Bir Kimse «Allâh Yolundayım» Deyip İstiyorsa, O Allâh Yolunda Değildir — O Miskindir
Bir kimse «ben Allâh yolundayım» deyip de istiyorsa — o Allâh yolunda değildir. O miskindir. Gerçek Allâh yolundaki kişi — istemeyendir; veren ve karşılıksız hizmet edendir. İsteyen — kendi nefsinin esiridir; «ben Allâh için yapıyorum» derken aslında kendisi için yapıyor. Bu önemli bir tasavvufî ayrımdır. Mü’min «istemek» ve «vermek» arasındaki sınırı iyi bilmeli.
Allâh Yolunda Olmak — Vermek
Allâh yolunda olmak — vermektir. Vakit verir, mal verir, ilim verir, hizmet verir, sevgi verir. Almak için değil; sırf Allâh rızâsı için. «Onlara verdiğimiz rızıktan da harcarlar» (Bakara 3). Vermek mü’minin alâmeti; almak — değil.
İsteyen — Nefsin Esiri
İsteyen — nefsin esiridir. «Allâh için sohbet veriyorum, biraz hediye verseniz» — bu nefs konuşuyor. «Allâh için yazıyorum, kitabı paralı satıyorum» — bu nefs konuşuyor. «Allâh için cemâat yönetiyorum, aidat almam lâzım» — yine nefs. Nefs Allâh adını kullanarak kendi çıkarını gözetiyor.
Miskin Kelimesinin İki Anlamı
«Miskin» kelimesi iki anlamda kullanılır. 1) Yoksul, fakîr — istemeye mecbûr. 2) Aşağılık, basit — istediği için itibarsız. Burada ikinci anlam. Allâh için yaptığını söyleyip karşılık isteyen — itibarsızdır; aşağılaşmıştır. Çünkü maksadıyla çelişiyor.
Vermek Zor mu? — Eğitim ister
Vermek alışkanlık değil — eğitim ister. Mü’min önce küçük şeyler verir; sonra büyük şeyler. Önce parasız bir hediye, sonra zekât, sonra sadaka, sonra Allâh yolunda mal. Bu süreç nefisi alıştırır. Eğitilmemiş nefs hep almak ister.
Sahâbenin Örneği — Mal Verme Yarışı
Sahâbenin örneği — mal verme yarışıydı. Tebük gazvesinde Hz. Ebû Bekr bütün malını verdi. Hz. Ömer malının yarısını verdi. Hz. Osmân yüzlerce deve teçhiz etti. Onlar almıyorlardı; veriyorlardı. Verme yarışı tasavvufun temel ahlâkıdır.
Modern «Şeyh»lerin Tersine Yarışı
Modern «şeyh»ler tersine yarışıyor — kim daha çok alır, kim daha çok takipçi toplar, kim daha çok hediye alır. Bu sahih tasavvufa aykırı. Sahih tasavvufta kim daha çok verirse — o daha üstün. Tersine işleyen sistem — sahte tasavvuftur.
Niyâz — Veren Mü’min
Niyâz: «Yâ Rab, beni Allâh yolunda veren bir mü’min eyle. Allâh adıyla istemek miskinliğinden beni koru. Sahâbenin verme yarışına katılayım. Eğer ilim ve hizmet imkânı verirsen — onu karşılıksız sunmamı nasîb et. Modern sahte ‘şeyh’lerin tarzından beni koru. Nefsimi vermeye alıştır.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi veren mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: İnfâk, Nefs, Cömertlik. → Tasavvuf Sözlüğü