Zikrullâh’ın Nûru — Bütün Nûrların Fevkindedir; Kalbi En Çok Aydınlatan Zikrullâh’tır
Zikrullâh’ın nûru — bütün nûrların fevkindedir. Allâh’ın isimlerini, sıfatlarını, Kur’ân’ını anmak — kalbe öyle bir aydınlık verir ki, başka hiçbir nûr ona yetişemez. İlmin nûru var; ibâdetin nûru var; sâlih amelin nûru var. Ama hepsinin üzerinde — zikrullâh’ın nûru. Çünkü zikrullâh — doğrudan Allâh ile irtibâttır; kalbin Allâh ile beraber olma hâlidir. «Beni zikredin — Ben de sizi zikredeyim» (Bakara 152) — Allâh kulu zikredince onu zikreder. Bu mübâdele — kalbi nûrlandırır.
«Beni Zikredin — Sizi Zikredeyim»
«Fezkürûnî ezkürküm» — Bakara 152. Allâh kuluna «Beni zikret, ben de seni zikredeyim» diyor. Bu — büyük bir lütuf. Sâdece bir insan adını anar; ama Allâh, kulunun adını melekler arasında zikreder. Hz. Peygamber «Bir kul beni — kendi nefsinde zikrederse, ben de onu kendi nefsimde zikrederim; bir cemâat içinde zikrederse — ben de onu daha hayırlı bir cemâat içinde anarım» buyurmuştur (Buhârî kudsî).
Kalpler Allâh Zikri ile Mutmain Olur
«Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle mutmain olur» (Ra’d 28). Modern insanın huzûrsuzluğunun bir sebebi — Allâh’ı unutmasıdır. Kalp Allâh’ı zikretmeden — mutmain olmaz; sürekli bir boşluk hisseder. Bu boşluğu mal, eğlence, ilişkiler doldurmaya çalışır; ama doldurmaz. Sâdece zikrullâh doldurur. Mü’min huzûr arıyorsa — kalbini zikrullâh ile meşgûl etmelidir.
Zikrin Şekilleri
Zikrin şekilleri çoktur. 1) Lisânî zikr — dil ile, «Lâ ilâhe illallâh», «Subhânallâh», «Elhamdülillâh», «Allâhu ekber». 2) Kalbî zikr — kalbin Allâh ile beraberliği; dil susarken kalp zikreder. 3) Sırrî zikr — daha derin, ileri sâliklere mahsus. 4) Hâl zikri — bütün hayatın Allâh’ı hatırlatması. En yüksek mertebe — hâl zikri. Mü’min bu mertebelere doğru yol almalı.
Zikr Sayıları
Hz. Peygamber zikr sayıları öğretmiştir. Sabahakşam: 100 defa istiğfâr, 100 defa salavât, 33 defa Subhânallâh + 33 Elhamdülillâh + 34 Allâhu ekber. Mü’min bunları günlük yapmalı. Tasavvuf yolunda — şeyhin verdiği virdler. Sâlik bunları sıkı tutar. Sayılı zikr — alışkanlık oluşturur, kalbi disipline eder, sonra hâl zikrine çevirir.
Zikrin Faziletleri
Zikrin faziletleri sayılamaz. Hz. Peygamber «Allâh’ı zikredenle zikretmeyenin misâli — diri ile ölünün misâli gibidir» buyurmuştur. Yâni zikretmeyen — manen ölü. Zikreden — diri. Zikreden mü’min kabir azabından korunur; mahşerde rahatlık bulur; cennette yüksek dereceye girer. Zikrullâh — sonsuz değer içeren bir amel.
Modern Zikr Engelleri
Modern dönemde zikr engelleri çok. Sürekli telefon bildirimleri, sosyal medya, gürültülü çevre, sürekli meşguliyet — bunlar zikre vakit bırakmıyor. Mü’min — bilinçli olarak zikre vakit ayırmalı. Sabah uyanırken, namaz öncesisonrası, yolda yürürken, gece yatmadan önce — kısa zaman dilimlerinde zikr çekmek. Sürekli zikre yer açmazsa — modern hayat onu yutar.
Niyâz — Zikr Ehli Olmak
Niyâz: «Yâ Rab, beni zikr ehli mü’minlerden eyle. Bakara 152’nin müjdesine eren — Sen’i zikrederken Sen tarafından zikredilen kullardan eyle. Lisânî zikrden kalbî zikre, oradan hâl zikrine geçişimi nasîb et. Sabahakşam virdlerimi sıkı tut; ihmâl etmememi sağla. Modern engellerden zikr için bilinçli zaman ayırma azmi ver. Kalbim Sen’in zikrinle mutmain olsun.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi zikr nûru ile aydınlanan mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Zikrullâh, Nûr, Kalb. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Rad 13/28; kalplerin Allah’ı zikirle huzur bulması.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/41-42; Allah’ı çok zikretme emri.
- Kur’an-ı Kerim, Zuhruf 43/36; Rahman’ın zikrinden yüz çevirene şeytanın arkadaş kılınması.
- Nevevi, el-Ezkar, zikir ve dua adabı bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, zikir ve dua adabı bölümleri.
- Kuşeyri, er-Risale, zikir, murakabe ve kalp hayatı bahisleri.