Allâh’ı Zikretmene Engel Olan, Zikrullâha Düşman Olan Her Kim Var ise — Hepsi Şeytâni
Allâh’ı zikretmene engel olan, zikrullâha düşman olan her kim var ise — hepsi de şeytâni güçlerdir. Bu, sahih sûfîlerin ölçüsüdür: kim zikre engel oluyorsa — şeytâni güçlerdendir; kim zikre teşvik ediyorsa — Rahmâni güçlerdendir. Bu basit ölçü — kimin dost kimin düşman olduğunu gösterir. Çünkü şeytân — insânın Allâh’tan uzaklaşmasını ister. Zikir — Allâh’a yaklaştırır. Şeytân her zikir karşıtıdır. Onun adamları — bilinçli veya bilinçsiz — aynı şekilde davranır. Mü’min — zikre engel olan her unsuru tanımalı; ondan uzak durmalı. «Vellezîne yusiddûne an sebîlillâhi yebğûnehâ ıvecâ» — Allâh’ın yolundan alıkoyan ve onu eğri göstermeye çalışanlar (Hûd 19). Bu âyet — bütün engelleyicileri kapsar.
Zikrin Önemi
Zikir — Allâh’ı anmak, hatırlamak, dile getirmek. Kur’ân’da defalarca emredilir: «Yâ eyyühe’llezîne âmenû’zkurullâhe zikran kesîrâ» — Ey îmân edenler! Allâh’ı çokça zikredin (Ahzâb 41). «Ezkürunî ezkürküm» — Beni anın, ben de sizi anayım (Bakara 152). Zikir — îmânın gıdası; kalbin canlanması; ahretteki azığımız. Zikirsiz mü’min — kuru bir ağaç gibidir; meyvesizi vermez; sonunda kurur, ölür.
Zikre Engel Olanlar
Zikre engel olanlar kimlerdir? 1) Sahte âlimler — «zikir bid’attir, halka halka zikir şirktir» diyenler. 2) Modernist akademisyenler — zikrin pratik faydasını reddedenler. 3) Materyalist düşünürler — mânevî olanı dışlayanlar. 4) Bazı medya — zikir meclislerini «geri kalmış» olarak gösterenler. 5) Bazı politikacılar — tarîkatları yasaklayanlar. 6) İçimizdeki nefs ve şeytân — zikre tembellik veren. Bunların tamamı — şeytâni güçlerin işbirlikçileridir.
Sahte Âlimlerin Argümanları
Sahte âlimler zikre karşı çeşitli argümanlar ürettiler: 1) «Cehrî zikir bid’at» — oysa hadîs «Lâ ilâhe illallâh» zikrini emreder. 2) «Halka halka zikir şirk» — oysa sahâbe halka halka oturup zikretmiştir. 3) «Tarîkat zikirleri uydurma» — oysa silsileli zikirler Hz. Peygamber’e dayanır. 4) «Tesbih çekmek bid’at» — oysa hadîslerde tesbih sayma sünnettir. Bu argümanların hepsi — yüzeysel ve klasik fıkıh ile reddedilmiştir.
Hûd 19 — Engelleyiciler
«Ellezîne yesüddûne an sebîlillâhi ve yebğûnehâ ıvecâ» — Onlar, Allâh’ın yolundan engelleyen ve onu eğri göstermeye çalışanlardır (Hûd 19, A’râf 86, İbrâhîm 3). Zikir — Allâh’ın yolu. Buna engel olan — bu âyetin kapsamına girer. «Eğri göstermek» — sahih olan zikri «şirk», «bid’at» diye etiketlemektir. Bu çarpıtma — Allâh katında büyük günah. Mü’min bu kişilerin sözüne kanmamalı; klasik İslâm kaynaklarına dayanmalıdır.
İçimizdeki Engel
En tehlikeli engel — içimizdeki. Nefs ve şeytân — sürekli zikre engel olur. «Bugün yoruldum, yarın yaparım», «namaz yetiyor, ayrı zikre gerek yok», «sosyâl medyada zaman geçirelim», «müzik dinleyelim» — bütün bu vesveseler şeytânın işidir. Mü’min bu içsel engelleri tanımalı; onlara aldanmamalı. Her bahanenin altında — zikirden kaçınma var. Sahih mü’min — bahanesiz, düzenli zikir yapar.
Zikir Düşmanları Tarihte
Tarihte de zikir düşmanları olmuştur. Vehhâbîler — sûfî dergâhlarını yıktı, zikir halkalarını yasakladı. Modernistler — zikri «geleneksel folklor» olarak küçümsedi. Komünistler — tüm dînî pratikleri yasakladı, zikir dahil. Modern laik söylem — özel hayata zikri mahsûs sınırladı. Bütün bu güçler — sonunda kendileri kaybetti; zikir mîrâsı sürdü. Çünkü Allâh’ın zikri — sönmez bir nûrdur; insânlar onu söndüremez.
Zikre Sahip Çıkmak
Mü’min zikre nasıl sahip çıkar? 1) Düzenli kişisel zikir — günde belirli sayıda. 2) Toplu zikir halkalarına katılım — sahih cemaatlerde. 3) Klasik zikir mîrâsını öğrenme — silsileli viridler. 4) Çocuklara zikri öğretme — gelecek nesil için. 5) Zikir aleyhindeki söylemlere ilmî cevap. 6) Zikir mekânlarını destekleme — dergâh, cami. 7) Zikrin sahih faydalarını yayma — ümmete anlatma. Bu adımlar — zikir mîrâsını korur.
Niyâz — Zikir Düşmanlarından Koru
Niyâz: «Yâ Rab, zikrullâha düşman olan, zikre engel olan şeytâni güçlerden beni koru. Sahte âlimlerin, modernist akademisyenlerin, materyalist düşünürlerin, zikr aleyhinde söylemlerinden beni uzak tut. Hûd 19’da haber verilen Allâh’ın yolundan alıkoyanlar ve eğri göstermeye çalışanlardan beni koru. İçimdeki nefs ve şeytânın zikre tembellik veren vesveselerinden beni uzaklaştır. Ahzâb 41’in çok zikretme emri ile — düzenli, çok, kalpten zikreden bir mü’min eyle. Bakara 152’nin müjdesi ile — Sana anmamı ve Sen’in beni anmanı nasîb et. Klasik zikir mîrâsını koruyan; çocuklarıma öğreten; sahih cemaatte halka tutan; ümmete zikrin faydalarını anlatan bir mü’min olarak yetiştir. Vehhâbîlerin, modernistlerin, komünistlerin baskılarına rağmen zikir mîrâsını canlı tutan bir nesil yetiştirmemi nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Zikir Düşmanı, Şeytân. → Tasavvuf Sözlüğü