Genel

(NASİHAT/47) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 20.11.2025


Sama müdüküm. Allah gecenizde hayırlı eylesin. Aynızı yıllınızı ömrümüzde hayırlı eylesin. Rabbim cum namiz ve cumnü ümmetum hamede hak kâh hak, batıl batıl bile nereden eylesin. Hak hak bile p hak kıy yaşayam ve hikıram ve nasihat eden batıl batıl, karsı cihad eden kullarından eylesin. Nerede müslümanlara hak sızdık, hukuk sızdık. Nerede müslümanlara yanlışlık eksiklik yapılıyorsa nerede müslümanların kanının anlayamın sona şerefine, haiseyetine topraklarına tecavza diliyorsa Cenab-ı Hak yapanların hepsinde kahre perişan eylesin. İsrail ve destekçilerini dağıtsın batıyi dağıtsın. Doğru

tırk üstüne özgürlük nası veyle seni. Rabbim. Çin’i dağıtsın. Rabbim. Kur’an ve sinet seni düşman olanları dağıtsın. Rabbim. Rabbim bizde hede ümmetum hamede hizmet eden nereden eylesin. Rabbim. Ejmeyed. Kırk yedinci nasihatmiş hukuk’a chac suresi aye totuz beş. Rabbim. Bismillahirrahmanirrahim. Allah’ın deneyi ve dükkürollangu o ne yapabim. Sana kanunlar ve haç suresi aye totuz beş. Onlar öyle kimseler ki Allah zikredildiği zaman kableri titrar. Başlarına gelenne sabrederler salat ederler. Ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden harcallar. Bu ayet kerimeye anmamızın

sebebi başındaki Allah zikredildiği zaman kableri titrar. Hani zikirlerler kalı ayeit kerimelerden ders yaptığımız için o yüzden bu ayeit kerimeye bu akşam ki ders konusu olarak aldık. Tabi bu ayeit kerimeye bir müslümanın bir müminin üzerinde olması gereken çok önemli dört unsurdan bahsediyor. Allah zikredecek sabredecek selat edecek ve Allah’ın vermiş oldu. Ona vermiş oldu. Rızıklardan tasat duk edecek. Dört ana direkt öyle söyleyeyim. Bir kimsenin dinin hayatını üzerinde idame edecek. Dört ana direkt. Şimdi tabi bu dört ana direktten

hemen kısa bir bölüm açalım. Birincisi ne Allah zikir? Yani o insanlar o müminler o inananlar o su filar. Allah zikredildi zaman. Kalbin titremesi yak orku dandır. Ya seviştendir. O yüzden mi su filar. Su fiların kalbi sevişten titrar. Ama bazen Cenab-ı Hak o kimsenin kalbine öyle bir haşet verir. Öyle bir azamet verir. O zaman o haşetten ve azametten o kimsenin kalbite direk. Ama genel olarak hani sevdiğini anınca sevdiğini görünce sevdiği ile buluşunca o sevişten o zaman onun

kalbini olur. Onun kalbite direk. O yüzden Allah’ı zikir. Bu manada insanın ama azametten haşetten ama sevgiden veya usta sevincinden kalbite direk verecek bir amal. Zikir. Resulullah salunla ve sellem haneteride kim bir yere oturur da. Ve orada Allah zikretmez. İse Allah’tanından bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar. Orada Allah zikretmezse Allah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür. Ve bu esna’da Allah zikretmezse Allah’tan ona bir noksanlık vardır. Yani insanın fiyiliyatı ya oturuyordur. Ya yatıyordur. Ya görüyordur. Üç

fiyiliyat vardır. Normalde o zaman Hz. Peygamber salullarda ve sellem Hazretleri buyuruyor. O kimsen normalde bir yere oturdu. Oturdu yerde zikretmedi. Yürüdü yürüdü yerde zikretmedi. Yattı. Yattı yardı zikretmedi. Allah’tan ona bir noksanlık vardır. Yani onun yaptığı iş. Noxan oldu. Exik oldu. Onu da bir eksiklik söz konusu oldu. Hayeti kerimede de siz namazlarınızı kıldıktan hemen sonra ayakta eken otururken yanlarınızı yerine yatarken Allah’ı çok çözük verdin. Buyuruyor ya. İşte bu hayeti kerimenin hemen hemen tefsiri gibi bu hadi şerifte.

Ya otururken de kalkarken da ayakta eken de yayın üzerine yatarken de yürürken de bir iş yaparken de ne yaparsan yap. Hangi fiyiliyat üzerinde dur sandır Allah’ı zikretceksin. Eğer Allah’ı zikretmezsen senin üzerinde Allah’tan bir noksanlık. Yani sen eksik bir şey yaptın. Noxan bir şey yaptın. Sen doğru hareket etmedin. Burada senin niye o zaman bölümünde bir eksikliğim var. Bu hadişleri bir evbuda bu dağıt ve tirmizi nakletmiş. Tirmizi de geçen bunu böyle de eksikliğim ve hatta bunun tekrar açan

bir hadişerfta var. Bir cami hat bir yerde oturur ve fakat orada Allah’ı zikretmez. Beni bilirine salat okumazlar sa üzerlerine bir ceza vardır. Allah’ı diler ve o kadar azaplandırır. Dilerse maafir et eder. O zaman siz bir topluluk içerisinde bulundunuz. Bir topluluk tu oturacak bir oturduk. Oturdunuz. Ya Allah’ı zikretçeniz Habibine salatu selam getireceksiniz. Eğer Allah’ı zikretmez. Habibine salatu selam getirmez. Senin Cenabı Hakk’ı ya sizi azaplandırır. Dilerse daha azaplandırmaz. Ama burada adış her filmetine göre azaplandırır. Bu o yüzden

normalde o zaman bir kimse Allah’ı zikretmedi. Allah’ı zikretmezse herhangi bir fiyiliyatta Allah’ın azabına duyçar kalabilir. Yani Allah onu azaplandırabilir. Neden beni zikretmedi? Çünkü okumsa Allah’ı zikretmekle Meyz Sultanuz. Mümümümüm kimsey Allah’ı zikretmekle Meyz Sultanuz. Ve ayetikirmedi. Kim Allah’ı zikretmezse Allah’tan zikretmez. Kim Allah onu Tursa Allah onu Tursa kim Allah’ı zikretmez. Ayetikirme bu. Kim Allah’ı zikretmez. Allah’tan zikretmez. O zaman okumsa ama verdiği nimetlerden dolayı bir kimseyi normalde oca Cenab-ı Hak’ın ona vermiş olduğun nimetlerden dolayı Allah’ı zikretlerme evet.

Hiç olmasa benfaat karşılığı doza nimetlerden dolayı zikretse Allah onu ne yapacak? Onun normalde nimetine artıracak. Ama vela kin okumsa onca nimet vermiş öncene nimet vermesine rağmen. Okumsa Allah’ı zikretmiyor. Ve O zaman Cenab-ı Cenab-ı Hak’ın ona azablandırması mümkünür Allah’ım vazilesi ve zikrullah noktasında devamlı ayeti kerimelerde hep teşvik vardır. Hep Cenab-ı Hak birçok ayeti kerimede zikirden bahseder. Tabi normalde bazı zikir dairisi diyorum ya geniştir. Orucuda namazı kabul etmeye sabret beibütün ibadetlerin hepsinde içine anbiyuk olan oturup da bir

kimsenin işten la ilahıyla Allah’a temesi Allah’ın doksan dokuz de hem faziletli noktası o yüzden okumsa eğer normalde o zaman okumsa lüzende bir noksanlık bir hata onun üzerinde bir yanlışlık olmuş oluyor. Ve bir kimsedir. Tırnak içerisinde Allah’ın zikretmezse o hebabı hevesunu yiyince on da hatalar zincirlemesi Allah’ın zikretmezse yavaş yavaş kuram ve sünnetten uzaklaşması söz konusu insan belki de bunu ilk hatabita fark etmiyor. Ama yıllar içerisinde baktığınız zaman okumsa üzerindeki nur kayboluyor. Okumsa üzerindeki böyle o Allah hız

zikretmenin insan üzerindeki tecelliyatı vardır. O tecelliyat nedir? Okumsa mesela olduğundan yakışıklı görünür olduğundan güzel görünür. Olduğundan iyi görünür Cenab-a’ya o konu öyle bir manevi albise giydirir o manevi albiseyli o çok farklı bir noktada durur. Olduğundan fazla görünür ama sırf Allah’ı Allah’ı olduğu için zikrederse sırf zikrullah temanatına Allah zahısıyla orada cemaatını içerisinde Allah’ı için durursa hiçbir Mehmet gözetmek sizin hiçbir olmak sizin okumsa Allah’ı zikrederse okumsa o zikrullah tematında durursa ve okumsa bir mürşi dikem ile intisabli ise

okumsa düzeler ve oçiz gide yürür maddi maanevi Cenab-a’ya oçunkün doğrumadığı öyle bir hale gelir her mün onu sever onu sever odam onu onu üzerine Cenab-ı Hak öyle bir elbise giydir bu maanevi bir elbise eder bu üzerine maanevi bir normalde teceliyatlı hani Allah kull Allah’ı sever Allah kullunu sevince cebri alene ni’da ey cebri ay ni’da ait sevdim onu’narda sevsin cebri ayla aleneyselam gök alkınan iday eder ey gök alkı Allah filanca sevdi siz de sevin melekler burada gök

alkından meleklere geçti çünkü gök alkı deyince içinde cini tayfati var içinde melekler var içinde normada farklı bu cini tayfesinin aracını meleklerin aracını farklı tayfeler var mesela yecicime cicvar örnekliyorum bunu mesela başka varlıklar var böyle isimlendirilmemiş maane görülen maane görülen maane görülen o sallamın niyası bütün göka alkına bütün herşine ammelekler mümin kulların kalbine ilham eder biz onu çevirirken ilham ederdi arız da oradaki adesi işe rifim metlinde vahya derdi mümin kulların kalbine vahya der Allah filanca sevdi siz

de sevindir ve Allah zikredeni sadece zikredenler sever çünkü Allah zikreden fise bilillah Allah Allah için zikredinden onu ancak zikredenler sever onu ancak müminler sever onu ancak pirefendiler evliyalar veliler peygamberler sever onu ancak melekler sever onu ancak cinni tayifesinin zikredenleri vardır cinni tayifesinin zikredenleri sever o yüzden okumsa Allah zikrederse Allah zikreder Allah onun Allah’ın onu zikredmesi demek bunu bizim gücümüzün yetmez aklımız yetmez hani müfesirler demişler ki Allah’ın affetmesidir Allah’ın o yüzden rahmet etmesidir katından onu sevmesidir gibi

bir kulluğu sevmesini bir kulluğu zikredmesini ve hata hani başka bir aytik peygamber salullahi ve sallamazetlerin ahdi salat selam getirmesi ilerler Allah Allah ve melaikler ve ve biz de salat edin biz ona salavat şeref okuruz ve salat edin de salavat şerefe onu salat etmek onun hadi şişeğe filerini onun sünneti seni seni canlı tutmak onun sünneti seni yaşama ve asatma mücadelesi vermek ama salat kelimesi çok geniş bir daya eşim bu veçeden baktığımızda Allah ve ona salat ederler o

zaman Allah’ın sallat etmesini ne reka ucaz bizim salat etmemizle işte Hz. Muhammed Mustafa yiye sevmemiz onun sünneti seni seni ayakta tutmaya çalışmamız onun hadiş şereflerini ayakta tutmaya çalışmamız kuranı bizim onun hadişleri anlamaya çalışmamız bizim için o zaman ve onun normalde görünmeye tarafı var görünmeye tarafını Allah Peygamberini nasıl salat eder? Allah salatı salatı Allah ve melekleri Peygamberini salat eder ey Allah sizler de salat edin ey Allah peki Allah’ın salat etmesini nedir? Allah Peygamberini nasıl salat eder? Öyle

ya açıklanmaya yerler bunlar Allah’ın kulunu nasıl salat etmesi ya bizim salat etmemiz nedir? Geçen haftadan da vardı salat kelimesi geçen haftadan da salat kelimesi açıklar kendirik ki bu sadece namaz mı anasında değil bu maana geniş çünkü geçen haftak eder mekki bir ayeti mekki bir ayeti mekki de namaz fars değil o zaman orada ki salat etmek farklı bir veçae giriyor. Şimdi normalde öyle olunca meselae toparlayın şimdi o kim bizim için Allah’ın zikret o zaman biz Allah’ın zikrettiğimizde

Allah’ın Allah’ın zikretmez Allah’ın zikretmez ne manaya geldiğini anlamamız mümkün değil onu bana bir mana versek geçece ben dece hayir eksik oldu sen bir daha bir şey söyleyeceğim ben dece ben dece ben dece ben dece ben dece ben dece ben dece dyresi verince kahson har總la kuvra estás Darip En tabil ve iris iertensiz morselliyet kahson ve profile ve cases bir Sabır, nefsi emredilen meselelerde tutmak hapsetmek onu. Namaz emredilmiş namazda nefsimize hapsetmek, oruç emredilmiş oruçta nefsimize hapsetmek, zekat emredilmiş,

zekatta normade nefsimizi sabretmek orada hapsetmek, cihat emredilmiş orada hapsetmek, işte zekat emredilmiş orada hapsetmek, o zaman nefsi sabır dediğimizde ibadetlerde sabır, sabır dediğimizde haramlardan uzakta durmakta sabır, sabır dediğimizde adcına bakın sana vermiş olduğu ders, gram, kaset ve twarlık yokluk, bunlarla mücadele ederken sabır bakın bunlarla mücadele etme deyip. O zaman sabır bize bütün hayatımız boyunca lazım, olacak olan en önemli olgulardan birisi, bakara yüz elli beş, be hem hahal. Size size biraz korku. Biraz açlık ve biraz mal

can ve mahsül eksikliyle imtane ederiz. Sabredenlerim üç dele. O zaman korku. Hazreti peygamber sallullahi ve sellemazdeleri korkaktığın şerrinden Allah asılın aramda. O zaman korku üzerinde kendince telahşa düşme. Bu düşman korkusu bu açlık korkusu. Bu eşim beni terk eder korkusu. Eskiz kalırım. İçiz kalırım. Çocukun kalırım evlatsınız kalırım. Şu olur bu olur. Gelecek korkusu geçmiş korkusu. Yandan korkusu. Oldan korku. Ondan korku. Bundan korku. Biz korkuyla yaşayan bir ümmetiz. Biz korkuyla büyüyen nesilleriz biz. Korkuyla büyümyüşe. Ve öyle bize

korku bize zaptor Abdaltına almış ki biz korkumuzdan hakkımızda savunama iz. Korkarız biz. Ve bu korku bizim her yeri imtane sarmıştır. Her şey imtane sarmıştır. Biz ne hakkımızı savunabilirsiniz ne okumumuzu savunabilirsiniz. Biz ne hiçbir şeyi savunama iz. Biz dinimizde savunama iz. Biz kurabla şunneti de savunama iz. Korkarız biz. Başımızda bir şekilde de korkarız. Biz ilk okulda korkuyo bize öğretirler daha evde annemiz babamız öğretir. Biz de korkuyo. Sonra ilk okulda korkuyo öğretirler bize sonra ortakul da öğretirler. Sonra

lise öğretirler. Sonra üniversite öğretirler. Sonra asker de öğretirler. Onu sona sen esnaf olursun. Esnaflık öğrenirsen. Hiç unutmamma. Adam vergi dareesinden emekli olur. Şark dükkan bir onun kapısına açar ve Abdükkan dükkan’ın gelir. Koltuğun altında bir sürü dergidir. Evrakla ben Hakkında maaliyeden ne olur mu? Bir yapar. Sen dergi abone olursun bir yıllık abone parasında verirsen. Baştan sadece maaliyayı duyurur. Demez biz maaliyeden emekli olan memurlarız bir dergi çıkarıyoruz. Tane tane konuşmaz. Ben maaliyeden olur. Yapar sen zaten esas duruşsa

geçersin. Korko. Sen o abone olursun bir yıllık derginin kapanı bile açmasın. Aman dersin ya şeytan görsün bunları yüzünü ben görmeyeyim dersin. Biz karakoldan korkarız. Hatta şöyle öyönürüz. Daha karakol yüzü görmedim ben. Pısırın tekisin o zaman. Sen hakkını hiç savunmamışın o zaman. Sen hakikatik konuşmamışın hiç o zaman. Sen kuram ve sünneti hiç konuşmamışın. Sen kuram ve sünneti hikırmamışın. Sen hakkını savunmeyen pısırırlardan birisi. Sebe karakol yüzü görmemiş ya sen. Sen hakkı konuşsaydın karakol yüzü görürdün. Sen Allah veriyorsun

haikırsaydın karakol yüzü görürdün sen. Sen Allah veriyorsunuz. Sen tam olarak aşık olup anlatmamışın. Sen karakol yüzü görmemiş sen. Korkarız biz çünkü biz aç kalmaktan korkarız. Evimizde yiyecekler vardır. Biz artesi gün neyeceğiz diye korkarız. Hatta bizim hanımlarımız oturun yarın ne pişircender. Yarın ne pişircender. Kafasında bazı bakma bir yemek oluştuysuz o yemin bir şehr sebeyi malzemese eksikse evde hiçbir şey yoktu. Aç kaldıktan. Korkarız biz açılıktan da korkarız. Yokluktan da korkarız. Biz er şeyden korkarız. Çat diye bir ses

çıksa yine korkarız biz. Korkuyla büyümüşürsün ki. Korkuyla büyütülmüşüz. Her yerde korka hakimdir. Yalnızlıl mısır filamunlarından bütün mıyısır halkı korkuyordu. Köptüler. Nasıl nemruttan korkuyordu? Bütün teba. Korkuyordu. Kimse karşı çıkmıyordu. Kim karşı çıktı? Monsaha karşı çıktı. Kim karşı çıktı? İbrahim karşı çıktı. Kim çıktı? O tüzü çeşen de oylem peygamber. İsmini söyleyeyim. Yahya Aleyese ile. Yahya korkmadı. Putberez bir patişaf vardı. Putberez bir devlet başkanım vardı. O putberez devlet başkanı. Yahudi dinlulamanda. Yahudi Putberez devlet başkanı her yerlere kendi putunun

türikleri dedi ve kendi kız kardeşiyle cinselliş kegirmişti. Etrafındaki tabiricayese din adamlarını topladı. Dedeki bunun fethlasını verin bana. Onlar dediler ki bu fethvayveriz. Genç olan Yahya Aleyese ile. Dedik olmaz. O genç olmaz dedi. Olmaz dedi. O ne? O ne? Teşattı. Kormada mı ateşatılmaktan? Hatta mesle videobuhi kayı vardır. Bu hikayede mesle videoluş öyle. Bunu biz an senediler anlatır. O genç atılınca ateşe ateşin dışında kınarı der ki. Gelin vallahi da ateşsizim bildiğiniz gibi değil. Bu sefer inananlar tekrar teker

kendilerini ateşatmaya başlayınca o putberez Yahudi. Şerefsiz namusuz o putberez Yahudi. Südü bozu kanı bozu. O putberez Yahudi. Neyüdüğü belirsiz. O bu sefer de. Aman benim kölelerim gitmesin diye ateşe atılmasın beyazakladı. Dedik dedik durdurun. Kimse ateşatılmasın. Atlamasın. Sebe. Çünkü kölelerini kaybetsek. O yüzden putberez, rejimler kölelerini kaybetmek istemez. Ateşatılmasın adamı müsaade etmez. O ne köle lazımdır çünkü. O köleler bütün her şeylerle o putberez, rejime çalışırlar çünkü. Bütün vergilerıyla algılarıyla cezallarıyla her şeyle o putberez, rejime ayakta tutmaya çalışır,

bütün köleler. Köleler olmasa putberez, rejimler ayakta durmaz çünkü. Bütün dünyayı insanlı bu yüzden köledir. İki bir tane şirkete veya aileye çalışır. Bütün dünyaya bütün dünyaya halklarının üç yüz yirmi tırlıyor on dolar, borçları vardır, devletler, dahil. Bu iki bin şirket eder. Ve o korku halkimdir, bütün dünyaya, ve bütün dünya o korku ile yaşar, aç kalma korkusu, yoksulluk korkusu, elindeki iki kuruşu kaybetmek korkusu ile baş kaldıramaz. Zaten baş kaldırılarsa başlarına alanlar çıkar. Çünkü o dünya putberez sistemi her

yerde askeriyesi ile polisi ile kanunun ile siyasetçiler ile her şeyle halkimeye tartında tutar her şeyi. Koca Amerika, İssra’yla bütün parayı yatır, kendi vatandaşları aç sevil. Sokaklarda yaşıyordur. Evsizler, varsızlar, parasızlar, salık problem yaşayanlar. Bu üsturucunun pençesinde olanlar, sokakta yaşar ama abede milyon dolarları, milyar dolarları, İssra’yla hakıtır. Sizler askeriyiz ette çalışırsınız. Ve üç kuruş emekli parasıyla geçinirsiniz, milyon dolarlarının fayze gider. Siz sesinizi çıkaramazsınız. Korkarsınız. Evet. Ben atmış dört yaşındayım. 14 yaşındasıyasette tanıştım. Eliyilden biri. Fayzler dursun diye bir

miting olmadı hiç. Bir yürüyüş olmadı. Bu ülkede eşcin sallar yürürün. Eşcin sallık hakı için. Ama müslümanlar yürüyemez. Biz fayze demek istemiyoruz. Fayze hayır diye. Bu ülkede eşcin sallar yürürün. Eşcin sallık hakları için. Dernek kurarlar. Nerede separti kurarlar. Kocakoca siyasetçiler. Kocakoca parti başkan yardımcıları. Genel başkan yardımcıları. Onlar da insan onları da madem böyle Allah yaratmışlar. Küfre girer. Ama müslümanlar, fuhuş dursun. Müslümanlar, fuhuş dursun. Müslümanlar, kumard dursun. Müslümanlar, fayze dursun. Müslümanlar, çıplattık dursun. Müslümanlar, adalet sizdik dursun. Müslümanlar,

hukuksızlık dursun diye. Kınlarına kumulda tamazlar korku da. Şunu yaparlar. Böyle haber gönderiler. Onun sesi çok sık çıkıyor. Yakında kesiz diye. O. Pütberest, rizimler böyle yaparlar. İşte sabır normalde, ok. Biraz korku diyor ya. Biraz diyor ama biz o biraz çok altıyormuşuz. Çok çok yapıyoruz. Açılık. Biraz mal kaybetmek korkusu. Canı kaybetmek korkusu. Can tatlı. Ve mahsul eksikli korkusu. Bir yağmur yağmasa. Kendinize tövbeler ediyoruz. Haydi nereye gidiyoruz? Yağmur duasında çıkıyoruz. Demiyoruz ki bu yağmur neden yağmaz? Hadi şerifte var.

Zekatlarını vermezseniz. Fuhuş ilerlerse. Kumar uyuşturucu günah kebaliler. İlerlerse. Cenab-ı Hak yağmuru keser. Rızıksızlık verir. Berekesizlik olur. Hatta başka bir adı şerifte diyor ki. Yağmur yağsa da ediyor. Toprak yürün vermez. Biz onu bakmıyız ki. Tabi biz. Hep beraber camilerde yağmur da asya parız. Yani yağmur neden yağmaz onu sebepini araştırır mıyız? Hayır. Garip uçaklar uçar ülkenin üzerinde. Garip dumanlar bırakır. Bütün sosyal medeyi yayılır. Bir devletten bir açıklamalmaz. Çaklar neden dolaşıyor. Garip gazlar nedir. Bu gazlar yağmurımı kesiyor. Bitkilerimin

bizim öldürüyor. Bu gazlar ne yapıyor? Yangınları mı artırıyor? Bu gazlar ne yapıyor? Bizi kansarım yapıyor. Çocuklarımız yarın öbür gün. Neyle karşı karşıya gelecek. Gelecek, ne siller neyle karşıya karşıya gelecek? Bakın bir kovitaşı sıçıkta şimdi. Almanya koviti üretenleri şey yapıyor. Yargılıyor. Ee, şimdi camilerden fettvah veren imamlar. Dihanet. Sağlık bakanla. Bu işte ilgilenenler bu meselesi de ilgilenenler. Bunları kim yargılacak ülke de şimdi? Öyle bir savo civar mı? Öyle bir halkin var mı? Ee, Almanya mahke maaştı. Bu şirketi.

İyi. Burada kim mahke maaşı? Bu şirketi. Onun ozan bu şirketin payanda su olanlara. Hadi kalkın. Dihanet fettvah verdi. Fettvah veren mercine. Hadi o gün kusarlık bakanının mahkeme verin. O gün ki bu aşırlar evet diyen altına imzatanlara mahkeme verin. Hadi. Dese ügün mahkeme verin. Evet. Böyle bir örgüt vermemiz diyor ki bizim. Almanya mahkeme verdi. Ne o prisen midir nedir şirketin adı? Evet. Allah bizi affesin. Sabredenlerin mükafatlarımı, hakhe sapsızdır, zumeron. Sabredersen evet ama ne? Haksız diye hukuk, sız

diye arsız diye hursız diye arış yetede değil. Bunlarla mücadelem rirdir. Bunlarla mücadele de sabretceksin. Bunlarla mücadele farz o farzı yaşamak için sabretceksin. Mücadele derken. Bizde şu var bir işin zulmediği bizzul meselesiz kalıyor. O sabur değil. Bir işin hırsız hırsızlık yapıyor. Biz onun hırsızdığına sabrediyor. Bu sabur değil. Bu kifir. Zahalimle mücadele derler. Hırsızda mücadele derler. Sen hırsızda mücadele ederken öldürürsen şehid olursun. Zahalimle mücadele ederler. Sen zahalimle mücadele ederken öldürürsen şehid olursun. Bizi bunu unutturdu la. Allah bizi

affesin. İçinizden mücadele ederler. Sabır gösterenler. Belli olunca yakınlar. Bu mücadele ederler. Sabır gösterenler. Belli olunca yakınlar elbete sizi imkan ederiz. Bu müşübetler, bu sıkıntılar, bu belalar. Bu zahalimlikler, bu haksızlıklar, bu hukuksuzluklar. Bunlara karşı mücadele edenler. Belli olsun diye. Kim bunlarla mücadele ediyorsa. Bunlar normalde belli olması için bunlar var. Sen o mücadele noktasında mısın? Tengin noktadasın. Allah bizi sabredenlerden eğlesin. O yüzden müşsübetlere karşı sabır. Bir hastalık vermiş isyan etme. İbadetlere karşı sabır. Fazları yerine getirin. A filerler,

Allah’a ayaklaş. Ardından ne? O zaman günah işlememek de sabır. Senin günah önüne gelecek. Sen o günahı karşı sabretten. O yansen ne isin siyasetçesinde değil mi? Bir isi gelecek. Neyse ki aşığı paraya aldı benim şu işim hallede ver. Rüşet. Sen rüşet almayacağın sabretten. Sen bir yerdemeye mursun bir oku atsın ne isen. Pakete hazırlamış getirmiş sana. Ama şu işim hallede ver diye. Sen oruçletin almayacaksınız. Sabrettexin. Esen böyle bir partinin bir yerinde şimdi makam sahibisin. Millet ve kilisinin işte

ilk başkanısın. Ülk yapışkanısın bir şeysin. Bir bayağı gelmiş işistiyor. Bayağı gelmiş istiyor. Ne yapsın? O iş içinde kırılıyor sana. Tabirize ayesin. Halk deliyle yavuşuyor sana. Sen onun normalde işini görmek için öncona gö. O öncona işini bitirmeyeceğim. Dizek sın ki ben anlattan korkarım yapmam. Hani var diye geçmiş ümmetlerden üç kişi. Böyle bir mağara da kaldılar. Bir taş yuvallandı geldi. Mağaran önüne üçüncü sünleydi. Bir de bir kilşöyle dua etti. Ya Rabbi kutlık olmuştu. Benim bir akrabamın kızı vardı.

Benim görünüm, on daydi. Ben onu çok elde etmek için uğraştım. O kutlık zamanında geldi. Ben de bir teneke buğuda istedi. Ben de derim ki dedim ki. Eğer sen bana evetler sen. Benim nefsimi köreltirsen ben sana bir teneke buğuda veririm. O da kabul etti. Tam ben onun işinin bitireceğim zaman. Ben de yüzünü çevirdi. Dedim kona sen neden yüzünü ben de çevirdin. O da dedik ki Allah’tan korkarım. Allah’tan utanırım. O zaman dedi ben kalktım üstünden. Kak, geğin dedim

dedi. Kak. Ben ona dedi bir teneke değil. İki teneke buğuda yardım. Ya Rabbi. Sen bundan memnun olduğu, sen bu kaya bizim gözümüzün önünde. Bizim gözümüzün önünden bizim önümüzden çekilsin dedim diyor. Kaya gacır gacır, gacır açıldı diyor. Bir tanesini neydi? Anne babaydı. Dedik ki ben her gün anneme babama Süt götürdüm. Bir akşam götürdüm ikisi duymuş kalmış. İkisi duyuk kalınca ben sabah olduğu güneşte oldu. Elim de Süt ben onların uyandım. Ben onların uyandım. Onlar uyandılar. Baktılar ki ben

başlarında Süt elim de Süt bekliyorum. Onlar çok benimle kaldılar. Ya Rabbi. Sen bundan memnun olduğu, sen razı olduğu, sen bu önümüzden kaya çekilsin dedi. Kaya biraz daha gacırladı. Üçüncü sukimdi dedik ki ben yanıma bitenem. Geldi dedi. Bir gün benim yanında çalıştı gitti. Ben onun bir günlük gömüyesiyle bitenek oyun aldım. O koyun doğurdu, doğurdu, çoğaldılar, çoğaldılar. Çoğaldılar. Yıllar sonra bu adam çıktı geldi. Dedik ki ben hatca gidiyorum. Benim senden bir günlük gömüyem vardı. O bir günlük gömüyemini

anlayı geldim. O kimsenlerini linden tuttum. O adiye götürdüm. Dedim ki dedi. Dedim ki, işte bu vadi dolan bütün hayvanlar senindir. Senin bir günlük gömüyenden bir tane koyun oldum. Onlar büyüdü de çoğaldı da işte bu develer bu atlar bu koyunlar bu keçiler. Bu sığırlar. Hem sider senin dedim ona verdim. Ya Rabbi razı olduğu, sen bu müşkülatımıza haleyledi. Kayakonpla açıldı. Tam ben bunu tersinden söyledim şimdi. Birincisi o topan ikinci ise anne babaya hürmet hizmet eden şimdi. Anne seni

babasına küfrediyomillet. Ne hizmete? Anne seni babasına dinlemiyor şimdi. Ne hizmete? Anne seni babasına neredesin dövecek şimdi. Doğacak anne seni babasına dövecek neredesen insanlar? Hizmeti hürmeti bıraktık. Doğacak dövenden der var. Doğru. Doğru’n nerede var? Anneci’nin döven erkekler ve kadınlar var. Babasını döven erkek ve kadınlar var. Tokatlayan onları böyle laf söyleyen. Onları kere göre. İhtiren kalktıran ölmedin, gebermedin, sen ne kurtulamadık diye. Asla ne dün yadan ne de mahşlerde iki yakaları bir araya gelmez. Anne seni babasına kuram ve

sünnet de arasında dost doğru davranmayan bir çocuğun dün yada da ahirette de iki yakası bir araya gelmez. Çünkü ahet keremedi öhbüle de meyiniz diyor. Bu kadar Allah bizi affesin. Üçüncü ayak salat etmek. Yani salat etmeyi biraz geniş dayanında almaya çalışıyorum. Talat etmek o yüzden normalde Cenab-ı Hakk’a kulluğunu göstermek her alanda. Tabi bunu sadece namaza bağlamışlar. Yani baktım ben yine bu mesele ile alakalı salatlarla kalabiraz. Hani tevsirciler ne demiş diye. Üç beş tane tevsir abaktım. Bütün hepsi

de Sohbeti namaza bağlamışlar. Salatı, ey Allah, namaz çok önemli. Namaz değil, din değil, namazı olmayanın din olmaz. Madişler’i namaz din de yıkılan son kalendir. Hadişler’i bir kimse de namaz yoksa din de yoktur. Hadişler’i ev Allah. Namazı önemli semelek değil. Ama İslam dün yazında şöyle bir sıkıntı var. İslam sadece namaz ve oruç hatta haç hadi bira bir kızmuda bu üç kendi kaldı. Bu çok acı bir şey. Evet namaz çok önemli. Çok önemli. Ama İslam hukuksuz ayakta durmaz

müslümanlık. Müslümanların muhakkak hukuku olmasa yazık. Hukuksuz bir İslam dün yazı var şu anda. Hukuku olmayan bir müslüman Cenafar. İslam hukuku yok ve İslam hukuku ile alakalı bir çalışma da yok. Bir gayret de yok. Çünkü devlet büyüklerimiz çıkıyor. Bindort yüz yıl önceki siz hukukla bin dört yüz yıl önceki hükümlerle siz bu işi yapamazsınız. Diyor. Yani reformist bin noktaya gidiyor. Ne yapalım? Bin dört yüz yıllık önceki hukukumu da iştirelim. Ne yapalım Fahiz’e helalmedelim. Fuhu şeyel almaya dedim. Hiç

gün kumar hala helalmedelim. Neyinide iştiracaksınız? İslam’ın hukukunun ne seni de iştiracaksınız. Neres olsun uzak etmeyi o? Neresi hoşunuzada gitmiyor da bin dört yüz yıl önceki hükukla şimdi yapamazsınız diyosunuz. Macron çıkıyor. İslam hukukuyla uğraşıyor. Fransa da neden İslam’ın hukukuyla uğraşıyor. Türkiye’de de siyasetçiler kalkıyor. İslam’ın hukukuyla uğraşıyor. Macron’ın bizzükteş misiniz? Macron’ın aynı yardımesiniz. Macron’ın aynı noktaya aynı merkezemeyizmete diyorsunuz. Neden Macron’da dilini doladı İslam’ın hukukuna? Neden bütün kafirler İslam’ın hukukuna diline doladı? Neden Müslümanlar uyyanırsa cıkakçı uğra olursa cıkakçı

uğrından mu korkuyorsunuz? Uyuttunuz Müslümanlar uyyanırda faizden kurtulmayı düşünürlerse mi diye korkuyorsunuz? Uyuttunuz Müslümanlar yüzde yetmiş yüzde seksen faiz ediyor. Uyuttunuz Müslümanların kadınları kızları genel evlerinde peşkeş çekiliyor satılıyor. Uyuttunuz Müslümanların çocukları uyuyusturacağı da külüyor. Uyuttunuz Müslümanların çocukları lüksen modaya gösterişe de külüyor. Acaba bu Müslümanlar uyyanırsa diyemek korkuyorsunuz. Neden korkuyorsunuz? Bu korkunuz neden ki? Neden İslam’ın hukuk’undan korkuyorsunuz da bin dört yüz yıl önce kehukuku? Beğiştirmemiz lazım diyorsunuz. Bunun dilinizin altında, kine bize dost zoru söyleyin, bizden ne yapalım?

Yeni yenizaten proflar çıktı, yeni yenini akademisyenler çıktı. Evlen son mikdare kadar faizca izdirdi. Bu yetmediğimiz size. Hayretin karamanından tutunda bilmem ne akınakada. Yeni neden bu normada en ve son mikdare kadar faizca izgören diyan et çıktı. İlahiyetçiler çıktı. Tokinin faizlu faizlır diyen faiz değildir diyenler çıktı. Daha fazla faizle bu insanları bu memleketü sömürmek için mi? Bin dört yüz yıl önce kehukuku faizlalakalı ayetleri değiştirmeye çalıştınız. Neyi değiştireceksiniz? Huyşlalakalı ayetleri mi değiştireceksiniz? Bütün memleketi genel ev baştınız, genel ev

baştınız yetmiyor gibi zaten genel ev. Bu memleketin çocuklarını soydunuz, sovana çevirdiniz. Teşetlür, ayetimizizdir asız ediyor. Bütün bu sokaklarda meyhane var, bütün sokaklarda barhaneler var, bütün sokaklarda hiç ki servesi. Bunu mu helal etkeniz, bunu mu değiştireceksiniz? Neyi değiştireceksiniz? Sanatçı dediniz, çıplak insanları işçamışırlarıyla şarkı türküs ölüyor. Bunlara bir şey söyleyin yok. Koskoca profesör, öğrencilerini taciz etdini televizyonda canlıya indasılıyor. Bir tane savcı gidip de o profesörü, sen kendi ağzını nasıl söyledin? Bizim çocuklarımızı sen taciz ediyor muşunu okulda değil

daha açmıyor. Ne yapacaksınız? Kemalist, layık kesim çocukları taciz edince serbest yoksa başkası taciz edince ayı kaçıkacak. Yeni bu kukuk uçik aracaksınız. Ne yapacaksınız? Neden hukuk udayı istirmeye çalışıyoruz? Binlerce çocuğumuzu binlerce gencimizi binlerce bir silil vatandaşımızı. Kapt eden şehib eden pek hakikaten itinin başını değiştirmek için mesiz kanını hükmü İstanbul kukun değiştiriyorsunuz. Onun hakkını öldürülmesi binlerce çocuğumuzu katletmiş binlerce askerimizi katletmiş binlerce polisimizi katletmiş binlerce köy yakmışlar. Binlerce insanların hayvatını hayanyana aşağıya yakmışlar. Onun normalde asılması gereken öldürülmesi gereken

sen 14 yıl önceki hukuk çünkü haksız yere bekimize bekimize öldürülse onun öldürülmesi gerekirdiye şart koşmuş. Ne inine değişireceksin? Üstana baklavadilimi yiyen çocuğu sekiz yılcaza verirken binlerce çocuğumuzu katleten kimseye şimdi kim daha önce ziyaret edecekte yarışa girmişler. Ne inine değişireceksin şimdi sen? Hadi tuturacak sanız tuturmayın. Vatam millesak araya huuuudarken yedik ya. Şimdi ne oldu? Bin dört yüz yıl önceki hukukun ne seni değişireceksiniz? İtmesem İtler’e hakaret olur. İtmesem İtler’e hakaret olur. Hayvanlandan daha şahalı yukuk kahramay yapıyorsunuz önümüzde

bunu mu değişireceğiz şimdi biz? Takıllı rahatsızdan niye tanımı görelim? Takalı hakaret olur. İtlere rahatsızdan niye tanımı görelim? İtlere hakaret olur. Kediler rahatsızdan niye tanımı görelim? Kediler raharet olur. Hayvanlandan daha şahalı.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=Bftp-jC93Xs