Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Nasihatler ·

Allah’ın ilmi sonsuzdur, bir insan-ı kamilin bu ilmi öğrenmesi ve yaşaması da sonsuzdur

Mustafa Özbağ Efendi'nin nasihat sohbeti: Allah’ın ilmi sonsuzdur, bir insan-ı kamilin bu ilmi öğrenmesi ve…. Tasavvuf yolundakiler için mânevî nasihat ve ders.


Cenab-ı Hak bilinmekliği istedi. Bilinmekliği isteyince Cenabı Hak bir Adem yaratmak istedi. Bilinmekliği isteyince. Bu Adem yaratılanların sonuncusu bu manada. Ama başlangıçta hiçbir yok iken kendi ruhundan ve nurundan bir yarattı. Hiçbir yok iken kendi ruhundan ve nurundan bir yarattı. Bunun da altının orasını çizeyim. Biz ruhunun ve nurunun ne olduğunu da bilmiyoruz. Eğer biz bunun ruhunun ve nurunun şuna benzer veya bu dediğimizde buna da bizim ayağımız yere sağlam basmaz. Ve Cenabı Hak Bakara ayet 30 meleklere dedi ki ben yeryüzünde bir buranın altını çizin.

Allah’ın ilmi sonsuzdur, bir insan-ı kamilin bu ilmi öğrenme Hakkında

Bakın, “Yeryüzünde halife yaratacağım.” dedi. Halife ve ardından da ona isimleri öğretti. Halifeyi yaratacağım dedi. Ben kısa kısa geçiyorum bunları. Allah Adem’e bütün isimleri öğrettikten sonra onları meleklere göstererek şöyle dedi: “Eğer doğru söylüyorsanız şunların isimlerini bana bildirin.” Cenabı Hak Adem’e dikkat edin. Bütün isimleri öğretti. Adem’e bütün isimleri öğretti. eksik bir isim öğretilmesi, eksik bir sıfatsal tecelliyat yok. Bütün isimleri öğretti. Bu böyle olunca insanın veyahut da ademiyet eee haline gelen bir kimsenin kıyamete kadar yaratılacak olan bütün varlığın ve eşyanın bilgisi onda mevcut.

Ben bunu kıyametten de öteye taşıyorum. Çünkü hiçbir zaman Allah’ın yaratmasının sonu yoktur. Öyle olunca o isimlerinin öğretilmesi, ona sıfatsal tecelliyatların da sonu yok. Aşığın yolunun sonu yoktur dememin sebebi bu. Bir tarikat öğretisinin sonu vardır. Fıkıh öğretisinin bir şekilde sonu vardır. Sufilikte, aşıklıkta son yoktur. Ve Cenabı Hak kıyamete değil, ebedi olarak her daim yaratacak. Her daim bir şeyler yaratacaksa her daim Allah’ın bilinmekliği de devam edecek. Allah’ın bilinmekliği devam edecekse bu sonsuz demektir.

Ve Cenab-ı Hak Adem’e bütün isimlerini öğretti. O zaman eee Cenab-ı Hak insana bitmek tükenmek bilmeyen hazinelerini açtı. Allah’ın hazinelerinin sonu yoktur. Bitmek tükenmek bilmez. Biz bunun tamamını ilim olarak atfetsek, ilme atfetsek Allah’ın ilminin başlangıcı olmadığı gibi sonu da yoktur. O zaman başlangıcı olmadığı gibi sonu da yoksa o zaman bir insan-ı kamilin o ilmi öğrenmenin veya yaşamanın da sonu yoktur. Hani bir kısım insanlar derler ya bu kemale erdi. Ben hep bunları böyle eee temkinli ve tedbirli yaklaşırım. Nerenin kemaline erdi? Sonsuz bir ilmin sahibi olan Allah’ın kulunun ilminin bir sonu olabilir mi?

Nefis meratiplerini katetmiştir. Emmare, levvame, mülhüme, mutmaine, radiye, mardiye, safiye. Bunların esmalarını da bitirmiştir. Kelime-i tevhit, la ilahe illallah, Allah, hu, hay, hak, kayyum, kahhar, nefis meratiplerinin de isimleri bitti. nefis meratibi olarak bitti. Ama bir de kalbin meratibi var. Ben bunu hani tarif ederken ilmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin olarak yakinlik tarif ederim. Bunu normalde ilim olarak hani şeriat, tarikat, hakikat, marifet derler ya. Bunun Kur’an tabiri ilmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin. Peki o zaman buradaki yakinlik kavramını iyi anlayalım.

Sonsuz ilme sahip olan Allah’a bir kulun yakinliğinin sonu olmaz. Bunu söyleyenler bu meselenin inceliğine dokunamamış, inceliğine erişememiş insanlar. O yüzden insanın kemalatı hiçbir zaman bitmeyecek. Hiçbir zaman son bulmayacak. Eğer siz sufili, içinde bulunduğunuz sufiliği böyle algılamaz, böyle anlamazsanız o zaman siz de kendinizi bir makamda görüp ben de bu makama eriştim deyip tembellerden olacaksınız veyahut da o hayretten hayrete geçmek olarak nitelendirdiğim yakinlikten yakinliğe, hakikatten hakikate, marifetten marifete geçmemiş olacaksınız. O yüzden son 250 yılın tarikat hareketlerinin düşmüş olduğu VARTA’ya sizlerin düşmesini istemem. Son 250 yıllık Türkiye’deki, Anadolu’daki ve İslam dünyasındaki tarikat hareketlerinin %99.9’u bu varaya düşmüştür. O kimse kendince çok özür dilerek parantez içerisinde söylüyorum bir icazete icazete nail olduğunda kendisini oldum bittim noktasına getirmiş. Ama nakip olmuş ama mügabba olmuş ama halife olmuş ama ona şeyh icazeti vermişler. O kendince kendi kendisini ben oldum kemale erdim noktasında görmüş. Ama asıl o yürümesi gereken, yürümesi gereken, asıl mana alemine adım atamamış veya ona adım attıracak bir üstadı olmamış.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı