Selamünaleyküm. >> Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. >> Amin. >> Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. >> Amin. >> Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. >> Hakkı hak bilip hakkı yaşayan, hakkı tebliğ eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. >> Amin. Nerede ümmeti. Muhammed’e zulmediliyorsa, haksız, hukuksuz davranılıyorsa, nerede ümmeti. Muhammed’in kanı, namusu, şerefi, haysiyeti toprakları ayakları altına alınıyorsa bunları yapanlardan. Cenâb-ı. Hak intikamımızı alsın. Amin. >> Hepsini yerleyin.
>> Amin. >> İsrail’i yerle >> amin. >> Destekçilerini yerle >> amin. >> Çin’i yerle >> amin. >> Rusya’yı, İngiltere’yi, batıyı yerle eylesin. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’i birlik ve beraberlik nasip eylesin. >> Amin. >> Ecmeyin. >> Sohbet hazırladım. İnşallah o gelinceye kadar soruya cevap verelim hemen. Aylık ödemelerim ve bazı işlerim için banka hesabımda miktarı değişkenlik gösteren para bulundurmam gerekiyor. Darül. Harp’te müminin kafir ile arasında faize müsaade edildiği fetva doğrultusunda bu paraya faiz işletmek ve gelirini dağıtmak
istiyorum. Tedbiren, tahmini kazancını vermek istiyorum. Fark etmeden ana parama faiz bulaşırsa haram işlemiş olur muyum? Normalde. İmam-ı. Azam’ın bu konuda kesin fetvası var. İmam. Muhammed de bu fetvayı devam ettirmiş. Serasi de devam ettirmiş. Hanefi fıkhının en önemli şahsiyetleri bunlar. O yüzden. Hz. Mekul hadisin üzerinden yürüyerekten darül harpte harbi ile müminin arasında faiz yoktur demiş. O yüzden esnaflar bankayla iş yapanlar bankada bir miktar para bulunduruyorlar. İşte çek ödemesi için, senet ödemesi için, havale yapmak için bunlarla alakalı.
e faiz işleterekten koyacaklar. Bakın kendileri koyacaklar. Diyecekler ki bu para boşta durmayacak. Bunun günlük faizse günlük faiz işletilecek diyecekler ki banka oradan çok fazla kar etmesin. Öbür türlü banka daha fazla kar ediyor. Bka edince siz faiz sistemini desteklemiş oluyorsunuz. Mesela diyelim ki ay sonu çekleri var. O kimsenin 5 milyar ödemesi var. 5 milyar ödeme işte 23 gün içinde 34 gün içinde çekler tahsili olacak oldukça o kimse çeklerinin karşılığı olan nakiti orada bulunduruyor. Normalde günlük faiz işlettireceksiniz
ona. Bu böyle fetva veren olmayabilir size. Bunu böyle konuşan da olmaz. Eğer onu günlük işletmezseniz siz o sistemin paranızı çünkü faizle satıyor. Sizin paranızı faizle satınca normalde daha fazla bir kar etmiş oluyor. Ve ülkede normalde ülkede genel olarak. en fazla kar eden işletmelerin başında bankalar geliyor. O yüzden orada olan hani paralarınıza faiz çalıştıracaksınız. Allah’ım hayır versin inşallah. >> Amin. >> Bu tabii darül. Harf fıkıhına göre. O yüzden ha. Türkiye’nin. Darül. Harp olduğuna dair fetvayı da normalde.
Süleyman. Demiral bile verdi. Türkiye’nin. Darül. Harp olduğuna dair. O yüzden birisi de darül islam diyemez zaten. Darül. İslam derse suç işlemiş olur. Allah hayır versin inşallah. Yine zikir sohbetlerine devam ediyoruz inşallah. Bu akşamki nasihatimiz. Allah izin verirse inşallah. Taha suresi 33 ve 34. Ama sen 29’dan itibaren oku. >> Dur. >> Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Vecalni veziram min ehli. Haruni. Üşdüdü bihi. Veşik emri keyebeke ve kra inneke künte bina. Sadakallahim. >> Amin. 50. Nasihat. Taha suresi 29’dan.
35’e kadar. Ama asıl konumuz 33 ve 34. Ayet. 29. Ayet. Musa. Aleyhisselam’ın peygamberlik vazifesi ile alakalı. Cenâb-ı. Hak. Musa. Aleyhisselam’a peygamberlik vazifesini tebliğ edince. Musa. Aleyhisselam’ın. Cenâb-ı. Hak’tan dua ediyor. Bir isteği var. İsteği şu: “Bir de ailemden birini bana vezir yap. Kardeşim. Harun’u. Onunla beni güçlendir. Vazifemde onu bana ortak et ki seni çokça tespih edelim ve seni çokça zikredelim. Şüphesiz ki sen bizi çok iyi görüyorsun. 29. Ayetten önce de. Hz. Musa. Aleyhisselam’ın dili biraz pertekimsi. Ondan
önce de benim dilimi aç diye şeyi var. Ne o? Duası var. Şimdi tabii burada aslında bu ayet-i kerimelere farklı yönlerden bakıp farklı şeyler de çıkarmak mümkün. Musa. Aleyhisselam’ın kendisine bir yardımcı, kardeşinin yardımcı tayin edilmesi peygamberliğinin zayıflığından değil. Peygamberlik. vazifesine leke de değil veyahut da aynı şekilde. Hzreti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dini tebliğ etmek için. Kureyşlğında kim benim halifem olacak, kim benim naibim olacak dediğinde normalde herkesin susması. Hz. Ali efendimizin o zaman henüz daha 13-14
yaşlarında çocuk yaştı. Onun kalkıp ben ya. Resulallah demesi bir peygamberin peygamberliğine bu onun bir leke değil, bir zayıflık değil, bir herhangi bir noksanlık değil. O yüzden mesela bir bunlar böyle dinin içerisinde oturmuş, yerleşmiş şeyler. O yüzden bir üstadın da, bir velinin de, bir şeyhin de, bir mürşid-i kamilin de etrafında kendisine bu çalışmalar noktasında yardımcı olacak kimleri seçmesi gibi. Bu da gayet normal doğal. Ve onunla beni güçlendir. Harun’u istiyor. Harunla beni güçlendir diyor. Ve benim vazifemde onu.
ortak et. Beni bu vazifede ben yalnız kalmayayım. Ki seni çokça tespih edelim ve seni çokça zikredelim. Şüphesiz ki sen bizi iyi görüyorsun. Musa. Aleyhisselam tabii çok böyle şedit bir sınavın içinde, imtihanın içerisinde. Çünkü karşısında ilahlık besleyen bir firavun var. Karşısında ilahlık besleyen bir firavun olunca. Hz. Musa o çünkü bela, musibet, sıkıntı veya oradaki e düşman çok güçlü kocaman bir firav sistem var. Ve o firavuni sistem yeni bir sistem değil. Kemikleşmiş, kırtışmış, yılların içerisine dayanan bir sistem.
Ve. Musa. Aleyhisselam o sistemle mücadele edecek. O sistemle yakaça olacak. O yüzden diyor ki, “Benim dilimi aç, dilimi kuvvetlendir. Harunla bana güç ver.” Ondan sonra diyor ki, “Bu vazifede onu da ortak et.” onun da üzerine bir sorumluluk var. Velakin. Musa. Aleyhisselam’ın duasını. Cenâb-ı. Hak kabul ediyor. Harun’u da ne yapıyor? Peygamber olarak görevlendiriyor. Burada en bizi ilgilendiren tabii bütün ayetleri ilgilendiriyor da bu gecenin konusuyla alakalı. Böylece seni bol tesbih edelim. Böyle bakınca tabii normalde işte bu üç
duanın sonucu hani üç tane dua var dil. Ondan sonra işte kardeşi. Harun normalde bu üç tane dua bir de hani onu diyor normalde ailenden birisini vazifeli et bir de onu ortak kıl. Böyle olunca üç dua kabul edilmiş oluyor. Ve normalde bunun neticesinde. Musa. Aleyhisselam’ın söylediği şu ki senin layık olmadığın tespit o. Çünkü o senin layık olmadığın fiillerden ve sıfatlardan tenzih edelim ki bu fiil ve sıfatlarının arasında çünkü firavun ilahlık iddiası var. Asıl en büyük sıkıntı bu.
Firavun’un ilahlık iddiası var. Bakın bütün peygamberler firavunluk iddiası firavunların üzerine, Nemrutların üzerine, ilahlık iddiasında bulunanların üzerine karşısına peygamberler gelmiştir. Çünkü bir sistem var. O sistem ilahlık tesin ilahlık iddia ediyor. O ilahlık iddia eden sistemin karşılığında peygamberler gönderiliyor. Ve düşünebiliyor musunuz? 360 kusur tane put var şeyde. Kabe’nin içerisinde 360 kusur put var. Her kabilenin kendince bir putu var. Kabe’nin içerisinde. Bu ne demek biliyor musunuz? 360 tane din var. 360 tane dinin 360 tane putu var. Kabe’nin içerisinde
ve 360 din sahibi 360 din sahibi. Kabe’ye gelip tavaf ediyorlar. Kabe’ye gelip ibadet ediyorlar. Bakın 360 tane. Yaklaşık şu anda araştırmacılara göre dünya üzerinde 4.000in üzerinde din var. Bu. Birleşmiş. Milletler’in. Inesco’nun araştırması enteresan bir. 4.000’in üzerinde din var. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında dünya üzerinde. 4.000’in üzerinde. Şimdi dünden beri böyle işte haberleri izliyorum. Yılbaşı, yılbaşı, yılbaşı dünya dinini kurdular. Şeytan dünya ortak dininin ortak ibadet ve bayram günü yılbaşı ya bu. Çünkü. Hristiyanlıkla, Yahudilikle alakalı değil.
Müslümanlıkla da alakalı değil bu. Işte bir gidiyorsunuz. Uzakdoğuya. Uzakdoğu ne. Müslüman, ne. Hristiyan, ne. Yahudi, kimisi. Budist, kimisi ilahlı, kimisi ilhassız, kimisi. Hindu, kimisi ine tapıyor, kimisi budaya tapıyor, kimisi. Çin mesela şeyi yok. Ne o? Dinsiz ama var. Dünya dini her tarafa hakim oldu. Bir firavunu dünya bir dünya üzerinde firavuni bir sistem var. O firavun sistemi, bayramı yılbaşı oldu. Hristiyanı da, Yahudisi de, Müslümanı da nerede olursa olsun bir bakıyorsunuz. Şam. Şam’da yılbaşı kutlanıyor. Mısır’da yılbaşı kutlanıyor.
Ürdün’de mesela yılbaşı kutlamak haramdır demiş. birisi. Tutuklamışlar. Suudi. Arabistan’da yılbaşı kutlanıyor. Bütün e. Afrika ülkelerinde yılbaşı kutlanıyor. Yılbaşı kutlanmayan ülke kalmadı. Her yerde bir yılbaşı kutlaması var. Bu dünya global sistemin dini nin bayramı bu. Bu böyle artık. Hristiyanlıktan da çıktı bu iş. Hristiyanlar normalde ayın 25’inde 26’sında. Noel yapıyorlar. Ne diyorlar onlar? Krismis mi diyorlar? Değil mi? Öyle bir diyorlar. Krismis diyorlar. 25’inde 26’sında. Yılbaşı ayrı mesela. Bu ayrı. Şimdi o zaman karşıda kocaman bir. Firavuni bir güç
var. Onun karşısına çıkacak olan. Musa. Aleyhisselam çok güçlü bir düşmanla karşı karşıya çıkacak. Cenâb-ı. Hak’tan dua ediyor. Üç tane üç istiyor ki biz diyor seni dost doğru tesbih edelim. Ve aynı zamanda da zikirle alakalı çok kesiren kesira diyor. Çok zikredelim. Şimdi böyle olunca normalde. tabii bir zorba bir yönetim, zorba bir sistem var. O zorba yönetimle, zorba sistemle savaşacak. Musa. Ama bütün peygamberler böyle zorba yönetimlerle, zorba sistemlerle savaşmışlardır, mücadele etmişlerdir. Ve o zorba yönetimlerin, zorba sistemlerin dayattıkları
bir de din vardır. O dayattıkları dinle mücadele etmişler. Bu tabii böyle kolay bir değil. Tabii. Musa. Aleyhisselam o zorluğun farkında. O zorluğun farkında olduğu için işte dilinin açılmasını istiyor. Kalbinin genişlemesini istiyor. Harun’un bu noktada kendisine yardımcı olmasını istiyor ki normalde seni daha iyi tesbih edelim diyor. O zaman tesbihi bize hep olarak anlatıyorlar değil mi? Allah’ı yüceltmek olarak anlatıyorlar. Biz tesbihe baktığımızda normal klasik din öğreticileri bize diyorlar ki tespih. Allah’ı yüceltmek, yüksekte tutmak. Aslında normalde. Allah’ı yüceltmekten
önce asıl tesbih. Allah’ı eksikliklerden, noksan. sıfatlardan bu noktada tenzih etmektir. Bu tesbihi biz yaparız. Bizde. Allah’la alakalı bizde bir algı mevcuttur. O aklımızın algısıdır. O zaman tespih bizdeki, bizim algımızdaki. Allah üzerindeki noksan sıfatlardan temizlememiz lazımdır. Bu akılla alakalıdır. Bu noksan sıfatlar bizdeki çarpık öğretiyile alakalıdır. Noksan sıfatlar. O zaman tesbihin özü. Cenâb-ı. Hak’ı noksan sıfatlardan tenzih etmektir. Asıl yüceltme o zaman başlar. Eğer biz noksan sıfatlardan. Cenâb-ı. Hak’ı tenzih edersek kendi iç dünyamızda, kendi aklımızı bu konuda temizlersek
o zaman tenzih noktasına ermiş oluruz. Tenzihle teşbih böyle kol kola yan yana veya saatin o sallanınki gibi tenzih teşbih tarif ederim ya. O normalde o zaman bizim algı dünyamızdaki. Allah’la alakalı her türlü teşbihi, Allah’la alakalı her türlü noksan sıfatları bizim akıl dairemizde aklı temizleyerekten. bunu halletmemiz lazım. Öyle olunca normalde. Cenâb-ı. Hak’a yakıştırmış olduğumuz her türlü yanlış tasavvurdan eskiler bunu tasavvur der. Düşünce demezler. Eskiler tasavvur der. Tasavvurun içerisinde düşünce de vardır. Düşüncenin içerisinde tasavvur yoktur. Tasavvur daha
geniş bir dairedir. Ama onu. Türkçeye çevirince biz düşünce olarak nitelendiriyoruz. Biz onu hadi öyle nitelendirelim. Yine o zaman normalde. Cenâb-ı. Hak’a ne kadar bizim üzerinde yakıştırdığımız yanlışlık, yanlış ve eksik düşünce var ise aklımızı önce bunlardan temizlememiz lazım. Allah’la alakalı bizim aklımızın ürettiği bütün tasavvurları kenara itmemiz gerekiyor. Ve normalde bunu tesbihi bu manada aklın arınması olarak görelim. Çünkü önce ayet-i kerimede tesbih edelim diyor, zikredelim demiyor. Aye-i kerime sıralamasında tesbihten sonra zikir var. O zaman siz önce bir
akıl temizliği, tasavvur temizliğini halledeceğiz. Bizim. Allah üzerinde kendimizce, kendi heva ve hevesimizden, kendi nefsimizden veyahut da bizim çarpık fikrimizden, ilmimizden dolayı. Allah üzerindeki eksik, noksan, yanlış tasavvurlardan kurtulacağız. Ve böyle olunca o zaman biz tesbihten tevhide geçeceğiz. Zikrullah’ın özü olan, zikrullah’ın hası olan o zaman tevhide geçeceğiz. Şimdi sübhanallah demek mizanı doldurur. Sübhanallah hadis-i şerif bu. Sübhanallah ne demek? Cenâb-ı. Hak’ı her türlü noksan sıfatlardan arındırmaktır. Dikkat edin. Sübhanallah demek. Allah’ı yüceltmek değildir. Allahu ekber demek. Allah’ı yüceltmektir. Ama
sübhanallah demek. Allah’ı eksikliklerden ve noksanlıklardan bizim kendi dairemizde arındırmaktır. Bizim akıl olarak, fikir olarak, düşünce olarak bunlardan arındırmamızdır. Yoksa sübhanallah’ı biz eğer dil ile söylemiş olsak, evet dil ile sübhanallah dedik ve sübhanallah demek mizanı doldurur. Hadiste sabit. Eyvallah çok güzel. Ama normalde bu dilin. sübhanallah demesi oldu. O zaman biz aklımızla da sübhanallah diyeceğiz ki bütün eksik ve noksanlıklardan. Cenâb-ı. Hak’ı tenzih edelim. Bu akıl temizliğini, bizim akıl temizliğini bizim bu noktada işletmemiz lazım. Devreye sokmamız lazım. Bütün
teşbihi kafamızdan silip atmamız lazım. Zaman hani dervişler belirli bir noktada yürürlerken bu teşbihe düşebilirler. Ben bunu böyle aktarırken hep derim ki teşbihe düştüğün anda tenzihi koy ortaya. Neden? Hiçbir sıfat senin tasavvur ettiğin gibi değildir. Hiçbir sıfat bir sıfatın nasıl, nerede, ne şekilde tecelli edeceği. Allah’a aittir. Sen o esnandaki tecelliyatı görebilirsin. O esnadaki tecelliyata vakıf olabilirsin. Ama şu sıfata münhasır oldu demen o sende kalıcı kalır. Aklının kirlenmesi olur. Allah muhafaza eylesin. >> O yüzden o kimse tesbih
etmeye ulaştığında artık kendi heva ve. hevesinin, kendi nefsinin dayatmalarından veyahut da etraftan aldığı kirli bilgilerden kurtulmuş olur. Çünkü etraftan aldığı doğmatik bilgiler, etraftan aldığı. Allah’la alakalı hani dayatılan bilgiler o kimseyi ne yazık ki saf, temiz bir tevhide ulaştırmaz. O kimse. Allah’ı zikreder, Allah’ı zikreder ama o temiz bir noktada değildir. Çünkü daha onun aklı nedir? Aklı kirlidir. Allah muhafaza eylesin. >> İşte o tesbihten sonra, o tenzihten sonra o kimsenin zikrullah’ı gelir ki artık ortak ortalık temizlenmiştir. Ortalık
ayrıklardan ayıklanmıştır. Ortalık temiz bir hale gelmiştir. O temiz bir hale gelince o kimse. Allah’ı çok zikretmeye başlar ki o temiz bir hale gelince öbür ayet-i kerime de tecelli edecek. Kim. Allah’ı zikrederse. Allah da onu zikreder. Bakarada geçen o tecelli edecek. Öyle olunca ve seni. çokça zikredelim. O zaman o zikrullah artık o kimsenin dil ile olan zikrullah’tan çıkmış olacak. Çünkü kalp onun her türlü noksanlıklardan, eksikliklerden akıl olarak normalde temizlendi. Artık kalbin üzerinde zikrullah tecelli edecek ve normalde
artık kalp unutmayacak onu. Zikrullah çünkü unutmaya mütealliktir. Unutursa hatırlar o kimse. Ama o zikrullah dilden kalbe yerleşirse artık o kimse. Allah’ı unutmaz hale gelir ki kalbi zikrullah budur. O yüzden bu noktada artık öyle bir noktaya gelir ki hatta kul her daim. Allah’ı zikirle haşır neşir olur. Bunu da kendisinden görmez bir derviş, bir sufi der ki, “O beni unutmuyor hiç. O beni zikrettiği için ben onu zikrediyorum” der. Ve o öyle olunca normalde tabii işte bir de ayet-i
kerimede çokça vurgusu var. Kesiren kesir. çok. Allah’ı zikredin. Neden bir sefer söylemiyor? Çokça. Halbuki tenzihte çokça demedi. Bakın tenzihte çokça demedi. Zikrullah’ta çokça dedi. Çünkü tenzih o kimse aklı temizledi. Görev bitti. Ardından çokça zikrullah edecek. O yüzden normalde tespih bilgi bir açıdan baktığımızda o yüzden ama normalde çokça zikir bir hal bakın tespih bilgi aklın temizlenmesi. Ama çokça zikir dediğinizde o hale geliyor. Zikir dilde. Zikir dilde olunca söz oldu. Zikir kalbe tecelli etti. Sözden hale geçti. Kalpten
sıra doğru yürüdü. Zikrullah sır oldu. Halluha tecelli etti. Zikrullah hayret oldu. Bu kalbi tecelliyatlar. Dilde kaldı söz oldu. Kalbe indi hal. Sırra ulaştı zikrullah sır oldu. E ruha ulaştı. Hayret oldu o kimse artık hayretten hayrete geçti. Çokça zikir. Bakın çokça tenzih değil. Çokça teşbih. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti değil. Çokça zikir. Öyle olunca o artık böyle o zaman meseleyi toparlayacak olursak tesph aklı temizlemek ve. Cenabı noksan sıfatlardan tenzih etmek. Zikir kalbi uyandırmak. Zikir kalbi uyandırmak
ve aynı zamanda zikir. Allah’a yakınlık peyda etmek. Zikrin o kimsedeki tecelliyatıyla tenzihin tecelliyatı farklı. Bazen tenzih etmek de zikir derler. Eyvallah. Amen zikir tenzih etmek değildir. Tenzih zikrin içindedir. Tenzih zikrin içindedir ama zikir tenzihin içerisine girmez. O yüzden tenzih öyle bir noktaya gelir. O kimsede. Cenâb-ı. Hak’a kalbi olarak bir yakınlik olur. Ardından o kalpte öyle durmaz. O zaman zikrullah sırra geçer. Onun yakinliği sır olur. Orasını ayrı bir zamanda açacağım inşallah. Sır halini. O normalde sırdan ruhun
noktasına geçer. Zikrullah ruhi olur. Ruhi olunca da o kimsede hayret olur. O her daim o zaman hayretten hayrete, hayret perdesinden hayret perdesine geçer ki artık o kimdeki o mesele o kimsede oturmuştur, yerleşmiştir. Bu o hale gelen bir kimse artık her anda, her dem herkeste farklı tecelli edebir burası. O artık tabiri caizse hani ben sensiz olamam noktasına getirir insanı. Dervişi, sufi. Allah bizi onlardan eylesin. >> Amin. >> Bunun tenzih bir kimsede ve zikir ikisi birleşmesi gerekir. İkisi
birleşince o kimsede normalde. Allah bizi affetsin hem artık o kimse haddini biliyordur. Hem de o kimse artık manevi olarak gideceği yolu biliyordur. O kimsede ikisi de birleşti artık. Hem tenzih hem de zikir veya tesbih bu noktada birleşti. Birleşince o kimse yolunu buldu. Yürüyor. O yüzden normalde o hani. Allah’ı zikreden. bir kimsenin artık kendince kendi benliği de kalmaz. Ve normalde onun her haline biraz tabirimi hoş görün. Buraya yazdığım gibi söyleyeyim. Her haline hak yerleşir. Onun bu artık
zirveye doğru yürüyüştür. O zikrullah artık o kimsede iyice yerleşir ve normalde burada zikirsiz durmaz demeyeceğim de hani sanki bu sefer zikir ayrı bir perde olmuş olur. O kimse artık. Allah’tan öyle bir yakinlik ister ki bir perde dahi incecik bir perde dahi olsa ona hasret düşer. O kadar o uzaklığı dahi kaldıramaz. Uzaklığı dahi kaldıramaz. Ama bazı dervişlerde, sufilerde bakın. Allah’ı zikretmek bazı dervişlerde ayrı bir perde oluşturabilir. Allah muhafaza eylesin. >> Buradaki amaç. Allah’a yakinliği istemektir. Zikir o
yakinliği sağlayan bir haldir, ibadettir. Amaç. Allah’a yakınlıktır. Allah bizi onlardan eylesin. >> Amin. >> Bir hadis-i şerifle sohbeti sonlandırıyorum. Abdullah bin. Büşür rivayet edildiğine göre ondan rivayet edilmiş. Bir adam, “Ey. Allah’ın resulü, İslam’ın nafile ibadetleri bana çok fazla geldi. Bana öyle bir söyle ki ona sımsıkı sarılayım” dedi. Allah. Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin cevabı şu: “Dilinin daima. Allah’ı zikretmekle ıstlak kalmasına devam et.” Rabbim bizi onlardan eylesin. >> Amin. >> O yüzden normalde. Allah’ı dil ile
çokça zikretmek tesbih, tahmit, tehlil, tekbir bütün hepsini de içine alır. Rabbim bizi on o hal ile halledenlerden eylesin. >> Amin. >> Cenâb-ı. Hak her daim bizi zikredenlerden eylesin. >> Amin. >> Her daim tenzih eden kullarından eylesin. >> Amin. Rabbim her daim tövbe eden kullarından eylesin. >> Amin. >> Tövbeleri kabul. edilen kullarından eylesin. >> Amin. >> Maddi manevi sıkıntılarımızı def eylesin. >> Amin. >> Maddi manevi müşkülatlarımızı hal eylesin. >> Amin. >> Maddi manevi zorluklarımızı kolaya çevirsin. >>
Amin. >> Maddi manevi her türlü bela, musibet, sıkıntı, dert, gam ve kasevetten bizleri uzak eylesin. >> Amin. Maddi manevi ümmeti. Muhammed’e yardım eylesin. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’e ikram eylesin. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’i muhafaza eylesin. >> Amin. >> Ecm. Üç ihlas bir. Fatiha-i. Şerife. Amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına >> amin. >> Cihar yarı güzin efendilerimiz. Ebubekir. Sıddık, Ömerül. Faruk, Osman-ı. Zinnureyn,
Ali. Ali. Murteza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına >> amin. Haşere-i mübeşşerenin evlad-ı. Resulullah, zevce-i. Resulullah, İmam-ı. Hasan, İmam-ı. Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i. Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı. Resulullah hazretlerinin ruhlarına >> amin. >> İmamız. İmam-ı. Azam, Ebu. Hanife, İmam-ı. Şafii, İmam. Malik, İmam-ı. Hanbel ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas
bir. Fatiha-i şerife amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz. Seyyid. Abdülkadir. Geylani, Seyyid. Ahmet el. Rifai, Seyid. Ahmet el. Bedevi, Seyyid. İbrahim. Dusseki, Şeyh. Ebul. Hasen eşşazeli, Şahın. Nakşendi. Muhammed. Bahaddin, Şah-ı. Mevlânâ Celaleddin. Rumi, Şah. Hacı. Bektaş-i. Veli, Şah. Hacı. Bayram-ı. Veli, Mehmet. Muhyiddin. Üftade, Veysel. Karani. Muhyiddin. Arabi, Niyaz-ı. Misri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Ve zatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını
üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i. Şerife. Amin. E ya. Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan. Abdurrahim. Tantavi, Abdurrahim. NiNişavi, Elhac elhafız. Ebubekir. Sıddiki-i. Çorumi, Hacı. Ali. Hayder. Efendi, Elhac. Çorulu. Mustafa. Naç. Efendi, Nevşehirli. Hacı. Abdullah. Gürbüz. Efendi’nin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına >> Amin. Ya. Rabbi, bilhassa üstadımız bayındırlı. Hacı. Mustafa. Özbağ beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine >> amin >> cet ve dadalın ruhaniyetlerine >> yaşayan
bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti. Muhammed’in ruhaniyetlerine. >> amin. >> Turuk. Aliye’den akraba talukatlarımızdan geçenler ruhlara da hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Vezaklarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Ve müahirin. Sadakallahim. Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahelim el kerim la ilahe illa hu el hayyel kayyum ve etub ileyh. Estağfirullahelazim. Estağfirullah. Azim
ya malikel mülkül kadim. Estağfirullahel azim. Ya malikel mülkün kadfullahelazim. Ya malikel mülkün kadim. Estağfirullah. Ya malel mülk kadim. Estağfirullahelazim. Estağfirullah. Aman ya. Rabbi min küllenmin tövbe ya. Rabbi estağfirullah aman ya. Rabbi min küllü cembin tövbe ya. Rabbi estağfirullah aman ya. Rabbi min küllü cembin tövbe ya. Rabbi. Estağfirullah. Aman ya. Rabbi min küllü zemin tövbe ya. Rabbi estağfirullah tübdi ilallah ve neheytü kalbi anma sivallah. Estağfirullah td. Allahu kalbi anması. Allah estağfirullah tübdil. Allah ve kalbi anallah estağfirullah.
Allah eü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. İnnehu min süleyman ve innehu bismillahirrahmanirrahim. Sadakallahül azim. Bismillahirrahmanirrahim. >> Bismillah. Bismillahirrahmanirrahim. Ya. Rahman ya. Rahim. Ya. Allah >> ya. Rahman. Ya. Rahim, ya. Allah, ya. Rahman, ya. Rahim, ya. Allah, ya. Rahman, ya. Rahim, ya. Allah, ya sübhan, ya sultan, ya >> ya sübhan, ya sultan, ya. Allah, Ya sübhan, ya sultan, ya. Allah. Ya sübhan, ya sultan, ya. Allah, ya deyan, ya burhan, ya. Allah, ya deyan, ya burhan, ya. Allah, ya deyan,
ya deyyan ya burhan, Ya. Allah, ya. Hannan, ya. Mennan, ya. Allah,. ya. Hennen, ya. Mennen, ya. Allah, ya. Menden, ya. Allah, ya. Settar, ya. Ya. Allah, ya settar, ya gaffar, ya. Allah, ya settar, ya gaffar, ya. Allah, ya settar ya gaffar ya. Allah. Settar ismi şerifine inanıyoruz. Günahlarımızı setreyle ya. Rabbi. Ya. Rabbi. >> Gaffar ismi şerifine inanıyoruz. Günahlarımızı affeyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Innallahe ve melaikhü yü al nebi ya eyyüellezine amenu
sallu aleyhi ve sellimu teslima. Sadakallah azim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nemi ümmi ve alâ alihi ve sahbihi ve sellim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nemi ümmi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nemi ümmi ve ala alihi ve sahbihi im euzü billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahimali. zikir fennahu >> la ilahe illallah ilaha illallah. La ilahe illallah. >> Hak muhammeden. Resulullah. Cemiy mürselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allah. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedin
ve ala ali. Muhammed. Amin. İyi acay. İlgili Sohbetler 670. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri (NASİHAT⧸16) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 15.02.2024 #mustafaözbağ l0 (NASİHAT⧸1) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 27.04.2023 #mustafaözbağ Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=jRt4CpUCvsk