Salı, 30 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
zikrullah ·

Şeytanın izinden gidenler bir müddet sonra Allah’ı zikretmeyi unutuyorlar, şeytanın taraftarı oluyor

Şeytanın izinden gidenler bir müddet sonra Allah'ı zikretmeyi unutuyorlar, şeytanın… — Mustafa Özbağ Efendi'nin zikrullah ve mânevî hayat üzerine sohbeti.


Şeytânın İzinden Gidenler — Bir Müddet Sonra Zikri Unuturlar, Şeytân Onlara Hâkim Olur

Şeytânın izinden gidenler — bir müddet sonra Allâh’ı zikretmeyi unuturlar; şeytân onlara hâkim olur. Bu, Mücâdele 19’un açık beyânıdır: «İstahveze aleyhimu’şşeytânu feensâhüm zikrallâh; ülâike hizbu’şşeytân; elâ inne hizbe’şşeytâni hümü’lhâsirûn» — Şeytân onlara hâkim olmuş, onlara Allâh’ı zikretmeyi unutturmuştur. İşte onlar şeytânın hizbidir. Şüphesiz şeytânın hizbi hüsrâna uğrayanların ta kendisidir (Mücâdele 19). Bu âyet — şeytâna uyanın akıbetini açıklar. Önce küçük adımlarla şeytâna izin verilir; sonra şeytân ele geçirir; sonunda Allâh tamamen unutulur. Bu, mü’minin kaymaması gereken bir uçurumdur. Her gün küçük tâvizlerle — bu uçuruma yaklaşılır.

Mücâdele 19 — Tedrîci Hâkimiyet

Âyetin yapısı — tedrîci bir süreç anlatır: 1) Önce şeytân hâkim olur (istahveze). 2) Sonra Allâh’ı zikretmeyi unutturur. 3) Sonra şeytânın hizbi (partisi) olunur. 4) Sonunda hüsrân. Bu dört aşama — birbirini takip eder. Şeytân birdenbire ele geçirmez; tedrîci. Önce küçük tâvizler; sonra büyük tâvizler; sonra hâkimiyet. Mü’min bu süreci bilmeli; küçük tâvizlerden bile kaçınmalı.

İstahveze — Hâkimiyet

«İstahveze» — bir şeye hâkim olmak, ele geçirmek, baskın olmak. Şeytân insânın iç dünyâsını ele geçiriyor. Önce küçük vesveseler; sonra büyük telkinler; sonra mantığı bile ele geçiriyor. Sonunda insân şeytânın iradesi ile hareket eder; ama kendisinin iradesi sanır. Bu, en tehlikeli durumdur — esir olduğunu bile bilmemek. Mü’min uyanık olmalı: «Acaba bu fikir benim mi, yoksa şeytânın mı?» sorusunu sormalı.

Zikrin Unutulması

Şeytânın hâkimiyetinin ilk işâreti — Allâh’ı zikretmenin unutulması. Eskiden namaz tam kılınırdı; şimdi sayılı. Eskiden zikir vardı; şimdi yok. Eskiden Kur’ân okunurdu; şimdi raftadır. Eskiden tefekkür edilirdi; şimdi sosyâl medya. Eskiden duâ edilirdi; şimdi nadiren. Bu değişiklikler — şeytânın hâkimiyetinin işâreti. Allâh’ın yeri — şeytân tarafından alınmış demektir. Mü’min kendi hayatını kontrol etmeli: zikir azaldıysa — şeytân kapıdan içeri girmiş demektir.

Hizbi Şeytân

«Şeytânın hizbi» — şeytânın grubu, partisi, takipçileri. Şeytân tek başına değil; etrafında insânlardan ve cinlerden bir ordu var. Bu orduya katılan — şeytânın hizbinden olur. Hizbi Şeytân alâmetleri: 1) Allâh’ı az anar. 2) Sürekli haram işler. 3) Dîni ciddiye almaz. 4) Mü’minlere düşman. 5) Dünyâyı her şey sanar. 6) Şeytâni hocalar takip eder. Karşıt olan «Hizbullâh» (Allâh’ın hizbi) — bu özelliklerin tam tersini taşır.

Hüsrân Akıbeti

«Hüsrân» — kaybetmek, zarara uğramak. Şeytânın hizbinin akıbeti — hüsrân. Hem dünyâda hem ahrette kaybederler. Dünyâda — iç huzuru yok; mânevî açlık; sahih dostluk yok; her şeyde eksiklik. Ahrette — cehennem. Şeytân onları aldatmıştır; onları bir hayâl gibi kovalamışlardır; sonunda elleri boş. «Mâ vaadehümüşşeytânu illâ ğurûrâ» — Şeytân onlara aldatmadan başka bir şey vaadetmez (Nisâ 120). Bu, son derece açık bir uyarı.

Korunma — Zikre Sarılma

Bu hâlden korunma yolu — zikre sarılmak. «Allâh’ı zikrettiklerinde — şeytân kalplerinden kaçar» (hadîs mealen). Zikir — şeytânı kovalar. Mü’min sürekli zikretmeli: namaz, vird, Kur’ân, duâ, hamd, istiğfâr. Bu zikirler — şeytâna karşı zırh. Bir mü’min zikretmediği zaman — zırh düşer; şeytân girer. Bu yüzden zikir — günlük rutinin temeli olmalı. «Bismillâh» ile başlayan ve «Elhamdülillâh» ile biten bir gün — şeytâna kapalıdır.

Geri Dönüş Yolu

Şeytânın hizbine girmiş biri — geri dönebilir mi? Evet. Allâh tövbe kapısı her zaman açıktır. «İnnemâ’ttevbetü alallâhi» — Tövbe Allâh’a aittir (Nisâ 17). Adımlar: 1) Tövbe — geçmiş gafleti itirâf. 2) İstiğfâr — sürekli affedilme. 3) Zikir başla — küçük başla, büyüt. 4) Namaz tam kıl — beş vakit. 5) Sahih cemaate katıl — destek için. 6) Sahih mürşid bul — yol gösterici. 7) Eski arkadaşlardan uzaklaş — şeytâni etki kaynağı. Bu yolla geri dönmek mümkün.

Niyâz — Şeytân Hâkimiyetinden Koru

Niyâz: «Yâ Rab, şeytânın izinden gidenlerden — Allâh’ı zikretmeyi unutanlardan — beni koru. Mücâdele 19’un tedrîci hâkimiyet sürecinden beni uzak tut. Şeytân benim üzerimde istahveze etmesin — küçük tâvizlerden de korunayım. Allâh’ı zikretmeyi unutmaktan — bu en büyük hüsrânın başlangıcından — beni koru. Hizbi Şeytâna değil; Hizbullâha katılmamı nasîb et. Şeytân ordusunun aldatmasından — Nisâ 120’nin uyardığı ğurûr — beni uzak tut. Sürekli zikretmemi sağla — namaz, vird, Kur’ân, duâ, hamd, istiğfâr. Bismillâh ile başlayan ve Elhamdülillâh ile biten bir gün geçirmemi nasîb et. Eğer gafletim olduysa — tövbe, istiğfâr, zikir, sahih cemaat, sahih mürşid yollarıyla geri dönmemi kolaylaştır. Hüsrânın akıbetinden beni koru.» Allâh muhâfaza eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mücâdele 19, Hizbi Şeytân, Nisyân. → Tasavvuf Sözlüğü

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Rad 13/28; kalplerin Allah’ı zikirle huzur bulması.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/41-42; Allah’ı çok zikretme emri.
  • Kur’an-ı Kerim, Zuhruf 43/36; Rahman’ın zikrinden yüz çevirene şeytanın arkadaş kılınması.
  • Nevevi, el-Ezkar, zikir ve dua adabı bölümleri.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, zikir ve dua adabı bölümleri.
  • Kuşeyri, er-Risale, zikir, murakabe ve kalp hayatı bahisleri.