Dergah Sohbetleri Serisi

77. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


amin korktuklarını hız muhafaza. Amin. Allah’a tam anlamıyla itaatin hakkı nedir kalbi veya zahiri teslimiyet başlangıç mıdır. Allah’a itaat edin. Resulüne itaat edin sizden olan. Emir sahiplerine itaat edin aklıma gelen hemen itaat ayeti kerime itaat muhakkak ki önce dil ile ikrardır bir kimse. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve resul dediğinde iman etmiş olur her iman eden kimseye ardından düşen vazife iman ettiği şeye itaat etmektir. İnsanlar bir kabullenir kabul ederler onun büyüklüğüne yüceliğine

yüksekliğine bir kimse devle devlet olduğuna kabul eder ve o devlete itaat eder kabul ederse itaatin bir sürü kısımları vardır. İşte. siyasi manada bir kimse eğeri. Devleti siyasi manada itaat edecek bir kurum olarak görürse devlete itaat eder veya bir kimse bir iş yerine gider orada çalışıyordur iş yerinde çalışırken iş yerinin kurallarına iş yerinin kendi içerisindeki kurumlarına itaat eder onun itaati iş yeri saati kadardır sabah saat 88’de göreve başlar akşam saat 5’te bittiğinde iş yerine olan itaati biter

devlete olan itaat veya siyasi itaati o siyasi itaati alan ayakta durduğu müddetçe. O da itaatini bozmadığı müddetçe devam eder. O da dünyada kalır siyasidir. Allah’a itaat. Resulüne itaat sizden olan. İslami kur’ani noktada. Duran. Emir sahipleri itaat ise hem dünyalık hem ahiretlik. Hem insanın zahirini kapsar hem de insanın iç alemini kapsar. Allah’a olan itaat maddi manevidir şimdi dini maddi. alemden geri çekip sadece manevi içsel manada bir kimse kalbinden iman edecek işte ibadetlerini dışarıda hiç kimseye aksettirmek işin

içine girer normalde bir kimse. Allah’a iman ettin deyince arkasından imanın geri kalanları da gelir. Nedir bu işte meleklerine peygamberlerine kitaplarına din gününe hayra şerre hesaba çekilmeye mizana bunların hepsinde itaatin içerisine itaatin içerisine koymamız gerekir. Eğer bir kimse iman ettiği şeyleri neticesi olan hukukuna da itaat edecek o zaman. Cenabı. Hakk’ın buyurduğu gibi. Allah’a itaat edin. Allah’a itaat bu manada maddi zahiri manada kur’an-ı. Kerim manevi manada marifetullah. Resulüne itaat edin maddi manada ne işte peygamber sallallah ve sellem.

Hazretlerinin sünnetleri manevi manada ne bu kims mde manen herhangi bir bu yurdunda onun sözünü tutmak manevi itaat sizden olan. Emir. sahiplerini itaat edin siyasi manada bir devlet bir. Emir manevi manada bir. Sultan bir. Veli bir. Arif adına ne dersek diyelim biz bir mürşid-i kâmil o zaman itaat dendiğinde hem madde girer işin içerisine hem hem de mana gider itaat sadece yüzeysel değildir. Sadece dışsal değildir içsel manada da itaatin hüküm sürmesi gerekir asıl sıkıntı içsel manada itaattir bir

kimsenin dışı itaat etmiştir dışı dışarıdaki insanlara göredir halka göredir bir kimse kıbleye yönelir namaz rüku secde halindeyse biz deriz ki o namaz kılıyor. Allah’a itaat etmiş ama o içsel manada namaz kılmıyorsa biz işin orasını bilmeyiz. O zaman biz dışsal olarak ona deriz ki bu adam namaz kılıyor şimdi insanların itaat bu manada hem zahirini ilgilendirir hem batınını ilgilendirir ehli. tasavvuf ehli tasavvuf meselenin içiyle ilgilen itaat edecekse içsel manada itaat edecek. Allah’a itaat her ne kadar insanın dışını

kapsıyorsa da asıl lazım olan içidir bir kimse içsel manada. Allah’a itaat ediyorsa bunun birinci derecedeki dışsal görüntüsü dışını farzlara uydurmasıdır dışını. Kur’an’a uydurmasıdır bir kimse dış olarak. Kur’an’a uyacak. Ama bu o kimseyi kurtarmaya yetmez onun kurtuluşu burada değildir. Onun kurtuluşu içsel manadadır o içsel manada itaati gerçekleştirdiğinde ancak kurtuluşa. Erer içsel manada kurtuluşa ermenin itaate varmanın yolu ise ehli tasavvufa. Allah’ı sevmektir. Allah’ı sevmek buan. Allah buyurmuş ki. Allah’ı. Sevin resulünü. Sevin müminleri. Sevin bakın itaat edin başka

bir ayeti kerimede. Sevin. Eğer severse itaati kalbi olacak bu ne demek. Allah’ın haram kıldığı şeyi kalben kabullenecek diyecek ki evet. şeksiz. Şüphesiz. Allah bunu haram kılmış. Eğer itaati kalbi ise on günü gözünü hiç döndürmeye. ÇK Çünkü. Resulullah. Çünkü. Allah onu haram kılmış insanlar. Siz dışarıda bir haram işlemezler. Eve gittiğinizde haram işliyorsunuz veya dışarıda haramlardan kaçıyormuş gibi görünüyorsam yalnız kaldığınızda kendinizle baş başa kaldığınızda o. Haramı özlüyorsanız veya o haramla iliniz var ise içsel manada itaat etmediniz. Allah’a

önemli olan o kimsenin içsel manada. Allah’a itaat etmesidir ve bu bir kimse dışsal manada namazı kılıyordu ama içinden. Eğer namazı sevmiyorsa. Eğer içinden namazı sevmekten haz almıyorsa. Eğer. Namaz kılmaktan bu manada lezzet almıyorsa bunu bu manada namaz ona lezzetli gelmiyorsa noktada isı gerçekleşmemiştir muhakkak ki nefis bizi zorlar belli bir noktaya kadar marifetullaha erişmeye ibadetten lezzet almaz kalp marifetullaha. erişinceye kadar. Hadi biz biraz daha aşağı indirelim mutmainneye erişinceye kadar ibadetten ve taat. Allah’a itaatten lez anmaz nefis

nefse zor gelir. Eğer zikrullah’a gelmek zor geliyorsa namaz kılmak zor geliyorsa oruç tutmak zor geliyorsa dersi çekmek zor geliyorsa kalbi itaatin eksikliğindendir kalbi itaat eksiktir bir kimse üstadının söylediğine uymak zor geliyorsa üstadının verdiği virdi dersi çekmek zor geliyorsa ona bir konuda istişare etti. Onun tavsiyesine uymak zor geliyorsa kalbi manada itaat etmemiş daha kalbi itaati yok. Oysa insanı münafıklıktan kurtaran insanı gizli şirkten kurtaran ve insanı bu manada. Allah’la dost eden itaattir kalbi itaatte bir kimse razı. Allah’tan

razı olur itaat eden razı makamındadır. Rıza makamındadır. Eğer senin için dışın itaat ettiyse. Rıza makamına ulaşmış. Sen insanların önünde bazen. sanki böyle sebepler dairesinde yaşıyormuş gibi görünürsün ve öyle görünmek zorundasındır sebepler terk edilmez asla terk edilmemesi gerekir. Ama iç manada. Allah’a teslim olmuşsundur. Allah’a teslim olan bir kimse. Allah’ın kazasına. Allah’ın bu noktada bittiğine kestiğine. Allah’ın önüne getirdiğine razı olur o neden niçin diye sormaz o neden bana diye sormaz neden bu geldi diye sormaz bu bana nasıl

geldi diye sormaz bunun nedenin içini yoktur onda teslimiyet vardır. O iradesini. Allah’ın iradesine teslim et itaatin. Zirvesi budur artık o kimsenin kendi iradesi yoktur kendi iradesi yoktur demek iradesizlik değildir kendi aklı yoktur demek akılsızlık değildir bir kısmı buna akılsızlık olarak algılamış o hale manasıyla ermedik derinden. Çok affedersiniz sokakta kakasını yapan bir kimse. Akli melekelerini kaybetmiştir ehli tasavvuf sokakta. insanların içeris kaka yapmaz veya sokakta insanların içerisinde kaka yaparaktan kendisini saklıyormuş gizliyor. Muş noktasında olmaz. Allah’a itaat eden

kalbi manada da itaat etmiştir ve o yağmurun yağmasından sıcağın soğuğun değişmesinden veya hastalığın gelmesinden veya sağlığın gelmesinden varlığın veya yokluğun gelmesinden acının veya tatlının gelmesinden artık o çok etkilenmez ona teslim olmuştur ondan razı olmuştur ondan razıdır ve ondan razıysa isterse o gökten. Zembil ona rızık indirir ondan yer isterse yerden topraktan rızık bitirir ondan yer isterse hiçbir sebepsiz ona rızık indirir ondan yer isterse insanları onun. Emrine amade eder insanlar onun emrinde koşturur isterse. Hayvanat onun emrine girer

hayvanlar onun emrinde koşturur. Eğer ki bir kimse. Allah’a itaat et isse maddi ve manevi manada mahlukat ona itaat eder demedi. mi. Peygamber sallallahu ve. Hazretleri hadis-i. Kutsi. Eğer bir kul. Allah’ı severse. Allah da onu sever. Allah onu severse. Gök halkından id eder onu. Sevin. Gökteki melekler yerde. Mümin kulların ilham eder onu. Sevin insanlar sevdiklerine itaat ederler selmanı. Farisi bir gün bir misafiri geldi yolda gidiyordu yolda giderken o misafirine yemek yedirmesi lazım işte ikram etmesi lazım giderken.

Geyikler ormanda koşuş başladılar paralel olarak yukarıda gökte. Kuşlar uçuşmaya başladılar paralel olarak o yanındaki misafirle sohbet ede ede giderken yenmesi söz konusu oldu geyiklere döndü kafasını çevirdi. Dedi ki içinizden. Semiz bir geyik gelsin misafirim var kafasını semaya kaldırdı. Gökteki kuşlara dedi içinizden yağlı. Semiz olan bir kuş da gelsin misafirim var. Hemen anında bir geyik bir kuş. Anında geldi. misafiri. Hayret etti. Dedi ki böyle bir ilk defa karşılaşıyor dedi ki döndü misafirine dedi ki neden hayret ediyorsun

ki ki. Allah’a itaat edene mahlukat itaat eder bilmez misin dedi. Evet bizim itaatin maddi mani manada tam olursa mahlukat. Sana itaat eder duymadın mı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine işte ağaç dile gelmekle yetmedi ne dedi gel buraya dedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri ad ağaç yerinden söktü sallana sallana geldi geç yerine dedi ağaç yerine geçti. Allah’a itaat var ise mahlukat emrindedir. Malum ya dedi ki ben mi. Elindekini. Söyleyeyim. Yoksa elindekiler mi benim ne olduğumu

söylesin müşrik akıllı ya. Her müşrik kendini çok akıllı zanneder her. Allah’a isyan eden kendisini çok. Zek zanneder kendisini oradaki insanlardan. Üstün görür onun o kibri. Allah’a im. Allah’a iman etmeyi durdurmuştur çünkü onun o kibri. Müslümanları beğenmeyi durdurmuştur. O büyük bir kibirle dedi ki yakaladım. Şimdi bunu dedi ki belki de elimdekini tahmin edebilirdi ama benim elimdekiler onu nasıl söyleyecek dedi ki elimdeki senin kim olduğunu haykırsın taşlar. Dile. Geldi. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden

abduhu ve resuluhu. Allah’a itaat edersen mevcudat sana itaat eder aslında mevcudatın dili hakkın dilidir mevcudatın tecelliyatı hakkın tecelliyatı dır ama bunu ham kapalılar ham gönüllüler görmez ve o taş dile gelirken. O Allah’ın nuru tecelli etmişti. Her taş dile gelmiş olsaydı. Aynı kelimeyi söyleyecekti eğer o lisan bizim anlayacağımız lisandan olsaydı bütün zerreler eşhed ilahe illallah ve. Muhammed. ABD ve. diyecekti ve diyor da zaten işte. Eğer ki sen hem kalem olarak hem dışsal olarak. Allah’a itaat ettiysen. O

zaman o kulağına duyacaksın zaten bütün mevcudat bütün mevcudat ve bütün kevan bu manada senin emrinde olacak ama bu. Ancak. Allah’a hakkıyla itaatle mümkün ve bunun sonu yok itaatin zahiri bir sonu var batını sonu yok itaatin zahiri nedir haramları terk etme komp küçük günahlardan mümkün olduğunca kaçmak. Allah’ın tarz ibadetlerini yerine getirmek ama manevi itaat deyince bunun sonu yok çünkü bu. Allah’ı zikirle başlıyor manevi itaat en önemlisi zikirdir. Eğer sen. Allah’ı zikrediyor manevi itaat noktasında çok uzun yol

almışsındır zikrullah’a oturdu. Ve. Allah’ı zikir noktasında duruyorsan itaat noktasında duruyorsun ve sen zikrettiğim noktada itaat ediyorsundur. Zikri bıraktığın anda kasti. olarak. Zikri bıraktığın için kasti olarak itaatten çıkarsın ehli tasavvuf zikirsiz. Geçen. Zamanı zikirsiz geçen saati zikirsiz geçen anı. Allah’a isyanla geçirmiş gibi düşünür. Evet. Zikrullah sız geçirdiğin an. Allah’a gafletle. Hatta ve hatta isyanla geçirdiğin andır. Allah’a. İsyan edenler. Allah’ı zler gaflete düşenler. Allah’ı zikretme zler şeytanın vesvesesine kalanlar. Allah’ı zikretme zler iman edenler. Allah’ı zikrederler iman edenler

ve iman ettiysen ve imanın. Kemale erme noktasında uğraşmak istiyorsan muhakkak. Allah’ı zikredin ve. Allah’ın zikir seni itaate götürecek seni itaatle hemhal edecek. Allah’ı zikreden bir kimse. Allah diye diye günah kebal işleyebilir mi günah işleyebilir mi yüreğine o padişahlar padişahı kalbine misafir olduysa kalbine sarayını otağını kurduysa. Kalbinde. Allah varken sen nasıl günah keb işlersin. Sen nasıl. İsyan. Edersin. Sen. nasıl zulm edersin. Sen nasıl unutursun unutmak zulümdür. Allah’ı unutan kimse hem kendisine zulmeder hem. Allah’a zulmeder. Ama birinci

derecede kendisine zulmeder neden kendisini gaflete attığı için neden kendisini harama yanlışa attığı için. Kardeşler itaat şeriat manasında. Allah’ın haramların haram bilmek heler helal bilmek ve haramlardan uzak durup farzları yerine getirmektir bu itaatin zahiri noktasıdır manevi noktası. Cenabı. Hakk’ın bütün. Men ettiği şeylerden kalben de kaçınıp. Allah’ın sevdiği şeyleri kalben. Sevmek ve onlar işlemektir ve manevi noktada insanın kendis. Allah’a bağlaması dır bu manada. İnsanın kendisini. Allah’la hemhal etmesidir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine itaat dışsal olarak onun

sünneti. Resulullah’ın sünnetini yerine getirmek içsel manada. Muhammedi. Mustafa’nın edebiyle edeplidir etmektir içsel manada da onun. Hidayet yolunu takip etmektir herkes. herkes. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve resuluhu dediğinde müslümandır iman etmiştir bu noktada bizim şerim şüphemiz olmaz biz onun imanıyla da uğraşmayız ama. Muhammedi mustafaya itaat onun sünnetlerine onun çizdiği perspektife onun çizdiği felsefeye uymak içsel manada da onun hidayetine tabi olmaktır onun edebiyle edep vermektir onun ahlakıyla ahlaklanmak onun haliyle hallenmek işte

sizden olan. Emir sahiplerine itaat edin. Evet sizden olan. Emir sahipleri dışsal manada başındaki. Kur’an ve. Sünnet. Yolunu seçmiş olan bir devlete itaat veya siyasi otoriteye iat içsel manada içsel manada. Allah dostlarına. Allah’ın baharına itaat etmektir. Bu onların ahlakıyla ahlaklanmak onların stratejilerini kendine strateji bilmek ve o yolda yürümektir o zaman gelin. Allah’a itaat edin. Bunu sadece fsal manada almayın. ehli tasavvuf bunu sade. Man alm gelin. Resullah s ve intihat edelim o zaman bunu sadece dışsal manada almayalım

onun edebiyle edepliler alım gelin biz bu manada kendimize. Bir. Allah dostu bir velisi bulalım ona itaat edelim. Onun stratejisinde onun öğretisinde yol olup yol gidelim yol önce yol olalım yol olmak bir kimse yürürse yürüdüğü yer yol olur. Sen yürümez oturursan. Yürüdüğün yer yol olmaz gidersin dağın başına bir ev yaparsın dağın başındaki eve gider oturursun hiç hareket etmezsin dağın başındaki eve gce olanlar nereden gideceklerini. Bilemezler yol olmak yürürsen yol olursun. Her ehli tasavvuf yoldur yol her. Allah’a.

Allah deyip zikreden kimse yoldur. Ya farkında değildir yol olduğunu ya da bilmeyenler için ya da ne yaptığını bilmiyordur oturun. Allah. D isen yol olmuşsundur sen bir i koymuş undur birisine. Allah için şunu yap diyorsan yol olmuşsundur yolun kendisisin sen ve üzerinde. Sen. Yürüdüğün müddetçe yolcusun dur ve arkandan. Senin ayak izine birisi daha bastıysa sen bir yol açtın ından yolcular geliyor ehli tasavvufun bütün hepsi de yoldur yolda yürüdükleri müddet çeler de müddetçe de yolculardan mız yürümüş. Biz

de. Yürüyoruz. Biz de arkasından gidiyoruz unutmayın her yürüyen arkasında bir iz bırakır her yürüyen arkasında bir iz bırakır her yürüyen arkasında bir koku bırakır her yürüyen arkasında bir imza bırakır her yürüyen arkasında bir nişan. Bırakır ve her yürüyen aslında kendi dairesinde kendi meninde bir yol açmıştır. Eğer ki. Senin gidişin noktadayken izine basacak olanlar doğru noktaya giderler hepiniz sorumlusunuz. elinizin altında klara hepiniz sorumlusunuz niçin işte erkek eşinden sorumlu çocuklarından sorumlu patron işçilerinden sorumlu. İmam cemaatinden sorumlu herkesin

elinin altında birileri var mı el cevap var ve herkes y ve sen sorumluluğunu yerine getirirsin arkandan seninle beraber yürüyenler vardır ve senin iz gidecek olanlar vardır senin de yürüyecek olanlar vardır ve o da aslında yoldur ve onunla beraber gidenler de yoldur. Ama bunun farkında varmaz insanlar. Adnan kardeş bir yoldur yol. Sen onunla beraber hizmet ediyorsan. Onunla beraber hareket ediyorsan o yoldur ve onun yanındakiler da yoldur. Mehmet kardeş yoldur. Onunla beraber yol gidenler varsa aynı yerde yol

gidiyorlar yol gitmek ve. Onunla beraber yürüyenler de aslında birer yoldur. Erkan kardeş işte hizmet eden buraya en son giren kardeş. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında en son giren kardeş veya ilk giren kardeş yol yürüyorsa ve yol yürümeye devam ediyorsa ve yürüdüğü makam yürüdüğü mevki yürüdüğü yön. Eğer ki. Kur’an ve. Sünnet dairesinde ise doğru yoldadır sırat-ı müstakim. Nedir o da yoldur. O da yoldur sakın. Kendinizi bu manada küçümsemeyin sakın dikkat edin bütün. Kur’an ve. Sünnet ölçülerinin

karıştırıldığı. Muhammedi ölçülerin alt ve üst edildiği insanların tarikat adına sapıklıklar düştüğü tasavvuf adına sapıklıklar düştüğü bir zamanda. Eğer ki siz. Muhammedi bir dairede duruyorsan. Eğer ki siz. Kur’an ve sün dairesinde duruyorsan. Eğer ki siz. Kur’an ve sünnetin dışında olan her şeyi itip gerçek doğru yolun. Kur’an ve sünnette olduğunu gerçek kurtuluşun. Kur’an ve. Sünnet anlayışında inanışında ve yolunda olduğuna inanıp o yolda yürüyorsan. Hepiniz de. yolunuz yol hepimizde. Yolsuz asında başka bir cepheden baktığınızda ne yaptığınızın da farkında

değilsiniz bizim. Profesör. Orhan beyin dediği gibi siz. Ne yaptığınızı bilmiyorsunuz farkında değilsiniz dedi. Doğru söylüyorsun hocam farkında olsak nefsimizi uyarız. Belki ded siz. Dedi mümkün olmayanı başarıyorsunuz dedi bana. Biz kendimizi öyle görmüyoruz. Hocam biz başaramadığım inanıyoruz aslında bir veen kendince tespit edebildiğim kadar yol ve bunu belki de böyle şatahat gibi algılamayın bizden sonra gelenler bu açılan kapıdan yürüyecekler ve burayı daha da zenginleştirecek burası daha da oturacak daha da yerleşecek. Bu anlayış hakim olacak anlayış hakim olacak.

Bu anlayış tasavvuf tasavvufu ve dini yaşamayı. Muhammedi perspektiften bakmak. Eğer tasavvuf. Yaşanacaksa. Muhammedi perspektiften yaşanacak. Muhammedi. Eğer ki din. Yaşanacaksa. Muhammedi yaşanacak. Muhammedi. Muhammedi yaşamak bunda. birilerine laf atmak birilerine. D uzatmak değil hakkınızı helal. Ed burada derdim ne yaptığımızın ne yapacağımız bilinmesi bir ehli tarikatın veya ehli tasavvufun varacak olduğu menzili belli olduğu gibi o menzile varış stratejisi de belli olması gerekir. Eğer yolun stratejisi belli değil is o yol yolsuzluktur gider sizin hedeflediğiniz doğru olabilir. Siz önünüze

doğru bir hedef koymuşsunuz. Ama doğru hedefe yanlış. STR yanlış stratejiyle varamazsınız doğru hedefe yanlış bir yolla varamazsınız kafanızda veyahut da aklınızda kalbinizde bir hedef belirlersiniz dersiniz ki biz bu hed gideceğiz ama noktasında ama cemaat noktasında ama o birey veya cemaat noktasında hedeflediğiniz yere giderken yolunuzun yanlış olması mümkün değildir. Yanlış olursa siz o hedefe gidemezsiniz. O yüzden fatihada dua ederiz. Ya. Rabbi birinci sırat-ı müstakim. de eyle doğru yolda eyle doğru yolda bakın burada bir hedef yoktur burada

bir hedef yoktur. Buradaki strateji vardır. Burada burada çok önemli çok önemli hayatı birşey vardır ve. Müslümanlar ehli tasavvuf ehli tarikat. Allah’a ve. Resulüne. Allah’a. Üstat olacağım diyenler resulünün yolundan gideceğim diyenlere işaret vardır sırat-ı müstakime gitmek doğru. Yok ya. Rabbi bizi sırat-ı müstakime eyle. Doğru yol kimin yolu peygamberlerin. Salihlerin velilerin yolu. O zaman siz doğru istikamet neresi. Allah’a gidiyoruz. Allah’a gidiyorsan ve. Allah’a imanı yaşayacaksan doğru yolda. Yaşayacaksın sırat-ı müstakime o peygamberlerin yolunda o. Salihlerin yolunda o. İnam

edilen o husisi seçilen o peygamberlerin hamurundan seçilen o peygamberlerin hamuruyla hamurlu yla ruhl onların kokusuyla kokul anan onun renklerine boyanan. Salihlerin bul o zaman gidecek olduğun. yol ortada belli senin istikametin merkezin hedeflediğin doğru yolun da doğru olacak hedeflediğin doğru yolun doğru değilse sapkınlığa gidersin sonuca ulaşamazsın merkeze varamazsın. Vuslat olamazsın ve bütün herkes hayalinde vuslatı koya. Bütün herkes hayalinde. Allah’la dost olmaya koy ve bütün herkes hayalinde. Muhammed. Mustafa la görüşmek ve konuşmak koyar hayaline. Ama onun yolu

bellidir o yolda yürürsen oraya ulaşırsın o yolda yürümezsen oraya ulaşamazsın işte itaat noktasında bir kimsenin itaat ederken itaat ettiği yerle itaate giden yoluna aynı istikamette olması gerekir ve bir kimse. Ben. Allah’a itaat ediyorum derken hindim. Allah’a varamaz ben. Allah’a iman ettim. Allah’a itaat ediyorum derken. Budizm. Allah’a varamaz ben. Allah’a itaat ettim. Allah’a iman ettim derken musevilikle bugünkü manada yahudilikle. Allah’a ruhsat olamaz bakın burada. Hristiyanların da amacı. Allah’a ruhsat. Olmaktır. Yahudilerin de amacı. Allah’a. Üstat. Olmaktır budistlerin

de yolu amacı. Allah’a. Üstat. Olmaktır veyahut da dünya üzerindeki bütün felsefeler baktığımızda. Hepsi de hakikate varmak için uğraşı doğru merkeze. Allah’a. Üstat olmak veya ilahi ilimle ilimlere budur. Ama. Yolları doğru değildir yolun doğru olmazsa hedefin ne kadar doğru olursa olsun. Sen orayı bulamazsın ikisinin birleşmesi gerekir hedefle yol aynı istikamette olması gerekir. Hedef doğru ne. Allah’a ustat olmak marifetullaha erişmek hakikate erişmek. Eyvallah bu doğru. Bunda bir problem yok. Kıymetli kardeşlerim ama izlediğin yol önemli. Sen bataklıkların içerisinde

yürüye eten doğruya gidemezsin. Sen günah kebin içerisinde yüzerek doğruya gidemezsin. Sen şirkin içinde doğruya gidemezsin senin doğruya ulaşman için. Kur’an ve. Sünnet doğrusunda bulunman gerekir senin. doğruya ulaşman için. Muhammedi bir strateji ilgilen uygulaman gerekir. Muhammedi bir stratejim yok ise sen doğru yol aşamazsın ama kendi kendine yolda zannedersin kendi kendine. Sen gece yatar gündüz kalkar kendini doğru yolda zannedersin kendinin yürüdüğünü de zannedersin bu zandan ibarettir. Allah muhafaza eylesin. Amin yol gidiyorsan yolcusunda yolcan iz bırakırsın iz bıraktığın

yerde kokunu bırakırsın kokunu bıraktığın yerde muhakkak ki senin kokunun peşine düşenler olacaktır doğruysan doğru yoldaysan. Senin o doğruya gidecek olanlar. Senin kokunu arayıp bulacaklardır. Eğer sahtekar vean vadeder. Şeytan da. Ruhat vadeder. Şeytan da af vadeder. Ama sen bu manada doğru noktada duruyorsan onun vaadine değil doğrunun vaadine bakarsın ve onun iziyle izlenir onun kokusuyla kokul anırınca. Kur’an ve. Sünnet. Size iki bırakıyorum kim sımsıkı yapışırsa. umunu bulur doğru yolda olur. Sapmaz nedir ya resulallah. Kur’an ve sünnetin. Kur’an

ve sünnetin. Demek ki doğru yol. Kur’an ve. Sünnet üçüncüsü yok. İkincisi yok birisi çıkarsa ki işte güçsüz de doğru söylemiş söylemiştir işte. Platon da doğru söylemiş doğru söylemiştir işte evladında doğru söylemiştir doğru söylemiştir biz onun doğru söylediğini reddetmeyi. O söz doğrudur ama yolu doğru değildir her sözü doğru olanın yolu doğru değildir. Aldanma. Kanma ama her yolu. Doğru olanın sözü eksik olsa da seni doğruya götürür yolu doğru yolu doğru. Deseler ki. Yol mu önemli. Söz mü önemli

yol. Önemli çünkü onun arkasından takip edecek olanlar olacak arkanıza sağlam bir yol ve iz bırakın peşinize doğru bir iz bırakın ailenizdir birin derecede doğru iz bırakacaksınız. O yüzden çocuklarınıza. Doğru yol bırakın doğru bir miras bırakın doğru bir iz bırakın sakın çocuklarınıza kendi heva ve hevesleriniz. Doğan dtik şeyleri söylemeyin sakın çocuklarınıza başaramayız doğruymuş gibi gösterin kardeşlerinize başaramadığınız yapamadığınız nefsinize zor gelen nefsinize zor gelen kalbinize zor gelen ruhunuzda sırrınız da zor gelen şeyleri eğip büküp de onları kendi

halinizi kendi. Yanlış çizginizi veya kendi yanlış. Düşüncenizi doğruymuş gibi aktarmayı etmeyin dikkat edin ihanet etmeyin insanlar ihanet ederler kendi içlerindeki bulundukları yola ve. Hale ihanet ederler nasıl yapar gücünün yetmediği bir şeye buna benim gücüm yetmedi bunun doğrusu bu ama bunu yapamadım bunu diyemez bunu diyemediği anda. Eğer nefisle mücadelesini bitiremedi isse fıttırmak. Öyle de olabilir dediğinde. Sen arkana kötü miras bırakıyorsun doğru miras bırak. Muhammedi. çizginin doğrusunu söyle arkandan gelecek olan birisi var ondan sonra gelecek olan birisi

var kim kim hayırda bir kapı aralara oradan bütün geçenler geçenlerin sevabından. O da sevap alır. Kim şerre bir kapı ararsa oradan. Kaç kişi geçerse onların şerrinden de nasibini alır doğru çizgi bırak. Doğru yol bırak geriye doğru anlayış bırak yapamadan. Kardeş benim gücüm yetmedi. Ben burada yapamadım der. Ama bunun doğrusu bu ben yapamadım der. Sakın kendi yanlış stratejini ve çizgini insanlara doğruymuş gibi aktarmak ve ehli tasavvuf ve ehli tarikat ehli tarikat bu 200 yıllık boyunca ne çektiyse

bundan çekmiştir kendi heva ve heveslerini kendi. Dogmatik fikir ve düşüncelerini yaşı yaşantı tarzını. Muhammedi çizgiye uymayan hallerini sanki. Keramet vari bir şeymiş gibi arkasındakiler bırakmışlar. Ve. arkasından gelen insanların sapkınlığa sapıklığa düşmelerine sebep olmuşlar ve. Şeyh diyenler üstadım dienler dahi. Bu ince çizgiyi. Bu ince stratejiyi tespit edemeyip ne yazık ki arkasından gelen insanlara yanlış çizgiler yanlış stratejiler bakmış. Allah muhafaza eylesin. Cenâb-ı. Hak cümlemizi korusun. Üstada öyle demiştim ben üstadın halifesine bir mevzu olduydu. Allah rahmet eylesin. Efendi

hazretleriyle gitti kendisine halife şeyhinden sonra kendisinin geçeceğini bekliyor bekleme dedim ben niçin dedi oğluna bırakacak dedim yaşlı bir adam ya. Nasıl dedi dedim ölen şeyhin oğluna nasıl bıraktıysa dedim ve siz buna itiraz etmediyseniz doğrusu bu değil demedi iseniz ve bu kaldıysa ded şimdi. Bu da oğluna bırakacak dedi ve sen yine itiraz edemeyeceksin ve sen yine kalacaksın orada ded. Yapmaz öyle bir dedim görürsün dedim. ben aradan bir toplantı değil ikinci. Toplantıdayım yanda mı gördün söyledin dedim dedim.

Estağfurullah dedim. Çıktı mı dedim ben çıktı ya dedim. Benim bulunmadığım bir toplantıda demiş ki dedi benden sonra oğlum geçecek. Sen şimdi ayrılamazsın dergahtan dedim şim. Neden dedi ayrılırsan. Derler ki senin sen bundan korkarsın dedim kendine şeylik bekliyordu gelmedi o yüzden ayrıldı birincisin dedi korkum bu değil mi dedim ben evet dedim. Bakın yine aynı korkuyla yüzleşiyor eğer o gün sen doğruyu akarsın eğer deseydin ki. Kardeşler arkadaşlar veyahut da üstadına deseydin ki efendim ben bu oğlanı. Rüyamda görmüyorum

ben bu kardeşi halimde görmüyorum o yüzden bu benim şeyhim olarak kabul etmek istemiyorum. Hakkınızı helal edin. Selamünaleyküm deseydin dedim şimdi bu noktada olmayacaksın neden doğru iz. bırakacaktın doğru bir iz şimdi dedim kendi yanlışlığım yüz yüze s kendi yanlışlığından ya onu şeyhim yaptı bu yanlışlık. Senin de oldu dedim. Neden sen dedim halifeliğini kaybetmemek için kabul ettin yanlışlığı ded şimdi yine halifeliğini kaybetmemek için bu yanlışlığa devam edeceksin kıymetli. Kardeşler makam maddi mevki maddi menfaat maddi. Saylık maddi. Hiyerarşi.

Sizin doğru noktada doğru tespitlerin ie engel olması doğru. Kur’an ve. Sünnet doğru. Muhammedi bir düşünce itaat de. Muhammedi bir düşünce ve itaat olacak. Allah bizi affetsin. İnşallah amin. Cenâb-ı. Hak bu konuda çok konuşulsa yeridir. Ama ve lakin zamanla alakalı problemimiz var ya. Hayır söyle ya sus evet ya hayır söyle sus biliyorsan doğru bir şeyi söyle. Kur’an ve. Sünnet dairesinde bildiğin bir varsa birisi sana. bir soruyorsa ona söyle veyahut da bildiğin bir doğru var ise kesin sabit

sen o kimseye tekliye et onu tatlı bir şekilde ya da bilmediklerin hakkında konuşma deriş. Kardeşler gözünüzle gördü kulağınla duyduğunuz dahi yanılabilir neden şahitlikte iki tane erkek şart kılındı. Demek ki insanın görmesiyle duymasına güven olmaz. Bir kişinin iki kişi de aynı şeyi gördüğüne aynı şeyi duyduğuna şehadet ederse. Doğrudur kişi gördüğüne ve duyduğuna şehadet etmezse onun doğruluğu üzerinde ne vardır tereddüt vardır. Madem ki bir kimsenin duyduğu ve gördüğüne şeriat hükm etmiyorsa doğru demiyorsa. Sakın ha sen gözünle gördüğün

ve. Kulağınla duyduğun bir meselenin hakkında dahi konuşma sus ama. Bildiğin nedir. Kur’an ve. Sünnet noktasında bildiğin bir ayet varsa aktar bildiğin bir. Hadis varsa aktar. Bilmiyorsan. sus kendi kafandan. Bu haram olması lazımdır deme kendi kafandan bu cahildir herhalde deme kendi kafandan hükmetme hükmetme sus ve sus ki susman la ibadet. Kazan ve sus ki susman. Zikrullah olsun ve sus ki insanları yanlış yöne yönlendirme ve sus ki insanların yolunu sapıtma ve sus ki insanları bu noktada saptı diye

düşünme. Allah muhafaza eylesin. O yüzden. Derviş. Kardeşler. Kur’an ve. Sünnet noktasında dini manada doğru bildiklerini kardeşlere aktarmakta etrafına tebliğ etmekte bir mahsur yok ama şahıslarla alakalı bilmediğimiz konularla alakalı bu siyaset olabilir gözümüzün görmediği kulağımızın duymadığı bir olabilir bizim yanımızda. Bizden uzak olan bir olabilir onların üzerine hükm etmeyin. Allah muhafaza eylesin namaz kılarken aklım başka yerlere gidiyor namazı huşi ile kılabilmek için ne yapmam gerekiyor. Allah’ı çok zikretmenin gerekiyor. Allah’ı sevmeniz gerekiyor namazı namaz hem bedeni hem de

kalbi bir zikirdir namaz. O yüzden. Allah’ı zikretmenin hemen. Fazilet olarak ikincisinde gelir. Allah’ı zikretmek en büyük ibadettir bu manada o. Zikrullah noktasında bütün. Kur’an ve sünnetin içerisindeki ibadetleri. Zikrullah şemsiyesinin altında. Cem edebiliriz her her. Yapacağınız bütün ibadetler zikrullahın şemsiyesinin altına girer. Hepsi de. Zikrullah şemsiyesinin altındadır. Hepsi de. Zikrullah şemşir yesinin altında olmayan. İslam dininde herhangi bir ibadet yoktur tekrar söylüyorum. İslam dininde. Zikrullah şemsiyesinin altında olmayan hiçbir ibadet yoktur bütün ibadetlerin. Hepsi de. Allah’ı zikir şemsiyesinin altındadır

namaz. Allah’a zikirdir oruç. Allah’ı zikirdir zekat. Allah’ın zikirdir sadaka. Allah’ın zikirdir cömertlik. Allah’ın zikirdir. Tövbe. Allah’a zikirdir dua. Allah’a zikirdir. Merhamet etmek. Allah’a zikirdir yumuşak gylu. olmak. Allah’a zikirdir iyi ahlaklı olmak. Allah’ı zikirdir. Zikrullah en büyük ibadettir bütün hepsinde içine alır hepsinde. Kur’an’ın başlangıcı olan besmeleden başlayıp. Nas suresinin sonuna kadar olan kur’an-ı. Kerim’in bütün hükümleri bütün hükümleri. Allah’ın zikirdir ve. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin peygamberliğinin başlangıcından ölümüne kadar olan bütün sünnet seniyyesi. Allah’ı zik ve

peygamber sallallah ale ve. Hazretlerinin yaptığı iş. Allah’ı zikretmektir. Allah’ı zikirdir zikir gözünüzün gördüğü görmedi kulağınızın duyduğu duymadı her. Allah’ı zik. Her bu manada ne alı ne anlarsanız anlayın. Eğer bu manada zikrullahın eksik ise. Ve. Allah’ı az ziyanız. Evet namazı huşu içerisinde kılamazsın. Allah’ı az ziyanız on. Huşu ile tutamazsınız. Lezzet alamazsınız. Allah’tan korkmak. Siz. Allah’ı korkmakla ikinizi öğretir. O da sizi. Zikreder siz namaz kılarsınız. Allah’ı zikredersen. Allah da sizi namazınızı. Miraç ederekten sizi. Zikreder ve sizi kötülüklerden

alıkor bakın namaz ayeti kerime değil mi namazı insanlara kötülükten alıkor değil mi. Evet namazı insanlara kötülükten alı kor namaz. Allah’ın zikirdir beni zikredin. Ben de sizi zikredeyim ve sen namazla. Allah’ı zikredin. Allah da seni. Zikreder ne yapar daha dünyadayken seni kötülüklerden alık oruç oruçla. Allah’ı zikredin oruçla. Allah’ı zikredin. Allah seni cehennemle arana. Kalkan yapar o da seni. Zikreder dikkat edin. Sen zekatla. Allah’ı zikredin iz der ve bereketlendirir sen sadakayla. Allah’ı zikredersen. Allah senin başından. Bela ve

musibetleri kovarak. Tan seni. Zikreder. Sen salatu selamla. Allah’ı zikredersen. O senin günahlarını affetmekle. Zikreder. Sen oturur la ilahe illallah diyerekten. Allah’ı zikredersen o der ki ben. de seni zikrediyorum seni. Metin bir. Kalama aldım bu kara ne güzel. Metin. Kadı sen buu toplulukta zikredersen o da seni. Zikreder bu topluluktan daha yü ve daha. Ali bir toplulukta sen onu oturur kendi nefsinde zikredin o da kendi zatında seni. Zikreder. Hatta nefsinde de o da kendi. Zikreder. Sen dağlar ile

taşlar ile zikredeyim mevlam seni. Dersin o da seni dağlar taşlar. Zikreder ve her. Dağa. Taşa kull ahını koyar aksi sedanı duyarsın. Allah dersin aksi. Sedam gelir. Allah sen onu zikredersen o da seni. Zikreder sen onu zikredersen o da seni. Zikreder o zaman namaza dururken namaza alemlerin rabbinin alemlerin rabbinin zikre zikrine durduğunu unutma de ki. Ben seni şimdi namazla zikim sen de dedin ki beni. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti zikredin. Ben de sizi zikim. Allahu ekber

seni zikrek elhamdülillahi rabbil alemin. Zikrullah o seni alında zikrediyor senin okuduğun her ayeti kerime zikir namazda o da seni zikrediyor neden elelam aleyküm ve rahmetullah derken peygamber ler var melekler var. Mümin cinliler var. Müminler var yok ki selamını onlara biresin neden sen onu namazla zikrettin o da seni zikrediyor sen onu oruçla zikrettin o da seni zikrediyor sen onu cihatla zikrettin o da seni zikrediyor sen. Allah yolunda koşuşturan. Allah demek için dedirtmek için koşuş duruyorsun. Allah te

seni zikrediyor muhafaza ediyor koruyor o zaman namazı. Uşi ile kılmak istiyorsan. Allah’ı çokça zikret o da seni zikretsin. Allah’ı. Sev. O da seni sevsin namazı. Sev namaz da seni sevsin namazı. Sev. namaz da seni sevsin ve kendisi kılan için mağfiret dilenin ne der namaz. Ya. Rabbi beni kılana. Affeyle. Zikrullah ne der. Zikrullah. Sen buradan oturursun kendi kendine al. Allah. Allah dersin her değişim. Allah’ın katına çıkan vurur katında kapıya. Allah. Bild halde meleklerine sorar. Ey melelere. Kim

bu kapıya vuran kim melekler bakarlar. Ya. Rabbi sana malumdur filanca kulunun. Zikri. Sorun melikeler ne istiyormuş melekler sorar ne istiyorsun. O senin bakın sen değilsin. Senin yaptığın. Zikrullah senin gücün kuvvetin yetmeyebilir senin hastalığın derdin. Tasan çilen günahların kusurların her şeyin var ama senin zikrin yok bu çıkar der ki. Ya. Rabbi beni zikreden. Affet melekler der ki. Ya. Rabbi sorduk sana malumdur ama istediği şu beni zikreden. Affet. Allah der ki. kulum beni anmak için dudağından daha çıkarken

onu affettim. D Sen. Allah’ı zikret o da seni orucu. Sev oruçta seni sevsin severse senden gitmek istemez seversen de sende yer tutar. Sen onu seviyorsun o seni seviyor. Birbirinizin altına kost atarsınız. Birbirinizin birbirinize yaptıkları hoş gelir tatlı gelir. Seven sevdiğine ne yapsa sevilene hoş gelir seven sevdiğinin sevdiğinin önüne ne koysa ne koysa. Yeter ki sevdiğinden yapsın sev. Hoş. Gelir. Hoş. Gelir. Hoş seviyorsan birbirini seversen namazla ibadetle oruçla birbirinin yaptığı birbirine bakma o zaman namazı. Sev namaz

da seni sevecek ve senden gitmek istemeyecek. Eğer senin sevgin yüksekse senin sevgin seni terk edip gitmez merak etme sen sev kendince kendince sev ve merak etme. Senin sevdiğin. Eğer gerçekten sen asil. bir sevgiyle sevdiysen. Eğer gerçekten özünden sevdiysen. Eğer senin sevgin gerçekten ciğerini yırtarcasına kalbini patlatır canas damarlarını şişirir. Cine aklını yok edercesine is etme. Merak etme sevdiğin. Seni cevapsız bırakma. Sen. Yeter ki. Sev ne dedi. Cenâb-ı. Hak kulum. Beni severse benim onu sevmem vacip olur sen

onu sev kendine vacibi koymuş vacibi. Sen. Allah’ı seversen o seni sevecek. Sen namazı seversen o seni sevecek. Sen zikrullah’ı seversen. Zikrullah seni sevecek çekecek seni halaka oradaki terlemek hoşuna gidecek orada ağlamak hoşuna gidecek diyecek çekecek seni ne yapıyorsun. Ha işte ya ben bugün evdeydim batacak mıyım derler sana koltuklar batacak. Eğer ki sen zikrullah’ı sevdiysen konuştuğun insanlar batacak. Eğer zikrullah’ı sen sevdiysen durduğun mekan durduğun makam batacak sana huzur bulamayacaksın rahat. bulamayacaksın bir yerlere gidemeyeceksiniz nereye gidersen git

hep aklında. Zikrullah kalacak. Hep oradaki o tat kalacak. Hep oradaki lezzet kalacak var git nereye gideceksen git senin her teline mührünü vurmuş zull nereye gideceksin uçtuğun yerde. Gittiğin yerde biraz abiy olacak şatafat olacak. Gittiğin her yerde beni göreceksin konduğun her dda beni göreceksin aldığın her nefeste beni göreceksin tuttuğun her elde beni göreceksin öptüğün her dudakta beni göreceksin. Baktığın. Her me beni. Göksü göreceğin bir yok sevdiysen başka göreceğin bir de yok sevdiysen göreceğin bir yok sevdiysem göreceğin

başka bir yok o zaman. Allah’ı. Sevin resulünü. Sevin seveceğinizi sevin ve. Sev. Eğer seviyorsanız sevdiğiniz sizinle beraber. Eğer seviyorsanız sevdiğiniz sizden uzak değil kişi. Sevir dedi namazı s namaz seninle. Sen namazla. değil sevdiğin seninle seven bu kadar mutludur seven bu kadar makbuldur seven bu kadar yüksektir leir seven sevgiy leir seven sevdiğiyle iyi düşünün seven sevgiy lir. Sen neyi seviyorsan onunla sıır sevdiğinin ne olduğu önemli değildir sevdiğin. Kim olduğu önemli değildir sevdiğinin gücü kuvveti kudreti önemli değildir

sevdiğin. Şeyh ise şeyhle berabersin allahla. Allah’la berabersin resulse resula berabersin bir kadınsa kadınla berabersin erkekse erkekle berabersin otla otla berabersin. Eğer kuşsavar köpek köpekle berabersin seviyor ya kadın köpek dolaştırıyor kucağında çocuk dolaştı cağın seviyor köpeği seviyor sevgiyle berabersin. Eğer namazı seviyorsan namazla berabersin ne namaz senden ayrılır ne de sen namazdan ayrılırsın sevdiğin. Zikrullah ise ne. Zikrullah senden ayrılır ne de sen zikrullahtan ayrılırsın sevdiğin cemaat ise ne sen cemaatten ayrılırsın. ne cemaat senden ayrılır sevdiğin. Resulullah ise.

Sallallahu. Aley ve sellem ne. Resulullah senden ayrılır ne de sen. Resulullah’tan ayrılırsın sallahu ve sellem sevdiğin. Veli ise sen velilerden ayrılmazsan velilerin yolundan ayrılmazsan onlar da senden ayrılmaz ama sevdiğin eğer. Allah muhafaza eylesin zahirde kaldıysa böyle mana noktasına düşmediyse içselleşmiş. Seninki kırık bir sevda karşıdan seversin sen ve dersin ki ayrı kaldım uzak kaldım. Naçar oldum yok. Bu beni sevmedi yok. Ben görmedi yok sen beni sevmiyorsun yok. Sen bana bakmıyorsun yok. Sen beni tutmuyorsun var seven sevdiğinden

şikayet etmez. Allah razı olmaz şikayetç. Allah razı ol sevin ciğerinizi. Yırta yırta. Ssen altın halalarla iner severseniz. Neyi seviyorsanız altın sofralarla iner altın sofralarla in. Sevin yeter bıyıkların alt kısmından alınmasına dair. hadisi şerif var mıdır. Var bıyıklarınızı kısaltın sakallarınızı bırakınız. Benim bıyıklarım aklınıza gelir bir anlatayım mı biraz tesim olsun. Bursa’da bir yerde böyle. Attım kendimi bir yere akşam namazı kılmak için böyle caminin de bahçesi var haleti ruhiyen de iyi değil garip çökmüş boynumu. Bir tane de

kitap aldım. Benim devamlı arabada kitap olur dedim burada beni de hiç kimse tanımıyordu şurada oturayım dedim kitap okuyayım kafamı dağıtayım hem dedim iftar vaktini bekleyeyim işte ezan okunduğunda orada çay ocağı da var şurada dedim bir de çay içeyim böyle hafif hafif de böyle hava kiyor gibi. B oturdum kentinin altına biri geldi buradaysa hakkını helal etsin inşâallah bilmiyorum buradan. Selamünaleyküm. Aleykümselam dedi ya ben sizin sohbetlere gidiyordum öle. Baktım tanıyamadım seni. dedim ben geliyordum dedim ders vermemişim. O

zaman sana yok dedim ders verdiğini kolay kolay dedim unutmam tanırım çünkü seni tanıyamadım yok. Ders almamıştım hayırlısı dedim. Ben mevzuyu kapattım neden almadın diye sordum şimdi gelmiyor dedim hayırlısı dedim ben neden gelmedim sormac. Hayır dedim neden dedim bir eksiğimizi kusurumuzu görmüş gelmiyorsun. Evet dedim hayırlıs. Allah bizi affetsin dedim şimdi ben genee. Ben de hemen böyle aldım içeri böyle alınca. Şimdi hemen dudaklar kapanıyor y e dedim lan bıyıklar dudaklarını kapattığı için mi geld ded ya. Birincisi bu

dedi ikincisi. Ne dedim ben ikincisi kendinden çok bahs haklısın dedim ben de. M var seviyorum kendim nasıl diyorum ben kendime aşığım de seviyorum. Ben kendimi nasıl. Ya bas sen kendini sevmiyor musun. durdu şimdi dedim. Kendini sev kendini sever değer verirsen kendi kendini ateşte kızartmak ister misin. Kendi kendini. Allah’tan uzak tutmak ister misin dedim. Allah’a iman etmeyenler. Allah’ı zikr etmeyenler gerçekte kendini sevmeyenler bir insan kendini seviyorsa. Allah’ı da sever. Kendini sevmeyen. Allah’ı sevebilir mi yaratılanı severiz neden.

Yaratandan. Ötürü kendini sevmiyor böyle kaldı bu benim bıyıklarım meşur ş ben böyle dedim. Mim bir adam değilim böyle dedim bıyıklarımı dedim ben kısaltınca böyle. Mim sessiz sakin vur ensesini. Al lokmasını böyle dedim böyle böyle bir kimse değilim dedim bırakınca dedim içimle dışım aynı olmadığın inan için öyle değil. Çünkü dedim ben böyle hareketli hayatı böyle dedim rahat olmayı canım e bu noktada. Allah muhafaza eylesin sinirliysen sinirliyimdir üzüntülü isem üzüntülüyüm dür. kendimi saklamayı pek beceremem dedim. O yüzden

ben böyle. Mülayim kısırı o dedim. Ne o albarakada. Kuveyt’te var ya. Ne o ihlasta vardı. Böyle de bular. Ne o kalem kalem bei diyorlar ona böyle ince buy böyle. Gayet adam kaldırmak için temiz dü onlar gidiyorsun. Ne güzelel gerçekten öyle. D seni bütünce kadar imz yırca kadar anamam. Müslümanın yahudisi korkun böyle hadis var diyorum. Ben inkar ediyorlar hadisleri diyor ki ümmetimin yahudisi korkun ya. Ya. Resulallah ümmetin yahudisi olur mu. Evet olur onlar iman etmiş gibi durlar

muamelelere. Yahudilere benzer ne yapar çevirir ne çeviriyor fail adını at onun nedir ütü milleti perişan ediyorlar. Her neyse dedim ben onlara muhalefetten bırakı böle dedim. Bir de var ya dedim böyle tertemiz. yüzlüler dilenciliğe çıkmışlar çıkanların hepsi temiz yüzlüdür hepi ble onlar kocaman sığ. Ne o zarif sakallı sakalsız bıyıkları gayet zarı böyle onlar böyle zarif yüzlüler gerçekten hadisi şerifte diyor ki. Allah resulü sallallah. Aley ve sellem. Hazretleri onlar kuzur postuna dürülmüş kurtlar gibidir ümmetimin parasını yerler ümmetimin.

Ne yapıyorlarmış parasını yiyorlarmış dedim ki onlar da bu şekilde olduğundan dolayı dedim ben öyle dedim bıyık bırakm bir sen dedim gençsin dini tam bilmiyorsun dedim. Darül harte dedim. Darül harte müminin bıyığı dedim serbesttir. Mümin dudak hizasını geçmeyecek. L neden sebebini de koymuşlar kafirlere karşı. Heybetli ve gaplı görülmek için sen böyle kaytan bıyık incecik böyle temiz bir görürsen ona gaplı ve. Heybetli görmüyorsun. Ama böyle sakalı bırakırsan bıyığı da. Pala gibi. böyle asaran adam duruyor böyle baktım dedim.

Osmanlı’da var mı böyle dedim küçük böyle vaden bıyık ne zaman dedim frans türler dedim geldiler her biri yık inceay oldular dedim fuarda bu yı. Evet sünnette var. İnşallah o günler gelecek o günleri göreceğiz bıyığımızı kısaca sakalımızı salacağız bıyığımızı kısaltacak sakalımızı salacağız o zaman ama şimdi şimdi gavurlara gaplı görünme zamanı gavurlara. Heybetli o böyle bıyık sakal münafığın kalbine korkuyor gavur bakarsa. Ulan ne. Heybetli adam ne kocaman adam ne gaplı adamlar. Siner ya şimdi. Müslümanlardan kimse korkmuyor ki

kimse çekilmiyor ki her birinde. Kaytan incecik. Halbuki ayetti kerimede diyor ki onlar gulara kirlere karşı şedit gatlı müminlere karşı yumuşak bizimkinden bizim paramızı ütmek için yumuşak paramızı ütüler mi bize de gaz. alılar evimizi de satıyorlar parkımızı da satıyorlar emiyorlar ilimizi kemiğimiz sömürüyor adam x. Bankasına gidiyor işte 1.5 Albaraka gidiyor 1.7 x. Bankasına gidiyor adam iki tane 3 tane 4 tane taksit ödemezsen bir yapmıyor bizim. Albar kacılar hemen malına mülküne el koyuyor adına ne dersek diyelim ister.

Albaraka diyelim ister kuvvetli ister adı neyse olmadı zaten ortaktı ya tansın diyorlar battı paramız herkes dolarları basıyor gündür ortaktı. O da diyor ki abimize dua edin biraz daha para yatırın. Allah muhafaza eylesin. Evet bıyıklarınızı kırpın sakallarınızı uzatın hadis. Şerif sünnet. Darül harptir tırnağı kesmek sünnet mi sünnet bu sünet terkedilir düşmanın gırını sıkı gavurun gırın sıkı iin tırak sil tırak silah hükmünde. Olur mu evet sıkm için gözünü oymak. için tırnak dahi bırakıl sil korkar gavurların kalbi. Çünkü

çürüktür münafıkların kalbi çürüktür. Allah onların gönüllerine korku verir. Bir bıyıkla bilen korkutursun onu asarım lan seni bıyığa. Dersin. Kalır o kıytırık. Ban ney yacak. Allah dış ticaret hakkında bilgi verir misiniz. Sizin en cesaretliler. Ticaret edenlerdir rızkın u ticarettir ya dışarıdan getirin burada satın ya buradan alın götürün dışarıda satın ya dışarıdan gein burada satın ya buradan alın götürün dışarı satın. Tüccar olmak istiyorsanız eğer. Ticaret yapacak olsaydım ticaretimi arttıracak olsaydım ya dışarıdan alır getirir burada satardım ya da

buradaki yeri. Alıp. Götürür dışarı satardım ve son 5 yıldan beri dışarı sattığım hiçbir maldan hiçbir sıkıntı yaşamadım son ticaretim 2000’den beri 2001’den beri olan ticaretim de dışarı sattığım hiçbir işten. sıkıntı yaşamadım tahsilatında ne malın kabulünde. Ne de herhangi bir ticari olarak hiçbir sıkıntı yaşamadım hiçbir sıkıntı dışarıdaki elim gavuru derler gavur deriz değil mi. Elin gavuru dışarıdaki adam namuslu adam bize geldi euru koydu cebimize benim malımı sonradan gönderin dedi biz gönderdik adam bir daha telefon açtı dedi.

Ayn maldan bize bir daha gönder ettik açık hesap gönderelim mi göndermeyelim mi diye ded ki göndereyim ya gö ist et böyle bir sıkıntı var. Böyle bir var dedim ya böyle bir yapacağız adam bize. Güvendi. Biz de adama güvenelim deyip gönderiyoruz dedim ben o da aynı dedi. O adam sana güvenmiş dedi efendim. Sen bilirsin ama dedi parayı bırakmış gitmiş dedi dedi. Biz de gönderelim ded tamam dedim istişare sonuç. verdi gönderdik adam o gönderdi adam o parayı bize

hatta bizim. Hacı. Ahmedin gitti adamları tahsil etti adam dü oradan tırcılarla gönderdi parayı bakın dışarı sattığımız hiçbir ticaretten zarar etmedik hiçbir sıkıntı yaşam. Ticaret yapacak olsaydım ya dışarıdan alır getirir içeri satardım ya da içeriden alır götürür dışarı sat ve. As imalat etmez. Allah bize affetsin. İnşallah y diyeceksiniz ki ticaret. Evet. Ticaret önemli almayı satmayı öğrenin tüccarlık yapmayı öğrenin mal almayı mal satmayı öğrenin. Tüccar adam cesaretli adam. Tüccar adam cesaretli adam ama doğru tüccar aldatmayın kandırmayın kandırmayın

ödeyebileceğiniz kadar alın yapabileceğiniz kadar yapın kadar ticaretin en tatlısı en lezzetlisi o havaya borçlanmadan iş yapın 3 lira sermayen 2 liralık iş 3 L İsa 2 liralık yapın ve gözünüzü. ticarete dikin gözünüzü dikin. Ticaret erbabı olamayacaksınız sanaat dikin ya bir sanatını olsun sanat ya da ticaretiniz olsun birinci derecede. Ticaret erbabı ikinci derecede sanat çüncü derecede işte bir kimsenin okuyarak. Tan veyahut da işte bir yerlere gerekten bir yerde çalışması ama en önemlisi. Ticaret. Allah bizi muhafaza eylesin.

Amin besmele-i. Şerif veya herhangi bir ayet tür teflerle yazılır mı veya okunur mu yazılır da okunur da. Cevşeni. Kebir diye bilinen şeyin takılması taşınması faydalı mıdır faydal. İçinde. Allah’ın zikirleri dualarıyla olan her bir kimse üzerinde taşısa muhakkak faydalıdır rüyaları burada anlatmayın duç zş. Clas yaş. Amin eend ve gelmiş geçmiş bütün. Peygamberimizin. Rab rlar imam hazretler ruhlarına eyle ya rabbi ya rabbi himmetler şat üzerimizden eksik. eyleme. Ya. Rabbi. Amin pamed. Ya. Rabbi zatların himmetler şefaat üzerimizden eksik

eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Fatiha. Amin geçmiş müü in evliyaların. Dervişler müminlerin ruhlarına şeyhimiz. Üstadımız mürşidimiz canımız sultanımız. Mustafa efendine ve ruhlarına yaşayan mü vilin evliyalarin rine çiz gelmiş geçmiş osen gelmiş geçmiş. Akra tatım gelmiş geçmiş ruhlarına ya. Şefa üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Estağfurullah. Estağfurullah estağfirullahelazim. La. İlahe illah mş. Bismillâhirrahmânirrahîm ilahe. Allah ilahe illallah ilahe illallah. Muhammeden. Resullah. Melin velhamdülillahi rabbil alemin oh. İlgili Sohbetler 671. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 363. Mustafa Özbağ Efendi Dergah

Sohbetleri 265. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.