Dervişlik, Sufilik

Dervişlik ötekileştirmek değildir dışarıda bıraktığınız kimse bilin ki cehennemi

Dervişlik ötekileştirmek değildir dışarıda bıraktığınız k… konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Dervişlik ötekileştirmek değildir dışarıda bıraktığınız k… hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Dervişlik böyle geriye göndermek, itmek veyahut da onu yok hükmünde görmek değildir. Hepimizin eksiği, kusuru, yanlışı, hatası var. Hepimizin de günahları var. O yüzden hepimiz birbirimizin günahları için dua edeceğiz. Affı için hepimiz birbirimizin hatalarını, kusurlarını örteceğiz. Herkes birbirine yardımcı olmaya çalışacak veya gönül arzu eder ki herkes kalem gibi olsun. Ama bizim dergah öyle kalem gibi bir dergah değil. Biz hepimiz eğri bührüyüz. Böyle toplanıyoruz. Cenâb-ı. Hak eğriliğimizi, bührülüğümüzü tamir tadilat etsin diye. Allah’ı zikrediyoruz. Cenâb-ı. Hak eğriliğimizden dolayı bizleri o eğriliğimizden yargılamasın, affeylesin. Amin. O yüzden ben her. Perşembeyi böyle tabiri caizse her dersi. Perşembe, Cumartesi, Salı ben kendimce iple çekiyorum böyle. Oh diyorum şimdi ders var. Cenâb-ı. Hak’a hamd olsun. Şimdi diyorum bir zikrullah olacak. Buradan günahlarımız.

Dervişlik ötekileştirmek değildir dışarıda bıraktığınız k… Hakkında

aff değil hayra çevrilmiş olarak kalkıp gideceğiz diyorum. Kuş gibi olacağız biz. Yine toza, dumana bulanacağız. Biz yine balçıya bulanacağız. Hatta biz temelli böyle çok affedersiniz ben kendi nefsim için söyleyeyim. Necaset çukuruna gireceğiz. Öyle nefis taşıyoruz. Ama. Cenâb-ı. Hak hamdu sena olsun. Zikrullah halakasını bırakmayacağız. Allah’ı zikredenleri bırakmayacağız. Böylece ümitvar olacağız. Diyeceğiz ki, “Evet ben kendi nefsim için söyleyeyim. Necaset çukuruna girip çıkıyorum. Ayağım kayıyor, gönlüm kayıyor, içim kayıyor, elim kayıyor, bir taraflarım kayıyor benim. Ben de dayanamıyorum. Bir necaset çukuruna girip çıkıyorum. Ondan sonra hatta necaset çukurunda dolaşıyorum. Orada yaşıyorum ama perşembe günü geliyorum buraya. Cenâb-ı. Hak’a hamd olsun. Böyle bir zikrullah’ta kendimden geçmek istiyorum. Muhakkak ki rabbimin affını umuyorum, ümit ediyorum. O yüzden işte cumartesiydi, perşembeydi, salıydı.

Arada böyle ufak tefek gittiğim dersler var. Onlardı ben böyle bir ümit kapısı olarak görüyorum. O yüzden küçük çocuk gençlere bir demeyiniz. Eğitmeye çalışın. Arkadaşların, kardeşlerin hatalarını, kusurlarını görmeyin. Onları örtmeye çalışın. Onları ayyuka çıkarmaya çalışmayın. Dua edin birbirlerinize. Dua edin. Dışarı bıraktığınız herkes bilin ki cehennemin göbeğine gidecek. İttiğiniz bir kimse itiyorsunuz ya onu. Bundan derviş olmaz diyorsunuz. Bu yanlış insan diyorsunuz. Onu cehennemin göbeğine gönderiyorsunuz. O yüzden ben ona sebep olmak istemiyorum. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum. Kim hangi günahı işlediyse işlesin rüyamda göstermeye çalışsalar ben rüyamda. Allah’a yalvırıyorum. Ya. Rabbi bana gösterme diyorum. Benim içim onlara soğumasın diyorum. Birisi bana birisinin hatasını, kusurunu söylemeye çalışırsa hükmedilecekse arasında diyorum ikiniz beraber gelin. Bana anlatmayın diyorum başka bir. Bana dervişlerin.

Dervişlik ötekileştirmek değildir dışarıda bıraktığınız k… Sohbeti

hatalarını, kusurlarını anlatmayın. Varsa bir hakkın, hukukun, al kardeşim onu da. İsterse eşin olsun, isterse çocuğun olsun ikinizi de dinleyeyim ben. Ondan sonra hükmedeyim. Öbür türlü birisi zikrullah halakasına oturmuş. Allah’ı zikrediyor. Benim başımın tacı gönlümün sultanı. Benim başımın tacı gönlümün sultanı o. Bu zamanda herkes zikirden kaçarken, zikrullah halakasından kaçarken yaz şimdi yaz mevsimi, denizde, orada, burada havuzda yok benim de hakkım tatil. Tatil benim de hakkım. Yok orada burada ne işte kimsenin olmadığı koylarda çipildeceğim diye uğraşırken insanlar bu sıcak şimdi bak rutubet var terliyoruz değil mi? O kimse buraya zikrullah halakasına gelmiş ya. Cenâb-ı. Hak’a hamdu sena olsun. O buradan af değil. Böyle üzerine madalya takıp da gidecek. Melekler sıraya girecekler. Temanna edecekler ona. Neden? O bütün.

her şeyi bırakmış. Zikrullah alakasına gelmiş. Her şeyi bırakmış. Dünya, eş, kadın, çoluk, çocuk dışarıda hepsi de var mı? Var. Buradaki cemaat oradan gelme mi? Evet. Medreseden gelme değiliz biz. Hepimiz oradan gelmeyiz. Tekrar oraya gidebilir miyiz? Evet. Ei gitmiyor o kimse buraya geliyor. Yemin ediyorum vallahi de billahi de bu zamanın en büyük cihadını yapıyor. Yapabilirliği varken yapmamak en büyük cihat. Zaten yapabilirliği var mı? Var.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Dervişlik ötekileştirmek değildir dışarıda bıraktığınız k… konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Dervişlik ötekileştirmek değildir dışarıda bıraktığınız k… sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.