Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Veliler ·

Bir veliyle cedelleşme, hilafına bir şey yapma, maddi ve manevi kaybeden sen olu

Hz. Pir diyor ki sakın bir mürşid-i kâmil ile bir. Veli ile mücadele etme ona karşı çıkma ona itaat et ayeti kerime var ya. Allah'a itaat edin. Resulüne itaat edin sizden olan. Emir sahiplerinin itaat...


Bir Velîyle Cedelleşme, Hilâfına Bir Şey Yapma — Maddî ve Mânevî Kaybeden Sen Olursun

Hz. Pîr buyurmuştur: «Sakın bir mürşidi kâmil ile, bir velî ile mücâdele etme, ona karşı çıkma, ona itâat et.» Âyeti kerîmede buyurulmuştur: «Allâh’a itâat edin, Resûlü’ne itâat edin, ve sizden olan emir sâhiplerine itâat edin.» (Nisâ 59).

Velî ile Cedelleşmek — Büyük Zararlar Getirir

Bir velî ile cedelleşmek, ona muhâlefet etmek, hilâfına bir şey yapmak büyük zararlara yol açar. Maddî ve mânevî kaybeden, her zamân velîye karşı çıkan kişi olur. Çünkü Allâh sevgili kulunun hatırını tutar; ve ona karşı çıkanı cezâlandırır. Bu cezâ bâzen ânında görünür; bâzen yıllar sonra çıkar. Ama gelir.

Velî Söyledi mi Tartışmayı Bitir, Teslîm Ol

Velî bir şey söylediyse, tartışmayı bitir; konuşmayı bitir; itirâzı bitir; ve teslîm ol. Bu teslîmiyet, sâdece bir saygı ifâdesi değil; aynı zamânda kendi yararına bir tutumdur. Çünkü velînin görüşü, mânevî bilgiden gelir; sıradan akıl yürütmeden değil. Sen kendi aklınla tartışırsan, ona ulaşamazsın; ama teslîm olursan, onun bilgisinden istifâde edersin.

Teslîmiyet ve İtâat — Seyr u Sülûkun Temel Dinamiği

Tasavvufta teslîmiyet, seyr u sülûkun temel dinamiğidir. Mürîdin mürşide teslîmiyeti, aslında Allâh’a ve Resûlü’ne teslîmiyetin bir yansımasıdır. Mürşide itirâz eden, kendi nefsinin emrine uymuş olur. Sana bir söz söylendiğinde, o sözün hikmetini hemen anlayamasan bile teslîm ol. Çünkü mürşid, senin göremediğin hakîkatleri görür.

Mevlânâ: «Aklın Bir Mum Işığıdır; Mürşidin Aklı Güneştir»

Mevlânâ hazretleri buyurmuştur: «Senin aklın bir mum ışığıdır; mürşidin aklı ise güneştir. Mumu güneşin yanına koyma.» Bu kuvvetli mecaz, mürîdin aklı ile mürşidin aklı arasındaki farkı anlatır. Mürîdin aklı sınırlıdır; sâdece kendi gördüğüne karar verir. Mürşidin aklı geniştir; geniş bir mânevî alanı kapsar. Mum ışığını güneşin önüne koymak, hem mumun ışığını kaybeder, hem güneşi inkâr etmektir. Sûfî bu mecâzı bilir; mürşid karşısında alçakgönüllü olur.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Teslîmiyet, İtâat, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü