Genel

Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 11.09.2025


Cuma Namazı Duası Aynınızı, yılınızı hayırlı eylesin. Rabbim, Cuma namazını ve Cuma gününü ümmet-i Muhammed’e hayırlı eylesin. Hakk’ı hak bilip hakka uyan, bâtılı bâtıl bilip bâtıldan uzak duran kullarından eylesin. Nerede Müslümanlara haksızlık ve zulüm yapılıyorsa, nerede Müslümanların kanı, namusu, şerefi, haysiyeti ve toprakları ayaklar altına alınıyorsa, Rabbim bunları yapanların hepsinin belâsını versin. Âmin. Nefis Terbiyesi ve İradeyi Güçlendirme İnsan, nefsini terbiye etmeye mecburdur. Bu yolda en önemli adım, kişinin kendisine hâkim olması ve iradesini güçlendirmesidir. Nefsin isteklerine boyun eğmek

yerine, onu kontrol altına almak ve Allah’ın zikrine yönelmek gerekir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır: “Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir.” [1] Nefis terbiyesinde sabır ve istikrar esastır. Kişi, bugün tövbe edip yarın aynı hataya düşmemelidir. Bu yolda yapılacak en önemli iş, düzenli olarak zikrullah yapmak ve tövbeye devam etmektir. Cemaat ve Tarikatlarda Samimiyet Meselesi Günümüzde bazı cemaat ve tarikatlar, insanları Allah’a yaklaştırmak yerine kendi çıkarları için kullanmaktadır. Para, makam ve mevki peşinde koşan yapılar, İslâm’ın özünden uzaklaşmıştır. Hâlbuki gerçek bir

dergâhta herkes eşittir; zengin-fakir, makam sahibi-sıradan insan ayrımı yapılmaz. Samimi bir tasavvuf ortamında yapılan iş basittir: Sohbet edilir, zikrullah yapılır, dua edilir. Bunun ötesinde gösteriş ve maddî beklenti yoktur. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Ameller niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan odur.” [2] Şeytanın Vesvesesi ve Zikrullahla Korunma Şeytan, insana çeşitli yollarla vesvese verir. Yediklerimizden, içtiklerimizden, hayat standartlarımızdan, aile içi davranış biçimlerimizden ve sokaktaki tutumlarımızdan etkilenerek şeytanın vesvesesine kapı açılır. Günümüzde insanların büyük

çoğunluğu, farkında olmadan şeytanın vesvesesi altında yaşamaktadır. Bu vesvesenin tek ilacı Allah’ı zikretmektir. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır: “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzura kavuşur.” [3] Yolunuzdan, şeyhinizden, arkadaşınızdan ve dostunuzdan şeytan vesvese verdiğinde, çare zikrullahtır; başka bir şey değildir. Rabbimiz, bizi çokça zikredenlerden eylesin.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=_YgwUeUE-mg