Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nasihatler ·

Allah sadece kalbinizdeki niyetinize değil fiiliyatınıza da bakar

Mustafa Özbağ Efendi'nin nasihat sohbeti: Allah sadece kalbinizdeki niyetinize değil fiiliyatınıza da bakar. Tasavvuf yolundakiler için mânevî nasihat ve ders.


Cenabı Hak sizin mallarınıza, suretlerinize bakmaz. Allah sizin kalbinizdeki niyetinizle fiiliyatınıza bakar. O zaman bir kimsenin kalbiyile fiiliyatı birbirine tutacak. Kalbiyile fiiliyatı. E kalp bir yerde, fiiliyat bir yerde. Olmadı. Hani diyorlar ya ben namaz kılmayı çok istiyorum ama bir türlü kılamıyorum. kılamadığın müddetçe dinin direği gitti senin. Sen namazı kılacaksın beş vakit. Sen o beş vakit namazı hiç kaçırmayacaksın. Son kale namazdır. Çünkü bir kimsenin namazı yoksa onun dini vecibeleri gösterişten ibarettir. Onun dini olarak davranış biçimi görüntüden ibarettir. O kimsenin namazı tamam olacak. O kimse namazı kılacak. O boynunu bükecek Allah’a. O boynunu bükmüyorsa laf onun. Her şey laf. Bakın her şey laf. Bütün her şey laf onun. Kardeş açık ol, kapalı ol, sakallı ol, sakalsız ol. Ne iş yapıyorsan yap namazını kıl. Namazını kıl. Hadis-i şerifte namazı olmayanın dini de yoktur. Namaz dinde son kaledir. Orası yıkılırsa o kimsenin dini yıkılır. Namaz orta direktir. Evin direği gibidir. Dinin direğidir namaz.

Allah sadece kalbinizdeki niyetinize değil fiiliyatınıza da Hakkında

O yıkıldı mı o kimsenin dini yıkılır. Bunları hafifletmeye gerek yok. Hadis-i şerifler bunlar. Bunları hafiflete hafiflete insanlar namazı önemsemez hale geldi. Namaz önemli kardeşim. Namazı terk eden bir kimsenin imanını göçüp gideceğine ihtimal verilmez. Bakın namazı kasten terk eden bir kimsenin bu dünyadan imanını göçüp gideceğine ihtimal verilmez. Namazı kasten terk etmiş. kasten terk ettiyse o kimsenin namazı, evet o kimse imansız bu dünyadan göçer gider. Büyük ihtimalle imansız bu dünyadan göçer gider. O yüzden Allah sizin kalplerinize ve amellerinize bakar. Fiiliyatınıza bakar. Öyle sadece senin kalbine bakmaz. Senin ameline de bakar. Senin kalbin temiz. E sen huksuz davranıyorsun. Öyle bir şey yok. Onun kalbi temiz. O namaza gidecek ama rüşveti yan cebime koy diyor. Olmaz. O kalp seni kurtarmaz. Allah muhafaza eylesin. O yüzden mana makbuldür. Niyet makbuldür. Amel makbuldür. Kimisi de mana makbuldür deyip ameli kenara atıyor. Değil kardeş. Mana makbuldür. Amel de makbuldür.

Mana kadar amel de makbuldür. Amel makbul olduğu kadar mana da makbuldür. Bunun ikisini denk götürmek zorunda bir Müslüman. İkisini denk götürecek. O yüzden evet. Ha beden kabuk. Beden önemli değil. Beden kabuksa ne amaç süslüyorsun o bedeni? Madem beden kabuk namma estetik oluyorsun. Madem beden kabuk namaz süsleyip püslüyorsun onu. Madem beden kabuk asıl olan ruh. Sen bedeni süslemek için bu kadar elbise modadır bilmem nedir boyadır dayadır. Neden buraya para harcıyorsun? Söylediğinle fiiliyat birbirini tutmadı. Madem beden kabuk o zaman bedenini bu süslemenin derdi ne? Madem beden kabuk, yaz kreasyonu ayrı, kış kreasyonu ayrı. Bu ne? Madem beden kabuk, habire al, masraf et, habire israf et. Bu niye? Madem beden kabuk, elin Fransızın kozmetiklerini bu kadar para niye? Öyle diyor bana hanımefendinin birisi işte hocam asıl önemli olan ruh değil mi? Beden mi? Allah affetsin beni. Bu kadar boya neden yüzünde dedim asıl önemli olan ruhsa? Hocam nereden anladınız boyalı olduğumu dedi. Anlamak için dedim bir şey olmana gerek kalmıyor dedim. Dedim bu kadar boyayı neden sürdün üzerine? Neden dekolte giyinip de çıktın dedim evden dışarı çıkarken? Madem ki beden kabuk.

Neden aynanın karşısında 45 dakika durdun? Madem ki beden kabuk ruh asıl e iyi. Güzel. Madem beden kabuk. E biz ruha bakalım. Ruhtan anlıyor sanki. Bilginç ya. Herkes çok biliyor ya. internetten okuyorlar ya her şeyi. İnternetten okuyor. Beden kabuk. Asıl olan ruh. İyi. Asıl olan ruh. Gördün mü ruhunu dedim. Neye benziyordu dedim. Durdu. Dedim sözle bitmiyor bu iş. Dedim ruhun bedeninden çıktı. Beden ne olarak gördü ruh dedim. Nasıl dedi? Öyle ya dedim. Dedikodu yapıyorsan dilin kaç metreydi dedim. Harama bakıyorsan gözlerin kan çukuru muydu dedim. Haram yiyorsan, haram içiyorsan dedim miden dedim cehennem kazanı gibi mi gördün dedim. Hocam böyle mi görünüyor dedi. Böyle görünse ne yapardın acaba dedim. O bedeni mananız açılmış olsa bilmeden bir anlamadan, idrak etmeden haram yiyen bir kimsenin haram bir şeyini yeseniz midenizde ateş çukuru görseniz ne yapardınız? Bir dedikodu yaptığınızda, bir gıybet ettiğinizde gece dilinizin 18 arşın tır gibi, 18 metrelik tır gibi olduğunu görseniz ve mahşeri gözünüzün önüne getirseler, o dilinizi yılan bağlar gibi üstünüze bağlasalar, onu taşıyacağım diye uğraşsanız gıybet eder miydiniz bir daha?

O yüzden can vermek demek nefsi Kur’an ve sünnete tabi tutmak demek sufilik. Sufilik nefsi Kur’an ve sünnete tabi tutmak demektir. Nefsi Kur’an ve sünnete tabi tutmak demektir. O yüzden sen Kur’an ve sünnete o canını verirsin. O zaman Cenab-ı Hak sana binlerce hakiki can feda eder. Binlerce canın olur senin. Öyle bir hale gelirsin ki bütün sıfatsal tecelliyatlarda sen bir bakarsın ki bir tane neyse ismin Ahmet, Mehmet, Hüseyin, Ali neyse onu görürsün. Her ayrı perdede senden bir tane daha görürsün. Orada canı feda ettiysen Allah da sana can verdiyse nefis meratiplerinin neresindeysen o kadar can görürsün. Daha da ileri gidersen sen kemal şerbeti içersen, Cemalullah perdesine geçersen, o zaman sen bakarsın ki bütün perdelerde senden bir tane daha var. Yaşa da gör. Hazreti Pir’in sözünü sana hakiki can verir dediğinden anladı ki insanlar. Mesnevi okuyorlar. Herkes Mesnevi Han. Sordum birisine çünkü biz dedi Mesnevi okuyaraktan yaşıyoruz dedi. Hakiki candan kasıt ne hocam dedim. Profesör Hazreti Mevlana’nın sen Allah’a bir can ver. Borç, ödünç. O sana binlerce can verir dediğinde binlerce candan kasıt ne hocam dedim. Kasıt ne? Hazreti Pir burada neyi anlatmak istedi dedim. Kaldı. Evet kalacak zaten. Şimdi sohbetten devşirip söylerler. O kimse cemal perdesine geçti mi Cenab-ı Hak ona bütün perdelerde onu var eder. O kimse kendisi hayretten hayrete geçer. Bütün sıfatlarda onu var eder. Binlerce can olmuş olur. Onu maşa gibi kullanır.

onu alet gibi kullanır.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Kalb. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı