Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette, İslâm'ın hâkim olma mücâdelesini veren bir mü'minin ekonomik, ictimâî, ve kültürel bütün cephelerde kuvvetlenmesinin zarûrî olduğunu îzâh etmektedir. İslâm'ın hâkimiyeti yalnız siyâsî bir hâkimiyet değildir; aynı zamanda iktisâdî, sosyâl, kültürel, ahlâkî, ilmî, ve manevî bir hâkimiyettir. Mü'mîn bu cephelerin hepsinde mücâhede etmediği müddetçe İslâm'ın hâkim olma mücâdelesi netîcesiz kalır.
Mücâdele Bütüncül Bir Mücâhededir
Mustafa Özbağ Efendi İslâm'ın hâkim olma mücâdelesinin tek boyutlu bir hareket olmadığını vurgular. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «O, dînini bütün dînlere üstün kılmak için Resûlünü hidâyetle ve hak dîn ile gönderendir» (Tevbe 9/33) buyurmuştur. Bu «üstün kılma» (izhâr) ifâdesi siyâsî, ictimâî, kültürel, iktisâdî, ahlâkî bütün alanlarda gerçekleşir. Mü'mîn yalnız mescîde gidip namâz kılarak değil, aynı zamanda iktisâdî olarak güçlü, ictimâî olarak teşkîlatlanmış, kültürel olarak donanımlı, ilmî olarak vâkıf, ve manevî olarak terbiye edilmiş olarak bu mücâdeleyi yürütür.
Ekonomik Cephede Kuvvetlenme
Mustafa Özbağ Efendi ekonomik kuvvetin İslâm'ın hâkim olma mücâdelesinde belirleyici bir cephe olduğunu beyân eder. Mü'mîn iktisâdî olarak bağımsız olmadıkça, kendi kazancını üretmedikçe, kendi sermâyesini terâkkî ettirmedikçe, yardım etmek istediği kardeşine yardım edemez; tebliğ etmek istediği dîni temsîl edemez; eserini bırakmak istediği müesseseyi kuramaz. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihâd için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın» (Enfâl 8/60) buyurmuştur. Bu kuvvet (i'dâdü'lkuvve) emri yalnız harbî kuvveti değil, aynı zamanda iktisâdî, ilmî, sınâî, ve teknolojik kuvveti de kapsar. Mü'mîn iktisâdî olarak güçlendiği müddetçe ümmetin manevî hizmetkârı olabilir.
Sosyal Cephede Teşkîlatlanma
Mustafa Özbağ Efendi ictimâî cephede teşkîlatlanmanın da hâkim olma mücâdelesinin bir kolu olduğunu vurgular. Resûli Ekrem efendimiz Medîne'ye hicret ettiğinde ilk tesîs ettiği şey mescid, ardından muâhât (kardeşleştirme), ardından da içtimâî teşkîlat, sonra da askerî teşkîlat olmuştur. Bu sıralanma ictimâî cephede mücâdelenin nasıl kurulması gerektiğinin nebevî bir nümûnesidir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Hep birlikte Allâh'ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın» (Âli İmrân 3/103) buyurmuştur. Bu birliktelik ictimâî cephenin temelidir; ve ümmetin parçalandığı yerde İslâm'ın hâkim olma mücâdelesi başarısız kalır.
Kültürel Cephede Donanım
Mustafa Özbağ Efendi kültürel cephenin de bütüncül mücâdelenin önemli bir kolu olduğunu beyân eder. Sanat, edebiyât, mîmârî, mûsikî, hat, tezhîb, basın, sinema, internet, dijital medyâ — bunların hepsi kültürel cephenin sahalarıdır. Mü'mîn bu sahalarda eser ortaya koymadıkça, gençlik kâfirin ve deccâlî sistemin kültürel hegemonyası altında kalır. Resûli Ekrem efendimiz Hassân bin Sâbit'e «onlara karşı şiir söyle, Cibrîl seninle berâberdir» (Buhârî, Edeb 91) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf kültürel cephede mücâdelenin meşrûiyetini ortaya koyar. Mü'mîn kültürel olarak donanmadıkça İslâm'ın güzelliğini ümmetine ve dünyâya temsîl edemez.
İlmî ve Teknolojik Cephede İhâta
Mustafa Özbağ Efendi ilmî ve teknolojik cephede ihâtanın da hâkim olma mücâdelesinin temel bir kolu olduğunu vurgular. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?» (Zümer 39/9) buyurmuştur. İlim ümmetin manevî kuvveti, teknoloji ise maddî kuvvetidir. Tıb, mühendislik, fen bilimleri, sosyal bilimler, ilâhiyât, hukûk — bütün bu sahalarda mü'mîn ileri olmak mecbûriyetindedir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «İlim Çin'de bile olsa alın» mealinde teşvîk etmiş, ve ilimle ümmet arasındaki râbıtayı kıyâmete kadar bâkî kılmıştır. Mü'mîn ilmî ve teknolojik olarak ihâta ettiği müddetçe deccâlî sistemin tahakkümünden çıkar, ve İslâm'ın hâkim olma mücâdelesini başarıyla sürdürür.
Bütüncül Hâkimiyetin Manevî Temeli
Mustafa Özbağ Efendi bütün bu cephelerin altında yatan manevî temeli vurgular: ihlâs, takvâ, esmâ-i ilâhî zikri, ve manevî terbiye. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh kendi dînine yardım edenlere muhakkak yardım eder; şüphe yok ki Allâh kuvvetlidir, mutlak gâlibdir» (Hac 22/40) buyurmuştur. Bu yardım manevî bir yardımdır; ve mü'mîn manevî olarak ihlâslı olmadıkça, takvâ üzere yürümediği müddetçe, esmâ-i ilâhî ile kalbini tasfiye etmediği müddetçe, hiçbir cephede başarılı olamaz. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi mü'mîn için bütün cephelerin alt yapısıdır. Bu yol ekonomik, sosyâl, kültürel, ilmî, ve siyâsî bütün cephelerin merkezindeki manevî nûru sağlar; ve mü'mîn bu nûr ile İslâm'ın hâkim olma mücâdelesinde bir asker, bir hizmetkâr, bir vâris olarak yer alır.
- Kur'ânı Kerîm: Tevbe 9/33; Enfâl 8/60; Âli İmrân 3/103-104; Hac 22/40; Zümer 39/9.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb 91, Hassân bin Sâbit hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Cihâd.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Cihâd.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Cihâd.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn.
- İmâm Şâtıbî, el-Muvâfakât.
- İbn Haldûn, Mukaddime.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü'l-Meâd.
- Mustafa Özbağ Efendi, Şerhi Virdi Settâr.
- Pîr Şâbânı Velî, Sohbet Mecmûası.
- Aziz Mahmûd Hüdâyî, Câmi'u'l-Fadâ'il.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Darü'l Harp Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet İslâm'ın hâkim olma mücâdelesinin bütüncül bir mücâhede oluşunu, ekonomik cephede kuvvetlenmenin zarûretini, sosyâl cephede teşkîlatlanmanın nebevî nümûnesini, kültürel cephede donanımın ehemmiyetini, ilmî ve teknolojik cephede ihâtanın lüzûmunu, ve bütün bu cephelerin altındaki manevî temeli tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Seri: Darü'l Harp Sohbetleri