Hızlı Birlâhi Muneşe’ye tanru Recib Müslümanla her Rahman-ı Rahim. Eftal-ı Zikir Fâle-Mena’u L-A’la. Allah Amin, saramun iki. Allah kezenizde hayıllayla esin. Hayınızı yılınızı ömrünüzı hayıllayla esin. Rabbim cümlemize ve cümlemetim o hamide Hakkı Hak, Batıl Bâtıl Bât lâ Kâşı Cihat’i den kularından ehlesiyen. Nerede müslümanlara dult mediliyorsa, nerede müslümanlara haksız fuk wukar, dağronanlıyorsa. Nerede müslümanlara kanın namusun şeref if have siyeti topraklara Aya ayaklar altını anlım çiğneniyorsa, Cenâb-ı Hak bu zalimlerin hepsinden Müslümanların intikamını aldırsın.
Muzalarımların hepsinde yerle eksaneylesin. İsrail ve destekçilerinin yerle eksaneylesin. Doğur tüyürskesi sana ve filistine yardım eylesin. Onu abbimler de Müslümanlar özgürlüklerini yitirdilerse Cenâb-ı Hak, onların tekrar özgürlüklerini kazanmaya nasip eylesin. En azim ey! İki bin üç yüzüncü beyette kalmıştı. Büyönceki ölümün bir cüzyünden bile kaçamadığın halde, onun hepsinin başından aşağıya dökecekler bunu iyi bil. Bunu okumuşuz. İki bin üç yüzücü beyette, ölümün cüzy olan hastalık sana taktık geliyorsa, bir ki Allah kirliği yani ölümü de sana tatlılaştırır.
Hastalıklar ölümden el çoğlarak gelmekte der. Ey boş bu ağız ölümün altısından yüz çevirme, tatlı yaşayan sonunda acı öldü, ten kaydında olan canını kurtaramadı, koyumları kırdan sürer getirirler hangisi daha besi ise onu keserler. Gece geçti sabah olduğu, sen ne makte kadar bu altın masalının yeni baştan söyleyip duracaksın. Ölümün cüzy olan hastalık sana takt geliyorsa, bil ki Allah kirli yani ölümü de sana tatlılaştırır. Hastalık ölüm haberci sider ya, hastalık ölümü doğru, giden yolda bir habercidir.
Hastalıklar belamlar müşübetler sıkıntılar. Genende kazarlardılarlık yoktur. Dünya bu hangamın içerisinde insanlar farkında olsalardı, olmasamlarda ölümü doğru koşuyorlar. Hazreti bir diyor ki, bir işte bu hastalık diyor, normalde bir haberci o yüzden müsağına tatlı gelirse bunun kirli olan yani ölümde sana tatlı gelir. Yani hastalık baktığımızda ben hastalıkların var olduğunu inanmam. Ben hasta insan vardır. Yahu hastalık yoktur hasta insan vardır. Kendisini hasta olarak kabul ediyor.
Kendisini hastalığını düşünüyor. Algısı kendince kendi darlesinde inandığı şey bu o yüzden yani hastalık tanımladığımızda hoşçümde böyle tıpçılların önünde hastalık tanımlaması yapmam ne kadar doğru. Bu da ayrı bir tartışma konusama ne yapalım cahilce sardetime verim benim. Normalde işte bir bizde fizik gibi organizm o var. Bu fizik gibi organizm Hanım bir kısmında veya tamamında işte bir şey bu zuklu var. İşte bir şey bu zuklu. Hastalık tanımlayacak saklar.
Normalde bir mücut olarak bir organizm o var. Zahir’i bu organizmanın ama kısmı ama tamamında bir çalışman sisteminde bu zuklu var. Biz bunu normalde hastalık olarak netelendir. Mesela birisi birisinin birçakladı onu yaralıma olarak netelendir. O dışarıdan bir müdahale oldu. Ve hatta tarifi kazası geçeride kaza geçeride işte kırıldı, döküllü diyoruz. Normalde ama hastalık dediğimizde hastalıkta bir organizmada yani insan fizik gibi organizmasında bir tarafında organizmada bozukluk var.
Hastalık bu. Yani de hani böyle işte tıpçılların neşe ama hani işte kolu ardı, kolu arınca arıma sebertlerini onu bakacaklar. O arıma sebertlerini ortadan kaldıracaklar. Bu genel olarak hani tıpçılar bugün ki dünyası alıkıyor götürünün çeğe bütün sağlıkıyor götüne yollan kölelerini uygunladığı bir şey var. Tedavi sistem var. Yani kolunun nicinin aradığına bakmayacak. Kolun arıyorsa arakesi cihvertexana arının sebebini arayştırmayacak. Ya ben şeker hastasıyım benim şeker hastalığının sebebini arayştırmayacak.
Yani ne yaptık? Dize ki insanın kullan veya bu hapları kullan, abvuyetmedi, insanın kullan, insanın yetmedi, şunu kullan, onunla olsa onunla olsa onu dört kuluyor. Yürü git ama o zaman akadar, sen ilahçlara devam edeceksin. O yüzden normalde tıpçılarını işitem. Bu vücurtta bir ve organizmada bir ak sakliden bir şey oldu. Ona bakacaklar. Bunun adı onunla olsa ona hastalık. Hazreti pir de bunu bir ölüm provası olarak görüyor. Yok ki bu hastalık geçici bir şey.
Kalıcı bir şey değil. Anıl normalde ölümün cüzü, seni ölümü götürürken sen ölümle giderken, burada kısa ölüm gibi geçici ölüm gibi. Geçici bir şey bu. Hastalık geçici bir şey. Ölünce bir çeksatın. Önkötü etim var. Hazreti pir diyor ki bu insan da hastalık diyor. Geçici bir şeydir. Yani takıracağı ise benim takibirime göre ölüm pura vosudur. Sen bunu iyi karşılarsan. Normalde bunun teve külle, sabırla tatlılıkla karşılarsan bunu. Ve bu sabırla tatlılıkla karşıladında normalde ölümün habercisi ya.
Adışları da ilinişeği ve bunu böyle nakletmiş. Ölüm habercisi. Ölümün habercisi ya. Ölümün habercisi olunca, yani bir kısmı ahı ahı diyor. Hani ölüm haberine aldı ya. Ve hastalık oldu. Bir kısmı da seviliyor. Yok, ne kadar güzel hastalıkmışım. Ne anumandı şimdi? Hadişeride Atah evine yeysar nakleti o bunu. Kul hastalandığı zaman Allah’ı talazetleri, ona iki melek gönderir. Ve onları gidin bakın, kolum yardımcılarına ne diyor, bir dinleyin der diyor. Eğer kul o melekler geldiği zaman Allah’ım dediyor.
Ve sen alardı, bulunuyor ise, onlar bunu her şeyi en iyi bilmekte olan Allah’a yükseltirler. Allah’a ı talazetleri bunun üzerine şöyle vuyurur. Kulumun ruhunu kabzedersem, onu cennete koymam, kulumun benim üzerimdeki hakkı olmuştur. Şahet şifa verirsem, onun etini daha hayırlı bir etle kanlında daha hayırlı bir kanla değiştirmem, ve günahlarında afetmem, üzerinde üzerinde hakkı olmuştur. O zaman mümin bir kimse, hastalığına sevince, hastalığına isyan etmeyecek.
Hastalığına isyan etmeyecek, Allah’a hamdecek, bu tedavi olmayacak manası çıkmasın buradan. Çünkü hazırlı peygamber, salurlar ve sellem azetleri, tedavi olunuz demiş. Emretmiş bunu. Bir kısım böyle kendilerini suvi olarak tanımlayan toplurutlar var. Tedaviye karşılar, tedavi olunun masını istemiyorlar. Bir kısım harisisyen toplurluklar da var böyle. Böyle harisisyen tarikatlar var. Mesela onlar da tedaviye red ediyorlar. Biz müslümanlar onları olarak biz tedaviye red etmeyiz.
Çünkü adişe, aldı herhesini salurlar ve sellem azetleri, Allah bir derdi yaratımızdan önce onun dermanını yaratmıştırdılar. Öyle olunca biz hastalıkları güzellik de karşılarız. Ah, o öf, işte bunu böyle Allah’a isyan haline gelecek. Allah tanrı hazırlığımızda leke getirecek, bir noktaya götürmeyiz. Hatta mümkün ise hastalıklarını zıgiz diyeceksiniz. Hastalığı istismar etmeyeceksiniz. Çünkü insanı olun, nefis taşır, hastalığının da istismar eder. Hani geçen dersen nattıydım ya zâkir hastalığı var, şeye hastalığı var, anne hastalığı var, baba hastalığı var, hastalığı çok.
O yüzden normalde onu istismar etmeyecek bir kimse. Çünkü haze tepür başka bir bir itinde der ki kimse, hani yalandan hastayı mı desek hakikat dedi, gerçekten hastalığı olur o da. Yani bir işten kaçmak için çok başıma arıyor. Yapamayacağım da başarımı yıza başarır. Kadın erkek, birbirlerine yalandan hastayım demeyecekler. Çocuklar anne babalarına yalandan hastayım demeyecekler. Hazreti bir yerin tespiyitine göre, onun bu konuda ki nasihatine göre yalandan hastalan hastayım diye hakikat dedi hastalığı.
Başka bir adışerette, Allah Resulü Salullahi W. Aldatam bizden değildi. O yüzden hastalığı olmadın, hastayım demeye. Hal sizdik yaşamadın gibi, hani, hâlcizdik yapma. Bundan nefis ede istismar? Hani uykum gelmedi, halde uykum varmış gibi, ne yapma? Yani normalde şeyde otobüste, yer yaşlılar ayarı vermemek için, oturuyor hemen böyle uyuyo hesaftar. Ay yaşlayı ayarı vermeyecek ya. Ve attabik kadına ayarı vermeyecek ya. Kadın güzelse en daha mu filan, tabi centil ben erkek, hemen ayak okuyor.
Buyurun efendim. Yaşlayan ne kalkmadın edepsiz adam. Yaştık kadına kalkmayacağım. Ha, amileye kalkmayacak. Affili bir hatun geldi, hanım öfendiye yargı östercek. Buyurun, İstismar etti. O sanki kadın anlamı yolun kendinden dolayı. O da ayeti şeklinde, de oturuyor. O da diyecek, gel teyze sen oturuyor. Murarça kadar mı? Biz onu da yapmıyor. Allah bizi affesin. O zaman hastalığı iyi karşılar, sen ölümü de iyi karşılar. Küçük bir sıkıntı iyi karşıla, büyük sıkıntı iyi karşıla, sıkıntılara karşı iyi karşılamak, derdi, gönlüm kasetete karşı, pozitif olmaya iyi karşılamak.
Başına gelen belayim müsafe sesi sıkıntı iyi karşılamak. İşyan etmeme. Şikayet etmeme. Hepimiz Allah’tan geldiğizdeyip, Allah’tan geldi ki Allah’a gidiyoruz. O meseli atlatma. Öyle olursa, aynı zamanda da Cenâb-ı Hak’ın muhabbetine masar olacak. Ne sayeninin nakleti hadişerte, er onun canını alırsam diyor. Onun cennetimi koyma, benim üzerime diyor vajı bulur. Yok, ben ona şifagirsen bütün kanana eteni değiştiririm. O mananda yok. Bu muhteşem bir şey. İnsan hastalıktan ölmez.
Ecelinden ölür. O zaman hastalık geldi zaman hastalığı iyi karşıla. Başına bir sıkıntı geldi. Sıkıntı iyi sıkıntı iyi karşıla. Sabırla onun üzerinden üzerinden savuşturmaya gayret et. Öyle olursa, o zaman ölümün büyünü tatlı karşılarsın. Hastalıklar ölümden elçiyor olarak gelmektedir. Eee, bu hoş bu ağz. Ölümün elçizinden yüz çevirme. Hastalık o zaman az önce belli ettiğimiz gibi. Yolun sonunu hatırlamaktır. On bu dünyayı yolunun sonunu hatırlamaktır. Hastalık başkabişe değildir.
Sana ölümü hatırlatmalı hastalık. Sana hesabı hatırlatmalı hastalık. Sana bu dünyadan geçip geçen hay hatırlatmalı. Hani deden nerede? Göşli gitti, gömdün ellerine. Sen de gideceksin. Kimse bu dünyada kalıcı değil. Bu dünyadaki bir şey mi yiras olarak takılmıyor. Bu dünyadaki bir şey mi yiras olarak takılmıyor. Bu dünyada ne kadar nefesim varsa, Yaçayım. Gideceksin. Hastalık da öcek. Sağlıklı olan sanki ayakta mı kalacak? Ölüm her kezim. Üzerini de gelecek. Her nefes ölümü tadacak.
Ölümün can. Normalde hastalıklar ölümden bir elçeyi. O elçeyse elçeyze val olmaz. Biz de meşhur atasız var ya. Elçeyse val olmaz. O zaman hastalık geldi. Ona sen kötü davranma. Sevvesin seni. Abta ben şöyle düşünüyorum. Ya bir şeyden kurtulmaya gayret ediyorsun. Kapınlarında başka bir şey buluyor seni. Sanki ne kendini bir çabak östüyor musun? Şununla kurtulayım diyorsun. Ben bazen de bu muzafız var. Abından kurtusan olacak. Başka bir şey bulacak seni. Ya bir şey seni yakandan tutacak.
Bir şey tutacak seni yakandan. Bir çoğumuz bu yakandan tutanın. Biliyorsun. Tanıyorsun. Bir şey tutmuş ya yakamızdan. Onu tanıyorsun. Biliyorsun. O seni tanıyorsun. Sen onu tanıyorsun. Aşina olmuş. Tamam bitti. Ben sabredeyim. Biraz onunla niye geçeneyim. Başka bir şey bulayışma. Daha iyi yüreğim gibi deyin bu deyiyordu. Çünkü başka bir şey tut. Atamın can. Tanamın can. Onu sen sevdi. Kendini sevdi. O zaman hapret. Atmış 4 artık. Bizim bu saatten sonra o kadar zamanımız yok.
Ölüyorlünca biz geçin beni yolun arıyoruz. Andıyoruz ki. Mufazda telaşın mahall yok. O seni tanıyor. Ben onu tanıyorum. Abundan ondan sonra diyorum ki hocam kaç taneyim. Bizim hocada ketum biraz. Çok cümert de. Bundan bir tane yerse ne olur diyor. Ne yapayım onun gözünü içine bakabak için. İki tane onun sonra üç ay sonra kontrolüyle gittimde. Ne diyeceğim ben onu. Deceki böyle ben sana yemediyorum. Yiyorsun diyecek. En iyisi yemediyor Mustafa. İyiklik yok. Kontrolülerde.
Bir sıkıntı yok. Bir tehlikeli bir şey yok. En azından. Yaşaya biliyorum yani. Bir problem yok. Öl olunca sana yolun sonu matırılır atıyor. Hastalığını sev. Böyle tatlı tatlı. O kışak onu. Sen ne mümluna yarılsın? Hani öleceğin gideceğine nasıl olsa. Ölünce oldu sen de ayrılacaksa hata. Ya merak etmeyin. Siz toprağı girerken şeker hastalığıyla girmiyoruz. Ve hastalığınızda girmiyoruz. Öbür tarafı giderken öbür tatlı da maaş yerde de. Benim şekerim var. Ne oldu benim şekerim yok öyle bir şey.
Orada şekerim ve kerkalmayacak. O hele kendini cennette bir canına at. Otuz çeşindasın. Pürpak tazecek. Bir yakışıklama bir yakışıklı adamlar. Kadınlar var. Yüzlerinizle yüzlerine bakamazsın. Öyle maaşın mı öyle maaşın? Ya şimdi onunla da şedit durduna bakmayın. Onunla da cennette ki halini tasavur edelim. O böyle sizde tartışacağım diyor urasın. Sen rabu teccen nette bunu durun. Asıl acaba. Olsanın lef yetişlerce mi diyor urasın. Konuşma sen tevvide vur. Ya Rabbi bunun cennette ki durumu ne de.
Cennette ki durumu gördün. Ay ne maaşım ne maaşım. Gel diyor sanamayın. Yüzüne bakıyorum. Eçerle geldi diyor. Ehinde bir tek kava eksik. Ama vurturlıyor. Baktığın zaman geldiyor. Böyle çeçeklerini içerisinde. Onun sonra yeşilliklerini içerisinde. Uçuz bu caksız böyle. Allah’ım ya Rabbi. Nasıl bir dünya diyorsun ya. Nasıl bir şey. Hiç diyorsun burada ki ne benzemiyor. Erkeklere söylüyorum bana. Hem hem psikolojik olarak kendinizi öbür tarafa atın. Geçinmenin yolu yavrucum var.
Siz de afiyet işlerce mi devraşınız? O bir laf söylüyorsun. Siz de beş laf söylüyorum diyor. Tevvide sarı. Ya Rabbi bana bunun cennette ki halini. Ne kadar yüzün zahın beş yıl sınmak. Yani eşin sana laf söylüyor ve altta canın sıkkın. Sen deyorsan ki cenneteki haline bunu. Cennısı kıldığında eşinin üzerine böyle tefeküredeniniz var mı? İşte biraz kendim metide Mustafaız var farkı. Dursun çöktü ama kendimi yılda at ol ya. Burundan de. Kiyonunda küçük bir sende çöktü.
Senin sağlındaki çöktmüyoruz. Senin hiç çöktmüyoruz. Şimdi normalde insanlar mesela kadın, adamdan hoşlanmadı değil mi? Onun bir iyi tarafları vardır. Adam böyle bu deyiliyor. Kadın böyle bir tefeküre çekiyor. Ya bu adam cennet de nasıl acaba diye? Tabi kadın böyle hüşrini yerde deyiz adamı cızbrız olur. Ha sen bir de derviş hocam. Cennem de cızbrız oluyorlarsa. Bana dervişik taslama. Bunun da da yaşayabilirsin ama sen boğuzmak kendimi. Sayını, kadının cennetti karini tefeküre.
Böyle olunca hastalığı da öyle tefeküre. Sakın kadınla hastalığında deriz. Zedatuttum bu düşünme. Ben sufim eşebbü. Bir kimseyin o yüzden bizim için kadınlar cennabıkın cemaan. Sifatının tecelli atlarıdır. Biz de kadın cemaan sifatının tecelli atı. Herkesin helalı, kendisine cemaan sifatının tecelli atıdır. Öyle sahabeler gibi yapmayın. Sahabeler kadınları bakıyorlarmış. Demişlerden ne bakıyorsunuz? Allah’ın cemaan sifatının tecelli atıına bakıyorda bir sakin.
Ondan sonra ait kere inmiş. Ya ne almaz ölüyorsunuz böyle. İsaret Bey’in bunu, İsaretmişler. Demişler ki cemaan sifatının tecelli atıına bakıyorda. Söyle olmuyor bir neler ki gözlerimi haramdan sakınsınlar. Öyle bir şey yok. Hani bir suvinin birisi de demiş ya. Böyle genç bir kadına bakıyormuş. Demişler ne bakıyordsun? Bir melamiyiz sufisi. O da demiş ki cemaabullaha’ın aynanda kıp tecelliyâtına bakıyorum demiş. Ben de ne adam? Bunun bizim meşir bir melamiyatlı ağabeyimiz vardı ya.
Ben de meşir o. Bayindirden bizim uçtuğumatlı. Böyle enteresan melamiyiz de imleri ve şeyler vardı. Gece saat bir de iki de sonra açılıyor. Gece saat bir olacak. Vela havası yerine gelecek. Onun sonra açılıyor. Ama kendini muhafaza etken on da. Tamam ağabey demeyeceğim. Öyle yerleri var. Bu da birisi geldi benim yandı. Ya ablılabı neden totoynuyordu? Sen de de sıfat sal tecelliyâtları bilmez. Çünkü füre hilesini yürü yip de dam. Onun toto oynamasında haktan yani.
O derecede uçurtuyor. Allah’ım öteyesin. Çok severdi beni. Bizim çocukluğumuzu biliyordu ama o. Biz de bakal dükkanım var. Yani o da tekelde de pocuydu. Biz tekelden tabii tekel mazemeler alıyoruz ya. Sever de biz o. De kendisi de böyle iyi pomakta. Pomaklar iyi inatçıla. Onu böyle o. Böyle onun tersi de gitmeyeceğim. Tersi de gider sen geçin ama. Ben çok iyi geçin arım ben biliyorum. Tanıyorum ben. Ben şimdi bizim mahalle da vardı çünkü. Şimdi ne seri toparlamış olalım.
Allah bizi affesini. O yüzden hastalık ölümden. Her şeyi onunla iyi geçin. Hadişe Rükzat’a mühürtleşen. Her serpisi mutajem de. Bu hastalık dağlar kalın. Belam üsübetler kalın. Bu hastişe Rükzat’ım. Bu hastalık dağlar. Bu hastalık dağlar. Bu hastalık dağlar. Bu hastalık dağlar. Arasına böyle bir ben bu hadişerife paylaştıyorsan. Bunu ben kendime bir müjdollarak paylaşmışımdır. Bu hüreyle ebu sayet radı Allah’ımdan anlattığına göre. Hem ebu hüreyle hem de ebu sayet resumla sanılalım.
Ve senin şöyle buyurmuştur. Mümin kişiye bir ağırı bir yorgunluk. Bir hastalık bir üzüntü. Hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa Allah onun sebebiyle bir günahından bir kısmını mağırfı herhet buyurur. O zaman bir ağırı geldi. Başını ağırıdı, kolun ağırdı, ayahı nardı öyle. Bir yorgunluk geldi. Yorgun geldin. Bir iş yaptın. Bir deniz yorgunluk. Ben önceden bilmiyordum. O ağırı öğrenmeye başladım. Yorgunluk nasılmış? Önceden bilmiyordum. Yorgunluk deliklerini bakıyordum ben.
Nasıl bir şey acaba diye. Yavaş yavaş öğrenmeye başladım. Zamanı gelmiş demek ki. Bir hastalık. Bana adı insan bir başına bir hastalık geldi. Bir ağır geldi. Bir yorgunluk. Bir hastalık. Bir üzüntü geldi. Bir şey üzüldü. Tabi bu böyle bazı üzüntüller var. Gerçekten insanın gülesi geliyor da. Bana çivilecekmiş. Çok büyük bir amelet geçecekmiş gibi oluyor ya. Hatta bazen dermiş kardeşler böyle. Hani ufak tefek çeyilerim de paylaşıyorlar ya. Hani çok önemli bir amelete girdik.
Sanki 18 saat amelete kalacakmış gibi. Arkadaşlar yarın safra kesesini aldıracağım. Herkes sürüye gidiyor. Allah şifa versin. Allah yardımcın olsun. Şu bu ben safra kesesi ya. Sanki masada kalacak. Sanki bir inanılığa da geçiriyor. Bildiğin safra kesesi. Yarın saat bile sürmüyor. Yarın sağa sürmüyor. Böyle ufak tefek uyduruptan hastalıklar. Uyduruptan ameletler. Ne yazıyorlar ya. Hani arkadaşlar. Arkadaşlar. Arkadaşlar. Ya yarın işte şu amelet hocam. Safra kesesi. Zanneder için adam bir inanılığa aşaplak.
Bir inanılığa da geçirecek. Zanneder için ki adamın gözünü kesecekler. Kalpa omanete geçirecekler. Şeyh Efendi amelet ettirdik. Egeni versesinde. Seksen altından dikiş yaptılar. Dışıyım sen ne veriyor? Bir tek burada da 5.9’la ilgili. Çinleyelim. Çinleyelim. Haylesinin bile veriyor. Bu safı ne oğlum? Sen her şeyimiz ayarlı. Tamam bakalım. Her şey hazır mı? Eşinle çocuklarına bile ameletek idiom dememiş. Demişler ki nereye gidiyorsun? Demiş böyle böyle bir çeyatı çıkıyor yani.
Ölürse maver gelir size de de. Onu meşhurla fı. Biz de haberi var zannediyorsun. Ben öyle zannediyor. Ameliyeti gün haberi oldu arkacığım. Münnet tutuştu geldiği işte ben de beni suçtuyorlar. Benim de ben suçtuyorlar. Benim kardeş. Bir şey efendim diye bir şey emredeyim. O mu saat ameliyeti hanede kaldı? Ardından yoğun bakımda kaldı. Üst hanameliyeti geçirdi. Böyle çok rahat. Öyle efendim. Uyumanın uyutamıyorlar ya. Verin onlar ne kadar kuzuşunu uyuyum ya. Ben fark ediyor mi?
Bir şey dediği mi yok? Ve sonunda hem bir şey de birde kardeşim ne var? Söyle dedim. Uyuması lazım. De sana bana dedim. Neden dedim? O ben uyudu evi değil mi? O yumaz dedim ya. Sen dedim bana söyle bir şey çöğül. İşte de insan bana söyle. Nasıl yiyorlar kuzuş? Uyuyum ya bizim müanpe de diyor biz. Böyle ya ne yaptı? Eği için unutmıyorum. Elini de kullarına altına koydum. Anlatmış dağabeyim. Anlatıyor konuştuğuz muanpe de diyoruz biz boyuna. Hem şere geliyor gidiyor olmuyor.
Bir tane daha bir şey sıkılıyor. Ne yapıyor bunlar? Tamam kapıyı açıklamıyorum. Ben misade dedim. Tamam usta benim. Dedim ne var? Uyuması lazım. Söyle sana bana dedim. Nasıl ben dedim? Uyudu evi duymuyor ucum doydun. 5 dakika sonra geldi. Ne olmuş usta? Ben de de de de de de. Efendim uyumana sağzım uçtuğun. Ben gene bu. Elini burada mı onun gene? Ben böyle yukarıda değilim. Ben geliyorum. Yatankenler. Ne göz gezeyiz ver. Böyle başında övenderek gibi bir kelmek yok öyle.
Şeyin başında öyle diken olmaz. Ben geliyorum. Yatankenler. Böyle konuşuyoruz göz geze. Benim efendim uyumana sağzım. Ne söylemedin bana dedim bana söylemediler o yüzden de. Uyumamız mı lazımmıştı? Uyumandan lazımmıştı. Harayı o zaman dedi. Uyumamız zamanı. İnşallah efendim dedim. Başla doğru ama. Şimdi bunlar anlatacak şeyler değil. Hani bizim aramızdaki iliş gibi öyle farklı. Ben çıktım. Uyudu dedim. Uyudu dedim. Uyudu dedim ya. Borluya şeye ver. Nasıl olur dedim beni dinler.
Biraz şatat yapacağım. Ve bu yüdedinde uyandır. İstediğinizde de. Anas söyleyin. Ben onu bir yandır. İçinunmadım. Aminlayattan çıktı. Aci servisler. Hani kendinde değil. Hani zahayılmadı. Ayrılmadığı. Ayrılmadığı. Aci servis. En yakını girsin. İki olan var. Aci servis. İkiisi birbirbirinden baktı. Sonra bana baktığına. Dertiler abi. Allah söylecek. Allah razı olsun dedim. Gerçekten de böyle. Her tarafından uzay istiyorsunuz. Ben o zaman. O zaman böyle. Kendin de değil. Perdele’nin açık.
Yataneye tarafından. Bir Perdele var. Ben Perdele kapattım. Yalim şimdi böyle. Yüzüne doğru. Şimdi rağbuta soruyor herkes bana. Kalbimi kalbine dayadım. Rahatımı öyle koydum. Fantastik filmlerde ki gibi tak gözlerine açtı. Mustafa’nın sen misin? Enime efendim. Nasılsın dedim? İyiyim oğlum. Şeyh Diyacı abi. Üç yiyorum. Başka bir şey var efendim. Sürün cenniz bir şey var mı? Sen buradasın da mi ded? Burada değil mi efendim? Başımdasın yanında. Başımday mı efendim? İçeri seni mi aldın abi?
Evet efendim. Allah razı olsun. Tak gözlerini kapattı. Perdele hemşir hanımadığım hemşir hanım. Hasta üşüyor işte. O konuşamaz ki dedi. Sen duymazımdan konuştun. O konuşuyor dedim. Hastadığım. Neyse dedim konuşuyor üşüyor mu işte? Batta neye getirin. Ben Batta neye getirin. Nasıl konuşur dedi? Bizim konuşmamız farklı dedi. O bir yandıramazsanız bana söyleyene dedim. Ben o uyandıralım dedim. Çünkü bir amali attı da uyandıramamışlar da. O zaman da imişre ededelim. Uyandıramazsanız haber verim ama de.
Gel de hastanız uyanlıyor dedi. Tamam siz ila çarmenin. Ben geliyom dedim. Götürüm ben dedim. Bötürürler. Yolum bakın sıralır böyle. Ondan sonra yatıyor seçten. Yatıyor sevdiğen yüz elliyle. Gerçekten uyammamış. Böyle bir verdim. Merde bir şey yok mu dedim burada. Kapatın dedim. Yok burada. Peki dedim. Siz biraz uzak durum ben. Ben bir şey yapacağım zaten. Bir saatinin bir metrı iki metre. Ondan sonra durdu. Ben şimdi o zaman üç ilaç bir saat yapalım. Derem bir huyça gemicem ya.
Makamlar bağışladım. Genel rahatlık et de. Tak açtık üzüm. Bitti mi ustalık? Bitti efendim. Ne oldu dedik? Uyan’dıramamışlar seni. O yüzden telaş etmişler. E sen de vedim mi dedi ben uyan’dırım onların. Dedim ama dedim bazen onu çövlarsın. Hiç işlerine bakmıyorlar bir şey. Şimdi hasta yok. Yani normalde, hastalık yok. Hastalar var. Şimdi böyle olunca başına gelen Bir sıkıntı bir problem. Bunun böyle çok ayı kaçıkarmak. Bunun böyle kendi içinde götür. Teşiz konduysa kondu.
Teda Vinibak. Ama bunu böyle yayıp ortalığı ayak aldırma. Hani Ahmet Kayanan bir dörtlük söylüyor ya. Sana geldiğinde. Evitel aşaverme. Bu muhteşemdir. Bu benim yola çıktım da ilt dinledimdir. Ben bunu muhakkak. Böyle dinlenecek oldun bir şeyin. Hem başını koyarım. Ölümdü sana geldiğinde. Çok da oldu. Ardından da payasmasın. Ay ay ay ay ay. Ay diye esma ayı da arkadan koymuş. Benim çok ucuma gider o. Hemen yola çıkıyorsun ya. Ölümde hazırsın. Çünkü her sehat Ölümde hazır olmaktır.
Her zikrullah ölümde hazır olmaktır. Bu yanma ölümde hazır olmaktır. Her akşam uyuma ölümde hazır olmaktır. Her nefes ölümde hazır olmaktır. Sufi ölümde hazırdır. Bu muhteşem. Benim çok hoşuma gider. Ölüm sana geldiğinde. Sakın evi telaşa vermem. O zaman bir hastalık sana geldiğinde. Ortalığı telaşa vermem. Hatta şunu destinler. Hiç haberimiz yokta hastalıktan. Aniden öldü. Muhteşem bir şey. Muhteşem bir şey. Allah’tan hayırlı kolay ölüm isteyim. Rabbimiz onlar da meylesini şahla.
Cumansürüz, ayet, sekiz, ey Muhammed, deki o kaçtığınız ölüm mutlaka sizi yakalayacaktır. Sonra gizliği de açığında bilen Allah adonlurileceksiniz. Ve o size dünyada yaptıklarınızı haber verecektir. O ölümden kaçış yok. O kaçtığın ölüm seni bulacak. İster doğru, İster, Eğrul, İster, Kralol, İster, Kölü, İster, Palcış, İster, İster, İster, Kral, İster, İster, Yiyol, İster, Genç, İster, Yaşlı, Ne olur sana o ölüm sana geldiğinde. Senin ondan kaçışıyor. Doğduğuna inandın ya, öldüne deyine.
Doğduğuna inandın, öldüne deyine. Ve nefesin ne zaman bir teceye belli değil. O yüzden ölümhe hazır ol. Yaşına da bakma, su filar bu sebepten dolayı abdestli de ola şırla. Kim abdestli bir şekilde ölürse şehütükmündeler. Bakın, boğkum sen abdestli bir şekilde öldür, eyi dök mündelir. O yüzden saufiler abdestli bozulur bozukma, sämen abdest salırla. O yüzden su filan, abdest, bozulur, bozulma, semen abdest alırlar. Yatacaklarız ama abdest yatarlar. Ölümü hazır çünkü.
Evden dışarı çıkacak. Abdest çıkarlar. Ölümü hazır. Abdest, bozulduğu dışarıda. Hemen abdest aldır. Ölümü hazırdır o. Ölümü hazır gibi adet hazır her şey hazır. Ezan okumdu, taklamazını kılar abdest var çünkü. Su filar abdest de çok önemli. Çok önemli. Abdest siz yere ayak basmazlar. Su mesela, bu sül etmeniz gerekirken, bir şey yemek içmek uygun değildir. Adişlerde yemek içmek zorunduğun lursanız da hiç olmasa ağzınıza çalkalayında. Mezbureten bir şey içmek zorunduğun lursanız ama güzül gerektiren bir hal veril üzerinde.
Ağzını bağırı çalkalay. Bunun güzül süz bir şey yapma. Güzül süzü bir şey yemek bir şey içme. Yaptan uygun gusdu gerektiren bir halim var ama yatacaksın. Uyuyacaksın. Başını uykadan kaldıramıyorsun. Allah Resul’da kardeşi yerde gitti. Hani malum o şeyden sola necaset buluştun bulaştaysa o hani onları yıka abdest alır gibi yap, abdest alır gibi yap. Yani sen elini yüzünü kolunu ayatlarını yıkap başını meste, abdest de niyet etme, abdest alır gibi yap. Abdestin bütün hallerini yap, öyle siyah fiyat çaksan yine.
Bu zorunluluk da ama şimdi insanların zorunlulu yok. Herkesin evinde su var. Herkesin evinde su var. Siz yak su yok, su yok, su yok, su yok, su yok, su yok, su yok, su yok, allap testeme. Gusdu’nun al, gusdu’nun süz yatmaya alışma. Gusdu’nun süz dolaşmaya alışma. Gusdu’nun süz nefes almaya bile alışma. Ha, sana bir mütte yatmak şunnettin, cinselleşinden sonra kadınlar kekler. Ama öyle uyuma, öyle uyuyacaksan o zaman abdest alır gibi yap öyle siyah. Nümkünse abdestin hal, gusdu’nun süz düyuma, abdestin düyuma.
Abdestin durman, abdestin bir şey yip işme. Anleler babalar kadınlar arkaakter hiç önünde çocuklarınız guslu edecekse yine mi yikanıyorsun? Daha yeni ikanmadım mı sen? Daha sabah yikanlığın ya sen. Karışmayın çocuklarınızı. Çocuklarınızın banyolarına karışmayın çocuklarınızı utandırmayın. Çocuklarınızı utandırmayın. Aptesacık geniştir. Kızlar kek önümüne de görmemez de gel. Konuşma onu. Yine mi yikanıyor sen? Haygikamıyor ne yapacaksın? Bunu bir evde bir sizdik yok.
Anne baba, geniş bir çocuk geniş bir erkek geniş bir kızından nasıl konuşulacağını bilmiyor şimdi. Daha onu öğretcek bak guslu gerektiren haller bunlar. Böyle bir şey olduğunda utanma çekilme git, bayı yiyo gusun et. Bunu anne baba rahat bir şekilde çocuğumuz söyleyecek. İkide birde şunu, yeni mi yikanıyorsun? Hay, yeni yikanıyor. Senin gibi kızartmam koksun ortalıklar. Senin gibi saçlar normalde yavvrabrikasının çıkmış gibi mi olsun? Ellerimi yikansın, ne çocuklar?
Babası gibi altayda bir mi yikansın? Anne sık gibi dördüye de bir mi yikansın? Gusdün, farzı iki der hanefiye göre. Kadın erkek. Annefiler, ağzı burnut ek huzu olarak görmüşler. Ağzı burnut su vermek, gücüyü dönemişinde yıkamam. Gusdün, farzı burnut. Çok uzun bir şeyden, anlatmaya gerek yok. Sonra tefarlatın öğrensin çocuk kendisi. Yavrum gusleniyeti, niyet etti mi yavrabi, gusulabresini almaya, ağzını burnut’un süper su ver. Bir şarı çıkar, hane ağzını süver, çalk alak, burnut süver, çünkü sonra bütün yücudunu her tarafını su diyecek şekilde, kulaklarının içinde böyle, kulana su tutma, kulaklarının mezdet böyle için, kulanın çünkü buğurular işlerde dışı hükmünde de.
Annefilerde, bu kadar bitti, ben zaman istiyorsan guslet. Ne zaman istiyorsan banyoya. Hiç kimse senin banyoya nasıl yürüne karışmayacak, bitti. Neden ablesiz alışmasın çocuk? Çocuk, ablesiz de alışması, utanmasın. Şimdi, diyeceksiniz ki, bunlarden çıktı, bana yazıyorlar çocuklar. Bana yazıyorlar, geç delikanlı çocuklar. Benim gusletle m gerekti, o da ben evde gusletemedim, annem babamla of söylüyor. Ben şimdi ne yapayım? Bütün günün nasıl geçecek o çocuk?
Hiç mallaktan korkmuyor. Annem baba derviş bir de. Çocuk, yıkanmak istiyorsak, girsin yıkansın. Suparası kaç para biliyor musunuz sen? Ey, gönder çocuğu o zaman dilenceli yaptır, bir de su parakası kazansın çocuk. Allah muhafaza eylesin. Tatlı yaşayan sonunda acı öldü. Tern kaydında olan canını kurtaramadı. Tatlı yaşamak ne? Haramı haram bilmemek. Hiva eyvesin peşinde düşmek. Haram para harammakam haram evki. Haram kazancı. Rüşvet, kayırmaçılık, odur, bu dur. Bütün herçilerine peva hivesini ilah edinmiş.
Develar gibi yer dalıp gökteyiliyor. Bu tatlı yaşıyor bu. Nerede çalgorda kavga, nerede akşam orada sabah. Geceler bizim olsun gününüzler sizin olsun. Tatlı yaşayan ne asıl yormuş acı ölüyor mu? Rabbim muhafaza eylesin. Ali imran ayet on dört kadınlara oğullara kantar, kantar altım ve gümüşlere, besili atlara, hayvanlara ve ekinlere karşı duyulan aşırı istek, insanlara süstü gösterilde. Oysa bunlar sadece dünyaya hayatının geçici maladır, varılacak güzel yer ise Allah’ın kadın da da.
Haydi keremede açık kadınlara oğullara, kantar, kantar altım ve gümüşlere, besili atlara, hayvanlara ve ekinlere karşı duyulan, aşırı istek, insanlara süstü gösterilde. O zaman hevame ve sen oydun, sen işte rüks arabası süstü gösterildi, rüks evler süstü gösterildi. Sen bütün ihtiyacın olmadığı halde boyuna her şeyi haramdameden, ayyasaak demeden bir itirin dalla bir itirin, oradan rüks fettar aldın, oradan bilmemeler aldın, oradan üç kağıtçılık yaptın, başkenden beş kağıtçılık yaptın, tabricayı sekaş şey dönünün kısaya olan.
Dünya hayatı sana süstü gösterildi. Sen de ona kandın ve tatlı yaşadın, ama ölümün çöka çoğulacak. Neden acı öldür? Çünkü o dünya hayatını haram helav bakmadan yaşadın. Hadis şerif tirmiziden ölümde ölüp de pişman olmayan yoktur. Mutlaka her kez ne damet duyar. İyi yolda olan hayırını daha çok arttırma değişim pişman olur. Ne damet duyar. Kötü yolda olan da nefsini kötü rükten çekip almadın lan pişman olur. Ne damet duyar. O zaman iki pişmanlık var. İyi yolda giden daha fazla zikretmedim daha fazla Allah yolunda koşmadım.
Daha fazla hayır hasen et etmedim. Daha fazla iyilik yapmam gerekirdi. Daha fazla faydalı olmam gerekirdi. Daha fazla insanlara faydalı işler içerisinde olmamaydı. Daha fazla nefsimi terbiye etmeliydim. Daha fazla insanlara iyi geçinim Allah yolunda koşuşturmalıydım. İyi yolda giden bunun pişmanlığını duyar. Kötü yolda giden de tövbe etmediğini pişman olacak. O da diceki, tü. Bana söylediler ahire tuğrdediler hesap var kitap var dediler ama ben kötülükten kendimi alın koymadım.
Ben haramlardan kendimi alın koymadım. Ben milletin canını yakmaktan kendimi alın koymadım. Ben insanlara haksızlık yapmaktan kendimi alamadım. Parat yaptı geldi adam ödeyemedim dedi ben kolo cevirdim. O ağladın ben kolo çevirdim. O dedikki yolda az benim senden olmam lazım. Senin cihirini söker cesine aldı senden. Haksız kazans senden sağladı. Senin canını yaptı. Bir başkasının canını yaptın. Bir başkasının malınlar namusuna şerefini ailesi etine gözlükdük.
Kaktın günahsız bir kadına tecavü zettim. Kaktın elin kadının’la kızına tecavü zettim. Tecavü zettim. Kaktın başkasının malını çaldın. Başkasının malını üttün. Başkasının hakkını üttün. Gittin üç kağıt yaptın beş kağıt ettim. Gittin bir isinin evini bozdun. Gittin ift rahatın insanların hayatlarını bozdun. Gittin gıybet ettin insanların hayatlarını bozdun. Gittin insanların hinder laf konuştun. Onların hayatlarını bozdun. Eşinlili düşünmeden çocuklarının düşünmeden torunlarından düşünmeden ift rahatın ona.
Gide tövbe etmeden tövbe de gerilin. Kendince bu mekanizme hiç alıştırdın. Sana dediler ki avbu 20 binlere bunun hakkında yanlış haber yaptılar yaptılar yaptın. Aldeniler 100 binler asana böyle bir haber yaptılar. Dizain ettin masa başında öyle haber yaptın. Bunlarım var ya mahşerde iki yakalar bir araya gelmeyecek. Gelmesin de zaten. Kaktın insanların namuslu insanların namuslarını itirah atın. Namuslu insanın namusuna ift rahatmak yedi büyük günah kebardan birisi.
Ve tövbe etmedin. Helavlaşmadın. Neredesin bir makamdasın hükmedi olsun. Haksın hükmettin. Hukuksun hükmettin. İnsanların hakkını yedim. Araştırmadın. Makamının yerine getirmedin. Tövbe etmedin. Hem hükpüşmanlık sende. Benzah akırım dediğin zulmettin dermişim. Dermiş kardeşe. Ben çavuşum dediğin zulmettin. Ben şeyhim dediğin zulmettin. Ben alemindedin zulmettin. Ben alemindedin gerçeği sakladın. Aytikirme eğdin bütün. Ben alemindedin senin cebine bilmem kaçtın. Ben bin dolar koydular.
Kaktın dediğin ki, Habislerin bir kızımı sahi değil. Sanıyla yatıp etirdin. Habisin kardısı oldum. Gencecik soyudların beynirini ikadın. Habisler sahi etteyildin. Gencecik çocukların beynirini ikadın. Allah’ın böyle ayağı tolamazd edin. Gencecik çocukların beynirini ikadın. Mesep beyniş dediğin ya. Bunlar sorradan çıktı. Bir dat bunlar. Mesep diye bir şey yok dedin. Gencecik çocukların beynirini ikadın. Şerden bir kapar alадın. Oradan kaç kişi geçtiği sehepsinden zorumuzun.
Erden eyla Allah’a şan. Geldin oturdum masaya kuram versin. Netin dışında bile bile konuştum. Benim nefsime. Nereden toparlıcan. Kaktın kuram versin. Netten konuşan bir kimseye halkın içerisinde insanların içerisinde onu küçükmek için üst rift rahatlın. Çıktın hutmadığı de iftir atın. Nasıl helallaşacağım? Pişman’ın dik ağlasını yaşayacak. Herkes yaşayacak. O kötülükten el çekmedin. Pişmanlık yaşayacaksın. Hakkı ve hatikati, der çekle yalanı meydana çıkaracak çünkü.
Onu durduramayacaksın sen. Ölümü durduracak, hiç kimseye o. Hiçbir şey yok. Ölüm seni yakalayacak. Ölüm seni yakalayayımca da. Seni hesaba çekçe kalan var. Hesaba çekçe kalan var. Sen o hesabı çekçe olanın. Unuttun hesabı çekçe olanı eskeştim. Hesaba çekçe kullanı sen. Olmayacaksan netten. Ama bir de insanların içerisinde Müslümanım diye dolaştım. O hesabı çekeceksin. Sen o kadın’a haksız yere gözünü işi içilmenin hesabını verceksin. Sen o çocuğa zulmetmenin hesabını verceksin.
Ben babayı neyip de çocuğun az olmadığa mısın? Kıçı çocuğu dövmersin. Baba sen babasın. Onun hesabını vercem. Ben anne’yinde hep de çocuğun az olmadığa mısın? Onun hesabını vercem. Çünkü çocuğu anne ve babasından hesabı sorduğu zaman diyor. Anne ve babasının yakasından tuttuğu zaman. O derli senin yakandan tuttuğu zaman. Onu düşünmüyorsan. Ve saffaracaksın. Münzer ve tanıkayıra yarın. Münzer ve tanışarına yarın. Zerrece hayır yapının hayırı karşılık siz değil.
Zerrece şer iş senin. Şerrece zansız değil. Sen tövbeyi de bıraktım. Kendini haklı gördün çünkü. Sen şeytamı yormudatın. Sen ademin çocuğu o saydın tövbe ettikten. Ademin çocuğu o saydın hatayı kendinde gıracaktım. Ademin çocuğu o saydın sen ademin yolundan giseydin. Ademin yolu ila yollan saydın hatayı kendinde gıracaktım. Dizektin ki ben nefsimiz olmadan nereden oldum? Ya Rabbi beni affeyle. Böyle de sevden Allah seni affetcekti. Ve böyle demiş olsaydın, kime zulmetliysen ondan hâlâ Allah’a şakdın.
Dizehtin ki hanım. Ben sana haksızlık yaptım. Ben sana yanlışlık yaptım. Ben seni dövdüm, sövdüm, makaret ettim. Săçının yoldum gözünü şişirdim. Sen çıktın banyoda düştüm dedi. O banyoda nasıl düşünüyorsa gözüm ararıyor insanın. Banyoda nasıl düşünüyorsa kadının dudağı patlıyor. Ve kadın banyoda düştün biliyor. Hiç adamlar banyoda düşünmüyor. Hiç adamların gözüm ararmıyor. O banyok kadından hakaygan düşüyorlar kafalarını bir yere vuruyorlar. Dikişat olmuş, kadının kafasına.
Kadının ne oldu dedim? Ben de bunlar acı esnaldırlar. Ne oldu dedim? Benim kafama vurdu dedi, bir saatlik saat boyunca dedi. Ben dengemi hitirmişim şimdi dedi. Kaldımla bir insan eşinin kafasına iki saat nasıl yumuru koruyor. Çocuklarının annesinin kafasına bir erkek nasıl yumru koruyor. Nerede senin babandı? Filancı yerde dedi. Çarayım alsın senet dedim. Babamda vurur beni o kafama dedi. Neden dedim? Beni geri almak istemez dedim. Ben bir sefer gittim. Dövö dövö beni tekrar geri verdim.
Kadına vuran adamdan nefret ediyorum. Bir adam kadını dövüyorsa nefret ediyorum ondan. Dervi işlerden duymak istemiyorum bana. Dilimin ucuna kadar geliyor. Alayım dersini gönderayım diyorum. Bu kadar sohbet ediyorum. Bu kadar söylüyorum diyorum. Demlemiyor. Çok senerliymiş. Sen benim sinirmen bir benken sen senin kafanı gözünü yüzones ekize yarar. Yüzones ekize yararım. Şu dervi süt tarvene. Vajıya bir şey değil. Onun hesabını vereceğim. O yüzden o pişmanını da yaşayacağım.
Allah bizi muhafaza elisin. Sen nefsini serbest bırakacağım. Heva elisini serbest bırakacağım. Yapacağım yampanı. Sonra hesabı çekilmeyeceğim. Öyle bir şey yok. Allah muhafaza elisin. Koyunları kırdan sürer getirirler hangisi daha besin? Onu keserler. Sen bedeni düşünüyorsun. Bedeni güzel olsun. Bedeni diri olsun. Bedeni tatlı olsun. Mahnevi atanı düşünüyorsun. Sen sokağa çıkarken ne kadar güzel görünce mi diye? Her tarafını boyuz boyalıyorsun. Dayalıyorsun. Çıkıyorsun ortaya ra.
Erkekler kadınlar. Sokağa çıkarken bakınla olmak sünnettir. Teniz olmak sünnettir. Ama boyakopın küpüne girip çıkmak değil mi? Bakım dolu, temiz olun. Sen dışarı çıkacağın zaman, aman, tenim güzel görünsün. Aman benim kulağın güzel görünsün. Aman benim kaçım gözüm güzel görünsün. Boyadın dayadın da kendine. Mahnevi atanı düşünmedin hiç. Sen aman benim sakalım çok yakışıklı görünüşen aman benim saçım çok afralı tafırlı görünüşen senin için değil bu. O da saçının olmadığını küperlerle dolduracağım diyor uraşıyor.
İyilicek çek, ya bir şey de bakacak ahı iki tane var falan. Bir de daha değil ki çekiyor yazıyorlar erkeğin küpe takması cahizmidir. En çok bunun oşuna gidiyor bu. Hani bir de adet varsa iki tane takması cahizmidir deyince bu bir tatlulaşıyor ve bunu soruyorlar çünkü. O soru muhen adamın herşinde kabartma. Ona da soru sandıcak ki ben şey gibi ne o, padi şahvardı ya, ya bu sultan senin gibi ben Allah’a köle olduğumın işaret edecek. Küphe, ne sen de ki işareti?
Ben Allah’ın köle olduğum için mi? Muttaşan bir ayet. Olamadık biz. Allah bizi onlardan ayılmesin. Evet, şimdi bir gitsse bir kimse koyun surüsüne gitsse ciluz koyunu seçer mi? Seşmez ki bir seçcek, besili koyunu seçecek. O besili koyunu kescek önce. İşte bu ne demek o zaman sen manivatını kuvvetlendirmedin? Sen zahirine baktın, zahirde kaldın. Sen hiç ailemini kuvvetlendirmedin. İç alemini kuvvetlendirisaydın. Sen kalkıp da vücudunu besili tutmanın yolunu alamayacaktın.
Allah bizi muhafaza elesin. Gece geçti, sabah olduğu sen ne vaktak kadar bu altınmasının yeni baştan söyleyebilirde. Yani gece bitmiş sabah olduğu yan artık. Sen hâlâ da kendi kendine dünyayı süsteyip, üsttey. Yalan ikayelerin peşinde koşuyorsun. Sen hâlâ da dünyayı mağmur etsem dünyanın peşinde koşuyorsun. Sen hâlâ da dünyanın peşinde koşup, ölüm unutuyorsun. Sen hâlâ da böyle nasıl süsteyim diye uğraşıyorsun. Nasıl süste neyin diye uğraşıyorsun? Aman evinin şükocansını çok güzel süste öyle.
Aman sen evini çok iyi süste. Haidiyin sen bir par deleri değiştir. Bak, falan canarda perdelerini değiştirme. Sen de değiştir. Filancalarda koltukları değiştirme. Sen de değiştir. Filancalar bak, dini yine de ne de ne yiyiniden sınfır kıyafeteler olmuş. Filancal şumarkı yapmış. Fişmanca şurada yemek gibi selfie yapmış. Kör olmuyor size. Bir de yemeğin resmini çıkarmış. İstagramayı paylaşmış. Denler paylaşmış. Sen de paylaşman lazım. Sen de soradan görmesin. Sen de koltursuzsun.
Sen de iyi tüm sizin, sen de çağırsın. Sen de gerçekten şeytanın köle solmuş. Başka bir şey değil. Ölüm, vurunun ucunda kendin. Sen selfie yap. Tabi lüsme kanlara git oradan fotoğraflar çek. Lüsme kanlara git yemekler çek. Bugün de böyle olsun. Ananın gözü olsun. Fikri yok senin. Senin amacın yok. Neden senin ne de fiy yok? Neden senin davan yok? Neden senin manevatı yok? Neden bu dünyanın geçici güzellerini kanından gittin sen? Bu dünyanın geçici güzellerini kanından tabi bir takımel bir sekeği selfie yap.
Bugün de böyle oldu. Ah, harekoldu ya. Tabi süstem püsten masalları süste böyle her şeyleri koy. Mümun eksik olmasın. Bunları da ya. Bir tek şey var. Arama, arama, hoş geldin. Nerede papazın evine? Mümsuz asla olmaz. Tabi takim et bir de. Yemek de izne gelin evine. Ananın sözü evine. Filan canın şey. Kadın gelmiş. Kadının sağdan gelmiş. Bana bir yardımcı. Bunu herlande de. Gönlükten kızlar şuna bakıyordum. Yok dedi, senin istiyorum dedi. Dedim buyurun yemekliğiz programu ben dedi.
Yani bu ölüümüzdeki nerede? Evet dedim. İşte şu kadehten istiyorum. Şu bardakta nistiyorum. Şu tabakta nistiyorum. Şundan istiyorum. Dedim bak, et, bak, et. Özel neciyo selamın ekim alakim selam. Oğlum bundan gündar yemekte izle çıkacağız. Tabi görebim nefsin adamacağız. Ben işi bırakınca rahatladılar, kombi acar silahlesi. Tamam baba, gündar diler tabii. Bu geldiği gene böyle hareketler. Ay, bunu göstereceğim. Ya millet onu takip ediyor. Millet geldi. Yemekliğiz dekinden kadehiz diyoruz diyor.
Gerçekten ha. Sizden ne olmuşlar? Evet bizden aldılar. Nerede et, tamam ettik. Haruki sattığımız yürün nerede? Burada da Mustafa Yüzman’ın fijare takılı görüyor. Özel getireceğim sana. Sana özelletim böyle bir sonum yaptı canım. Her şey özellik getireceğim. Elimizde kimlerden her şey özellik bir sonum çıkardım. Elim bu yürkullah. Arkası gelecek ya çünkü. Olmuyor mu? Ne göreyim ona? Geliyor yemekte izleki yemekte kumavar. Yemekte, özel getireceğim. Var elimizden algın ki.
Ama ondan tapın oluyor. He, var vesuiymuşa. Evet, bu hale geldik. Dişanlarımız, nikahlarımız, evliliklerimiz, yemek kültürümüz, kıyafet kültürümüz, el kültürümüz. Ben bir tek ben kaldım içiniz de benim gibi olanlar da vardır. Şeyhim’in bana vaziyeti. Mustafa’nın buyur mu efendim? Oğlum en fakir derviş evine girse, evet efendim. Yapmının daha iyisi bizim evde var. Kime diyebilirim ben bunu nasıl yat olarak? Şeyhim’in bana vaziyeti bir nasıl yatıyor? Mustafa’ndi senin evine giren en fakir derviş, oğlum şunu demeliy.
Bundan benim evim bundan daha iyi. Dünyanın şata patına kan mancadasın. Allah bizi affesin. O yüzden her sabahı, an diyoya orada gece geçti sabah oldu. Yani sen dünü ve geceyi zararda geçirdin. Sabah oldu. Yeni bir gün başladı. Yeni bir nefes başladı. Dün dün de kaldı cancazım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım. Yani dünü sen zararda geçirdin. Bugün karetmen lazım. Dünü hevave heveste geçirdin. Bugün sabah oldu. Bugün hiç olmasa ona bir adım daha yaklaş. Dünü boş geçirdin.
Çarışı dolaştığın alışar iş mağzaları dolaştığın. Bunun dağaya dağaya vitrinleri seyretti. Gittin lükşmek anlar yetmedi daha lükşunu istediğin. Gittin orada bir kahveye bünmem kaç para verdin. Ah makca, paralar harcadın. Bir fotoğrafa, para harcadın. Bir fotoğrafa bir selfie yaparard harcadın. Hevave esnaydın. Bir mark yaparardcadın. Aynı yürüm 5 yüz lira yürür tarafta. Giyinmek için al. Örtümmek için al. Giyinmek için değil. Dünü ya gelip geçiyor. Bak dün geçti.
Gece geçti. Sabah oldu. Bu gece de geçecek. Sabah olacak. Sen çarlı geçirmenin yoluna ra. Ve her nefes, ölümü doğru koşarken, sen koştunun farkında olmazsan, o sana koşarken, sen gününü karlı geçirmenin yoluna ra. Rabbimiz onlar da neylesin. Haklarınızı helal edin. Bizden yana de helal olsun. Allah’a emanet olun. Elfaat ya maç selamın. İki bin üç yüz beşten devam edeceğiz inşâallah. Allah’tan bir şey gelmezse.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.