Borç Veren Bir Şey İsterse Faiz, Borçlu Kendiliğinden Verirse Hediye
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in kendisi, Câbir bin Abdullâh radıyallâhu anh’tan bir miktar borç para almış; ödeme zamânı geldiğinde ana paraya bir miktar daha para ilâve ederek vermiştir. Bu rivâyet Ebû Dâvûd’un Sünen‘inde, Kitâbü’l-Büyûʿ — Hüsnü’l-Kazâ bâbında ve Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned‘inde geçer.
Kāidenin Hülâsası
Mustafa Özbağ Efendi’nin îzâhı şudur: «Şimdi bakın, karşı taraf — senden bir şey isterse borç veren kimse — bu faiz olur. Ama ben damada bin lira verdim; damat bana geri verirken kendiliğinden kalkmış, bin liranın yanında bir hediye getirmiş. Bunu Hanefilerin makûl karşıladığı hadîsi şerîf var. Çünkü bu konuda kendiliğinden bir şey yapmış adam. Ben bunu istersem — borç veren benim — yâ, ben bunu istersem faiz olur.»
İlgili Sohbetler
- 6. Faiz ve Kur Farkı İle İlgili Sohbet — Faiz, ribâ harâmdır, la’netlenmiş bir iştir; ama dârü’lharpta Müslüman ile harbînin arasında hükmü değişen istisnâ.
- Müteahhitle yapılan alışverişe âit bâzı mes’eleler — mukâvele, teslîm gecikmesi, daire takâsı.
- Mü’min ile mü’min arasında her hâlukârda fazlalık alma yasağı.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet serisinden derlenmiştir. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü‘nün tamamı