarla baş edemez halde. Dışarıda

bizans iki de burada saldırıyor, haştını seferler var, bir çok vaktife, aşağıda, gükarda, yanda, saada, solda, mesela habire, savaşan bir salçıklu var. Ve her şey ile bütün o gün için bütün düş etkenner İslam’ı muhmak için mücadele ediyorlar. Bu ne bide o günün ceafirlerle şikayı ayırıyorum tekrar. O günün bir kısım şikayı örgütle meleri de bunların içerisinde, böyle olunca ben hala da derim ki İslam, hani Selçuk’unlardan Osmanlılara geçerken, İslam dünyası Selçuk’unlara çok şey borçlu. Yani dolayı yıısıyla Türkler’e. Bakın

dolayı yıısıyla Türkler’e. O yüzden şu anda İslam dünyası İslam olarak müşmângıları olarak hâlâ da adı anılıyorsa, bunda Selçuk’uların payı çok fazla. Tabii gazali bu mananda bir taraftan filoz oflara cevap verirken, bir taraftan da itaat konusunda, bir taraftan da ahlakik onunlarda, sigaseçiler eklemler yapar. Halka da, bunu ortada öğretiler içerisinde de. O yüzden sünni fıkı burada hem ahlakik kendi içerisinde içerleştirir, hem de devlet düzenin açısından devlet de içerleştirir. Din ve devlet kardeştir kuramı o zaman büyük şerçkluğu zamanında

oturur ve yerleşir. Nizamül mülkle başlar, gazali ile devam eder. Mesela, Nizamül mülkün siyaset namnesinden size şimdi yine bir parara fokayım. Padi Şahlar da olmazsa olmaz şey, piyru pak, perpimiz dinler. Zira din ve hükümdar birbirlerinin kardeşi gibi biridir. Hükümdarın vatanında bir kargaşa baş gösterince, din de bundan zarar görecek bozguncullara ve dini ehrilere günlü var. Kesa din de bir fesat vücuda gelirse, menlekettenizam kalmaz ve dahi, mayası bozuplar, palazlanarak, padi Şah’ın itibarını sarsallar. Kaklar kararır, sapkınlık ayı yok açık

ha ve ah siler galiba çalar. Mizamül mülkün siyaset namnesinin sekizince faslında bu. Nizamül mülkün düşüncesi budur. Bu düşünceyle, Nizamül mülk dim ve devletin ayırılmasının mümkün olmadığını ayırlamayaacağını, ayırılığı takdirde ülkede karışıklıpların çıkacağını, evne et ve ah sayışının, ah sayışın ortadan kalacağına inanır. Ve yine gazali, onun devam olan gazali de din ve devletin ayırılması gerektiğini söyler. Şimdi de gazali den alıntı, din ve devlet iki sardaştır, din esaz devlet koruyucudur. Esaası temeli bulunmayan bir bina yıkılmaya mahkum olduğu gibi

muhafızı bulunmayan şeyler de yok olmayan mahkumlur. Dünya düzeni için hükümdarın vallığın zorunu olduğu gibi ahiret saadetini kazanmak için de din zorundudur. İnsanlar çeşitli sınıflarıyla içinde bulunduklar muhtelif durumlarıyla arzunlarıyla ve birbirine ayıkarı görüşleriyle, baş başa bırakılsalarda ve aralarında görüşüne hürmet ve itaat edilen ve onları bir fikir etrafında toplaya bilecek, güçte bir kimse bulunmasaydı, şüphesi hepsi de en son ferdinakalar helak olordu. Bu hastalığın ilacı ise ancak bu dağınıt ve birbirine ayıkarı fikirleri bir araya getirebilecek, çeşitli görüşlere sahip…

Insanları bir fikir etrafında toplaya bilecek güce, kudrethe sahip ve kendisine itaat edilen bir Sultan’ın varlığıdır. Bu da bize gösteriyor ki dünyadüzene için Sultan’ın varlığı ve din düzen için dünyadüzene zorunu olduğu gibi ahire saat etene kazanmak içinde din düzenin zorunudır. Bu da gazal eder. Siz buna diyebilirseniz ki ya. Ya böyle bir şey olabilir mesim. Burdan gazal diye bu konuda elistirmek basit. Ama o gün kudca orafya da devletin o gün kudrumunda ve içeride ve dışarıdaki etkendere baktığımızda o

zaman gazali haklı herhalde insan. Gazali o yüzden dinle devletin kardeşinin biz zorunu ne olduğunu hem dün yevî hem de uğrevî mutluluğun böyle bir kardeşi gerektirdiğini fade de. Hem ne zaman mülkün yaşadığı dönem de hem de gazalinin yaşadığı dönemde. Batin ilik. Haşaş elik ve bazı fersepi akımlar dinin özürünün zarar dermeye başlamıştır. Toplunda huzursuz diye neden olmuştur. Toplumuz hızlı. Ve normalde bu sebeple din için devlet devlet için de din olması olmaz olarak görülmüştür. O gün için. Haşaşı belazından

kurtulmak. Hem devletin hem de dinin bir likteliği için zorunu hale gelmiştir. Böyle olunca Türk İstanbul Toplunduğunun bütünlünün bozulmaması için din ve devlet arasında kıbolu ilk dönemlerde olduğu şekline getirmek için gayret etmişler. Dinin ve devletin de idaretsinin aynı illiterde olması gerektiğini ifade etmişler. Ben kendimce bu tespitleri yaptıktan sonra diyorum ki kendimce o gün için doğru yapmışlar. Bakın din ve devletin dinler kez dolması zaten turun şahtan sonra Melisha harifeli david. Turun şahal halefeye normalde kendik kıskardaşını verir. Evlendirir

ve tabiricay ise halife masco talin ederdiler. Yani turun şahal şahalın emrinde gibidir. Böyle olunca gazaliyle beraber bunlar ne katıfıyornları. Bunları da konuşmazsam haksızlık yapacağımı inalar. İlmiği çoğulculuk diye nitalendirirdiniz bugün için ilmi çoğulculuk daralar. Bunu… Böyle özelliğiştire gibi alalım. Gazaliyle beraber mesela mesipler arasında ki sınırlar sertleşir biraz. Bunlar benim ne katıfolara tesbid ettim şeyler. Sorgulama biraz kalkar ortadan sorgulamanın yerine iç disiplidir alır. Bunlar dönemin getirdiği o dönemin getirdiği sıkıntılardan kaynaklanır. Ama mesela o sıkıntılar aralar ammen bu

biraz hale peresik gibi aldılarına bilir. Ben mesela ilmi çoğulculun daralmasını çok gördüm arzu etmezdi. Yani o ilmi çoğulculuk oysa daha iyi, daha ileriye daha güzelle götürebilecek bir şeyli. Ve hata hani mesipler arasında ki keskin sınırlar çizgiler bazı şeyleri yönetmekte zorlandığı dina inanıyorum. Ve sela şu anda da o keskin çizgilerini olduğunu inanıyorum. Bu İslam dünyasının en büyük hastalıklardan bu hastalıklar devam ediyor. Bir biz ilmi çoğulculuktan o zığız ilmi çoğulculuk tanımak. Hava ve vesler de nefsin öngörlüğünden de

ilmi çoğulculuk dedim. Bir şey de gerçekten ilim noktasında bir şey getiriyorlar ortaya da. Bunun bunda biz şu anda da İslam dünyası bu noktada çok tısır. Şu anda da çok tısır. Mesela dedim ya, gazali ortodokslaçtı biraz gazaliden sonra dedim. Evet şu anda ortodoksun tam göbeğinde izmileyiz. Şu anda imese İslam dünyası bir kadının, bu çok acı şeyler bunlar. Bir kadının tek başında seyahatını halledebilmiş değil. Mesela burada ortodokslu bir noktada iz. Bunun bazen örnek diyorum ya, eski şeye de

nüresi de konferin hastaim. Kızlara sordum kızlar hanginiz buraya dedim babanız getirdi. Yani yaklaşık ol, ol salon bin kişilik var derhalde değil mi? O sebebe de gelen var mı eski yere gelen var mı? Var mıydı bin kişilik? Daha mı fazlaydı? Evet, koca man bir salonlu çünkü iki tane kız kaldırdığı bizim babamız getirdi diye. Geri kalan kızlar nefsi de bin de otobü segeldi. Şimdi karda bayan kardeşler var. Burası dışından gelen bin diler otobü segelirler. Hanefiye göre haram işlediler.

Bakın biz bunu kramıyoruz şimdi. Haban kırıyorum. Ben nasıl kırıyorum? Diyorum ki bu konuda işte şu hadis var, şu hadis var, şu hadis var, şu olay var. Yol güvenle, ne zaman sen gidebilirsin istiyorum. Ama o kitaplarda o iş daha duruyor mu duruyor? Kadın ömreye gidecek tek başına ömre olmaz diyorlar ona. Gidemezsin. Yol güvenliği varsa gidebilirsin diyor mu? Adışları faröyle bir zaman gelecek ki falan cihardan bir kadın tek başına buraya betullah. Tavafa gelecek, hatca gelecek diyor. Burada söz

konu sonan yol güvenliği, yol güvenliği varsa size hadedebilirsin istiyorum. Ama mesela o, sünni kesin de ki veya şiağıda da bu ortada oksuduk var. Yani İslam dünyansını şu anda bütün mesaflerinde ortada oksuduk var. Hayla da bir şiafilerde kadın erkeğe dokununda abdest bir bozuldum bu bozulmadım, bu bunun tartışıyoruz. Ama bu normalde, evet gazali, nizam mümük ve gazaliyle bir fayda sallanmış. O zaman için o fayda ne? Yani kısa zamanda bir devlet ve millet arasında bir istikran oluşmuş. Ama o

zun muade de, o zun muade de. Kamu le de la redilmez. O zun muade de bu vade de benim Nazarımda, Allah beni affesin bu hem fıkıta hem böyle gelmilarsa fıkıta bir durgunluk yaşamış. Biz odurgunlu hala da yaşıyoruz. Bu ama hani gazaliyle başlayan bir durum değil bu. Bu normalde gazali den sonra devam eden bir durum. Yani siz o gün için kriz yönetmek için beriyle kaydeler kurallar koyuyorsunuz. O kriz dönemi bitiyor, kriz dönemi bitikten sonra da o kral

ve kaydelerine devletler kendi devlet başkanları kendim makamlarını korumak için kriz dönemindeki kral ve kayanınları kendi hevah ve veslerini kullanıyorlar. Oysa o kriz döneminde o krizi aşmak için o gün ki olaylara münihassır verilen fethallarda veya durumdu. O halgeşlikten sonra hani olarmıştı bir haliliyoruz ya. Olağını üstü halgeşlikten sonra onların değişime dönüşme tabi tutunması gerekiyordu. Ama değişime dönüşme tabi tutulmuyor. Devam ediliyor. Halbuki o kriz kalmamış. O kriz kalmadı halden neden o kriz varmış gibi davranılıyor. Bu da devlet bir

okrası, bir okrası, devletli yöneten kimsenin işine geliyor. O zaman biz o durum abaktığımızda tarihsel olarak doğru, ben tarihsel olarak doğru görüyorum. Yani bunda bir sıkıntı yok. Devlet yapısa açısından de hesabetti görüyorum. Yine bunda da bir sıkıntı yok. Ve tarafsız da değil o zaman için bu yapı. Bunu tarafsız da görmüyor. Yani devletin ihtiyaçlarını merkez alan, biraz insanların düşünce özgürlüğünü kısıklayan bir yapı var. O gün için geçerler ama bunda bir sıkıntı yok. O gün için geçerler. Hani bu

şuna belziyor. Hani onu keylülden eminde böyle atı sıkı yönetim olarak konulmuş. Ama sıkı yönetim derilen şeyin. Hani sıkı yönetimler devleti korumak için vardır. Sıkı yönetimler halkı korumak için değildir. Devlet otomatik mankenin koruma ki için sıkı yönetim ilan eder. Halkı koruma ki için değil. Ve sonra sıkı yönetim narkasından bir ihtilal olur. Yani devletin içerisinde ki, bir güç, ihtilal eder. İhtilal yaptıktan sonra yine devleti korumak için yeni bir anaya unsa çıkarır. Aslında o kriz yoktur artık o tehlikeler

yoktur. Ama o anaya sonra da kalır. Şimdi ki olduğu gibi. Şimdi ki olduğu gibi, nedir? İşte onu keylülcüler’in yaptığı bir anaya unsadır. Onu keylülcüler’e ülküciler karşıdır. Solcular karşıdır. Komunistler karşıdır. İstemce veya dince adına neden seniz deyim. İstemi cemaatlar ve cemiyatlar karşıdır. Ama hiç kimse değiştiremez. Atmış İhtilal’in de değiştiremedikleri gibi, onun keylül etirlerindedir. Bir anaya sordur. Yine hiç kimse değiştiremez. Bu tippik bir ortada okusuydu. Aynı şey, gazaliden sonra da söz konusudır. Evet, ondan normalde yaşadığı zaman dinle

milletim birlikte değil. Dinlük kurumların oturması, yerleşmesi toplumun bütünlünün bozulmaması. İşte bu tip, krizlerin aşılmasında, nizamün mülk ve gazal, gazalif her sefeisi, işlemini yapmış yerine getirmiş. Devlete bir düzen lazım da devlet düzen oturtturmuş. En orma de bir otaritalazımda otarito oturmuş. Bunlara uygun cevabılara gazaliyormuş. Felsifeyi, kuran sünnet bilgisıyla çepe çevire, sarmış tabiricayısı. Çevresini oluşturmuş. Çünkü tehafitle bunu yapmış. Tehafit yazılmasaide, İslam dünyası, felsifecilerini boğuntusuna uğradı. E gazalıyla beraber hani, şimdi dinli, sünni, din anlayışı ve yaşantısın sistemleşmiş. Ahlakı, fıkı,

hakaide, şiaz eti birleştirmiş, gazalif. E ama gazalinin bence en önemli, hizmetlerinden birisi hizmet olarak nintelendiriyor bunu. Tasavufu sufili, meşru ulaştırmış. Ve meşru ulaştırırken, onun da kuran ve sünnete bağlamış. Devleti ahlakıleştirmiş, devleti ahlakıleştirmiş. Yani, devlet ahlak sızlıktan kurtulmuş. Şimdi devlet ahlaklı olursa toplum ahlaklı olur. Devlet ahlak sız olursa toplum da siz ahlakı otuturamazsınız. Yani devlet rüşvet alırsa bu insanlar işlerini görmek için rüşvet verirler. Devlet rüşvet almasa insanlar rüşvet veremezler. Ahlak ilik devlet de başlar. Gazalif bunu nizamün

mükben sonra bunu otutturmuş yerleştirmiş. Siyasetçileri dinle erdemleştirmiş. Devlet başkanları ve hatta siyasetçiler devleti idareden bir okradılar. Erdem ne insanlar hade gelmiş. Ya fitmeyi durdurmuşlar. Fesifik olarak. Ve normalde, gazanin tezbide tıklarımınım. En önemli özelliklerinden birisi devleti zorbolıktan çıkarmış. Ahlak ileştirince. Hani gazalinin yön teminde devletin zorboluyo. E zorbolu olmayacağı devlet de kırılganlık diyor. Çünkü zorma devletler de kırılganlık vardır. Mesela o, abbasiler de zorboluk var kırılganlık yaşıyorlar. Memnüklerde zorboluk var kırılganlık yaşıyorlar. Mesela demevilerin sonkısımında ezitten sonra zorboluk var

kırılganlık yaşıyorlar. Eğer devlet zorba olunca çünkü kırılganlıklar fazl olur. Zorba bir devlet var. Devlet, kendi fesefesini kendi inancını ve kendi durumunu halka zorla kabul ettirirse kırılganlık olur. Yani bir tahtan devlet çatırdamaya başlar. En önemli zorbolu devletlerin çektiği sıkıntı budur. Eskiden de yeni yeniden de. Evoluz zaman gazaliye baktığımızda. Gazaliye bazı meselelerde, engelleyecek gibi değil, dengelleyecek gibi durur. Kendi zamanında. Devlet de fert ilişkisini dengelleyen devletes unur çizden. Devletes unur çizden. Fert de de unur çizden bir olgiyasayetdir. Böyle

olunca daha böyle kendi zamanında devlet de milleti barıştıran. Ailem devletçi topluma faydalı son dönemde suvi bir kimsedır. Son dönemde suvi bir kimse de. Kendi zamanında kendine o gün küşatlarda ihtiyacı bina. Ben bunu bir ilahi el yordamıyla olduğunu inanıyorum. Çünkü Müslümanların bir çatının altında ektudurması gerekiyordu. Cenâb-ı Hak bu küpe, ağağlümlerini terbiyeyesine olmuş. Bir topluluğun içerisinde bunları çıkarmış. Evet, ana doldaki İslam nasıl yavaş yavaş şekilleriniyor. Evet, güveninin vefatından sonra gazali, nizamül mülküm ayesine. Gerer ve ona birkaç paroca

verilir. İlminin safi, fıkın, güçlenmesi için kullan. Hem deyinen, hem fikran hem de siyasetten büyük bir tehlikele olan tehlikele batimle karşı bir reddiye yaz. Gazali bunun hakkını verir, bir süre sonra bağda tatanır. En üst ilbini makam olur, halife kadar ünlenir. Ama bir projada vardır. Devlet bir okrası, emrede ve yerine getire. Borduralı din adam olmuştur. Daha sonra bunu pişmanın duyar ve itiraf eder. Evet, buradan nişalla önümüzde kafa devam edeceğiz. Anadoluldaki İslam’a göreceğiz ve gazali’nin üzerindeki bu tip eleştirilere

de cevher ve teyli derdimiz. Bu noktada gazali kendini ne minhazır, kendi zamanından bakabilidimiz kadar. Bakıyoruz, her kezin olduğu gibi gazali’nin de olumluyundarı var, olumsuz yöndere var. Hatay yaptı yallar var, yapmadı yallar var. Hepimiz için geçerli bu. Hepimizin geçerli o yüzden gazale eleştirilecekse de eleştirilmesi gerekir ki dersik aralım. Bugün ne dersik aralım. Bu konuda ben gazali eleştirendere redia yapman okrasında değil. Böyle de algılanmasın mesela. Yani bunu böyle algılar sakta bu sefer hakkını yemiş olur. Eleştirenler yok. Biz

bunu noktada hani bir İslam alabilir. Son dönem su fidir. Herkes gibi eksiklikleri ve fazlalıkları vardır. Herkes gibi yanlış siktarı vardır. Mesela işte devlet tarafından atanması devletten ak çalmasın. Mesela imam ağzım uygunladığı bir şey değildir. İman muhafı dünyalı da değildir. Mesela serasinin yolu da değildir. Şimdi böyle baktığımızda yani bu açından baktığımızda sen hani din alimi sen devletten maaş almamalın ağzım. Ama sen bir devlet miyimursan devletten maaş alabilirsin. Bu ayrı müveseyle. O zaman gazaliye bakarken bir din alim

nit tarafından bakacağız. Bir de devlet muhulu tarafından bakacağız o zaman. Mesela işte devlet sana maaş görüyor. İşte cümali günleri bu hud be yok. O hud be yok. O hud be topluma faydalı mı değil mi? Ne de kadar faydalı. Ne de kadar faydası. Siziyle eğlendirip. Bu gün sistem bu. Normalde çarşının içerisinde cami var. Çarşının içerisindeki cami. Hani örnek diyorum beraber gittiği bir kya seninle cümaya. Bursa gazın fettvansını okuyordu cami. Bir hafta önce de ne o organ bağlayışıyla

alakalı okuyordu. Ben oturdum yerden bağırdım. Dedim öldüğüne kim yok mediyor. İman böyle gözünü ne oldu? Mustafa Özva. Döndü cami at. Cemaat bize veriyorlar. Biz dokuyoruz. Derverdik değil mi sen de? Davufu dediyor ki sen burada bari rahat durdur. Bir daha senin cümaya gelmeyeceğim diyor. İyi haftasına gene aynı cami ettik. İman ne okuyor? Bursa gazı. Lodos gerçekmiş. Lodos gerçekçi bacalarınızı temizleyim. Ben tam gene müdahale edeceğim. Bir şey diyeceğim. Oradan baktı. Sevgili cami atlayacaksınız ki dedim. Biz bursa gazı

alakalı ne okuyuz burada? Biz evlendiriyorlar. Biz yokuyordu yani. Şimdi bundan kıyasladınız da baktığınızda ortaya ramam başka bir şey çıkıyor. Gazı aliyede baktığımıza devletin elamanın. Akçeli elemanı. Yani devletin bir okradı. Ha doğru yaptıkları var. Eri yaptıkları var. Kısa yaptıkları var. Uzun yantıkları vardır. Ama buranın altını çizelim. Devletin elemanı. Ha devlet kötü dır, iyi dır doğru dır. Orasına bakmıyorum. O ayrı mümerser. Rabbimizin biz affeylesin. Allah izin verisin. Allah önümüzde kafa az önce okuduğum bölümden devam edeceğiz. Allah Allah

izin verirse. Elfatiha mâşâallah. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 27.12.2025 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler