Allâh Saklı Gizli Değildir — Her Yerde Tezâhürü Vardır; Görmeyen Kalbinin Perdesi Yüzünden Görmez
Allâh saklı gizli değildir. Her yerde tezâhürü vardır. Kâinâtın her zerresinde Allâh’ın kudreti, ilmi, hikmeti tezâhür eder. «Şark da, garb da Allâh’ındır; nereye dönerseniz Allâh’ın vechi oradadır» (Bakara 115). Görmeyen — kalbinin perdesi yüzünden görmez. Mü’min Allâh’ı aramak için uzaklara gitmez; etrafına dikkatli baktığında görür. Bir çiçek, bir kuş, bir yıldız, bir bebek gülüşü — hepsi Allâh’ın tezâhürlerinden.
«Nereye Dönerseniz O’nun Vechi» — Bakara 115
«Feeynemâ tüvellû fesemme vechullâh» — Bakara 115. Nereye dönerseniz Allâh’ın vechi (yüzü) oradadır. Bu âyet — Allâh’ın her yerde tezâhürünün Kur’ânî teyididir. Mü’min seyahatte iken, evinde iken, işinde iken — Allâh ile beraber. Allâh ile beraberlik — bir yere mahsus değil; her yer ve her ân. Bu bilinç — mü’mini gaflete düşmekten korur.
Tabiat — Allâh’ın Kitâbı
Tabiat — Allâh’ın iki kitâbından biridir. Birincisi Kur’ân (yazılı kitap); ikincisi tabiat (kâinât kitabı). Tabiata bakan mü’min — Allâh’ı görür. Dağlar, denizler, ağaçlar, hayvanlar, gezegenler — hepsi Allâh’ın âyetleri. «Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde — akıl sâhipleri için âyetler vardır» (Âli İmrân 190). Mü’min tabiat ile sürekli teması — Allâh’ı tanımanın bir yoludur.
Kalp Perdesi — Engel
Allâh her yerde tezâhür ederken — neden bazıları görmüyor? Çünkü kalp perdesi var. «Onların kalplerine perde çekeriz; öyle ki anlamazlar» (En’âm 25). Bu perde — günah, gaflet, kibir, dünyâ sevgisi ile oluşur. Kalp perdelendikçe — Allâh’ın tezâhürünü göremez olur. Mü’min bu perdeyi kaldırmak için — tövbe, zikr, ibâdet ile çalışmalıdır.
İnsanın Kendisi — Âyet
İnsanın kendisi de Allâh’ın âyetidir. «Sizin nefsinizde de âyetler vardır; görmüyor musunuz?» (Zâriyât 21). Bir hücreden milyarlarca hücrenin oluşması; iki gözden milyonlarca renkin görülmesi; bir kalbin sürekli atışı — hepsi Allâh’ın âyeti. Modern bilim insan vücudunun mucizelerini daha çok anlatıyor; bu bilgi mü’minin îmânını derinleştirmeli; gaflete değil, hayrete götürmeli.
Sûfîlerin Bakışı
Sûfîler özellikle bu konuda derindir. «Her zerre içinde — bir cihân vardır» derler. Yûnus Emre «Çıktım erik dalına anda yedim üzümü, bostan ıssı kakıyıp der: ne yersin koz’umu?» — gibi mecâzlarla mâneviyâtı anlatır. Sûfî, görünenin arkasındaki görüneni — Allâh’ın hikmetini — görmeye çalışır. Bu — sâdece duygusal bir hâl değil; derin bir mârifet tarzı.
Modern Materyalizm — En Büyük Perde
Modern materyalizm — en büyük perdedir. «Allâh varsa nerede?» diye soran ateist — kalbi materyalist felsefe ile perdelenmiş. Hâlbuki Allâh saklı değil; her yerde. Sorun — bakışta. Materyalist «sâdece görüneni kabûl ederim» der; ama görünenin nereden geldiğini düşünmez. Modern mü’min bu felsefî tuzakları farkedebilmeli; cevap verebilmelidir.
Niyâz — Görme Lütfu
Niyâz: «Yâ Rab, kalp gözümü aç. Her yerde tezâhür eden Sen’i — görebilmemi nasîb et. ‘Nereye dönerseniz vechi orada’ âyetini kalbimde sâbit kıl. Tabiatın âyetlerini, kendi nefsimin âyetlerini gören biri eyle. Kalp perdesini — günah, gaflet, kibir, dünyâ sevgisi ile oluşan — kaldır. Modern materyalizmin perdesinden beni koru. Sûfîlerin bakışını bana da nasîb et; her zerrede Sen’i göreyim.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tezâhür, Âyet, Mârifet. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Hadid 57/3; Allah’ın evvel, ahir, zahir ve batın oluşu.
- Kur’an-ı Kerim, Kaf 50/16; Allah’ın insana şah damarından yakın oluşu.
- Kur’an-ı Kerim, Bakara 2/115; nereye dönülse Allah’ın vechinin orada oluşu.
- İmam Gazali, Mişkatu’l-Envar, ilahi nur ve marifet bahisleri.
- Kuşeyri, er-Risale, marifet, müşahede ve yakınlık bahisleri.
- Fahreddin er-Razi, Mefatihu’l-Gayb, Hadid 57/3 ve Kaf 50/16 tefsirleri.