Pazar, 7 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İlim ·

Bir kimse Allah yolundayım deyip istiyorsa o Allah yolunda değildir, o miskindir

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur. Bu ahir zaman alimleriyle alakalı, ahir zaman şeyhleriyle alakalı, ahir zaman hocalarıyla alakalı, ahir zaman siyasetçileriyle, bürokratları...


Bir Kimse «Allâh Yolundayım» Deyip İstiyorsa, O Allâh Yolunda Değildir — O Miskindir

Bir kimse «ben Allâh yolundayım» deyip de istiyorsa — o Allâh yolunda değildir. O miskindir. Gerçek Allâh yolundaki kişi — istemeyendir; veren ve karşılıksız hizmet edendir. İsteyen — kendi nefsinin esiridir; «ben Allâh için yapıyorum» derken aslında kendisi için yapıyor. Bu önemli bir tasavvufî ayrımdır. Mü’min «istemek» ve «vermek» arasındaki sınırı iyi bilmeli.

Allâh Yolunda Olmak — Vermek

Allâh yolunda olmak — vermektir. Vakit verir, mal verir, ilim verir, hizmet verir, sevgi verir. Almak için değil; sırf Allâh rızâsı için. «Onlara verdiğimiz rızıktan da harcarlar» (Bakara 3). Vermek mü’minin alâmeti; almak — değil.

İsteyen — Nefsin Esiri

İsteyen — nefsin esiridir. «Allâh için sohbet veriyorum, biraz hediye verseniz» — bu nefs konuşuyor. «Allâh için yazıyorum, kitabı paralı satıyorum» — bu nefs konuşuyor. «Allâh için cemâat yönetiyorum, aidat almam lâzım» — yine nefs. Nefs Allâh adını kullanarak kendi çıkarını gözetiyor.

Miskin Kelimesinin İki Anlamı

«Miskin» kelimesi iki anlamda kullanılır. 1) Yoksul, fakîr — istemeye mecbûr. 2) Aşağılık, basit — istediği için itibarsız. Burada ikinci anlam. Allâh için yaptığını söyleyip karşılık isteyen — itibarsızdır; aşağılaşmıştır. Çünkü maksadıyla çelişiyor.

Vermek Zor mu? — Eğitim ister

Vermek alışkanlık değil — eğitim ister. Mü’min önce küçük şeyler verir; sonra büyük şeyler. Önce parasız bir hediye, sonra zekât, sonra sadaka, sonra Allâh yolunda mal. Bu süreç nefisi alıştırır. Eğitilmemiş nefs hep almak ister.

Sahâbenin Örneği — Mal Verme Yarışı

Sahâbenin örneği — mal verme yarışıydı. Tebük gazvesinde Hz. Ebû Bekr bütün malını verdi. Hz. Ömer malının yarısını verdi. Hz. Osmân yüzlerce deve teçhiz etti. Onlar almıyorlardı; veriyorlardı. Verme yarışı tasavvufun temel ahlâkıdır.

Modern «Şeyh»lerin Tersine Yarışı

Modern «şeyh»ler tersine yarışıyor — kim daha çok alır, kim daha çok takipçi toplar, kim daha çok hediye alır. Bu sahih tasavvufa aykırı. Sahih tasavvufta kim daha çok verirse — o daha üstün. Tersine işleyen sistem — sahte tasavvuftur.

Niyâz — Veren Mü’min

Niyâz: «Yâ Rab, beni Allâh yolunda veren bir mü’min eyle. Allâh adıyla istemek miskinliğinden beni koru. Sahâbenin verme yarışına katılayım. Eğer ilim ve hizmet imkânı verirsen — onu karşılıksız sunmamı nasîb et. Modern sahte ‘şeyh’lerin tarzından beni koru. Nefsimi vermeye alıştır.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi veren mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: İnfâk, Nefs, Cömertlik. → Tasavvuf Sözlüğü