Eğer bu ebedi nefha Yere göğe nazil olsa Yer ehliyle Gök ehlinin ödleri su kesilirdi Yani bu nevha dedi bu eee hal bu feyiz bu emanet Yere göğe nazil olsa Yer ehliyle Gök ehlinin ödleri su kesilirdi yani hatta eee nefh Eskiler İsrafil’in suru olarak eee şey yaparlar nitelendirir Yani bu üfleme bu eee haykırma bu Diriliş muştusu müjdesi yere göre nazil olsa hepsinin de ödleri kopardı su kesilirdi Yani bunu kaldıramaz lardı Bu emaneti yüklenemez derdi ki yüklenemed Esasen bu nihayeti olmayan nevhan korkusundan Gökler ve yeryüzü ve Dağlar o emaneti yüklenmekten çekindiler Fe Ey beyne en Yah yahn ayetini oku da gör ahab ayet 72 Biz emaneti göklere yere ve dağlara teklif ettik de on L bunu yüklenmekten kaçındılar ve korktular onu insan yüklendi Şüphesiz ki insan çok zalim ve çok cahildir sus Siri Şimdi onlar çekindiler yani Dağlar bütün hani var ya ayet-i Kerime Biz emaneti göklere yere ve dağlara teklif ettik onlar yüklenmekten hem kaçındılar hem de yüklendi Hani şimdi desek ki dağa Cenabı Hak dağlara dedi ki size böyle bir emanet vereceğim dağa böyle bir emanet vereceğim dediği zaman dağın dili olması gerekir cevap ver Çünkü dağın aklı olması gerekir şimdi geriye doğru götüreyim sizi vahiyle alakalı geniş bir sohbet vardı sizin vahiyle bugüne kadar bildiklerinizin öğrendikleriniz tersi olan bir sohbet onu hatırlayın geriye dönüp hep onu dinleyin çünkü ondan sonra gelen sohbetleri daha iyi anlayabilmek için için o vahiy sohbetini iyi dinlemek gerekiyor Cenabı Hak ne yapıyordu dağlara vahy ediyordu yere vahy ediyordu göklere vahy ediyordu arıya vahy ediyordu bakın arıya vahy ediyordu Demek ki Allah vahy ediyor Dağa Taşa göğe yere Allah dağlara vahyetti dedi ki size bir emanet yükleyeceğim dağ o vahiyle o vahiyle ırgal andılar sallandı Dediler ki biz bunu kaldırabilecek noktada değiliz Allah göklere vahyetti size bir emanet yükleyeceğim dedi Onlar da bu emanetten uzak durdular korktular korktular ayeti kerimede diyor ki onlar korktular çekindiler Bu emaneti yerine getiremeyiz diye korkuları emaneti yerine getiremeyiz diye korkuları çekinceleri bu Biz senin vermiş olduğun bize verecek olduğun Bu emaneti yerine getiremeyiz diye korkusundan dağın yüreği kan olmasaydı eşfak ne minha denir miydi Ve onlar korktular Bu emaneti üzerlerine alamadılar bu emaneti Evet biz yerine getiririz diyemediler Bu emaneti kim yerine getiririz dedi Adem Aleyhisselam Cenabı Hak Adem’e dedi ki Bu emaneti yerine getirir misin bunu yerine getirirsen ben senden razı olacağım dedi Adem Aleyhisselam Sen razı olacaksan Ben Bu emanete hazırım dedi iki namaz vakti geçmedi Adem hata etti Adem de cennette namaz kılardı Allah’a hamd için şükür için namaz Cennetten çıkma bir ibadettir Adem cennette namaz kılardı Allah’a hamdini yerine getirmek için Ey müslümanlar namazlarınızı dos doğru kılın O yüzden imam-ı Şafii tirmizi’nin naklettiği hadis-i Şerifi kendisine ölçü aldı namaza namazı kasten terk eden küfür ehlidir dedi hadis-i şerifte imam-ı Şafii bu hadisi kendine ölçü alıp namazı kasten terk edeni Küfür ehli gördü imam-ı Azam Küfür ehli görmedi günahi keb işlemiş olur dedi ameldeki noksanlık alakalı gerçekten ümmeti Muhammed’i bu manada O başka hadisleri kendisine ölçü alarak Tan bunu söyledi ve Hazret Adem babamız zahirde Çünkü babamız odur manada Hz Muhammed Mustafa’dır sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Adem Bu emaneti üzerine aldı örnekleyen namazı vaktinde bunu aldı ikindi namazı vaktinde hata yaptı yaklaşma denilen alana yaklaştı alan yok ağaç mıdı yok buğday mıdı yaklaşma denilen yere yaklaştı emanet neydi emanet Ben her şeyi bağlarım ya ilmel yakin Aynel yakin hakkel yakin hepinize malum kur’ani tabirdir emanetin ilmen yakini ilmel yakin emanet Bu nedir Kur’an ve sünnetin belirlediği şeriatın emrettiği dini işlerdir emanettir Bunlar Müslümanların müminlerin üzerine şeriatın belirlediği Kaideler emanettir bütün Kaideler ve bunların gözetilmesi ve gözetilir Ken bu bütün emanetlerin haklarının yerine getirilmesi ve Cenabı Hakk’ın mük def ettiği bütün dini vecibelerini yerine getirilmesi emanettir ve bu emanetler günün müslümanlarına emanet edilmiştir Müslümanlar Müminler bu emanetleri kendilerinden sonra gelecek olan silsileler doğru bir şekilde aktarmakla mükelleftirler sen onu aktarmakla mükellefsin vel Asri de ne dedi hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna dedi iman edeceksin Salih amel işleyecek hakkı ve sabrı tavsiye edeceksin Sen birinci derecede ehline eşine çocuklarına Bu emaneti tebliğ edeceksin Birinci derecede Sen şeyhsiz senen birinci derecede bu müritlere bunları emanet edeceksin emaneti yerine getireceksin babasan babalığını yapacaksın çocuklarını emaneti yerine getireceksin emaneti onlara öğretmez yerine getirmezsen Dost doğru babalık yapma sen Liman babası bile değilsin çocuklarına Kur’an ve sünneti öğreteceksin Kur’an ve sünneti onlara edeceksin onlara emanet edeceksin Kur’an ve sünneti ve bu emanetlerin en başında da insana verilen emanetin en başında akıl vardır aklını korumakla mükellefsin hem kendi aklını koruyacaksın hem de eş ve çocuklarının aklını koruyacaksın Mürşit isen dervişlerinin de aklını koruyacaksın daha yeni ders alan bir kimseye 33.000 ya Allah çektirip onun buna gücü var mı yok mu manevi olarak bunu kaldırır mı kaldıramaz mı bilmeden o adamı derse boğmayın Onun aklını oynatmayın tuhaf hareketler yapmayı tuhaf hareketler sesler çıkarmayı dervişlik olarak öğretmeye ÇKS bu birinci derecede dervişlere birinci derecede dervişlere ilmel yakin noktada şeriatın emrettiklerini emredip onlara şeriatın emanetlerini öğreteceksin bu ilmel yakin emanet ikincisi ne emanetin ikincisi Aynel yakin emanet Bu da nedir bu der işleri ilgilendiren bir emanettir Burası Sufi yolunda yürüyenleri ilgilendiren emanettir Sen mürşitsiz cezbeyi anlatacaksın onlara il o birinci emanet mertebesini anlatacaksın onlar ikinci emanet mertebesi olarak Aynel yakin halini meyv olarak yiyecek o ilmel yakin emaneti yaşayacak ki doğru Bir Mürşide intisap ettiyse ve üstadını dinliyorsa üstadına tabi ise şeriat-ı garran emrettiği o emaneti müritlerine yaşatacak ki o Aynel yakin derecede Aşk hallerini muhabbet hallerini ilahi cezbe hallerini ilahi varidat hallerini O kimseler meyve olarak yaşayacaklar ama onlar sorumlu neden onlarda da bu emanet onlar da Bu emaneti kendilerinden sonra gelenlere nakletmek öğretmekle mükellef emanet Çünkü kendisinin değil o Nasıl ki birinci derecede ahdine Vefa gösterme akitlerinde sağlam durmayı verdikleri sözü yerine getirmeyi manevi olarak Mürşit öğretti artık mürit ve aynı zamanda da Mürşit Aynel yakin noktasında o manevi haller ile hallen menin açıldı O haller ile hallendi bu ne bu da emanet işin bir üst noktası daha var bu üst noktası ne hakkel yakin hakkel yakin emanet Bir mürşit müritlerine hakkel yakin emaneti de öğretmekle mükelleftir Çünkü mürşidin üzerindeki hakkel yakin hali onun kendi hali değildir Onun kendisinin malı da değildir Onun için o anlatılmaması gereken bir şey değildir o hakkel yakin ilmidir onu da ehline anlatmakla öğretmekle mükelleftir emanettir Çünkü burası vasıtasız iyi dinleyin Burası vasıtasız perdesiz Feyzi ilahi denilen hal ile hallenmek yani ilmi ledün almaktır vasıtasız ve bu hal bu hal bu fakirin sözüdür öyle kabul edin vehbidir yani bu çalışmanın neticesinde olacak bir şey değildir Bu direkt Allah’ın lütfu ikramı ihsanı cenab-ı Hakk’ın meccanen verdiği bir Feyzi ilahidir bu vasıtasıdır bu hale gelen Bir mürşit bunun da ahvalini bunun da tecelliyâtı müritlerine anlatmakla yükümlüdür Çünkü bu da emanetin Hıdır emanet hassad Eğer mürşidin bunlardan haberi yok ise onun üstatlık tasamı da kendi nefsinde küfürdür.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını inceleyebilirsiniz.