Türklerdeki Şamanın Karşılığı Bugünkü Velîlerdir
Türkler tanrısız, inançsız, kitapsız bir kavim değildi. Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri gelmeden önce de tek tanrıya inanıyorlardı. O tanrı gökteydi: «Tanrı» kelimesi onlarda yükseklik, yücelik mânâsını taşıyordu. Tanrı yeryüzüne tecellî ederdi; ve bu tecellînin vâsıtâsı olarak şamanlar bilinirdi. Türklerdeki şamanın karşılığı bugünkü velîlerdir.
Türklerin Tek Tanrı İnancı — İslâm Öncesi Mâneviyât
Türklerin İslâm öncesi inancı, basit bir putperestlik değildi. Tek bir gök tanrısına inanıyorlardı; ve bu gök tanrı, kâinâtın yaratıcısı kabûl ediliyordu. Hz. İbrâhîm aleyhisselâm gibi onlar da tek tanrılı bir geleneği yaşatıyorlardı. Bu yüzden İslâm geldiğinde Türkler arasında geniş bir kabul görmüş; çünkü tek tanrı kavramına yabancı değillerdi.
Tecellî — Tanrının Yeryüzünde Görünmesi
Türklerin inancında Tanrı, doğrudan görünmez; tecellî yoluyla görünürdü. Tecellî, bir mânânın kendini bir sûretle göstermesidir. Tasavvufta da aynı kavram işler: Allâh zâtıyla görünmez, sıfatlarıyla tecellî eder. Esmâü’l-Hüsnâ’nın her biri bir tecellî vesîlesidir. Türk inancındaki bu tecellî anlayışı, İslâm tasavvufuyla büyük benzerlik taşır.
Şaman — Türklerin Mânevî Rehberi
Şaman, Türk topluluklarında halk ile gök tanrı arasında aracılık eden mânevî rehberdi. Hastaları tedâvî eder, geleceği görür, mânevî sıkıntıları çözerdi. Ama şaman bir tanrı değil; Tanrının seçtiği bir kuldu. Bu açıdan şaman, bugünkü velînin işlevini taşırdı. İslâm geldiğinde şaman geleneği yerini velî geleneğine bıraktı; ama mânâ yapısı aynı kaldı.
Velî — İslâm’da Şamanın Karşılığı
İslâm’da velî, Allâh’ın dostu, sevgili kuludur. Halk ile Hak arasında aracılık eder; ama bu aracılık sıradan bir torpil değil, mânevî bir rehberliktir. Velî, mürîdlerine yol gösterir; mânevî hastalıklarını tedâvî eder; nefislerini terbiye eder. Türklerdeki şamanın bu işlevleri, İslâm geldiğinde velîlere geçti. Bu yüzden Anadolu’da tasavvuf bu kadar köklü ve halka yakın oldu.
Anadolu Tasavvufu — Türk Mânevî Mîrâsının Devâmı
Anadolu’daki tasavvuf gelenekleri — Mevlevîlik, Bektâşîlik, Halvetîlik, Nakşîlik — Türk mânevî mîrâsının İslâm içinde gelişen yeni şeklidir. Yûnus Emre, Hacı Bektâş, Mevlânâ, Ahmed Yesevî gibi velîler, Türk halkının şaman geleneğindeki rehber arayışını İslâmî bir çerçeveye taşıdılar. Allâh muhâfaza eylesin; bizi Türk velîlerin mîrâsında yaşatsın.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tecellî, Velî, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü