İlim

Cenab-ı Hak ölüden diri çıkartır

Cenâb-ı Hak ölüden diri çıkartır konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Cenâb-ı Hak ölüden diri çıkartır hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Artık can gibi ağlamadan, gülmeden kurtuldu. Artık o çalgıcı, o uyanışla, o hakikate ermeyle, o aynaya bakıp kalbindeki o karanlığın aydınlığa çevrilmesiyle ve zulüm perdeleri kalbinden kalkmasıyla artık nefsin tepkilerinden kurtuldu. Nefsin ayak oyunlarından kurtuldu.

nefsin düzenbazlıklarından kurtuldu. Artık o safiyeti yakaladı. Artık o kalbindeki mutmainliği yakaladı. Artık kalbinde hakikat damlaları kabarmaya başladı. Artık kalpte hakikat perdeleri teker teker açılmaya başladı. Bir anda baktı bilmediği ilimler gelmeye başladı. Bir anda baktığı yerde çıplak gözle bile bakarken duvarı görmedi. Duvarda başka şeyler görmeye başladı. Artık onun kalbi Hazreti Bediüzzaman’ın dediği gibi kalbi harekete geçti ve o kalbe harekete geçince artık sükuneti buldu.

Artık sükuneti bulmuş canına geldi ve canı gülmekten de ağlamaktan da kesildi. Artık işin hakikatinde o. Onun gülmesi Allah için, ağlaması Allah için oldu. Kendi nefsi için gülen, kendi nefsi için ağlayan olmaktan çıktı. O çünkü perdeler açıldı. İşin hakikati görüldü. Hakikat nurları gönlünde neşi neva buldu. açılmaya başladı. Artık o varlığa başka bir gözle bakıyor. İnsanlara başka bir gözle bakıyor. Meleklere başka bir gözle bakıyor. O şeytanı başka bir gözle bakıyor.

Cenab-ı Hak ölüden diri çıkartır Hakkında

Diğer varlıkları başka bir gözle bakıyor. Artık onun için eşya dünya, ahiret, cennet, cehennem hepsinin de bakış açısı değişti. O çünkü heva ve hevesinden ağlamanın ve gülmenin getirdiklerinden kurtuldu. Artık o heva ve hevesinden ağlamıyor. Artık o heva ve hevesinden de gülmüyor. Onun gülmesi hikmet oldu. Onun ağlaması hikmet oldu. Onun yürümesi hikmet oldu. Çünkü kalbinden perdeler kalktı. Onun dokunması da hikmet oldu. O artık onunla yürüme, onunla konuşma, onunla duyma yoluna doğru gitti.

Çünkü Haz Pir devam ediyor. Canı gitti bambaşka bir canla dirildi. Canı gitti bambaşka bir canla dirildi. Hazreti Pir başka bir beytinde diyor ki sen ona bir can bağışlarsan o sana binlerce can bağışlar. Sen ona bir can bağışlarsan. Yani sen ölmeden önce ölünü sırrına erişirsen ona bir can bağışlarsan her şeyinle ona yönelirsen Hazreti Pirin deyimiyle o sana binlerce can bağışlar. Burada döküyor başka bir canla dirildi diyor. Başka bir canla. O eski değil.

O dünkü can değil. O cedit yeni bir can. O can ki hikmete müştak. O can ki Allah’a aşık. O can ki Muhammed Mustafa’ya aşık. O can ki velilere aşık. O can ki artık dünya sevgisinden arınmış. Dünyanın kaygısından arınmış. Ahiretin kaygısından arınmış. O görüyormuşçasına ibadet etme, görüyormuşçasına yaşama zevkine ulaşmış. O çünkü bambaşka bir canla dirildi. Çünkü Cenabı Hak ölüden diri çıkarır. Onu ölüden diri çıkardı. Bakın ölüden diri çıkarır. Sen ölmeden önce ölürsen senin ölümünden bir diri çıkarır.

Kimisi de ne olur? Diriden ölü çıkarır. O zaman önce ölüden diri çıkarır senden. Sen bir can verirsin. Ölmeden önce ölünün sırrına erişirsin. Senden bir diri çıkarır. Ondan sonra da o diriden bir ölü çıkarır. Bekaya koyar seni. Fenadan bekaya geçirir. Fenadan bekaya geçince de diriden ölü çıkarır Cenabı Hak. Şimdi ilahiyatçılar diyecek ki Rum suresi ayet 19’u nereden nereye getirdi? Çünkü o ölüden diri çıkaran, diriden ölü çıkarandır. Bu fenaya ulaşan kimse ölüden diri çıkmıştır.

Cenab-ı Hak ölüden diri çıkartır ve Önemi

Ne diyordu? Hepiniz ölüsünüz. Uykudasınız. Çünkü uyku yarı ölümdür. Hepiniz uykudasınız. Öldüğünüzde uyanırsınız. Hepiniz ölüsünüz. Uykudasınız. Çünkü uyku yarı ölümdür. O zaman sen uykudasın. Yarı ölüm yaşıyorsun. Ne zaman hakikat perdesi açıldı sende? Sen o zaman uyandın. Yani deri oldun. bekaya ulaştın. Cenabı Hak yeniden seni öyle etti. Sen onun elinde alet gibi oldun. Artık el, kol, dil, dudak senin değil. Onun sıfatlarında ölüsün. Onun sıfatlarında ölüsün. Dil de senin değil.

Dudak da senin değil. Göz de senin değil. El de senin değil. Kendi kendine benim deme. Bekaya ulaştıysan. Ama yok ölmeden önce ölünün sırrına ulaşmadıysa Hazreti Perin dediği gibi habercinin hani haberlerin sahibinden haberi yok. O halde Allah bizi affetsin.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.