Mürşid-i Kamil

Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak hak dostlarının fıtratı hükmün

Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.

Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak Hakkında


Deniz ve maden onun ihsanına karşı zelzeleye düşmüş. Normalde deniz ve maden malum o bolluğun sembolü, cömertliğin sembolü. Ama asıl deniz ve maden dendiğinde deniz maneviyattır. Onun ihsanına karşı zelzeleye düşmüş. O öyle bir veli, o öyle bir devlet başkanı ki o maneviyatın içinde, maneviyatın içinde olduğundan o maneviyat böyle bir ırgalanmakta devamlı içeride. Çünkü çok hareketlilik var. Bir veli öyle. Fırat. Nehri gibidir. O velin iç alemi okyanus gibidir. Çah devasa yüksek dalgalar. Çah böyle sığ gibi görünür. Aşağıdan vurur o zaman. O yüzden bir velinin kalbi, bir mürşidin kalbi, bir devlet başkanının kalbi okyanus gibidir. Aynı zamanda da okyanusun içerisinde devasa madenler vardır. İşte inci gibi, zümrüt gibi, yakut gibi. Hatta okyanusun diplerinde işlenmeye hazır o kadar devasa.

Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak Sohbeti

madenler vardır ki onu zaman içerisinde insanlık meydana çıkaracak. Okyanusun dipleri maddi manevi madenlerle doludur. Okyanusun dipleri henüz daha dünyada öğrenilememiştir, keşfedilememiştir. Denizin altında, okyanusların altında ne var? Tam olarak bilinmemektedir. Hangi varlıklar yaşar, hangi medeniyetler var, bunlar. Bakın bunlar bilinmemektedir. Ve bunlar ahir zamanda yeryüzüne sudur edecektir, çıkacaktır. Ahir zamanın son diliminde maden ise okyanusun içerisindeki hikmettir. Okyanus manevi dünya maneviyattır. Maden de onun içerisindeki hikmettir. Allah bilgisidir, insan bilgisidir. Manevi bilgidir. O yüzden deniz ve maden o ihsana karşı. O öylesine veriyor, öylesine veriyor ki. Cenâb-ı. Hak o verdikçe. Allah ona daha yenisini, daha cedidini, daha derinini, daha genişini veriyor. Eğer o vermemiş olsa, ihsan etmemiş olsa ki böyle bir mümkün değil. O zaman. Cenab-ı. Hakk’ın ona karşı.

olan cömertliği de kesilecek. E sen cömertsin. Veriyorsun, ihsan ediyorsun. Allah sana daha fazlasını veriyor. Çünkü. Allah dilediğine hesapsız verir. Allah dilediğine hesapsız verdiğinde o senin değil. Sen dağıttıkça o daha da gelecek. Aslında ihsan etmek aslında cömertlik etmek aslında insanlara yaymak. Bu konuda insanların hizmetine ahade olmak o kimsenin fıtratı hükmündedir. O yüzden o hak dostu olan kimse bunları asla ve asla kendi nefsinden bilmez. Kendi nefsine de ayırmaz. Allah muhafaza eylesin.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Cömertlik etmek, insanların hizmetine amade olmak sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.