Nasihatler

711. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Selamünaleyküm. >> Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. >> Amin. >> Ayınızı, yılınızı, ömrümüzü hayırlı eylesin. >> Amin. >> Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. >> Hakkı hak bilip hakkı yaşayan ve hakkı nasihat eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. >> Amin. Nerede. Müslümanlara zulmeden, nerede. Müslümanların hakkına, hukukuna tecavüz eden, namusuna, şerefine, haysiyetine tecavüz eden, topraklarına tecavüz eden her kim ve her ne sistem var ise rabbim hepsini

de helak eylesin. >> Amin. >> Güçlerini yerle ihsan eylesin. >> Amin. >> Dağıtsın, birbirlerine düşürsün. Amin. >> Filistin’e ve bütün. Müslümanlara zulm edenlere kahrı perişan eylesin. >> Amin. >> İsrail’i dağıtsın. >> Amin. >> Destekçilerini dağıtsın. Amin. >> Güçlerini. yerleyin. >> Amin. >> Doğu. Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Tüm. Müslümanlara özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Tüm. Müslüman. Müslümanları. Kur’an ve sünnet bayrağının altında toplamayı nasip eylesin. >> Amin. >> Kafirlere yerle ihsan eylesin. >> Amin.

>> Kafirleri dağıtsın. >> Amin. >> Müslümanları zulmedenlere. Cenâb-ı. Hak hepsini de dağıtsın. Amin. >> Bu bütün dağıtmalarda, yerle ihsan etmelerde de bizleri inşallah kullansın. >> Amin. >> Ecm. 46. Nasihat. Ala suresi ayet 14 ve 15. Euzü billahi mineşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eflaha menek ve rabbihi fesalla sadakallahulim. Amin. Ala suresi ayet 141. Temizlenen, rabbini zikredip ona kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir. Şimdi bu ayet-i kerimeye baktığınızda hemen meallerin hepsinde de şunu göreceksiniz. Rabbini zikredip ona kulluk eden kimse bölümünü.

rabbini zikreden ve namaz kılan ardından kurtuluşa ermiştir diye. Bunun mealini büyük bir çoğunlukta öyle okuyacaksınız. Öyle mealciler öyle yazmışlar. Böyle küçük bir çalışma var şu anda böyle hani zikir kökenli ayetlerin üzerinde. E bu zikir kökenli ayetlerden birisi bu da bu. Ala suresi 19 ayet toplam ve. Mekke’de inzal olunan ayetlerden birisi. Şimdi. Mekke’de inzal olununca. Mekke’de henüz daha ümmeti. Muhammed’e namaz farz değil. İnananlara farz değil. Ama burada ayet-i kerimede fesella. Bu fesellayı namaza çeviriyorlar kök olarak. Hani

rabbini anan, zikreden ve namaz kılan olarak. Bunu normalde mealciler öyle yazmışlar. Tefsirciler bir kısmı da öyle yazmış. Baktığımızda önümüze çıkan tablo bu. Ama ayet-i kerimede fesella kelimesi normalde kulluk etmek aslında. Fesselle baktığımızda böyle onun hani ben çok bu. işin erbabı değilim ama hani kelime yürüdüğümüzde fesella ayakta tutan demek asıl önemli. Ve. Kur’an-ı. Kerim’de salat kelimesinin geçtiği ilk ayetlerden birisi. Bundan sonra başka selat kelimeleri de var ama bu. Mekke döneminde inzal olunca ilk salat kelimesiyle karşı karşıyız.

Ama salat kelimesiyle karşı karşıyız. Ama. Mekke’de henüz daha iman edenlere namaz farz kılınmadı. Öyle olunca normalde salat kelimesi baktığımız zaman e buraya not almışım otururken dik durduğu için oyluk kemiğine deniyormuş. Oyluk kemiği dik tutan bir kemik insanda. Ve normalde essala yine insan dik durduğu için omurgaya deniyor. Dik durduran, dik tutan, destek veren, destek manasına geliyor. Ve. Kur’an-ı. Kerim’de yaklaşık 1718 yerde böyle bir sallü veya fesalli olarak geçiyor. 171 yerde geçiyor bu. Ama önemli olan şu. Normalde.

burada. Mekke döneminde inzal olduğu için direkt namaza bağlayamıyoruz. O zaman fesellayı burada anlayacağımız bizim için anlayacağımız dik durmak, heybetli durmak, mücadeleci durmak, cihat ehli gibi durmak ve bir şeyde kemikli durmak ve davanda samimi olmak ve dik durmak, yalpalanmamak, sallanmamak. O zaman ayet-i kerimeye bakış açımız değişecek. Şimdi öyle olunca hani biz bunu normalde fesallaya, dua niyetine bakabiliriz. Namaz manasında bakabiliriz. Zikir manasında bakabiliriz. Davat manasında. Normalde işte. Allah yolunda hizmet manasına bakabiliriz. Bunların hepsine bakmamız ve hepsinde bu

manaya gelmesi mümkün. Ama ayet. Mekke döneminde ve ayet-i kerime şunu diyor bize. Temizlenen tövbe eden o kendisini bu noktada temizleyen kimse rabbini zikredip ona kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir. Temizlenen tövbe eden ve. Allah’ı zikreden ve o yolda. zikr. Allah yolunda dik duran, sağlam duran, Allah’a tabiri caizse yardımcı olan hani kim. Allah’a yardım ederse. Allah da ona yardım eder. Destek olan ve işte omurgasının üzerinde dükk durmak. Burada omurga ne? İnsanın imanı, İslam’ı. Omurga ne? Allah yolunda

mücadelesi. O zaman ayet-i kerimede mana çok farklı yere gitti. Orada normalde namaz kılan olarak dediğimizde bu meseleyi tam kahvamadı. O zaman temizlenen tövbe eden kimse günahlarından arınan kimse ve. Allah’ı rabbini zikreden. Allah’ı zikreden kimse. Allah yolunda dimdik durur. Eğer onda temizlenme tövbeyle onda zikir yok ise o zaman o kimse. Allah yolunda dimdik durması mümkün değil. Burada iki unsur var. İki unsur ne? Tövbe birincisi temizlenen. O zaman temizlenen tezkiye eden kendisini arıtan. Hani ayet-i kerimede. Şems suresinde.

Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında de diok ayet 15. Nefsini arındıran, temizlenen kurtuluşa ermiştir. O zaman bizim hani günlük virtlerimiz var. Günlük virtlerimiz ne? Her gün 100 tane sübhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil azim ve bihamdihi estağfirullahelazim. O kimse temizlendi. 100. Kim bunu 100 sefer söylerse deniz köpükleri kadar günahı olsa. Allah onu affeder. Veya hadis-i şerifte. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki ben günde 100 kez. Allah’a tövbe ederim. Başka bir hadis-i şerifte 70 kez tövbe

ederim. Başka bir hadis-i şerifte kim tövbe ettiyse hiç günah işlememiş gibidir. O zaman o temizlen. Temizlenmek ne? Tövbe etmek ve tövbe kapısına sımsıkı yapışmak ve. Allah’tan ümidi kesmemek. Allah’tan ümidi kesmemek. Bugünkü ümmetin en büyük problemlerinden birisi. Allah’tan ümidi kesmesi ve bir kısım bir kısım. ümmetin içerisinde çıkan alim kisvesindeki kimseler insanların ümitlerini kesiyor. Allah’ın kapısını kapatıyorlar. Sanki kapı kendilerininmiş gibi. Kim tövbe ederse. Allah onun tövbesini kabul eder. Kim tövbe ederse hiç günah işlememiş gibidir. O zaman normalde

ümmeti. Muhammed bu meseleye bakarken evet günah işledi, evet hata yaptı, evet yanlış yaptı. Hatta hala daha yapıyor. Hepimiz yapıyoruz biz. Var mı yapmıyoruz diyen, sizin adınızda da böyle söyledim ama ben kendim gibi görüyorum ya herkesi. O yüzden hepimiz günahkarız diyorum ben. Varsa günahkar olmayan kimse elini kaldırsın. Yok bakıyorum görüyorum. Evet biz günahkar bir topluluğuz. Bizim hatamız kusurumuz var. Hepimiz aykırı insanlarız. Biz normal bir insan değiliz biz. Yürümü normal değil ya. Normal bir insan olsanız burada olmazsınız.

Açık söylüyorum. Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. Deli deliyi dakikada buluyor. Hacı hacıyı. Mekke’de buluyor. Biz burada buluşuyoruz. O yüzden hepimiz günahkarız. Günahkarız. Evet. Ama. Allah’tan ümidimizi kesmiyoruz. Tövbe edenlerdeniz, Allah’ı zikredenlerdeniz ve. Cenâb-ı. Hak kim tövbe ile gelirse affedici bir. Allah bulur diyor. O zaman normalde biz kendi kendimizi temize çıkarmadığımızdan dolayı biz günah kirlerinden arınacağız. Bakın birinci adım bu. O yüzden sufiler tövbe etmeyi derslerinin başına koymuşlar. Önce tövbeyle başlıyorsun. Önce bir temizleniyorsun. Önce bir pim pak oluyorsun. Ondan

sonra. Allah’ı zikrediyorsun. Çünkü. Allah yolunda cihatta, Allah yolunda koşuşturmada, namazda, oruçta, Allah yolunda tebliğ etmede, Allah yolunda mücadele etmede senin sağlam durmanı sağlayacak olan iki tane çok vazifem var. İki tane çok önemli fiiliyat var. Birisi ne? Tövbe. İkincisi ne? Allah’ı zikir. O yüzden bir. kimsede. Allah’ı zikir yoksa namazı gevşek. Allah’ı zikir yoksa orucu gevşek. Allah’ı zikir yoksa o kimsede. İslami hayatı gevşek. Küçücük bir rüşvete bozulması mümkün. Bir kadına bozulması mümkün. Bir paraya bozulması mümkün. Bir pula

bozulması mümkün. Bir makamı bozulması mümkün ki görüyoruz şu anda mücahit olarak yola çıkanlar sonra müteahit sonra it sonra müşrik olup münafık olup çıkıyorlar. Neden? Allah’ı zikir yok. Çünkü. Allah’ı zikretseler bir üstatları olmuş olsa. Allah’ı zikretseler bir de üstatları olmuş olsa ama üstat öyle koftiden üstat değil. İngilizlerin üstadı değil. C’nin üstadı değil. Mossadın üstadı değil. Evet. Böyle karanlık dehlizlerin üstadı değil. Öyle 3 kişi 5 kişi toplanmış. Sen de bizim şeyhimiz ol demişler. Koydırıktan birisini koymuşlar oraya. Öyle

üstat değil. Allah yolunda cihatta, Allah. yolunda koşuşturmada, Allah yolunda mücadelede seyri sülukunu tamamlamış. Bir üstattan ders almış. O üstattan seyri sülukunu tamamlamış varsa öyle bir kimse öyle bir kimseye intisap edecek. Öyle bir kimseye intisap ederse intisabı da tam olursa evet o. Allah yolunda sıra dağlar gibi mücadele edecek. 3 be kuruş rüşvete bozmayacak kendini. 3 be tane makama bozmayacak kendini. Aman beni şuraya atasınlar diye kendini bozmayacak. İmanını bozmayacak. İslam’ını bozmayacak. Takvasını bozmayacak. Bu nasıl mümkün? Allah’ı zikrederse.

Allah’a aşık olacak. Allah’ı zikrederse. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışacak. Allah’ı zikrederse ümidini kesmeyecek. Allah’tan. Allah’ı zikrederse. Allah’a bağlı olacak. Başka bir yere değil. Onun emir komuta merkezi. Allah ve resulü olacak. O kalıp da dinde reformist olmayacak. Öyle bir olursa o kalkıp da tauta boyun. eğmeyecek. O kalkıp da firavuni bir iş hareket yapmayacak. Firavunlaşmayacak. O kimse. Allah’ı zikrederse. Allah yolunda dimdik duracak. Eğer. Allah’ı zikretmezse o kimse. Allah yolunda dimdik durmayacak. Çünkü ayet-i kerimede diyor ki temizlenenler tövbe

edenler ve. Allah’ı zikredenler fesalli onlar omurgaları sağlam dimdik dururlar. Ama tövbesi yoksa zikrullahı yoksa onun omurgası bozuk. Onun uyluk kemiği kaçmış, dağılmış. Bir kimsenin omurgası bozuksa o dik duramaz. Zahir olarak düşündüğümüzde bunun maneviyatı var. Manevi olarak omurga nedir? Kur’an sünnet imamların içtihadı. Sen iman ettiysen, Kur’an ve sünnete sımsıkı bağlıysen sen tahuta boyun eğmezsin. Sen. Kur’an ve sünnet-i seniye sımsıkı bağlıysan sen rüşvete boyun eğmezsin. Sen haksız kazanca boyun eğmezsin. Sen ırsızlık, arsızlık, uğursuzluktan gelecek olan bir paraya,

metaya boyun eğmezsin. Makama boyun eğmezsin. Sen böyle işimi halledivereyim, götürüvereyim deyip de sen vatandaşın hakkına, hukukuna giremezsin. Ancak o zaman fesalli olursun. Dimdik duranlardan olursun. O zaman namazın namaz olur. O zaman orucun oruç olur. O zaman haccın hac olur. Ama fesalli sen. Kur’an ve sünnette dimdik durmuyorsan, inançta dimdik durmuyorsan, akaitte dimdik ve oranı buranı oynatıyorsan, kalbini oynatıyorsan, kalbin fesadın içerisine girdiyse, kendince, münafıkça ayet-i kerimeleri eğip büyükçe kendince bir yer arıyorsan, evet senin zikrin dilde kalmış, tövben

dilde kalmış. Ne yazık ki sen dimdik omurgası sağlam olanlardan değil. Münafığın ta kendisisin. E şimdi ahir zaman. Ahir zamanda münafıklık alametleri çok. Ne diyor münafıklarla alakalı? Onlar sizin yanınıza geldiklerinde biz sizdeniz derler. Başlarına bir tane beyaz takke geçirirler. Bir de. Kur’an-ı. Kerim okurlar. Bir. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti de namaz kılarlar. Ama öbür tarafa ağa babalarına giderler, paşa babalarına giderler. Kendi komuta merkezleri, masonik, siyonist neyse, sebateist neyse oraya gittiklerinde derler ki, “Biz sizle beraberiz. Kur’an

ve sünnet-i seniyi kendi üzerlerinde elbise olarak tutamazlar. Günün münafıklarıyla, dünün münafıklarının arasında bir fark yoktur. Dün münafıkları da mal korkusu vardı, can korkusu vardı. Kafirlerle aralarının bozulmasını istemiyorlardı. Dünün münafıkları öyleydi. Adem zamanından itibaren münafıkların halet-i ruhiyesi değişmez. Karakterleri değişmez onların. Onlar çünkü münafıklar cemiyetindendir. Onlar münafıklar milletindendir. Onlar münafık bir topluluktur. O yüzden insanoğlu değişmiyor. Adem’den itibaren münafıklar bir topluluktur. Adem’den itibaren müminler bir topluluktur. Adem’den itibaren. Allah’a aşık olanlar bir topluluktur. Adem’den itibaren kafirler bir topluluktur. Değişmezler

bir. Hal ve hareketleri de değişmez. İnsan aynı insandır. Çünkü nasıl peygamberler. Adem’den itibaren. Kur’an ve sünneti. İslam’ı tebliğ ettilerse münafıklar da. Adem’den itibaren münafıklıklarını tescil ettirirler, gösterirler kendilerini. Kafirler kafirliklerini yaparlar. Münafıklar münafıklıklarını yaparlar. Müminler müminliklerini yaparlar. Aşıklar aşıklığını yapar. O yüzden kafirler kafirleri sever ve onlara benzemeye çalışırlar. Münafıklar münafıkları severler. Birbirlerinin büzükleşi olurlar. Müminler müminleri sever. Aşıklar aşıkları sever. Dervişler dervişleri sever. Zikir ehli zikir ehlini sever. O yüzden birbirlerine değişmez bunlar. Bunlar böyledir. Tarih boyunca siz

dünyayı sevenle. Allah’ı seveni yan yana buluşturamazsınız. Buluşturduklarını söylerler. Ya dünyayı seven münafıktır ya da zikreden münafıktır. Zikreden kimse çünkü dünyayı sevene aşık olmaz. Onunla arkadaş olmaz. Onunla yol gitmez. Mümkün değil. Sebep yolda çünkü bir sıkıntı çıkar. O dünyayı seven çünkü bir dünyalık elde etmek isteyecek. Dünyalık bakacak meseleye. Onu dünyalık. bakınca yolu bozacak. O beraber yürüyemezsin. Yürünmez zaten. Mümkün değil. Aynı. O yüzden bizim için lazım olan ne? Tövbe edip. Allah’ı zikreden. Tövbe edip. Allah’ı zikredenler. Allah yolunda

sıradağlar gibi dururlar. Eğer o kimse tövbe edip. Allah’ı zikretmiyorsa o zaman o kimse fesalli omurgası sağlam bir kimse olmaz. Omurgası bozuk olur. Omurgası dağılır onun. Onun omurga filan kalmaz. Kalmayınca onun akidesi de bozulur, akaidi bozulur. Akaidi bozulunca o kimsenin ne yazık ki namazı namaz olmaz, orucu oruç olmaz. Akaidi bozuk. Çünkü o kimse bakarsın ayetlerde eksiklik görür, hadislerde eksiklik görür. Bu hadisler bu zamanda yaşanmazlar. Kur’an’ın hukuku, hükmü bu zamanda olmaz der. Akaidi bozuk. Çünkü onun kalbi münafık

oldu. Kalbine kurt girdi onun. O yüzden gider. Celalettin. Afgani’nin fetvasına yapışacağım. diye uğraşır. Şu kadar miktarda faiz caiz olur der. Şu kadar miktarda içki helal olur veya uygundur diyenle şu kadar miktarda caiz normaldir diyenin arasında bir fark yoktur. Bir fark yoktur. Hiçbir fark yoktur. O yüzden normalde o akait bozukluğunu yaşa. Bizi. Kur’an ve sünnet yolunda dimdik tutacak olan iki önemli ibadet. O zaman bir. Allah’a tövbe etmek. Günahlarını. Allah’ın önünde. Tabiri caizse ben bu günahkarım. Ben günahı

işledim. Ben nefsimi temize çıkaranlardan değilim. Ya. Rabbi beni affeyle. >> Amin. >> Allah’ı zikredenler. İkincisi, ikinci ayak ne? Allah’ı zikir. Rabbim bizi daim zikredenlerden eylesin. >> Amin. >> O zaman üçüncü ayak bizi bekleyen biz. Allah yolunda omurgası sağlam duranlardan olacağız. Rabbim bizi onlardan eylesin. >> Amin. >> Önemli olan akait. noktasında, akait noktasında omurganın sağlam olması. Kur’an ve sünnet seneye tabi olmak, imamların içtihadına tabi olmak, sufilik yolunda ilk sufilerin yoluna tabi olmak. Allah bizi onlardan eylesin. >>

Amin. >> Rabbim cümlemizi affeylesin. >> Amin. >> Cümlemizi kendi emanını aldığı kullarından eylesin. >> Amin. >> Cümlemizi iki cihanda da aziz eylesin. >> Amin. >> Cümlemize afiyet nasip eylesin. >> Amin. >> Kur’an ve sünnet-i senei yolunda mücadele etme azmi nasip eylesin. >> Amin. >> O uğurda, o yolda yürüyenlerden, koşanlardan eylesin. >> Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i. Şerife. >> Ya. Rabbi hasıl olan sevabı. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamberişan efendilerimizin ruhlarına.

Amin. >> Cihar güzin efendilerimiz. Ebubekir. Sıddık, Ömerül. Faruk, Osman. Zinnureyn, Ali. Ali. Murtaza radiallahu hazretlerinin ruhlarına amin. >> Haşere-i mübeşerenin evlad-ı. Resulullah, zevce-i. Resulullah, İmam-ı. Hasan, İmam-ı. Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i. Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı. Resulullah hazretlerinin ruhlarına >> amin. >> İmamız. İmam-ı. Azam. Ebu. Hanife, İmam-ı. Şafii, İmam. Maliki, İmam-ı. Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına bağışladık. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Fayzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını

üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i şerife amin ya. Rabbi. Hasıl olan sevabı pirimiz. Seyid. Abdülkadir. Geylani, Seyid. Ahmet. Erfai, Seyid. Ahmet el. Bedevi, Seyyid. İbrahim. Duseki, Şeyh. Ebül. Hasan. Eşşazeli, Şahı. Nakş ben. Muhammed. Bahaddin, Şah-ı. Mevlânâ Celaleddin. Rumi, Şah. Hacı. Bektaşi. Veli, Şah. Hacı. Bayram. Veli, Mehmet. Muhittin. Üftade, Veysel. Karani, Muhyiddin. Arabi, Niyazı. Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediyeik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Ezatlarını,

himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i. Şerife >> Amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan. Abdurrahim. Tantavi, Abdurrahim. Ennişavi, Elhac el. Hhafız. Ebubekir. Sıddiki-i. Çorumi, Hacı. Ali. Hayder. Efendi, Elha. Çorul. Mustafa. Anaç. Efendi’nin, Nevşehirli. Hacı. Abdullah. Gürbüz. Efendiin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına >> ya. Rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı hacım. Mustafa. Özbağ. Beyefendi. Hazretlerinin ruhaniyetlerine, >> ced ve dadalarının ruhaniyetlerine, >>

yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti. Muhammed’in. ruhaniyetlerine >> Tuk. Aliye’den akraba ve talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarını da hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Vezatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftali zikirnahu ilah illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallah. Hak muhammeden. Resulullah. Cemelin velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina.

Muhammedin ve ala. Ali. Muhammed. Evet. Amin. İlgili Sohbetler 670. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri (NASİHAT⧸16) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 15.02.2024 #mustafaözbağ​​​​​​​​​​​ l0 (NASİHAT⧸1) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 27.04.2023 #mustafaözbağ​​​​​​​​​​​ Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=2TIUySN27LY