Malum geçen hafta gazali maçladık konuşmaya bizim harkan kardeş, gazali konuşalım dedi gazali ile alakalı anelizler getirde. Geçen hafta bir gizir, gay yaptıydık. Şimdi bu akşam hani din devletin iki sikardaş eder. Bu devam edeceğiz. Bu tabi maver deden önce bu söz, maver de bunu teknik bir noktaya getirmiş. Ama ve lakin tabi bu söz İslam dünyasında normalde abba silerin son dönemini. Bu sözün son döneminde serçürün vardı yer bulmuş. Osmanlı da devam etmiş. Bu sözün tecelliyâtı. Sizden maver diye
bakarken farklı bir açıdan bakmamız lazım gibi geliyor bana. Bu işin tabi teknik konulları ama bu sohbetin devamında bunları girmeyeceğim diye bir kaydiyor. Allah’ın izin madem ki gazali konuşacağız. Etraflı bir şekilde konuşmamız lazım. Tabi gazali konuşmazdan önce maver deyi konuşmamız lazım. Çünkü maver de de soradır gazali. Söz şu din devletin iki sikardaş eder. Şimdi din devletin iki sikardaş eder. Denilince burada hemen hemen ben yaşta ki olanlar ve benden küçükler zaten dayı. Ben yaşta büyük olanlar. Ben yaşta
ki bunları içinde bu söz. Kabur edilebilir, kaldırılabilir bir söz değil. Devlet düşkünün içi itibarıyla de kabül etmesin mümkün değil. Din devletin iki sikardaş eder. İkisi kardeşlerine aklına gelir, iki seda’in anlamda doğmuştur. Birbirinin ardına önce doğan büyüktür, sonra gelen küçük tür. Gazali’den Sorular 2 Hakkında Böyle değil mi? İkiz kardeş olur. Aynı kökten gelirler. Yani anleleri babalar aynıdır. Anleleri babalar aynıdır. Aynını varlıklardır. Ama bir dırlar. Aynı varlıklardır. Şimdi böyle olunca ikiz kardeş dediğimizde farklı bir metafor gibi yaşını
çarsına. Yani secrets, ataki traksana, din devletin ikiz kardeş eder. Neyse farklı bir şey gidiyor değil mi devlet, hikayesi de 240 kardeşler. Chen ve evsi betim sistelen, din devletin hikayesi temizlik Latin auch asynchronous. Devlete dönemiş olsa, devlet din ikis kardeşler. Deşleride, devleti büyük olarak alacaktık biz. Ama maverdi din devletin kardeşlerde, dinini öne olmuş oldu. Biz tabi bunun orma de din devletin ikisi de ikis kardeşler. Biz tabi bununla, devletin kardeşlerde, özür diler. Hazreti resulullah salunlar ve sellemazretlerinde, yok.
Hazreti Ömer zamanında, yok. Hazreti, Hazreti Osman Efendi, Zamanında, yok. Hazreti, Zamanında, Altaylıktörünün, Hazreti Hasan Efendi, Zamanında da böyle bir söz yok. Buraya bir kenara notalım bir. Yani beş alife, İstanbul toplumunda, dört alife darlar, beş alife. Neden beş alife? Hazreti Hasan Efendi, bizden altaylıkt bir, halifelik dönemiş var. Yani bunlar normalde, kuran, sünnet dağı heresinde, kuran, sünnet dağı heresinde, seçilmiş, halifeler. E şimdi bunların zamanda böyle bir şey kullanılmış, böyle bir ifade ihtiyaç duyulmamış. Böyle bir şey de, gerekçiz
görülmüş. Yani, din devletin iki kardeşler. Hani bu metafor bu, nazarıya, o beş halife döneminde, Hazreti Peygamber Efendimiz Zamanında dağil buna, böyle bir şey yok. Hani bir kısım böyle tezler üretiyorlar yani. Hazreti Peygamber, salıllar ve selam, hani devlet kuruma da gibisinde, bu doğru değil. Hazreti Peygamber, salıllar ve selam Hazretleri, direkt bir İslam devleti kurdu. Hazreti Ömü ve gör, Ömer, Osman, Ali Hazreti Hasan, bunu devam ettirirler. Ve müslümanların bir İslam devleti vardı. Bakın İslam devleti diyorum. Bir medine
devleti değil. O bir medine sözleşmesi var. O ilk etapta Peygamber, salıllar ve selam Hazretler, medine hizret ettiği zaman ki, hani onu bizim önümüzde koymaya çalışıyorlar şimdi. O medine sözleşmesi olarak bizim önümüzde koymayan onu. Kovysanız da önemli değil de, ama bir İslam devleti var. Bu beş halifenin. Şimdi norma de, bunun bu açıdan baktığımızda, hani din devletin iki kardeşidir. Yani, sünnet seneyede böyle bir şey yok dedi. Dendiğinde bir kimse, kardeş o zaman buna ihtiyaç yoktu zaten. Bunun söylemine
ihtiyaç yoktu. Hazreti ve bakırafendimizin ilk savaşı kime, zekat vermeyeceğim diye enlere. İkinci savaşı kime, sahte Peygamber’e. Müsleyelim, tülkezaba. Demek ki, din devlet içiçe, ya siz zekat vermezseniz vermeyeyim. Öyle bir şey yok. Devlet gücü girdiği içine, devlet gücü girdirerekten, din hükmünün yaşanmasına, devlet güç kullandı. Dedeki bu din hükmün Peygamber, salurlar ve selamazetten de, neyi nasıl yapıyorsanız? Öyle yapacaksınız. Yoksa dedi, savaş ilan etti, onlara. Zekat’a baş kaldıranlara. Demek ki, dini bir hukukun, işlenmesi için, savaş ilan oldu. Söyle
bir küsüne, sahte Peygamber. Müsleyelim, tülkezaba. Savaş açtı. İslam devleti. Bakın, Müsleyelim, tülkezaba, Savaş açtı. İslam devleti. Dedeki Peygamberlik son buldu, son Peygamber muhammedi Mustafa. Ve salurlarlı ve selam, ondan sonra de Peygamber gönmeyecek. Peygamberlik. Eda eden kimseye savaş ilan etti. Bunun altını çiziyorum şimdi hani böyle peygamberlik ilan edenler var ya tabii. Bir din devleti ve ota dinin devletsel kuvveti olmadığı için dünyav üzerinde bunlar yaşanıyor şimdi. Bugün dinin devletsel gücü olmadığı için bunların yanında bunlar yaşanıyor. Mesela bugün
gazze de bunlar yaşanıyor. Dinin devletler bazında bir temsiliyet yok. Bir gücü yok. Yani şimdi doğru tırkistan’da Müslümanlar zulünü uğrayoysa ırakta soruyede filistinde gazze de mısırda tunusta fazla ceza yerde afrikalıkelerinde normalde tırk icumuriyetlerinde dünyanın herhangi bir yerinde Müslümanlara zulmediliyorsa Müslümanların karnınla musuşerife haysieti ayaklar altına alnıyorsa burada dünyav üzerinde devletler muazzanesinde İslam devletinin olmayı için vardır. Olmay işinlandır. Eğer böyle bir şey din devletin ikisi önündesinde bir devlet olmuş olsa o zaman bu zulmek kimseye fımaz. Şimdi… Sasa’nın ikrıldığı
mesela siyasi ve sosyal tehditler ile karşı karşıya kaldığında bu ifadeye başvurmuşlar. Yani tarihli okyanlar Sasa’na imparatorlığını bilir. Yani normalde bu maverdi de öncedir bu. Sasa’na ile demek ki böyle bir sasa’na ile böyle bir tehlikeye düşünce onlar da din ve devlet ikisi kardeşler. Tabirini kullanmışlar. Ama mesela Hazret-i Muhammed Sallu’nda’l-ı ve Sallu’nda’nın muazzetlerinin ve halefelerinin döneminde devlet herhangi bir tehlikeye karşı karşı kavmamıştır. Hazret-i Peygamber Sallu’nda’l-ı ve Sallu’nda’l-ı ve Sallu’nda’l-ı Hazret-i Ebu Bakr Ömer Osman Ali Hazret-i Hasan Radella
bu an Hazret-i Zaman’da devlet herhangi bir tehlikeyeyle karşı karşıya değil. O yüzden devlet karşı karşıya bir tehlikeyeyle değil bir de o zaman için din bu beş halefede döneminde araç değil amaç. Buranın altını çizeli. Burada ki bugün konuştuklarımın büyük bir çoğunu Mustafa Özba’na analize. Kabül edilir edilmez. Tarihime selerler de redede bilirler. Bu analizler Mustafa Özba’yı. Ben alıntılar da var. Alıntıları söyleyeceğim zaten. Alıntı olmayan yerler. Ya şöyle diktir. Mustafa Özba’yı analize. Şimdi İslam’ın ilk çolü dediğimiz bu altın
çada, onun olsa normalde böyle bir devletin tehlikeye düşme. Devletin tehlikeye düşme. Yönleri yok. Yani evet Hazret-i Ebu Bakr Ömer’in normalde, halefeler şehid edilmişler. Genel de hepsi de. Ama ve lakin devlet tehlike değil. Hani Hazret-i Osman Efendi bizim o asar altında alıyorlar şehid ediyorlar. Devlet ama tehlikede değil. Ve normalde sonra ki zamanlarda, ben onu bir istisna olarak ayırıyorum. Şimdi Ömer bin Abdülazizi. Ben sonraki devrilerde Ömer bin Abdülazizi ayırırım. Devlet başkanlarından. Allah beni affesin, geri kalanlarına ayırmam. Hani
iyilikleri kötülükleri, Allah hesap ve Allah hesaplarını verceklere. Bu istiniz daha harcinde, normalde Ömer bin Abdülazizi haric, adı bazılar da daha başka haric olsun. Emre villar ve apa asiler döneminde, din amac olmaktan çıkmış, arac haline gelmiş. Bunun altını tekrar çizeyim. 5 halifeye kenara koyun, altın halı altıncı halif olarak da, net Ömer bin Abdülazizi kenara koyun, adı içinde bir kaç kişi da vardır. Rebsinde, toptançalık yapmayalım. Geri kalanın hemen büyük bir çoğunluğunluğun, emre villarde ve apa asilerde, din amac
olmaktan çıkmış, arac sallaşmış, bugün küt dünya üzerinde bütün devletlerin yaptığı gibi. Onun altını çizeyim. Dünya üzerindeki bütün devletlerin hangi dinet abi olursa olsun, dini arac sallaştırdıkları gibi. Dünya üzerindeki şu anda, benlerle ahil alamu hamıdan esullat edin. Üstüm Hanım diyelerinde büyük bir çoğunu dini arac sallaştırmıştır. Siyah seçiller ve bir okradanlar da zaten bu yüzde 99 dur, dini arac sallaştırmak. Şimdi gazaleyi okurken gazaleyi dinlerken, siz böyle benim arada böyle bir füze atmalarımı da, dinleyeceksiniz. Arada bir füze atcam
ben. Çünkü arada füze atmasam için de ki benim o kabarını geçmeyecek. Yani dini arac sallaştıranlar kadar, dini arac sallaştıranlar kadar, dini en büyük ihanet eden bir başkası yoktur. Genur dediğiniz kimse o kadar zarar vermez, dini arac sallaştıranlar kadar. Bakın, genur dediğiniz kimse, su fili arac sallaştıranlar kadar zarar vermez. Genur dediğiniz kimse, mesflerle meşflerle arac sallaştırdı kadar zarar vermez. Genur dediğiniz kimse, İslammış gibi görünen siyasetçilerin devlet başkanlarının, dini arac sallaştırdı, dinlendanluluği vermiş olduğu zarar, yapırlar vermez. Yani
İslam dünyasını yıkan içeriden yıkan, dini kendi emellerine arac sallaştıran insanlardır. Mesflerinin içerisinde meşflerinin içerisinde tarih katlarını içerisinde siyasetini içerisinde birokratın içerisinde, bunu böyle Allah beni affesin, ben keleaina kuşu gibi, ben ki de, hani bunlar kimse dile getiremiyor. Ama dini arac sallaştıranlar kadar. İslam dinine, Müslümanlara zarar veren, başka bir kimse yoktur. Bunu emevilerin büyük bir kısmı, bu bunun içerisinde daildir. Şiyah bunun içerisinde daildir. Vahabiler bunun içerisinde daildir. Hariciler bunun içerisinde daildir. Şiyah’nın bir tek, ben şiyah dediğimde,
şunun altını çizin. İmamcafları sadıkla, cevherileri ayırınken ara. Şiyah’dan kastım, imamcafları değildir. Şiyah’nın içerisinde, kafanı sadık ve o, onun temiz soyuda daildir. Şiyah’nın içerisinde o kadar çok çünkü bir pırka var ki, hepsi de şiyah izliyor. Birk bir çolmuş, şeyah değildir onların. Şimdi böyle olunca, hani bunların hepsi de, büyük bir çolunu dini arasalarıştırmışlar. İşte bu arasalarıştırmanın içerisinden çıkmıştırmağı verdi. Ölümü, bin eline sekiz. Şu anda iki bin yirmi altı daiz, bin yirmi beş yıl önce ölmüş. Yani bin yıl
önce ölmüş. Ve, ben hep şuna inanalım. İnsanların suretleri değişir, insanlar değişir, devletler değişir. Hani dokunma tezgâı gibi, yani o çözgünün atkınların rengi değişir. Ama tezgâhine tezgâhtır. Tezgâhine tezgâhtır. Rek ve, diz gibi de değişmez. İnsanların aynıdır üçerçeğe beş yukarı. Bazen insanlar ya, geçmişte şöyle de, çok canım kardeşim, şimdi da öyle. Geçmişte şöyle ihlasın insanlar vardı. Şimdi de da var. Geçmişte şöyle ilerde, şimdi de var, sen görmüyorsun, zayıf yaşamıyorsun. Bazen dervişlerde bir şöyle yapardı. Şimdi de yapıyoruz biz.
Zirmin öncesi neyse, ne yapıyoruz? Şimdi de yapıyoruz. Hatta dailirin seni yapıyoruz. Sen biz ayak uyuduramadın. Senden bel kaldın. Sen uyudun kaldın. Sen ne implikçiler gibi geri geri gittin. O bizim derdimiz değil. Cenâb-ı Hak’ım dosun biz koşmaya devam ediyoruz. Sen koşamıyorsun. Şimdi böyle olunca işte maverdi. Apa asilerin en zayıf döneminde yaşamış. Ve Apa asilere baktığınızda Fili olarak ilk bir dar Büve Hiller’in ve sahçıklıklar, sahçıklıklar nelerinde. Yani bir böyle bir abbas devret var. Ama Fili olarak orada hani
kuvvetli olan sahçıklılar var ve Büve Hiller var. Ve Halifelik O zaman da Halifelik var. Halifelik sen bol olarak kavmuş. Şimdi bazen hani kuruluş, neydi? Osman ondan önce neydi? Dirliş Ertuğrul Filen onlar da hani böyle işte Halifeden izin olmak Halifel’e görüşmek falan böyle o sahneller var ya. Tabii neyse onlar bir ercizi sonuçta Biz kalkıp da oradan tarihlerse çıkaracak değiliz. Dizi millete gaza getirmek için galayana getirmek için güzel bir şey. Hatta birisi paylaşmış ya. Adam bir tane kalpak
bir tane kılıç. Orada dizi oynuyor. O da kendince hız mühyapıyor. Böyle millete gaza getirmeyi iyi biliyorsunuz. Hamdo olsun. Şimdi bu normalde bu ortamda meşrı tiyeti korumak ve meşrı tiyeti yeniden kurmak. Şimdi böyle olunca meşrı tiyeti korumak denince seni bir füze daha geliyor. Yani Amerikan başkanın ne dedi? Cumhurbaşkanımıza biz ona işrı tiyeterdik dedi. O mananda söyledi değil mi? Çöznesildi. O zaman bir meşrı tiyet problem var. Yani o meşrı tiyeti yeniden kurmak. Yani bir şey senin hakkını sen
hani o meşrı mısın sen? Yani bir kimse bir makamda oturuyor. O makam bir meşrı mı? İkinciisi makamda oturan meşrı mı? Yani bir o makam meşrı mı? 2 o makamda oturan meşrı mı? Şimdi bunları istediğiniz yere çekin. Şimdi bir şey ve fadetti. Şimdi bir kimse zakirlik verdi. Şey meşrı mı? Meşrıysa zakirlik makamu meşrı mı? Birine oraya zakir taynetli mi? Bak o zakir meşrı. Onun bir meşrı diyet problemi yok. Makam meşrı ne zakir? Makam meşrı ne nakir? Makam
meşrı ne nakir? Nakir beni gaba? Makam meşrı ne çoğuş. Peki onu ateyan kim? Şey onu atadı. Onun atadı da meşrı mı? Bir meşrı diyet problemi var mı? Şeyh ve fadetti. Onun ateyan kimsen ve fadetti. O atanan kimsenin meşrulu kaldı mı? Neden ateyan ve fadetti çünkü? Dergahlar da deylet gibidir. O zaman ne lazım? Oraya bir tane şehr lazım. O şey onu yeniden görevlendirirse Meşrı olacak yine. Ama o şey onu oraya görevlendirmezse onun meşrı dedi. Şimdi bu sada
vallilik makam var mı? Valli ikimat diyor. Cumhurbaşkanı. Ve çisteri bakanı. Kimat diyor şimdi? Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı. Atayın kim? Cumhurbaşkanı. Valli Cumhurbaşkanı atadı. Vallilik makamı meşrumu. Valli atandı. Cumhurbaşkanı atadı. Valli de meşrumu. Valli de meşrumu. Bakın bir meşhur diye problem yok. Şimdi o zaman Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı atayın kim? Şimdi Cumhurbaşkanı. Seçimle geldi ise. Seçimle geldi. Cumhurbaşkanı. Parti yollarden geldi ise. O da imam ağzamı fethvası var. İmamış, afı imam, mal kimam, hambelim fethvalar var. Düzene olarak konuşuyoruz bunu. O
zaman onun meşhuritiğeti. Sorgulancak mı? Şimdi işte. Abbasilerin son dönümünde. Bu teyet problem var. Sultan Meşrumu. Hazreti hüseyin efendi misin? Şimdi geriye doğru sarayım biraz. Hazreti hüseyin efendi misin? Küfe halkı. Devlet başkanı olarak. Sana bir ateç ediyor. Devlet başkanı olarak. Devlet başkanı olarak. Devlet başkanı olarak sana 1 ateçeci. Hazreti hüseyin efendi misin? Yola çıkıyor. Şimdi, Ama öbür tuftak kim var? Şimdi yazit, kimini atamazı? AbWorld ileоды. Ve Islam, uke kukuna göre. O güne kadar olan. İstanuke kukuna göre.
Zidim, krallı ve hatta başkanı, meşrud değil. Bakın meşrud değil, meşrud diye problem var. Bunları iğe anlayacağız ki, geri kalanını ihanlıyanım. Jezit, meşrud değil, jezitten sonra kimler de meşrud değil. Emev知Filmim öyle. Meşru değil, ardından emebirler devril değil, imamazamın fethasıyla, apasiler kurutu, apasiler de de meşru diye purobleniyor. Meşru değil ve maver değil, bu son döneminin alimi. Maver değil, sadece biz aalim, alim olarak tegarimiz. Maver da aynı zamanda siyasetçi, maver da aynı zamanda akayetçi, maver da aynı zamanda iyi
o hadisçi, maver da aynı zamanda normalde, iyi bir kurang teksirci. Yani maver değil, biz sadece siyaset namesini bakaraktan, eğer konuşursa yine yayın kalırız. Maver de dolu bir kimse, o yüzden normalde hani burada din devletin iki skaardaşıdır dediğimizde, bu Meşru’yu tehdit yeniden kurmak, Meşru’yu tehdit yeniden sağlamak bunun için, bu din devletin iki skaardaşıdır meselesi, vele bir sadece felsefek bir teori değil. Ve abböyle bir metafizlik dolaşlamada değil bu. Bu böyle Allah beni hafesin, böyle fili bir önerme bu.
Fili bir metofar bu, fili. Yani bunun çünkü altı üstü salın solu, belli, bunun o kadar şey yok. O yüzden din dediğimizde din, din, din. Ve hangi din olursa olsun bu, bundan sadece İstanbul çıkarmaya, bakın hangi din olursa olsun, ister herisliğen olsun, ister yahüde olsun, musevo olsun, ister islam olsun, ister İbrahim olsun, ister Hindu olsun, ister ta olsun, uzak doya gidin. İster günahın felsifesine gelin, sokrata gelin. Eflatuna gelin, sıkıntı yok bunda. Din, tırnak içerisinde, normları koyan, hukuku
koyar, kanunu koyandır, din, din sadece, bu adet değildir çünkü. Yani biz dini sadece ibadet açısından bakıyoruz sıkıntımız burada. Bizi öyle bir hale getirdiler ki biz din denirlince, biz sadece ibadet, aklımıza geliyor, din sadece ibadet değil. Emirlerin var, yasakları var, ekonomisi var, dünyasist demin var, devlet sistemi var, kurumları var. Biz din deyince, haranları var, helalları var. Senin hayvanın asıl keseceğini daha istiyorlıyor değil. Nasıl ne kaldı, ne sınıf o şanacağını söylüyor? Ticaretli, nasıl yapacağını söylüyor? Din, gümrü söylüyor
sana, vergilerin söylüyor sana. Din sosyal da da adalet konuşuyor sana. Dün parayı din parayı konuşuyor. Paranın kimlerin elinde dönmesi gerektiğini söylüyor din sana. Fahizlik konuşuyor. Her şey konuşuyor din. Sizin deyineniz, yani İstanbul konuşuyor bunu. Bunun normalde, hırislihan, iyi sevilarda konuşuyor. Bunun muhuz sevilarda konuşuyor. Şimdi bozu hırislihanlık diye atp edilen, hırislihanlarda da karışıyor her şey. Bunun sevilarda da karışıyor. Anan da oluyor karısını yavitek, bize karısını yodayım. Biz de karışan farklı bir din İstanbul karışmıyor bize. Şimdi öyle
ince din, aslında normalı koyan bir tündür. Çünkü dinin bir tarave eksik kalırsa meselesi ekonomise eksik kalırsa oku kukulmasa, olmadı yine sıkıntı var. O zaman din normalı koyar ve din, Mesriğu Tiyet, Mesriğu Yet, Ületir. Bir şeyin bir insanın bir olduğunu bir fiyilliyatın bir fikrin, Mesriğu oğlum olmadığına hükmada. Çünkü bir şey Mesriğu Tiyet sağlayacaksa, Mesriğu Yet sağlayacaksa okuyumsa, Mesriğu Yet, Mesriğu Yetle karıştırıyorum ben bazen Mesriğu Yet, İkisinin manasaydı. Mesriğu Yet sağlar din üretir bunu. Yani örnekliyorum, bir din
bunu sağlamlaştırır. Bir kimse sabah kalktığında ben şey buldum, diyemez Mesriğu Dildir o. 5 kişi toplanın sen bizim şeyimiz ol o şey tasauffi, manada, sufi, manada, meşru değildir. Bunlar da öğrenin. Bir şey ve vah detti yerine gider, Gittin, gitmezden önce ölmezden önce birisine bir vesik ayazdımın yazmadı. İlhan etti mi etmedi? Bir başkasının ben buranın şeyhim demesin meşru değildim. Bunlar şeye fendiiden sonra yaşanan şeyler. Kardeş şeye fendi senin şeye liniyla netti mi? İki kişi yayınlan etti. Amet duran
gümüş Mustafa Özmü’a. Üçüncü sene ilan etti mi? Üçüncü süt tıklığında meşru değildir o. Bir devlet başkanın. Seçilmiş ve hatta kılıç zorıyla gelmiş. Devlet başkanımı evet. Bakın başka bir kimse ona baş kaldırır. Ben devlet başkanayım derse, Meşru değildir onu öldürülmesi şarttır. Bakın öldürülmesi şarttır. Bağın iyi hükmün de dür o. Eğer imam ağzıma göre o kimse devlet başkanını ele geçirir. Devlet başkanını kılıç zorla alır işte. Yani darbeyle. Darbeyle gelen o devlet başkanı din ona bir Meşru yetleri yoksa.
Yani kuram ve sünnet tarresinde ise o devlet başkanı Meşru dur. Din çünkü o kimse Meşru yet verir. Dinler ona. Traum seçildi geçenlerde değil mi? Neyinizler neyi mi netti? Encilinizler neyi mi netti değil mi? Meşru yetini nereden aldı? Encilden aldı. Krali çöldü, çok üzüldüler, krali çenen evlatları. Kuşa kuşa canazesine gittiler. Krali çöldü, ters ona yerine oğlu kral bulunur. Öyle değil mi? Yemin torunünde. Neyi mi üzerine? Yemin etti. Encilin üzerine. Kral aynı zamanda ingiltere denedir. Kili senin başıdır.
Kili senin başı papadaylı orada papaz değildir. Meşru yet verdi. Traumpaçıklama yapıyor. Kendisini mesih görüyor değil mi? Millete alayı diye hesaplanıyor. Kendini mesih sanıyor. Kendini dini bir vazifeli görüyor. Öhüt doğru. Çünkü din ona. Meşru yet verir. Sizde bunları kimse böyle anlatamaz. Sizde bunu kim sanlatamaz. Fransa devlet başkanı seçiliyor değil mi? Neyi mi üzerine? Incilin üzerine. Meşru yet sağlıyor. O zaman din ne yapıyor? Meşru yet üretiyor. Din ne yapıyor? Din ne yapıyor? Din ne yapıyor? Dinin vazifeli arınlarından
birisi ne? Birisi de ahlakı çarçeviyi belirliyor. Çok önemli. Din ahlakı çarçeviyi size ne yapıyor? Belirliyor. Anacetepe en var, salıla ve selamı zetetelini adisleri var ya. Bir çobanın sınırları vardır diyor. Koyunlarını olsunırlar içerisinde. Dinin sınırları vardır. Din size ahlakı sınırları çizer. Därke rüşset almacaksınız. Därke fakire bu karaya zulmetmeyeceksiniz. Därke parayı zenginliği belli ailelerin belli kimselerin arasında döndürmeyeceksiniz. Parayı ataleti bir şekilde tavaya da ötçaksınız. Din emreder bunu. Pahizi yasaklar dinside. Bakın ne yaptı ahlakı çarçeviyi belirli de. Biz
ahlakı çarçevi de ince hemen aklımıza uç kur geliyor. İnsanların uç kurunun bozulmasının yagane sebebi ekonomidir. Din sizin ekonominize de karıştır. Därke parayı ve gücü belli ailelerde ver Belli bir kimselerin arasında dolaştırmayın der. Yani bir kede elli tanezengin oluşturmayın der. Zenginliği paylaştırın. Zenginliği doğudun da. Bir kısmını on dokuz bin nireyle geçindiricem derken bir kısmını bir yemekte elli bin nire ödürken orada din yoktur. Eklersölün mi? Orada din yoktur. Bir kısmını normalde yemekte maaşı yirmi bin nire alırken öbür
tarafta birisi akşam yemeğine par ise gidiyorsa orada din yoktur. Orada din yoktur. Huzaman din dediğimizde İslam olarak görüştük konuştuğumuzda o sonsuz güç ve kudret Allah’a ettir orada. Devlet-a ettiğidir. Ve Allah… Peygamberlerinin üzerinden insanlara ilahi kaununlarını ulaştırır. Peygamberlerinin üzerinden siz o yüzden Peygamberleri rededemezsiniz. Peygamberlerin getirdiklerinde rededemezsiniz. Ve birileri Peygamberin getirdiklerinin Peygamberinin hadiyslerinin errede diyorsa Odin’den çıkmıştır. Bakın, Odin’den çıkmıştır. O meşruğu yiyetini kaybetmiştir. O meşruğu meşruğu yiyet sahibi değildir. Odin’den yılmaz aslında İslam hukuk’u olmuş olsa Kom ile
hadiysleri redededen kimse Peygamberler redetmiştir. Kattivacı bulururum. Yani kafirdir. Yani meşruğu yiyeti kaybılmıştır onu. Şimdi böyle olunca Odin ilahi kanunlar manzumesi. Siz onun birisini inkare demezsiniz. Birisini redede demezsiniz. Peki devlet nedir? Devlet dinin koymuş olduğu, nornları uygulayan aygıttır. Din nornları belirler, kanunları belirler. Din çarçıvi çizir. Devlet de Odin kanunları onların ornları uygular. Devlet böylece, onların oronları o kanunları uygularken düzeninde sağlar. Ve aynı zamanda da devlet bunları düzenin sağlarken cezallandırma gücünü kullanır. Yani din bir şeye ceza keser
o cezayı uygulayan devlettir. Ve er birisi bu noktada eksik kalırsa geride eksik kalır. Yani din noktasında bir şey eksik kalırsa hem fikriyatta hem fiyiliyatta, bakın hem fiyiliyatta hem fiyiliyatta, bu eksiklik devlete de yansır. Devletinde fiyiliyatında fiyiliyatında eksiklik olur. Düzem bozulur, anarsı çıkar. O yüzden dinin koymuş olduğu nornları kaydeleri, kuralları, kanunları cezall sistemini devlet uygula makzorunda der. Eğer devlet bunları uygulamız ise, o zaman pevada anarsı çıkar. O zaman tebanın hakkı hukukuk korunmamış olur. İşte maver dinin, akamın
sultanıya atlı, eserinde, o, o, o eserden alınmasın. Kur’an ve sünneteden bir siyaset tevorisi geliştirmeye çalışırken, o, o, o, biraz baktığım o, akamın sultanıya, kuramın sünnet, tedenem bir siyaset tevorisi geliştirirken, İslami hayatın içerisinde girmiş olan, hani İslami hayatın içerisinde girmiş olan, müese seleri, mesele vakıflar gibi, İslami hayatın içerisinde girmiş olan, işte, tükkar, bugün küder neklere gibi, o dalar gibi, var yaşımlı bir siro odamoda, bunlar hepsini de, İslami, pransibler üzerinden, yeniden yorumlamaya başlar, yorumlar, ve bunları ahlakı denetin
altına almaya, bununla alakalı, fikir üretir, bununla alakalı, anlayış koyar ortaya, ve, bu, handa bir kaştan da iser var, zamanı gelince, onlar normalde, isimlerini zikretçeci, bunları baktığımızda, o devlet anlayışı, ve, hukuk anlayışında, devlet anlayışı, ve hukuk anlayışında, İslami, çerçeve, ve İslami, hukuk, önemli bir belirleyecedir, bakın çok önemli bir belirleyecedir, yani maverdi, bunlara bakarken, veya bunların üzerinde fikir üretirken, vardı hükümler, kuram ve sünneti uygun, ve İslami hukukukuk, çerçevesinde, delillerilmiş, kanunlar, nizam nameler, düzenler hepsi de, kuram ve sünnet
çerçevesinde dırsın. Biraz buna böyle, inceleyen kafayı oran, normade, bu teorinin teoruy olarak acak olursa, real filyata geçirildiğini görür. Bakın, real filyata geçirildiğini görürlüyor. Yani, bir başarın söz konusu durmağı verdi de. E şimdi, maverdi de bu yerleşir, maverdi de bu yerleşince, bu, maver de, çin’in ırçılık ki, valgılammasın, en üstüne ırçılık, gönürk, böyle bir şey değil. Hani maverdi, bunları konuşurken, oranın, görrafi, yapısı bellidir. Ama aynı zamanda da, ırki yapısı dediğimiz, ırklarda bellidir. Maverdi, bunları, abbasiler zamanında, abbasilerin son
döneminde, o bölgede, hani bağda, basfra, o bölgede, genel olarak bir araplar vardır, iki türdler vardır, üç, persler vardır, iraniler vardır, dört, saklı gizdi, meydanda, Yahudiler vardır. Dört, anonsur vardır. Yani, burada, kültleri yok, saymak değil, bu de yanlış anlaşılmasın, kültler, boşnaklar gibi, pımaklar gibi, örnekliyorum, işte, kıp çaklar gibi, oğuzlar gibi, bir Türk boyudur. İngilizlerin oyunudur o, kültlerin, işte Türk olmadığını, iddia edip, ayrılık şarkılar çaldıttır, İngilizlerin oyunudur, Yahudilerin oyunudur o, kültler, tahra, tahra, tahra, schıntleri tahra hablar… Tühttürler.
Boşnaklar ne kadar tühltse arnautlar ne kadar tühltse tühttardak da, tühttürdür, oğuzdar ne kadar tühttür’ gamıcılıklar tıkçaklar ne kadar tültse tültse turk yızdar ne kadar thük bere, çaklar ben]. Köçännler ne kadar tültüขesi, tült��uria dörtülürüSDÜZÜF’ Burada o bölgeyi konuşurken bunu da bir kenara notalım. Benim analesin kabul edilir edilmez etmeler kendileri bilirler. Ne gülendim. Böyle olunca oradaki İstanbul’un yasad edilmiş. Dünya oradaki ne? Dinledevlet kardeştir nazi heriyesinin var olduğu, bu nazar yerlerle kalabüsürüsiyasettenme yazmışlar. Büsürün dasihat nameler yazmışlar. Bunları devlet
başkanlar nasılmışlar? Maverdi gibi gazale gibi, nizamellim hük gibi. Bunlardan maverdi de öncesi devam. Normalde bunları kalemalmışlar devlet başkanlarına nasihat etmek için hatta bir kısmı gitmiş bu kalemaldıkları eserleri devlet başkanlar nokmışlar tebletmişler. Kitabları vermişler. Öyle korkuyork yani nasıl devlet yönetilir tebva, nasıl yönetilir. Hastalıklar nelerdir? Bu hastalıkların tedaviler nelerdir? Bunları birer birer tes biletmişler. O kursanız Allah bizi affesiniz. İngeleseniz ne kadar bu zamanla ne kadar benze iştiğini görürsünüz. Hani ben bazen zaman zaman diyor mu ya? Yani normalde
siyasetçiler nefsinden maverdi okuması lazım. Bir okradan nefsinden maverdi okuması lazım. Ve bu toplum anandolu insanı maverdi ne ölçülerini okusa siyasetçilerini olduğunu görür, bir okradan ne olduğunu görür. Devleti ne olduğunu görür. O yüzden bu yazılan eserler od dönemde siyasetliğini fikri, iktisadi ve iştimla iyi özellikten aksettirmesi bakımından önemli eserler. Çok önemli. Ama tabii bunları siyasetçiler bir okradan ne kadar okuyator bilmem, askeriye ne kadar okuyator bilmem. Bu siyaset ve nasihat namellerde yöneticilerin devletini olası bir tehlikeyele karşılaştığında neler yapması
gerektiğine dayır konullar vardır, fikirler vardır, öneriler vardır, nasihatler vardır. Ve normalde bu insanlar. Yani bunlar böyle Allah beni affesini. Biraz belki de bana kızacaklar ama bu nizamül mülk, ondan önce maverdi maverdi den sonun nizamül mülk, nizamül mülkden sonra gazali. DİN ve devlet ikis kardeştir, nazariyesini ve fikrinin fiyilliyata geçmiş. DİNİN devlete, burasıın altını çizim. DİNİNİN devlete devletin de DİNİN’e muhtaç olduğunu söylemişler. Biri olmazsa diyerek sık kalır demişler. Şimdi şöyle devlete devlete, devlete, devlete yaşan saydaha zetep eygamber
devlet kurmazdı. DİN devlete yaşan saydaha zetep eygamber devlet kurmazdı. DİN devlete yaşan saydaha zetep eygamber Osman Ali Hazret-ı Hasan devletin başa noturmazdı. Demek ki İslam DİNİ’i devletsiz yaşanmaz. Şimdi bir olmazsa diyerek sık kalır ya. O zaman hen bir reysel, hende sosyal düzenin ikisi bir arada olursa sağlana bilirceğini ifad etmişler. Hemen bir rey olarak bir rey hakları ve bir rey’in hayat anlayışı tarzı yaşanısı ve aynızamanda toplum olarak toplumun yapısı yaşanısı bunların her ikesinde belirliyen olgu din ve
devlet kardeşliğiyle mümkün. Çünkü hani sohbetin başında din ne yapıyordu, nûrunları koruyordu, çarçeviği çıcı yordu. Ve ahlaki önermeler koyuyordu insanların önüne devlet de ne yapıyordu, bu nûrunları uygunuyor. Bu cezalandırmayı yerine getiriyordu. Yani kumar oynamak haram bu din bu çarçeviye. Din bu çarçevi koymuş devlet tevazına kumarı yasaklayıp oynayanları cezalandırıyor. Din kura koyuyor çünkü. Din diyor ki sen bilmem ne evleri açamazsın, devlet bu nûrununu uygunuyor. Din diyor ki sen faiz de insanları ütemesin, devlet bu nûrununu koruyor. O yüzden
din dışarıdan baktığımızda sanki sadece bir aysel hayatı, dizain ediyormuş gibi görünür. Hatta bize ne diyorlar? Yani bu senin vicdanın marlakalı. Yani dini bizim vicdanımızın içine harç ediyorlar. Yani din senin vicdanına seslenecek. Senin sosyal hayatını ekonomik hayatını aile hayatını çocuk anne baba ilişkinin iki eş arasında ki ilişki senin ticaretinin nasıl yapılması gerektiğine karışmayacak. Ya din vicdanın bir olgu içinde saklıacaksın. Dışına akceptırmayacaksın. Bir de ne diyorlar din seninle Allah arasında araya kimse giremez. Tabi ya din seninle Allah
arasında araya kim görecek ki sana kimse karışamaz. Hayır din karışıyor. İstan dinlik karışıyor. Gülist’i anlar da karışıyor. Yahuydiler de karışıyor. Kendi ya da karışıyor. Tavu ya da karışıyor. Konfüç üst de karışıyor. Evet ama anladı oladı karışmayacak. Din sizin sosyal hayatınıza aile hayatınıza çocuklarla olan elişkinize ticaret elişkilerinize şehirlerimize, köylerinizde hayvanlarınızı ne icernece ne icerimize su Yunuz’a karışmayacak. Evet karışmayacak. Karışırsa layıklayı aykara. Karışırsa bu din çok özellereyim. Haşa kaka karışamaz sana. Yani anandolu da ki bir insanın din
eşi insanlığını karışamaz. Anandolu da ki bir insanın sapkınla karışamaz değil. İçki sinekumarına fuhuişuna çabuklığına karışamaz. Hiçbir şeyine karışamaz. Fahizine karışamaz. Alt atmasına karışamaz. Karışamaz hiçbir şey. Karışırsa anaya seyikir bir işe alış olur. Yani diyen et bir kırk yılın başında doğru bir hudbu okudu, layıklayı aykırı diyakayamet koptu. O yüzden hani din sadece bir eserli hayatı design etmez. Din Allah’la senin vicdanlar aslında değildir. Din dünyaya dövükmeter ahirete dövükmeler. Din hatta dayıları, ota çöpe de hükmeden. Sen çöpe meydana
çıkaramaz. Din ona döhükmeden. Çöpe gömceksin. Din ona döhükmeden. Sen çevreye zararlarımız. Din ona hükmeden. Sen ota çöpe zararlarımız. Din ona döhükmeden. Din hükmeden ona. Allah bizi affesin. O yüzden normalde evet bir kimse kendi bir eserli hayatını kendi siyirler. Yorna neler, design eder düzenler ama devlet bu konuda etkindir. Aynı zamanda devlet toplum sal hayata dözenler. Devlet toplum sal hayata karışmaz diyemiz. Toplumsal hayata da karışır. Böyle olunca normalde hani din ve devlet birbirini tamamlamış olur. Ve normalde tamamlarken
de din de devlet de toplumun ahlaklı olmasını, belli kurallar o hükmasını. Ve normalde devletin bütün toplumu mutlu etmek için bütün toplumu nürefe bir hale getirmesi için çabak gösterir. Ve devlet başkanı bu manada. Tırnak içerisinde İslam’i olarak devlet başkanı, itti dar gücünü, itti dar gücünü, gerektiğinde dini amaçlar içinde kullanır. Ama dini, maverdiye göre gazaliye göre, nizamil mülke göre siyasi. Amaçıları ve emelleri için kullanamaz. Dini devlet başkanları ve bir okradılar, siyasi, ficari, siyasi, ficari, amaçıları için Dini aracı
sallaha şiramanlar. Kullanamazlar. Bu konunda Mahverdiden başlayarak İzamül Mükve Gazali çok hassas bir noktada dururlar. Ve Devlet başkanı Dini korumakla mükelleftir çünkü Devlet onunla Meşru’u yet kazanmış olur. Geçen haftadan hatırlayın Devletin beş astri vazifesi vardı. Bir Tebhan’ın Dini’nin korumak iki Tebhan’ın aklını korumak üç Tebhan’ın canını korumak dört tebhan’ın namusunu züriyetini korumak beş Tebhan’ın malını korumak beş Anna unsuru Devlet korumakla mükelleftir. Geçen haftadan hatırlayın ve atta İslam’da siyaset olarak oradan da hatırlayın. Öl olunca çünkü Devletin Meşru’u yet
kazanması Ancak bu Dini ve de bu beş unsuru Devletin Meşru yeti yoldur. Bu çok keskin ama Devletin Meşru yeti bu beş şeyle mümkündür. Öbür türlü o devlet meşru Ben Dini Devlet kardeşleri hükmü Ben o artık onu şimdi bir Felsife ve atta utop yollar görmüyorum. Bu yaşandı çünkü Selçuklular diye yaşandı. Osmanlılar miközmünde yaşandı. Turgistan Devletlerinde özellikle bunun ayır dediğim Turgistan Devletlerinde bu Devlet ve din kardeşlerin nazarıyesi her dayim ama eksiklikleriyle ama yanlışlıklarıyla biz siz bunun adına ne
derseniz değil hep böyle bu ilk korumuştur. Zaten bu ilk kendin dışına çıkınca hanedin devlet kardeşleri hükmü nısına çıktınız da otomatik matik matik din ve devlet kardeşler saklar araya girer yani dinin normlarının ve kurallarının rafa kaldırması girer. Oradan ne başlar bu sefer ahmedin Mehmedin aklı Hasan’ın hüseyin kılıcı onun bunun fikriatı girer ortaya çünkü din o devlet den elini ayana çekti ve devleti yönetenler dini hükmüleri ve kılıç dışla dışla ne kaldı sekilirizim kaldı bugün gidi dinsizlik kaldı devletin
dini din devletin dini deymişte dini neydi? İslam’da soran oldu kaldırıldı soran oldu leyklik geldi leyklik geldi leyklik hâlada anayasa da tarifi yoktur tırke Cumhuriyet’i devletinin anayasa sığlık devlet devlet domukretik insan aklarına dayalı leyklik hükmü ve kılıç dayalı leyklik fransa alınmadır bu toprakların yürünü değildir bu toprakların bu toprakların yürünü değildir bu bu toprakların hükmü bilir ilketap da ilketap çövürmişte almışte almışte ala da ona da de idare ediliyor sonu satırgünler arıpeye göre arımeş yavudeyi Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i
Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i yavudeyi pazargünü kutsal gönü pazargün muhakkak kiri seygipmeniz gerekir ibi hıristiyansanız ibi yavudeyi muhakkak Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Cumhuriyet’i Çiz, devletmeye muralabilderseniz esnafola bilerseniz fabrikada çalışabilirsiniz. Cumay gidemezsiniz. Cumay gidemezsiniz. Cumay gidemezsiniz. Düşün resmi tatil olması lazım resmi tatil. Yoktur zaten. Ama çiz bir Yahudi, Cumartesi çalıştıramasınız. Çiz iyi bir
hırışsana pazar gibi çalıştıramasınız. Böyle olunca hani din ortadan çıkınca sekillerizim kalıyor. Yani din sizlik kalıyor ve hatta Türkiye olarak düşünürsek ortaya da layık kalıyor. Tabii aslında hani bu din devletin ikis kardeşidir dediğimizde, bu soradan burası biraz şey olmuş. İstis mar edilmiş. Dini devlete tabi kılmak için değildir bu. Delik elik onum var. Din devlete tabi olmaz hiçbir zaman. Siz dini devlete tabi edemezsiniz. Din büyük kardeşler, normal koyandır çünkü. Kukuk koyan, kaununu koyan olunca devlet ona tabi olmaz.
Çünkü devlet meşruğu yiyetini dinden alır. Devlet meşruğu yiyetini dinden aldığı için din devlete tabi olmaz hiçbir zaman. Din tabi rica ise üst kurul hükmün nedir? Din ne devlete tabi olur? Ne devlet beş kanına tabi olur? Ne devlete kurul ve kurul şatabı olur? Din bu noktada balumsızdır. Siz dini bir yere bağlayamazsınız. Siz İngiliz kraliyetindeki gibi oradaki İngiliz kiliseleri krala bağlıdır. Sizin cahamileriniz krala bağlı olamaz. Ve hata Amerikada kiliseler bu şabaludur bu şabal olamaz. Ve hata ne Trumpa
Trumpa turpa bağlı olamaz. Yani din hiçbir zaman hiçbir zaman. Devlete tabi değiller. Şimdi din darlar din darlar din değil. Din darlar devletin olmasına muhtaçtır. Bir müslüman bir mümin. Din din tırnak içerisinde İslam’i bir devlete muhtaçtır. Zarrı uledir. Bireyin dini hakklarını dini hukukunu. Sosyal hayatını design etmey은. Tırnak içerisinde İslam’i bir devlete muhtaçdır bir Müslüman. Yoksa dinini yaşayamaz okumsa dininin kurall ve kurallarında yaşayamaz. Yani siz istediğiniz kadar dinini yasaklarına anlatın bu insanları, dininin yasakladığı her şey devlet tarafından
yasak değilse, serbestse siz bu insanlarını anlatırsanız anlatın. Önüne geçemezsiniz. Çünkü dininin koymuş olduğum normları ayakta tutacak, sağlayacak bir devlet mekanızması yok. Din sabahdan akşam akadar fuhu şi yasak esin. Yani fuhu şedimiz nedir? Parayla olan muhabbetir. Sizin topraklarınızda bir genel gibi patroniçesi, onca zenginin içerisinden yıllarda yıllarca vergi rekordmeni olup devletin, mahalleye bakanından veya baş bakanından şilt alıyorsa siz sabahdan akşam akadar dininin fuhu şi yasak ettin anlatın. Hani ayırdığım ya, Ömer bin Abdülaziz’e az önce. Ömer bin Abdülaziz’in
neden ayırdığım emebilirim ve abbasıyla niçarısından biliyor musunuz? Ömer bin Abdülaziz devlet başkan olmak istemez ama kuru halinde heye talinde gelirler, derler ki ne olursun, sen bize devlet başkanı ol. Ömer bin Abdülaziz’in devlet başkanı olmak ki bir düşüncesi yoktur. Ömer bin Abdülaziz devlet başkanı olurken iki bin dirham parası vardır. Devlet başkanından ayırıldığında bir rivayette yüz dırhanda bir rivayette iki yüz dırhanda iki yüz dırhanda parası kavmuştur. Devlet başkanı yapıp fakirleşen kimseder? Ömer bin Abdülaziz. Fakirleşen kimseder? Ömer bin
Abdülaziz. Şimdi öyle olunca, hani bizim din dar dediğimiz devlet başkanı devlet başkanı olduktan sonra fakirleşmesi lazım. Bizim milletvekilderi belediye başkanları belediye başkanı olduktan sonra milletvekili olduktan sonra fakirleşmesi lazım. Yok, zenginleşiyorlarsa zenginleşiyorlarsa o zaman onlar dini ar aç kullandı. Devleti de ar aç kullandılar. Kendisi şahsi emelleri üzerini yürüdüler. Dini ve devleti kendi şahsi amaçlar üzerinden yürüttüler. Baktığımızda muavinin yüklü bir mirası vardı. Yedi, yüklü bir mirası vardı. Emeviz Sultanlarının yüklü bir mirası vardı. Abbas y Sultanlarının yüklü bir
mirası vardı. Buradan Ömer bin Abdülaziz. Çikarıyorum. E o zaman normalde bu din ve devlet kardeşdir dediğimizde zaman içerisinde bu zaman din devlet kardeşinin bu zumase beplerinden birisi devleti yöneten Sultanların ve bir okradırın bu çarçeveyi düzgün oturtamaması kendi ve etraflarının zengin olması ama tevanın fakirleşmesi söz konusu. Gazaliye gelecek olur sak şimdi buradan bahvardiden gazaliye geldiğimizde maverdi. Bu çarçeveyi muavvardi bu ana kaydileri bir ilerlemiş. Hani inşaat oturturmuş temel yapmış. Tabirca ise bu binanın ana kolonların ne yapmış üstünü
kapatmış. Tamamlımış yani. Gazali Bu çarçeveyi ahliatileştiriririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririririr pensen alan ki mezar içningar anlayı bu 프 awak Cool levels evlat görünüm. Hani kavus yaşayan canını düzen olsun da. Sonuç olarak hani maverdiye baktığımızda bir siyasi norm vardır. Karnunlar kurallar vardır. Gazalide ise ahlaki içselleştirme vardır. Gazalide bu siyasi normları siyasi kanunları kaydeleri. İçselleştirin ahlakileştiririr. Yaşanır hale getirir. Bu ikisi de birleşince yani hem ahlakileştirme içselleştirme hem siyasi kanunlar normar kaydeler ikisi birleşince güçlü bir güçlü bir din ve devlet anlayışı çıkar
ortaya. Bu anlayış güçlü bir din ve devlet anlayışı devleti ve insanları sekülerizinden kurtarır. O yüzden adat olu Müslümanları gazalinin bir tek ihyasını okur. Gazaline siyaset namesine okumaz. Okutturulmaz da. Yani bize sadece gazalinin ahlaki liniyo okutturular. Maverdi’nin siyasi normlarını beyi. Şimdi böyle olunca ikisi birleşince devletin koku konu ve çalışmasının teyfileşmesini öner ikisi birleşince ve devlet mutlak güçlütmünde değildir. Maverdi’nin siyasi normları ile gazalinin bu siyasi normları ahlakileştirme sinik birleştirince. Şu çıkar ortaya. Kifileşmez. Bu ne dinli hukuk da
da aile. Devletin hukukuda daile. Teyfileşmez. Aynı zamanda devlet mutlak güç değildir. İkisi birleşince. Şimdi buna örneklemek gerekirse hani dinli hukuk keyfileşmez diyorum ya dinli hukuk nasıl keyfileşiyor. Örnek diyorum. İşte birisi çıkıyor diyor ki. Tokimin fahizli fahiz değildir diyor. Birisi fetha veriyor. Kadın oğun tane erkek de dolaşsam nikahı durduyor. Petra veriyor, okum ise. Yani bunun nereden alındı söylemiyor, Kur’an Sünnet burada aranmiyor. Yani cella aletin afkanının İngiliz masonudur, otuz üç dereceli kraliyet ailesini masonudur. Enfasyonmiktarı kadar fazca izleri,
alır getirir buraya. Kevileşiyor. Ve ad devlet bir kanun çıkarırken kevileşiyor. O yüzden de e sen rüzgarı göre bir kanun çıkarıyor. Ama maverdi ve gazarlinin o birisinin sihasi, normlarının ve hukuklarını öbürkü de ahlakileştirince bu ne ortadan kalkıyor ve devlet mutlak güç olmayacağı normal kabul edilebilir bir sınır çiziliyor, devlete. Kabul edilebilir bir sınır çiziliyor devlete. Böyle olunca ama hani devlet her şey yapamaz. Devlet elindeki devlet gücünü kendi tebasını zulüm noktasında kullanamaz. Tebanın hakkına hukukuna riyahiyet etmeli hükmü çıkıyor.
Ama zaman içerisinde hani maverdi, dem ve gazarliden uzaklaşınca devletler özemem, devlet mutlak güç haline geliyor, devlet mutlak güç gelince o mutlak gücün yapmış olduğu yanlışlıkları siz muhalefede derseniz siz fitnece oluyorsunuz ve o mutlak gücün yaptıklarında kuram ve sünnete şurada aykırılıklar var, deyince böyle bir eleştirigetilince siz düzen bozucu oluyorsunuz. Senizde bozapıştırılıyor, diliniz sevgili olmuş oluyor. Bu bozguncu oluyor. Ne şey ya bozguncunun teki o. Fitnecinin başı o. Fitnenin başın. Neden mutlak gücün keyifirliğini bozacak kuransünnet daresinde bir hukuk
koyarsanız o zaman siz tu kaka ilan ediliyorsunuz. Ve bu hundikaplardan birisi itaat itaat anlayışının bozulması hani şimdi İslam’da siyaset atıp tabulnayım itaat ne edin? Mahrufta edin. Itaat ne edin? Kuram ve sünnetteydi. Mahrufta edin. Yani iyilik de itaat vardı. Ama normalde yanlışa itaat etmek bozulunca tersine dönünce yanlışa itaat etmek dinerden niliksa uyuluyor. Acı olan bu zaten. Hani bir yanlış diyorsun buna ona o yanlışa itaat etmeyeceğim siz bozguncu oluyoruzsınız. Yalnızca itaat eden de hani böyle koyun gibi olmak.
Neden lar sevallaha paşam güzelim demek o zaman da o itaat ne yazık ki dinerden nilik gibi görünmüyor. Ya şananın en büyük kandı kaplardan birisi bu bu da toplum içerisinde bu da toplum içerisinde siyaset bir donukluk siyaset bir duranlık siyaset bir ahlılmazlıklu oluşuyor. Toplum da ve toplumun ihtiyaçlarını göreme mi görürse bile çözüm üretememe yanında getiriyor. Yani bu söylediğim o hani fikneci görülmek bozguncu görülmek yanlış itaat ediyeni erden nilik gibi görülmek bu üç benim tesbid ettim bu anan
un sur. Davunu 45 altı yedi yapmak mühükün sıralamak mühükün. Hani benim böyle kendimce acıyla olarak tesbid ettim şeyler. Bunlar acı şeyler işin bir de işin olgiyi Starafu şu bunlar benim konuşamadıklarım. Bunlar benim içinde taşıdığım şeyler. İçimi yıkan içimi yakan içimi tırmalayan şeyler bunlar. Ülkem adına milletim adına bu topraklar adına gelecek zürretlerimiz adına çocuklarımız torunlarımız adına. Bunun acısını yaşayan insanım. Nasıl bir çocuklarımıza ülke bırakacağız. Nasıl çocuklarımıza bir toplum bırakacağız. Nasıl bir aile sistemi kuracağız. Nasıl bir aile
bırakacağız çocuklarımıza. Paramız olabilir arabamız olabilir katımız yatımıza olabilir. Biz gelecek zürretlerimizin ne bırakacağız. Bu devlet bu millet bu toprakları gelecekten ne bekliyor. Benim her iki de de vatanın millet için canını feda eden insanlar. Biz vatan millet sakar edeyim. On dört yaşından bir sokaklarda yürüyen insanız. Vatanın kurtarmak için dualları yazıyağız maktendi. Yazı yazdı. Vatanın kurtarmak için yolları yazıyağız maktendi. Yazıyağız kominizden kominizimden ve kominizlerden kurtaracağız diye taş taşa başbaşa yaralanmaya göz aldık. Kimimizin, çenesi yarıldık. Kimimizin gözükürlürdık. Kimisi,
öldüğü, kimisi kurucunlandı, kimisi cezavelerinde asıldı. Kimisi hanımının çolunun çocuğunun önünde işgence et abitutuldu. İşgence et abitutuldu. Tavitutuldu, tansana hanımının yüzüne bakamada bir daha. Annesinin babasının yüzüne bakamada nereye gitti belli değil. Genceycik delikanların gencecik çocuklarının hans olacak hans sadece, hankır kucun ne derseniz değil. Vatanı koruma vatanı muhafaza etme. Adına candan geçtiği zamanlardan geçtik. Evet benim bir tarafım acı. Bu ne yıldan sonra baktığımda? Evet yani Allah beni affesin. Ekonomik yarar şey sorgulandığında siz düzenin bozucu oluyoruz. Sarı Mayan’ın
belirli ellerde toplanmasını sorgulayınca bula eleştirik oyunca senin neşe helyin kalıyor ne derbişsin kalıyor ne insanlığın kalıyor. Hakaret edilmedik bir kavmıyor senin. Siz bu topraklarda makul bir hukukus avunuca sizin hiçbir şeyiniz kalmıyor. Kardeş devlet mutlaktı üst değil. Devlet benim alacağı olan çeklerime ceza yasasını kaldırınca bir tane çek öden mi de benim derdim para değil. Devlet benim adım anası çeklerin ceza asını kaldırır da benim param ortaya da yok olur. Bunu sorgulayınca bu eleştiril bir konuşunca sizin elinizden tekkeyi
dalıyorlar medrese eee dalıyorlar her şey alıyorlar. Diliniz seviyor. Çiz, itaati, yanlış o olan itaati dini arda münik gibi avgulacaksınız. Siz de fettva vermişler. Ne fettva veriyor? Diyor ki, tokinin satışları soruyorlar ya derbişler. Diyorlar ki tokinin satışları cahilme. Ben de diyorum ki alışları için cahilme olması için bu ürün ürünün meydan da olacak. Evet, adedi belli olacak. Evet, fiatı belli olacak. Fiatı belli değil. Adışları çay zili. Buyurun ki benim tapusunarda tapusun bende o ürün senetek. Ya bunun cahil
değil, değil, değil, cahil. Seni tefek o yolar. Seni hiç kimse sevmiyor. Sebeb sen ekonomik yarşı yerarşı, karşı geldin. Yani sen bunu o untana işir kettim vergilerine affedince, beni ki ne de ne ne affetmiyorsun? Ben ikinde affet. Topluğumum kunda affet. Herkes ikinde affet. Neden o untana işir kettim vergisene affetti? Neden o untana yirmi tane işir kete sen aric alıklıktan adın? Bunları konuşunca o şey. Her türlü hakarete hak ediyor. Burada İslam dünyasında en büyükhandi kapbu yanlışa itaat, dini
erdem lilik gibi görünüyor. Yalnız haytaten siz tabede, tabede. Allah’ın evi denilen yerde siz Filistine dua edemezseniz orada. Edemezseniz. Siz Filistin. Pusüsüyle, Pusüs Bes. Tabeygiremezsiniz. Siz yanlışa itaat dinliye erden dili çünkü. Evet, o yüzden siz hani bu din devlet kardeştir ama bu din devlet kardeştir devletin mutlak güç olarak. Devleti daredenlerinin mutlak güç olarak kendilerini tanımlaması. Mahvarde gazali çizgisinden dışarı çıkması bu sefer devlet ve devleti idaredeleriz alim noktasına getiriyor. Sen tebhanın hakkına okukunar hayat etmeyin ki. Rüşet aldık
ödürdük kendini kayırmajılık aldık ödürdük kendini o partiden onları da ona sekiz kat şey veriyor. Rusat öbürkün olur sağlam 4 kat ya yana oradan sekiz kat bu neden 4 kat onun partiden tanıdı var o geçmiş özel bir şey çıkarmış sekiz kat 10 sekiz kat olmuş öbürkü bir şey çıkarmamış. Garibim o 4 kat takılmış öbürkü bir kocamam fabrik ayabmış. Kaçak öbürkore bir tane geçekondu yapmış ki ki konubir tane oraya şey dediğine ne diyorlar krafabrik bir şey oturtturmuş oraya
buldu zarla gelip yıkıyor onu. Evet adam kocamam fabrik ayabmış kat çak eletrini vermiş suyunu vermiş her şeyini vermiş adam başını sokacak bir yer yapmış kaçak yapmış kan son sos doğru. Sen bütün kaçak inşaatlar neden yıkmıyorsunuz zaman sadece bu karanın kanı yıkıyorsun neden siyasette iyi gilerinler hızla zengi oluyor ne iş yaptı diyor mu? Ne ticaret yaptı ne yaptı? Aa nasıl yanmaz be ya? Kardeş sen filanca yine göl’dan buraya geldiğinde senin burada da villan var mı? Yoktu senin
işin kocaman mı? Di değil de nasıl kocamanın iş sahib olduğum bir şirvillis sahib olduğum kimsiniz? Söz orgunlanmıyor. Devun Safiz var sorguluyo da ne oluyor en sesinde bozap bir şirvuyorlar. Oldun fittnece Mustafa yazma. O yüzden normalde bu sadece ekonomik kalanda değil bu normalde fikri alanda düşünce alanında. O muhab verdi gazaleyi çizgesinin dışına çıkılınca yani fikri alan düşünce alan felsefeyirik alan bunlar ne hepsi de domukluk hepsi de duraharını aygırıyor yani o kimse bir şey üretemiyor. Çünkü cezalar var
anayağı seyik harşı olmak var. Anaya seyik bozmak, düzenin bozmak var işin içerisinde yani kuanunları istediğin gibi yorumlamak var. Kuanunları istediğin gibi yorumlayınca o zaman o üretken beyinler üretmiyor. Üretmiyor bu sefer devlet hanıtamlaşıyor. Donuklaşıyor. Devletin orkanları hanıtamlaşıyor. Donuklaşıyor. Her taraf hanıtamlaşıyor. Donuklaşıyor. Ve donuklaştıkça da zahalimleşiyor. Donuklaştıkça da mutlap güç haline geliyor. Ve devlet şimdi Cihada düşündedinden dolayı bir tek içerideki kendisini eleştirem. Malif kuruplara karşı silahlanmış gibi oluyor. Hazreti Resulullah salallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. Hazreti öbür bekir
Ömer Osman Ali Hazreti Hasan Radilla o ana Hazretler’in devletin en önemli görevlilerinden birisi Dini koruma ve Cihada etmek. Cihada etmek. Bakın Cihada etmekdir. İlk dönem İslam’a bakarsanız devletin varoluşu Cihada müzzerine kuruldur. Devletin varoluşu. Cihada müzzerine kuruldur. Dini müzzerine kuruldur. Dini Cihada devlet içişedir. O yüzden devlet bin iki s kardeşimi yok. Yandan kardeşimi, önden kardeşimi diye sorgulamaz. Öyle olunca, dini devlet Cihada içişine girmiştir. Bütün kurumlar kurmuşlar, şahıstar bir eyle toplum bir tek Cihada düşünür. Başka bir şey
düşünmez. Çünkü Dini Allah’ın olunca kadar Cihada etmek de en rol olmuştur Müslümanlar. O yüzden Müslümanlar Cihada düşünür sadece. İslam Müslümanların sadece Cihada düşünür. Allah’ın Dini’nin hukukunu hükmünü yarıyızına galip etme. Yarın yüzünde hâkim etmeyiz düşünür. Başka bir şey düşünmez. Ama bu Cihada giden ayrılınca o zaman ortalık bozuluyor. İfsâ adoluyor. Ve Dini ile devletiklik kardeşler formunu muhaberdi de ve gazalede. Devletin krizden çıkma toplumun, krizden çıkma devletin ve toplumun meşruğu yiyetini yeniden sağlamada en büyük tikri ve tîîli bir
hareket oluyor. Bu süreçte bu mağverdi de bir teore gibi dursa bir teşona o teorenin piliata geçe gazalede bilhazsa. Ve ne zaman mülkle. Ne zaman mülk ve gazalıyla bu piliata geçti. Sen çok luhu derlini o toparlanıyor. Ve asıl düşman olan haçlı ordularına karşı güçlü bir devlet millet din. Kaynaşması meydana geliyor. Bakın bunun son saat çünkü onun çok oldu. Ben yine son noktalarak şunu söyleyeyim. Eğer bu üçlü kaynaşma din devlet millet bu üçlü kaynaşma haçlı yakarışın, henfli ili,
henfli kri, fikri dedin de akahet noktasında. Mesf noktasında, mesf noktasında. Fili dedin askerin noktada, siâsî, noktada İslam, düşüncesinin ve Müslümanların Müslümanların kurtaracı söylüyor. Eğer bu üçlü bir kaynaşma olmamış olsaydı, ben de sondan söyleyeceğim baştan söyleyeyim. Eğer bu olmamış olsaydı İslam dünyası devli dünyakalmazdı. Altında tekrar çizeyim ve İslam dünyası devli bir dünyak kalmazdı. Haçlılar, haçlılar. İslam dünyasını tabirca ise bulda zer gibi ezmekle kalmaz. Bu ütmem akınansik bir komple ütürdü. Yok ya bu kadar da değil. Siz bu
kadar da değil derken bozne yavvakın bu kadar da değil derken afganistan abakın bu kadar da değil derken yorabakın, suriye bakın bu kadar da değil derken yemin abakın lütfen abakın bu kadar da değil derken mısırfaz tunuz cezayra bakın bu kadar da değilderken suda nabakın afrika ya müslüman topluklu topluluklara bakın bu kadar da değilderken ve tırnak içerisinde söyleyeyim müslümanlar dünya yüzünde şu anda dünyanın köleleri dırız. Müslümanlar köle hükmün dedir dünya da şu anda. Töle dünak kadar. Yani belli
bir şimdi üçüncü nesil Avrupa’ya gidenler eğitilenler eğitim görenler üçüncü nesil böyle kendilerince doğru yerlerde çalışıyorlar. Birinci nesil Avrupa’ya gitti Avrupa’nın en pis işlerini yaptılar. Onlar psikoloji olarak kafalarına birer tane Türk oydılar öyle geldiler ama Avrupa’nın en pis işlerini yaptılar. Afrika’lılar Amerikanın kanıdanın en pis işlerini yaptılar. Afrika’lların bir kızımı Avrupa’nın en pis işlerini yaptılar. Hala da aynıdır ve Müslümanın canının malının canının malının namusunun kıymeti yoktur. Bir tane Yahudi öldürlürse bütün dünya açıklama yapar. Yıllardır yüz yıldır yüz
elli yıldır. Yahudi diler kilistinlirleri kat deder hiç kimse’nin gökykçikmaz. Afkanistan’a atılan bombalarına desabiyaktır kimsenin gökykçikmaz. Suriye, ıra, libiyaya, lübna’na, yemen’e atılan bombalarına atlayı sabiyaktır kimsenin gökykçikmaz. Bosna da kat dedilerin şehid edilerin adede belli değildir. Hala da kayıpları vardır. Bosna’ndanların hala da her sene toplum insanlar çıkarılır. Bütün dünyası her eder onu gökykçikmaz. O yüzden o din devlet millet kaynaşması buzulunca müşlümanlar sahip siz kalmıştır. Şimdi olduğumuz gibi. Paramızın devri yoktur, canımızın devri yoktur. Malımızın devri yoktur. Namızımızın devri
yoktur. Kim neimizin kişilimizin devri yoktur. Acı bir şey bu artık yerleşmiştir. Bir müslümanlar bir başka sistede gibi hakaret edebilir. İstediğimi küfredebilir. Örtüsüne bilmemnesini, olsun o bu sınavla söyleyebilir. Cesaret dediler. Şimdi geriye döndüğümüzde o mağverdi, nizamül mülk, medreseler ve gazali, haçlı seferilerini öneğice en önemli etkenlerden bir hissedir ve yine müslümanlar kaşlı seferlerine mağruz dur. Bunu ammanı ikan başkanı çok açıkça söyledi. Bu bir haçlı seferi herifde de. Ama Rakan başkanı açıkça söyledi. Yine müslümanlar haçlı seferilerine mağruz dur.
Üçücülülam verir ve kurtuluş verin nazarında yine mağverdi gazali çizgisindeler. Benim anlayışım bu. Allah bizi affesin. Şimdi önümüzde kafa aslında şeyden gelce devam çizgine geldik aynı yere bir alıntı daha yapalım diye oradan devam etacağız Allah izin verirse inşâallah haklarınızla elal edin. Çürçiliysan ettiğinsek affola. Burada ki normalde sohbetin büyük bir kısım’ın bu fakir ait değişik yerlerden okumalar yaptığım mağak o okumalardan anmış olduğum notların neticesi ve aynı zamanda da kendimce gördüklerime yazmaya anlatmaya çalıştım. A belki de çok ilmi
bulunan bilinler ve çok teknik bulunmaya bilinir. Bu konuda dahara en bir iddahımız yok. Böyle bir iddahl sahibi değiliz. Rabbim bizleri samimi bir şekilde kuram ve şunnet seni yaşama ve yaşatmam icadelisi verenlerden neylesin. Haklarınızı elal edin. Elfa atayama selamın. Amin pararafı bitirmek istediğim belki de sıkıldınız ama o yüzden ama o pararafı yarımda bırakmak istemedi. Eyecanlı imi abi da ondan keher enteniyem. Malum perşem begin, ben bir çayların başlangıcı kandir kutlucaz, ben de aynı zamanda da seba ruzu ikisini
bir gün de yapacağız. İnşallah Rabbim cümlemize nansı belası. Kardeşlerden birisi dedi. Böyle dedi siz de de telefonum dedi. Kablosun adedi, özelline sarı yalnız dedi. İmreniyorum dedi. Nansı böyle dedi. Hani dişip birini oluyor sonu serseferinde böyle dedi. Ben hiç fark etmedim dedim. Ben de ona vallahi dedim. Herhalde biraz ben dişip biriniyim. O nadedi, hayran oluyor. Her sohbetler dedi. Bakıyorum dedi. Siz her şey kendi elinizde böyle dedi. Delli toparlıyorsunuz dedi. Dedim ki benim dedim eşyağım dedim, kıymetli der
ben tetis kullanırım dedim. Ona birisi dokulsun istemandı. Benim dedim, özelline sardığım gibi sarmıyorlar çünkü dedim. Özellikle benim çantaya koydum gibi koymuyorlardı. İnsanlardığı bir özen siz dik var. İkili ilişkilerde eşyağil olan ilişkide anne baba çocuk ilişkilerinde arkadaş ilişkilerinde karı kuca ilişkilerinde özen siz dik var. Özen siz dik sevgisizlikten kaynaklanır. Bir kimse sevmiyorsa özenmez. As seviyorsa az özener. Çok seviyorsa çok özener. Eşyağaya karşı eşyağaya değer vermek Allah’ın sana vermiş olduğu nimete değer vermekleri. O nimete hand değer vermekten
geçer. Siz bu kalemi yazmak için kullanırsınız. Kalemi birini atmak için değil. Bu yazmak içindir. Siz işi bitince onu yerlerine koyacaksınız. Sufiler kendilerini iyi gülendiren her şey değer verirler. Selâmün aleyküm. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 20.12.2025 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler