I yaşarken namazı kılarken orucu tutarken. Allah’ın kur’an’ına. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin sünnetine göre yaşarsınız bu dini. Allah için. Halis kılmaktır o kimsenin imanı. Halis bir imandır o iman ederken. Allah için iman eder. O inandım derken. Allah için inandım der ve. Allah’tan korkarken. Allah için korkar severken. Allah için sever namazı kılarken. Allah için kılar orucu tutarken. Allah için tutar dini. Meta haline getirmez dini alışveriş haline getirmez dini alışverişe tevdi etmez dini menfaate tevdi etmez dini
makama tevdi etmez dini şöhrete tevdi etmez dini hayatı ve dini yaşantısı ve dini dairesini kendi içerisinde kendi dairesinde dinin hükümleri içerisinde bırakıyor malı alırken dindarlığını konuşturmaz malı satarken dindarlığını konuşturmaz bir makama bir mevkiye getirileceği zaman dindarlığının konuşulmasını istemez. dindarlığı la bir mevkiye gelmek istemez dindarlığı yla müdür olmak istemez dindarlığı olmak istemez dindarlığı yla. Kaymakam olmak. Vali olmak dindarlığı la müsteşar olmak istemez dindarlığı yla belediye başkanı olmak belediye meclisi olmak dindarlığı la dünyevi bir makama gelmek istemez.
Çünkü içerisinde dini. Allah için. Halis kılmak vardır. Eğer dini. Allah için. Halis kılmaz. Allah için dini yaşamaz. Allah için davranmazsa bu gizli şirk olur ve insanların yıkıldığı yerdir birini severken. Allah için sevmek bir kardeşini severken. Allah için sevmek bir kardeşinle dostluk kurarken. Allah için dostluk kurma. Birine yardım ederken. Allah için etmek birine tebessüm ederken. Allah için tebessüm etmek birinin elinden tutarken. Allah için elinden tutmak. Şana şöhrete gerek kalmadan. Şana şöhrete düşmeden bunu reklam etmeden. Allah için.
yapmak bir gün birisi geldi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine dedi ki ben insanlara yardım etmeyi insanlara dağıtmaya seviyorum. Bunu hem. Allah için yapıyorum. Hem de insanlar beni sevsin diye yapıyorum deyince. Cenabı. Resulullah dedi ki ona dini. Allah’a. Halis kıl kıymetli. Kardeşler dini. Allah’a. Halis kılmak. İnsanoğlu var olduğundan beri ve menfaatler kol inden beri dini. Allah’a. Halis kılmak kadar zorlanan bir yoktur dini. Allah’a. Halis kılanlar her türlü zorluğa her türlü sıkıntıya her türlü cefaya her türlü
belaya her türlü musibete. Allah için döğüş geler. Allah için o yolda devam ederler menfaatlerine bakmazlar. Alışverişlerine bakmazlar. Hani diyor ya alışverişleri onları zikrinden alıkoymaz dünyanın süsü onları zikrinden alıp koymaz dünyanın şatahat şatafatı onları. Allah’ın zikrinden. Allah’ın yolundan alıkoymaz. dünyanın meşgalesi dünyanın tantanası dünyanın şatafatı gösterişi onları. Allah’ın zikrinden alıkoyma kafirlerin küfrü kafirlerin zulmü zalimlerin zalimliği onları dinlerin dinini yaşamaktan ve dinini anlatmaktan alıkoymaz dini. Allah için. Halis kılmak namazı eşin için kılmamak orucu tutmamak namazı şeyhin için kılmamak
namazı amirin memurun. Şefin müdürünün patronun için kılmamak namazı. O dedi bu dedi diye kılmamak namazı görürse utanırım görürse yıkılırım diye kılmamak dini. Allah için. Halis kılmak bir kadının koca korkusuyla kapanmaması anne ve baba baskısıyla kapanmaması sırf. Allah istediği için örtülmesi bir erkeğin oruç tutarken namaz kılarken. Allah’ı zikrederken bir cemaata bir cemiyete giderken. Allah için dini. Halis tutması herhangi bir dünyevi. Menfaat için o dervişin o sufinin o müminin herhangi bir yapmaması. Halis. Allah için yapması. Bu işin.
Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında en öz ve en sır noktasıdır ve kulluk budur. Siz kulluk yaparken. Allah’tan başka bir için kulluk yapmazsınız. İy ve i ancak sana ibadet eder ancak senden yardım dileriz. Evet. Ancak ona ibadet edenler. Ancak ondan yardım beklerler ki. Allah onların beklediklerini yerine getirir. Ancak ona ibadet edenler ancak onun için ibadet edenler. Ancak ona. Has ibadet edenler ancak onun için nefes alan onun için nefes verenler. Onun için oruç tutan. Onun için namaz
kılanlar. Onun için. Allah’ı zikredenler. Onun için insanlara yardım edenler. Onun için insanların arasında dolaşanlar. Onun için insanların arasında sevgiyi muhabbeti yaymaya çalışanlar. Onun için insanların arasında iyilik. Hayır. Hasen peşinde koşanlar. Onun için insanların arasında darda kalan insanların darlığını kaldırması pejmürde olan insanların pejmürde olmasını. kaldırması. Onun için bir yaptıysa. Vallahi o onun sıfatıyla sıfatlı işte. Allah’tan yardımı hiç umulmadık yerden o kimseler görecektir ve. Allah’tan hakkıyla korkmak hani birkaç derdir ardı ardına ekliyoruz ya. Allah’tan hakkıyla korkmak. Allah’tan
öylesine hakkıyla korkmak ki her şeyi. Onun için yapmak her şeyi onun adına yapmak birine elini uzatıyorsa onun adına elini uzatmak birine tebessüm ediyorsan onun için tebessüm etmek birinin başını okşuyordu. Onun için yardım etmek. Onun için yaşamak işin lezzeti işin tadı. İşin sırrı işin durduğu yer. Allah. İçin. Yaşamak insanların beyninin almadığı. Aklının almadığı insanların kendi karelerinde kendi almış oldukları eğitiminin yetmediği yer. Onun için yaşamak işte onun için yaşarsanız. Allah size yardım eder istemeden verir ummadığınız yerden sizi
rızıklandırır. Allah ummadığınız yerden ummadığınız kapılar. açar. Allah ummadığınız yerden size gökten rızık indirir ummadığınız yerden size gökten sofra indirir ummadığınız yerden sizin kapılarınızı aralar açar. Ama bunun. Sırrı. Onun için yaşamaktır. Onun için davranmaktır onun için sevmektir. Onun için yürümektir onun için nefes almaktır. Onun için. Yemek yemektir. Onun için. Defi. Hacet etmektir. Onun için su içmektir. Onun için tebessüm etmek. Onun için sevmek. Onun için ağlamak onun için gülmektir hayatı ona bağlamaktır dini. Halis kılmak önünde hep. Allah’ı
görmektir dini. Halis kılmak önünde hep. Muhammedi. Mustafa’nın yürüdüğünü. Hayal etmektir bir yaparken. Onunla beraber yapmaktır elini uzattığı şeye. Muhammed. Mustafa elini uzatır mıydı uzatmaz mıydı adım attığın yere. Muhammed. Mustafa adım. Atar mıydı atmaz mıydı o kelamı konuşurken. Muhammedi. Mustafa. Yanında olsaydı o kelamı konuşur. muydun konuşmaz mıydın bu insanlara bir düstur insanlar ha ehli tasavvuf. Haya eder ehli tasavvuf eder eder. Aşkın en sır noktasına. Aşkın en üst noktasına varmış olsa dahi. Muhammed. Mustafa’yı kendine rehber eder. Muhammedi.
Mustafa’yı kendine. Hidayet çi eder. Muhammedi mustafas hareket etmez. Muhammedi mustafa’s düşünmez. Muhammedi mustafas elini uzatmaz. Muhammedi mustafa’s ayağını uzatmaz. Muhammedi. Mustafasın nefes almaz. Muhammedi. Mustafa’sı ö sürmez dahi edev eder. O Muhammed. Mustafa’yla g edep eder bilir ki. Allah onun her şeyinin üzerine tecelli etmiştir bilir ki o. Allah’ın yeryüzünde ve gökyüzünde bütün alemlerinde sirayet etmiş bir yudur bütün sıfatları. Muhammed. Mustafa’da. Cem. Olmuş onun üzerinde tecelli etmiştir. Allah o yüzden onun için yaşamak derken kendine. Görünen bir varlık
olarak kendine bu manada bir nesne. olarak. Muhammed. Mustafa’yı rehber seçer ve davranırken. Muhammedi. Mustafa beraber davranır yürürken düşünürken onun gibi düşünür der ki böyle mi düşünürdü der ki böyle mi yapardı der ki böyle mi ederdi der ki yemeğe. Besmelesiz başlar mıydı. Muhammed. Mustafa yemeği başlarken düşünür. Muhammed mustafanın başladığı gibi başl. Besmeleyle başl sofraya baktığında kendi kendine düşünür. Muhammed. Mustafa. Böyle bir sofra görmüş müydü ki o yüzden haz. Mevlânâ dedi ki hanımına soframın. Sofrası gibi oldu. Neden
dedi ki. Muhammed. Mustafa’nın sofrasında böyle sofra yoktu çünkü. Muhammedi. Mustafa. Onun önündeydi. Muhammed. Mustafa. Onun gözünün önündeyken çeşit yemek yiyemedi. Hatta konusu olan sofrada iki çeşit yemek vardı ü çeşit değil iki çeşit yemeği koyduğunda o. Baktı ki. Muhammed. Mustafa sofraya bakıyor onun sofraya baktığını. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti gördü ve dedi ki. Soframız firavun. Sofrası oldu hayatı. Allah ve resulünün yörüngesine oturtmak hayatı onun yörüngesine hayatı. Muhammedi. Mustafa’nın yörüngesinde yaşamak işte dini. Halis kılmak dini. Allah.
Halis kılmanın. Sırrı dini. Allah’a. Halis kendi kafanızdan bir uydurmayın kendi heva ve hevesiniz kanmayın kendi duygularınıza yenilmeyin bu böyle olması lazım demeyin dinin. Kur’an ve sünet dairesinde yaşayıp. Kur’an ve. Sünnet dairesinde düşünmeye gayret edin nefsinize uyumayın dünya gip geçek borcunuz geçer alacağınız geçer zenginliğiniz geçer fakirliğin geçer hastalığınız geçer varlığınız geçer yokluğunuz geçer eşiniz geçer. Çocuğunuz geçer sevgiliniz geçer arkadaşınız geçer bir gün gelir her ve herkes sizi eder. Her ve sizi terk etmeden. Siz her şeyi ve
herkesi terk edin yalnız. Allah kalsın bu demek değildir ki eşinizi. Çocuğunuzu. evinizi bını işinizi yok. Ediz. Hayır onların hepsinde. Allah için. Allah için tutacaksınız. Allah için bakacaksınız muhammed’ olarak gö. Eşinize iyi davranırken. Muhammed. Mustafa’nın sünneti olarak davranacaksınız ve. Eşinize iyi davranışınız sevabını alacaksınız eşinizden. Menfaat için eşinizden menfaatler meybilin onu yine. Allah için iyi davranacaksınız çocuklarınızdan menfi düşünmeyin menfaat leni düşünmeyin eşinden çoluğundan çocuğundan para bekleyen pul bekleyen menfaat bekleyen bir erkek. Allah muhafaza eylesin eksiktir nakı vakarını
kaybetmiştir yiğitliğini kaybetmiştir bir beklemez. Bir istemez istemez eşinde hazr. Hatice ahlakı varsa ve seni. Muhammed. Mustafa’nın ahlakında görüyorsa. Alır senin önüne koyar. Bütün erkekler haz. Hatice ahlakını bekler kadınlarından. Ama hiçbir erkek. Hazret-i Muhammed ahlakından mıyım değil miyim diye sormaz. Sen. Muhammedi ahlakla ahlakı merak etme karşındaki hanımı da. Hace ahlakıyla. bulursun karşındaki kadını. Ayşe ahlakıyla bulsun. Kadınlar da aynı hep kendilerini hazr. Hace olarak görmek isterler ve beklerler ne kendileri hair muhammeda dini. Allah için yaşayanlar. Allah için
davranırlar ve ölürler onun dirilişler de. Allah için olur mahşerde dirilişler de. Allah’la beraber olur dini. Allah için yaş sufiliği tasavvufu. Allah için yaş. Zikrullah. Allah için yapın namı için kılın orucu. Allah için tutun. Allah’tan. Allah için korkun. Allah’ı. Allah için. Sevin. Allah. Sevin. Muhammedi. Mustafa’yı. Allah için. Sevin. Üstadımız. Allah için. Sevin kardeşlerinizi. Allah için. Sevin. Etrafınıza. Allah için bakın. Allah seyredin hayatımızın rengi ve tadı değişecektir. Allah. Hepinizde ve hepimizde olsun inşâallah. İhlas bir. Fatiha ş. Amin
ya rabbi okumuş olduğumuz dualardan. Hasıl olan s veren bizzat. Kainat. Sevi. mevcudat sevgili. Peygamberimiz. Hazret-i Muhammed. Mustafa aleyhisselatu vesselam efendimizin mübarek. Latif ver ruh şeriflerini yedik. Sen vasıl ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin. Geçmiş bütün peygamberlerimizin. Ruha. Cebrail. Mikail. İsrafil. Azrail aleyhisselamın ruhlarına. Onan e ehlibeyti ve. Ashabı kiramın. Hazret-i Ebubekir. Ömer. Osman al efendilerimizin ruhlarına imamı. Hasan imam ruhlarına tabi tabiin efendilerimizin ruhlarına. Hedik. Sen vasıl vear eyle ya rabbi ya rler şefaat üzerimizden eksik etme. Ya.
Rabbi imam imam az. İmam. Şafi imam. Malik imam hazretler onlara. İmam efendimizin ruhlarına. Sen vası veed eyle. Ya. Rabbi şefaat üzerler eksik etme. Ya. Rabbi. Amin bir. Fatiha şer. Amin ya rabbi okumuş olduğumuz dualardan hası olan s biriz bir se abdk. Ahmed. İbrahim. Muhammed. V Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hacı. Bektaş. Hacı. Bayram kar. Mahmut kü şeydin. Arabi. Muhammed ü. Hazretleri ve bütün. Piran efendilerimizin ruhların hediyelik. Sen vası vear eyle. Ya. Rabbi şefaat üzerimizden eksik etme. Ya. Amin
ya rabbi okumuş olduğumuz dualardan asıan bütün velilerin evliyaların dervişlerin. Mürşidi kamillerin müminlerin ruhlarına hassen şeyhimiz. Üstadımız sultanımız. Bayındır. Efendi. Hazretlerinin. R kieler ced ve catlar ruhlarına. Hedik. Sen vasıl vesar eyle. Ya. Rabbi. Amin tüler şefaat üzerimizden ekik etme. Ya. Rabbi. Amin akımdan gelmiş ve geçmişlerimiz aleyhisselamın rine. Burada bulunan ve bulunmayan kardeşlerimizin. Ruhan etlerine burs evanın ruhuna ve yaşayanlar. Aman etlerine tüm ümmeti. Muhammed’in ruhaniyetine. Derviş dervişan. Mürşit. Mürşid ve ehli imanın da ruhlarına ve yaşayanların ruhaniyet. H
Amin şat üzer eksik etme. Ya. Rabbi. Amin. Estafurullah. Estafurullah estafurullah bismillahirrah. ilahe illallah ilahe ilahe illallah mahb. İlgili Sohbetler 701. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 403. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 297. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.