Aşk

Aşıklık kokusunu aldıysan sana ne elbise biçtiyse gönül razılığıyla giyersin 22


Senin burnun aşıklık kokusu almadıysa burnuna bak kimseye kabad bulunma. Sen aşıklık kokusunu almadıysan bahanen çok olur aşıklık kokusunu aldıysan hiçbir bahanen kalmaz oturursun ve sana ne elbise piştiyse. Gönül razılığıyla giyerdi ne rengine itiraz edersin. Ne elbisenin ne rengine ne modeline itiraz edersin çok sevdiğiniz bir kimse size bir hediye almış hediye açıp bakmazsın bile dersin ki sevdiğimden bir hediye geldi ne geldi önemli midir sana bir hediye göndermiş bu ne. Muhteşem bu ne. Muhteşem bir paketi açamazsın bile sevincinden. Sarhoş olursun alırsın paketi oraya koyarsın böyle döner dolaşır pakete bakarsın. Neden sevdiğin göndermiş sana sen öylesine sevmişsin ki. Sen başka bir aklının ucuna gelmez. O yüzden aşıklar beden elbisesini kendileri koşarak değil uçarak gidip uçarak gidip geldiler ve.

Aşıklık kokusunu aldıysan sana ne elbise Hakkında

yine beden elbisesini uçarak çıkarıp gidecekler onlar. Çünkü beden elbisesinin saatini beklerler. Derler ki. Evet biz bu beden elbisesini kendi elimizde giydik ne diyor. Ben melamet hırkasını kendim giydim kime ne. Biz o hırka giymişiz ta ayağını sabit eden. Kime. Ne ve o hırka bir gün gelir bu dünyada çıkarılır yine üvey kuşu gibi uçar gideriz. Bu. Dünyadan. Bu benim işim benim kafam. Aşıklara çalışır. Aşık olmayana kafam çalışmaz benim sözümü aşıklık yolunda olanlara aşıklık yolunda olan olmayanlara değil o yüzden benim sözümü onlara batar onlara. Ters. Gelir onlara aykırı gelir ben sözümü. Aşıklar aşıklık yolunda gidenlere söylüyorum benim sohbetim de onlara. Ben böyle umuma vaaz edecek bir hoca değilim öyle bir kimse değilim. Ben vaiz de değilim ben hiç.

Aşıklık kokusunu aldıysan sana ne elbise Sohbeti

böyle bir iddiam olmadı biz burada da bir vaaz yok. Zaten bizde. Biz sohbet ediyoruz burada muhabbet ediyoruz cemalleşiyoruz burada. Ruhlar aleminde. Birbirlerini sevenler. Burada da birbirlerini seviyorlar. Ruhlar aleminde birbirleriyle dost olanlar burada da dost oluyorlar bizim birbirlerimizden bir farkımız yok hepimiz dost meclisindeyiz dostun dostu kadeh sunmuş içine ne koyduğuna dair bakmıyorsun gelsin kadeh gitsin kadeh içtikçe eşimiz geliyor içinde ne vardır ne yoktur. Hiç. Aklımızın ucuna bile gelmez ayıklar ne içeceklerine dikkat ederler şimdi kimse ayıp ya. Ayık olunca bana. Rakı getir. Bana viski getir bana şarap getir viskinin. Markası bu olsun rakının. Markası bu olsun der neden. Ayık o. Biz öteden sarhoş gelmişiz ayırmasını bilmiyoruz. Biz diyoruz ki doldur ne dolduruyorsan doldur senin evinden doldur da.

senin elinden ne olursa olsun diyoruz biz umurumuza bile katmıyoruz bazen sert oluyor bazen yumuşak geliyor bazen tortulu geliyor bazen tortusuz geliyor bazen yıllanmışı geliyor bazen tazesi geliyor ne geliyorsa biz onun da farkında değiliz o bazen. Kendisi fısıldıyor bu çok yıllanmıştı diyor ondan sonra bizim umurumuzda değil biz ne varsa getir diyoruz önceden de öyle alışmışız bize raf takımlara gözümüzü dikiyoruz. Öyle olunca bir şeyin anlamı kalmıyor ha varsa. İçinizde aklıyla olan bu sohbet bana göre değil diye tabii olabilir ama bizim. Sohbetimiz ona değil.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Aşıklık kokusunu aldıysan sana ne elbise konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Aşıklık kokusunu aldıysan sana ne elbise sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.