>> Ecm. Geçen hafta işlememiştik konu. Bu hafta da kaldığımız yerden devam edeceğiz inşâallah. Nasihat Müdessir suresi ayet 54 55. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm. Kella innehu tezkiratün şeek ve ma yezkürû illa yeşallah Hü ehlü takva ve ehlül mağfir sadakallahül azim. Müdessir ayet 54 55 56. Yüz çevirdikleri bu Kur’an gerçekten bir zikirdir. Dileyen onu zikreder. Ancak Allah dilerse zikreder. Allah kendinden korkulmaya ve affetmeye daha layıktır. Bunu meallere bakarsanız enteresan bir şekilde meallerde bu ayet-i kerimeyi zikir yerine öğüt
olarak çevirmişler. Yani meallere baktığınızda hayır hayır yüz çevirdikleri bu Kur’an gerçekten bir öğüttür. Meal olarak böyle çevirmişler. Ama ayet-i kerimenin normalde aslında zikir olarak geçiyor mastar olarak. E şimdi yine 55. ayette de hani dileyen onu hani bu öğüdü dinler olarak normalde çevirmişler ama yine ayet-i kerimede dileyen onu zikreder normalde. Çünkü orada da ayet-i kerimenin aslı zikir olarak geçiyor. ayette de ancak Allah dilerse öğüt alırlar. Bu ayet-i kerimenin normalde mealde öyle ama tabii dilerse Allah ancak dilerse
zikreder. Yani o kimse Allah onu zikrullah etmesini dilemezse o zikredemez. kendinden korkulmaya ve affetmeye Allah layıktır. Şimdi eee bir ayet-i kerime daha var. Şimdi burada mesela 56. ayette eee ancak Allah dilerse zikreder. Buradaki o zikir kelimesini öğüt olarak anmışlar ya. Enam 138’de ise aynı kelime geçiyor. Yine orada zikir olarak geçiyor. Enam 138’de ise bir kısım hayvanlar da var ki onları keserken üzerlerine Allah’ın adını zikretmezler yazıyor. La yeskune. Yani burada eee aynı bu la yaskürüne öbür günlerde
de geçiyor aynı kelime. Amama veel yani enam 38’de Allah’ın adının zikredilmesi gerektiğini söylerken öbür ayetlerde aynı Kur’an-ı Kerim’i öğüt olarak geçiriyor. Yani normalde zikirden uzaklaşın da nasıl uzaklaşacaksanız uzaklaşın yani. Kur’an bir zikirdir. Öğütü de içine alır. Kur’an zikirdir. Kur’an zikirdir. Öğütü, nasihati, ibadeti, kısasları, hukuku, her şeyini her şeyi içine alır. Bu konuda normalde hani eee Kur’an eee zikirdir derken biz hani oturup zikretmek olarak da bunu onu da içine alır. Ama velakin burada zikir kelimesini neden değiştiriyorsunuz?
Neden zikir kelimesini öğüt olarak değiştiriyorsunuz? Benim durduğum nokta burası. Yani ayeti kerimeyi, Kur’an-ı Kerim’deki ayet-i kerimeyi siz değiştirmeyin. Bırakın zikirden kim ne anlıyorsa onu anlasın. Birisi oturup ondan sonra Fatiha’yi 1in sefer okursa o hem Kur’an okudu hem Allah’ı zikretmedi mi olacak? veyahut da o kimse 5.000 tevhit çekerse Kur’an’da la ilahe illallah tabii sonuçta ayettir. O zaman onun da zikretmiş oldu. Burada normalde benim durduğum nokta şu. Yani Kur’an-ı Kerim’de zikir ayeti geçen yerlerde, zikir bildiğiniz zikir ayeti
geçen yerlerde işte öğüt işte bilmem kim bir hatırlatma yok işte şu yok işte bu bununla alakalı kendilerince hani zikir örtelim de nasıl örtersek örtelim ama örtelim. Bu zikri dar bir daireye alalım örtelim. Kur’an’ın neresinde zikir geçiyorsa o zikirdir. Öğütü de içine alır. Hatırlamayı da içine alır. Ne bileyim işte kalbin temizlenmesini de içine alır. Nefsin temizlenmesini de içine alır. O zikirdir. Oturup Kur’an-ı Kerim’i okumayı da içine alır. O zikirdir. Kur’an’ın hükümlerini de içine alır. Kısas ayetlerini de
içine alır. Kaldırmaya çalıştığınız, yok etmeye çalıştığınız kısas ve cihat ayetlerini de içine alır. İşte cihat öyle cihat kalmadı. Nasıl cihat kaldı? Nasıl cihat kaldı? İşte İsrail her gün cayır cayır Müslümanları katlediyor mu? İşte Çin her gün Doğu Türkistanları, Müslümanları katlediyor mu? Dünyanın her yerinde Müslümanların canları, malları, namusları, haysiyetleri, şerefleri ayakları altına alınıyor mu? Daha nasıl cihat bekliyorsunuz siz? Hangi cihat ayetini kaldıracaksınız? İslam dünyasını sömürmek, köleleştirmekse köleleştirdiniz, sömürdünüz zaten. Hala daha sömürüyorsunuz. Ne düşünceniz ne isteğiniz ne
yok. Yani bizim Yusuf atmış bana Mehmet Aydın’ın bir eee sözlerini. Nerede Yusuf? Bugün okudum. Mehmet Ay’ın eski Diyanet İşlerinden sorumlu devlet bakanı Kur’an’dan bazı ayet-i kerimelerin kaldırılması lazım diyor. Yani Kur’an’ı ne zannediyorlarsa bildiğiniz Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetlerin kaldırılması lazım diyor. Dondum bugün onu birkaç yerde daha ben hani okumuştum. Ama açıktan böyle bir böyle bir yazı hani varsa itirazı normalde o kimsenin mahkemeye vermesi lazım. Şunu bunu yapması lazım. Öyle bir şey yok. Allah muhafaza eylesin. O yüzden
normalde evet Allah’ı zikir en büyük iştir. Bunun içerisinde Kur’an-ı Kerim’i okumak da vardır. Bunun içerisinde Kur’an’ın hükümlerini uygulamak da vardır. Yani kısas uygulamak da bir zikirdir. Cihat da bir zikirdir. İslam hükmüyle hükm olunması da bir O yüzden ama zikirdir. Bakın zikirdir. İnşallah biz bunun savunuculuğunu yapacağız. Allah muhafaza eylesin. >> Tirmizi naklediyor. Sizin en hayırlı amellerinizi haber vereyim mi? Allah’ı zikretmektir. En hayırlı ibadetiniz Allah’ı zikretmektir. En hayırlı ibadetiniz demek ki ibadetlerin özü, ibadetlerin zirvesi, ibadetlerin bu noktada
en yükseği Allah’ı zikretmek. Çünkü Ankabit ayet 45’te de Allah’ı zikir en büyük iştir diyor. Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur. Bu hem Bakara ayet 152’de geçiyor hem de Rahat ayet 28’de geçiyor. Kalplerimizin mutmain olması ancak Allah’ı zikretmekle mümkün. Bir kimse Allah’ı zikretmiyorsa onun kalbi mutmain olması mümkün değil. Kalbin mutmain olması ne demek? Nefis meratipler olarak emmare, levvame, mülhümeyi geçip mutmaine makamına gelmeniz. Çünkü kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur. O makama zikrullah ile gelir o kimse. Eğer
o kimsede zikrullah tam olarak oturmadıysa Allah’ı çokça zikir ayet-i kerime Allah’ı çokça zikredin. O ayet-i kerime o kimsenin üzerinde yerleşmediyse o kimsenin kalbi mutmain olmaz. Kalbi mutmain olmayan bir kimse eksiktir, noksandır. Kalbi mutmain olmayan kimse eksiktir, noksandır. O yüzden Cenâb-ı Hak bizi yeniden kendi huzuruna alırken kalbiniz mutmain olarak rabbinize dönünüz der başka bir ayeti kerimede. O yüzden biz Allah’ı çokça zikretmekle mükellefiz. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, kim neyi nasıl eleştirirse eleştirsin biz Allah’ı
çokça zikredenlerden olacağız. O yüzden normalde bir kimse Evet. Kur’an-ı Kerimek de Kur’an-ı Kerim’i okumak da zikirdir. Bu konuda herhangi bir şeyim Ya oturursunuz Kur’an-ı Kerim okursunuz, o da zikirdir. Ya da ne yaparsınız? Oturursunuz Allah’ı zikredersiniz. O da zikirdir. Ama normalde eğer ki siz öyle yapmaz iseniz o zaman sizde bir eksiklik, sizde bir noksanlık olur. Hatta cemaat haline geldiğinizde cemaat halinde Allah’ı zikretmezseniz sizde bir noksanlık, bir eksiklik söz konusu olur. Üç kişi Hanefi’ye göre üç kişi oldu
mu cemaattir. O yüzden üç kişi böyle sohbet etseniz, o sohbetlerinizde hatalarınız, kusurlarınız olmuş olsa, eğer o sohbetten sonra Allah’ı zikrederseniz sizin hatalarınıza, kusurlarınıza o zikir ne yapar? Kefaret olur. Şimdi yine Cenâb-ı Hak ayet-i kerimede “Dileyen onu zikreder” der. Dileyen onu zikreder. Burada normalde baskı söz konusu değildir. Bir kimse dilerse Allah’ı zikreder. Sen Allah’ı zikretmek için bir adım atarsın. Ardından ayet-i kerimede de diyor ki Allah ancak zikrullah edilmesine izin verir. Sen o zaman bir adım atmak kulluğuna
aittir. Sana bu nasip olur olmaz Cenabı Hak bunu sana bahşeder. Bu Allah’ın bileceği iş. Senin ne yapacağın dileceksin. Dileyen Allah’ı zikreder. Dileyen onu zikreder. Dilemek sana aittir. Bunu tesis etmek, bunu yaratmak, bunu yaratmak Allah’a aittir o zaman. Çünkü kim Allah’ı zikrederse Allah da onu zikredecek. Hani bu fakir deraseti zikretmez. Allah necaseti zikretmez. O yüzden bir kimse zikrullah’a bir adım attı ve Allah’ı zikrediyorsa Cenabı Hak onu zikretmiştir. Cenabı Hak onu onun kendisinden önce zikretmiştir. O yüzden Allah’ı
zikredenler özel yaratılmış, özel bir damara aittir. Herkese nasip olacak olan bir şey değildir bu. Bu normalde herkese tebliğ edersin, herkese söylersin. Herkes Allah’ı Cenâb-ı Hak’ın ona hususi bir teveccühü olması lazım. Cenâb-ı Hak’ın ona hususi bir yaratması lazım. Hususi çünkü Allah o kapıyı herkese aralamaz. Arırsa da herkes o kapıda son nefesine kadar gidemez. Bu da ayrı bir meseledir. O yüzden Allah’ı zikir en büyük iştir. En büyük işi de ancak seçilmişler yapabilir. Ancak seçilmişler yapabilir. Seçilmeyen yani bunu
ben böyle açık açık bunu önceden bu kadar açık söylemiyordum. Herhalde yaşım kemale erdi artık. Allah bir kimse zikrullah’ını dilemiyorsa o Allah’ı Bu direkt Cenabı Hakk’ın dilemesidir. Sen gider anlatırsın, söylersin, tebliğ edersin. Seninle alay etti veyahut da sana burun kıvırdı. Kalbi mühürlendi onun. Çünkü Allah’ın zikrini tebliğ ediyorsun ona. Allah’ı zikre davet ediyorsun. Eğer o zikri küçük görürse, zikredeni küçük görürse, zikirle ve zikredenlerle alay ederse onun kalbi mühürlenir. O ebediyen zikrullah’a karşı soğuk, zikrullah’a karşı defanslı olur ve
öylece kafir olarak ölür. 715. Mustafa Özbağ Efendi – Sohbet Notları Çünkü kim zikrullah’a düşman oldu, kim zikrullah’a sırtını döndü, Allah da ona sırtını döner. Siz çokça namaz kılan görürsünüz. Zikrullah’a düşman ise kafir olarak göçer gider. Bu dünyadan çokça oruç tutanı görürsünüz. Allah’ın zikrine düşman ise, Allah’ın zikrine sırtını döndüyse, zikirle ve zikredenlerle alay ediyorsa o kimse bu dünyadan kafir olarak göçer gider. Hani böyle bakara makara takara tukara diyorsa o kimse kafir olarak göçer gider bu dünyadan. Cenâb-ı
Hak’ın bir herhangi bir ayet-i kerimesini eksik noksan gören, eksik noksan gören kafir olarak göçer gider. Bu dünyadan Allah’ın bir kısım ayetlerini ortadan kaldırmayı düşünen Müslüman tipindeki münafıklar kafirlerin kafirlerin tövbeleri bile zor kabul olur. Çünkü direkt onlar Kitabullah’a saldırıyorlar. Direkt Kitabullah’a saldırıyorlar. Allah’ın dinini değiştirmeye çalışan, Allah’ın ayetlerini değiştiren, bunlar direkt Kitabullah’a saldırdıklarından dolayı bunlar kafir olarak göçerler, giderler. Tövbe ederse Cenabı Hakla kendi arasındadır. Beni ilgilendirmez. Ama bu halle göçer giderlerse kafir olarak göçerler giderler. Rabbim cümle ümmeti
Muhammed’i bu halden korusun. O yüzden özgürdür herkes. Dileyen Allah’ı zikreder. Dileyen Kur’an-ı Kerim’e tabi olur. Dileyen Kur’an ve sünnete tabi olur. Dileyen İslam’a tabi olur. Dilemeyen bu konuda eee zorlama yoktur. Yapmak istemeyen kimse de yapmaz. Zora, zorla bir şey olacak bir şey değildir bu. Bir kimseyi siz zorla Kur’an’a tabi tutamazsınız. Bir kimseyi siz zorla zikrullah halakasına oturtamazsınız. Bir kimseye zorla tevhit çektiremezsiniz. Bir küçücük bir anı zikrullah yapıyoruz. Bayındır Fırınlı köyünde çocuğun birisi koşturdu. Yetişin babam ölüyor
dedi. Biz ders yerinden koşturduk. Adam böyle upuzun yatıyor böyle sanki son nefesinde gibi. Hani eee şey var ya hadis-i şerif var. Hani böyle bir hastanın yanında hafif sesle tevhit çekin, la ilahe illallah deyin diye. Ben böyle yavaş yavaş la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah diyorum. Adam gözünü açtı. Siz ne benim başımda toplanıyorsunuz? Ne la ilahe illallah diyorsunuz. Ben ölüyor muyum dedi. Hemen kalktım. Ondan sonra çekildim. Oradan arkadaşlara dedim yürüyün. Adamın la ilahe illallah
demeye dedim şeyi yok. Y adam la ilahe illallah demiyor. Yani la ilahe illallah de ya. Yok demiyor. Herkese nasip olmaz. Bakın herkese nasip olmaz. Sağlığın yerindeyken, aklın yerindeyken, aklın yerindeyken la ilahe illallah devam et. Rabbim muhafaza eylesin. >> O yüzden normalde Allah’ı zikreden kimse öyle diyor ya. Dileyen Allah’ı zikretsin. Allah dilerse o kimse zikreder. Cenabı Hak 1ci ayette dileyen onu hani Allah’ı zikreder diyor. İkinci ayeti kerimede diyor ki ancak Allah dilerse zikreder. Bu ne demek biliyor
musun? Bu senin zikrini Cenabı Hak kendi üzerine aldı. Ey sufi kardeş, sen kendi kendine ben Allah’ı zikrediyorum diye böbürlenme. Sen kendi kendini tepelerde, yükseklerde dolaşma. Sen kibir deryasına kendini atma. Allah dilerse sen zikredersin. Hani başka bir ayet-i kerimede Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz der. O zaman Allah dilemiş sen zikrediyorsun. Bunun normalde şükrünü, bunun hamdini eda etmenin yolunu ara. Eğer zikrullah halakasına oturduysan dünya değil dünyanın ve ahiretin en önemli ibadetini yapıyorsun. Dünya ve ahiret zenginliğinin zirvesindesin. Allah’ın zikre
zikrine oturan bir kimse dünya ve ahiret zenginliğinin hazinesinin ortasına oturmuştur. Hani mescitte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri zikrederken üç kişi girdi. Birisi halakanın içine oturdu. Birisi halakanın dışına oturdu. Birisi de döndü gitti. Allah Resulü Zikrullah’tan kesilince dedi ki, “Ey ashabım, bu üç kişiden size haber vereyim mi? Ver ya Resulallah.” Halakanın ortasına oturanı Allah zatında barındırdı. Edep edip de dışarıda oturana Allah’a mağfiret etti, rahmet etti, bereketlendirdi, affetti. Dönüp gidene de dedi Allah ve melekler lanet
etti. Zihkullah’tan dönme. Ne olursan ol, hangi tarikata gidersen git, hangi şeyhe intisap edersen et. Başına ne geldiyse geldi, ne gelmediyse gelmedi. Zikrullah halakasına devam et. Allah’ı zikretmeye devam et. Ve asla ve asla o zikrullah kapısını terk etme. Allah’a vefasızlık etme. Ve sen eğer zikrullah’a ve zikir edenlere karşı küstahlık beslersen bil ki zikrullah halakasından ve zikrullah etmekten manevi olarak rızkın kesilir. Rabbim bizleri onlardan eylemesin. Rabbim normalde eee bizleri bu noktada sırat-ı müstakimde eylesin. >> Unutmayın kalpler Rahman’ın
iki parmağının arasındadır. Onları dilediği yöne çevirir. O yüzden Cenâb-ı Hak kalplerimizi onun zikrullah’ında daim eylesin. >> Onun dininde daim eylesin. >> Onun Kur’an ve sünnet yolunda daim >> Rabbim bizleri her daim Cenabı Hak’ı gözeten, onu daim zikreden, onun emirlerini yerine getiren kullarından eylesin. Üç ihlas bir Fatiha-i şerife Amin. >> Ya Rabbi, hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün peygamber efendilerimizin ruhlarına. >> Cihar yarı güzin efendilerimiz Ebubekir Sıddık, Ömerül Faruk, Osman-ı
Zinnureyn, Ali el Murtaza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına >> amin. >> Haşere-i mübeşerenin, evlad-ı resulullah, zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam Hüseyin, 72 şühedanın, şehid-i Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı Resulullah hazretlerinin ruhlarına >> İmamız İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam-ı Şafii, İmam Maliki’i, İmam-ı Hammeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına hediyeik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Haberdar eyle ya Rabbi. >> Fezyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife >> Amin.
Ey Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyid Ahmet el Rifai, Seyid Ahmet el Bedevi, Seyyid İbrahim Dseki, Şeyh Ebül Hasan eşazeli, Şah-ı Nakşi Bendi Muhammed Bahaddin, Şah-ı Mevlânâ Celaleddin Rumi, Şah Hacı Bektaşi Veli, Şah Hacı Bayram-ı Veli, Mehmet Muhyiddin Üftade, Veysel Karani Muhittin Arabi, Niyaz-ı Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Veyzatlarını, himmetlerini, >> Amin. üç ihlas bir Fatiha-i şerife amin Amin. >> Ve ya Rabbi hasıl olan sevabı
geçmiş üstatlarımızdan Abdurrahim Tantavi, Abdurrahim Ennişavi, Elhac elfız Ebubekir Sıddiki-i Çorumi, Hacı Ali Haydar Efendi, Elhac Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz Efendiin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin >> ya Rabbi bilhassa üstadımız Bayındırlı Hacı Mustafa Özba Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, >> ced ve dadalarının ruhaniyetlerine >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyetlerine >> Türk Ali’den akraba ve tallukatlarımızdan geçenlerin ruhlarını da hediyeledik. vasıl
ve hissedar eyle ya Rabbi. >> Feyzatlarını, himmetlerini, >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim vhamdülillahi rabbil alemin. Innallahe yuhibbvabin ve yuhibb mütahhirin. Sadakallahü azim. Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahelim. El kerim la ilahe illu el hayyel kayyum ve etubü ileyh. Estağfirullahelazim. >> Estağfirullahel. Estağfirullahelazim ya malikel mülkül kadim. Ya malikel mülkün kadim. Yaman mülküim. Estağfirullah. Aman ya Rabbi min küllenmin tövbe ya Rabbi estağfirullah aman ya Rabbi min küllü zembin tövbe ya Rabbi estağfirullah aman ya Rabbi min küllü zembin
tövbe ya Rabbi. Aman ya Rabbi min külle zemb Estağfirullah tübdi ilallah ve neheytü kalbi anmaallah. tübdü Allah vü kalbi anallah tüptü Allah ve İnnehu min süleyman ve innehu bismillahirrahmanirrahim. Sadakallahü azim. >> Bismillah. >> Bismillâhirrahmânirrahîm. Ya Rahim, ya Allah, ya Rahman, ya Rahim, ya sübhan, ya sultan, ya Allah, ya sübhan, ya sultan, Ya Allah, ya sübhan, ya Allah. Ya sübhan, Ya Reyyan ya Burhan, ya Allah, ya deyyan ya burhan. Ya buran, ya deyan, ya buran, ya Allah,
ya Hannan, ya Mennan, ya Allah, ya Hennan, ya Mennen, ya Hennan, Ya hendel, ya mennen, ya Allah. Ya settar, ya gaffar, ya Allah, ya settar ya gaffar ya Allah, ya settar ya gaffar ya settar ya gaffar ya Allah. Settar ismi şerifine inanıyoruz. Günahlarımızı setreyle ya >> Gaffar ismi şerifine inanıyoruz. Günahlarımızı affeyle ya Rabbi. >> Euzü billahi mineşşeytanirracim. Innallahe ve melaiketeh yüall al nebi ya eyyüellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslime. Sadakallahül azim. Allahümme salli ala seyyidina
Muhammedinin nemiil ümmi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim nebi ümmim ve sellim. Allahümme ve sellim. Allah euzü >> billahi mineşşeytanirracim. Eftali zikir fennahu ilahe illallah. Hak muhammeden resullah mselhamdülillahi rabbilemin elfatiha salavat Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed Evet. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 17.07.2025 , İCAZETNAME TÖRENİ TEK
PARÇA (BURSA) 16 EYLÜL 2021 , BURSA Kutlu Doğum Programı – 14 Nisan 2013 . Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=t4jmo5JVbW8