dhKY Bir Ebu Zer el-Gıfari Muaviye ve saltanatını bozdu konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda dhKY Bir Ebu Zer el-Gıfari Muaviye ve saltanatını bozdu hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Ebuer. Gifari. Muaviye’nin verdiği yemeğe gitmiş. Şam’da pilava böyle atmış elini sıkmış. Kanlı yerin çıkmış. Muaviye’nin önüne atıvermiş. Beni buna mı davet ettinş? Öyle cesir yürektir. İslam. İslam korkak değildir. Mümin korkak. Mümin canı pahasına olsa hak ve hakikati anlatır. Gidip yalakalık yapmaz. Ebuer. Giffari yalakalık yapmadı. Güce. Zalime boynunu eğmedi. Şam’da. Şam’ın gençlerine. Kur’an ve sünneti anlattı. Muavi’ye mektup yazdı. Hz. Osman’a. Şam’ı istiyorsan bu adamı buradan al. Dedi. Şam’ı istiyorsan bu adamı buradan al dedi. Bir. Ebuer-i. Gifari. Muaviye ve saltanatını bozdu. Bir. Ebuer-i. Gifari. Şam’ı bozdu. Oradaki tasarlanmış orada dayatılmış dini çöpe attı. Onların peşinden gidenleri de çöpe attı. Bir. Ebuer-i. Gifari. Allah dostu odur. Kur’an ve sünneti haykırır. Gitti. O orada valiymiş. Yok orada hakimmiş. Yok.
dhKY Bir Ebu Zer el-Gıfari Muaviye ve saltanatını bozdu Hakkında
orada kudret sahibiymiş. Yok o kuvvet sahibiymiş. Yok o devlet başkanıymış. Dinlemedi. Gitti pilava eline attı sıktı. Bunu kabul etmez hiç kimse. Şimdi diyecekler ki nerede bu? Nerede yazıyor diyecekler. Sıktıla yerin atıverdi. Muaviye’nin önüne. Dedi ki buna mı davet ettin sen beni dedi. Yürüdü gitti. Askerlerle getirtirdi. Çünkü onu oraya asker gönderdi. Müfreze davet ediyor gelmiyor. Para gönderdi. Parasını geri gönderdi. Dikkat edin. Ebuer-i. Gifari’ye para gönderdi. Muavi’ye böyle keseyle değil çuvalla gönderdi. Çuvalla para gönderdi. Ümerın durumu budur. Seni parayla, makamla, mevkiyle kandırır. Kendisine köle eder seni. Senin dinini köle eder kendisine. Senin alimliğini köle eder kendisine. Senin şehrini köle eder. Bir çuval para gönderdi. Bir kese değil. Dedi ki getirenlere benim ihtiyacım yok. İhtiyacı olanlara dağıtın dedi.
Geri gönderdi. Onun parasına da ihtiyacım yok dedi. Şam’ın dışında. Şam’ın dışında hurma ağaçlarından, liflerinden bir terek yaptı. Böyle bir çadır değil terek gölgelik yaptı. Onun altına oturdu. Şam’ın gençlerine. Allah ve resulünü anlattı. Başka bir değil. Allah ve resulünü. Bizim kurban şöyle yapıyor. Yapmadı. Rezil aptallar. Rezil. Geri zekalılar. Allah seni kahretmesin. Aptal salak adam. Kur’an ve sünneti anlat. Kur’an ve sünneti dinle. Kur’an ve sünnete tabi ol. Kur’an ve sünnetin yolundan git. İki titremeye aldanma. Geri zekalı. Milyar dolarlar toplamışlar. Görmüyor musun? Allah sana gösteriyor. Gözünün önüne seriyor. Bir kavga çıkartırıyor. Bir fitne çıkartırıyor. Bütün kirli çamaşırlar dökülüyor ortaya da. Daha ne bekliyorsun? Ebuer. Gffari’nin yoludur. O devlete yamanmadı. Bir avuç sıktı. Kanlı yerin atıverdi yüzüne. Yürüdü gitti.
dhKY Bir Ebu Zer el-Gıfari Muaviye ve saltanatını bozdu Sohbeti
mektup yazdı. Dedi ki. Şam’ı istiyorsan bu adamı buradan al. Hzreti. Osman efendimiz mektup yazdı. Dedi ki, “Medine’ye dön.” Ve. Medine’nin içinde de durmadı. Medine’nin dışında gitti yine hurma liflerinden kendine bir gölgelik yaptı. Orada yalnız yaşadı ve yalnız öldü. Yalnız yaşadı ve yalnız öldü. Tek başına yaşadı, tek başına öldü. Yanında hizmet eden bir kimse vardı. Ona dedi ki, “Ben yalnız yaşayacağım. Yalnız öleceğim. Ben öldüğümde dedi beni yıka ve kefenle. Şurada dedi yol var ya böyle bir yol var. Beni oraya çıkar dedi. Muhakkak ki müminler gelir saf, temiz özünde mümin olanlar benim namazımı kılarlar dedi. Onun namazını. İbn. Mesut kıldırdı. İbn. Mesut da. Medine’den dışarı çıktı. Gençlere hadis okuyordu. Medine’nin içinde okuyamıyorlardı. Medine o kadar fitnenin içerisine.
düştü. İbn. Mesud gençlere hadis dersi veriyordu. Böyle dışarı çıkarıp gençlere dışarıda hadis dersi veriyordu. Baktılar ki orada bir yatan mefta var. Başında bir kişi var. Dedi ki bu kim? Bu. Ebuer-i. Gifarid’ir deyince. İbn. Mesud hadis alimidir. İbn. Mesud hadisi söyledi. Onun hakkındaki. Yalnız yaşar yalnız ölür. Ey hakikaten yolunda gidecek olan, hakikate rağnıp yalnız ölmeyi göze alıp hakikati anlatacaksan çık yola. Paraya pula kul olmayacaksan çık yola. Makama, mevkiye kul olmayacaksan çık yola. Evet. Öyle nurlanırsın. Yoksa kendi heva ve hevesini ilah edinip batar gidersin.
İlgili Sohbetler
- Dünyaya kananların kapısı kalabalık, Kur’an ve sünnete yapışanların kapısı sessi
- Ümmet birine düşmüş birbiriyle uğraşıyor asıl düşmanını unutuyor
- Bu diken yiyen vücut devedir, Mustafa’dan doğan da bu deveye binmiştir
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
dhKY Bir Ebu Zer el-Gıfari Muaviye ve saltanatını bozdu konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla dhKY Bir Ebu Zer el-Gıfari Muaviye ve saltanatını bozdu sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.