Sufilik kanunu kaidesi olmayan bir yol değil. Kanunu kaidesi. Kur’an ve sünnetten. Gerçek sufilik. Üstat vefat etmiş. E biz onun bıraktığı yerdeyiz. Ne? Gelmedi mi başka mürşit? Yok mu? Hadis-i şerif yalan mı? Haşa. Kütübü sidde ebdal kısmı var. Bütün. Müslümanlar açın okuyun. Ebdal kısmını açın okuyun. Ey. Müslümanlar, ey sufiler, ey dervişler, ey tarikat erbabıyım diyenler, şeyhler, nakipler, nükaballar, zakirler, su kabakları açın okuyun kardeşim. Kütüb-ü sidde ebdal kısmı var. Deccal’den sonra ahir zamanla alakalı ebdal kısmı var. Tekrar söylüyorum. Edal açın okuyun. Utanmadan şunu söylüyorlar. Bizim şeyhimizden sonra o şeyh gelmeyecek. Peygamberi yalanlıyorsun. Hadisi inkar ediyorsun. Üstadımız öyle dedi. Üstadınız yanılmış. Yanılmış. Ne zaman söyledi? Aklı yerinde miydi? Senin üstadının aklı yerinde değil mi? İşti onu söylediğinde bu.
kimin üstadı olursa olsun yarın öbür gün benim de arkamdan böyle bir laf söylemeyin. İftira olmuş olur. Ya ilan ederiz birisini. Ilan etmezsek de arkamızdan istiare yaparlar. Herkes giderler bir üstada intisap ederler. İkisinden biri. Üstadım. Bana da öyle söyledi. Üstadım da vefat etmezden önce iki kişiye söyledi. Dergata. Ahmet. Duran abiyi bana söyledi. Dedi ki bana şehlini ilan et bugün dedi. Çorumlacı. Mustafa. Efendi sağlığını da vermedi oğlum. Dergah dağıldı dedi. Ahmet. Duran’a da telefon açacağım dedi. Ona da söyleyeceğim dedi. Sana da söylüyorum. Bu akşam şeyhlan et dedi. Efendim hakkınızı helal edin. Ben ilan edemem dedi. Nerede. Adnan hoca bizim. Karataş nerede? Gitti mi? Adnan’a telefon açmış. Adnan söyledi. Sonra sana telefon mu açtı? Ne dedi. Adnan. Hoca?
Bizim şeyhimizden sonra şeyh gelmeyecek diyorsan Hakkında
Sana mikrofon verin. Adnan. Hocaya. Efendim? Beni aradı dedi. Oğlum dedi, Mustafa abinin şeyhtir dedi. Onu dedi şehlini ilan edin. Dedi. Ben dedim efendim şu anda. Adana’dayım ben. Tamam o zaman dedi. Kapattı. Sonra başka bir arkadaşı aramış oldu. Evet. Bana söyledi. Efendim ben yapamam bunu dedim. Ben dedi bu akşam söyleteceğim. Dedi. Bana söylediği o. Ondan sonra. Adnan’ı aramış. Adnan demiş. Adana’dayım. Ondan sonra başka bir arkadaşı aramış. Remzi. Şeni aramış. Ben. Remzi’yi aradım. Arıyor dedi. Seni arayacak dedim. Böyle bir söyleyecek sana. Benden habersiz bir yapma dedim. Arıyor dedi. Kapattım ben telefonu. Görüştü. Böyle dedi. Dedi. Tamam dedim. Akşama istişar eder konuşuruz dedi. Adnan hoca teşekkür ederim. Akşam oldu. Remzi dedi ki böyle. Tamam. Remzi abi bir insan.
şeyh ne diyorsa kalkacak emrini yerine getirecek dedim. Bütün. Bursa’daki eski dervişler o sohbete. Hüseyin de şahit değil mi? Kim şahit olanlar elini kaldırsın o gün sohbette olanlar. Evet bitti. Şeyh. Efendi bunu kendisi söyletti mi? Söyletti. Bakın bunun ölçüsü bu. Bunun ölçüsü bu. Ondan sonra şeyh efendi arkadan kimseyi bırakmadı. Ya sen duymamışsındır diyorum ben. Bize bıraktı. Bursalılara söyledi. Ahmet. Turan abiye de söyledi. Ben şahidim buna. Bana dese ki mahşerde diyeceğim ki bana söyledi. Şeyh efendi. Ahmet. Duran da oğlum şeyhtir. O da şeyhlini açıklasın dedi. Bana söyledi. Ben. Ahmet. Durhan abinin yüzüne söyledim. Durhan abi bana söyledi. Beni ilgilendirmez. İstiyorsanız dedim sen çık. Hüseyin sen de vardın değil mi? Dedim. Duran abi istiyorsan çık ben sana tabi.
Bizim şeyhimizden sonra şeyh gelmeyecek diyorsan Sohbeti
olurum dedim. Olarak dedim benim böyle bir derdim yok benim. Dedim o ne dedi? Söyle. Evet. Mustafa de sen gençsin sen koşturursun dedi. Ben sana tabi olayım dedi. Dedim yok hacı abi ben sana tabi olayım. Biz böyle bitti muhabbet ne olacak? O insanlar heva ve heveslerini ilah edindiğinde heva ve hevese uyuyor. O kimse diyor ki işte şimdi nerede o eski şeyhler? Beyazıp bestami için de öyle dediler. Bu yolun cilvesi o. Çorumlacı. Mustafa. Efendi için de öyle demişler. Nerede demişler. Ali. Efendi? Evet. Üç kişi bağlandı diyordu. Musta. Efendi demiş ki. Abdullah. Efendi oğlum demiş şu üçü bağlandı bana demiş. Geri kalan bıraktı demiş. Bizi beğenmediler demiş. Demek ki ne oluyormuş? Heva ve heves tercih ediliyormuş. Şimdi dervişlerde.
de var bu. Derviş üstadı dinlemiyor. Heva hevesine tabi oluyor. Acı gelir gerçekten üstada tabi olmak. Üstadın dediğini yapmak gerçekten nefse ağır gelir, acı gelir. İnsan öyle düşünür. O da insan, ben de insanım. Neden onu dinleyeyim ki? Benim kafam çalışmıyor mu?.
İlgili Sohbetler
- Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-1
- Dünün mürşidi vefat etti sana günün mürşidi lazım
- Bilgi kibir verirse insana bir mürşidi kamile de bağlanmaz bağlansa dahi ona tep
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bizim şeyhimizden sonra şeyh gelmeyecek diyorsan konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Bizim şeyhimizden sonra şeyh gelmeyecek diyorsan sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.