«Senden Üzüm Yemeyi Beklerken — Sen Kendini Çürüttün»
«Üzümlerle dolu bir asmaydın. Nasıl oldu da kesada uğradın? Üzümün tam olacakken bozulup gittin.» Hz. Pîr Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî kuddise sırruh, buradaki asmayı insana benzetmiş. İnsanın potansiyeli, ne yapabilirken ne yapamaması. Bir asmadan üzüm bekleriz; bu onun varlık sebebidir. Eğer asma üzüm vermez, kuruyup giderse, hayâli israf etmiş olur. İnsan da Allâh’ın kendisine verdiği potansiyeli kullanmazsa, kendini çürütmüş olur. Bu, en büyük yazıktır.
Hz. Pîr’in Benzetmesi — Asma ve İnsan
Hz. Pîr Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî kuddise sırruh, Mesnevî’sinde insan rûhunu meyve veren ağaca benzetir. Asma — üzüm vermek için yaratılmış bir bitki. İnsan — Allâh’a ulaşmak, halîfetullâh olmak için yaratılmış bir varlık. Eğer asma üzüm vermezse, yaratılışına yakışmamıştır. Eğer insan Allâh’a ulaşmazsa, yaratılışına yakışmamıştır. Bu benzetme, insan hayâtının asıl gâyesini hatırlatır.
«Üzüm Yemeyi Beklerken» — Allâh’ın Beklentisi
«Senden üzüm yemeyi beklerken» ifâdesi, Allâh’ın insandan beklentisini sembolize eder. Allâh insana büyük potansiyel vermiştir: Akıl, vicdan, irâde, hidâyet, peygamberler, kitaplar. Bu donanım ile insan Allâh’a yaklaşacak, kemâl bulacak, halîfetullâh olacaktır. Ama eğer insan bu donanımı kullanmaz, çürümeye terk ederse, Allâh’ın beklentisi karşılanmamış olur.
«Sen Kendini Çürüttün» — Acı Bir Tespît
«Sen kendini çürüttün» — acı bir tespîttir. Suç başkasında değil, kendindedir. İnsan kendi tercihleri ile çürümeye gider. Allâh seçim hürriyeti vermiştir; insan bu hürriyeti yanlış kullanırsa, kendi sorumluluğudur. Dünyâ tutkuları, makam-mevkî, şehvet, para — bunlar insanı çürütür. Halbuki insan Allâh’a ulaşacak bir mücevherdi. Bu yazık, en büyük yazıktır.
Potansiyelin İsraf Edilmesi — En Büyük Günâh
Potansiyelin israf edilmesi en büyük günâhtır. Çünkü Allâh insana o potansiyeli emânet olarak vermiştir. Emâneti boş yere harcamak hıyânettir. Bir insan ömrünü dünyâ peşinde harcarsa; mevkî makam toplamak için tüketirse; şehvet ve eğlence için bitirirse — bu, Allâh’ın emânetine hıyânet olur. Kıyâmet günü hesâbını veremeyecek bir durumda olur. Bu yüzden mü’min uyanık olmalı.
Çürümeden Önce — Mürşid Rehberliği
Çürümeden önce mürşid rehberliğine başvurmak akılsızlığı önler. Mürşid mürîde potansiyelini gösterir; ve onu kullanmasını sağlar. «Sen sâdece çalışıp para kazanmak için yaratılmadın; sen Allâh’a kulluk etmek için yaratıldın.» Bu hatırlatma, mü’mini doğru yola çevirir. Yaşlı yıllarda fark etmek yerine, gençlikte fark etmek daha hayırlıdır.
Nefisle Mücâdele — Çürümeyi Önleyen
Nefisle mücâdele, insanın çürümesini önler. Çünkü insanı çürüten, nefsin arzularıdır. Eğer nefisle mücâdele eder, onu disipline edersek, çürüme durur. Mü’min meyve veren bir asma gibi olur; Allâh’a kulluk meyvesini verir. Mevlânâ’nın bu benzetmesi, tasavvufun ana ders kitabıdır. Allâh muhâfaza eylesin; bizi çürümeyen, meyve veren bir asma eyle.
Niyâz — Meyve Veren Bir Asma İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni meyve veren bir asma eyle. Verdiğin potansiyeli yanlış yerlerde harcamamamı, çürütmememi nasîb et. Hz. Pîr Mevlânâ’nın hatırlattığı gibi, hayâtımı israf etmeden, Sana ulaşacak bir mü’min olarak yaşamamı sağla. Senden üzüm yemeyi beklediğin gibi, Sana lâyık meyve vermek nasîb olsun.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi çürümekten koru.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Mevlânâ, Potansiyel. → Tasavvuf Sözlüğü