amin cenab-ı hak ayeti kerimede müminleri tarif ederken onlar. Allah anıldığı zaman kalpleri titrerler başka bir ayetti kerimede de onların kalpleri. Allah korkusuyla titrer namazlarını dost zoru kılarlar der devam eder. Demek ki müminin kalbinde korku muhakkak ki olacak müminin kalbinde. Zikrullah olduğunda bir titreme olacak o titreme kalbin iç alemindir kalbin iç aleminde o o titremenin oluşması için o kimsenin. Allah’ı çok sevmesi gerekir. Bir kimse. Neyi severse sevdiği şeyi konuşurken kalbinde ayrı bir titreme ayrı bir hal olur.
Hani insan sevdiğini aniden kor görünce hayrete düşer ya veya böyle çok korktuğu yla karşılaştığında kalbi yerinden tutacakmış gibi olur ya veya çok sevdiği. bir kimseyle karşılaşıp verince birdenbire bir tuhaflık olur tüyleri diken diken olur ya bir heyecan kasırgası onun kaplar ya elleri ayakları titrer dudakları kurur dili peltekleşir konuşamaz ya. O esnada bir düşünemez. Bir şeyi akle demez bir şeyi idrak edemez aniden karşılaşmıştır. Hayret eder aniden onun kelamını işitmiş aniden onun kelamını işittiğinde lan olur birden ne
cevap vereceğini bilemez ve o görür görmez. Duyar duymaz hangi hal içerisinde olacağını kestiremez akıl orada idrak etmez akıl orada susar akıl orada pes eder. Neyi nasıl davranacağını. Neyi nasıl yapacağını bilemez. İşte bu aslında aşığın halidir. Aşık sevdiğini gördüğünde. Neyi nasıl yapacağını bilemez sevdiğiyle karşılaştığında onu nasıl davranacağına kestiremez ve işte. Allah kendisine aşık olan kendi dairesinde marifetullaha ulaşmış kendi dairesinde. Lütfi ilahisine. kavuşmuş kullarını tarif ederken diyor ki. Allah zikri olduğunda. Allah’ın. Zikri duyulduğunda. Allah zikredildiği titrer ve
onlarda değişik bir hal tecelli eder. O değişik halin tecelli etmesi ama ağlamadı ama gönlünde bir hüzündür ama içerisinde bir kasırgadır ama hayretten hayrete geçen titremedi ama. Lütfi ilahinin verdiği bir coşkuyla pırat. Nehri gibi coşmaktır ama. Lütfi ilahinin verdiği bir hal ile. Okyanus gibi. Olmaktır veyahut da. Engin denizler gibi olmak veyahut da durulmak gibidir veya sıra dağlar gibi sıralanıp ayakta dimdik durmaktır veya. Himalayalar gibi başını dik tutup küffarın. Karşısında. Karşısında nefsin karşısında şeytanın. Karşısında hevanın. Karşısında dimdik
durmaktır işte. Allah’ı zikredenlerin kalpleri titrer ve o titreme tek hal üzerinde kalmaz. O titreme tek çizgi üzerinde durmaz o titreme tek dairenin içerisine. sığmaz o titreme tek anlatımın içerisinde anlaşılması mümkün değildir o titreme ancak hal ile mümkündür hal ile yaşanır. Bu da. Allah’ı sevmekle ve sevenin sevdiğini zikretmesi le sevenin sevdiğinin yörüngesinde olmasıyla mümkündür kıymetli. Kardeşler günün hengamesi içerisinde. Allah’ı unutup. Allah’a nankörlük edenlerden olmayalım günün hengamesi içerisinde namazını terk edenlerden olmayalım günün hengamesi içerisinde. Allah’tan. Korkmayan lardan
olmayalım günün hengamesi içerisinde. Allah’tan utanmayan lardan olmayalım günün hames iinde. Allah’ın sınırlarını çiğneyenler olmayalım ve. Kalbimiz. Allah zikriyle. Titresin. Kalbimiz. Allah korkusuyla hizaya gelsin. Çünkü kalbin hizaya gelmesi. Allah korkusuyla olur ki bir şeyi sevmeyen bir şeyden korkmaz. Sevgi yanında korkusunu da taşır. Ümit yanında ümitsizliğin de taşır. Vefa yanında vefasızlığını da taşır ne yazık ki. Cefa yanında kolaylığın da taşır sıkıntı yanında. rahatlığın da taşır hastalık yanında şifasını da taşır. Hatta söylediğim olumsuzluklar bir adım geri olumluluk bir
adım derecek. Allah. Evren çevirendir. Allah kalpleri. Kalplere tecelli edendir. Allah’ı çok zikredin ve. Allah’tan korkun ve. Allah’tan ümit edin ve. Allah’a yaslanın ve. Allah’a dayanın ve. Allah sizi karanlıklardan nuruna çıkaracaktır. Allah sizi sıkıntılardan kolaylığa çıkaracaktır. Allah sizi dertlerden devana ulaştıracaktır. Allah sizin elinizden tutup. Sizi semalara yükseltecektir. Allah sizi kalbinizin derinliklerine doğru götürecektir. Allah kalbinize yerleşir. Ben buradayım ben. Sultanlar sultanıyım mülkün sahibi benim deyip. Hay kıracaktır. Ama. Allah’ı zikreden ve. Allah’ın zikrini duyduğunda kalbi ürperen ve kitleyen
için geçerlidir. Allah’ı unutup gaflete dalmış. Allah’la irtibatını kesmiş nam. Körler olmuş olanlar için değildir onlar için. Elin bir. Cehennem. Azabı onlar için. Allah’tan. uzaklık onlar için. Allah’a körlük onlar için. Cennetten kovulma onlar için. Cennetten kovulmakla kalmayıp şeytanın kucağına düşme vardır bunu zıddı da o d. Eğer ki bir kimsenin. Kalbinde. Allah yok ise onun kalbinde şeytan vardır kalbinde ümit yok ise onun kalbinde şeytan vardır. Ben bu hastalık. Şifa bulmaz. Nereden geldi bu hastalık bana diyorsa onun kalbinde
şeytan vardır. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Ümitsizliğe karamsarlığa düştü ise onun kalbinde şeytan vardır. Allah var ise ümitsizlik yoktur. Allah var ise. Allah var sende. Var ise. Allah sende tecelli ettiyse senin için. Kararmış bir dünya yoktur. Kardeşler. Herkes. Allah’a iman eder. Herkes. Allah’a kulluk gösterir ama iyi. Mümin olmak güzel. Mümin olmak. Üstün. Mümin olmak. Allah’ın sevdiği. Mümin olmak. Allah’ın zikrinden. Allah’tan ümit kesmekten ve. Allah için. sevmekten geçer birbirinizi severken. Allah için. Sevin birbirlerin muhabbet beslerken.
Allah için muhabbet besleyin. Hani. Musa demiş ya. Ya. Rabbi. Namaz kıldım oruç tuttum zekat verdim. Bunların hepsi de senin içindi ya. Musa kendin içindi. Benim için ne yaptın. Senin için ne yapabilirim. Ya. Rabbi deyince ya. Musa dostlarınla dost. Düşmanınla düşman oldun mu demiş en büyük dost. Allah. Allah’la dostluğunu kuramayanlar hiç kimseyle dostluk kuramazlar. Allah’ın düşmanı şeytanla düşmanlık edemeyenler. Allah düşmanlarına da düşmanlık edemezler. Eğer ki biz. Allah’la dostluğumuzu perçinle. Eğer. Allah’la olan sınırımızı çiğnersek. Biz. Allah dostlarıyla
da dost olamayız. Allah’ı sevenleri sevemeyiz. Allah’a dost olanlarla dost olamayız. Bu neyle mümkün. Allah’ın sınırını ve huzurunu korumakla mümkün. Eğer ki siz bir tarlanın sahibinin tarlasının sınırını aşarsanız onun. hakkına ve hududuna tecavüz etmiş çiğnemiş olursunuz. Siz bir komşunuzun evine giremezsiniz onun hududunu ondan izinsiz çiğneyememe onun sınırını ondan izinsiz geçemezsiniz işte. Allah’ın sınırı. Allah’ın da hukuku ve kanunu vardır. Allah’ın hukukunu ve kanununu çiğneyenler. Allah’la dostluk. Peyda edemezler. Allah’ın emir ve yasaklarını çiğneyenler allahla dostluk edemezler. Allah’ın emir
ve yasaklarını çiğneyenler kendi iç dairelerinde veyahut da kendi hevalarına hevadar. O her ne kadar. Allah’ı sevdiklerini iddia etseler de o iddia onların hevasından gelir onların. Allah’ın sevmedikleri aşikar meydandadır. Bu konu çok önemlidir bir kimse. Haramı işlerken. Allah’la dostluk. Peyda edeceğini inanmasın bu inanç onun hevasından gelir bir kimse bilerek katen. Allah’ın sınırını yok sayıyorsa. Bilerek katen. Muhammed. Mustafa’nın sınırını yok sayıyorsa o kimse kendi dairesinde. Allah’la dostluk. Peyda. etmeye. Allah’la dost olmaya heveslenmesin bu yola girecek olan kimse
birinci dairede. Allah’ın sınırını çok iyi. Allah’ın hukukunu çok iyi koruması lazımdır onu korursa o zaman. Allah denildiğinde. Onun kalbi titreyecek. Onun kalbi hüzünle hüzünlenir onun kalbinde bir tarafta sevinç ve sürür olacak bir tarafında. Vakar olacaktır bir tarafında allahla hemhal olma öbür tarafında. Ayrılık. Korkusu olacaktır bir tarafta. Vuslat korkusu bir tarafta. Hasret acısı olacak bir tarafta yaklaşıyorum derken öbür tarafta uzaklaşma korkusu olacaktır. Ve bunun ikisi olmazsa ne yazık ki o kalp. Kemale ermez ne yazık ki o
kalp. Allah’a usat olmaz o yüzden. Allah’ın zikrinde kalbinizin titremesine bakın kalbinize korkunun sarmasına bakın kalbinizde ümidin kalbinize yerleşmesine bakın kalbinizde merhametin in yerleşmesine bakın kalbinizde. Allah’ın hududun sevgisine bakın. kalbinizde. Muhammedin. Mustafa’nın muhabbetine bakın kalbinizde. Muhammed. Mustafa’nın hidayetine bakın kalbinizde. Muhammed. Mustafa’nın arkadaşlarının yoluna bakın eğer o yola ait kalbinizde bir yok ise muhakkak kadınız sıktınız. Allah’ı zikrederken insanların şeytanın vesvesesine düşüp nefislerinin hevasına düşüp üstlerini başlarını yırtmalı dans etmelerini rfs etmelerini. Allah’ı zikrederken kendilerini şeytanın yürüyüp yerden yere
topraktan toprağa vurmalarına bakıp. Allah’ı zikrederken kendilerini perişan edercesine değişik hal ve hareket lere girenlere sakın. Bunlar. Allah’ın zikriyle kendinden geçip bu hale geldi demeyin onlara sakın. Paye vermeyin hevanı uymuş olursunuz. Allah’ı zikreden gerçek. Mümin zakirler. Onun zikriyle bir ağlama bir hüzün bir keder bir sevinç bir neşe bir ötelerden kokuyu almış ve o kokunun peşine düşmüş aşıklar gibi olurlar üstlerini başlarını yırtmaz saçlarını sakallarını yolmaz kendilerini dövmez kendilerini. yaralayıp bereleme zler. Bunlar hepsi de hevanın işidir. Allah muhafaza
eylesin. Amin. Allah’ı zikreden ve. Allah’ın zikriyle titreyen sahipleri titreyen kalplerin sahipleri. Allah’ın sınırını çiğnemez. Allah’ın hukukunu çiğnemez der. Muhammedi. Mustafa’nın hidayeti üzerine olurlar. Allah cümlemizi onun hidayeti üzerine eylesin amin kıymetli. Kardeşler ne pahasına olursa olsun. Haramı işlemeyin haramın içerisinde durmayın ne pahasına olursa olsun sü zanın fazlasından kaçının ne pahasına olursa olsun namazınızı asla terk etmeyin asla ne pahasına olursa olsun zikrin terk etmeyin ne pahasına olursa olsun duaya devam edin ne pahasına olursa olsun ümitvar olun işinizde
eşinizde çocuğunuzda anne babalarınız da. Akrabalarınızla. Ümit varar olun borçlarınızı ödemekte ümitvar olun çalışın çalışanın çalışma halini yerde. Müminler. Gökler melekler ve her alanda peygamber ve. Allah şahittir gücüdür ne. ekerseniz önünüze o gelecektir nefret ekerseniz üze nefret gelir kin ekerseniz önünüze kin gelir. Ateş ekerseniz önünüze kor gelir vefasızlık ekerseniz önünüze vefasızlık gelir menfaat ekerseniz önünüze menfaatsiz gelir menfaat peşinde koşan menfaate ulaşamaz dostluk ekerseniz önünüze dostluk gelir. Vefa ekerseniz önünüze. Vefa gelir. Sevgi ekerseniz önünüze. Sevgi elmaci. Diker
elma meyvesi yer ayva ağacı. Diker ayva yer ısırgan otu. Diker toprağa ısırgan ellerini dalar muhakkak ki senin ne ettin önüne gerçektir bu dünya kısa bu dünyada sen dostluk etmeye çalış bu dünyada. Vefa etmeye çalış bu dünyada kardeşlik etmeye çalış. Bu dünyada sevgi etmeye çalış bu dünyada. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Muhammet sevgisiyle yorulmaya çalış bu dünyada. Allah sevgisiyle yorulmaya çalış burada kalıcı değilsin. Nez. Muhammedi. Mustafa. Mümin çölde yürüyen yolcu gibidir bir. gölgelikte ne kadar gölgelenecek
gölgelenecek dünyada da o kadar gölgelen gidecektir der dünyada en i gideceksiniz düşmanlık etmeyin. Müminler kardeştir düşmanlık etmeyin sufiler kardeştir düşmanlık etmeyin. Selamünaleyküm dediğiniz kimse kardeşimizdir aynı kıbleye yöneldiğimiz kimseler kardeşlerimizdir. Beytullah’ın bir peygamberiniz bir allah’ınız bir hepimiz. Adem’in çocuklarıyız ne yapacaksak önümüze ne yapacaksak önümüze gelecektir. Deccal deccalı yapacak. Mehdi mehdiliğini yapacak veliler veliliğin yapacak. Dostlar dostluklarını yapacaklar. Müminler müminlik derini yapacaklar münafıklar münafıklık varını yapacaklar şeytan şeytanlığını yapacak düşman düşmanlığını yapacak gel sen dostların sınıfında dur dostların. Apartmanında
otur dostların trenine bin dostların kompartman anda otur varsın insanlar nerede oturursa otursun. Herkes kendi nefsinden sorumlu. Herkes kendi yolundan sorumlu. Herkes kendi gidişatından sorumlu ne dedi. Cenâb-ı. Hak luta dedi ki kendine inananları ağ yürü. sakın arkana bakma tabii onun arkasından ona inanmayan lun hanımı da geldi. Tabii. Lut hanımına söyledi. Lut’un hanımı nefsiniz dayanamadı. Lut ama nefis nefisli yaptı. Döndü arkaya baktı helak oldu dönüp arkaya baktı nefisin dönüp arkanıza bakmayın helak olursunuz ne işlediysen işlediniz dersinizi alın
yürüyün. Allah deyin. Allah’ı zikretmeye devam edin. Allah cümlemizi muhabbet eylesin. Amin cümlemizi sevsin. Amin cümlemize hidayet eylesin. Amin cümlemizi hırs muhafaza eylesin. Amin cümlemizi korusun. Amin cümlemizi habibinin hidayeti. Hidayet endirin. Amin onun şefaatiyle şefaatine ulaştırsın. Amin cümlemizi. Ebubekir’in. Ömer’in. Osman’ın. Ali’nin milinin dibinde eylesin. Amin cümlemizi habibinin gönlünde eylesin. Amin cümlemizi. Beytullah’ın peşinde eylesin. Amin cümlemizi kur’an’ Uyan müminlerden eylesin. Amin kur’ Eyin. Amin cümlemizi. Muhammedi. Mustafa’yı. Mürşit edenlerden eylesin. Amin cümlemizi. Allah’a yönelenler. eylesin amin. Amil diyen
dillerimiz narı cehennemden. Azat eylesin amin ahlakımızı yüksek ince eylesin. Amin ahlakımızı derinleştirir amin ahlakımızı kendi ahlakına çevirsin amin ibadetlerimizi kabul eylesin amin evlatlarımızı. H eylesin. Amin kızlarımızı def eylesin amin karımıza. Edalar nasip eylesin amin çoluğumu çocuğumuza. Hüsn ahlak nasip eylesin amin evlerimize. Bereket ihsan eylesin amin işlerimize. Bereket ihsan eylesin amin inançlarımıza. Bereket ihsan eylesin amin. İslam alemine birlik beraberlik ihsan eylesin amin. İslam alemine maddi ve manevi güç nasip eylesin amin. İslam alimini hakim eylesin. Amin hran
eylesin amin memleketimizi hıs muhafaza eylesin. Amin. Memleketimizde içeriden ve dışarıdan dinsizlere müsaade etmesin. Amin siyonistlere masonlara müsaade etmesin. Amin şehitlere putperestlere müsaade etmesin. Amin onların oyunlarını. Kendi başlarına makus eylesin amin ümmeti. Muhammed’i bir ve. beraber eylesin amin. Ümmi. Muhammed’i bir ve beraber eylesin. Amin. Muhammed’i bir ve beraber eylesin amin dergahımız birlik ve beraberlik eylesin amin kardeşlerimizin arasında. Sevgi tesis eylesin amin muhabbet tesis eylesin amin kardeşlerimizin dünya ve ahiretlerini hayırlı eylesin amin kardeşlerimize. Maddi manevi afiyet eylesin
amin kalplerimize tecelli eylesin amin ruhlarımızı kendi ruhuna maneviyatına yakın eylesin. Amin sırrımızı. Muhammed. Mustafa’nın sırrına çevirsin amin. İhlas bir. Fatiha. Şerife. Amin sevaplar. Peygamber. Efendimiz s ve geçmiş tüm peygamber efendilerimizin ruhlarına ay. H ey ya. Amin ya ekik eyleme. Ya. Efendimiz resah. Şah asıa imam im. İmam imameli hazretler a v ve eyle. Ya. Rabbi. Amin eyle. Ya. Rabbi hizmetler şefaat. Üzerimize ne eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Fatiha abdk ibrah muham aabb eyleme. Ya. Rabbi. Amin geçmiş m
der müminlerin rına şeyhimiz. Üstadımız mürşidimiz canimiz cananımız karımız. B Mustafa. Efendi. Hazretlerine ced ve cedarın ruhlarına me res ruh kerine yaşayan. Mürşidi kamillerin velilerin evliyaların derler müminlerin ruh eyler alemiz gelmiş geçmiş osmanı alden gelmiş geçmiş akrab tatım gelmiş geçmiş ruhlarına. Ruhan etlerine ayr. H Vas ve s eyle. Ya. Rabbi. Amin. Ey. Ya. Rabbi himmetler şat bizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Estağfurullah. Estağfirullah estağfirullahelazim kim la ilahe ill hir. Bismillâhirrahmânirrahîm illallah ilahe illallah. La. İlahe ill fa.
İlgili Sohbetler 675. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 367. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 269. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.