Selamünaleyküm. >> Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. >> Amin. >> Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. >> Amin. >> Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. >> Hakkı hak bilip hakkı yaşayan, hakkı haykıran, hakkı tebliğ eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. >> Amin. >> Nerede? Müslümanların kanına, namusuna, şerefine, haysiyetine, topraklarına tecavüz eden var ise o tecavüzcelerden. Cenâb-ı. Hak intikamımızı alsın. Amin. >> Rabbim. İsrail’i ve destekçilerini yerle >>
Amin. >> Doğu. Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Nerede haksız hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde duran. Müslümanlar var ise hepsine özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Onları böyle yapanları. Cenâb-ı. Hak helak eylesin. >> Amin. >> Rabbim firavuni sistemleri. yerle bir eylesin. >> Amin. Bizleri de affeylesin. >> Bizleri de kendi yolunda eylesin. >> Amin. >> Kur’an’ı ve sünneti seni anlayıp yaşayanlardan eylesin. >> Amin. >> Ecm. 44. Nasihatmış. Bu gece. Zariyet suresi ayet 55 dersimiz inşallah. Euzü billahi
mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Veekkir feinik ten mminin. Sadakallah azim. Amin. Ayet-ti kerimede. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine hitaben. Cenâb-ı. Hak buyuruyor ki sen yine de zikret. Çünkü zikir müminlere fayda verir. Bunun normalde meallerine bakarsanız bu zikri meallerde genelde işte öğüt ver manasında almışlar. Ama ben biraz bu konuda meallere bakmıyorum. Ayet-i kerimenin kendi aslına baktığımızda ayet-i kerimenin aslında. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine hitaben sen yine de zikret. Zikir kelimesi geçiyor. O yüzden normalde vezik zekir.
olarak geçiyor başında da. O yüzden sen yine zikret. Çünkü normalde devam ediyor. Zikir müminlere fayda verir. Bu her ne kadar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şahsına münhasırmış gibi görünse de bu normalde bütün müminleri, bütün iman eden, bütün herkesi bağlayan bir ayet-i kerime. Sen zikret. O yüzden bu bir emir. Bunu. Hz. Peygambere söylerken bütün. Müslümanlar için bu bir emir. Çünkü bu. Kur’an hem maddeye hem manaya hitap eder. Hem peygambere hem geçmiş peygamberlere hitap eder. Hem
de kendisinden sonra gelecek olan bütün kıyamete kadar bütün insanlığa hitap eder. Böyle olunca bütün insanlığa verilmiş bir manevi emirdir. Bir zahiri emirdir. O yüzden bütün herkes normalde zikretmekle zikretmeye mecburdur. Zikretmekle emrolunmuştur. Böyle olunca o normalde zikir tabii kalbi. ölü olanların kalplerini diriltir. Normalde bütün insanlar bu noktada büyük bir gafletin içerisine düşerler. Günlük hayatlarında veyahut da ömürlerinde o gafletten kurtuluşun yegane tek yolu. Allah’ı zikretmektir. O insan zikrederse gafletten kurtulur. Zikrederse o kimse öğüt alır. Zikrederse o kimsenin
kalbi çalışır. Zikrederse o kimsenin kalbinde. Allah sevgisi oluşur. O yüzden normalde zikrullah yapan bir kimsenin kalbi ölüm uykusundan kurtulur. Eğer o kimse zikrullah yapmazsa o kimsenin kalbi ölüm uykusundan kurtulmaz. Bugün veyahut da dün de öyleydi. İnsanların kalpleri genel olarak ölüm uykusundadır. O kalbi kararmıştır, kalbi katılaşmıştır, kalbi körleşmiştir. Onu normalde günlük olarak harekete geçirecek olan. Allah’ı zikirdir. O yüzden zikir hani bir taraftan hatırlamaktır. Bir taraftan zikir öğüttür. Bir taraftan zikir manevi diriliştir. O manevi dirilişi, o manevi.
öğütü alabilmek için o kimsenin muhakkak zikrullah etmesi lazım. Ve zikrullah’la onun kalbi mümain olacak. Çünkü o zikrullah olmazsa onun kalbinde mutmainlik oluşmayacak. Mutmainlik oluşmayınca da. Allah’a, peygambere, dine hep böyle kendince tam anlamıyla bağlı kalamayacak. Tam anlamıyla berrak bir şekilde imanın kemale ermeyecek. O yüzden normalde insanın kendi varlık amacından uzaklaşmış olacak. Oysa. Cenâb-ı. Hak insanları kendisini tanısın, kendisini bilsin diye yarattı ve kendisini tanısın, kendisini bilsin diye yaratırken de kendi ruhundan üfledi insanlara. Kendi ruhundan öfleyince normalde kendisine
yarattı. İnsan bütün mahlukat, bütün varlık insana yaratılmıştır. İnsan da. Allah’a yaratılmıştır. İnsanın yaratılışı. Allah’ın kendisinedir. Sizi varlığa yaratmadı. Varlığı size yarattı. Öyle olunca sen. Allah’a aitsin. Allah seni kendisi için yarattı. Halifen dedi. O zaman senin kalbin unutmayın. Olacak. ki o normalde sen o aslına dönüşü gerçekleştiresin. Sen özüne dönüşü. O safiyane ademiyeti bulabilirsin. Eğer normalde zikretmezsen sen o safiliği. O ademiyeti yakalayamayacaksın. Ademiyeti yakalarsan o zaman bütün esma sıfatları sıfatların senin üzerinde maddi manevi zahiri batını tecelli ettiğini
göreceksin. Bunu idrak edeceksin. Yoksa sen idrak etsen de etmesen de maddi manevi bütün sıfatlar senin üzerinde tecelli ediyor. Sen aslında kendi kıymetini bilmeyensin. Neden? Sen heva hevese düşüp, gaflete düşüp dünyanın debdebbesine aldanıp kendisini kendini ne için yaratıldığının farkında değilsin. Unutuyorsun, gaflete düşüyorsun. Ve normalde böyle olunca da seni. Cenâb-ı. Hak kendisi için yarattı. Sen bundan uzak oluyorsun. Oysa sen sıfatlar noktasında tecelligahsın. Aynasın. Cenâb-ı. Hak sana baktıkça kendi sıfatlarının tecelliyatını görüyor. Ama senin aynan kirli, tozlu, pisli. O.
Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında yüzden kirli ve tozlu olduğu için sen kendi aynanda kendini veyahut da kendi aynanda onun sıfatsal tecelliyatını görmekten uzaksın. Çünkü sen ölülerdensin zikretmediğin için. Allah. Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir hadis-i hadis-i şerifinde diyor ya sizleri ölüyle diri arasında farkı söyleyeyim mi? Söyle ya. Resulallah. Allah’ı zikredenler diri, Allah’ı zikretmeyenler de ölü gibidir. O zaman sen zikret. Çünkü zikirde nasihat vardır. Sen zikret. Zikirde hayır vardır. Şimdi diyeceksiniz ki zikirde nasıl nasihat
olur? Sen. Allah’ı çokça zikredersen. Cenâb-ı. Hak senin o parlak olan gönlüne ilham eder. Ayeti kerime mucibince vahyeder. Biz onu normalde hep o ilham olarak nitelendirmişler. Ayet-i kerimelerde vahiy olarak geçer. Nasıl öğüt olur? Cenâb-ı. Hak senin kalbine ilham eder. İyiyi, doğruyu, güzeli senin kalbinde gösterir. onu. Senin kalbin başlar çalışmaya. Senin kalbin çalışmaya başlayınca. Allah’a yakinlik iyice artar. İyice artınca senin. Cenâb-ı. Hak bilmediklerini sana öğretir. Bakın bilmediklerinizi size öğretir. Allah’ı zikredene öğretir. Senin kalbine ilham eder ve sen.
Allah’ı hakkıyla kulluk edersen. Cenâb-ı. Hak seni kendi emanını alır. Kendi lütfisiyle, ikramıyla senin kalbini ihya eder. Senin kalbini parlatır ve kendi sevgisiyle doldurur orayı. Ve sen öylesine bir hale gelirsin ki. Allah’ı zikrettikçe. Allah’ın seni zikrettiğini işitir hale gelirsin. Allah’ın seni zikrettiğini normalde görür hale gelirsin. Ve bütün o mükavanatın zikrine ortak olmuş olursun. Ve mükavenatla beraber sen de o zikir senfonisine katılırsın ilk önce. Ama sonradan bütün mevcudat senin zikrinin senfonisine katılır. Artık sen hangi esmayı çekiyorsan o
mükavanat etrafındaki senin etki alanın senin. esmanı söylemeye başlar. Önce sen etrafın esmasını söylersin ama sonra etraf senin esmanı söylemeye başlar. İşte o zaman sen adım artık o. Zikrullah’ın perdesinde halden hale geçer. Zikrullah’ın perdesinde zikrettiğinle başa kalırsın. O yüzden. Hzreti. Peygamberin üzerinden söylüyor. Sen zikret. Evet. Senin dışında bir sürü olaylar olacak. Senin üzüleceğin, incineceğin olaylar olacak. Senin başına bir sürü imtihanlar gelecek, sıkıntılar gelecek. Her yerden bir sıkıntı yaşayabilirsin. Ama. Cenâb-ı. Hak peygamberinin üzerinden diyor ki, “Sen zikret.”
Peygamberine de diyor, “Sen zikret. Seni dinlemeyecekler. Sen tebliğ etmeye gideceksin. Seni dinlemeyecekler. Sen. Allah yolunda koşmaya çalışacaksın. Senin ayağına çelme takmaya çalışacaklar. Seni durdurmaya çalışacaklar. Nasıl. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’le alay ettilerse seninle de alay edecekler. Nasıl onu dinlemedilerse seni de dinlemeyecekler. Nasıl. geçmiş peygamberlerin eşleri peygamberlere, kocalarına iman etmediyse peygamberlik noktasında nasıl geçmiş peygamberlerin çocukları kendi babalarına peygamberlik noktasında iman etmedilerse nasıl peygamberlerin akrabaları, akrabaları onların peygamberliğini kabul etmediyse, onların nasihatlerini kabul etmedi. Onlara birçok zorluklar
çıktı. Nemrut’la uğraştılar, Firavunla uğraştılar, eşcinsellerle uğraştılar, haksızlıklarla, usuzluklarla, hırsızlıklarla uğraştılar, düzenbazlarla uğraştılar. Uğraştılar da uğraştılar. Kavmiyetçilerle uğraştılar. Bütün hepsi uğraştılar. Hepsiyle de savaştılar. Hepsiyle de didiştiler. Tabiri caizse peygamberlik zamanlarında bir berrak bir günyüzü görmediler. Ömürleri mücadeleyle geçti. Ve peygamberin üzerinden. Cenâb-ı. Hak bütün peygamberlere ve bütün müminlere hitap ediyor. Sen zikret. Senin başında ne olursa olsun sen neyle uğraşırsan uğraş. Neyle uğraşırsan uğraş. Hangi halde olursan ol, hangi durumda olursan ol, ister mürit adayı ol, ister derviş adayı
ol, ister sufi adayı ol, adına. ne derlerse desinler, ister şeyh ol, ister mürşid-i kamil ol, sen ister havada uç, ister denizin üzerinde yürü, is sen istediğin kadar mana ehli ol, istediğin kadar keramet sahibi ol. İstediğin kadar senin üzerinde bütün her tecelli etsin. Sen istediğin kadar yerin dibinde gir. İstersen göklerde seyran eyle. Ne halde olursan ol ister günahkar ol, ister münafik ol ister kafir ol ne olursan ol hangi haltı işlediysen işte. Nefsime söylüyorum bunu. Hangi günahı işlediysen
işte hangi haltı işlediysen işte sen ama. Allah’ı zikret. Çünkü. Allah’ı zikredersen. Allah da seni zikredecek. Çünkü. Allah’ı zikredersen, hele topluluk içerisinde zikredersen. Cenâb-ı. Hak senin günahlarını hayra çevirecek. Seni kendi rahmet deryasını alacak. Kendi lütuf deryasını alacak. Kendi ikram deryasını alacak. Çünkü zikret müminlere fayda. verir. Zikrullah zikret sadece sana fayda değil. Sen zikretmeye başladığında müminlere de fayda olacak. Neden sen zikrediyorsun? Müminler seni görünce. Allah hatırlarına gelecek. Sen zikrediyorsun. İnsanlar sana bakınca mümin ise, Müslüman ise. Allah hatırına
gelecek. Zikretmeye başlayacak. Sen öyle zikret ki senin dolaştığın yerde bütün müminler heyecanlansın, kalpleri pırıldasın. Çünkü kalpler mümini görünce sevince boğulur. Kalpler mümini görünce zikrullah’ı duyunca, o frekansı yakalayınca kalpler dirilir. Bütün kalpler dirilir. Bir sufinin kalbinden dolaştığı, gezdiği yerde etki alanına göre oradaki müminlerin kalbi dirilir. Kalbi heyecana geçer. Onlar da zikrullah yapmaya başlar. En büyük nasihat. Allah’ı zikirdir. Çünkü. Ankabet ayet 45’te en büyük ibadet. Allah’ı zikirdir demiştir. O yüzden sen zikret ve sen zikredersen o zaman normalde
bütün sadece kendini kurtarmayacaksın. Sen zikredersen. faydası sadece sana değil müminlere de fayda verecek. Sadece sana fayda vermeyecek. Müminlere de fayda verecek. Ve seni gören müminler. Allah’ı hatırlayacak. Seni gören müminler onlar da zikrullah’a başlayacak. Seni gören, seni hisseden o frekansta duran kalpler seni hissedip zikrullah’a başlayacak. O yüzden sen zikret. Sen zikredersen ağaçlar, hayvanlar, börtü, böcek, deniz, kum, bütün her seni gördüğünde, zikrullah’ı gördüğünde heyecanlanacak. Dağa bakacaksın, dağ heyecanlanacak. Ağaca bakacaksın, ağaç heyecanlanacak. Çünkü sen zikredersen sendeki o zikrullah’ın
nuru etrafı ihata edecek. Bu özel. Çünkü ağaç kendi başına kendi iradesiyle zikretmez. Ağacın zikrullahı iradesizdir. Otun, çöpün zikrullah’ı iradesizdir. Hayvanın zikrullah’ı iradesizdir. Normalde göklerin zikri iradesizdir. Arş alanın zikri iradesizdir. Meleklerin zikrullahi iradesizdir. Onlarda cüzzi irade yoktur. Kendilerince oturup husisi. Allah’ı zikretme gibi bir dertleri. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti yoktur. Onların zikrullah’ı cebridir. Bir kuşun zikrullah’ı cebridir. Sizin hücrelerinizin zikrullahı cebridir. Sen. Allah’ı zikretsen de zikretmesen de senin hücren zikreder. Buradaki önemli husus şu. Sen hususi manada.
Allah’ı zikredersen ve o zikrullah sende ihata olursa, oturursa senin bütün hücrelerin o esmayı söylemeye başlar. Bunlar seyrü sülükte görülen şeylerdir. Normalde sen oturursun, üstadın sana bir esma vermiştir. Sen o esmaya devam ederken bakarsın ki bütün vücut o esmayı. Bakarsın ki masa o esmayı söylüyor. Çiçekler o esmayı söylüyor. İçtiğin su o esmayı söylüyor. Aldığın nefes o esmayı söylüyor. Verdiği nefes. O esmayı. Bakarsın ki o esma her yerde tecelli ediyor. Senin yediğinde o esma var, içtiğinde o esma
var. Bütün esma bütün normalde senin etrafına yayıldı. O yüzden sen zikret. Senin etrafın da nurlanacak o zikirle. Bakın senin etrafın da nurlanacak. Senin normalde eşin, çoluğun, çocuğun eğer mümin iseler o zikrullah’tan nasiplerini alacaklar. Ve o zikrullah’tan nasiplerini almıyorlarsa o zaman eşinde, çoluğunda, çocuğunda sıkıntı var. Sen gerçekten. Allah’ı zikrediyorsan senin etrafında o zikrullah sempfonisine katılması lazım. O zikrullah senfanisine katılmayanlar var ise o zaman normalde onlarda sıkıntı vardır. O yüzden zikredenleri ancak müminler sever. Zikredenleri müminler sever. Zikredenlere
ancak kafirler düşmandır, münafıklar düşmandır, mürtetler düşmandır. Zikredenlere, Allah’ın zikrine ve zikredenlere düşman olan bir tek kafirler, münafıklar, mürtetlerdir. Bir kimse. Allah’ın zikrine düşman ise, karşı ise ya kafirdir, ya münafıktır, ya mürtettir o. Ya gizli. Hristiyandır, ya gizli sebateisttir, ya gizli. Ermenidir, ya gizli. Katoliktir, ya gizli. Ortodokstur. Ama adı. Türk. adıdır, adı. Müslüman adıdır. Yakup. Yakup olmuştur gibi bir şeydir. Allah’ın zikrine karşı gelenler bilin ki katıksız kafirdir. Katıksız kafirdir. Bunları böyle cesaretli bir şekilde söylememişler. Söylemeyince de
hani. Allah’ın zikrine düşman olanları biz dost görmeye çalışmışız. Allah’ın zikrine düşman, düşman olana dost olursan sen de kafir olursun. Allah’ın zikrine düşman olana sen dost olursan sen de kafir olursun. Çünkü. Allah’ın zikrine düşman olan kafirin ta kendisidir. Kafirin ta kendisidir. Şimdi diyeceksin benim annem düşman. Yok benim babam düşman, yok benim eşim düşman, yok benim çocuğum düşman beni ilgilendirmiyor. Ben. Allah’ın dini beni ilgilendiriyor. Kim. Allah’ın zikrine düşman ise kafirin ta kendisidir. Namaz da kılsa, oruç da tutsa,
namaz da kılsa, oruç da tutsa, bin sefer hacca da gitse, o. kimse. Allah’ın zikrine düşman ise, kafirin ta kendisidir. Son nefesinde küfür ehli olarak göçer gider bu dünyadan. Bunda şek şüphe yok. Allah’ın zikrine düşman olanla sen dost olamazsın. Ona tebliğ edebilirsin. Ona nasihat edebilirsin. Ona söyleyebilirsin. Kardeş yapma etme. Allah’ın zikrine düşman olursan bak küfre düşmüş olursun. Evliler, eğer eşlerden birisi. Allah’ın zikrine düşmansa nikahları düşmüştür. Tecdid iman, tecdidi nikah gerekli. Eğer o tecdid-i nikah, tecdid-i iman olmaz
ise ondan doğacak olan çocuk annesi babası belli vel zinadır. Sen zikret. Zikir müminlere faydalıdır. Ayet-i kerime bu. Sen zikret. Zikir müminlere faydalıdır. Zariyet ayet 55. Bunu mealciler sen nasihat et olarak bunu değiştirmişler. Rabbim bizleri ayet-i kerimeleri eğipüp bükenlerden olmasın. Amin. >> Cenâb-ı. Hak kendisini zikrettirdiği kullarından eylesin. >> Amin. >>. Her daim onun onu zikreden, her daim ona muhabbet besleyen, onu seven kullarından eylesin. >> Amin. >> Heva ve hevesini ilah edinip zikrullah’tan geri dönen ve şeytana kulluk
eden kimselerden eylemesin. >> Amin. >> Ecmayın. Üç ihlas bir. Fatiha-i şerife. Aman. Allah. Amin. >> Ey. Rabbi, hasıl olan sevabı. Peygamber. Efendimiz. Hz. Muhammed. Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamberi. Zeyşan efendilerimizin ruhlarına >> amin. Cihar y güzin efendilerimiz. Ebubekir. Sıddık, Ömerül. Faruk, Osman-ı. Zinnureyn, Ali. Ali. Murtaza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına >> haşeri-i mübeşerenin evlad-ı. Resulullah, zevce-i. Resulullah, İmam-ı. Hasan, İmam. Hüseyin, 72 şühedanın, şehid-i. Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı. Resulullah hazretlerinin ruhlarına
>> amin. İmamımız. İmam-ı. Azam. Ebu. Hanife, İmam-ı. Şafii, İmam. Maliki, İmam-ı. Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı hediyelik vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Fayzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i şerife >> Amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz. Seyid. Abdülkadir. Geylani, Seyid. Ahmet el. Rifai, Seyid. Ahmet el. Bedevi, Seyid. İbrahim. Duseki, Şeyh. Ebü. Hesen eşazeli, Şahı. Nakşi. Bendi. Muhammed.
Bahaddin, Şah-ı. Mevlânâ Celaleddin. Rumi, Şah. Hacı. Bektaş-i. Veli, Şah. Hacı. Bayram-ı. Veli, Mehmet. Muhiddin. Üftade, Veysel. Karani, Muhyiddin. Arabi, Niyaz-ı. Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediyeik. Vasıl ve hissedar eyle ya. Rabbi. >> Amin. >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >>. Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i şerife o zaman. Amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan. Abdurrahim. Tantavi, Abdurrahim. Ennişavi, Elhac el. Hhafız. Ebubekir. Sıddiki-i. Çorumi, Hacı. Ali.
Haydar. Efendi, Elhac. Çorul. Mustafa. Naç. Efendi, Nevşehirli. Hacı. Abdullah. Gürbüz. Efendiin, Kaçuni dergahının, Kabbaşi dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına. Amin. >> Ya. Rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı. Hacı. Mustafa. Özba beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine >> ced ve dadalarının ruhaniyetlerine >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti. Muhammed’in ruhaniyetlerine >> amin. >> Turuk. Aliye’den akraba o talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarını da hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >>
Ve zatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Ve selamün alel mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftal zikirenn. La ilahe illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallah. >> Hak muhammeden. Resulullah cemi vel mürselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatihama salavat. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedin ve ala ali. Muhammed. Amin. Ec. H. İlgili Sohbetler (NASİHAT⧸17) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 22.02.2024 #mustafaözbağ (NASİHAT⧸2) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 18.05.2023 #mustafaözbağ 711. Mustafa
Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=FRycVTQWO