zikrullah

Allah’ı zikretmek, zekat vermekten de, cihat meydanında şehit olmaktan da daha faziletlidir

Allah’ı zikretmek, zekat vermekten de, cihat konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir.


Ayet-i kerimede Allah’a yönelme olarak münip sözü geçer ayet-i kerimede. Müip iman eden, ibadet eden, zikreden, istiğfar eden, tövbe ve dua ederek Allah’a yönelmek anlamında kullanılıyor. Müünip biraz böyle araştırırsanız, münip sözünün geçtiği 67 tane ayet-i kerime bulursunuz Kur’an-ı Kerim’de. Ama burada eee bir tanesini ben örnek olarak aldım. Şüphesiz ki İbrahim çok halim, selim, çok duygulu ve Allah’a yönelen bir kimseydi. Yani oradaki münip Allah’a yönelmek. Yani Allah’a münip olan bir kimseydi. Bakın bunun normalde öncekin çok halim ve selim. İbrahim Aleyhisselam’ın en önemli özelliklerinden birisi Halim Selim. Duygulu bir kimse. Allah’ı seviyor. Allah’a karşı sonsuz bir duygusu var. ve insanlara karşı çok halim ve selim. İbrahim Aleyhisselam’ın üçüncü özelliği münip yani Allah’a iman eden, ibadet eden, Allah’a yakın olmaya çalışan, Allah’ı çokça zikreden bir kimse.

Yani eee münitti dediğimizde o kimse Kur’ani terimle söylediğimizde imanla, ihlasla, samimiyetle, aşkla, muhabbetle Allah’a yaklaşan, Allah’a yakın olmaya çalışan. Enfalet 2. Müminler ancak o kimselerdir ki Allah zikredildiği zaman kalpleri ürperir. Allah’a münip olan, yaklaşmaya çalışanlar Allah’ı zikrederler. Enfal suresinde de Cenabı Hak diyor ki, “Müminler o kimseler ki Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer. İşte o münip olan o müminler Allah’ı zikrederler. Münip olmayanlar, Allah’a yakın olmayanlar Allah’ı zikretmezler. Ya da münafıklar Allah’ı az zikrederler. Çünkü başka bir ayeti kerimede de münafıklar Allah’ı az zikrederler der. Sahabe sorar Hazreti Peygambere sallallahu aleyhi ve sellem’e. Yani biz nasıl çok zikreden oluruz? O da ayet-i kerimeyi söyler. O iman edenler namazlarını kıldıktan hemen sonra ayaktayken, otururken, yanlarının üzerine yatarken Allah’ı çokça zikrederler.

Bu ayet-i kerimeyi söyler. Ve Hazreti Abbas’ın oğlu Abdullah der ki, “Bir kimse ayaktayken otururken yanlarının üzerine yattığında bu Allah’ı çokça zikredenlerin sınıfına girer.” der. Ve yine Ebu Derda’dan nakledilen hadis-i şerifte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, “Size amellerinizin en hayırlısını, sizin derecenizi en çok artıracak, melikiniz nezdinde en temiz, sizin için altın ve gümüş bağışlamanızdan daha hayırlı. Sizin için düşmanlarınızla karşılaşıp onların boyunlarını vurmanızdan, onların da sizin boyunlarınızı vurmalarından daha hayırlı amelinizi haber vereyim mi? Bu nedir ey Allah’ın resulü?” dediler. Allah’ı zikretmektir. Buyurdu. Tirmizi’de, İbn Mace’de, İmam Hanbel’de geçiyor. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri burada normalde altın ve gümüş bağışlamanızdan dediği zekat, sadaka. Ardından düşmanlarınızla karşılaşıp boyunlarını vurmanızdan dediği cihat. Yani çıktın savaş meydanına düşmanın boynunu vurdun.

İkinci, düşman senin boynunu vurdu. Şehit oldun. Bakın ikincisi ne? Düşman sizin boynunuzu vurdu. Şehit oldun. Bundan daha evla, daha kıymetli, daha faziletli amelinizi söyleyeyim mi? Söyle ya Resulallah. Allah’ı zikirdir. Demek ki Allah’ı zikretmek, Allah’ı zikretmek zekat vermekten de cihat etmekten de cihat meydanında düşmanın boynunu vurmak veya senin boynunun vurulması yani şehit olmandan da daha faziletlidir. Allah’ı zikretmek. Bütün ibadetler Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Namaz Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Zekat Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Oruç Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Cihat Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Hepsi de bakın yapılan normalde farz ibadetler veya nafile ibadetler bütün hepsi de Allah’a yaklaşmakla alakalı ibadetlerdir. Ama bunların en yücesi, en yükseği, en yükseği Allah’ı zikirdir. Allah’ın zikrederken zikrin en faziletlisi de la ilahe illallah’tır. Zikrin en faziletlisi.

Ve bütün sahabe, bütün tabiin, teba tabiin, bütün arif-i billah olan bütün zatların hepsinde ortak buluştukları nokta tevhittir. La ilahe illallah’tır. Ve Cenâb-ı Hak’ın peygamberleri göndermesi, peygamberlerle beraber kitap ve hikmet göndermesi, hepsi de yeryüzünde tevhidin hakim olması ile alakalıdır. Yani Allah’ın bilinmesi, Allah’ın tanınması, Allah’ın zikredilmesiyile alakalıdır. Ve bütün peygamberlerin çağırdığı nokta tevhittir. La ilahe illallah’tır. Kurtuluş ondadır. Çünkü.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi

Allah’ı zikretmek, zekat vermekten de, cihat hakkında bu değerli sohbeti dinlemenizi tavsiye ederiz.