Nasıl olsa bıyıkları attık dedim bıyıklardan eleştiriliyoruz yeteri kadar sarı takviye de atalım demiş insanlar iyisinizdir ya. Allah. Allah. Benim müslüman. Müslümanlar davrandığı gibi müşteriye de davranabilir mi. Beni aydınlatır mısınız. Allah razı olsun tersine. Amin. Müminler müminlerin dostlarıdır. Mümin müminin dostudur. Mümin kafirin de dostu değildir münafığın da dostu değiliz bir kimse hükmü le böyle iç içe olduğun gibi müşriklerle münafıklarla kafirlerle olması mümkün değildir insanlar tabii. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve. Resulü
iç alemini hiç dünyasının hem de dış zahirini dış dünyasını bu hüküm çerçevesinde oluşturması gerekir tüm çerçevesine ortak tutması gerekir. Bu konuda bir sürü ayet ve bir kimse müşriği münafık kafirin kendinden dost edinirse. Allah da ki sizi onlardan eti. kişi sevdiği nedir. Çünkü cenab-ı hak. Allah’ı. Sevin resulünü. Sevin müminleri. Sevin diye emretmiş o zaman. Bir. Müslümanın buradadır buradaki yol güzel nakı belli oldu. Allah’ı sevmek resulünü sevecek ve müm inler müminlerin münafıklarla ilişkileri müminlerin kafirlerle ilişkileri olur. Müminler
kafir devletler ile ilişkiye girebilirler. Müminler müşrik devletler ile ilişkiye. Müminler münafık devletler de ilişkiye girebilirler teşkillerini bu tazim. Bir müslüman toplumun kafir toplulukla olan ilişkisini bir devlet idaresinin kafir devlet. İdaresi ile ilişkisini. Mümin bir kimsenin. Şakir devlet de olabilir ilişkisini. Mümin bir kimsenin müşrik veya. Münafık bir sistemle devlet sistemi ile olan ilişkisini bunları. Aslında böyle ayrı ayrı söylüyorum bu lafızları birbirlerinden duyarsınız kafir müşrik bunların. Aralarında çok bir fark yoktur işte münafık. Biraz onun arasında fark vardır.
münafık da. Özünde kafirdir ama biz onun bu noktada kalbin hissiyatını bilemedim ise dış görüntüsü onun. Müslüman için kafirdir onu ayırt eden odur hep beraber namaz kılabilir gün gelir kendisinin. Müslüman da gösterebilir ama içinden iç dizaynı 3 iç oluşumu. Tevhid noktasında değilse o da müşriktir ama on münafık. Özünde içinde kafirdir gene bunların hepsini. Dizayn eden. İslam. Hukuku var ehl-i tasav vuf. O zaman bizim hukukumuz burada nasıl olmalı. Sonuçta devletlerin hukuku kendilerine ait devletlerle alakalı ama birey olarak
bireylerle olan huk uku karşımızdaki birey müşrikse bizim ona olan hukukumuz nasıl olacak. Bir müminin müşrik bir kimseyi sevmesi müşrik bir kimseyle dost olması müşrik bir kimseyle hemhan olması düşünülemez mühim müşrikle ilişkiye girer. Mümin. Müşrikler bu noktada. İşte arkadaşlık. Kural bir yakınlık kurar tebliğ etmek için. Ona doğruyu söylemek için ama onunla dostluğunu derinleştirmek onunla arkadaşlığını derinleştirme noktasında değil ve onu sevme noktasında da değil hayatı kulağın ve. Sünnet noktasında. Zahir noktasını. Kur’an ve sünnete bu farzdır. Siz hayatınızın
dış yönünü tam üstünde gören. Dizayn etmek zorundasınız. Müslümanların en büyük problemlerinden birisi bu dış davranış biçiminin dışlarını. Kuran ve sünnete göre. Dizayn etmemeleri şunu diyebilirler ya biz inanıyoruz. Evet biz sizin inancınıza kalkıp da inanmıyorsunuz deme noktasında değiliz ama inanan kimse inandı dinin gereklerine göre hareket eder inandığı dinin hukukuna. Tabi olur. İnandır dinin bu noktada hukukuna sırtını çevirmez bir hukuku o şeyin aklıdır aklı. Siz aklı reddedemezsiniz namazın farzları vardır reddedemezsiniz. Abdestin farzı vardır reddedemezsin. Bu işin aklıdır.
Siz hangi tasavvu merhalesinde olursanız olun hangi manevi noktada olursanız olur ister. İslam denizlerin üzerinde koşar hayvanım ister. Deniz lerin dipsiz namazın farzına itaat edeceksiniz abdestin farzına itaat edeceksiniz orucun farzına itaat edeceksiniz dinin farzlarına itaat edeceksiniz itaat edeceğim. Abdestin farzı kaç 4 ellerini kollarınınla beraber yıkama yüzünü yıkamak başı meslek etmek ayakları yıkama bu. Abdestin farzı bu işin hukuku bu işin şeriatı bu işin aklı aklı bu işin biten. Nesi var adabı var tek adapları var ne kıbleye doğru
yönelmek ağza üst seferleri çalkalama burnuna 3 sefer su vermek kulaklarının içini ve dışını mest etmek ellerinin parmaklarının arasını ilerlemek planını hilallemek abdesti nesi adabı abdestin. Esrarı vardır abdestin. Esrarı ne ya. Rabbi dilinle. İşlediğim günahları affeyle. Ya. Rabbi dudaklarımla. İşlediğim günahları affeyle. Ya. Rabbi gözümle kulaklarımla. İşlediğim. Günahlarımı affeyle ayaklarınla. İşlediğim günahları affeyle abdestin. Sırrı var. Ya. Rabbi. Eğer ki benim dilimden konuşacaksan abdestsiz bir dille nasıl konuşursun konuşmazsın ağzımı yıkadım ki ağzımı gargara ettim ki dilin. Maddi manevi.
Tertemiz olsun kelimeler senin kelimen olsun. Cümleler senin cümlenin olsun dökülecekse bu ağızdan bir kelam senin kelamın olsun. Yarabbi gözümü yıkadım. Gözümüz sürdüm yüzümü sürdüm ve kimsenin ne için olsun gözüm görecekse seni görsün. Ya. Rabbi. Ellerini. Kollarını yıkadım. Hani sen dedin ya tutan eli olur. Sen abdestsiz ele. Sen abdestsiz elle bir iş yapmazsın ne cismi sen kendi bu abdestin sırrı la ilahe illallah dediysem bu işin farzı var ne bu işin farzı. Ya. Rabbi senden başka ilah yok.
şehadet ettim ah sen. Senin peygamberin ve kulum muhammed-ül. Mustafa ona da şehadet etti yasaklarını yerine getirmek adabı. Emir ve yasaklarını yerine getirmek. Allah ve resulünün yasaklarını yerine getirmek bu adabı bu adaba ehli tasavvuflayacak ehli tasavvu adabına uymazsa iman-ı gevşek esrarına dalacak esrarını resulunu. Sevin müminleri. Sevin. Sevin kardeş. Bu ne bu esrarı. Sev bu. İşin sırrı var. O noktaya bu işin de. Sırrı o zaman bir kimsenin müşrik bir kimseyle dostluğu müşrik bir kimseyle arkadaşlığı müşrik bir kimseye
kendine. Veli edinmesi müşrik bir kimseyle bu noktada hemhal edilmesi düşünülemez bir sahabe. Peygamberimizden. Sallallahu vesellemden mucize göstermesini isteyebilirim bu onun imanına zarar verir mi bundan bağlı olarak bir. Derviş üst tarafından. Keramet göstermesini isteyebilir mi bu o dervişin manevi. yol almasına zarar verir mi veya manevi yol alabilir miyiz ister. Derviş kerametsiz olmaz dermiş kerameti ister bir sahabe de. Peygamber sav hazretlerinden mucize ister bekle zayıf gönüllüler mucizelerle ve kerametler de desteklenir ve bir. Derviş bir üstattan kerametler ve
o kerameti görür o kerameti tanır o kerameti yaşa ve o kerameti görmez yaşamazsa zayıf dervişlerin kalpleri mutmain olmaz ama bir üstad. Hadi şöyle bir. Keramet gösterivereyim derse kendisi cahildir hem de onu bekleyen onu bekleyen bir kimse cahil olabilir ama üstadın cehaleti olmaz. O yüzden. Üstad şöyle bir sana. Keramet göstereyim demez diyemezler bu o. Üstadım cehaletinden kaynaklanıyor. Üstad olmadığını gösterir işte zayıf gönüllüler bu kerameti beklerler bu kerameti isterler kendi gönüllerinde bu kerameti yaşamak arzusunda bundan onların onun.
gönüllerini safları sıkıştırmak sıklaştırmak gibi sıkıştırıp ve sıklaştıracaksa cenab-ı. Allah. Onların kalplerini mutluyum hale getirir ama. Derviş kastettim kimse. Derviş. Talip değil muhakkak ki talimlerde isterler böyle bir muhakkak insanın gönlü bunu arz eder insanın nefsi. Bunu ister insanın içi. Bunu yaşamak ister ve karşıdan görmek de kalmaz. Kendisi de yaşamak kendi üzerinden tecelli edinmesini ister oturur kalbinden bir soru getirir benim bu. İmtihan etme noktasında olursa bu küstahlıktır yalnız. Ben şimdi oturdum benim kalbimden geçeni bir isim derse bu
küstahlıktır bu cahilliktir manevi. Tokat yer o kimse. Allah muhafaza eylesin. Aman gönlünde bir soru vardır bir müşkilatı vardır olması gereken bir hali vardır soramamıştır fırsat kalmamıştır zaman mamıştı cenab-ı uyanık olduğu için der ki benim. Kalb soruya cevap verdi. Benim sormama gerek kalmadı veya bir arkadaşla konuştuyduk tartışlıydık veya bir hakkında bir şeyler de diyecek ki işin içinden çıkamadık sohbete gittim sohbete dinledim çıktım işin içinden o kimse tutacağız nefsinin daha doğrusu beyninin gerisinde bunu bekler ama bu ihtiyari
bir. Bu kasni bir değildi bizim. Profesör. Orhan’ın bile hazırlamış soruları o gitmiş. Dokuz. Eylül. Üniversitesi’nde ilahiyatın birkaç tane de profesyonel arkadaşı varmış. Ondan da konuşmuş onlar da demişler ki bunları sor dediler. Kağıt. Almış eline yazmış sormak. İzmir’e gittiğimde başladı. Bir tane soruyu sordu oradan kağıttan. Biz bir başvurduk sohbet koca. Boyun ne çiziyor orada teker teker. Ben de ne diyor. Bu ne diyor verdiğim sorunun cevabını altına not almaya başlamış bana dedi ki sohbet bitti ya. Ben bir
sürü soru hazırladı dedim hepsinde cevabın olmadı gibi söylerken sakın. Keramet açıkladı mı aklımı onda geldi. Allah muhafaza eylesin böyle bir şeyimiz yok cenab-ı. Keramet arayanlar terk edip gidebilirler aradığımız kerameti bulamadık diye bir derdimiz yok ha hakkımızda helal edin inşâallah. Hakkınızı helal edin. Çünkü bunun bir de manevi sorumluluğunu ve sorumluluğu var sen o kerameti. Bekler o kerameti görür de ondan sonra sırtını dönersen yandı. Keten. Helva. Allah. İntikam alır. O zaman diyor ya. Kim benim dostlarıma kursa yırtıcı
aslanın avından intikamını aldığı gibi ben de ondan intikam alırım derler. Sakın ha hem kerameti görüp. Hem onun velilini gözümüzün önüne gözünüze sokarcasına sırtınızı dönerseniz. Allah muhafaza eylesin o zaman da. Allah sizden kimse bu yırtıcı aslanın avından. intikamını aldığı gibi. Allah da intikam alır. Allah muhafaza eylesin insanların kalplerine güven olmaz belirli bir zamana kadar belirli bir noktaya kadar o dervişlerin o bireylerin o taliplerin kalbi yanar döner olur. Ne zamana kadar mutluluğun oluncaya mutmain oluncaya kadar o yanar
dönerliği yaşa ne zaman ki mutmain ne makamına gelecek. Ey nefis. Rabbine mutmain olarak dön. Kalpler ancak. Zikrullah ile mutmain olur bu sırra erdi mi o kaç. Sükun bulur artık. Onun fazla oynayacak olmayacak zıplayacak. Gelecek gidecek fazla bir yere kalmaz bu keramet de isterim mucize de ister ayın 2’ye ayrılmasını da ister bir ara öyle dedi birbirimize. Resulullah. Sallallahu vesselam. Hazretleri. Ali eliyle ikiye böldü dedi sen de ay ikiye bölebilir misin dedim böyle baktın dedim ayı. ikiye bölen.
Medine’ye. Münevvere. Sen cahil bir insansın sana gel bize demiş ol diyen oldu mu dedim ben olmadı dedim sana gel dergaha diyen oldu mu olmadı dedi sana birisi gel derse dedim ben. Sen ona söyle ayı ikiye bölersen geleceğim dedi. Allah muhafaza eylesin. Ama insanoğlu. Bunu ister. İbrahim. Aleyhisselam’ın cenab-ı. Ya. Rabbi senin yeniden dirileceğine inanıyorum ama mutmain olmak istiyorum demiş. Bunu nasıl yapacaksın hani ona demiş ya git dört tane tepeden birer tane kuş tut kuşları tutmuş kes kesmiş
kavur kavurmuş yak yakmış karıştır tüylerini karıştırmış demiş git dört tane tepeye birer avuç küllü. Savur orada savurmuş rüzgara karşı. Külleri demiş gel şimdi tekrar demiş bütün tümü. Çık çık dönme demiş. İbrahim. İşte biz. Böylece yeniden dirileceğiz. Hadi. İbrahim. Senin kalbin olsun. Hadi. İbrahim. Senin aklın olsun. Sen aklınla mutluyum olmaya çalış de ki mutmain olmak istiyorum o sahipsizlerin sahibi. Allah kalbine merhamet etsin senin ve kalbini mutmain hale getirsin seni dört tane kuşunu içinden uçursun dağ bayır böyle
dolaştırsın. Ondan sonra onu. Aşk ateşinde yaksın dumanını açsın. Külünü savuttursun ve gönlüne hudesin tecelli etsin ve bu dört tane kuş kalbinde yüreğinde yeniden nehri 4 kuşu da siz düşünün tevhidin bir yağ demiş gösterişlenmiş. Ama asıl özü tevhidin. Kalbe tecelli etmediği için imanın kalpte yerleşmeyişi kalbin oraya buraya oynaması oraya buraya sıçraması bir dengede gitmemesi bin merkezde bulunmaması bir çizginin üzerinde yürümemesi gizli o kadar alanı geniş ki bundan kurtulmanın yolu. Allah’ı sevmek bundan. kurtulmanın yolu. Allah’ı çokça zikir
bundan kurtulmanın yolu sımsıkı. Kur’an ve sünnete bağlananlar sımsıkı ve insanları helak eden bir hastalık tır helak eden bir hastalık tır az önce anlattığımız o tevhidle alakalı içsel ve. İslam ve sevenlerle anlattığımız şeylerle kişi eşini veya evleneceği kişiyi çok sevmesini sakınca var mı. Kendini çok severek çok sevmek sevmemek için geri çekmeni mi ya öyle bir. Seven insan denk gelmedi hiç ya nereye geri çekecek insanlar doğru noktada doğru bir şekilde eşlerini severlerse o sevgiden zarar görmezler aslında bir
kimse doğru noktada doğru doğru şeyi ne kadar severlerse sevsinler asla zarar görmezler ben engellerimdekini de söylemeden içim rahat etmeyecek bir kimse gerçekten ama gerçekten kalbin olarak ihlaslı ve samimi olarak her. Neyi severse sevsin. zarar görmez beni seversen sevsin. Bu size tuhaf gelebilir şimdi. Gönül. Arz eder ki doğru noktada doğru şeyi senin. Bu sizin selametliğe götürür bu sizi zararsız bir şekilde menzilinize yerleştirir. Eğer. Akli noktada. Zarar etmek istemiyorsanız. Akli noktada davranmak istiyorsanız doğru noktada doğru şeyleri seveceksiniz.
Ama bu benim beyin. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Cebimdeki bir şeye belki. Ütopya. Benimki bu işin felsefesi. Ama bunda zarar var. Ama bunda insanın karşısına ne geleceği belli değil her. Neyi seversen sev ve gerçekten ihlasla ve samimiyetle seversen o sevgin seni ilahi sevgiye doğru sevgiye götürecektir bu işin tehlikeli kısmı bu işin kapalı zarfı. Bu renk. Beynimin gerisinde bir felsefe doğru bunu paylaşmadan edemeyeceğim kendime ihanetmiş gibi olacak yanlış da olabilir bu eksik de olabilir kuş da
burada. olabilir bunun felsefi olarak doğru olmayanlar olabilir. Ben bunu illaki doğruluğuna yapmıyorum iddia etmiyorum. Ama bu benim beyin yerimdeki inanışım. Hani ehli tasavvu meşhur bir ibaresi vardır ağaca bağlansan yol alırsın derler. Hadi kimse. Derviş ise sağlam bir. Derviş ihlaslıysa. Çok affedersiniz. Kamil olmayan. Dandik bir şeye de bağlansa yol alır o kimse ve cenab-ı doğruyla buluşturur karşılaştırır. Allah hiçbir şeyi boş bırakmaz zerrece hayırlı işlerinin hayırlı karşılaşırız kalmaz zerrece şer işlerini cezasız kalmaz. O zaman sen. Allah için
ağacı sevsen dahi ağaç sana doğru yolu gösterir ağaç göstermez ağaçtan bekleme doğuruyor mu ağaca tecelli eden birisi olur hacca tecelli eder ve ağaç konuşup at. Senin doğum noktaya götürür ağaç ağaç senin doğru noktaya götürür. Sen yeter ki samimi bir. şekilde ağacı sevip bildiğiniz ağaç ağaç seni dinler ben sana cevap verir ağaç seninle hüzünlenir. Bu sizin bugüne kadar veya da böyle kendi kafanızda hayalinizde canlandırdığınız hayatın hayalinizde canlandırdınız tasavvufun dışında bir şeymiş gibi görebilirsiniz bu işin tehlikeli tarafı
bu tehlikeyi sevmeyenler bu tarafa iptal olacak şuram yanar. Kur’an’ın eksilir buranın kızarır. Kur’an kopar diyen kimse bu tarafa yanaşmasın. O ne yapacak o aklıyla davranacak doğru nokta da doğru şeyi sevecek doğru noktada doğru yerde bulunacak kerametin bol haliyle ahvali ile her şeyiyle nam salmış bir. Veli arayacak kendine bulacak doğru noktada doğru vereyim diyecek ki ya bu bunun aklı o zor ve o. Akarlar bir tek bir türlü tam bir. Veli bulamazlar ben çoğu ile karşılaştım çünkü birisi
anlatıyordu. şimdi. Çorumlu. Hacı. Mustafa. Efendi hazretlerimiz ziyarete gitmişler. Çorumlu. Hacı. Mustafa. Efendi. Hazretlerinin ne kadar büyük bir delil büyük bir zat olduğunu anlatıyor bana. Anlattı anlattı. Anlattı anlattı mı tamam aynı sohbet soruyorum başka vida. Anlattı anlattı nasılmış o zat elinde tesbih diyor hiç. Biz gittik yanına selam verdik oturduk diyor devam ediyordu diyor. Ben mübarek öyle zikir öyle zikir elinde tespit yok. Biz oturduk diyor saatlerce diyor yanında bize diyor. Hoş geldiniz bile demedi diyor. Tabii çok mübarekmiş
dedim ben çok mübarek etti dedi. Ah bir soru bağlandım. Belki de 7-8 tane 9-10 tane ziyaret ettiği sohbet ettiği çok mübarek gördüğü şehirlerin sıralandı hiç birisinden de ders almamış tapusuna geldi. Şeyh. Efendi. İşte bizim birkaç arkadaş onu da getirmişler. sohbete bizim şeye. Ben değiller. Ondan sonra tanıdı tabi. Bizim arkadaşlar illaki bir iki tanesi bana dedi ki abi bir konuş bir konuş da işte önemli adam kıymetli adam zannetti. Ah bir görüş ya görüştükten biz adam böyle kendisini
zengin. Hali vakti yerinde göstermekten ve kendisine bu noktada kemanlığa edilmekten hoşlanır böyle anlattın. Abdullah. Efendi de çok iyi. Ben dedim bir dakika dedim mi. Ne oldu bundan da nasip etti nereden anlıyoruz. Mustafa kardeşlerim dedim abi onca sıraladım hiçbirinden nasip olmamış dedim dedim. Sen. Çorumlu. Mustafa. Efendi görmüşsün senin nazarında. Mustafa. Efendi ahtap bir öyle değil evet kurtullar. Efendi senin nasıl bir mi dedim ben değil dedi ben öyle oldum bildiğim için dedim ben nasip olmayacaksın orada ve. Bazen
denk. geliyor böyle iki üç yılda. Hala da bir yer nasip olmadı. O tam bir deli. Onun kafasında bir tam bir yeleği var o. Nasıl o gelecek o filanca. Efendi gelmiş duvar dan duvar kırıcı ayrılacaktır anlat o kalacak ya. Nasıl kalayım diyecek kalamıyorsan defol git buradan diyecek gene gidecek gelin hakim ol bu tasavvuf zararı kiralık hesap edenler işi değildir tasavvuf. Allah’ı sevme resulunu sevme bir. Üstadı sevmem. Kısa akıllıların işi de değmez nasıl kısa akıllılar vardır. Onlar kendilerini
uzun akıllı görürler iyi akıl kendisini iyi akıllı gören kısa akıllılıdır. Onların işi değildir. Allah muhafaza eylesin işte kısa akıllı olmayanlar üstadlardan. Keramet beklerler akıllı ya pardon üstadlardan karanlıklarlar peygamberlerde mucize beklerler adam bir beklerler ve görseler dahi. Onlar ne yazık. ki gene yol alamazlar bir şeyin bekledikleri için. Tamam hiçbir işe aramayan hiçbir beklemeyen kerametin ortasındadır elmanın içerisinde. Kurt insan güzeldir kullanmayan bir erkek ya kendi göremiyor ya. Kendisi de her gün. Allah’tan görsem. Allah görsem böyle bir projektörleri
açar bir. Keramet göreyim diye. Allah bunun bahşetmez. Ömür ki hiç böyle bir beklemez onun kalbinden bir geçer cevabı alır. Aklından bir geçer cevabını alıp o böyle bir olacaktır orada kerameti görür öbür tarafta bir olacaktır o işi öyle olmuş olur mu. Sen geldin bir hu dedin bu hastalığım. Şifa buldu der o bekl. Edik. Allah bizi affetsin güzelmiş bu hiçbir. İnfak. Kendisine bağlanan bir müridi. Hakk’a vasıl eylemeden yüzüstü bırakıp. Ölmez davudedir bu ne kitabın ismi herhalde bu hayatı
bu. Pardon o şahsın. O öyle demiş ne demektir. Allah razı olsun evet. Eğer bir kimse bir kimseye bağlanıyorsa ve bu bağlılığını o şahsı olarak görüyorsa. Vay o şahsın haline. Vay o bağlanının vay ki bizim bağlılığımız. Allah içindir bizim muhabbetimiz. Allah içindir. Bizim sevgimiz. Allah içindir. Bu noktadaki duruşumuz da. Allah içindir ve yürüdüğümüz yol kadar alacağımız biliriz yürüdüğümüz yol kapanır atacağımız adım kadar alacağımızı biliriz şatafat kokan sözler. Evet bir. Veli bir üstad ister ki etrafındaki bütün insanlar
sadece kendi arkadaşları ihvanları kardeşleri değil ya. Bütün. Ümmeti. Muhammed hakka vasıl olsunlar. Allah’a dost olsunlar. Ben isterim ki buradaki. Bütün kardeşler. Allah’ın veli kulu isterim ki hepsi de. Mürşid olsun isterim ki hepsi de her zikrullah’ta her. Allah’ı görürcesine sükrullah. etsinler her zikrullahlarını. Peygamber sav görsünler onu. Bunu kim istemez ki. Seda. Tevhid başlarken la ilahe illallah derken bütün maneviyatta o zikrullah’ı yapsın ama herkesin hali aynı olmazsa. Hadi gelmiş ya sahabeden dedesi. Hazret-i Ebubekir. Efendimiz’e demiş ki ben
kendimi münafık gibi istekli hissediyorum. Ne oldu demiş. Resulullah. Sallallahu vesselam. Hazretlerinin huzurunda ayrıyım ondan ayrılınca ayrılayım demiş. Halim değişiyor demiş ki. Aynı bende dolu geldi. Biz bunu. Muhammed. Mustafa’ya soralım. Peygamberimize salonları ve. Sellem’e gitmişler. Allah resulüne. Sav. Hazret-i Özür dilerim. Hanzala dedim. Hanzala bunu sormuş. Hazret-i Resulullah’a. Allah resulü demiş ki haliniz burada olduğu gibi dışarıda da konuşsanız. Meleklerle konuşuruz melekler size selam verir melekler melekler sizin. Başınızda duruyor ya. Peygamber sallallahu vesselam’a zaten. Haşa irfanı mı eksik
noksan. Allah muhafaza. Esin aşağılık o zat söylemiştir söylememiştir böyle bir demiyorum. Allah muhafaza eylesin ama her dermiş aynı halde olacak ve aynı hala alacak bu zor herkes için o. Kapı açık mıdır açık mıdır inşâallah. Rahman kavuşabilir ama yürüyecek yürüyecek yol gidecek dilini muhafaza edecek halini muhafaza edecek ahlakını aşkını muhabbetini muhafaza edecek tek eşini dövüyor eşine hakaret ediyor etrafa zulmediyor etrafa haksızlık yapıyor. Burası. Zikrullah kapısı. Burası. Allah gelecek burada kesin şuradan yapacak cenab-ı günahlarını affedecek ama burada
dişler çıkacak yine birisine haksızlık yapacak yine birisine sünnet edecek gelecek. Bir de. Allah zikredecek. Allah bir daha affedecek. Ama dışarı çıktığında kendisini koruysa kendisi gibi muhafaza ettiler haksızlık yapmasa yanlışlık yapmasa eksiklik yapmasa harama düşmese onun halini değişecek onun ahvali. değişecektir doğru. E şimdi kendini muhafaza etmeyen bir kimseyi. Üstad ne kadar muhafaz a. Allah mı. Yalan söyleme söylüyor yemin etme ediyorum. Gıybet etme. Ne diyor harama gitme. Gidiyor harama. Dokunma dokunuyor haram konuşma konuşuyor etrafına zarar verme veriyor.
Coşkun akan sel gibi önünde bir durması mümkün değil. Allah muhafaza eylesin. Gönül. Arz eder ki. Bütün kardeşler bu noktada. Allah’a. Vuslat olsunlar. Allah muhafaza eylesin inşâallah günahlardan nasıl kurtulabiliriz nasıl kurtulacağını düşünmen dahi kurtulma noktasında. Bir. Adım kıymetli. Kardeşler tövbenin hakikisi günahı terk etmektir tövbe ya rabbi demenize bile gerek yok o zaman demek hem farz hem sünnet. Ama onun tecelliyatı onu yapmamak. Siz oturursunuz sabahtan akşama kadar. Ya. Rabbi. Tövbeler. Tövbesi. Ben bir daha yalan söylemeyeceğim dersiniz ama
arada. birisi gelip. Bak yalan söylersin tövbe bir şeriatan tövbe günahtan korunmanın farzı yapmamak adabı günahla ilişkinin tamamen kesmek. Esrarı bütün uzuvlarını günahla alakalı yazılımdan silmek sırrı artık günah sana hiç dokunmaz. Senin üzerinden. Zuhur etmez bir. Allah bize beni korur ve muhafaza eder. Allah yaptıklarından sorumlu değiller o işin nasıl ona. Kapı aralık mı. Aralık günah işleme kapısı aralanır ama. Allah onu korur ve muhafaza edersin allah muhafaza eylesin bu yolda en hızlı yol aldıracak amel nedir bir tek
amele bağlamak çok uygun bir değil nasıl bir insanı insan diyebilmemiz için gözleriyle kaşlarıyla burnuyla ağzıyla esrarıyla yıkıllarıyla bir bütün olarak görüyorsak ve o bütün içerisinde insanı insan olarak görüyorsak hemen noktasıdır bütüncülük içinde olacaksın bir tek amelde sabit kalmak. Bir. Tek amelde durma. Bir tek amele sımsıkı yapışıp diğerlerini yok görmek bu değildir. Evet. Allah’ı zikir en büyük iştir ama namaz kılmayı oruç tutmayı hacca gitmeyi zekat vermeyi sadaka vermeyi insanlara tebessüm etmeyi insanlara yardım etmeyi insanlara zarar vermemeyi
güzel ahlaklı olmayı. Allah’ı sevmeyi resulünü sevmeyi. Üstadı sev meyin. Evet bir kimse istenir ki o kimse kendisini. Kemale erdirsin kendisinin olgunlaştırsın. Ama bu bütündür abdestsiz namaz olmadığı gibi yeme içmeye devam ederken de oruç olmaz nasıl namazsız bir mümin. Kemale eremezse orucu kaç sen terk eden bir kimse. Kemale eremezse bu noktada. Derviş kardeşlerimiz böyle sabit kalaraktan da. Kemale ermiş olamazlar gücümüzün yettiğince farzları yerine getirin gümüzün yettiğince sünnetlere nafilelere sarılıp. Allah’ı sevmektir işimiz bunu şu amel yeter deyip
de. bir tek o amelde kalmak her gün ekmekten başka bir yememek gibi bir sağlıksız beslenmek. Siz sabah öğlen akşam sabah öğlen akşam günlük bütün. Hayatınız boyunca sadece ekmek yemiş olsanız her gün karnınızda yahut da ya. Ama siz sağlıksız beslenirseniz sonra direnciniz kalmaz sizin vücut dengeniz bozulur niçin sağlıksız beslenmekten dolayı ve eğer siz bir tek amelde kalırsanız sağlıksız beslenirseniz ben oturacağım. Allah’ın zikretmek en büyük iştir sadece oturacağım. Allah’ın zikredeceğim namazı kılmayacağım orucu tutmayacağım abdest almayacağım böyle bir
dini hayat düşünebiliyor musunuz. Hayır. Ben düşünmüyorum onu bildiğini hayatta yok hadis-i. Kutsi ve ayeti kerimeler açık o kimse. Allah o kimse farzlara riayet edecek bu. Allah’ın hoşuna gider farzlara riayet etmek haramlardan uzak durmak ibadetleri yerine getirmek farz bunu her. derse. Belki de söylüyorum ve söyleyeceğim de bizim tasavvuf anlayışımızın temel temel kaynaklarından birisidir bu hadisi kul farzları yerine getirmekle allah’ın hoşuna gidecek amele işler nafilelerle. Allah’a yaklaşır. Ve. Allah’ı sever bizim çizgimiz ve. Yolumuz budur. Biz farzları riayet
ederiz bu işin hukukudur bu işin farzıdır bu işin aklıdır ikincisinedir adap nedir nafilelerle. Allah’a yaklaşma farzları riayet etsin bu şeriatın emri bu aklın durduğu yer bu. Kural ve sünnetin başlangıcı imanın tecelli ettiği ya. Burası şeriat. Dairesi buradan dışarıda durmak yok. Bunun dışında düşünmek yok. Bunun dışında bir şeyi algılamak yok algılayan anlayan anlatan var ise yanlış bizim tasavvuf anlayışımızın temel noktası farzları riayet etmek birinci derecede sorumlu olduğumuz fazlaları riayet etmek. Kardeşler namazlarınızı kılacaksınız. Ne iş yapıyorsanız yapın
her. nerede bulunursanız bulunun halde olursanız olun bu yol da. Allah’ı seviyorum. Allah’a iman ettim diyenler namazınızı kılacaksınız ibadet noktasında söylüyorum paranız varsa ancak gideceksiniz bir televizyonu düşünmeyeceksiniz tutarı değiştirmeyi düşünmeyeceksiniz hanımlarınızı değiştirmeyi düşünmeyeceksiniz bana vereceğim kız. Evlendireceğim şunu yapacağım bunu yapacağım düşünmeyeceksin farz olan her yerine getirsin 4 milyarlık 5 milyarlık koltuk takımı halı takımı televizyon kimin. Hacca gitmeye muktedir olduğu halde gitmezse. Yahudi veya. Hristiyan olarak ölmesinde bir beyit yoktur. Namaz dinin son kalesidir yıkılırsa dinin yıkılır namazı
olmayanın dini yoktur hadis-i haramlardan uzak dur farzların içerisinde bu da var. Allah’a şirk en büyük günahı anne babaya aşık olma açıkça onun. Makul ve malum sözlerine. Makul ve malum isteklerine reddetmek onlardan uzak durmak. Onların kalplerini kırma haram büyük günaha. bizde işi yok kendine. Dergah arasın kendine. Şef arasın açıkça namuslu insanlara iftira atanlar kadınlara erkeklere göçünle gördüğünde daha inan mazlar iftira atarsın. Gözünle görsen dahi. Ben inanma derken nasıl bir erkek kardeşin erkeklere iftira atarsın nasıl helallaşsın günahı.
Kemal kızım veya kadın yanında bir tane erkek takmış ona. Nereden biliyorsun dayısıdır. Nereden biliyorsun amcasıdır. Nereden biliyorsun tanımadım birisidir akrabadır nasıl onun namusuna iftira attın. Dükkana geldi bayanın birisi dükkandan arabaya bindirdim şuraya akorun önüne getirdim daha eve gidinceye kadar telefon açmışlar eve. Hacı abinin elinde arabasında bir. Hanım vardı eve gittim. He vardı dedim ne oldu kaldın bunu dedim sana kim söyledi ise fitne çıkarıyor söyle sana telefon açarım dergahta istemiyorum. Şimdi sen bir uzak değil benim arabama
bütün. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti bayan. Dervişler biner götür ürüm. Allah’tan korkmadın kız. Yarın bizi. Senin hanımın derler yarın öbür gün senin kızım yine günah bilmez diye düşünme öyle bir noktaya gelir binmek zorunda kalır bin derim götürürüm hizmet ederim yapmayacak haramlara uzak duracak haksız yere adam öldürmek uzak dur yalan söyleme uzak dur. Gıybet etme uzak dur ih tira etme. Günah keva. Gibi. Derviş yapmaz bunları farzlara riayet edeceksiniz daha kemallerden uzak duracaksınız günahkebay ‘dan ahlakın hukuku
kimsenin karısına kızına karısı kimsenin adamını yoldan çıkarmaya. Lakin hukuku kimsenin kapısını çalma kimseye kötülük yapma kimseye zarar verme kimseye haksızlık yapma zulmetme riayet etmiyorsan farzı ne insanların içerisinde hiç kimseye zarar vermemek hiçbir şeye zarar vermemek hiçbir şeye bu işin farzı hiçbir şeye ver zarar verme. masal. Lar mı eşya zarar vermez gömlek zarar vermez zarar ver mez hiçbir şeye zarar verme hocam. Allah hiçbir şeye zarar görmeyeli çıkaracaktır çocuklarımıza. Siz bir tane pirinci atmayın. Eşinize çocuklarınıza örnek olun.
Bir tane pirinç bir tane sofra bezinin kenarına düşmüş. Bismillâhirrahmânirrahîm. Allah ağzına zarar verme hiçbir şeye çok eşya zararlar gelmiyor musun. Onu diyen birisi var mı kartlar temizlerdi götürecek birisine. Hayatının hiçbir alanında hiçbir şeye zam zarar verme bu. Muhammed de. Mustafa’nın sav. Hazretleri bize hediyesi. Kardeşler bir. Ütopya olarak düşünün ben buna bu hayalet peşindeyim ben benim bütün insanlar etrafındaki hiçbir şeye zarar vermeyecekler hayatınızı böyle. Dizayn edin hiçbir şeye zarar vermeyeceksiniz köşeye bu işin ne hapı bu işin.
Esrarı ne. Esrarı sizin en hayırlınızı. Etrafınıza. en fazla faydası dokunan bu. İşin sırrı. Ölmeden. Önce ölünüz ve artık kendini değilsin ve sen ortaya da. Allah’ın elinde bir oyuncaksın. Allah’ın elinde bir aletsin. Allah seni oradan oraya götürüp koşturup duruyor oradan oraya bir sıfatısın bu. İşin sırrı. Senin aklında o. Fikrin de o elinde o gözün de o. Ayağında o kalbindo. Nereye ne lazım. Seni gönderiyorum bu işin sırrını. Kardeşler yolun sırrı bizim tasavvuf anlayışımız nafilelerle. Allah’a yaklaşma bizim. Yolumuzun.
Adem eve bu adapte. Erkan’a riayet ederekten. Allah’ı sevme noktasına gelmezse yalancısın. Allah’ı sevmenin yolu farzlarla. Allah’ın hoşuna gidecek şeyleri yapma nafilelerle ona yaklaş sonra o onu sevmek seviyor ol seni. Gözümün göbeği gibi seviyorum seni dilimin direği gibi seviyorum seni kötü sırrımın. Sırrı. Allah’ı sevmek insanların. Sırrı kainatın sırrı yok oluşun sırrı bir sırrı önce ölmeyi tatmayanların dirilemeyeceğini. Sırrı. Allah’ın sevmek ama yoldu oturup. Ben. Allah’ı seviyorum demekle bizim yolumuzda değilsin ya sen nefsinin yolundasın. Allah’ı seviyorum diyorsa. Hasan
yerine getireceksin farzları yerine getireceksin. Kardeşler kısa zamanda yol yürümek isteyenler insan bir. Ama heyhat hiçbir meyve bir günde heyhat. Hiçbir çiçek bir günde açmaz ve bir günde. Açan. Çiçekler bir anda sorarlar bir günde olan meyveler ertesi gün çürürler hiçbir bir günde olmaz karpuz bir günde ermez şeftali birinin olmaz elma armut bir günde olmaz lahana salatayı bir günde olmaz. Sen nasıl bir günde. Allah. Adem’i 40 bin yılda yarattı. Adem’i yarattıktan sonra da 40 bin yıl yattı 40
bin yıl döndürdü. Sen nasıl bir günde. Hiç olmazsa 40 günde. Hiç olmazsa kırkayda kırk yılda 40 yıl uzun uzun bir zaman o kadar. Nefesin olmayabilir. Ama gel pastalar riayet et bunların tövbe nafilelerle. Allah’a yaklaş. Allah’ı nafilelerle yaklaş parçaları riayet et. Hoşuna gitti mi. Olmadı değil mi ters geldi var mı ters gelmeyeni olmadı gel pastalar riayet et dilinin gözünü kulağını elini ayağını. Kor u başkalarına zarar verme dilinle elinle kolumla gözünle kulağına başkalarına zararlarına ve kanun tadını gönlünde
alacağım imanın lezzetini içinde alacağım. Allah bizi affetsin şeytanın sağdan yaklaşmış. Bu nasıl olur ne yapacağın şeytan sağdan ve yaklaşır soldan da yaklaşır. Ben bir dakika sın lazım bunlar için bilgisi lazım mı lazım. Bunlar insanın korkutmaz bunlardan. Korkma şeytandan korkma. Allah’ın zikrediyorsan farzlarını riayet ediyorsan nafilelerle. Allah’ı yaklaş. IP Allah’ı zikret. Allah’a sığın ve. Şeytan insan avlar zikir varsa şeytan yoktur şeytan yoktur zikir varsa şeytan yoktur zikir kesilir şeytan gelir şeytan. Hadi git şurada müzikleri ver ya. Deme
yalnız şeytan şunu da burada öylesine bir titrek ki herkes senin nasıl hal sahibi olduğunu görsün tapunun öyle bir salak ki herkes seni aşık zannetsin. Sen öyle bir endamlı bir bakış bak ki insanların kalbini yak görsün insanlar nasıl bakılır şeytan bunları sever şeytan insan. Fethullah arkasında gönderir mi hayatta göndermek istemez sin son çırpınışı adam buradan. İçeri girer mi. Hala da çırpınır ve kılan bu adamın dinleyeceğim. Keşke 10 dakika sonra gelseydiniz. Allah başladığında. Mahalle sohbetlerinde de mahallede ders
olacak ki dersi kim yaptık bakarsa adam. Zikrullah topuzda başladı dokuzda beş kurala gelir. Neden ya aman aman onun sorduğu değil mi diyeceksin ya. Kim ki bir müddet sonra. Zikrullah da sohbetten uzaklaştırdım orada ki sohbeti yaptırana karşı. Kalbine bir infak koydu kim yaptıracak filanca. Çavuş ya ya. Onun çalıştığı bilen şeytan onun dedikleri ya hasbel kadar işte. Efendim nereden ona bir ders yaptırmaya yetkisi verdi bilmiyorum da şeytanıma onu yapar ülkenin kafasından burada. Zikrullah yaptırıyor canım. Ben oraya gitmiyorum
ya. Ya ben ya perşembe günü aşağıda mahalledekiler. Kredi hazır mı ya. Ben eskidenmişim mahalledeki ders yaptıracak olan kim yaptırırlarsa dersine gidilir mi bu. Şeytanın işi biraz orada adam hep o kadının evinde mi olacak ben o kadını da hiç sevmiyorum zaten ya o kadının evine gidiyoruz. kadında öyle bakıyor işte çocuklara bakıyor iyiliklerimizi iyiliklerimize bakıyor ben oraya gitmek istemiyorum sen o bir sefer alakayı zikrullah’ta. Allah demenin fazileti bilseydim ölüm döşeğinde de olsan derdin ki beni alın. Zikrullah alakasında
ölürsem orada öleceğim. Sen onun ahiretteki kıymetini bilmiş olsaydın. Sen asla orada burada oyalanmaz. Zikrullah salatasına herkesten önce oturup dilini damağına. Dayar. Allah’ı zikretmeye başlarlar. Evet baştan ve dilini damağında dayadığında. Allah’ı zikretmeye başladığında. Eğer. Haberin olsaydı gözünü kapatırdı bakardı ki seninle beraber kimler zikretiyor görürler ve. Şuradaki insanlar. Allah rahmet eylesin. Şeyh. Efendi. Abdullah. Efendi oğlum şu valilerden. Allah’ı yaptırmanın orada yapmanın faziletinin bilmiş olsalardı bizlere ben. Orada zikrullah’ı yaptıracağım dert derler der valiler. Zikrullah alakasının kıymetini. Bilseler bir
yerde halaka-i. Zikrullah kurulmasını vesile olmanın sevabını. bilseniz. Siz hepinizden kıymetini bilseniz. Allah sizi inandırsınız. Hepinizde evinizde hanake ehlullah kurdur up bütün insanlara. Benim eve zıp rullah. Evet. Çünkü. Allah’ın burada. Gönül. Arz eder ki herkesin gönlünü. Açılsın. Bu ne diyor. Bunlar yapmayın bir kimsenin böyle bir arananı verse müsaade de. İzin filan zikirden ayıracak halaken zikirden uzaklaştıracak bir güç kuvvet sayılmaz istemiyoruz seni burada desen gelir kapının ağzında hükmün hüngür hüngür ağlar yapacak bir şeyim yok birini atsak adam
gelir mi gelmez mi acaba bazen attıklarım gelmedi de o kadar kıymetlidir o kadar kıymetini ve onu mahrum etmek de o kimseyi böyle kolay bir şeyi de yoktur hesabı. Ben adamın dersini alırım sen buraya gelme kime dedim adam burada edebilecek hayatsızlık terbiyesizlik yapan buranın kokunu çiğnerse. Sen kendini bir dertte hararet bizden kardeşlik hukuku bu yok bunu derim. Ama sen. Zikrullah alakasına bir daha gelmez. Seni burada görmek istemiyorum zor dedim onun kime dedim adam burada işte para satmaya
kalkar adam burada işte kadın pazarlama adam burada milletten para toplamaya. Adam. Burada kendi kendine işte kendince. Allah muhafaza eylesin günahke bayilerden bir yapmak kafa onu o zaman uzaklaştırır. Buradan da. Allah muhafaza eylesin farzlara riayet etmek dünya için valilerden uzak durmaktır kimse açıkça burada bir başkasına bina. Kemale yönlendiriyorsa günahı ne onun yol açıyorsa. Onu buradan geri dönmüyorsa bu noktada tövbe hastalık bulaştırma ne yapacak bu ve bana kimse elinden dışarı çıkmayacak bunun gibi adam gibi hastalık bulaştıracaksın buraya
onun. Burada da muhafaza etmek için onu. da burada. Allah muhafaza etsin istemez. Hakkınızı helal edin cenab-ı cümlemizi muhafaza eylesin cenab-ı cümlemizi korusun inşâallah. Kardeşler. Kendini şu muhafaza edin kendinizi koruyun günahkemallerden uzak durun. Allah’ı çokça zikredin ve kardeşlerinizi. Sevin birbirlerinize destek olun birbirlerinize yardım edin ki. Allah size yardım etsin birbirlerimize şefkatle davranır ki. Allah da size şefkatiyle muamele etsin. Allah yolunda yardımcı olun annelerdeki görevli kardeşlere ilçelerdeki illerdeki görevli kardeşlere yardım edin onlara destek ol onlar bu noktada.
Bizim vazifemiz de vazife. O yüzden onların vazife yapmalarına yardım edin tekkede hizmet eden. Kardeşler tekkede ki görevli abilerinize itiraz etmeyin onlara yardım edin onlarla istişaredir onların işlerini. Zorlaştırmayın burada buradan sorumlu olan kardeşlere yardımcı mahallelerdeki kardeşlere yardımcı olun. Birbirinize düşmeyin size yardım edin kenetlenin birbirlerinizin arkasından. konuşmayın denizin arkasından eleştirmeyin birbirlerinizin. Arkasından kuyu kazmayın birbirlerini yüzüne gülerekten arkasından bir şeyler pişirmeyin bu dervişlik hukukuuna birbirlerinizin şikayet etmeyin birbirlerinizi üstadınıza şikayet ederekten bir yol bulamazsınız eşlerinizi şikayet etmeyin karı kocalar
birbirlerinizi dinleyin birbirlerini de merhametli ve şefkatli de olalım çocuklarınıza merhametli ve şefkatli davranın anne ve babalarınıza itaat edin şefkatli ve merhametli davranan insanlara zulmetmeyin aranızdan sonra metmek çocuklarınıza zulmet meyin zulüm büyük günah olur. Allah muhafaza eylesin. Kardeşler gelip geçecek. Her geçecek borç gelip geçsek güzellik gelip geçecek sıkıntı gelip geçecek yakışıklılık gelip geçecek evleriniz gelip geçsek atlarınız arabalarınız gelip geçecek baki olan. Allah. Kahhar olan. Allah cebbar olan. Allah. Vahit olan. Allah. Veli olan. Allah. Alim olan. Allah
hakim olan. Allah ebedi kalıcı olan. Allah. Allah’ı zikredin ona teslim olun hepsi gerçekçi. Ben. İzmir bayındır’a en son çatısı da gitti çatısı da kalmadı duvarlar kaldı. Bakıyorum böyle diyorum ki. Allah. Allah eve var burada içinde yaşanırdı insanlar. Güler yemekler yenirdi bayramda oturacak minder bulunmazdı oturacak minder bildiğimiz taş duvarları kalmış. Annem diyor yaptır anne. Boş ver kime lazımsa yaptırsın diyor. Çıkıyor mu sana lazım değil mi diye lazım değil anne diyorum. Kim istiyorsa vereyim imzasını alsın üstüne diyor
bana dedi ki kafayı kırdın sen. Annen lazım değil baktığım baktığım bak. Allah’ım dedim ya ya gelip geçiyor her demek dedemin dört gözüyle baktığı her geçip geçecek biz de geçip geçeceğiz geçip geçti. Gelin. Allah der gelin gelin arkanızda. Bir. Hoş. Seda bırakın bu. Hoş. Seda bakın. Abdullah efendi vefat etti gitti. Öyle değil mi. Burada hava lezzetli. Allah devam ediyor hoşça kalın dermişler var değil mi aramızda kardeşlerimiz var burada bir kahv ona buna. Hoş. Seda gelip geçecek. Mustafa.
Özdoğan gelecek geçecek. Mustafa. Özbağ. Baki. Mustafa. Erdoğan arkanızdan hoş bir seda bırakın mahallenizde arkanızdan. Zikrullah yapacak bir alaka bırakın etrafımızda. Zikrullah hala kalırı etrafınızda mahallemizde köyünüzde kendinizde. Çevrenizde iyilik kala kalırlığı oluşturun dullar sizi bulsun. Yetimler sizi bulsun açılar sizi bulsun evinde yiyeceği olmayan sizi bulsun. Aslında soldan sizi bul. Sun busun yolda kalansız kalan sizi hoş bir seda arkanızda. Allah ahlakı bırakın arkanızda. Allah nefesi bırakın sofranız açık olsun eviniz açık olsun gönlünüz açık olsun açık olsun telefonunuz
açık olsun olmaz ki birisinin bir dost. sesine ihtiyacın olsun onlar ki bir kardeşinizin bir nefes ihtiyacı olursa olsun insanların arasında iyi ahlakla insanın doğru açalım. Allah cümlemize affetsin bana. Allah’a emanet et olun. Usta eyvallahül alemin fatihi. İlgili Sohbetler 665. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 357. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 259. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ
Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.