Bir kimse hatayı kendinde ararsa erdemli konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Bir kimse hatayı kendinde ararsa erdemli hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Fecir ayet 24. Öyle bir gün gelir ki kişi, keşke bu hayatım için önceden bir gönderseydim.” der. Ahiretle alakalı. Onlardan birine ölüm gelince der ki, “Rabbim beni geri çevir. Ta ki boşa geçirdim dünyada salih bir amel işçiğim.” İşte çalgıcının feryadı bu.
Ömrümü hebba etmişim diyor. Allah, bu feryat edenin elinden feryat, bu feryat edenin elinden feryat. Hiç kimseden değil. Bu medet isteyen medet. Şikayetim en çok kendimden artık çaresizliğin eşinde, artık yokluğun eşiğinde ve kendi nefsinin karanlığında boğulmuş, kendi nefsinin zindanında yolunu kaybetmiş ve o kimse artık. Hak’a sığınıyor. Allah, o fena halini yaşadı ya. O fena halini yaşayınca geçmiş günlerinin tövbesini yapıyor. Diyor ki feryat edenin elinden feryat.
Artık dış dünyayla da irtibatını kesmiş. Kendi içine yönelmiş. Hani az önce dış dünyayile alakalı söyledi. Dedi ki ben feda ettim. Her şeyimi yele verdim.” dedi. Bu dışarısıyla alakalıydı. Şimdi içine döndü. Diyor ki, “Feryad edenin elinden feryat. Hiç kimseden değil. Bu medet isteyen medet. Şikayetim en çok kendimden. Bir kimse kendinden şikayetçiyse hakikati bulmuştur. Genelde insanlar dışarıdan şikayet ederler. Annem bana şöyle davrandı o yüzden böyle yaptım.
Fişmanca bana böyle davrandı da ben o yüzden yaptım. Zakir bana ters baktı. Ben de gittim. Çavuş bana dedi ki ayağını topladı. Beni küstürdü. Ben de gittim. Kendi nefsinden görmüyor bir. Bir kimse dışarıdan görüyor. Hep dış etkenler. Ülkede öyle ya. Bir oluyor. Dış düşmanlar var. Müslümanlar için işin kolayı. Biz yapacaktık ama müsaade etmediler. O dervişlik. yapacaktı ama ona müsaade etmediler. O çok iyi bir derviş olacaktı ama ah başındaki zakir o çok iyi bir derviş olacaktı ama ah şu şeyh efendi var ya.
Evet ilgilenmedi onunla. O çok iyi bir derviş olacak. Şeyhi bürüya yazdı. Şeyhi okumadı bile. Yoksa o iyi bir derviş olacak. Dünya müslümanlarının en büyük handikapıdır insanın kendi nefsini temize çıkarması. Müslümanların kaçtığı yerdir, sığındığı yerdir. Ne kadar güzel. Hata onun değil. Evde kadın hatasız. O adamdan dolayı öyle yaptı. Onun hatası yok. Bunu bir kenara yazın erkekler. Onlar hatasız varlıklardır. Akıllı adam evde hanımla dövüşmez. Köyde muhtarla dövüşmez.
Esnaflık yapıyorsa muhasebeciyle. Bir de avukatıyla dövüşmeyecek. Esnaflık yapanların dövüşmeyeceği çok yer var. Muhasebeci var, maliyeciler var, avukat var, hakimi,. osu busu, savcısı var. Çünkü dövüşürse yer cezayı. Ama bunlarla işi yok. Evde hanımla dövüşmeyeceksin. Her an başına ne geleceği belli değil. Hatta daha ileri kovalanabilirsin de böyle geleceksen gelme denilebilirsin de. Gözüne al bunu. O yüzden dövüşmeye gelmez. Bir bakmışsın yorgan yastık koltuğunun altında.
Bir kimse hatayı kendinde Hakkında
Hani salona git dediyse öp de başına koy. Salon yakın. Barışma ümidi var. Seni evde istemiyorum deyince sakın erkekler kanunlar öyle şimdi öyle. Bu ev benim ben kalacağım ben kalırım. Sakın ha bir telefona bakıyor. Anında polis kapıya geliyormuş. Anında adama diyorlarmış yürü. Nerede kalacaksan kal. Arabası olan arabasında kalıyor. İş yeri olan gece adam saat 200’de telefon açtı. Ben ne yapayım dedi. Senin iş yerin var değil mi? Dedim dost. git iş yerine dedim.
Orada dedim çekyat üçlü koltuk var mı? Sen iyi şanslızsın dedim. Dost git o üçlü koltuğu ev yap kendine dedi. Sonra dedi, “Vallah birkaç gün sonra alışırsın dedi. Arkadaşlar genelde alışıyorlar dedi. Sen dedim git sabah ben sana” dedim gerekli notları vereceğim dedim. Gitti dedim iş yerinde banyon var mı? Oraya bir tane duş taktır dedim. Hani duş almak için elektrikli bir taktır dedim. Çek yatı yatak haline getirecek. Yastıktır, yorgandır, battaniyedir, bir şeyler al.
Sonra git dedim iç çamaşırı al, havlu al. Ben temelliim mi evden gittim dedi. Ne zaman döneceğim belli değil dedim. Tabii buna nöbetçi hakimlik bir ay evden uzaklaştırma vermiş. Ben dedi kimseye söyleyemiyorum. Söyle dedim ne var. bunda dedim. Vallahi çok ağırıma gidiyor dedi. Ağrına gitmesin dedim. Sen oraya bir yaşam merkezi kur dedim. Dedi, “Benim gibi kaç kişi var? Vallahi bayağı var bizim dergahta dedim. Öyle bakma milletin herifi olarak dolaştığına” dedim ben dedim onları böyle dedim organize ediyorum dedim.
Sen merak etme. Ben söylemem kimseye dedim senin evden kovalandığına dedim. Tabii kadın durmadı. Bir ayın üzerine bir ay daha aldı. Bunun ümidi vardı biraz böyle dönme noktasında ikinci ay alınca ümidinin %70’i gitti. 3ünc ay alınca hepsi bitti. Dedim nasıl hissediyorsun şimdi kendini? Üçüncü uzaklaştırmayı da aldı. Vallahi dedi. Ben yeni bir hayat kursam iyi olacak herhalde dedi. Bunu dedim ilk zamanda söyledim sana. Git bir tane 1 +1 tut dedim sana. Sen ümidin vardı senin dedim.
Şimdi git bir tane 1 + 1 eşyalı tut sen. Dedim tuttu. Dedi ki dünya varmış hak dedim. Şimdi artık dedim kartlar senden yana. Tabii ben bu arada eşine ve çocuklarına baktıktırıyorum. Mali durumu eksik etme. Gönder paralarını diyor. Tabii o güne kadar çocuklar oğlan var. Oğlan diyormuş, “Baba bu hayat böyle yaşanmaz. Annemle konuşayım gel özür dile. Dön geri diyormuş.” Hani çocuklar böyle adamın hayatını pejmurde görüyor. Dedim şimdi farklı olacak bak dedim. Sen şimdi 1 + 1’e geçseydin baştan dedim.
Erkekler bu sohbetim size aynı zamanda kadınlara tabii. Dedim 1 +1’e geç biraz da iyi bir yer tut dedim. Tutmuş oğlan, küçük oğlan demiş ki, “Baba neredesin?” O da demiş, “Oğlum ben. hayatımı değiştirdim.” E demiş, “Baba, hani bir gelseydim yanına gel” demiş. Baba çok lüks yerde duruyorsun sen demiş. E oğlum ne yapayım demiş. Geldim buraya göçtüm demiş. Burada yaşıyorum artık. Çocuk koşa eve gitmiş. Babam değişti demiş. Babam lüks bir hayat yaşıyor demiş. Babamı kaybettik demiş.
Bir kimse hatayı kendinde ve Önemi
Hemen öbür çocuklar da gelmişler gece. Tabii mesaj yazıyor. Çocuklar geldi. Sakın taviz verme. Sakın dönme dedim. Yok ben yeni bir hayat kurdum. Dedim öyle diyeceksin. Diyeceksin ki dedim bir daha geldiğinizde haberli gelin. Olur mur benim bir misafirim olabilir diyeceksin. Dedim bende taktik mi biter demiş. Bir daha gelirken haberli gelin. Benim misafirim olur. Bu sefer kadın örtüyü mantıyı kapa ya. Alacaklık gibi kapıya vuruyormuş. Güm güm güm. Kim nerede demiş.
Çocuklar misafir olur dedi demiş. Ne olacak demiş. Ben demiş boynu uzaklaştırmalıyım. Topla demiş eşyanı. Yok demiş gelmiyorum. İşin gücün rast gelsin. Kovalarken düşünecektin demiş. Yalvar yaka yok. Önce bir rest çekmiş olmamış. Yalvar yakarmış olmamış. Gitmiş mutlaktan bıçak almış. Senin bıçaklarım demiş. Vallahi demiş al bıçakla ben gelmiyorum. Kadınlar burası da size ait. Gönderirken dikkat edin. Ha öyle kadın erkeklik yapıyor ama hele bu dergahtsa erkekliği sökmez.
Özba sağ olduğu müddetçe bizim arkadaş sonra döndü tabii. Ben dedim tamam bu kadar özrün sonunda dön ama dedim ev dursun orada. Şeytan azap da gerek. Arada diyeceksin ki ben evimi özledim. Yalvarıyormuş kadıncağız. Dergaha da geleceğim. O diyormuş. Mustafa var ya diyormuş. onu da şeyhim olarak kabul edeceğim diyormuş. Bizimkine diyorum sakın ha evi bırakma. 1 + 1i arada git diyorum ben oraya bir kokunu yay ısıt orayı. Ne dese bizimki son dönem efendim ben orada mutlu oluyorum diyor bana.
Oğlum dedim tamam hastalık bulaştıysa sana dedim sen bundan sonra dedim şimdi bir yerden ev alırsın. Aldı şehrin kenarından bir yer. Şimdi arada oraya gidiyor. Kadının saçları dikili. Ne ama kovuyorsunuz? Allah muhafaza eylesin. O yüzden insanlar nefislerini temize çıkarır. Ama o kimse erdemliliği bulduysa, o kimse fenaya eriştiyse artık nefsini temize çıkarmaz. O nefsini kötülemeye başlar. O hatayı kendisinde arar. Bir kimse hatayı kendisinde ararsa erdemli olur.
Hatayı başkasına yüklerse onda erdemlilik yok.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.