İlim

Canımdaki bir katre, ilimden ibarettir onu ten hevasından ten toprağından kurtar

Canımdaki bir katre, ilimden konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, canımdaki bir katre, ilimden hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

Canımdaki bir katre, ilimden Hakkında

canımdaki bir Katre ilimden ibarettir onu Ten hevasından Ten toprağından kurtar bu topraklar onu örtmeden bu rüzgarlar onu kurutmadan Önce sen helas et kalbimize bahş ettin ilmed sırrıma ruhuma bahş eyledin ilmi ledün heva ve hevesimizi kurban etme Amin kurban etmemize müsaade etme Amin ilahi ezelde bahş ettiğin hidayetini ferasetini zati Nuri tecellilerini hepimizin üzerine arttır Ya Rabbi Amin işte de Hazreti Pir diyor ki canımdaki bir Katre ilimden ibarettir canımdaki bir Katre canak olan o Katre ilimden ibarettir onu ten havasına ten toprağından kurtar ten hevası dedi hava şimdi hava bir şey ne yapar kurutur mu kurutur e toprağa düşse toprakta çürür mü çürür Cenabı Hak Cenabı Hakk’a yalvarıyor Verdiğin bu ilmi rüzgara verdirip de heva Hevesimi uydurup da rüzgara verdirme Rüzgar kurutur Verdiğin bu ilmi bizde arttır Eğer toprağa düşerse çürür yine bir işe yaramaz ve toprak onu örtmeden rüzgarlar onu kurutmadan Sen onu iyi eyle Koru muhafaza eyle Amin Hazreti Pir Allah’a yalvarmaya devam ediyor münacat devam ediyor Gerçi rüzgarlar onu kurutsam Mahvet bile sen onlardan tekrar kurtarmaya ve almaya kadirsin Biz nefsimize uyduk Biz heva hevesimizi uyduk Biz yanlışlıklara düştük Biz kendimizi bile bile altını lağıma atar gibi kendimizi Biz altın olduğumuzu Gözümüz köreldi kendimizi lağıma attık Allah haram etti biz gittik harama bulandık Allah namaz kıl dedi Biz gittik namazsızlık daldık Allah oruç tutun dedi Biz gittik oruçsuz dağa daldık Allah beni zikredin dedi Biz kalktık onu unuttuk heva hevese düştük yanlışlığa düştük nefsimize uyduk Ya Rabbi sen bu nefsimize uymuş duumu bakma biz bunu Normalde rüzgara verip bunu kurutsak da toprağa verip bunu çürüt de sen yeniden bunu etmeye yeniden bunu bize lütf etmeye yeniden ikram etmeye kadirsin bize yeniden lütfeyle Amin yeniden ikram eyle Amin yeniden ihsan eyle Amin gönüllerimize yeniden ilham eyle Amin gönüllerimize yeniden feraset nuruyla nurlandır Amin ecm Necm Suresi ayet 43 Şüphesiz ki güldüren de ağlatan odur güldürecek olan da ağlatacak olan da sensin yeşertecek olan da kurutacak olan da sensin Biz hata yapıp hata yapıp yanlışlık yapıp eksikliğe ve noksanlığı düşersek kalbimize ilham edip o eksiklikten o noksanlıktan kurtaracak olan da sensin bizleri kurtar Amin Necm Suresi ayet 44 öldüren de dirilten de odur Biz kendi heva hevesimizi uyduk o ilmi ledden gelen feraset ilmini boğduk Biz heva ve hevesimizi uyduk ilmi ledden gelen Zikrullah nurunu boğduk Biz heva ve hevesimizi uyduk sen bize lütfettin ikram ettin ihsan ettin mana perdelerini açtın mürşid-i kamiline ulaştırdı Pir Efendiler le tanıştırdın peygamberlerle tanıştırdın Biz bunlara layık değildik Sen göğün kapılarını açtın hazinelerini gösterdin cennetini gösterdin cehennemin vahşetini gösterdin sen bize kabri gösterdin sen bize mahşeri gösterdin hesabın çetinliği gösterdin Melekleri gösterdin Melekleri tanıttın Sen gayb aleminin kapılarını açtırdın levh-i mahfuzu gösterdin ilmi ilahi gösterdin Ruhlar alemini gösterdin ama biz heva hevesimiz uyduk Biz nefsimize uyduk Biz ne oldum delisi olduk biz kendi kendimizi ucba düştük kibirlilere Ne Düştüysek düştük Biz elimizdekini kaybettik Sen öldüren sensin dirilten de sensin Biz nefsimize uyduk kendimizi o öldüren deryaya attık sen bizi dirilt ya rabbi dirilten sensin neş Neva edecek olan sensin nasıl mevsiminde binlerce bitkiyi yeniden diriltiyorsun Bizim de gönlümüzü öyle dirilt ya rabbi Amin Biz son baharda geldik biz kışta geldik biz baharı göremedik Biz yazı da göremedik Bahar nedir bilemedik yaz nedir bilemedik doğduğumuz günden beri çileden çileye geçtik çileden çileye yürüdük bu hayatı biz Sonbahar ve kış olarak yaşadık biz Bahar nedir bilemedik Ey merhametlilerin en merhametlisi son nefesimizde dahi olsa bizi baharı yaşattın kullarından eyle Amin bizim sevenimiz sensin koruyan mız sensin kollayan mız sensin Senden başka ilah tanımadık senden başka Allah tanımadık gönlümüze ne Vahi ettiysen ne ilham ettiysen biz onu söyledik onu söylemeye çalıştık hata yaptıysak Yanlış yaptıysak eksik yaptıysak noksan yaptıysak sen bize en güzel affını Affeyle Ya Rabbi Amin senin hayat senin bizi ne ölümden korktuk Ne hayattan korktuk ne ölümü bakarak tan geri döndük Ne hayata bakarak tan geri döndük Sen neyi yaşatmak istiyorsan bizim önümüze koydun biz onu yaşadık Senden gelen dedik başımıza Taç ettik Senden gelen dedik gönlümüze Sultan ettik Senden gelen dedik ayağımızı taş alsa da bakmadık Senden gelen dedik Yolumuz dikenli de olsa bakmadık Ey merhametlilerin en merham rahmet isi bizleri yeniden defalarca dirilttiğin kullarından eyle Amin sen aşıklarını öldürmeyi huy edinmişsin güzellerin huyu bu Sen bir can alır binlerce Can bahş edersin sen bu köhnemiş Canımızı al bu günahlara girmiş olan Canımızı al da bize yeniden taptaze yeni bir hayat bahş eyle Amin Sen istediğin gül bahçesini Bozar yeniden gül bahçesi yaparsın istediğin gülü kökler yerine yeniden yeniden yeni bir gül bahçesi dikersin Ey merhametlilerin en merhametlisi susuz kaldık börtü böcek bizi çevirdi Biz bilemedik onlarla baş edemedik börtü böcek bizim yaprağımı yedi Bizim kendi dalımızı kuruttu bedenimize girdi bedenimizi kuruttu sen bize yeniden bir beden bahş eyle de biz o yeniden seni sevmenin sana aşık olmanın senin yolunda gitmenin zevkini bizlere tattır Ya Rabbi sen istediğine istediğin yerde istediğin gibi verirsin sen istediğini istediğin anda istediğin yerde Virane edersin harabat edersin sen istediğin istediğin yerde şahane bir şahane bir şahane bir hayat kurarsın cennet bile ona döner gıpta ile bakar sen o gıpta ile bakılacak bizlere hayatını sun Ya Rabbi Amin havaya giden yahut yere dökülen katıra senin kudret hazinenden nasıl kaçabilir nasıl kaçabiliriz ki senin kudretin kuvvetin her yanımızı sarmışken bizim gidecek sığınacak bir yerimiz mi var ki göklerin de nuru yerin de nuru senken ve gökleri ve yeri mülkiyetini alıp da onları sevk ve idare den sensen yerin de göğün de Rabbi senken Biz kimiz ki hiçten başka bizim kalkıp da kaçabileceğin bir yer yok yine senden sana Kaçarız yine senden sana koşarız yine senden sığın sana sığınırız Senden başka gidecek kapı senden başka sığınacak kapı senden başka yalvaracak bir kapı yok tanımadık da zaten bilmedik her döndük Seni gördük her döndük seni bulduk her baktık seni bulduk nefsimize uyduk senin gözünün içine baka baka heva ve hevesimizi kurban olduk Ama senden başka bir kapının da olmadığını biliyoruz hani var ya bir kul günah işledi döndü tövbe etti Allah dedi ki kendisini affedecek olan ilahın Rabbini tanıdı okul affettim dedi yine okul günah işledi yine döndü tövbe etti Allah dedi ki kendisini affedecek olan Rabbini hatırladı affettim dedi kul yine günah işledi yine kul döndü tövbe etti Allah dedi ki Rabbini hatırladı affedecek olanı hatırladı affettim dedi işte o kul bizleriz Ya Rabbi sen tövbemizi kabul ettin affettin biz yine günaha girdik döndük Tövbe ettik biz yine günaha girdik döndük Tövbe ettik biz yine günaha girdik ve hep böyle bu ne yazık ki böyle devam etti ama yeniden bizi İhya edecek olan yeniden bizi ayağa kaldıracak olan sensin senin bu Kudret Denizinin senin bu Kudret perdenin dışında bir şey Mümkün değil bunun dışı da yok zaten ki O yüzden biz ne tarafa dönersek dönelim dönüşümüz sana yok Olsa yahut yokluğun 100 kat dibine girse bile sen onu çağırınca başına ayak yapıp koşar Biz yok olsak bu beden yok Olsa bu can yok Olsa ve yokluk alemine atılsa o yokluk aleminde o yokluğu yaşasa yoklukta fena olsa yoklukta fena olup izi ismi dahi kalmasa o karanlık yoklukta izi ve ne ismi nefesi dahi kalmasa ve o yokluk aleminde hiçbir şey yokmuşçasına dursa Sen hitap etsen Sen lütf etsen Sen ikram etsen Sen Bizim ismimizi ansan başlar ayak olur ayaklar baş olur her şey yeniden İhya olur yeniden sana koşulur Sen istersen yokluğun endirin dibine at biz senin kullarınız sen çağırınca yokluğun dibinden yeniden dirilir koşar geliriz.

Canımdaki bir katre, ilimden – Sohbet Notları


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: İzmir Gaziemir Kutlu Doğum Sema – 6 Nisan 2014, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022, Mesnevi Okuması (2239. Beyitten) 02.08.2025. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.