Genel

(NASİHAT/44) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 30.10.2025


Gaflet Uykusundan Kurtuluşun Yolu: Zikrullah Selâmün aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Rabbim, Cuma namazını ve cümle ümmet-i Muhammed’i, hakkı hak bilip hakka uyan, bâtılı bâtıl bilip bâtıldan uzak duran kullarından eylesin. Nerede Müslümanların kanına, namusuna, şerefine, haysiyetine ve topraklarına tecavüz varsa, o tecavüzkârlardan Cenâb-ı Hak intikamını alsın. Rabbim, İsrail’i ve destekçilerini yerle yeksan eylesin; Firavunî sistemleri yerle bir eylesin. Bizleri Kur’ân’ı ve sünneti anlayıp yaşayanlardan eylesin. Âmin. Gafletten kurtuluşun yegâne yolu, Allah’ı zikretmektir. Bir insan zikrederse gafletten kurtulur, öğüt alır,

kalbi çalışmaya başlar ve kalbinde Allah sevgisi oluşur. Zikrullah yapan kimsenin kalbi ölüm uykusundan uyanır. Eğer zikrullah yapmazsa, o kimsenin kalbi kararmış, katılaşmış ve ölüm uykusuna dalmış olarak kalır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır: “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzura kavuşur.” [1] Zikrullahın Kalbe Etkileri Zikir; bir yönüyle hatırlamak, bir yönüyle öğüt almak, bir yönüyle de mânevî dirilişe ermektir. Bu mânevî diriliş için kişinin muhakkak zikrullah etmesi lâzımdır. Zikrullahla kalpte mutmainlik (huzur ve sükûnet) oluşur. Bu mutmainlik oluşmadan kişi,

Allah’a ve Peygamber’e tam anlamıyla bağlı kalamaz. Kişi zikre devam ettikçe kalbinde Allah’a yakınlık artar. Bu yakınlık arttıkça Cenâb-ı Hak, kuluna bilmediklerini öğretir ve kalbine ilham eder. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de buyrulmaktadır: “Allah’tan korkun; Allah size öğretiyor.” [2] Allah’a hakkıyla kulluk eden kimsenin kalbini Cenâb-ı Hak ihyâ eder, parlatır ve kendi sevgisiyle doldurur. Zikrin Kâinata Yansıması Kişi zikre devam ederse öyle bir hâle ulaşır ki, Allah’ın kendisini zikrettiğini işitir hâle gelir. Nitekim hadîs-i kudsîde şöyle buyrulmaktadır: “Kulum beni zikreder de dudakları

kıpırdarsa, ben onun yanındayım.” [3] Bütün kâinat zikre ortak olur ve kişi, kâinatın zikir senfonisine katılır. Hangi esmâyı çekiyorsa, etrafındaki mevcudat da o esmâyı söylemeye başlar. Zikir Mü’minlere Faydalıdır Zikrullahın faydası yalnızca zikredene değildir; etrafındaki mü’minlere de tesir eder. Seni gören mü’minler Allah’ı hatırlar, onlar da zikrullaha yönelir. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır: “Sen öğüt ver; çünkü öğüt mü’minlere fayda verir.” [4] Bu âyette geçen “öğüt ver” ifadesini bazı müfessirler “zikret” olarak tefsir etmiştir. Bir sûfînin kalbinden yayılan nûr, etki alanına

göre oradaki mü’minlerin kalbini diriltir, kalplerine can verir. Onlar da zikrullah yapmaya başlar. Ankebût Sûresi’nin 45. âyetinde buyrulduğu üzere: “Muhakkak ki Allah’ın zikri en büyük ibadettir.” [5] Allah’ın Zikrine Düşman Olanlardan Uzak Durmak Allah’ın zikrine düşman olan kimseyle dost olunmamalıdır. Ona tebliğ edilebilir, nasihat edilebilir; ancak onun düşmanlığını benimsemek küfre düşmeye sebep olabilir. Eşlerden birinin Allah’ın zikrine düşman olması durumunda ise nikâhın sıhhatine dikkat edilmelidir. Zira iman, nikâhın temel şartlarındandır. Rabbim, bizleri Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerini bir kenara koyanlardan eylemesin. Cenâb-ı

Hak, kendisini zikreden, O’na muhabbet besleyen ve O’nu seven kullarından eylesin. Hevâ ve hevesini ilah edinip zikrullahtan geri dönenlerden eylemesin. Âmin. Kaynaklar [1] Ra’d Sûresi, 13/28. [2] Bakara Sûresi, 2/282. [3] Buhârî, Tevhîd , 43; hadîs-i kudsî. [4] Zâriyât Sûresi, 51/55. [5] Ankebût Sûresi, 29/45.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=c5ZaxlPsaFQ