zikrullah

Allah bir kimsenin zikrullahını dilemiyorsa, o Allah’ı zikredemez

Allah bir kimsenin zikrullahını dilemiyorsa, o konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir.


Cenâb-ı Hak ayet-i kerimede dileyen onu zikreder der. Dileyen onu zikreder. Burada normalde baskı söz konusu değildir. Bir kimse dilerse Allah’ı zikreder. Sen Allah’ı zikretmek için bir adım atarsın. Ardından ayet-i kerimede de diyor ki Allah ancak zikrullah edilmesine izin verir. Sen o zaman bir adım atmak kulluğuna aittir. Sana bu nasip olur olmaz Cenabı Hak bunu sana bahşeder bahşetmez. Bu Allah’ın bileceği iş. Senin ne yapacağın dileceksin. Dileyen Allah’ı zikreder. Dileyen onu zikreder. Dilemek sana aittir. Bunu tesis etmek, bunu yaratmak, bunu yaratmak Allah’a aittir. Çünkü kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikredecek. Hani bu fakir deraseti zikretmez. Allah necaseti zikretmez. O yüzden bir kimse zikrullah’a bir adım attı ve Allah’ı zikrediyorsa Cenabı Hak onu zikretmiştir. Cenabı Hak onu onun kendisinden önce zikretmiştir.

O yüzden Allah’ı zikredenler özel yaratılmış, özel bir damara aittir. Herkese nasip olacak olan bir şey değildir bu. Bu normalde herkese tebliğ edersin, herkese söylersin. Herkes Allah’ı zikredemez. Cenabı Hakk’ın ona hususi bir teveccühü olması lazım. Cenâb-ı Hak’ın ona hususi bir yaratması lazım. Hususi çünkü Allah o kapıyı herkese aralamaz. Arırsa da herkes o kapıda son nefesine kadar gidemez. Bu da ayrı bir meseledir. O yüzden Allah’ı zikir en büyük iştir. En büyük işi de ancak seçilmişler yapabilir. Ancak seçilmişler yapabilir. Bunu önceden bu kadar açık söylemiyordum. Herhalde yaşım kemale erdi artık. Açık açık. Allah bir kimse zikrullah’ını dilemiyorsa o Allah’ı zikredemez. Bu direkt Cenabı Hakk’ın dilemesidir. Sen gider anlatırsın, söylersin, tebliğ edersin. Seninle alay etti veyahut da sana burun kıvırdı.

Kalbi mühürlendi onun. Neden? Çünkü Allah’ın zikrini tebliğ ediyorsun ona. Allah’ı zikre davet ediyorsun. Eğer o zikri küçük görürse, zikredeni küçük görürse, zikirle ve zikredenlerle alay ederse onun kalbi mühürlenir. O ebediyen zikrullah’a karşı soğuk, zikrullah’a karşı defanslı olur ve öylece kafir olarak ölür. Çünkü kim zikrullah’a düşman oldu, kim zikrullah’a sırtını döndü, Allah da ona sırtını döner. Siz çokça namaz kılan görürsünüz. Zikrullah’a düşman ise kafir olarak göçer gider bu dünyadan. Çokça oruç tutanı görürsünüz. Allah’ın zikrine düşman ise, Allah’ın zikrine sırtını döndüyse, zikirle ve zikredenlerle alay ediyorsa o kimse bu dünyadan kafir olarak göçer gider. Hani böyle bakara makara takara tukara diyorsa o kimse kafir olarak göçer gider bu dünyadan. Cenâb-ı Hak’ın bir herhangi bir ayet-i kerimesini eksik noksan gören, eksik noksan gören kafir olarak göçer gider.

Bu dünyadan Allah’ın bir kısım ayetlerini ortadan kaldırmayı düşünen Müslüman tipindeki kafirlerin, kafirlerin tövbeleri bile zor kabul olur. Çünkü direkt onlar Kitabullah’a saldırıyorlar. Direkt Kitabullah’a saldırıyorlar. Allah’ın dinini değiştirmeye çalışan, Allah’ın ayetlerini değiştiren, bunlar direkt Kitabullah’a saldırdıklarından dolayı bunlar kafir olarak göçerler, giderler. Tövbe ederse Cenabı Hakla kendi arasındadır. Beni ilgilendirmez. Ama bu halle göçer giderlerse kafir olarak göçerler giderler. Rabbim cümle ümmeti Muhammed’i bu halden korusun. O yüzden özgürdür herkes. Dileyen Allah’ı zikreder. Dileyen Kur’an-ı Kerim’e tabi olur. Dileyen Kur’an ve sünnete tabi olur. Dileyen İslam’a tabi olur. Dilemeyen bu konuda eee zorlama yoktur. Yapmak istemeyen kimse de yapmaz. Zorla olacak bir şey değildir bu. Bir kimseyi siz zorla Kur’an’a tabi tutamazsınız. Bir kimseyi siz zorla zikrullah halakasına oturtamazsınız.

Bir kimseyi zorla tevhit çektiremezsiniz. Cenabı Hak 1ci ayette dileyen onu hani Allah’ı zikreder diyor. İkinci ayeti kerimede diyor ki ancak Allah dilerse zikreder. Bu ne demek biliyor musun? Bu senin zikrini Cenabı Hak kendi üzerine aldı. Ey sufi kardeş, sen kendi kendine ben Allah’ı zikrediyorum diye böbürlenme. Sen kendi kendini tepelerde, yükseklerde dolaşma. Sen kibir deryasına kendini atma. Allah dilerse sen zikredersin. Hani başka bir ayet-i kerimede Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz der. O zaman Allah dilemiş sen zikrediyorsun. Bunun normalde şükrünü, bunun hamdini eda etmenin yolunu ara. Eğer zikrullah halakasına oturduysan dünya değil, dünyanın ve ahiretin en önemli ibadetini yapıyorsun. Dünya ve ahiret zenginliğinin zirvesindesin. Allah’ın zikrine oturan bir kimse dünya ve ahiret zenginliğinin hazinesinin ortasına oturmuştur. Hani mescitte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri zikrederken üç kişi girdi.

Birisi halakanın içine oturdu. Birisi halakanın dışına oturdu. Edep etti. Birisi de döndü gitti. Allah Resulü Zikrullah’tan kesilince dedi ki, “Ey ashabım, bu üç kişiden size haber vereyim mi? Ver ya Resulallah.” Halakanın ortasına oturanı Allah zatında barındırdı. Edep edip de dışarıda oturana Allah mağfiret etti, rahmet etti, bereketlendirdi, affetti. Dönüp gidene de dedi Allah ve melekler lanet etti. Zikrullah’tan dönme. Ne olursan ol, hangi tarikata gidersen git, hangi şeyhe intisap edersen et. başına ne geldiyse geldi, ne gelmediyse gelmedi. Zikrullah halakasına devam et. Allah’ı zikretmeye devam et. Ve asla ve asla o zikrullah kapısını terk etme. Allah’a vefasızlık etme. Ve sen eğer zikrullah’a ve zikir edenlere karşı küstahlık beslersen bil ki zikrullah halakasından ve zikrullah etmekten manevi olarak rızkın kesilir.

Unutmayın kalpler Rahman’ın iki parmağının arasındadır. onları dilediği yöne çevirir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi

Allah bir kimsenin zikrullahını dilemiyorsa, o hakkında bu değerli sohbeti dinlemenizi tavsiye ederiz.