Selamünaleyküm. >> Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. >> Amin. >> Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. >> Amin. >> Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammed’i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. >> Amin. >> Hakkı hak bilip hakkı yaşayan, haykıran, nasihat eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. >> Amin. Nerede ümmeti. Muhammed’e zulmeden, haksız, hukuksuz davranan, kanını, namusunu, şerefini, topraklarını, ayakları altına alan varsa. Rabbim hepsini de kahri perişan eylesin. >> Amin. >> Hepsinin güçlerini yerleyin. >>
Amin. >> İsrail’i dağıtsın, yerle eylesin. >> Amin. >> Gizli açık destekçilerini yerle. Amin. >> Doğu. Türkistan’a özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Bütün ümmeti. Muhammed’e özgürlük nasip eylesin. >> Amin. >> Ümmeti. Muhammed’i. Kur’an ve sünnet dairesinde derlesin, toplasın. Amin. >> Kafirlere karşı galip eylesin. >> Amin. >> Günahlarımızı affylesin. >> Amin. >> Hatalarımızı, kusurlarımızı affeylesin. >> Amin. >> Bilerek veya bilmeyerek işlediklerimizi affeylesin. >> Amin. >> Bizleri her daim kendisini zikreden kullarından eylesin. >> Amin. >> Ecmin. >>
43. Nasihat. Mücadele suresi ayet 19. Euzü >> billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Aleyhimşeytan fensikrallahike [Kahkaha] hizbü şeytan. La inne hizbeşeytani hümül hasirû. Sadakallahül azim. >> Amin. Mücadele suresi ayet 19. Şeytan onları kaplamış ve. Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdır. İyi bilinmelidir ki şeytanın taraftarları mutlaka hüsrandadır. Şeytan sonuç itibariyle genel olarak insanları etkileyen bir varlık. Şeytanın insan üzerinde değişik tecelliyatları var. Etki gösteren etki alanları var. Bu tabii normalde bazı ayet-i kerimeler aldım şeytanın ne yaptığı ile alakalı ama.
birçok ayet-i kerime var. Kur’an-ı. Kerim’de. Şeytanın insan üzerindeki yaptıklarıyla alakalı. Bakara 168. Şeytanın adımları ardınca gitmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. Cenâb-ı. Hak şeytanı takip etmeyin. Şeytanın adımlarını da takip etmeyin. Çünkü şeytanı takip ederseniz. Kur’an ve sünnetin hükümlerini, Kur’an ve sünnetin ahkamına, ahlakına, Kur’an ve sünnetin bizim üzerimizde istediklerini bırakırsanız şeytanın adımlarını takip edeceksiniz. O zaman da diyor ki o sizin için apaçık bir düşmandır. Yine. Bakara 208’de şeytanın adımları ardınca gitmeyin. Çünkü o size apaçık
bir düşmandır. Bakın ardı ardına. Cenâb-ı. Hak. Bakara suresinde şeytanın adımlarının takip edilmemesini söylüyor. O kimse. Kur’an ve sünneti takip etmiyorsa şeytanı takip ediyor. Ortası yok. Bir hareketinizde, bir fiiliyatda bu söz, davranış her ne olursa olsun ya haktan yanasınız. ya da şeytandan yanasınız. Ortası yok. Nisa 38. Bir kimsenin arkadaşı şeytan olursa o fena bir arkadaştır. O zaman bir müddet sonra o şeytanın yolunu takip etmeye başlayınca artık o şeytanla dost oluyor. Şeytanla arkadaş oluyor. Nisa 117. Onlar. Allah’ı
bırakıp kendilerine dişi isimler verdikleri putlara taparlar. Böyle yapmakla aslında başkasına değil ancak hayırsız ve azgın şeytana tapmış olurlar. O zaman o kimse şeytanın adımlarını takip etti. Şeytanın adımlarını takip ettikten sonra şeytanla arkadaş oldu, dost oldu. Ve şeytanla arkadaş dost olduktan sonra o dişi putları ilahlaştırdı. Buradan dişilikten kasıt sakın cinsiyet olarak algılamayın. Benim buradan anladığım ilahe dişil. O kimsenin tapındıklarının o ilah olarak kabul ettiğinin veyahut da işte. Kur’an ve sünnetin hükmünün dışında bir kabul ettiyse o eril.
değil. O kalıcı değil. O devamlı değil. Böyle o ilahe gelip geçici o böyle kalıcı bir ilahe değil. Nisa 120. Şeytan onlara birtım vaatlerde bulunur ve onları boş ümitlerle oyalar. Zaten şeytanın onlara olan vaadi boş bir aldatmadan başka bir değildir. Ve şeytan o kimsenin üzerinde artık boş vaatlerle onu ne yapıyor? Kandırıyor, aldatıyor. Bununla alakalı zikrullah sohbetleri bitince şeytanla alakalı inşallah birkaç ders böyle geniş bir ders yapmayı. Cenâb-ı. Hak nasip etsin inşallah. Amin. >> Bu bunları söyledikten sonra
son ayet-i kerime bununla alakalı şeytanla alakalı diyor ki hıcır. Ancak içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların müstesna. Onları azdırmaya gücüm yetmez. Şeytan ihlasa erdirilmiş olanları gücü yetmiyor. İhlasa ermiş olan değil. Ihlasa erdirilmiş. Kulun burada kendi çabası muhakkak var. Ama onu. ihlasa erdiren. Cenâb-ı. Hak. Ancak ihlasa erdirilmiş olan kulları bunlar müstasna. Ya onları azdırmaya gücüm yetmez. Bir kimse ihlasa erdirildirse peygamberler, veliler, evliyalar bunlar sufiler ihlasa erdirilmiş. O zaman o şeytan ona ne diyor? Şeytan onları azdırmaya benim gücüm yetmez.
Onları ben azdıramayım. O zaman bu şeytanın adımlarını takip edenler, şeytanın izinden gidenler bir müddet sonra. Allah’ı zikretmeyi unutuyorlar. Ve onlar. Allah’ı zikretmemeye başlıyorlar. Allah’ı zikretmiyorlar. Allah’ı zikretmeyince de onlar şeytanın taraftarı oluyor. Bir kimse ya. Allah’ı zikrediyor ya da zikretmiyor. Zikrediyorsa. Allah’ın taraftarı, zikretmiyorsa şeytanın taraftarı. Ortası yok. Ve o şeytanın taraftarları da onlar mutlaka da hüsrana vuracaklar. Onların normalde hem ahiretleri hem de dünyaları felakete uğrayacak. Çünkü onlar şeytan taraftarı oldu. Allah’ı zikretmeyi unuttu. Şimdi böyle bir kendi.
kendinize analiz edin. Böyle bir tefekkür edin. Toplumu da tefekkür edin. Kendinizi de tefekkür edin. O kimse. Allah’ı zikretmeyi unuttu. Unutunca şeytanın taraftarı oldu. Bu eşiniz, bu çocuğunuz, bu anne babanız, bu akrabız, bu patronunuz, bu işçiniz, bu mahalledeki komşunuz bu önemli değil. O kimse. Allah’ı zikretmeyi unuttu. Bırak unutmayı. Şimdi insanlar zikrullah’a düşman. Bakın zikrullah’a düşman. Bıraktık unutmayın. Düşman. Allah muhafaza eylesin. >> Zuhruf ayet 36’da kim rahman’ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık o
onun yakını olur. Sen. Allah’ı zikretmekten yüz çevirirsen, yüz çevirirsen sana bir tane şeytan musallat. Musallat oluyor. Musallatın üzerinde duralım biraz. Ben böyle. Allah beni affetsin hani musallatın üzerinde biraz durdum. Fazlasıyla üzerine düşen, aşırı derecede taciz eden, sık rahatsızlık. veren, sataşan, çevreleyen, kuşatan anlamlarına geliyor musallat. O zaman ona bir şeytan musallat ederiz deyince şeytan seni kuşattı. Şeytan seni çevreledi. Şeytan seni tabiri caizse elinin altına aldı. Artık senin üzerinde hükümran olan şeytan oldu. Çünkü sen. Allah’ı zikretmeyi unuttun.
Allah’ın zikrinden de yüz çevirdin. Ve. Cenâb-ı. Hak da sen. Allah’ın zikrine yüz çevirdiğin için sana bir tane şeytanın musallat olmasına müsaade etti. Ve o müsaade edince de şeytan seni çepe çevre çevreledi. Seni kuşattı. Bu noktada seni tabiri caizse elinin altına aldı. Sen şeytanın hükmünün altına girdin. Artık sana hükmeden şeytan oldu. Artık siz nefsin, heva ve hevesin ve şeytan. Oh ne güzel böyle bir birliktelik kurdunuz. Bu böyle kol kola girdiniz hepsine de. Ve şeytan senin her tarafını.
ne yaptı? Kuşattı senin. Normalde o zaman sen zikrullah’ı bırakınca senin vücut şehrin şeytanın otağı oldu. Senin kalbin şeytanın otağı oldu. Geldi çadırını senin kalbine kurdu. Geldi senin e kalbinin içerisine oturdu. Yerleşti. Tahtını da yerleştirdi ve bütün kendi yavrularına, kendi efradatını senin kalbinden yönetmeye başladı. Senin üzerinden yönetmeye başladı. Öyle kuşattı seni. Öyle kuşattı. Senin aklın, fikrin, düşüncen komple şeytanın emrine girdi. Hani bazen bu fakir der ya şeytanlaşmış beyinlerin diye. O beyin şeytanlaştı. Çünkü o şeytan senin her
şeyini kuşattı. Çünkü sen. Allah’ı zikretmekten yüz çevirdin. Sen. Allah’ı unuttun. Abdesti unuttun. Namazı unuttun. Orucu unuttun. Bıraktın. Abdest, namaz, oruç, zikir yok. İbadet yok. Allah’tan korkmak yok. Allah’a saygı yok. Kur’an ve sünnet ölçülerini terk ettin. Böyle olunca da. ne yaptı? Şeytan o tağını senin gönlüne kurdu. Senin vücuduna kurdu. Artık her, her, sendeki her şeytanileşti. Senin beynin şeytanileşti, kalbin şeytanileşti, vücudun şeytanileşti. Artık senin bütün her şeyin şeytana çalışır oldu. Sen şeytanla dost oldun. Şeytana vuslat oldun. Allah’a.
Allah’a vat olacağını sen şeytana vat oldun. Allah muhafaza eylesin. Böyle olunca o normalde artık sen da unuttun, Resulullah’ı da unuttun, dini de unuttun. İşte şeyhmiş, üstatmış, dervişmiş, sufiymiş, derviş kardeşlermiş. Bunları da unuttun sen. Camiymiş, medreseymiş bunları da unuttun. Kur’an ve sünnetesinde yürüyenleri de unuttun. Sen bütün her şeye sırtını döndün, yürüdün, gidiyorsun cehenneme doğru. Ve unutunca. Allah da seni unutacak. Ayet-i kerimede. Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur diyor ya. Evet. Şeytan ne yaptı? Seni. Allah’ı zikretmeyi unutturdu. Öyle olunca ne.
dilinde ne kalbinde hiçbir yerinde senin zikrullah kalmadı. Ve kalmayınca zikir unutulunca kalp de. Allah’ı unuttu. Zikrullah’ı sen unuttun. O zaman senin beynin, kalbin, vücudun. Allah’ı unuttu. Allah unutunca normalde. Allah’ı unuttun, Allah da seni unuttu. Allah seni. Allah unutur mu? Unutmaz. Bu aksi seda gibi. Sen unuttun, o da seni unuttu. Aye-i kerime. Allah’ı unutan ve bu yüzden. Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Sen. Allah’ı unutunca kalbin de seni unuttu. Sen seni unuttun. Sen seni bulamıyorsun.
Sen senlik olmaktan çıktın. Sen kendinde değilsin. Sen değilsin artık. Sen şeytanın bir kolu gibi oldun. Şeytanın elinde bir alet gibi oldun. Oysa. Cenâb-ı. Hak seni kendisine halife yarattıydı. Oysa seni. Zikrullah’la tanıştırmıştı, zikirle tanıştırmıştı. Zikrullah cemaatine oturtturmuştu seni. Ama. sen ne yaptın? Her şeye sırtını döndün. Hevah hevesini ilah edindin. Şeytanla dost oldun. Nefsine uydun ve. Allah’ı unuttun. Allah’ı unutunca da. Cenâb-ı. Hak senin kalbinde senin kendini de unutturdun. Artık ne yönün belli, ne dakikan belli, ne de yaptığın
iş belli. Sen o noktada sen kendini helaka doğru götürüyorsun. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Ve. Allah’ı, zikrullah’ı unutanlar onlar için ne diyor ayeti kerimede? Onlar şeytanın taraftarlarıdırlar. O kimse zikrullah’ı unuttu. Zikrullah yapmıyor. Bakın zikrullah’a karşı, zikrullah’a düşman, zikrullah’ı unuttu, Allah’ı unuttu. Bunlar ne diyor? Onlar şeytanın taraftarıdır. Ayet-i kerime çok keskin. Bir kimse zikrullah’ı unuttu, Allah’ı unuttu. Zikrullah’a düşman, zikrullah’ı da yapmıyor. O kimse şeytanın taraftarı. Fatır ayet 6. Doğrusu şeytan size düşmandır. Siz de onu düşman.
belleyin. O kendi taraftarlarını cehennemin yoldaşları olsunlar diye. Allah’a isyana çağırır. Normalde o şeytanın taraftarısın artık. Şeytan seni cehenneme götürüyor ve senin etrafındakileri de sana yoldaş ediyor. Bir kimse normalde tek başına ben şeytana uydum demiyor. Onun etrafındakileri de kendisine yoldaş ediniyor. Hiç kimse tek başına cehennemlik olmuyor. Hiç kimse tek başına şeytana uydum. Ben şeytanla dost olmuyor ya. O kimse etrafındaki insanları da ne yapıyor? Şeytana götürüyor. Şeytana yoldaş ediyor. Hadi gel ya bu akşam bir felekten gece çalalım
işte. Ne yapalım ya? Rabbim affeder. Bir tek atalım. Attın bir tek. Bir tekin arkasından bir tek daha geldi. Ne yaptı? Seni şeytanın taraftarı etti. Seni şeytana yoldaş etti. Sen. Zikrullah’a geleceğim diyorsun. Bu ister eşin olsun, ister çocuğun olsun,. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında ister annen olsun, ister baban olsun, senin zikrullah’ını engelliyor. Seni zikrullah’a gitmeni engelliyor, yasaklıyor. Zikrullah’a gitmeni istemiyor. Şeytanın taraftarı. Sen ona uyunca sen de şeytana yoldaş oldun. Kim zikrullah’a düşman? Sen ona uydun. Sen
de şeytana yoldaş oldun. Kim zikrullah istemiyor, sen ona uydun. Sen de ona yoldaş oldun. Kim gaflete düştü, zikrullah’a gitmiyor, yanındakileri de götürmek istemiyor. O ne oldu? Şeytana yoldaş oldu. Çünkü şeytan kendisine yoldaş topluyor. Kiminle? Şeytanlaşmış beyinlerle, şeytanlaşmış insanlarla, şeytana uyan kimselerle. Bu bir lider olabilir. Bu bir bürokrat olabilir. Bu ilahiyatçı olabilir. Bu diyanetçi olabilir. Bu şeyh olabilir. Bu alim olabilir. Ne olursa olsun her taraftan şeytan kendisine yoldaş bulur. Senin zikrullah yapmanı engelleyen, senin zikrullah’ına engel olan,
defans yapan, senin zikrullah’ına düşman olan,. senin. Allah’ı zikretmene karşı çıkan her kimi var ise hepsi de şeytanın yoldaşı, şeytanın arkadaşı. Şeytanın yoldaşı, şeytanın arkadaşı. O yüzden normalde bunlar çünkü hepsi de ittifak halindedir. Bakın bunlar birbirlerinden kopuk değildir. Şeytan senin heva ve hevesin, senin nefsin birinci derecede ittifak halindedir. Bunların üçü de sende ittifak eder. Tabiri caizse hükümeti kurarlar senin nefsinde. Çünkü sen nefsin, heva hevesin ve şeytan üçü ittifak halindedir. Üçlü ittifak bu. Bu normalde etrafına da ittifaklar
kurarlar. Bu sefer o kim birisi bir kimsenin üzerinde bu ittifakı kurdu değil mi? Bu ittifakın üzerine şeytan ittifakı bu. Bunun üzerine etrafından o kimsenin arkadaşı, dostu, eşi, çoluğu, çocuğu, etrafı her ne var ise o ittifak başlar. Yanına taraftar toplamaya. O yalnız değildir. Cehennem yolunda. yapaalız yürüyemezsiniz. Cehennem yolu kalabalık bir yoldur. Tenha değildir. Cehennem yolu kalabalık bir yoldur. İttifakı boldur. Bir sürü ittifaklar kurar şeytan senin karşında, senin etrafında. Sen ben ona uymayacağım. Ben. Kur’an ve sünnete uyacağım.
Ben. Allah’ı zikredeceğim. Ben. Allah’ı seveceğim dedikçe onun ittifakını güçlendirir. O dervişlerin imtihanı o yüzden ağırdır. Ben o yüzden derim bizim yol sıkıntılıdır. Kolay değildir. Hani ders alacağınız zaman bir daha düşünün. Bir daha kendi kendinize karar verin derin. Neden? Şeytan çünkü uğraşır bu yolda yürüyen kimseyle. Layloylom yaparsan uğraşmaz seninle. Sen ayetleri eğer bükersen uğraşmaz. Dervişliği eğer bükersen uğraşmaz. Ama sen haramı haram bilir, helalı helal bilir. Allah’ın farzlarını yerine getireceğim. Ben. Allah’ı çokça zikredeceğim dediğinde şeytan, nefis, heva,
heves ayağa kalkar, savaş ilan eder. sana. Ve sen o çok kanlı o savaşın içerisinden çıkmak zorundasındır. Onlar bir de tek başına da değil. Onların avanesi de vardır. Bu böyle etrafındandır avane. Çok uzaktan da değil. Bazen başındandır. Allah bizi affetsin. Eşin olur, çocuğun ol, annen baban olabilir, kardeşin olabilir, komşun olabilir, en yakın arkadaşın olabilir. İttifak kurar şeytan çünkü ve o ittifakını güçlendirir. Sen o güne kadar dost bildiğinin düşman olduğunu görürsün. O güne kadar arkadaş bildiğinin şeytanın dostu
olduğunu görürsün. Sen onu eş görürsün. Şeytanın dostudur. Sen onu evlat görürsün. Şeytanın dostudur sen onu. Anne baba görürsün. Şeytanın dostudur. Ve sen küçük bir taviz vereyim diye düşündüğünde o tavizi büyütür. Öyle bir ittifak kurar. Çünkü o sen duygusal davranırsın. Ya ne yapayım şimdi? Annem. babamdır. Ne yapayım? Eşimdir ne yapayım? Çocuğumdur ne yapayım? Arkadaşımdır, dostumdur dersin. Sen kendi cephenden gedi kaçarsın. Kendi cephenden gedi kaçtın. Kime? Şeytana. Aslında sen onu şeytan olarak görmediğinden o gediyi açtın. Sen onu
şeytan olarak görsen gediyi açmayacaksın. Maneviyatın eksik, perdelerin kalkmamışta karşında konuşan kimsenin suretini insan suretinde görüyorsun. Onun insan suretinde ama fiiliyatı insan değil. İnsan suretinde ama fiiliyatı. İnsan suretinde ama konuşması şeytani. İnsan suretinde ama sana nasihati şeytani. Bakın şeytani. Onu ayırt edebilebilmesi için bir kimsenin bir zahiri ilmi olması lazım. İki manevi ilmi olması lazım. E zahiri ilmi yoksa, manevi ilmi de yoksa şeytanın konuştuğunu fark edemez. Şeytanın ona nasihat ettiğini fark edemez. Evladım bak bu işlere siz gidiyorsunuz
bir yerlere ama bu işler öyle. değildir. Bak dikkatli olun. Bu otur evinde sen kendince ibadetini et. Nereden çıktı bu zikir? Ne kadar güzel nasihat. Kim ediyor? Baba veya anne ediyor. Değil mi? Bak nasihat ne kadar güzel, ne kadar tatlı değil mi? Otur bu işlere girişme evinde otur. Ya evinde oku kadar zikrullah yapıyor mudun sen? Hayır. O seni vesveseyle başka bir cenaha götürüyor. Y ne diyor şimdi? Bir kimse hacca ömreye gidecek. Araplara para yedirme mi gidiriyorsunuz? A
bir düşünüyor şimdi o kimse. Evet ya. Araplara para yedireceğiz. Ha burada yedirmiyorsun %70 faizle. Öyle ya onu göstermez şeytan sana. O yüzden böyle değişik böyle e logo isimler vardır, sözler, cümleler vardır. O cümleler bakarsın yaldızlı, pırıltılı böyle. Evet. Ya sanki hakikate yakınmış gibi. Doğru. ya. Evet öyle gelir. Şeytan öyle vesvese yapar. Çünkü o normalde hatta öyle bir noktaya gelir. O kimse böyle zahiren ibadet hükmünde olan, ibadet eden bir kimse de olur. Adam namaz da kılıyor, adamı
oruç da tutuyor. Mahallenin aksakallı acısı ama zikrullah düşmanı. Evet. Adam hoca imam camide ama zikrullah düşmanı. Böyle bir olmaz diyor. Adam. Diyanet işlerinde müftü. Adam diyor ki camiler zikir yeri değildir. Müftü. Müftü söylüyor ya. Camiler zikir yeri değinmiş. E ayet-i kerime var. Allah’ın mescitlerinde. Allah’ın zikrini yasaklayandan daha zalim kim olabilir diye. Sen o ayeti kerimeyi bilmiyorsun ya zahiren. Bilmeyince lan koca müftü yanlış mı bilecek? Bak nereden girdi sana? Müftüden girdi. Nereden girdi? İlahiyatçıdan girdi. Bu zaman
şeyh mi olurmuş? Ha hepsi de. sahte bunların. Evet. İlahiyatta adam koca profesör ya. Bu ne? Bu böyle zikir. Şimdi eskisi gibi zikir yapanlar mı kaldı? Ha kalmadı. E gitmeyin zikrullah’a. Ne bu? Oturun evinizde zikredin. Hz. Peygamber öyle yapmamış. Sallallahu aleyhi ve sellem namazdan sonra ashabına zikrullah yaptırmış. O zamandı. Bakın nereden girdi sana? Sana normal makulmüş gibi geldi ya. Bir de otorit adam ya. İlahiyatçı koca profesör. Bana öyle dedi. Kafanızı mı sallıyorsunuz dedi. Her yanımızı sallıyoruz dedim.
Bu durdu şimdi. Kinayesine konuştuğumu anladı. Ama sen illaki kafa görmek istiyorsan hocam kafada var sallanan dedim. Nereye çekersen çek. Anladı benim ne neyi kinaye ettiğimi. Nasıl yandı? Bas basboy hocam dedim sıkıntı değil problem değil dedim. Canı sıkıldı. Kendince alay edecek zikrullah’la. Şimdi kibirlenene kibirleniniz. Alay eden ne alay edilir? O zannetti ki ben uspusturacağım. Siz ne yapıyorsunuz hocam? Nerenizi sallıyorsunuz dedim. Nasıl dedi. Bas hocam dedim. Yoksa siz dedim asene gibi kıvırtıyor musunuz dedim. Tık yok bunda. Sen.
Zikrullah’la alay edersen, Zikrullah’a böyle konuşursan sana da birisi böyle konuşur. O zannetti ki ben böyle söylemeyeceğim. Böyle baktım. Hocam sen de iyi kıvırtırsın yalnız ya. Mustafa. Bey dedi dedim hocam dedim alayı nasıl söylersin böyle siz de kafanızı mı sallıyorsunuz diye dedim tık yok dedim. Hümezeye lümezeye girdin sen. Dedim neden alay ediyorsun. Allah’ı zikredenlerle dedim. Adam profesör alay edecek. Allah’ı zikredenlerle. Oysa küfre düştü o esnada durdum. Hani tövbe edecek mi diye. Hocam tövbe et. Tecdi im, tecdid
iman, tecdid nikah lazım sana dedim. Şimdi benden böyle bir beklemiyor hiç. O hani o profesör ya. Herkes onların önünde el pençe duracak. Şeytanın profesörü olmuşsun. Şeytanın profesörüsün. Tecdid iman, tecdidi nikah getir hocam. Getiririm dedi. Bak şimdi ölürsen imansız öleceksin dedim. Kibir yapma dedim. Şimdi o kendince ben cahil cühela takımıyım. Onu tecdid iman, tecd nikah nasihat edemem. Öyle düşünüyor. Şeytan böyledir ama insana. Şimdi bir kimse diyelim ki sana dedi tecdid iman, tecdit nikah getir. Eşhedü en la
ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resulü deriz biz. Kibir yapmayız. Ama o kalbe şeytan otağını kurduysa bütün vücut şeytana çalışır. Akıl da şeytana çalışır. Göz de şeytana çalışır. Kulak, el, ayak, bütün vücut şeytana çalışır ve kendi taraftarlarını o vücut. O sokakta yürürken. şeytan taraftarlarına hoş gelir ama mümine boş gelir. Şeytan o kimsenin içine oturduysa şeytanın avanesine alim gelir, hakim gelir, kuvvet gelir, kudret gelir, bilgili gelir. O büyük önderdir, büyük liderdir. Öyle gelir şeytanın avanesine.
Ama iman edene bomboş tam takır teneke gelir. Şeytanın yoldaşı bu der. O kimse mümin ise ve ihlasa erdirilmiş ise o der ki bu şeytanın askeri. Sen ne olursan ol. O yüzden şeytan o kimsenin üzerine oturur yerleşir ve normalde sen onu ibadet eden bir kimse olarak da görebilirsin. Evet. O böyle senin dilinden de konuşabilir. O seninle beraber namaz da kılabilir. Sıkıntı değil. Şeytan onun otağına oturduysa onun namazı doğru da boştadır. Şeytan onun otağına oturmuş. Çünkü kalbine yerleşmiş
onun. Bakın. Eyübül. Ensari’den size bir. kıssa. Eyyübel. Ensari normalde insanlara imamlık için böyle etrafındaki sahabelere imamlık için öne geçmiş. Anlattığı hadiseye bakın. Namazı bittikten sonra şöyle diyor: “Az önce şeytan bana musallat oldu ve o kadar vesvese verdi ki nihayet benim kalbime arkamdaki insanlardan daha faziletli olduğum düşüncesini getirdi. Bundan sonra artık ebediyen imamlık yapmayacağım.” Buyurun. Hani sufilere deriz ya terbiye olarak. Kardeş sen başındaki insandan kendini faziletli görme. O kimseden bu kimseden kendini faziletli iyi görme. Böyle görmen
şeytanın vesvesesidir. Sen bir derviş kardeşini bu benden daha faziletlidir diye düşün. Bu benden daha günahı azdır. Bu daha günahsızdır. Bu daha aşıktır. Bu daha iyi derviştir. Bu daha kalitelidir diye gör. Öyle düşün. Eğer sen bir başka derviş kardeşinden kendini faziletli görüyorsan şeytan seni aldattı. Şeytan seni kandırdı. Şeytan seni al aşağı etti. Dervişlik kibirlilik değildir. O yüzden bir başkasından kendini faziletli görüyorsan, bir başkasından kendini iyi görüyorsan, bir başkasından kendini daha faydalı görüyorsan şeytan senin kalbine yerleşmiş, oturmuş,
otağını kurmuş, sağdan girmiş sana. Bir de en tehlikelidir sağdan girişi. Şeytan sağdan girmiş, oturmuş senin kalbine. Seni daha faziletli gösteriyor. Seni daha iyi gösteriyor. Seni daha fazla kemal ehli gösteriyor. Oo senden iyi derviş yok. Oradan çavuş olacaksa sen olmalısın. Zakir olacaksa sen olmalısın. Sen bir şeyh olsan sen böyle de yönetmezsin. Daha iyi bir şeyhlik yaparsın. Evet. Şeytan senin kalbine oturmuş. Şeytan kalbine oturunca dervişi beğenmezsin. Anneni beğenmezsin. Babanı beğenmezsin. Eşini beğenmezsin. Çocuklarını beğenmezsin. Çavuşu beğenmezsin. Zakiri beğenmezsin.
Şeyhi beğenmezsin. Etrafındaki insanları beğenmezsin. Sen. muhteşemsin. Hani ben derim ya en güzel şarkıyı sen yaptın. Evet. En güzel sensin. Çünkü sen fazilet timsalisin. Sen onunla görüşmeksin, bununla görüşmezsin. O kim oluyor ki? Bu kim oluyor ki? O sana selam mı verebilir? Selam veremez. Kim ki o? Sen bu kim ya? Sen bundan konuşmaman lazım. Ne ki o? Tabii ya. Hatta böyle senle seni rahatsız ediyorsa böyle onun böyle telefonları filan mesajları engelle geç. Ne yapacaksın ya sen? Muhteşem insansın
sen. Muhteşem. Süleyman. Halk demiş senin yanında. Sen neredesin? Sultan. Süleyman’ı bile küçük göreceksin. Peygamber olan. Süleyman’ı bile küçük göreceksin. Ne olmuş o kuşlarla konuşuyormuş, hayvanlarla konuşuyormuş. Neymiş? Neymiş? Ya sen ya sen illiğindesin ya. Sen arşanın üstündesin sen. Sen levhi mahfuz bile senin takılacağın yer. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti değil. Sen ilmi ilahide takılıyorsun ya. İşin ne senin? Tabii şeytan seni sağdan girdi mi böyle yapar. Seni kibir deryasına atar. Bir de seni haklı gösterir. Sen haklısın
ya. Kim ki o? Evet. O kim ki ya? Ne ki o? Sen kaç yıllık dervişsin? Sen kaç yıllık şeyhsin? Sen kaç yıllık zakirsin? Sen kaç yıllık çavuşsun? Sen neler görmüşsün? Neler kimleri görmüşsün sen? O yüzden senin eline su dökemez hiç kimse. Sen evde haklısın, iş yerinde haklısın, dergahta haklısın. Senden başka haklı kimse yok. Senden başka bu işi bilen de yok. Sen böyle tereyağından kıl çekilir gibi çekilmişsin. Tertemişsin. Oysa peygamberlerin dilinden. Kur’an-ı. Kerim diyor ki peygamberin dilinden.
Ben nefsimizi nefsimi temize çıkaranlardan değilim. Ama o nefsini temize çıkarıyor. Allah. muhafaza eylesin. Amin. >> Hz. Pirin sözü. Şeytanın sana secdeye giderken bile yaklaşması mümkündür. Eğer niyetin nefse yönelmişse o secde seni yüceltmez. Şeytan sana her an musallat olabilir. Sen eğer hidayete erdirilmiş olanlardan değil isen, sen kemale erdirilmiş olanlardan değil isen şeytan seni her an aldatır. O yüzden uyanık olman lazım. Normalde şeytanın taraftarı olmamak lazım. Onun yancısı olmamak lazım. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> O yüzden
zikirsizlik, isyan, şatahat, şatafat, bilgisizlik, cehalet, erdemsizlik, edepsizlik, kibir, riya, öfke, hırs, gösteriş gibi şeytani ahlaklara sahip olan kimse şeytanın yandaşı, şeytanın arkadaşıdır. Başka kimsenin değil. Şeytan onun kalbine otağını kurmuş. Şeytan bütün vücudu zaptetmiş. Tabiri caizse kalbinin burçlarına kendi bayrağını dikmiştir. O kimse şeytanın askeri olur. Buradan kurtulmanın en kısa yolu. Allah’ı çokça zikretmektir. Tevhide, tövbeye, tesbihe, tenzihe, tahlile devam etmektir. Allah’ı yüceltmek. Kur’an ve sünnetine sımsıkı yapışıp günlük virtlerimizin haricinde. Allah’ı çokça zikretmektir. Ayet-i kerimenin sonunda şeytanın taraftarları
mutlaka hüsrandadır der. O yüzden hüsran sadece zarar değildir. Hüsran hem dünyada pişmanlıktır hem de ahirette pişmanlıktır. Onun pişmanlığı hem dünyada devam eder hem de ahirette devam eder. Hüsranla alakalı da çokça ayet-i kerime var. Hani geçtiği yerlere göre manası değişiyor ama genel olarak dünya ve ahiretinin harap olması ile alakalı, zararda olmasıyla alakalı. Çünkü bir kimse. Allah’ı zikrederse. Taha 124. Kim de benim zikrimden yüz çevirirse şüphesiz ki onun için meşakkatli zor bir hayat vardır. Kıyamet günü de biz
onu kör olarak haşredeceğiz. O kimse. Allah’ın zikrinden yüz çevirirse ona dünyada. meşakkatli ondan sonra zor bir hayat vardır. Sadece dünya kalmaz ya. Onun ahireti de hüsrana uğrar. Dünyası da hüsrana uğrar. Onun için zor, meşakkatli, sıkıntılı bir hayat vardır. Derseniz ki kafirler, evet kafirlerin dünyaları mamur olur. Münafıkların dünyaları mamur olur. Sen onları. Cenâb-ı. Hak iyice assınlar, sapsınlar diye onların dünyalarını mamur eder. Ama normalde mümin isen, mümin isen sende sıkıntı olacak canım kardeşim. Allah’ı zikretmeyi terk etmek. Allah’ın
zikrinden yüz çevirmek senin için çok meşakkatli, çok zor bir hayat yolu seni bekler. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Bir topluluk. Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar. Allah’ın rahmeti onları kaplar. Üzerlerine sekinet iner ve. Allahu. Teâlâ onları yanında bulunanlara över. Müslim, Ebu. Davud, Tirmizi, İbn. Mace. O yüzden. Allah’ı zikretmek üzere bir insanlar bir araya geldi. Orada. Allah’ı zikrederlerse melekler onların etraflarını sarar. Onların üzerine bir sekine iner. Onların üzerine bir mutluluk iner. Bir
rahmet iner. Bir bereket iner. Bir lütuf iner. Ve. Cenâb-ı. Hak onların günahlarını affeder. Ve bir hadis-i şerife göre de onların günahlarını hayra çevirir. Günahlarını hayra çevirir. O yüzden topluca zikrullah yapmak, zikrullah’ı cemaat ile yapmak fazileti sonsuzdur, sayısızdır. O yüzden cemaatle zikrullah yapmaya devam, Allah’ı zikretmeye devam. O yüzden. Rabbim bizlerin gönlümüzü evimizi zikirsiz, topluluğumuzu zikirsiz olanlardan eylemesin. >> Amin. >> Bir kimsenin gönlü zikirsizse, evi zikirsizse, topluluğu zikirsizse o kimse karanlık bir hücrede yaşayan insan gibidir. Onun gönlü
kararmıştır. Onun evi kararmıştır. Onun dünyası kararmıştır. O bir bu dünyada karanlıkta. kalmış bir hücre hayatı yaşar. Onun etrafı ne kadar kalabalık olursa olsun o karanlığın içinde kalmıştır. O bu dünyada da gözü kör, öbür dünyada da mahşerde de kör olarak haşr olacak. Burada. Allah’ı tanımayan, Allah’ı bilmeyen, Allah’ı zikretmeyen, Allah’a itaat etmeyenler mahşer yerinde de kör olarak halk olacaklar ve diyecekler ki, “Ya. Rabbi, biz dünyadayken görür idik. Ama onlar bu dünyada. Allah’ı tanımadılar. Allah’ı bilmediler. Allah’ı zikretmediler. Hatta
zikre düşman oldular. Zikirle alay ettiler. Zikri hafif gördüler ve kafir olarak bu dünyadan göçüp gittiler. Kim. Allah’ın zikrine defans yaparsa, karşı gelirse, alaya alırsa, hafife alırsa ve. Allah’ın zikrini inkar ederse bu dünyadan kafir olarak göçer gider. Velev ki namaz kılsın, velev ki oruç tutsun, velev ki haccını yapmış olsun. O. kimse zikrullah’a düşman, zikrullah’a karşı ise tövbe etmeden bu şekilde ölür giderse o kimse kafir olarak ölür. Bir kimse. Allah’ı zikretti gitti günah işledi ama. Allah’ı zikretti. O
kimse imanı muhafaza olur. Bu dünyadan göçüp giderken de imanla göçer. O yüzden bu fakir der ki, “Ne günah işlediysen işledin, gel. Allah’ı zikret. Ne günah işlediysen işledin, günlük virine devam et. Ne günah işlediysen işledin. Yok ben oraya gelmeye utanıyorum. Yok ben üstadın yüzüne bakmaya utanıyorum. Günahlarımızdan dolayı utanacaksak önce ben utanacağım. Cenabı. Hakk’ın huzuruna nasıl çıkarım diye. O yüzden bu meydan günahlardan kurtulma, günahları hayra çevirme meydanı. Şeytan senin nefsine vurup aldatıp seni bu meydandan geri döndürmesin. Zikrullah
meydanından seni geri döndürmesin. >> Amin. >> Bu konuda sana gaflet vermesin. >> Amin. >> Şeytanın vesvesesine, desisesine, şeytanın senin heva ve hevesine ayağına kaldır. Ayağa kaldırıp seni. Zikrullah meclisinden uzak eylemesin. >> Amin. >> O yüzden şeytanla dost olmayın. Allah’la dost olun. Resulullah’la dost olun. Allah’ın dostlarıyla dost olun. Zikrullah ehliyle dost olun. Zikrullah meclisleriyle dost olun. Hangi zikrullah meclisi olursa olsun bakın hangi zikrullah meclisi olursa olsun üç kişi de olsa, beş kişi de olsa o zikrullah meclisine
devam edin. İster. Kadiri olun, ister. Rufai olun, ister bedevi olun, ister. Dusiki olun, ister. Şazeli olun, ister. Nakşibendi olun, ister. Mevlevi olun, hangi tarikata müntesip olursanız olun, hangi şeyh efendiye intisap ederseniz edin, şeyhiniz kim olursa olsun, Zikrullah meclisi var ise oturun orada. Allah’ı. Oturun orada. Allah’ı zikredin. Hadis-i şerifte buyuruldu. ki o kimsenin ahirette pişman olacağı en fazla şeylerden birisi zikrullah meclislerini takip etmemesi. Cennette bile pişmanlık duyacak. Hadis-i şerifte diyor ki, “Cennet ehli pişmanlık duyar. Allah’ı zikredilen
meclislerde daha fazla bulunmadığı için.” Cennet ehli. O kimse cennetlik olmuş. Zikrullah meclislerinde daha fazla bulunmadığı için pişmanlık duyar. O yüzden şeytanın vesvesesine, nefsimizin vesvesesine, desisesine şeytanlaşmış insanların şeytanla olan dostluklarından dolayı bizim önümüze koydukları engellere aldanmayalım. Allah’ı zikretmeye devam edelim. Meclislere devam edelim. Bakın bende böyle enteresan tespitler vardır. 28 Şubat’ta. Zikrullah meclislerini kapatanlar bir daha iki yakaları bir araya gelmedi dağıldılar manevi olarak. Çünkü zikrullah meclisi terk edilmez. Zikrullah meclisi kapatılmaz. Zikrullah meclisi tatil edilmez. Biz minibüslerde. Allah’ı
zikrettik. Arkası açık. Anadolu pikapın arkasında zikrettik. Mezarlıklarda zikrettik. Basılıyorduk. Çünkü biz. Bayındır’da. Güllük mezarlığında zikrederdik. Musallarının etrafında oradan yol geçiyor. Millet korkarmış. İkide birde basılıyoruz çünkü. Ikide birde basılıyoruz ama asla biz zikrullah halakasını terk etmedik hiç. Ben bazen derim ya bir perşembe benim. Zikrullah’a gitmediğimi hatırlamam. Bayramdır tatil olmuştur. Bayramdan dolayıdır. Ben hala daha nasihat ediyorum. Beni ölüm yatağında görseniz dahi koyun battaniyenin arasına getirin. Biz burada ölelim. Vasiyetim olsun size. Zikrullah meclisinden uzakta bir ölüm tehlikelidir. Allah’a
dua edin. Rabbim cümlemizin nefesini zikrullah ile alsın. Amin. >> O zikrullah bu kadar kıymetli, bu kadar. Bu kadar kıymetli, bu kadar önemlidir. Zikrullah meclisini terk edenin iki yakası bir araya gelmez. Dağılır. O meclise sırtını dönen dağılır. Senin şeyhinin kim olduğu önemli değildir. Benim tarikat hayatım boyunca 34 kişiyi zikir halakasına. yasaklamışımdır. 38 yıllık hayatımda demişimdir ki sen gelme. Başka bir şeyh arayın. Bakın şeyhsiz kalmasınlar diye. Başka bir dergah arayın. Gidin başka bir yere intisap edin. Buraya gelmeyin.
Bunu söylerken dahi benim kalbim açır. Acır, içim acır benim. Onu mecbur kaldığımdan yaparım. Mecbur kalmazsam ben hiç kimseye halaka-i zikrullah’ı yasaklamam. Hiç kimseye buradan sen dışarı çık demem. Allah beni bundan muhafaza eylesin. >> Amin. >> Ama öyle haller olur. Buranın hukuku şahsın hukukundan üstündür. Buranın böyle ahkamını, hukukunu bozuyorsa, buranın adabını, erkanını bozuyorsa, mecbur kalırsak o zaman deriz, sen buraya bir daha gelme deriz. Öbür türlü zikrullah halakasından birisini men etmek. Hani bazı dergahlarda, tarikatlarda duyuyoruz. Sen bizden
dersli değilsin, sen dışarı çık. Bu hiçbir hadis-i şerifle sabit olan bir. değildir. Bunu yapanlar gerçekten ve gerçekten büyük cehalet işindedirler. Allah muhafaza eylesin. >> Amin. >> Rabbim cümlemizi zikrullah meclislerinde daim olanlardan eylesin. >> Amin. >> Dilimizi zikrullahıyla ıstak eylesin. >> Amin. >> Gönlümüzü zikrullahıyla süslesin. >> Amin. >> Sırrımızı zikrullahıyla mamur eylesin. >> Amin. >> Ruhumuzu zikrullah ile beslesin. >> Amin. İhlas bir. Fatiha-i. Şerife. Amin. Amin. >> Ey ya. Rabbi hasıl olan sevabı. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi
ve sellem hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamberi zişan efendilerimizin ruhlarına >> amin. Ciharikin efendilerimiz. Ebubekir. Sıddık, Ömerül. Faruk, Osman-ı. Zinnureyn, Ali el. Murteza radıyallahu anh hazretlerinin ruhlarına >> Haşere-i. Mübeşeren’nin evlad-ı. Resulullah, zevce-i. Resulullah, İmam-ı. Hasan, İmam. Hüseyin 72 şühedanın, şehid-i. Kerbela’nın, bütün şühedanın, tüm ashab-ı. Resulullah hazretlerinin ruhlarına >> amin. >> İmamız. İmam-ı. Azam, Ebu. Hanife, İmam-ı. Şafii, İmam. Maliki, İmam-ı. Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarını hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Haberdar eyle ya. Rabbi.
>> Fezzatlarını, himmetlerini, şefaatlerin, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. İhlas bir. Fatiha-i şerife >> amin. Ya. Rabbi hasıl olan sevabı pirimiz. Seyyid. Abdülkadir. Geylani, Seyid. Ahmed. Erfai, Seyid. Ahmet el. Bedevi, Seyyid. İbrahim. Duseki, Şeyh. Ebul. Hasan eşazeli, Şahı. Nakş. Bendi. Muhammed. Bahaddin, Şah-ı. Mevlânâ Celaleddin. Rumi, Şah. Hacı. Bektaş-i. Veli, Şah. Hacı. Bayram-ı. Veli, Mehmet. Muhiddin. Üftade, Veysel. Karani, Muhittin. Arabi, Niyaz-ı. Mısri ve bütün piran efendilerimizin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Haberdar
eyle ya. Rabbi. >> Feyzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Üç ihlas bir. Fatiha-i şerife >> amin >> ya. Rabb. Rabbi hasıl olan sevabı geçmiş üstatlarımızdan. Abdurrahim. Tantavi, Abdurrahim. Ennişavi, Elhaç elfız. Ebubekir. Sıddik-i. Çorumi, Hacı. Ali. Haydar. Efendi, Elha. Çorullu. Mustafa. Anaç. Efendi, Nevşehirli. Hacı. Abdullah. Gürbüz. Efendiin, Kaçuni dergahının, Kabbaşı dergahının ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına >> ya. Rabbi bilhassa üstadımız bayındırlı. Hacı. Mustafa. Özva beyefendi hazretlerinin ruhaniyetlerine
>> ced ve dadalarının ruhaniyetlerine >> yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, bütün derviş kardeşlerimizin ve ümmeti. Muhammed’in ruhaniyetlerine >> Turu. Aliye’den akraba-ı talukatlarımızdan geçenlerin ruhlarında hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya >> Haberdar eyle ya. Rabbi. >> Ezatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya. Rabbi. >> Amin. Ve selamün alel. mürselin ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin. Euzü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftal zikirnahu ilah illallah. La ilahe illallah. La ilaheillallah. >> Hak. Muhammeden. Resulullah cembi mursalin. Elhamdülillahi rabbil alemin.
Elfatiha selavat. Allahümme salli ala seyyidina. Muhammedin ve ala ali. Muhammed. Amin. Ec. İlgili Sohbetler 671. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri (NASİHAT⧸17) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 22.02.2024 #mustafaözbağ (NASİHAT⧸2) Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 18.05.2023 #mustafaözbağ Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=9ab7ZQHAOLI