Nasihatler

713. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Selamünaleyküm. >> Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. >> Amin. >> Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. >> Amin. >> Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. >> Hakkı hak gölüp hakkı yaşayan ve haykıran, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. >> Amin. Nerede. Müslümanların kanına, namusuna, şerefine, haysiyetine tecavüz ediliyorsa, nerede. Müslümanlara haksız ve hukuksuz davranılıyorsa. Cenâb-ı. Hak hepsinin de intikamını alsın. >> Amin. >> İsrail’i ve destekçilerini yerle yeksan eylesin.

>> Amin. >> Dağıtsın, batırsın. Amin. >> Doğu. Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Özgürlüklerini yitirmiş olan bütün. Müslümanlara. Cenâb-ı. Hak özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Ecm. >> 48. Nasihat. Mümin suresi ayet 13. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Vellezi yüriküm ve yünezzil leküm minessem ayatihi ve yünezzil lek miness riz. Ve yetekkeru illa men yün. Sadakallahul azim. >> Amin. Mümin suresi ayet 13. Size ayetlerini gösteren, sizin için gökten rızık indiren odur. Allah’a yönelenden başkası zikretmez. Evet. Yine

köken olarak bir zikir geçen ama onu mealcilerin farklı bir şekilde meallendirdiği veya tefsircilerin farklı bir şekilde tefsir ettiği ayetlerden birisi. Tabii ayetin başlangıcında size ayetlerini gösteren. Cenâb-ı. Hak o zaman ayetleri insanlara gösteriyor ve normalde delillendiriyor. Allah kendi varlığıyla alakalı bütün insanlara delillerini apaçık sunuyor. O yüzden eski tefsirciler, selef alimleri, seleften sonrakiler bunların hepsi de. Allah’ın varlığıyla alakalı herhangi bir konuya girmemişler. Çünkü hani bir kimse. Allah’ın varlığıyla alakalı inkar ediyorsa, bu konuda varlığını kabul etmiyorsa onların akıllı.

olmadıklarına hükmetmişler. O kimsede az bir akıl olmuş olsa, az bir idrak olmuş olsa. Allah’ın varlığı ile alakalı şüpheye düşmez. Allah’ın varlığını kabul eder. Bu hükme varmışlar. Ve. Cenâb-ı. Hak da bütün insanlara, sadece inananlara değil, bütün insanlara ayetlerini gösteriyor. Ayetlerini açıklıyor. Ve yine. Fusulet ayet 53’te bunu böyle ilk dervişliğimin başlangıcında melami meşrepli olan. Bayındır’daki melamiler bu ayet-i kerimeyi çok söylerler, konuşurlardı. Ehli. Sufi bu ayet-i kerimenin üzerinde çok konuşur. Fusulet ayet 53. Kur’an’ın hak olduğu onlar için apaçık

ortaya çıkıncaya kadar biz onlara delillerimizi hem dış alemde hem de kendi iç alemlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetişmez mi? Yetmez mi? Şimdi. Cenâb-ı. Hak o zaman hem dış alem dediğimiz varlık aleminde hem de bizim kendi iç. alemimizde. Cenâb-ı. Hak kendi ayetlerini gösteriyor. Hem zahirde hem batında. Cenâb-ı. Hak kendi ayetlerini, delillerini insanlara gösteriyor. Dışarıdaki delili anladık. Gözümüzün gördüğü, kulağımızın duyduğu, elimizin tuttuğu, dilimizin tattığı, burnumuzun kokladığı varlıkla alakalı bu. Ama hani eski dilde enfüste ve afakta.

Cenâb-ı. Hak kendisini gösteriyor enfste ve afatta. Biz onlara delillerimizi hem dış alemde hem de iç alemde onlara göstereceğiz. Hem içimizde hem de dışımızda. Bir de burada normalde insanları ayırt etmiyor. Mümindi, münafıktı, kafirdi, mürtetti, Hristiyandı, Yahudiydi. Ayırt etmiyor insanlara diyor. Ve. Cenâb-ı. Hak bütün insanlara hem iç alemde, enfüste ve afakta kendi varlığının delillerini insanlara gösteriyor. Böyle olunca bir kimsenin. Allah’ın varlığını inkar etmesi mümkün değil. O zaman hem dış alemde hem de iç alemde. Cenâb-ı. Hak kendi varlığıyile.

alakalı delilleri sunuyor. İkinci ayeti kerime gökten rızık indiren odur. Normalde gökten yağmur yağdıran, kar yağdıran, dolu yağdıran, güneşile ısıtan, güneşten hani belli bir enerjinin gelmesi, toprağın böyle bitkileri bitir bitirmesi komple eski yine tefsirciler bunu böyle tefsir etmişler. Ve yine. Nahl suresi 65’te gökten su indirip onunla öldükten sonra yeryüzünde hayat veren. Allah’tır. Şüphesiz ki bunu da işiten bir millet için büyük ibret vardır. O zaman normalde bütün. Zariye suresinde de rızıklar semadadır der. Zariye suresinde de normalde rızıklar

semadadır der. Rızıklar semadadır. Ayet-i kerimenin önünde var da rızıklar semadadır der. O zaman normalde bize asıl rızkı zahir olarak bize rızkı indiren de. Allah. Ama bir de işin batini tarafı var. Rızık sadece zahir değil. Çünkü bir kimsenin hidayete. ulaşması da rızıktır. Bir kimsenin. Allah’a yaklanması, yaklaşması da manevi rızıktır. O yüzden senin kalbine gelen ilham da manevi rızıktır. Senin kalbine gelen hikmet manevi rızıktır. Sana hidayetin inmesi manevi rızıktır. Senin normalde seher vakti. Allah’ı zikrederken, tevhit çekerken senin

kalbine inan veyahut da zikrullah yaparken senin gözünün önüne serilen manevi haller veyahut halaka-i zikrullah’ta yaşadığı manevi haller de manevi rızıktır. Bunların hepsini normalde biz evet manevi hal, rüya filan bunlarla tarif ederiz ama bunların hepsi de nedir? Manevi rızıktır ve bu. Cenâb-ı. Hak’tan sana gelir. Hadis-i şerifte de. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, “Kim bildiğiyle amel ederse. Allah ona bilmediğini öğretir.” der. İmam-ı. Hanbel’den bu hadis-i şerif. Kim bildiğiyle amel ederse. Allah ona bilmediğini öğretir. Bu da.

manevi rızıktır. Sen. Allah’a yaslanır, Allah’a dayanır, onunla olan irtibatını kuvvetlendirirsen sen normalde bildiklerinle de amel edersen. Allah senin kalbine bilmediğini sana öğretir. Allah senin gözünün önüne bilmediğini getirir. Allah senin kulağına bilmediğini üfler. Kulağına üfler senin. O yüzden sen bildiklerinle amel edersen bilmediklerini. Cenâb-ı. Hak sana öğretecek. Aye-ti kerimede kim. Allah’tan hakkıyla korkarsa. Allah ona bilmediklerini öğretir. Der o zaman o kimse. Allah’tan hakkıyla korkmak haramlara düşmemektir. O zaman o kimse o zaman ne yapacak? Cenâb-ı. Hak ona bilmediklerini

öğretecek. Hud suresi. Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki rızkı. Allah’a ait olmasın. Ve yeryüzünde gördüğünüz maddi manevi canlıların hepsinin de rızkı. Allah’a aittir. Bu noktada. Cenâb-ı. Hak rızkı kendi üzerine vacip kılmıştır. Hem manevi rızkı vacip kılmıştır. Hem. de maddi rızkı kendi üzerine. Cenâb-ı. Hak vacip kılmıştır. O zaman manevi rızık olarak kim bana bir adım yaklaşırsa. Allah ona 10 adım yaklaşır. Kim 10 adım yaklaşırsa. Allah ona 100 adım yaklaşır. Kim ona 100 adım yaklaşırsa, 100 adım

yaklaşırsa. Allah ona koşarak gelir. O zaman bu bir maddi manevi rızıkla alakalıdır. Bir kimsenin. Allah’a yaklaşması onun maddi manevi rızkına kefildir. E şimdi normalde. Allah’ı muhafaza eylesin kimisi de ne yapar? Onları. Cenâb-ı. Hak der onlara bir kimse. Allah’ın zikrini terk ederse. Allah diyor ona bir geçim darlığı verir. O zaman bir kimse zikretmezse zikirden uzak durursa maddi manevi ona. Cenâb-ı. Hak bir geçim darlığı verir. Onu rızık rızıkla alakalı demiyor bakın. Geçim darlığı verir. O zaman o kimse.

Allah’tan uzaklaştıkça da bir geçim darlığı verecek. Allah’a yönelenden başkası da. Allah’ı zikretmez. Burada. Allah’a yönelmesidir. O yüzden normalde. Cenâb-ı. Hak varlığıyla birliğiyle alakalı delillerini gösterdi. Cenâb-ı. Hak hem içsel alemde hem dışsal alemde ayet-i kerimeleri ve kendi bilinmekini insanların önüne attı ve aynı zamanda da insanların bütün rızıkla şüphelerini, rızıkla alakalı endişelerini. Cenâb-ı. Hak kendi üzerine aldı. Şimdi bir ayetlerini maddi manevi size açıkladı ve delillendirdi kendisinin var olduğunu. İki ve sizin insanların en fazla burada şüpheye düştüğü, ayağının

kaydığı yer rızıkla alakalı. Ve. Cenâb-ı. Hak rızkı da dedi ki bana ait rızkınız. Rızkınız da bana ait. O zaman üçüncüsü, 3üncü ayet-i kerimenin 3ünc bu komple ayetin 3. Maddesine. Allah’a yönelenlerden başka bir kimse. Allah’ı zikretmez. O zaman normalde. burada kula düşecek olan. Allah’ı zikretmesi, Allah’ı tanıması, Allah’ı bilmesi, bu yolda yürümesi o kimsenin. Çünkü normalde. Cenâb-ı. Hak üzerine hani kendi üzerinde ayetlerini sergiledi içsel ve dışsal ve rızkı kendi üzerine aldı. Senin yapacak olduğun. Allah’ı zikretmek. Burada ayet-i

kerimede. Allah’a yönelme olarak münip sözü geçer ayet-i kerimede. Müip iman eden, ibadet eden, zikreden, istiğfar eden, tövbe ve dua ederek. Allah’a yönelmek anlamında kullanılıyor. Müip bu birkaç tane daha biraz böyle araştırırsanız müip sözünün geçtiği 67 tane ayet-i kerime bulursunuz şeyde. Kur’an-ı. Kerim’de. Ama burada bir tanesini ben örnek olarak aldım. İbrahim suresi ayet 75. Şüphesiz ki. İbrahim çok halim, selim, çok duygulu ve. Allah’a yönelen bir kimseydi. Oradaki münip. Allah’a yönelmek. Allah’a münip olan bir kimseydi. Burada. Allah’a.

yönelme. Ama bakın bunun normalde öncekin çok halim ve selim. İbrahim. Aleyhisselam’ın en önemli özelliklerinden birisi. Halim. Selim bir olması veya duygulu bir kimse. Allah’ı seviyor. Allah’a karşı sonsuz bir duygusu var ve insanlara karşı çok halim ve selim. Ve üçüncü. İbrahim. Aleyhisselam’ın üçüncü özelliği münip. Allah’a iman eden, ibadet eden, Allah’a yakın olmaya çalışan, Allah’ı çokça zikreden bir kimse. Münitti dediğimizde o kimse. Kur’an-ı. Kerimle söylediğimizde imanla, ihlasla, samimiyetle, aşkla, muhabbetle. Allah’a yaklaşan, Allah’a yakın olmaya çalışan enfal ayet

2. Müminler ancak o kimselerdir ki. Allah zikredildiği zaman kalpleri ürperir. İşte bu normalde. Allah’a münip olan, yaklaşmaya çalışanlar. Allah’ı zikrederler. Enfal suresinde de. Cenâb-ı. Hak diyor ki, “Müminler o kimseler ki. Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer. İşte o münip. olan o müminler. Allah’ı zikrederler. Münip olmayanlar, Allah’a yakın olmayanlar. Allah’ı zikretmezler. Ya da münafıklar. Allah’ı az zikrederler. Çünkü başka bir ayeti kerimede de münafıklar. Allah’ı az zikrederler der. Sahabe sorar. Hz. Peygambere sallallahu aleyhi ve sellem’e. Biz nasıl çok

zikreden oluruz? O da ayet-i kerimeyi söyler. Namazlardan hemen sonra o iman edenler namazlarını kıldıktan hemen sonra ayaktayken otururken yanlarının üzerine yatarken. Allah’ı çokça zikrederler. Bu ayet-i kerimeyi söyler. Ve. Hz. Abbas’ın oğlu. Abdullah der ki, “Bir kimse ayaktayken otururken yanların üzerine yattığında bu. Allah’ı çokça zikredenlerin sınıfına girer.” der. Ve yine. Ebu. Derda’dan nakledilen hadis-i şerifte. Allah. Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri size amellerinizin en hayırlısını, sizin derecenizi en çok artıracak, melikiniz nezdinde en temiz, sizin için altın.

ve gümüş bağışlamanızdan daha hayırlı. Sizin için düşmanlarınızla karşılaşıp onların boyunlarını vurmanızdan, onların da sizin boyunlarınızı vurmalarından daha hayırlı amelinizi haber vereyim mi? Bu nedir? Ey. Allah’ın resulü dediler. Allah’ı zikretmektir. Buyurdu. Tirmizi’de, İbn. Mace’de, İmam. Hammel’de geçiyor. Ve normalde o zaman. Hzreti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri burada normalde altın ve gümüş bağışlamanızdan dediği zekat, sadaka. Ardından düşmanlarınızla karşılaşıp boyunlarını vurmanızdan dediği cihat. Çıktın savaş meydanına düşmanın boynunu vurdun. İkinci, düşman senin boynunu vurdu. Şehit oldun. Bakın ikincisi

ne? Düşman sizin boynunuzu vurdu. Şehit oldun. Bundan daha evla, daha kıymetli, daha faziletli amelinizi söyleyeyim mi? Söyle ya. Resulallah. Allah’ı zikirdir. Demek ki. Allah’ı zikretmek, Allah’ı zekat vermekten de cihat etmekten de cihat meydanında düşmanın boynunu vurmak veya senin. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında boynunun vurulması şehit olmandan da daha faziletlidir. Allah’ı zikretmek. O yüzden normalde bütün ibadetler. Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Namaz. Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Zekat. Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Oruç. Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Ama normalde bu bütün cihat.

Allah’a yaklaşmakla alakalıdır. Hepsi de bakın yapılan normalde farz ibadetler veya nafile ibadetler bütün hepsi de. Allah’a yaklaşmakla alakalı ibadetlerdir. Ama bunların en yücesi, en yükseği, en yükseği. Allah’ın zikirdir. >> Allah’a. Allah’ın zikirdir. Allah’ın zikrederken zikrin en faziletlisi de la ilahe illallah’tır. Zikrin en faziletlisi ve bütün sahabe, bütün tabiin, teba tabiin, bütün arifi-i billah olan bütün zatların hepsinde ortak buluştukları nokta tevhittir. La ilahe illallah’tır. Ve. Cenab-ı. Hakk’ın peygamberleri göndermesi, peygamberlerle beraber kitap ve hikmet göndermesi hepsi de

yeryüzünde tevhidin hakim olması ile alakalıdır. Allah’ın bilinmesi, Allah’ın tanınması. Allah’ın zikredilmesiyle alakalıdır. Ve bütün peygamberlerin çağırdığı nokta tevhittir. La ilahe illallah’tır. Kurtuluş ondadır. Çünkü o yüzden normalde aslında. İslam’ın hakikati, İslam’ın. İslam’ın özü durduğu nokta tevhittir. İslam’ın özünü, özü tevhittir. Bütün. İslam çarkı tevhidin üzerinde döner. Tevhitsiz bir. İslam çarkı düşünülemez. Zikirsiz bir. Müslüman düşünülemez. Bakın düşünülemez. Bir. Müslüman zikirsiz düşünülemez. O yüzden münafıklık alameti hükmüne koymuş. O münafıklar var ya ayet-i kerime. Allah’ı az zikrederler. Münafıklık alameti. Allah’ı

az zikretmek. Çünkü. İslam burada normalde o tevhidin üzerinde döndüğü için, la ilahe illallahın üzerinde döndüğü içindir. Bütün ibadetler, bütün hayır hasenetler, bütün yapılacak olan işler tevhidin üzerine kuruludur. O tevhit içerisinde imanı alır, tevhit içerisinde ameli alır, tevhit içerisinde ahlakı alır. Tevhit bütün ibadetleri içine. alır ve bütün ibadetlerin bütün. Allah’a yaklaşma sebeplerinin, yollarının buluştuğu merkez tevhittir. La ilahe illallah’tır. Ve. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yeryüzü la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum der. Bunlar bize

unutturulan hadisler. Bakın, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yeryüzü la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum diyen peygamberdir. O zaman ümmet, ümmet kendisine hedef olarak yeryüzü la ilahe illallah deyinceye kadar mücadele etmek, cihat etmek, tebliğ etmek, bununla alakalı hedefe bunu koyup koşmakla mükelleftir. Hayatın, hayatın merkezi budur. Dinin nasıl merkezi la ilahe illallah ise senin bir müminin de hayatı la ilahe illallah’tır ve yeryüzü la ilahe illallah deyinceye kadar mücadele etmekle memurdur. Müslüman olan kimse. O yüzden

ben sufiliği kenara çekilip. Allah’ı zikretmek. olarak nitelendirmem. Yok. Hayır. Tüm sufi kardeşler kendi bulundukları alanda, kendi bulundukları mahalde tevhide davet edecekler. İnsanları. İslam’a davet edecekler. Allah’ın zikrine davet edecekler. Bakın tarikatınıza davet edin demiyorum. Şeyhinize davet edin demiyorum. Mezhebinize, meşrebinize, yolunuza davet edin demiyorum. Bütün insanları tevhide davet etmekle mükellefiz. Nasıl. İslam tevhidin merkezinde, tevhidin etrafında o çarkta yürümekse, dönmek ise o çarkın içerisinde biz mümin olarak, Müslüman olarak tevhidi kendi merkezimize alıp o merkezin etrafında dönmekle mükellefiz. Ve

zikirsiz bir hayat, zikirsiz bir gün, zikirsiz bir yatak, zikirsiz bir gündüz veya gece, zikirsiz bir yürüyüş o kimsenin hesabını veremeyeceği veyahut da sonuçta hesap vereceği bir şeydir. O yüzden gününüz, ayınız, yılınız, ömrünüz o tevhit üzerine olup zikrullah ile geçmek zorundadır. O yüzden o zikrullah. ister dil ile olsun, ister kalp ile olsun, ister sır ile olsun, ister ruh ile olsun, bütün her şeyiyle sende tecelli etmesi gerekir. Fiiliyatta senin dışarı karşı olan fiiliyatlarında afakta hem de iç alemde

enfüste o tevhidin sende oturması lazım. Sen hem dışsal dünyada hem de içsel dünyada o tevhidi ve o tevhit düşüncesini oturtturman lazım. Dil ile zikretmen lazım. Bu muhakkak bunu küçümsediğimi zannetmeyin. Çünkü zikrullah dil ile başlar. Bırak küçümseyenler küçümsesin seni. Sen otur dil ile tevhit çek. Sen kendin de bunu küçümseme. Şeytan sana vesvese verir. Yıllardır sen zikrullahğa gidiyorsun. Hala da dil ile zikrediyorsun. Bu şeytanın vesvesesidir. Vallahi de billahi de tillahi de dil ile. Allah’ı zikretmek de cihattır. Bu

konuda şeytanın vesvesesini kır. Yok hal. göremedin, yok rüya göremedin, yok bunca yıldır dervişsin, bir şeye eremedin. Bu normalde şeytan sana bu vesveseyi verir. Elhamdülillah. Ben hiçbir şeye eremedim de kendini hiçliğe at. Tevhide devam et. Bazen arkadaşlar böyle işte bir oluyor. Ben tevhide devam et diyorum. Çok özür dilerim. Bazen onu küçümsüyorlar. Hani. Musa. Aleyhisselam’ın kıssası gibi. Kıssası gibi hani. Musa. Aleyhisselam demiş ki, “Nasıl ibadet edeyim? Ne yapayım? Nasıl zikredeyim? Tevhide devam et.” demiş. Demiş. Ya. Rabbi bunu

herkes yapıyor. Hani. Musa kendine özel bir istiyor. Bakın. Musa kendine özel bir istiyor. Özel bir esma istiyor. Bazen. Derviş kardeşler de işte şu var, bu var, şu var, bu var böyle anlatıyor. Ben tevhide devam et diyorum. Hani onu ben içsel dünyada o diyor ki. ya bunu herkese söylüyorsun ya. Musaalaşma. Cenâb-ı. Hak. Musa’ya dedi, peygamberine dedi, kelimullah’ına dedi, tevhide devam et. Deyince. Musa dedi ki, “Bunu herkes söylüyor. Herkes yapıyor. Ya. Musa tevhidimi hafife mi alıyorsun? İkaz geldi

anında. Tevhidimi hafife mi alıyorsun? Bütün varlığı dedi, bir kefeye koysan, tevhidimi bir kefeye koysa tevhidim ağır basardı.” dedi. Kardeş hani. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hastalığına birisi hastayım dedi. Ona dedi ki bal şerbeti iç. Geldi dedi ki geçmedi. Dedi ki o bal şerbeti iç bir daha. Üçüncüsünde bir daha geldi. Yine bal şerbeti iş deyince hani ben içiyorum deyince bu sefer onun midesine göbeğini elini uzattı. Dedi ki bu mu yalan söylüyor? Ben mi yalan söylüyorum?”

dedi. Dedi. Ya bu yalancı ya. ben yalancıyım dedi. Bu sefer sahabe tövbe etti. Evet. Şifası geldi. Şimdi tevhide devam et deyince sakın ha bir başkası da olabilir. Sana şakadan da birisi öyle söylese. Allah razı olsun kardeşimden. Bu uyarı. Allah’tan de o tevhide devam et. Çünkü tevhit her şeye ağır basar. Allah’ı zikir her şeye ağır basar. En faziletli ibadettir. Rabbim o ibadeti bizleri edenlerden eylesin. >> Amin. >> Son kelam. Ankıb ayet 45. Ey. Muhammed sana vahyolunan kitabı

oku. Hani bazen derler ya böyle itiraz edecekler ya. Namaz da zikirdir. Otur edepsizlik yapma. Cahil adam. Biz namazın zikir olduğunu bilmiyor muyuz? Veyahut da işte der ki namaz da zikir. İyi kardeş namaz da zikir. Kabul ettik. Bakın ayeti kerime ne diyor. Küstahlık yapma. Kendi. kendine. Kendi kendine bilgi taslama. Otur oturduğun yere. Sen. Allah’ı. Sen. Allah’ı zikretmek istemiyorsun. Münafıklık alameti var senin üzerinde. Zaten münafıklar. Allah’ı zik. Allah’ın zikrine karşı çıkar. Allah’ı az zikreder. Münafıklar hem zikir yapanı,

zikredeni hem de zikrullah’a karşı hem zikre karşılardır hem de zikredene karşılardır. Onlar müslümanız derler. Münafıktır onlar. Düşman olan kafirdir. Ve bir kimse zikre ve zikredilene düşman olarak ölürse kafir olarak ölür. Bakın zikre ve zikreden zikredene bir zikir var bir de zikreden var. Zikredene neden düşman? Zikrettiği için düşman. Kafir olarak ölür. Yaklaşın böyle yanaş. Kımıldan kımıldan. Yaklaşın, yarçın yeni gelen kardeşlere. Şimdi. Ankut ayet 45’te, “Ey. Muhammed, sana vahy olunan kitabı oku.” Kur’an-ı. Kerim’i oku. Buradaki okumak ne?

Sadece okumak değil. Ya onu yaşamak. Evet. Oku. Dur. Devam ediyorsun. Çünkü ayet-i kerimede oku diyor. Buradan normalde okumayı da hafife alma. Hani çıkıyor bir kısım ilahiyat profesörleri. Hani işte namazda siz bu ayet-i kerimeyi okuyorsunuz. İşte ayet-i kerime faizden bahsediyor. Orada hacı amca ağlıyor. Ya onun ağlaması. Kur’an’dan ilahi bir kelam. Anlamadan ağlıyor ya. Bırak anlamadan ağlasın. Sen anladın da ne oldu? Sen anladın küfre düştün. Sen anladın da ne oldu? Anlayıp akılsızlardan oldun. Anladın da ne oldu? Münafıklardan

oldun. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> E alay etme. Bu. Müslümanlar. Kur’an-ı. Kerim ilmi vardı da öğretiliyordu da öğrenmediler mi? Daha düne kadar. Kur’an kursları yasaktı bu ülkede. Hatta çıktı siyasetçinin birisi dedi ki bu. Kur’an kurslarını kapatacaksın. Bu medreseleri kapatacaksın. Bir tane buldezar alacaksın. Hepsini de yıkacaksın dedi. Müslümanlar bir ses çıkarabildi mi ona? Çıksaydı bir. Müslüman siyasetçi yok da görmedik daha. Çıksaydı deseydi bu genel evlerini yıkacaksın buldozerle. Bu meyhaneleri buldozerle yıkacaksın. Bu genel evlerini buldozerle yıkacaksın

dese ne olurdu acaba. Türkiye? Birisi çıkıp dedi mi yıllardır. Manuk bu memleketin kadınlarını gitti pazarda pazarladı sattı vergi rekortmeni oldu. Birisi kalkıp da bu. Manukya’nın keranelerini yıkacaksın bir buldozer bulacaksın hepsini yerleşsan edeceksin dedi mi? Ne? İmam nikahı. İmam nikahı kim kıydıysa atacaksın içeri diyor. İyi bir tanesi de çıkıp diyor mu fuhuş yapanı kim fuhuş yaptırdıysa, fuhuşane açtıysa atacaksın içeri diyebiliyor mu? Diyemiyor hiç kimse. Müslümanlar şamaroğlu gibi. O diyor ki bütün medreselerini yıkacaksın. Olmadı zaten 28 Şubat’ta

ne yaptılar? Gittiler el koydular. Herkes. sustu. 28 Şubat biz devam ediyor dediğimizde kızdı herkes bize. İstediği zaman el koyar gene. Evet. Değişmez bir. Allah bizi affetsin. Ayet-i kerimeye dönüyoruz. Ankabit ayeti 45. Sana vahy ololunan kitabı oku. Namazı dost doğru kıl. Şüphesiz ki namaz insanı fuhuş ve kötü şeylerden alıkoyar. Bakın. Kur’an-ı. Kerim okumayı ayırdı. Namaz kılmayı da kılmayı da ayırdı. Ey benim cahil. Müslüman kardeşim. Ey profesör unvanlı cahil. Müslüman kardeşim. Profesör unvanlı, cahil. Müslüman kardeşim. Okuduğunu anlayamayan

profesör ilahiyatçı kardeşim. Okuduğunu anlamaktan uzak olan uzak olan diyanetçi, ilahiyatçı profesör kardeşlerim okuduğunuzu anlamaktan mı istemiyorsunuz yoksa anlamıyor musunuz? Siz. Allah’ı az zikrettiğinizden dolayı sizin kalbi aklınız zaten çalışmaz vaziyette. Allah’ı zikrettiğinizden dolayı aklınız da çalışmıyor. Normal aklınız da çalışmıyor. O da donmuş bu vaziyette. Çünkü akılsızsınız. Akıllı gibi görünseniz de. Ayet-i kerimenin sonunda diyor ki. Allah’ı zikretmek elbette en büyük ibadettir. Alın bu ayet-i kerimeyi böyle kendinize böyle bir muska yapın. Muska yapın. Bu cahil kısma söylüyorum. Asın

boynunuza bunu. Bu ayet-i kerime boynuna asan bu boynuna astın o muska day senin kurtuluşuna sebep olur. Öyle kalkıp da televizyonlarda orada burada bunu söyleyenler deccalizme hizmet eden, emperyalizme hizmet eden, tauta hizmet eden kimseler başka bir değil. Bunlar direkt münafık insanlar. Allah’ın zikrine düşman olan, savaş açan kimseler kafirden başka bir. Başka hiçbir değildir. Zikredenleri hor hakir görenler münafıktan başka bir değildir. Zikredenlerle alay edenler imansız bu dünyadan göçüp giderler. İmansız göçerler. Bu dünyadan imansız. Kur’an’la alay edenler hani

bir arada dedi ya bakara takara. tukara diye birisi imansız göçer gider. Siz. Kur’an’la aleyh edemezsiniz. Siz. Hz. Muhammed. Mustafa ile sallallahu aleyhi ve sellem’le ve onun sünnet-i seniyesiyle alay edemezsiniz. Onun hadisleriyle alakalı alay edemezsiniz. Dinin herhangi bir rüknünü yaşayan bir kimseyle alay edemezsiniz. Gidip orada taşa atıyorlar. Şeytan taş diyorlar. Ha. Sen o rükünle alay edemezsin. Bu senin münafıklığını gösteriyor. Ne buluyorsunuz. Beytullah’a gidip tavaf etmekte? Taş işte. Sen bunu. Hac ibadetini küçümseyemezsin. Beytullah’ı tavaf etmeyi küçümseyemezsin. Küçümsersen

kafir olarak bu dünyadan göçüp gidersin. Allah muhafaza eylesin. >> O yüzden. Allah’ı zikretmek en büyük iştir. Allah’ı zikredenlerde münip olan insanlardır. Allah’a yakın olan insanlar. Allah’ı zikreder. Allah’tan uzak olanlar. Allah’ı zikretmezler. O Allah’tan uzaktır. O kendince kendi haklılığını söyler durur. Ama yıllardır dinliyorum ben. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti de onların hepsinde. Onlar kendilerince kimisi der ki. Hz. Peygamber böyle zikretmedi. Öyle ya bir sürü hadis koyarsın önüne. Bu sefer der ki bu hadisler doğru mu? Ya.

Buhari’den, Müslim’den, Tirmizi’den indirirsin aşağı. Onlara da inanmaz. Çünkü o inanmayacak. Rabbim bizleri inananlardan eylesin. >> Amin. >> Cenâb-ı. Hak bizleri her daim zikredenlerden eylesin. >> Amin. >> İzmayın. >> Kur’an-ı. Kerim meali tefsir, ilmi, hal ve hadis kitabı olarak hangi kitapları okumamı tavsiye edersiniz? Bunları zaman. Telegram sayfasında paylaşıyorum ama tekrar mesela meal okuyacaksınız. Hangi meali tavsiye edeyim ki ben size? Okuyun bir meal de gidin işte. Elmalıın mealini okuyun. Örnekliyorum bunu. Onu dahi çevirenler bazı yerlerini kafalarına göre

çevirerekten, değiştirerekten sadeleştiriyorlar. Meali gerçekten sıkıntılı bir durum ama okumayın diyemem. Böyle. bir söylemem. Elmalını mealini okuyabilirsiniz. Sıkıntı yok. Tefsir olarak. Taberi tefsirini ben çok eski bir tefsirdir. Genel olarak. Taberi tefsirine bakıyorum. Hani bir meseleye bir sohbet filan hazırlayacaksam ona bakıyorum. Genel olarak ona bakabilirsiniz. Hadis kitabı da burada da normalde mali durumunuz uygunsa gidin. Kütübü. Siddeyi alın. İbrahim. Canan’ın veyahut da. Rudani’yi alın. Cemil. Fevahid’i alın 16 cil. E normalde. Tirmizi alabilirsiniz. Diyanetin bastırdığı riyaü salim var. Üç

cilt. Nevevi’nin hani mali durumunuz yetmezse onu alabilirsiniz gibi. Tergip var. Terhif ve tergip var. 7 cilt. Onun normalde o. Tergif ve. Terhibi yazarı. Şafiidir kendisi. Ama onda da böyle e hani hadis olarak doyurucu bir kitap. Onu alabilirsiniz. Hadis kitap başka ilmi hal demiş. İlmi hal olarak da eğer mümkünse hani. kuduri tek cilt var. Ona bakabilirsiniz. Bir de elhidaye var dört cilt. Ona bakabilirsiniz. Daha geniş istiyorum derseniz. İbn. Abidin’i alabilirsiniz. Fetva-i. Hindiye. Alabilirsiniz. Serasinin mefsutu var. Onu

alabilirsiniz daha geniş. Bu kadar. Üç erkek çocuk annesiyim. Eşiyim. Eşim çocuklarımla beni çok aşağılayarak konuşuyor. Çocuk bakmanın çok zor olduğundan yakınıp boşanıp emekli olup başka yere gitmek istediğini söylüyor. Sonra da çok iyi bir şekilde derse gelip mülayim oluyor. Ha öyle oluyorlar genelde. Evet. Emekliliğini beklemesin. Şimdiden boşansın, alsın çocuklarını da gitsin o zaman. Öyle. Buraya gelince herkes mülayim. Burada mülayim herkes. Allah bizi affetsin. Bunlar normalde işte burada oturan kimseyi derinden yaralayan meseleler. Şimdi bir mücadele veriyorsunuz. Ve

şimdi diyeceksiniz herkesin sevabı, günahı kendine. Evet. Eyvallah. Biz isteriz ki herkes. iyi olsun. E şimdi biz arkadaşları, kardeşleri böyle kendi kardeşimiz, canımız, evladımız gibi görüyoruz. Böyle olunca hani şöyle düşünün işte bir çocuğunuz var. Çocuğunuzun eksikliğini ve kusurunu gelip birisi sizin yüzünüze söylüyor. Örnek. E o anne baba nasıl üzülüyorsa, çöküyorsa, e burada oturan da çöküyor. Bunun daha ağırları var. Ya ben yıllardır bangır bağırırım. Eşlerinizi dövmeyin, sövmeyin, hakaret etmeyin, zulmetmeyin. Normalde bazen öyle diyorum ya, bunu rüyanızda görseniz

ertesi gün şakülünüz kayar. E görüyorsun bunu. Görüyorsun. E uyanıyorsun veya uyanıksın dua ediyorsun, yalvarıyorsun, yakarıyorsun. Bazen böyle tekrar bu konuları burada konuşmaya artık ben bile utanıyorum. Neden ya? Bunu defalarca söylüyorum. Bunu defalarca anlatıyorum. Yapmayın diyorum. Yapmayın. Nasıl söyleyeyim? Bdua mı edeyim? O vuran elin kurusun mu diyeyim? Bir üstat konumundaki. bir kimse böyle bir beddua eder mi? Etmez. Ama canı yanıyor insanın. Canın yanıyor. Senin kız kardeşinin birisi kafasını gözünü kırsa ne yaparsın? Senin kızının birisi kafasını gözünü

kırsa ne yaparsın? Cenâb-ı. Hak ayet-i kerimede eşleriniz size. Allah’tan bir emanettir. Demiş. Ne yaparsınız? Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Gerçekten üzücü şeyler. Hatta daha ilerisini söyleyeyim. Zaman bunları böyle gördüğümde, yaşadığımda böyle bizati kendi kendime şunu dediğim zamanlar çok. Mustafa. Özbağ hani seni dinleyen yok, eden yok. Çekil kenara. Yapacak bir yok. Sen normalde demek ki dinlenilecek bir insan değilsin. Sözün de geçerli değil. Gerçekten bunu zaman düşünmüyor değilim. Çekil kenara diyorum. Diyorum ki tamam kenara çekilmek de

sünnet-i seni var. Çünkü bir kimsenin darül harp’te tebliği bırakıp bir köşeye. çekilmesi de sünnet-i seniyede var. Ha benim yolum mu? Değil. Ben hiçbir zaman böyle bir hani en şedit zamanda dahi böyle bir düşünmedim. Ama bu tip şeyler insanı üzüyor. Beni. Ben derinden etkileniyorum. Etkilenmiyorum desem yalan söylemiş olurum. Veyahut da işte böyle. İslam’ın adabına, erkanına, ahlakına verdiğimiz mücadeleye uygun olmayan bir davranış. Bu ne olursa olsun bunları böyle dervişlerden görünce gerçekten üzülüyorum. Ben onu böyle çabuk atlatabilen bir

kimse değilim. Duygusal bir insanım ben. Dışım kaba gibi görünür ama ben fazla etkileniyorum. Bu sefer diyorum ki hatta kendi kendime işte bir yerde bir şeye şahit oluyorum. Bir daha diyorum düğün dernekti nişandı nikahtı gitmeyeyim diyorum. Üzüleceğime gitmeyeyim diyorum. Veyahut da işte bir oluyor. Görüyorum diyorum ki ha bundan sonra diyorum. işte bundan uzak durayım veyahut da işte elinle birisini evlendiriyorsun problem çıkıyor. Bir bakıyorsun adam dövmüş onu kadını. Diyorum ki bundan sonra kimsenin evliliğine karışmayayım. Bundan sonra diyorum

yapma. Mustafa. Özbağa, geri çekil diyorum. Sebep ya kardeş ya o kızı sana dövin diye mi verdik? Ne diye verdik sana? Zulmedisin diye mi verdik? Ağzını burnunu kıras? Neden verdik? Bunlar üzücü şeyler. Allah bizi affetsin. >> Veyahut da işte kadını aşağıladı. Ne geçti eline? Boşa ya. Sen o kadını aşağılayacaksın. Boşa kardeş. Sen onu dövceğini boşa. Yeminle söylüyorum boşa. Vallahi da billahi de tillada yediğimden yedireceğim. İçtiğimden içireceğim. Ya boşa ya boşa. Rezzak olan. Allah. Ben onu duymayayım yeter.

Allah muhafaza eylesin. Amin. >> Allah anıldığı zaman kalplerin ürpermesi nedir? Kalbin. ürpermesinin fiziksel belirtileri nelerdir? Kalbin ama sevinçle huşu içerisine bürünmesi ama hayret noktasında debdebeyi yaşaması. Hayret perdesinden hayret perdesine geçmesi. Rabbim. Allah’ı öyle zikredenlerden eylesin. Üç ihlas bir. Fatiha-i. Şerife. Bismillahirrahmanirrahim. Amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına >> amin. >> Cihari-i yarin efendilerimiz. Ebubekir. Sıddık, Ömerül. Faruk, Osman-ı. Zinnureyn, Ali el. Murtaza radıyallahu anh

hazretlerinin ruhlarına >> amin. Haşeri-i. Mübeşşşeren’nin evlad-ı. Resulullah, zevce-i. Resulullah, İmam-ı. Hasan, İmam. Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i. Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı. Resulullah hazretlerinin ruhlarına >> amin. >> İmamız. İmam-ı. Azam. Ebu. Hanife, İmam-ı. Şafii, İmamı. Malik, İmam-ı. Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına hediye dikasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >>. Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. >> Üç ihlas bir. Fatiha-i şerife >> Amin. Ya. Rabbi hasıl

olan sevabı pirimiz. Seyid. Abdülkadir. Geylani, Seyid. Ahmed. Erfai, Seyid. Ahmet el. Bedevi, Seyid. İbrahim. Duseki, Şeyh. Ebul. Hasan eşazeli, Şahın. Nakşenli. Muhammed. Bahaddin, Şah-ı. Mevlânâ Celaleddin. Rumi, Şah. Hacı. Bektaş-ı. Veli, Şah. Hacı. Bayram-ı. Veli, Mehmet. Muhyittin. Üftade, Veysel. Karani, Muhyidtin. Arabi, Niyaz-ı. Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Bezzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas

bir. Fatiha-i şerife amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan. Abdurrahim. Tantavi, Abdurrahim. Ennişavi, Elhac el. Hafız. Ebubekir. Sıddiki-i. Çorumi, Hacı. Ali. Haydar. Efendi, Elhac. Çorumlu. Mustafa. Anaç. Efendi, Nevşehirli. Hacı. Abdullah. Gürbüz. Efendi’nin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına >> ya. Rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı. Hacı. Mustafa. Özba beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine >> cet ve dadalarının ruhaniyetlerine >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti. Muhammed’in ruhaniyetlerine

>> Tukaliye’den akraba ve tallukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Eczatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim. Velhamdülillahi rabbil alemin. >> Amin. >> Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Vehirin. Sadakallahim. Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahelim el. kerim la ilahe ill el hayyel kayyum ve etub ileyh. Estağfirullahelazim. Estağfirullah. Azim estağfirullahelazim estağfirullahalelazim kad estağfirullahelim ya malikel mülkün kadim estağfirullahelazim ya malikel mülkünü kadim estağfirullah. Azim

ya malikel mülkün kadim. Estağfirullahelazim. Estağfirullah. Aman ya. Rabbi min külli zenmin tövbe ya. Rabbi. Estağfirullah. Aman ya. Rabbi bin küllü zem bin tövbe ya. Rabbi estağfirullah aman ya. Rabbi min küllü zembin tövbe ya. Rabbi estağfirullah aman ya. Rabbi min küllü cembin. Yaabullah ve kalbi anallah. Estağfirullah tömtilah ve kalbi anmallah. Estağfirullah tptil. Allah. Estağfirullah tüptallah vü kalbiallah euzü billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim innehu min süleyman ve innehu bismillahirrahmanirrahim. Sadakallahim. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah. Bismillahirrahmanirrahim. Ya. Rahman, ya. Rahim ya. Allah, ya.

Rahman, ya. Rahim, ya. Allah, ya. Rahman, ya. Rahim, ya. Allah, ya. Rahman, ya. Rahim, ya. Allah, ya sübhane, ya sultan. Ya. Allah, >> ya sübhan, ya sultan, ya. Allah. Ya sübhan, ya sultan, ya. Allah. Ya sübhan, ya sultan, ya deyan, ya burhan, ya. Allah, ya deyan, Ya burhan ya. Allah. Ya. Hannan, ya. Mennan, ya. Menn. Ya. Allah, ya. Hennan, ya. Mennan, ya. Allah, ya. Hnen, ya mannen ya. Allah. Ya settar, ya gaffar, ya. Allah, ya seddar,

ya gaffar, ya. Allah, ya sedar, ya gaffar, ya. Allah, ya settar, ya gaffar, ya. Allah. >> Settar ismine inanıyoruz. Günahlarımızı setreyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Gaffar ismine inanıyoruz. Günahlarımızı affeyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Innallahe ve melaiketeh yü al nebi. Ya eyyüellezine amenu sallu aleyhi. ve sellimu teslime. Sadakallahül azim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nebiil ümmi ve alâ alihi ve sahbihi ve sellim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nebiil ümmi ve alâ

alihi ve sahbihi ve sellim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nebiin ümmi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nebiil ümmi ve ala alihi ve sahbihi ve sellim. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedinin nebi ümmi ve ala ali ve sahbihi. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftal zikirenn. La ilahe illallah. La ilaheillallah. La ilahe illallah. Hak muhammeden resullah mselinhamdülillahi rabbilemin elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedin ve ala ali. Muhammed. Amin. D. İlgili Sohbetler 711.

Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 670. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri (NASİHAT⧸16) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 15.02.2024 #mustafaözbağ​​​​​​​​​​​ Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=eq-KKTfChYg